POLİTİKA - 11 Mart 2026 Çarşamba 13:40

Aydın İl Sağlık Müdürülüğü’nden kamuoyu açıklaması

A
A
A
Aydın İl Sağlık Müdürülüğü’nden kamuoyu açıklaması

Aydın İl Sağlık Müdürlüğü yaptığı kamuoyu bilgilendirmesi ile Şehir Hastanesi’ne konulan otomatların usulüne uygun ihale ile yerleştirildiğini belirterek, yerel bir internet haber sitesinde otomatların Ak Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’a seçim döneminde araç desteği sağlayan kişiye verildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.


Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada "Bazı internet sitelerinde Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde bulunan ticari alanlara ilişkin gerçeği yansıtmayan haberlerin yer aldığı görülmüştür. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.


Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde bulunan kantin alanlarına ilişkin süreç, Sağlık Bakanlığımızın uluslararası sağlık hizmetleri ve ticari faaliyetler alanında yetkilendirilmiş kuruluşu olan Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) tarafından yürütülmektedir.


Öte yandan hastane yerleşkesinde bulunan otomat makinesi alanı, yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında açık ihale usulüyle kiraya verilmiştir. İhale süreci Türkiye’deki tüm isteklilerin katılımına açık şekilde yürütülmüş olup yapılan ihaleye 11 şirket katılmıştır. Süreç, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ihale komisyonu tarafından mevzuata uygun ve şeffaf şekilde gerçekleştirilmiştir.


Söz konusu ihale yalnızca otomat hizmetine ilişkin olup, bazı yayınlarda yer alan iddiaların aksine farklı bir kullanım alanını kapsamamaktadır. Gerçeği yansıtmayan söz konusu haberlerle ilgili gerekli hukuki süreç başlatılacaktır" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi. Modern arayüzü, hızlandırılmış NFC ile Mobil Temassız ve QR ödeme akışları, gelişmiş kart yönetimi, kişiselleştirilmiş kampanya altyapısı ve dijital cüzdan özellikleriyle BonusFlaş, cüzdan, kampanya, ödeme ve kart deneyimini tek platformda sunuyor. Garanti BBVA, BonusFlaş’ı kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından yeniden tasarladı. BonusFlaş, yapılan güncelleme ile birlikte, müşteri deneyimi, teknoloji altyapısı ve dijital cüzdan kabiliyetleri açısından uçtan uca yenilenmiş bir platform olarak hayata geçti. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri ekibinin stratejik yönlendirmeleri, proje yönetimi, uygulama geliştirme ve önyüz tasarımı desteğiyle güçlendirilen yeni versiyon, kampanya ve ödeme deneyimini tek bir ekosistemde birleştirerek kullanıcılara hızlı, akıllı ve kişiselleştirilmiş bir dijital deneyim sunuyor. 2015 yılında "Kart bilgileriniz ve kampanyalarınız tek uygulamada" yaklaşımıyla sektörde önemli bir adım olarak hayata geçen BonusFlaş, kısa sürede Garanti BBVA’nın çok kullanılan mobil bankacılık uygulamalarından biri hâline gelmişti. GarantiPay, harcama kontrol, dijital slip gibi birçok yeni özellik BonusFlaş üzerinden kullanıcılarla buluşmuştu. Değişen müşteri beklentileri ve dijital standartlar doğrultusunda uygulama şimdi daha bütünleşik bir yapıya kavuştu. "Uçtan uca yeniledik" BonusFlaş’ın uçtan uca yenilenmesiyle ilgili konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Garanti BBVA olarak müşterilerimizin hayatını gerçekten kolaylaştıran anlamlı deneyimler oluşturmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bugün artık mesele sadece teknoloji sunmak değil; müşteriyi gerçekten tanıyan, ihtiyacı doğru anda anlayan ve bütünleşik bir finansal deneyim sunabilmek. Kullanıcıların beklentisi de bu yönde değişiyor; bir uygulamadan öte, kendilerini anlayan ve doğru anda öneri sunan akıllı bir asistan deneyimi bekliyorlar. BonusFlaş’ı da tam bu noktada bir adım ileri taşıyoruz. Yapay zeka ile güçlendirdiğimiz yeni BonusFlaş, kampanya ve sadakat deneyiminin ötesine geçerek harcama, tasarruf ve öneriyi aynı çatı altında buluşturan akıllı bir dijital cüzdana dönüşüyor. Müşterilerimize daha kişisel, daha bütünleşik ve daha proaktif bir finansal deneyim sunuyor; bankacılığın geleceğini bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "İhtiyaçlara göre kampanyalar öneriyoruz" Yeniliklerden bahseden Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, "Bonus ve BonusFlaş markalarımızla Türkiye’de ödeme sistemleri alanında birçok yeniliğe imza attık, kart ve kampanya deneyimini dijitalleştiren, sektörde referans noktası haline gelen yenilikleri hayata geçirdik. Yine bu öncü yaklaşımın devamı niteliğinde, yenilediğimiz BonusFlaş’ı, kullanıcılarımızın ödeme deneyimini uçtan uca yeniden tasarlayan bir platform olarak hayata geçirdik. Kullanıcılarımız artık günlük hayatın içinde ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi tek platform üzerinden yapabiliyor. Kullanıcılar, tüm kartlarını tek bir yerden yönetebiliyor, kampanyalara tek dokunuşla katılabiliyor ve harcamalarını sektör bazlı grafiklerle takip edebiliyor. Ödeme, sadakat, kampanya, analiz ve kişisel önerileri tek bir platformda entegre ederek, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran ve değer katan bir dijital cüzdan olarak konumlandırıyoruz. Kişiselleştirme yaklaşımımızı ise hiper-kişiselleştirme boyutuna taşıdık. Müşterilerimizin harcama alışkanlıklarını, tercihlerini ve etkileşimlerini analiz ederek ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına göre kampanyalar ve öneriler sunuyoruz. Ana sayfa deneyimini de kullanıcı tercihlerine göre dinamik olarak kurguladık; en sık kullanılan işlemler, takip edilen markalar ve öne çıkan fırsatlar kişiye göre farklılaşabiliyor. Böylece BonusFlaş, her kullanıcı için kendine özgü bir deneyime dönüşüyor. Garanti BBVA’nın dijitalleşme ve inovasyon vizyonunun somut bir örneği olan bu yeni versiyonla kullanıcılarımızın finansal deneyimini daha güvenli, hızlı ve kişisel hâle getirmeyi amaçlıyoruz." Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, "Dijitalleşme, ödeme deneyimini kartın ötesine taşıyarak kullanıcıların hayatını her geçen gün daha da kolaylaştırıyor. Bu dönüşümü yalnızca teknolojimizle değil, danışmanlık ve strateji yetkinliklerimizle de destekliyoruz. BonusFlaş’ın yenilenme yolculuğunda Garanti BBVA ile yakın bir iş birliği içinde çalışarak ürün stratejisinden tasarım ve yazılım süreçlerine kadar geniş partner ekosistemimizin gücünü bu projeye taşıdık. Hiper-kişiselleştirme yetenekleriyle BonusFlaş’ın, müşterilere doğru anda doğru değeri sunan bir alışveriş katalizörüne dönüşmesine katkı sağlamaktan ve bu güçlü iş ortaklığıyla ekosisteme yeni bir değer kazandırmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" açıklamalarında bulundu. Sade ve hızlı arayüz BonusFlaş ile kullanıcılar daha sade ve yönlendirici bir ana sayfa deneyimiyle karşılaşıyor. Sık kullanılan işlemlere daha hızlı erişilebiliyor, kampanyalara tek tıkla katılım sağlanabiliyor ve kazanım durumları net biçimde takip edilebiliyor. Kampanya önerileri ve bildirimler, kullanıcıların harcama alışkanlıklarına göre anlamlı şekilde sunuluyor. Tüm kartlar tek cüzdanda Ödeme tarafında ise süreçler hızlandı ve sadeleşti. Android kullanıcıları ödeme öncesinde kayıtlı kartları arasından hızlıca seçim yapabiliyor. GarantiPay ve 3D Secure ile internetten ödemeler, kredi kartı borcu, fatura ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemeleri ile karttan karta yurt dışı para transferi gibi işlemler fiziki karta ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebiliyor. Çoklu kart sahibi müşteriler için kart yönetimi de yeniden kurgulandı. Toplam limit, kalan limit ve toplam borç bilgisi tek ekrandan görüntülenebiliyor; toplu borç ödeme yapılabiliyor. Harcama grafikleri sayesinde tüm kartlardaki işlemler sektör bazlı analiz edilebiliyor. Günlük, haftalık ve dönemsel harcama dağılımları karşılaştırılabiliyor. Garanti BBVA, kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmeyi ve müşterilerinin beklentilerini her zaman odağında tutmayı temel öncelik olarak konumlandırıyor. Yeni BonusFlaş ile dijital ödeme ve kampanya ekosistemini daha da geliştirecek yenilikleri önümüzdeki dönemde de kullanıcılarıyla buluşturmayı hedefliyor.
İstanbul Mesut Bakkal: "Puan farkını kapatmamız için bütün maçları kazanmamız gerekiyor" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, zirvedeki rakipleriyle olan puan farkını kapatmaları için kalan bütün maçları kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, konuk olduğu İstanbulspor’u 4-0 mağlup etti. Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bakkal, sözlerine hayatını kaybeden teknik adamlar Orhan Kaynak ve Engin Fırat için başsağlığı mesajlarıyla başladı. Mesut Bakkal karşılaşma için değerlendirmesinde ise şunları söyledi: "Geçen haftalara baktığınız zaman çok daha iyi mücadele eden, daha iyi oynayan bir Amed vardı. Maçın ilk devresinde bir pozisyon haricinde üretmeyi de bildik. Özellikle yan toplardan çalıştığımızın karşılığını almak bizi çok sevindiriyor. Çünkü çok uzun adamlarımız var. Oradan golleri bulmamız bizi sevindiriyor. Koyduğumuz hedef doğrultusunda, bu benim 5. maçım 11 puan aldık ama beraberlik aldığımız için diğer takımları yakalamakta 3-4 puan farkımız var. Onu da kapatmamız için kalan bütün maçları kazanmamız gerekiyor. O bağlamda yola çıktık. Geçen hafta Serik’i yendik, bu hafta İstanbul. Pazar günü Manisa maçımız var, sonrasında Hatay maçı. Hedef puanımız 67. Milli takım arasından sonra devam edeceğiz. İyi oyuncularımız var. Biraz daha disiplinli, özverili oynadıkları zaman farkları ortaya çıkıyor. Güzel bir galibiyet, yolumuza devam etmek istiyoruz."
İstanbul 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı Kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık kampanyası hayata geçirildi. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında tanıtılan proje ile erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi vurgulanıyor. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla AstraZeneca Türkiye, Türk Nefroloji Derneği ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık projesi hayata geçirildi. Projenin tanıtımı Model Tülin Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı toplantıda yapıldı. Toplantı kapsamında, kronik böbrek hastalığı; hekim, hasta ve hasta yakını perspektifinden ele alındı. Açılış konuşmasını AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç’in yaptığı toplantıda Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay yaptıkları çalışmalar ve hastalıkla ilgili önemli bilgileri aktardı. Bir hasta yakını olan Tülin Şahin ve kronik böbrek hastası Duygu Bayındır’ın yaşadıkları deneyimleri paylaştığı toplantı, duygusal anlara da sahne oldu. "Düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını yaymak istiyoruz" AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında sağlık alanında kalıcı değer oluşturmanın yalnızca yenilikçi tedavileri sunmakla sınırlı olmadığını, farkındalık ve erken tanı çalışmalarıyla bu hastalıkla mücadelede çok daha önemli ilerlemelerin kaydedilebileceğini vurguladı. Gönenç, "Bilimin bugün imkansız gibi görünenleri gelecekte mümkün hale getirebileceğine olan inancımızla, toplum sağlığına katkıda bulunmayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Kronik böbrek hastalığı gibi bireylerin yanı sıra aileleri de dahil olmak üzere toplumun geniş bir kesimini etkileyen ve sağlık sistemi üzerinde büyük yük oluşturan bu hastalığa dair farkındalık oluşturmak da sosyal sorumluluk anlayışımızın temel bir parçası. Bu proje ile erken tanı ve düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz" dedi. ‘‘Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün’’ Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ise kronik böbrek hastalığının üç aydan uzun süren kalıcı böbrek fonksiyon bozukluğu olarak tanımlandığını ve Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişiyi etkilediğini belirtti. Hastalığın sinsi ilerlediğine dikkat çeken Türkmen, "Böbrekler, vücudumuzdaki zararlı maddelerin atılmasını sağlayan hayati organlarımızdır ve fonksiyonlarını kaybetmeleri yaşamı derinden etkiler. Hastalık sinsi ilerlediği için pek çok kişi durumun farkında olmuyor; ancak halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtiler başladığında hastalık çoktan ilerlemiş olabiliyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyon hastaları ile 60 yaş üzerindeki bireylerin düzenli kontrol yaptırması büyük önem taşıyor. Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu nedenle farkındalık çalışmaları yapmak ve erken tanının önemine dair mesajları geniş kitlelere ulaştırmak oldukça önemli" ifadelerini kullandı. "Basit kan ve idrar testleri böbrek sağlığı açısından önemli veriler sağlar" Konuşmasında aile hekimlerinin kronik hastalıkların erken tespiti ve takibindeki kilit rolüne dikkat çeken Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay da "Türkiye genelindeki 30 bin aile hekimimiz, hastaların sağlık sistemiyle ilk temas noktası. Her aile hekimi ortalama 3 bin hastaya hizmet vererek koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturuyor. KBH gibi ilerleyici hastalıkların erken teşhisi için vatandaşlarımızın yılda en az bir kez aile sağlığı merkezlerine giderek basit kan ve idrar testlerini yaptırmaları böbrek sağlığının yanı sıra tüm vücut sağlığı açısından da önemli veriler sağlar. Ayrıca böbrek sağlığını korumak için günde 2-2,5 litre su tüketimi, tuzun azaltılması ve günde ortalama 30 dakikalık yürüyüş gibi alışkanlıkların kazanılması da kritik öneme sahip. ’Sağlıklı Böbrek Sağlıklı Hayat’ projesi ile bu basit ama hayat kurtaran adımların tüm toplumda benimsenmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Annemin böbreğinde tümör tespit edildiğinde hayatımız tamamen değişti" Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Tülin Şahin ise bir hasta yakını olarak yaşadıklarını paylaşarak kronik böbrek hastalığının yalnızca hastayı değil tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu anlattı. Annesinin böbrek tümörü nedeniyle böbreğinin alındığını ve ardından diyaliz sürecine girildiğini söyleyen Şahin, sürecin duygusal ve fiziksel zorluklarını şu sözlerle paylaştı: "Bir böbrek hastası yakını olmak, aslında o süreçte hastayla birlikte her şeyi yaşamak demek. Annemin böbreğinde tümör tespit edilip diyaliz süreci başladığında hayatımız tamamen değişti. Haftada iki gün, saatlerce süren diyaliz seanslarında kapıda beklemek, hayatınızı bu takvime göre organize etmek hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yıpratıcıydı. Anneme böbrek nakli yapılması bizim için yeni bir umut ve dönüm noktası oldu. Bu süreç bana sağlığın, organ bağışının ve en önemlisi düzenli kontrollerin ne kadar değerli olduğunu öğretti. Erken tanı imkânı varken bunu ihmal etmemek gerekiyor." "Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim" Kronik böbrek hastası Duygu Bayındır da çok genç yaşta aldığı tanıdan bugüne uzanan 18 yıllık sağlık yolculuğunu paylaştı. Henüz 19 yaşındayken böbrek fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 70’ini kaybettiğini öğrendiğini belirten Bayındır, annesinin böbreğini bağışlamasıyla nakil olduğunu ve sonrasında bağışıklık baskılayıcı tedavilerle yaşamını disiplinli bir şekilde sürdürdüğünü anlattı. Bayındır konuşmasının devamında duygularını şu sözlerle aktardı: "19 yaşımda tanıştığım bu hastalık bana sabrı ve dayanıklılığı öğretti. Annemin böbreğiyle yapılan nakil sonrası hayatımı artık bambaşka bir şekilde sürdürmeye başladım. Hijyenden beslenmeye kadar her adımda dikkatli olmam gerekiyor. Kronik böbrek hastalığı uzun soluklu bir süreç ve zamanla ilerleyebiliyor. Şu anda hastalığım 4. evrede ve ikinci bir nakil ihtimali gündeme gelmiş durumda. Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim. Bu nedenle düzenli kontroller ve tedaviler hayatımın önemli bir parçası oldu." Toplantıda tanıtımı yapılan, toplam dört bölümden oluşan, "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" video serisinin ilk videosu da yayımlandı. Serinin tamamı ilerleyen günlerde YouTube’daki AstraZeneca Türkiye kanalı üzerinden yayımlanacak. Videolarda hekim görüşlerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının gerçek yaşam deneyimlerine yer veriliyor. Böylelikle hastalığın erken tanı ile kontrol altına alınabileceğine dair farkındalığı artırmak ve toplumda düzenli sağlık kontrolü alışkanlığını güçlendirmek hedefleniyor.
Gaziantep HKÜ’de "Modern Hayatın Ritmine Karşı Ramazan’ın Ruhu" konferansı düzenlendi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) İslam Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak ve modern yaşamın hızına karşı Ramazan’ın anlamını yeniden düşünmek amacıyla "Modern Hayatın Ritmine Karşı Ramazan’ın Ruhu" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan ve neyzen ile devam eden programa; HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Latife Özaydın, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Hanifi Aslan, HKÜ Öğrenci Dekanı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Osman Demir, Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Bilir, HKÜ İslam Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Erkoç, öğrenciler ve davetli konuşmacı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Kadıköy Vaizesi Dr. Ayşe Nur Özkan katıldı. "Ramazan, tüketim çarkına verilen bir moladır" Program kapsamında Dr. Ayşe Nur Özkan, "Haz ve Hız Çağında Bir Mola: Ramazan ve Anlam" başlıklı bir konferans verdi. Günümüz dünyasında hız ve tüketim kültürünün insan psikolojisi ve sosyal hayat üzerindeki etkilerine değinen Özkan, Ramazan ayının modern insan için bir "duraklama noktası" olduğunu vurguladı. Özkan, "Modern hayat bizi sürekli bir yerlere yetişmeye ve durmaksızın tüketmeye zorluyor. Bu ’hız ve haz’ sarmalı içerisinde insan, en çok kendi ruhunu ihmal ediyor. İşte Ramazan, bu acımasız ritme karşı durabileceğimiz, ruhumuzu dinlendirebileceğimiz muazzam bir moladır. Oruç sadece aç kalmak değil, aynı zamanda hayatın temposunu yavaşlatarak ’ben kimim ve nereye gidiyorum?’ sorusuna cevap arama sürecidir. Bu ay, bizi tüketim çarkının bir dişlisi olmaktan çıkarıp, paylaşmanın ve tefekkürün huzuruna davet eder" dedi. Ramazan ayının bireyin iç dünyasına yönelmesi, hayatın temposunu yeniden değerlendirmesi ve anlam arayışını güçlendirmesi için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirten Özkan, öğrencilere modern dünyanın gürültüsünden sıyrılıp Ramazan’ın sessizliğine kulak vermeleri tavsiyesinde bulundu. Programın sonunda, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan tarafından günün anısına Dr. Ayşe Nur Özkan’a ağaç dikim sertifikası takdim edildi.