Yerel Haberler
Antalya
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:24 Manavgat önceki dönem belediye başkanı Sözen hakkında ifadelerde şok suçlamalar: Para alışverişi güvenlik kamerasında Antalya’nın Manavgat ilçesinde ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından gözaltına alınan Manavgat’ın önceki dönem Belediye Başkanı Şükrü Sözen ve kardeşi Fatih Sözen’le birlikte 16 kişinin tutuklandığı davada motosiklet kasasında getirilen paraların çanta içinde Şükrü Sözen’e teslim edildiği güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Manavgat’ın önceki dönem Belediye Başkanı Şükrü Sözen hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ’irtikap’, ’rüşvet’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı yürütülen soruşturma derinleştirilerek devam ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Şükrü Sözen ile iş insanı Erdem Buzkan arasındaki para alışverişi işyerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde Erdem Buzkan’ın motosikletiyle geldiği iş yerinde bagajda bulunan paraları iş yeri çalışanlarının getirdiği poşetlerle doldurarak içeriye aldığı, Şükrü Sözen’in kasadan aldığı paraları siyah bir çantaya koyduğu ve iş yerinden ayrıldığı anlar yer aldı. 21 Nisan Salı günü gözaltına alınan ve tutuklanan Manavgat Belediyesi eski Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Yavuz’un ifadesinde Şükrü Sözen’in, Konya’nın Beyşehir ilçesinde E. isimli silah fabrikası olduğunu belirterek, "Şükrü Sözen buranın gayriresmi sahibidir. Ancak kağıt üzerinde bu fabrikanın sahibi Erdem Buzkan olarak görünür. Erdem Buzkan ile Şükrü Sözen’in arası çok iyiydi. Erdem’i kasası olarak kullanırdı. Erdem’in defalarca Şükrü Sözen’e para verdiğini gördüm. Belediyede yapılan ihalelerde Erdem Buzkan ön ayak olurdu. İhale sahiplerinden almış olduğu paraları Şükrü Sözen’e verirdi. Özellikle festivallerde yapılan ihalelerde Erdem Buzkan etkin rol oynamaktaydı. Festivallerdeki stant sahiplerinden Erdem Buzkan paraları toplayıp Şükrü Sözen’e verirdi" dediği bildirildi. Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan Erdem Buzkan’a ait motosiklet satış şirketinin muhasebecisi S.B.’nin de ifadesinde Şükrü Sözen’in Erdem Buzkan’ın dükkanına düzenli olarak gelip gittiğini belirterek, "Ayda en az bir kez elinde kahverengi evrak çantası ile gelirdi. Bu çantanın içi genelde para dolu ve genelde de bu para döviz olurdu. Bu paraları nerden elde ettiğini ve bu parayla ne yaptıklarını tam olarak bilmiyorum, ancak bu paralar geldikten sonra döviz bürosunda bu paraları bozdururlardı. Ben bir keresinde ofise Erdem ve Şükrü Sözen’ye çay götürdüğümde telefonda döviz bürosu ile kur pazarlığı yaptığına şahit oldum. Bildiğim kadarıyla Erdem Buzkan Şükrü Sözen’in getirdiği bu paraların bir kısmı ile Şükrü Sözen’e ait ödemeleri gerçekleştirirdi. 2019 yılında yerel seçimlerden sonra Erdem Buzkan işyerine bir çuval dolusu para ile geldi ve bize ’Bu paraları sayın’ dedi. Biz de çalışanları olarak bu parayı elle saydık ve aynı şekilde kendisine teslim ettik. O dönemde iş yerimizde para sayma makinesi bulunmadığı için ben, Ü.A., Y.Ü. ve şu an hatırlayamadığım başka bir çalışan bu paraları tek tek saydık. Ancak uzun zaman geçtiği için toplamda ne kadar para olduğunu hatırlamıyorum. Bu paranın nereden ve ne amaçla geldiğini ben bilmiyorum" dediği bildirildi.
Antalya’da kooperatif ile pazarcılar odasına rüşvet ve dolandırıcılık operasyonu: 74 gözaltı
03 Mart 2026 Salı - 15:02 Antalya’da kooperatif ile pazarcılar odasına rüşvet ve dolandırıcılık operasyonu: 74 gözaltı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Antalya Semt Pazarcılar Odası’nda yapıldığı öne sürülen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 74 şüpheli gözaltına alındı. Başsavcılıkça "Rüşvet, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Görevi Kötüye Kullanma" suçlarından yürütülen soruşturma çerçevesinde, kredi kullanımına uygun olmayan kişilere Korkuteli ilçesinde geriye dönük vergi kaydı açtırıldığı ve bu kişilerin pazarcılar odasına üye yapılarak kooperatif üzerinden devlet destekli esnaf kredisi kullandırıldığı belirlendi. Ayrıca kredi kullanacak kişilerin ipotek göstermeleri amacıyla usulsüz araç devir işlemleri yapıldığı, bu yöntemle yüksek meblağlı kredilerin çekilmesinin sağlandığı tespit edildi. Kullanılan krediler karşılığında şahıslardan yüzde 10 oranında komisyon alındığı da iddialar arasında yer aldı. Kredi borcunu ödemeyen kişilerin ipotek gösterdiği taşınmazların üçüncü şahıslara devredildiği, düşük tutarlı kredi borçlarının kapatılmasının ardından bu taşınmazların yüksek bedellerle satıldığı öne sürüldü. Öte yandan, pazarcılar odası üzerinden gerçekleştirilen usulsüz işlemlerle oda bütçesinden para çıkışı yapıldığı, bu paralar karşılığında bazı şüphelilere yat, araç ve taşınmaz alındığı yönünde tespitler yapıldı. 74 şüpheli gözaltında Yapılan tespitler doğrultusunda bugün eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 74 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kepez’de Ramazan bereketi: 5 mahalle tek sofra
03 Mart 2026 Salı - 12:46 Kepez’de Ramazan bereketi: 5 mahalle tek sofra Kepez Belediyesinin 5 mahalleyi birleştiren ortak iftar sofrasında hemşehrileriyle bir araya gelen Başkan Mesut Kocagöz, "Biz Kepez’de sadece sofralar kurmuyoruz, gönüller de kuruyoruz. Aynı sofrayı paylaştığımız her an, bu şehrin geleceğini birlikte inşa ediyoruz" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ramazan ayı dolayısıyla Zafer Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen iftar programında mahalle sakinleriyle buluştu. Zafer, Yükseliş, Özgürlük, Yeşiltepe ve Ulus mahallelerinden vatandaşların yoğun katılım gösterdiği iftar programında birlik ve beraberlik mesajları verdi. İftar öncesi alanı dolaşan Başkan Kocagöz, masaları tek tek gezerek hemşehrileriyle sohbet etti, çocuklarla yakından ilgilendi. Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayan Başkan Kocagöz, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu kurtuluş olan mübarek Ramazan ayında sizlerle aynı sofrada buluşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyorum" şeklinde konuştu. "Sofraları büyütmek bizim görevimiz" Ramazan ayının paylaşmayı, dayanışmayı ve sorumluluğu öğrettiğine değinen Başkan Kocagöz, "İşte biz Kepez’de tam olarak bunu yapıyoruz. Sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir şehir inşa ediyoruz. Biz Kepez’de sadece hizmet üretmiyoruz birlik üretiyoruz, umut üretiyoruz, gelecek üretiyoruz. Çünkü bizim için belediyecilik sadece asfalt dökmek, bina yapmak değildir. Bizim için belediyecilik kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir şehir kurmaktır. Biz göreve gelirken bir söz verdik: Kepez’de hiçbir vatandaşımız kendini sahipsiz hissetmeyecek. Bir evde ışık yanmıyorsa o kapıyı çalmak bizim görevimizdir. Bir sofrada eksik varsa o sofrayı büyütmek bizim sorumluluğumuzdur. Bir mahallede ihtiyaç varsa oraya ilk ulaşmak bizim vazifemizdir. Çünkü biz Kepez’i sadece yönetmiyoruz Kepez’in yükünü birlikte omuzluyoruz. Biz bu şehre sadece söz vermedik, sözümüzü icraatla büyüttük" diye konuştu. "Kepez güçlü adımlarla büyüyor" Göreve geldiklerinden bu yana hayata geçirilen projelere de değinen Başkan Kocagöz, 7 ana başlıkta 105 projeyle yola çıktıklarını, 50 projeyi tamamladıklarını ve 11 projenin çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Sağlıktan eğitime, sosyal dayanışmadan gençlik yatırımlarına kadar birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Kocagöz, yeni sağlık merkezleri açtıklarını, kent lokantalarıyla sofralara destek olduklarını, gençler ve kadınlar için üretim ve gelişim alanları oluşturduklarını ifade etti. "Kepez bizim ailemiz" Konuşmasının sonunda Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, "İşte Ramazan ayı da bu dayanışmanın en güzel zamanıdır. Ramazan boyunca kurduğumuz her sofrada şunu görüyorum: Bu şehirde güçlü bir dayanışma ruhu var. Bu şehirde paylaşmayı bilen büyük bir aile var. Çocuklarımızın umutla büyüdüğü, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirdiği, büyüklerimizin huzurla yaşadığı bir Kepez için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Çünkü Kepez bizim ailemizdir. Bu şehir bizim sevdamızdır. Bu şehir bizim ortak geleceğimizdir. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan ayının Kepez’imize, ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. İftar programının ardından ayrıca Hacı Ali Uyaroğlu Camii’nde lokma dağıtımı gerçekleştirildi.
Türkan Şoray Kültür Merkezi, "Durmadan, Hatırlamaya Koşmak" sergisine ev sahipliği yapacak
03 Mart 2026 Salı - 12:35 Türkan Şoray Kültür Merkezi, "Durmadan, Hatırlamaya Koşmak" sergisine ev sahipliği yapacak Antalya Muratpaşa Belediyesi, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde çağdaş sanatın hafıza, bilinçaltı ve mekan kavramlarını merkeze alan "Durmadan, Hatırlamaya Koşmak" sergisine ev sahipliği yapıyor. 6 Mart Cuma günü saat 16.00’da açılacak sergi, hafızanın kırılgan ve dönüşken doğasını farklı sanat disiplinleri aracılığıyla keşfetmeyi hedef alıyor. Küratörlüğünü Şebnem Bahar’ın üstlendiği sergi, hafızayı sabit ve düzenli bir arşiv olarak değil, parçalanan, eksilen ve her seferinde yeniden kurulan bir süreç olarak ele alıyor. "Durmadan, Hatırlamaya Koşmak" sergisi, bireysel ve kolektif hafızanın katmanlarını görünür kılarak izleyiciyi "Hatırlamak gerçekten bir geri dönüş müdür, yoksa her seferinde yeniden kurulan bir eşik mi?" sorusuyla geçmiş ile bugün arasında düşünmeye davet ediyor. Sanatçılardan ‘Hafıza’ yaklaşımı Sergide yer alan sanatçılar, kişisel ve kolektif hafıza arasındaki geçirgen eşik üzerine üretimler sunuyor. Kardelen Semerci, kolajlarında parçalanmış hayalleri yeniden kurarak geçmişin sabitliğini sorgularken kırığın içinde oluşan anlamı görünür kılıyor. Gülden Ataman, yerleştirme, fotoğraf ve video çalışmalarında karşılaşma anları üzerinden bilinç ile bilinçdışı arasındaki geçişi araştırıyor. Ayşegül Yapar ise tekrar ve süre kavramları etrafında şekillenen üretimlerinde yüzeyi, bedensel hareketin ve hafızanın maddi izi olarak ele alıyor. Durmadan, Hatırlamaya Koşmak Sergisi, 6 Nisan Pazartesi gününe kadar ziyaretçiye açık olacak.
Poyraz, Akdeniz’deki en büyük denizanası türünü Antalya Körfezi’ne soktu
03 Mart 2026 Salı - 12:21 Poyraz, Akdeniz’deki en büyük denizanası türünü Antalya Körfezi’ne soktu Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaklaşık 10 gündür devam eden poyraz nedeniyle, Akdeniz’deki en büyük denizanası türünün (Rhopilema nomadica) akıntıyla birlikte Antalya Körfezi’ne girdiğini ve geçişlerinin başladığını açıkladı. Görülen denizanalarının düdüklü tencere büyüklüğünde ve yaklaşık 10 kilogram ağırlığında olduğunu kaydeden Gökoğlu, "Akdeniz’deki en büyük denizanası türü bu. Doğu Akdeniz’de çoğalıyorlar ve batıya doğru akıntılar ile sürükleniyorlar. 10 gündür süredir sürekli poyraz estiği için açıktan ana akıntılarla sürüklenen denizanaları körfez içerisine girdi" dedi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu Konyaaltı sahilinde dalış gerçekleştirdi. Gökoğlu, denizanalarının geçiş döneminin başladığını, Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen, yaklaşık 10 kilograma ulaşabilen ve uzun, yakıcı uzantılara sahip denizanaları görüntülediklerini aktardı. Prof. Dr. Gökoğlu, söz konusu türün (Rhopilema nomadica) Akdeniz’deki en büyük tür olduğunu ve son günlerde etkili olan poyraz nedeniyle Antalya Körfezi’ne sürüklendiğini belirtti. Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen denizanalarının geçiş döneminin başladığını ifade eden Gökoğlu "Özellikle Doğu Akdeniz’de çoğalan denizanaları Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen bir denizanası türü var. Akdeniz’deki en büyük denizanası türü bu. Doğu Akdeniz’de çoğalıyorlar ve batıya doğru akıntılar ile sürükleniyorlar. Bu sürüklenmede geçen sene bu geçiş olmadı. Geçen sene geçtiyse açıktan geçti. Çünkü geçen sene poyraz olmadı ama şu anda bir hafta, 10 gündür süredir sürekli poyraz estiği için açıktan ana akıntılarla sürüklenen denizanaları körfez içerisine girdi. Çok miktarda şuanda Antalya körfezinde denizanası var. Biz dün dalış yaptık , dalışlar sırasında denizanaları ile karşılaştık ve görüntüledik" dedi. "Mayıs’a kadar geçiş tamamlanır" Denizanalarının geçiş dönemine ilişkin bilgi veren Gökoğlu, "Geçiş her sene kış aylarından bahara doğru yaza girmeden oluyor. Nisanın ortası mayısın başı gibi bu geçiş tamamlanacak. Yani haziranda deniz suyunun ısındığı dönem ile kalmıyor bu geçiş tamamlamıyor. Geçiş ile birlikte de tehlike ortadan kalkıyor." "Yaklaşık 10 kg ağırlığında" Şuan görülen türün Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen tehlikeli ve büyük denizanaları olduğunu belirten Gökoğlu, "10 kg civarında ağırlığı. Düdüklü tenceresinden biraz büyük vaziyette diye düşünelim. Bir ila bir buçuk metre uzantıları var arkasında. Yakıcı zehri olan uzantıları var" diye konuştu. "Kıyıya vurdukları zaman hiçbir şekilde dokunmamaları gerekiyor" Denizanaları noktasında balıkçıları ve vatandaşları uyaran Gökoğlu, "Esas tehlike balıkçılar için. Çünkü bunlar ağlarda biriktiği zaman özellikle trol ağlarında çok miktarda çıktığı zaman yakıt gücünü arttırır. Motorun onu çekmesi için ağı suyun altından zorlanıyor bunun haricinde de balık ağlarında seçiciyi azaltıyor, yani ufak balıkların dahi yakalanmasına sebep oluyor. Kıyıda uzatma ağları kullananların ağlarında toplanıyor, ağın alınması sırasında yine balıkçıya iş çıkartıyor. Balıkçılar için büyük risk. Balıkçılar ister istemez temas ediyor, ağını alırken gözüne sıçrama oluyor. Sıçrama olduğu zamanda tahrişe neden oluyor, göz ve yüzde yanmalara neden oluyor. Denize girenler için zaten çok nadir. Martta girenler var ama tam deniz sezonuna doğru bu geçiş tamamlanacağı için denize girenler için bir risk yok. Ancak nisan ayında denize girenler için belki temas olursa öyle bir risk var, vatandaşlarımız beyaz bir kütle gördükleri zaman yaklaşmasınlar. Bir de kıyıya vurdukları zaman hiçbir şekilde dokunmamaları gerekiyor" şeklinde konuştu. "Temas halinde sıcak su uygulanmalı" Gökoğlu, denizanalarına temas halinde uygulanması gereken tedavilerinden de bahsederek, "Temas halinde amonyak kullanmaları gerekiyor. Bunun haricinde sıcak su uygulamaları lazım. Sıcak uygulama yapsınlar. Birde antiistemanik kremler var onları sürsünler. Denize girenler, balıkçılar dikkat etsinler. Bundan sonra biraz daha yoğun bir geçiş olacak" ifadelerine yer verdi.
Konyaaltı’na ASAT’tan 60 milyon TL’lik yağmursuyu yatırımı
03 Mart 2026 Salı - 12:03 Konyaaltı’na ASAT’tan 60 milyon TL’lik yağmursuyu yatırımı Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Konyaaltı İlçesi Yağmursuyu İnşaatı Yapım İşi" kapsamında; Sarısu, Hurma ve Uluç mahallelerinde 3 bin 188 metre yağmursuyu hattı inşa ediliyor. 60 milyon TL bedelle hayata geçirilen projenin 1 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Konyaaltı’nın 39 mahallesinde yağmursuyu altyapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yağmursuyu hattı bulunmayan bölgeler ile mevcut altyapısı yetersiz kalan ve ekonomik ömrünü tamamlayan alanlarda kapsamlı yağmursuyu hat imalatları gerçekleştiriliyor. Yağışlara karşı güçlü altyapı Çalışmalar Sarısu, Hurma ve Uluç mahallelerinde yoğunlaştırıldı. Bu kapsamda, farklı noktalarda inşa edilen yağmursuyu hatları, kutu menfezler ve su alma yapılarıyla bölgenin yağış sularını hızlı ve kontrollü şekilde uzaklaştıracak kapsamlı bir altyapı oluşturuluyor. Çalışmalarda, uzun ömürlü ve yüksek standartlara sahip malzemeler kullanılarak Konyaaltı’nın yağışlı dönemlerde yaşanan sorunlara karşı daha dayanıklı hale getirilmesi hedefleniyor. Su birikmeleri kontrol altına alınacak Yapılan imalatlarla birlikte, mahalle içlerinde yağış sonrası biriken sular mevcut kanallara kontrollü ve güvenli şekilde aktarılacak. Böylece yol aksları, site girişleri ve yaşam alanlarında oluşan su birikmeleri önemli ölçüde azaltılarak yoğun yağışlarda oluşan kötü manzaralar son bulacak. Çalışmalar etap etap sürdürülüyor ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri, çalışmaları etaplar halinde yürüterek trafik akışını ve günlük yaşamı en az düzeyde etkileyecek şekilde planlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, yağışlı günlerde Konyaaltı ilçesinde yaşanan su baskınlarının önüne geçilerek, ilçenin daha güvenli ve sürdürülebilir bir altyapıya kavuşması hedefleniyor. Muhtar ve vatandaşlardan teşekkür Konyaaltı Hurma Mahallesi Muhtarı Canan Aydın, yürütülen çalışmalarla ilgili memnuniyetini dile getirerek şunları söyledi: "ASAT ekipleri tarafından başlatılan yağmursuyu hattı çalışmaları çok kıymetli. Daha önce yağışlarda su birikintileri nedeniyle ulaşımda sorunlar yaşıyorduk. Bu çalışmalarla sorunlar sona erecek." Sarısu Mahallesi Muhtarı Zeki Ergin ise, "Yaklaşık 20 yıldır çözülemeyen yağmursuyu sorunumuz için ASAT ekipleri çalışmalara başladı. Yoğun yağışlarda yaşanan sıkıntılar ortadan kalkacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Oğlunu parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babaya müebbet
03 Mart 2026 Salı - 11:00 Oğlunu parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babaya müebbet Antalya’da oğlu Barış Tolaman’ı (25) parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babanın tutuklu yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Baba Ali Tolaman, ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi 965. Sokak’ta 25 Mayıs 2025 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen olayda Ali Tolaman (60), oğlu Barış Tolaman (25) ile konuşmak için evlerinin yakınındaki boş arazide buluştu. Kısa sürede çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Baba Tolaman, oğlunu defalarca bıçakladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Barış Tolaman’ın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay sonrası kısa sürede yakalanan Ali Tolaman, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sağlık kontrolü sırasında gazetecilerin "Oğlunu neden öldürdün?" sorusuna, "Pişmanım, tartıştık. Alkol içip içip etrafa saldırıyordu" yanıtını veren Tolaman, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ali Tolaman’ın 11 yaşındaki A.T. ile 9 yaşındaki E.T. için ise kayyım atandı. Bir önceki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakkında ’canavarca hisle veya eziyet çektirerek altsoyu kasten öldürme’ suçundan dava açılan sanığın yargılandığı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, olay yeri inceleme tutanakları, tanık beyanları, sanığın savunmaları ve 29 Eylül 2025 tarihli otopsi raporunu birlikte değerlendirdi. Mahkeme ’tahrik’ savunmasını kabul etmedi Karar metninde, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları birlikte ele alındı. Sanık Ali Tolaman’ın kolluk aşamasındaki ifadesinde, "Motorum oradaydı, oradaki bıçağı aldım. Bir iki defa bıçakladığımı hatırlıyorum, gerisini hatırlamıyorum. Yere düştü, ben korkumdan onu orada bırakıp eve motorla döndüm" şeklinde beyanda bulunduğu belirtildi. Kararda ayrıca, sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında ise olay öncesine ilişkin farklı bir anlatımda bulunduğu aktarıldı. Sanığın, oğlunun apartman önünde taşkınlık yaptığı ve komşuların bu nedenle polisi çağırdığı yönünde savunma yaptığı belirtilerek şu ifadelerine yer verildi: "Olay günü apartmanın önünde ses bombasıyla birlikte müzik açarak masasını kurdu. Apartmanın dışında aşağıda kaldırımda üstü çıplaktı. Komşular rahatsız olup memurları çağırıyor. Polisleri komşular çağırmış. Ben 200 metre ötede arkadaşın oradaydım. Polislere küfür edip üzerlerine rakı dökmüş. Polisler biber gazı sıkınca yere düştü. O an ben geldim. ‘Ne oldu’ dediler, ‘davacı mısın’ dediler, ‘değilim’ dedim. Zaten ayda bir kere memurlar gelir. Komşular ‘yukarı çıkar’ dediler. ‘Hadi oğlum, üzerini giy, duşunu al’ dedim. Yukarı gidince kardeşlerini dövmeye başlamış, Ayaz ile Asya’yı dövmüş, hatta para bile istemiş." Daha önceki duruşmalarda, bir kısım mağdur ve tanıkların da maktulün komşuları rahatsız ettiği ve alkol aldığı yönünde benzer beyanlarda bulunduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, polis merkezlerinden gelen yazılarda Barış Tolaman’a yönelik herhangi bir olay ve eylem kaydına rastlanmadığının bildirildiğini, ayrıca ilgili polis merkezi yazıları ile 112 ihbar kayıtlarının da sanığın savunmalarıyla çeliştiğini vurguladı. Mahkeme heyeti, tüm hususları birlikte değerlendirerek sanığın savunmalarının somut olgu ve delillerle örtüşmediği sonucuna ulaştı. Kararda, maktulün sosyal davranışlarına ilişkin ileri sürülen iddialarla sanığın oğluna yönelik eylemi arasında açık bir orantısızlık bulunduğu, bu nedenle sanığın hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği kaydedildi. Bu gerekçelerle mahkeme heyeti, sanık hakkında cezada indirim sağlayan tahrik hükümlerini uygulamadı. 36 bıçak yarası, 4 kesik Karar metninde yer alan otopsi raporuna göre Barış Tolaman’ın vücudunda 36 adet kesici-delici alet yarası ve 4 adet kesik vasıfta yara tespit edildi. Raporda, bu yaralardan bir kısmının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, ölümün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı iç organ hasarı ve gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Müebbet ceza Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak cezada indirim uygulanmasına karar verildi ve ceza müebbet hapis olarak belirlendi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Keçilerine olan sevgisini teknolojiyle birleştirdi, anbean onları izliyor
03 Mart 2026 Salı - 10:56 Keçilerine olan sevgisini teknolojiyle birleştirdi, anbean onları izliyor Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Hüseyin Sarı, keçilerine olan sevgisini teknolojiyle birleştirdi. Ahırına kurduğu kamera sistemi sayesinde doğumları cep telefonundan anbean takip eden yetiştirici, yetim oğlağına ise adeta bir bebek gibi bakıyor. Hayvancılığı sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olarak gören yerel yetiştirici, keçileriyle kurduğu bağla görenleri şaşırtıyor. Kendisindeki bu tutkuyu "keçi hastalığı" olarak tanımlayan yetiştirici, ahırındaki düzeni ve hayvan sevgisini teknolojiyle modern bir boyuta taşıdı. 7/24 dijital takip Ahırına yerleştirdiği kamera sistemi sayesinde evinden veya dışarıdayken hayvanlarını sürekli kontrol edebildiğini belirten Hüseyin Sarı, "Özellikle doğum sürecindeki keçiler için kamera sistem hayati önem taşıyor. Kameradan, yatıp kalkmasından, gerilmesinden doğumun yaklaştığını anlıyorum. Teknoloji sayesinde doğumda kayıpların önüne geçti" dedi. "Film izlemem, keçilerimi izlerim" Evde en büyük eğlencesinin kameradan hayvanlarını izlemek olduğunu anlatan Sarı, "Televizyondaki diziler veya filmler yerine vaktinin çoğunu kamera başında keçilerini izleyerek geçiriyorum. Bu bende bir tutku. Kameradan izlemek benim için en büyük eğlence" ifadesini kullandı. Ahırın maskotu oldu Sürü içerisinde yetim bir oğlağa özel ilgi gösterdiğini anlatan Hüseyin Sarı, "Oğlağı günde üç öğün biberonla besliyoruz. Kendi çocuklarımdan ayırmıyorum. Sabah, öğle ve akşam saat 10’da sütünü veriyoruz. Acıktı mı zaten sesini duyuruyoruz. Bu kadar çok ilgi gösterince, çocuklar bana ’onu bizden daha çok seviyorsun’ diyerek şaka yollu sitem ediyorlar" diye konuştu.