Yerel Haberler
Antalya
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:24 Manavgat önceki dönem belediye başkanı Sözen hakkında ifadelerde şok suçlamalar: Para alışverişi güvenlik kamerasında Antalya’nın Manavgat ilçesinde ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından gözaltına alınan Manavgat’ın önceki dönem Belediye Başkanı Şükrü Sözen ve kardeşi Fatih Sözen’le birlikte 16 kişinin tutuklandığı davada motosiklet kasasında getirilen paraların çanta içinde Şükrü Sözen’e teslim edildiği güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Manavgat’ın önceki dönem Belediye Başkanı Şükrü Sözen hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ’irtikap’, ’rüşvet’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı yürütülen soruşturma derinleştirilerek devam ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Şükrü Sözen ile iş insanı Erdem Buzkan arasındaki para alışverişi işyerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde Erdem Buzkan’ın motosikletiyle geldiği iş yerinde bagajda bulunan paraları iş yeri çalışanlarının getirdiği poşetlerle doldurarak içeriye aldığı, Şükrü Sözen’in kasadan aldığı paraları siyah bir çantaya koyduğu ve iş yerinden ayrıldığı anlar yer aldı. 21 Nisan Salı günü gözaltına alınan ve tutuklanan Manavgat Belediyesi eski Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Yavuz’un ifadesinde Şükrü Sözen’in, Konya’nın Beyşehir ilçesinde E. isimli silah fabrikası olduğunu belirterek, "Şükrü Sözen buranın gayriresmi sahibidir. Ancak kağıt üzerinde bu fabrikanın sahibi Erdem Buzkan olarak görünür. Erdem Buzkan ile Şükrü Sözen’in arası çok iyiydi. Erdem’i kasası olarak kullanırdı. Erdem’in defalarca Şükrü Sözen’e para verdiğini gördüm. Belediyede yapılan ihalelerde Erdem Buzkan ön ayak olurdu. İhale sahiplerinden almış olduğu paraları Şükrü Sözen’e verirdi. Özellikle festivallerde yapılan ihalelerde Erdem Buzkan etkin rol oynamaktaydı. Festivallerdeki stant sahiplerinden Erdem Buzkan paraları toplayıp Şükrü Sözen’e verirdi" dediği bildirildi. Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan Erdem Buzkan’a ait motosiklet satış şirketinin muhasebecisi S.B.’nin de ifadesinde Şükrü Sözen’in Erdem Buzkan’ın dükkanına düzenli olarak gelip gittiğini belirterek, "Ayda en az bir kez elinde kahverengi evrak çantası ile gelirdi. Bu çantanın içi genelde para dolu ve genelde de bu para döviz olurdu. Bu paraları nerden elde ettiğini ve bu parayla ne yaptıklarını tam olarak bilmiyorum, ancak bu paralar geldikten sonra döviz bürosunda bu paraları bozdururlardı. Ben bir keresinde ofise Erdem ve Şükrü Sözen’ye çay götürdüğümde telefonda döviz bürosu ile kur pazarlığı yaptığına şahit oldum. Bildiğim kadarıyla Erdem Buzkan Şükrü Sözen’in getirdiği bu paraların bir kısmı ile Şükrü Sözen’e ait ödemeleri gerçekleştirirdi. 2019 yılında yerel seçimlerden sonra Erdem Buzkan işyerine bir çuval dolusu para ile geldi ve bize ’Bu paraları sayın’ dedi. Biz de çalışanları olarak bu parayı elle saydık ve aynı şekilde kendisine teslim ettik. O dönemde iş yerimizde para sayma makinesi bulunmadığı için ben, Ü.A., Y.Ü. ve şu an hatırlayamadığım başka bir çalışan bu paraları tek tek saydık. Ancak uzun zaman geçtiği için toplamda ne kadar para olduğunu hatırlamıyorum. Bu paranın nereden ve ne amaçla geldiğini ben bilmiyorum" dediği bildirildi.
Eşini ve 2 kızını öldüren polis memuru için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:38 Eşini ve 2 kızını öldüren polis memuru için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Antalya’da eşi ile 10 ve 4 aşındaki çocuklarını beylik tabancasıyla vurarak öldüren polis memuru hakkında hazırlanan iddianamede, "eşe karşı kasten öldürme" ve "çocuğa karşı kasten öldürme" suçları kapsamında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Zanlı ifadesinde, "Çocuklarımın geleceği için bir anlık öfke sonucu eylemi devam ettirdim. Anne ve babasız yaşamalarının çok zor olacağını değerlendirdim ve maalesef böyle bir olay yaşandı. Ben de intihar etmeyi düşündüm ancak yapamadım" dedi. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde saat 16.30 sıralarında Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi 1964. Sokak’ta bulunan iki katlı binanın 1’inci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen silahla yaralama ihbarı üzerine verilen adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Adrese gelen ekipler, apartman kapısında oturmakta olan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru M.G.’yi gördü. M.G.’nin elindeki silahı alan polis memurları, daireye girdiklerinde salonda şüphelinin eşi Fatma Gıyar’ı (31), oturma odasında da kızları Meral Ebrar Gıyar (10) ve Merve Gıyar’ı (4) hareketsiz bir şekilde buldu. 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde anne ve 2 kızının hayatını kaybettiği belirlendi. Otopsi raporları dosyada Olayla ilgili hazırlanan iddianamede yer verilen ölü muayene ve otopsi raporlarına göre, Fatma Giyar’ın ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası ve kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar’ın da ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması ile gelişen kanama sonucu yaşamlarını yitirdiği ifade edildi. İddianamede şüpheli M.G.’nin savunmasına da yer verildi. İfadesinde eşiyle uzun süredir sorunlar yaşadıklarını ve olay günü tartışmanın büyüdüğünü iddia eden M.G., "Eşim Fatma Gıyar yaklaşık 10 yıldır psikiyatrik rahatsızlık yaşamaktadır. Diyarbakır ve Antalya illerinde iki kez hastanede yatarak tedavi gördü. Duygu durumu bozukluğu kapsamlı yüzde 40 engelli olarak hayatına devam etmekteydi. Yaklaşık 1 haftadır uyku sorunu mevcuttu. Kendisi uyumadığı gibi beni ve çocukları da uyutmuyordu. İlaçlarını almadığını da fark ettim. Kendi çocuklarımı cinsel yönden istismar ettiğim şeklinde asılsız birçok beyanı bulunmakta idi. Hayatı çekilmez bir hale getirmişti. Saldırganlık hali son zamanlarda iyice artmıştı. Olay günü izinli olduğum için evdeydim. Gün boyu tartışmamız devam etti. Kendisini tedavi olma konusunda bir türlü ikna edemedim. Yatak odasında mevcut dolapta bulunan zimmetli silahımı dayanamayarak aldım. Birlikte yatak odasındaydık. Kapıdan çıkarken önce sağ baldırına doğru bir el ateş ettim. Yere düştükten sonra bir el kafasına ateş ettim. Çocuklarım bu sırada salonda idi, sesi duyup koridora doğru geldiler. Sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Ben de intihar etmeyi düşündüm ancak yapamadım. Söylediğim gibi uzun yıllardır hastalığı ile uğraştık. Bir türlü uzun soluklu tedavi sürecini başlatamadık. Olay günü de saldırgan tavrı ve tartışmamız nedeniyle böyle bir olay yaşandı. Çocuklarımla aramda kesinlikle hiçbir sorun yoktur. Eşimi öldürdükten sonra cezaevine gireceğimi biliyordum. Çocuklarımın geleceği için bir anlık öfke sonucu eylemi devam ettirdim. Anne ve babasız yaşamalarının çok zor olacağını bir anlık düşününce değerlendirdim ve maalesef böyle bir olay yaşandı, pişmanım" dedi. 3 ayrı ağırlaştırılmış müebbet talebi Cumhuriyet savcısı, şüphelinin eşi Fatma Giyar’a yönelik "eşe karşı kasten öldürme", çocukları Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar’a yönelik ise ayrı ayrı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlarını işlediğini belirterek, sanığın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
Tokalaştığı şahsın silahlı saldırısına uğrayıp ölümle burun buruna gelmişti, 2 şüpheli tutuklandı
02 Mart 2026 Pazartesi - 18:42 Tokalaştığı şahsın silahlı saldırısına uğrayıp ölümle burun buruna gelmişti, 2 şüpheli tutuklandı Antalya’da iş yerine müşteri gibi gittikleri işletme sahibine silahlı saldırıda bulunan 2 kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Geçtiğimiz perşembe günü saat 18.00 sıralarında Kepez ilçesi Hürriyet Caddesi’nde meydana gelen olayda Doğan Ö.’nün sahibi olduğu işletmeye gelen kimliği belirsiz bir şahıs, imalatı yapılan prefabrik ürünleri incelemek istediğini söyledi. Doğan Ö.’den satışı yapılan ürünler hakkında bilgi alan şahıs, örnek görmek istediğini belirterek, işletme sahibi ile birlikte dışarı çıktı. Daha sonra tekrar geleceğini söyleyen kimliği belirsiz şahıs, işletme sahibine kendisine arkasını dönmesini fırsat bilerek tabanca ile 2 el ateş açtı. Kurşunlar başının hemen yanından geçti Ölümle burun buruna gelen Doğan Ö. başının hemen yanından geçen kurşunların hedefi olmaktan son anda kurtuldu. Şüphelinin silahından çıkan kurşunlardan birisi de iş yerine isabet etti. Olayın ardından kimliği belirsiz şahıs yolun karşısına park ettiği araç ile hızla bölgeden uzaklaşırken, durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, bölgede bulunan güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Ekipler yaptıkları kamera incelemesinde şüpheli şahsın olayın ardından otomobille uzaklaştığını belirledi. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından kaçış istikameti tespit edilen araç, motorize Yunus timleri ve Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından Serik’te yakalandı. Yapılan kontrollerde araç içerisinde bulunan ve olayı gerçekleştirilen şüphelinin M.Ö. ve Ö.Ç. olduğu belirlendi. Mersin istikametine gittiği tespit edilen şüpheliler, yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda suça konu 1 adet ruhsatsız tabanca ile 10 adet fişek ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüpheliler, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Öte yandan işletme sahibi Doğan Ö.’nün ölümle burun buruna geldiği olay saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.
Yaşlı adamı "Neden selam almıyorsun" diyerek bacağından bıçakladılar
02 Mart 2026 Pazartesi - 17:56 Yaşlı adamı "Neden selam almıyorsun" diyerek bacağından bıçakladılar Antalya’da 70 yaşındaki adam, "Neden selam almadın" tartışmasında tanımadığı 2 çocuk tarafından bacağından bıçaklandı. Olay sonrası kaçan 2 şüpheli, Yunus timleri ve özel güvenlik ekipleri tarafından yakalandı. Olay, saat 16.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Beach Park içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konyaaltı sahilinde yeşillik alanda oturan Ali Erhan O. (70) ile yoldan geçmekte olan 2 çocuk arasında tartışma çıktı. "Neden selam almıyorsun" diyerek Ali Erhan O.’yu bacağından bıçaklayan 2 çocuk hızla olay yerinden kaçarken, yaşlı adamın yardımına özel güvenlik görevlileri ve vatandaşlar koştu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahaleyi yaptığı Ali Erhan O. ambulansla hastaneye kaldırıldı. 2 şüpheli ise, olay yerine birkaç yüz metre mesafede Motorize Yunus Timleri ve özel güvenlik görevlileri tarafından yakalandı. Kısa sürede yakalanan A.K. (17) ve E.B. (16) adlı şüphelilerin yapılan üst aramasında suç aleti bıçağa rastlanılmadı. Bıçağı ağaçlık alana attıklarını söyleyen şüphelilerin belirttiği noktada polis ve özel güvenlik görevlileri uzun süre suç aletini aradı. 2 çocuk, daha sonra ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü. "Neden selam almıyorsun" diyerek bıçakladılar Ali Erhan O., "Geçerken ‘Selamünaleyküm dayı’ dediler. Ben de selam verdim ama duymadılar. ‘Neden selam almıyorsun’ deyip küfür etti birisi. Ben de döndüm ’Kim söyledi onu’ dedim. Hiçbir şey söylemedi, ikisi de sustu. ’O zaman sizsiniz’ dedim. Sonra biri gelip bacağımdan bıçakladı" diyerek polis ekiplerine olayı anlattı.
Gazipaşa’da öğrenci servislerine sıkı denetim
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:49 Gazipaşa’da öğrenci servislerine sıkı denetim Gazipaşa’da 2025–2026 eğitim-öğretim yılı kapsamında, öğrenci servis araçları ve okul çevrelerinde kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetimlerde, öğrencilerin güvenli bir şekilde okula gidip gelmesi ve servislerin mevzuata uygunluğunun sağlanması amaçlandı. Ekipler, servis araçlarında özellikle mevzuata uygunluk, emniyet kemeri ve güvenlik ekipmanları, sürücü belgeleri ve servis kartları, gibi kriterleri titizlikle inceledi. Denetimler sırasında sürücülere ve öğrencilere güvenli yolculuk, trafik kuralları ve emniyet kemeri kullanımı konularında bilgilendirmeler yapıldı. Denetimler araçlarla sınırlı kalmayarak, okul çevreleri ve güzergâhları da kapsadı. Ekipler, okul çevresinde trafik düzeni ve güvenliği konusunda kontroller yaptı. Mevzuata uygunluğu sağlamak amacıyla servis yetkilileriyle bilgilendirmeler gerçekleştirildi. Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürü Mehmet?Ali?Kayhan, denetimlerin yıl boyunca periyodik olarak süreceğini belirterek, "Öğrencilerimizin okul yollarında güvenli şekilde taşınması önceliğimizdir. Servis araçlarının teknik ve idari eksiksiz olması, sürücülerin trafik kurallarına uyumu için denetimlerimizi düzenli olarak sürdürüyoruz. Velilerden ve servis yetkililerinden kurallara tam uyum ve iş birliği bekliyoruz" dedi. Kayhan, denetimlerin eğitim-öğretim yılı boyunca devam edeceğini ve Gazipaşa’da öğrencilerin güvenli taşınmasının Emniyet Müdürlüğü’nün öncelikli görevleri arasında olduğunu vurguladı.
Antalya’daki halı dükkanında dekor olarak kullanılan tarihi mihrap Konya’ya dönüyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:51 Antalya’daki halı dükkanında dekor olarak kullanılan tarihi mihrap Konya’ya dönüyor Antalya’nın Antalya ili Muratpaşa ilçesi Kaleiçi bölgesinde bir halı dükkanında merdiven başı olarak dekor amaçlı kullanılan ahşap mihrabın sırrı çözüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli uzman Ali Kılıç’ın hazırladığı raporda, eserin 18-19’uncu yüzyıla ait olduğu, Konya yöresine özgü ahşap mihrap geleneğini yansıttığı ve asıl yerinin Konya olduğu değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram tarafından tespit edilerek gündeme taşınan eserle ilgili hazırlanan kapsamlı raporda, mihrabın sanatsal ve tarihi açıdan önemli bir kültür varlığı olduğu belirtildi. Yaklaşık 10 yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli olan sanat tarihçisi Ali Kılıç, ahşap parçanın mimari özellikleri, süsleme unsurları ve formu itibarıyla kesin olarak bir mihrap olduğunu ifade etti. Raporda, eserin Konya Karatay ilçesi Keçeciler Mahallesi’nde bulunan İğdeli Sultan Camii mihrabı ile büyük benzerlik taşıdığı kaydedildi. Konya’daki köy camilerinde görülen örneklerle yapılan karşılaştırmalarda, ajur tekniği, oyma süslemeler, kum saati formunda sütunceler ve bitkisel motiflerin ortak özellikler taşıdığı vurgulandı. Antalya’daki mihrabın da aynı ustanın elinden çıkmış olabileceği değerlendirildi. Raporda ayrıca Anadolu’daki kâgir camilerde mihrapların alçı, çini, mermer veya taş malzemeden yapılabildiği, ancak özellikle Konya ve çevresinde ahşap mihrap geleneğinin yaygın olduğu belirtildi. 14’üncü yüzyıla tarihlenen ve bugün Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan Taşkın Paşa Camii mihrabı örnek gösterilerek bu geleneğin köklü geçmişine dikkat çekildi. Uzman görüşüne göre Antalya’da halı dükkânında kullanılan ahşap parçanın farklı bir mimari eleman olma ihtimali bulunmuyor. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda bunun kesin olarak bir mihrap olduğu belirtildi. Raporda, mihrapların İslam dünyasında kıbleyi ve Kâbe’yi temsil eden kutsal unsurlar olduğu hatırlatılarak, eserin bakım ve konservasyon işlemlerinin ardından uygun şartlarda sergilenmesi ya da mihrabı olmayan bir camide aslına uygun şekilde değerlendirilmesinin uygun olacağı kaydedildi. Hazırlanan rapor doğrultusunda Antalya’ya getirildiği anlaşılan mihrabın asıl yeri olan Konya’ya iadesinin gündemde olduğu ve sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiği öğrenildi. Mihrabı tespit eden Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yıllar evvel Konya’nın kalbinden kopup Antalya Kaleiçi’ne getirilen ve çok iyi şekilde korunan; her bir nakşında ayrı bir mana, her bir motifinde derin bir tarih saklayan o mübarek mihrap, şimdi asıl yerine Konya’ya dönüyor" ifadelerine yer verdi.