Yerel Haberler
Antalya
Manavgat Belediyesi’ne yönelik soruşturmada 5 tutuklama 22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:50:54 Manavgat Belediyesinin eski Başkanı Şükrü Sözen dönemine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 5’i tutuklandı, 2 şüpheliye ev hapsi verilirken, 9 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Gözaltına alınan 5 kişi ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manavgat’ta ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından geçen yıl Eylül ayında gözaltına alınan eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile kardeşi Fatih Sözen, tutuklandı. Şükrü Sözen hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ’irtikap’, ’rüşvet’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından devam eden soruşturma kapsamında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadeler, elde edilen yeni deliller çerçevesinde aralarında belediye çalışanı, turizmci, iş insanı ve müteahhitlerin bulunduğu 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü’nün Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ile müşterek olarak düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri için Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Dün ve bugün jandarmada işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan şüphelilerden 5’i serbest bırakıldı. 16 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimine sevk edildi. Sulh Ceza Hakimi’ne savunma yapan şüphelilerden Ömer B., Muammer A., Mustafa Y., Serkan D., Ahmet Ö. tutuklandı. Tutuklanan şüphelilerden Ahmet Ö.’nün kalp krizi geçirdiği ve Manavgat Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Antalya’ya sevk edildiği öğrenildi. Diğer şüphelilerden Mert Ö., Refik A.’ya ev hapsi cezası verilirken, 9 şüpheli yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza vermek gibi adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.
Kepez’in iftar sofraları Başköy ve Gaziler’e kuruldu
08 Mart 2026 Pazar - 14:15 Kepez’in iftar sofraları Başköy ve Gaziler’e kuruldu Kepez Belediyesi, Başköy Mahallesi pazar yerinde düzenlenen iftar yemeğinde Odabaşı ve Başköy, Gaziler mahallesi kapalı pazar alanında da Altıayak ve Gaziler mahallesi sakinlerini gönül sofralarında bir araya getirdi. Başköy Mahallesi pazar yerinde kurulan iftar sofrasında Odabaşı ve Başköy mahallelerinin sakinleri bir araya geldi. Vatandaşlar, aynı sofrada oruçlarını açarak hem Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı hem de komşularıyla keyifli bir akşam geçirdi. Başköy Mahallesi’nde düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Kepez Belediyesi Başkan Vekili Mesut Emrah Yıldırımlar, Başkan Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını iletti. Tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Yıldırımlar, bu ayın herkese birlik ve beraberlik, kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu. Kepez Belediyesi olarak vatandaşlara en güzel hizmet çalışmalarını ulaştırabilmek için gece gündüz çalıştıklarını ve vatandaş ile belediye arasında köprü vazifesi gören kıymetli muhtarların çok büyük katkısı olduğunu belirten Yıldırımlar, Kepez’in muhtarlarına hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Gaziler’de gönül sofraları Gaziler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen iftar programında ise Altıayak ve Gaziler mahalle sakinleri buluştu. Yoğun katılımın olduğu programda vatandaşlar gönül sofralarında bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Gaziler Mahallesi’ndeki iftar yemeğine katılan Kepez Belediyesi Başkan Vekili Erdoğan Yarbaş, mahalle sakinlerine kendi elleriyle yemek ikramında bulunarak, "Ramazan-ı Şerif’leriniz mübarek olsun. Allah nice Ramazanlara ve bayramlara yetiştirmeyi nasip eylesin. Gelmekte olan bayramlarınızı da en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla iftar yemeğinde bulunan kadınların gününü kutlayan Yarbaş, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de sevgi ve selamlarını ileterek konuşmasını tamamladı.
Başkan Kocagöz işçi elbisesini giydi, iş makinesinin başına geçti
08 Mart 2026 Pazar - 13:55 Başkan Kocagöz işçi elbisesini giydi, iş makinesinin başına geçti Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, sahada belediye ekipleriyle birlikte mesai yaptı. Damperli kamyondan greyderine kadar birçok iş makinesini kullanan Kocagöz, "Bugün sizin çalışanınızım" dedi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ilçedeki hizmet seferberliğini yerinde incelemekle kalmadı, direksiyon başına geçerek çalışmalara bizzat katıldı. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin sabah mesaisine sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren Başkan Kocagöz, işçi kıyafetlerini giyerek gün boyu damperli kamyon, buldozer ve greyder kullandı. "Bugün sizin çalışanınızım" Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Fen İşleri Müdürlüğü’nün Fevzi Çakmak Mahallesi şantiyesine giden Başkan Kocagöz, mesai öncesi işçilerle bir araya geldi. Direksiyon başına geçti, kot ölçümü yaptı İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin ardından sahaya çıkan Başkan Kocagöz, Altınova, Şelale Mahallesi ve Akdeniz Üniversitesi bölgelerindeki yol çalışmalarına katıldı. Önce damperli kamyonun direksiyonuna geçerek toprak taşıyan Kocagöz, ardından buldozerle dolgu malzemesi yaydı, greyderle yolun alt tabanını düzenledi, silindirle zemin sıkıştırma işlemi yaptı. Başkan Kocagöz, sadece iş makinesi kullanmakla yetinmeyip, arazi ölçüm cihazıyla yolların kot ve eğimlerini de tek tek ölçtü. "Ben de bir işçi çocuğuyum" Çalışmalar sırasında işçilere seslenen Kocagöz, emeğin kutsallığına vurgu yaparak, "Bir işi en iyi bilen, o işi yapandır. Ben işçi çocuğuyum; sizin dertlerinizi hissetmek, o zorluğu yaşamak için buradayım. Burada harcadığımız her kuruşta yetimin hakkı var, bu bilinçle çalışıyoruz" dedi.
Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü
08 Mart 2026 Pazar - 11:37 Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü Antalya’da ressamlığa adım attığı ilk yıllarda aynı zamanda antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön’ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, bugün 15 bine yakın parçadan oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü. Geçmişe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi" dedi. Aradan geçen yaklaşık 51 yılda koleksiyon 15 bin parçaya ulaştı. Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı yörelerinde 100 ila 400 yıl önce kullanılmış çok sayıda etnografik eser koleksiyonda yer alıyor. Taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya, sanat atölyesinin zemin katında oluşturulan mini etnografya müzesinde sergileniyor. "25 yıllık müze mücadelesi" 25 yıldır Antalya’da yaşayan Yön, Hava Kuvvetleri’ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini belirtti. İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini söyledi. Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılmasını teklif ettiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını ifade eden Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi: "Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim." Annesinin vefatının ardından mirasçılardan 400’er metrekarelik iki katlı evi satın aldığını belirten sanatçı, önümüzdeki aylarda müzeyi burada resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi. "Hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim" dedi. "39 Sergi, 40’ıncısı yolda" Sanat yaşamı boyunca 39 kişisel sergi açan Yön, 40. kişisel sergisi için çalışmalarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını belirtti. Sanatı bir yaşam biçimi olarak gördüğünü ifade eden Yön, eserlerinde sıkça sorulan "Neden sarı?" sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi: "Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır. Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir." Başarıyı ise ömür boyu süren bir yolculuk olarak tanımlayan sanatçı, "Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir" dedi. "Sanatçı mum gibi olmalı" Toplumu geçmişiyle buluşturup geleceğe hazırlamayı hedeflediğini belirten Yön, bu anlayışını etnografya müzesi projesiyle de somutlaştırmak istediğini söyledi. Sanatın topluma yön vermesi gerektiğini vurgulayan Yön, sanatçıyı ise şu sözlerle tanımladı: Yaklaşık 50 yıllık sanat ve koleksiyon yolculuğunda hem tuvale hem tarihe dokunan Salih Yön, şimdi iki katlı mekanında eserlerini sergiliyor. Salih Yön’ün Merzifon’da görev yaparken 25 yıl önce tanıştığı arkadaşı İhsan Aktaş, yaklaşık 25-26 yıla dayanan dostluklarının olduğunu söyledi, Aktaş, sanatçıyla olan geçmişlerinin hem mesleki hem de duygusal anlamda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Envanter çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü belirten Aktaş, her eserin kayıt altına alındığını, isimlerinin yazıldığını ve envanter numaralarının verildiğini ifade etti. Yaşadıkları anlamlı bir anıyı da paylaşan Aktaş, sanatçının babasının da ressam olduğunu ve yıllar önce kendisine hediye ettiği bir daktiloyu bu mekânda yeniden görmenin kendisi için çok özel bir duygu olduğunu dile getirdi. "Yaklaşık 25-26 yıl önce verilmiş bir emaneti burada görmek bizi hem duygulandırdı hem mutlu etti. Çok güzel bir anı oldu" dedi. Eserlerin toparlanarak yeniden topluma kazandırılmasının ve tarihle buluşturulmasının son derece değerli bir çalışma olduğunu vurgulayan Aktaş, bunun ulvi bir duygu olduğunu ifade etti.
Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik destekleri istihdama dönüşüyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:24 Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik destekleri istihdama dönüşüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamaları, üretime ve girişimciliğe dönüşen başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Belediyenin sağladığı destekler, kadınların yalnızca gelir elde etmesine değil; sosyal hayatta daha güçlü, daha görünür ve daha özgüvenli bireyler olarak yer almalarına da imkân tanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik hayata geçirdiği projeler, kent genelinde üretim ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine sağlanan ücretsiz alanlar, üretim ve satış faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde yürütülmesine imkân tanıyor. Bu alanlarda kadınlar gıda üretiminden hizmet sektörüne, el sanatlarından terziliğe kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Güzellik ve bakım, tekstil, el sanatları ile çeşitli hizmet alanlarında düzenlenen kurslar, kadınların sertifika alarak iş hayatına katılımını sağlıyor. Kadın kooperatifleri ekonomiye katkı sağlıyor Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine tahsis edilen ücretsiz üretim ve satış alanları, kadınların kira yükü olmadan üretim yapmasına imkan sağlıyor. Korkuteli ilçesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz olarak tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim ve Satış Merkezi’nde üretim yapan kadınlar, sağlanan desteğin hem ekonomik hem de sosyal anlamda önemli olduğunu belirtti. Merkezde üretim yapan Hatice Çetin, "Buraya 7 aydır aileme ve çocuklarıma katkı sağlamak için geliyorum. İş ortamımız, arkadaşlarımız, sosyal hayatımız çok güzel burada. Belediyenin bu desteği bizlere de böyle kazanç kapısı oluyor" dedi. Aynı merkezde üretim yapan Zehra Karagöz ise "Daha önce başka bir yerde çalışmamıştım. Burası ilk iş deneyimim. Çocuklarımı okutuyorum, kendi ihtiyacımı rahat görebiliyorum. Çalışmak güzel bir şey" ifadelerini kullandı. 66 yaşında iş hayatına atıldı Muratpaşa İlçesi’nde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Kooperatifleri Satış Alanı’nda terzilik yapan 66 yaşında Asiye Kutlu ise çalışma hayatının kendisi için önemli bir değişim olduğunu belirterek, "Büyükşehir Belediyesi’nin Kadınlar Kooperatifi’nde bana ayrılan bölümde tadilat işleri yapıyorum. Hem para kazanıyorum, hem sosyalleşiyorum. 66 yaşında iş hayatına atıldım. Hep ev hanımıydım, anneydim, eştim. Şimdi iş hayatındayım. Kendime öz güvenim arttı. Burası bir üretim merkezi. Bayanlar ellerinden ne geliyorsa yapabilirler. Ben yapamam, ben beceremem diye hiçbir şey yok. Buraya tüm kadınların gelip bizlerle çalışmalarını isterim" dedi. "Çalışmak mental olarak iyi geldi" Satış alanında servis hizmeti vererek iş hayatına atılan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Arzu Tay ise "Eğitimli, üniversite okumuş bir insanım ama maalesef yıllarca çocuklarıma bakmak zorunda kaldım. Bundan birkaç yıl önce burada çalışmaya başladım. Burada çalışmak bana mental anlamda çok iyi geldi. Müşterilerimizle bir aile gibi olduk. Buraya çok büyük bir anlam yükledim, çok seviyorum" diye konuştu. Antalya Toptancı Hali içerisinde yine Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim Merkezi’nde çalışan yazar Gönül Çakır ise "Senelerce yurtdışında kaldım, 5 sene önce geri dönüş yaptım. 2 yıl sadece yazar olarak evde kitabımla uğraştım. 2 yıl önce de burayla tanıştım. Bana çok iyi geldi, yalnızlığıma faydası oldu. Kadınlarla beraber üretim yapıyoruz. Buradan gelen gelirle kendi ev ekonomimiz dışında, kız çocuklarının eğitimine ve yardıma muhtaç kadınlarımıza destek oluyoruz" dedi. ATASEM kursları meslek kazandırıyor Büyükşehir Belediyesi’nin meslek edindirme kursları ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Bu kurslara katılan kadınlardan biri olan Gülşah Gürsoy aldığı eğitim sonrası kendi güzellik salonunu açarak girişimci oldu. Eğitim sürecinde hem mesleki bilgi edindiğini hem de özgüven kazandığını belirten işletme sahibi, kendi iş yerini kurmanın hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Gürsoy, "Bu sektörde, 29 yaşında ATASEM’den aldığım eğitimler sayesinde bulunuyorum. Bana çok katkısı oldu. Eğitimler gerçekten çok iyiydi. Yıllar boyunca devam ettim. Okula gidiyordum, okul çıkışı direkt ATASEM’e geçiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durabilen, güçlü bir kadın oldum. Önümdeki süreç için de çok heyecanlıyım ve herkese tavsiye ederim gençlere özellikle. Hiç boş vakit harcamasınlar, direkt ATASEM’e gitsinler, değerlendirsinler" şeklinde konuştu.
Muratpaşa’da kadın emeği kazanca dönüşüyor: Şubat ayında rekor kazanç
08 Mart 2026 Pazar - 11:08 Muratpaşa’da kadın emeği kazanca dönüşüyor: Şubat ayında rekor kazanç Muratpaşa Belediyesi tarafından kadın emeğini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası, 2025 yılının Şubat ayında 3 bin 250 adet ürün satışıyla kadın kooperatiflerine toplam 630 bin 271 lira gelir sağladı. Kadınların üretime katılımını artırmak ve el emeği ürünlerini ekonomik değere dönüştürmek amacıyla Eylül 2022’de Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda hizmete açılan mağaza, büyümesini sürdürüyor. İlk etapta 20 kadın kooperatifiyle yola çıkan merkez, bugün 41 kadın kooperatifinin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. 41 kooperatife tam destek Mağazada uygulanan konsinye satış modeliyle her kooperatife ayrı raf alanı tahsis ediliyor. Ürünler, üretici kooperatiflerin bizzat belirlediği fiyatlarla satışa sunulurken; erişteden reçele, pekmezden sirkeye, tarhanadan coğrafi işaretli Tavşan Yüreği zeytine kadar birçok doğal ürün raflarda yer alıyor. Gıda ürünlerinin yanı sıra el emeği hediyelik eşyalar da Antalyalıların beğenisine sunuluyor. Üretici kazanıyor, yerel ekonomi canlanıyor 2025 yılının ikinci ayında ulaşılan 630 bin liralık satış hacmi, yerel kalkınmada kadın kooperatiflerinin rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen proje, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de sağlıklı ve doğal ürünlere ulaşmak isteyen vatandaşlara güvenli bir kapı aralıyor.
Çocuğunuzun kalp hastası olmasını istemiyorsanız bu 5 öneriye dikkat edin
08 Mart 2026 Pazar - 10:59 Çocuğunuzun kalp hastası olmasını istemiyorsanız bu 5 öneriye dikkat edin Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, dünya genelinde her 100 doğumdan birinde, Türkiye’de ise her bin doğumun 8-10’unda görülen doğumsal kalp hastalıklarına karşı erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verileri ve ülkedeki istatistikler, çocukluk çağı kalp hastalıklarının sanılanın aksine yaygın bir sağlık sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Dünya genelinde her 100 canlı doğumdan birinde kalp anomalisi tespit edilirken Türkiye’de ise her bin doğumun 8 ila 10’unda doğumsal kalp hastalığı görülüyor. Bu oranlar, Türkiye’de her yıl yaklaşık 10-15 bin çocuğun kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini gösterirken gecikmiş tanı ve tedavi eksikliği, bu hastalıkları çocukluk döneminin ciddi sağlık problemlerinden biri haline getirdiği kaydedildi. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Nuri Cömert çocukluk çağında görülen kalp hastalıkları hakkında bilgi verdi. "Doğumsal ya da sonradan gelişen bir kalp hastalığı olabilir" Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının temel olarak iki ana grupta incelendiğini belirten Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Doğumsal (Konjenital) kalp hastalıkları, yapısal bozukluklar: Kalbin odacıkları veya büyük damarlar arasında deliklerin ya da anormal bağlantıların bulunmasıdır. Bu hastalıklar riskli gebeliklerde anne karnında ekokardiyografi (Fetal EKO) ile teşhis edilebilir. Doğum sonrası ise fiziksel muayene, kalp ultrasonu ve kalp kateterizasyonu ile tanı kesinleştirilip tedavi süreci başlanabilir. Edinilmiş (sonradan kazanılmış) kalp hastalıkları: İnfeksiyon kaynaklı 5-15 yaş arasında görülen akut romatizmal ateş veya enfeksiyonlara bağlı gelişen kalp tutulumlarıdır. Pandemi sonrası artan obezite ve hareketsiz yaşam, edinilmiş kalp hastalıklarını tetiklemektedir" dedi. Ebeveynlerin özellikle bebeğin ilk aylarında dikkat etmesi gereken "alarm" niteliğindeki semptomları sıralayan Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Siyanoz: Ağız çevresi ve tırnak diplerinde görülen morarmalar. Solunum güçlüğü: Sık nefes alma veya nefes alırken zorlanma. Gelişim geriliği: Beslenme bozukluğu, yeterli kilo alamama ve aşırı terleme" şeklinde konuştu. "Spor sırasında harcanan efor, altta yatan gizli bir hastalığı tetikleyebilir" Ergenlik sürecinin ise artan stres faktörleri nedeniyle kalp sağlığı açısından hassas bir dönem olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Bu dönemde görülen çarpıntıların birçoğu zararsız olsa da, nadiren ilaç tedavisi gerekebilir. Bu dönemde spor öncesi tarama önerilmektedir. Spor sırasında harcanan efor, altta yatan gizli bir hastalığı tetikleyebilir. Bu nedenle spora başlayacak çocuklarda elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi ile detaylı kontrol yapılması hayati önem taşır" diye konuştu. "Okul çağındaki çocuklar günde 9-11 saat uyumalıdır" Çocuklarda kalp sağlığını korumak için 5 temel stratejinin olduğunu belirten Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Düzenli sağlık kontrolleri: Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa erken tarama kritiktir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz: Obeziteyi önlemek için tam tahıl ve taze besin odaklı diyet uygulanmalıdır. Çocuklar haftada en az 150 dakika fiziksel aktiviteye yönlendirilmelidir. Sigara ve pasif içicilikten kaçınma: Evde sigara içilmemelidir; pasif içicilik çocukların damar yapısını doğrudan olumsuz etkiler. Enfeksiyon yönetimi ve tedavisi: Aşı takvimine uyulmalı ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Çünkü romatizmal ateş gibi enfeksiyonlar kalp kapakçıklarını etkileyebilir. Stres yönetimi ve uyku: Okul çağındaki çocuklar günde 9-11 saat uyumalıdır. Aile içi stresin azaltılması kalp ritmini olumlu yönde etkiler" ifadelerini kullandı.
Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası
08 Mart 2026 Pazar - 10:38 Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası Antalya’da babasının yanında oto tamirciliğini öğrenen 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Selen Tıraşoğlu, sanayi sitesinde araçların bakımından şanzıman söküp takmaya kadar birçok işi yapabiliyor. Küçük yaşlardan beri babasının yanında büyüyen genç kız, önyargıları kırarak mesleğini geliştirdiğini belirterek, "İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum" dedi. Antalya’da 45 yıldır oto tamirciliği yapan babası İbrahim Tıraşoğlu’nun yanında büyüyen 17 yaşındaki Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren sanayi sitesine gidip gelmeye başladı. İlkokul yıllarında babasının esnaf arkadaşlarının güler yüzü ve sanayi sitesinde ikram edilen "sanayi tostu" ile ortama alışan genç kız, zamanla otomobillere olan ilgisini fark etti. Lisede eğitimine devam eden Tıraşoğlu, bir süre Anadolu Lisesi’nde okuduktan sonra otomobillere olan ilgisinin ağır bastığını belirterek Endüstri Meslek Lisesi’ni tercih etti. Okul çıkışlarında babasının tamirhanesine gelerek çalışmaya başlayan genç kız, kısa sürede araç tamir setlerine hakimiyet kazandı. "Babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı" 2025 yılında düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde "Yılın Çırağı" seçilen Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren otomobillere karşı özel bir ilgisi olduğunu söyledi. Araba sürmeyi ve bir şeyleri söküp takmayı hobi olarak gördüğünü belirten Tıraşoğlu, mesleğe yönelme sürecini şu sözlerle anlattı: "Öncelikle bu benim baba mesleğim ve ben meslek lisesi okuyorum. Küçüklüğümden beri babam bu meslekte olduğu için arabalara karşı ilgim vardı. Araba sürmek, bir şeyleri söküp takmak benim hobimdi. Babam da bizi küçük yaşlardan itibaren böyle yetiştirdi. Sanayiye gelir giderdim, en çok da tost için gelirdim. Zamanla ustalarla bir samimiyet oluştu. Büyüdükçe ‘babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı. Bir süre sonra bu işin gerçekten sevdiğim bir meslek olduğunu fark ettim ve tamamen mesleğime dönüştürmek istedim." "Başta ‘yapabilir misin’ diye soruyorlar, sonra tebrik ediyorlar" Sanayi sitesine gelen müşterilerin başlangıçta şaşırdığını ancak yaptığı işi gördükten sonra destek verdiğini ifade eden genç çırak, şöyle konuştu: "İlk başta ailem de çok sıcak yaklaşmıyordu ama elim takım tutunca ve müşterilerin tepkilerini görünce onlar da destek oldu. Gelen müşteriler önce şaşırıyor. ‘Bunu yapabilir misin, o tekerleği kaldırabilir misin’ gibi sorular soruyorlar. Sonra işimi yaptığımı görünce tebrik ediyorlar. Kendi çocuklarından örnek verip ‘Keşke benim çocuklarım da böyle olsa’ diyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor." "Kız çocuklarının bu mesleğe girmesini istiyorum" Sanayi sitesinde çalışan bir kadın olarak birçok kişiye örnek olduğunu söyleyen Tıraşoğlu, sektörde kadınların sayısının artmasını istediğini şu şekilde dile getirdi: "Arkadaşlarım ve tanıdıklarım beni örnek gösterdiklerinde çok gururlanıyorum. Kız çocukları bu mesleğe girdikçe insanların önyargıları da kırılıyor. Bu önyargıyı kıran ilk kişilerden biri olmak beni çok mutlu ediyor. İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum. Genel olarak da kız çocuklarını bu işe kazandırmak istiyorum." Kadın müşterilerden özel ilgi Kadın müşterilerin bir kadın tamirciyle muhatap olmaktan memnuniyet duyduğunu anlatan Tıraşoğlu, sanayide bu durumun kendisi için ayrı bir motivasyon olduğunu söyledi. Genç çırak, "Kadın müşterilerim çok mutlu oluyor. Sanayiye geldiklerinde bir kadınla muhatap olmanın ne kadar güzel olduğunu söylüyorlar. Dertlerini bana anlatmanın kendilerini rahatlattığını ifade ediyorlar. İlk defa gelenler ‘Bundan sonra hep sana geleceğiz’ diyor. Bu da bana daha fazla çalışma motivasyonu veriyor" şeklinde konuştu. Sanayinin sevgisini "tost" ile öğrendi Sanayi sitesine küçük yaşlardan itibaren gidip geldiğini anlatan genç kız, ustaların kendisine basit işler yaptırarak mesleğe alıştırdığını söyleyerek, şöyle devam etti: "10-11 yaşlarındayken babamla sürekli sanayiye gelirdik. Babamın arkadaşları bana küçük sökme takma işleri yaptırırdı. Bir yandan da bana tost söylerlerdi. O zamanlar sanayinin sevgisi ve esnaf sıcaklığı içime işlemişti. O yüzden daha çok gelmek istiyordum. Şimdi de bana çok yardımcı oluyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum." "Şanzıman söküp takabiliyorum" Meslekte birçok işi öğrenmeye başladığını belirten Tıraşoğlu, "Şu anda gelen araçların bakımını ve ön düzenini rahatlıkla yapabiliyorum. Yanımda kalfam olduğunda şanzımanı indirip söküp takabiliyorum. Hedefim motoru tamamen tek başıma toplayabilmek. Motor üzerinde çalışmak en zevk aldığım işlerden biri. Çünkü en zor iş o ve motorun parçalarını söküp takarken arızanın sebebini daha kolay anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı. "Kızımla gurur duyuyorum" Genç kızın babası ve ustası İbrahim Tıraşoğlu ise kızının mesleği kendi isteğiyle seçtiğini belirterek gurur duyduğunu söyledi. Tıraşoğlu, "Bu mesleği sev veya sevme diye bir şey söylemedim, kendisi istedi. İnsan sevdiği işi yaparsa daha başarılı ve daha mutlu olur. Ben bu işe 1981 yılında başladım. 1996’dan beri kendi iş yerim var. Hayat şartları zor. En güzel şey insanın sevdiği işi yapması ve kendi ayaklarının üzerinde durması. Kızımla gurur duyuyorum. Zorlamayla değil kendi isteğiyle yaptığı için mutluyum. Müşterilerimiz de çok destek oluyor."
Korkutan yangında mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı
07 Mart 2026 Cumartesi - 23:36 Korkutan yangında mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı Antalya’nın Kepez ilçesinde 5 katlı binanın üst katındaki dubleks dairede çıkan yangın paniğe neden oldu. Alev ve dumanlar sebebiyle mahsur kalan kedi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yangın, saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Erenköy Mahallesi 4866 Sokak üzerinde bulunan 5 katlı apartmanın üst katındaki dubleks dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler daireye girdi, boş evde kediyi buldu Olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangın sırasında dairede kimsenin bulunmadığı öğrenilirken, içeride bulunan bir kedinin dumandan etkilendiği görüldü. İtfaiye ekipleri tarafından dışarı çıkarılan kedi, ev sahibinin arkadaşına teslim edildi. Islanan ve dumandan etkilenip korkan kediyi kucağından indirmeyen ev sahibinin arkadaşı, kediyi dakikalarca öpüp sarılıp sakinleştirmeye çalıştı. Kedi aynı şahıs tarafından tedavi edilmek üzere veterinere götürüldü. "Cana gelmemesine sevindik" İlkay Akçabelen adlı mahalle sakini, "Yangının nasıl çıktığını bilmiyoruz. Mahallede yangın olduğunu duyunca herkes aşağıya toplandı. Araçlar çekildi, itfaiyeye haber verildi. İtfaiye zamanında geldi ve yangını söndürdü. Bildiğimiz kadarıyla içeride kimse yoktu. Cana bir şey gelmemesine sevindik" dedi. Büyük bir gürültü üzerine dışarı çıktıklarını belirten Şerife Kendirli ise, "Çok büyük bir gürültü vardı. Çıkıp baktığımızda yangın büyümüştü, alevler ve duman diğer binalara sıçrıyordu. İtfaiye çabuk geldi Allah’tan, hemen söndürdüler" diye konuştu. Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı