KÜLTÜR SANAT - 08 Mart 2026 Pazar 11:37

Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü

A
A
A
Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü

Antalya’da ressamlığa adım attığı ilk yıllarda aynı zamanda antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön’ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, bugün 15 bine yakın parçadan oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü.


Geçmişe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi" dedi.


Aradan geçen yaklaşık 51 yılda koleksiyon 15 bin parçaya ulaştı. Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı yörelerinde 100 ila 400 yıl önce kullanılmış çok sayıda etnografik eser koleksiyonda yer alıyor.


Taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya, sanat atölyesinin zemin katında oluşturulan mini etnografya müzesinde sergileniyor.



"25 yıllık müze mücadelesi"


25 yıldır Antalya’da yaşayan Yön, Hava Kuvvetleri’ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini belirtti. İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini söyledi.


Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılmasını teklif ettiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını ifade eden Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi: "Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim."


Annesinin vefatının ardından mirasçılardan 400’er metrekarelik iki katlı evi satın aldığını belirten sanatçı, önümüzdeki aylarda müzeyi burada resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi. "Hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim" dedi.



"39 Sergi, 40’ıncısı yolda"


Sanat yaşamı boyunca 39 kişisel sergi açan Yön, 40. kişisel sergisi için çalışmalarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını belirtti. Sanatı bir yaşam biçimi olarak gördüğünü ifade eden Yön, eserlerinde sıkça sorulan "Neden sarı?" sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi: "Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır. Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir." Başarıyı ise ömür boyu süren bir yolculuk olarak tanımlayan sanatçı, "Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir" dedi.



"Sanatçı mum gibi olmalı"


Toplumu geçmişiyle buluşturup geleceğe hazırlamayı hedeflediğini belirten Yön, bu anlayışını etnografya müzesi projesiyle de somutlaştırmak istediğini söyledi. Sanatın topluma yön vermesi gerektiğini vurgulayan Yön, sanatçıyı ise şu sözlerle tanımladı:


Yaklaşık 50 yıllık sanat ve koleksiyon yolculuğunda hem tuvale hem tarihe dokunan Salih Yön, şimdi iki katlı mekanında eserlerini sergiliyor.


Salih Yön’ün Merzifon’da görev yaparken 25 yıl önce tanıştığı arkadaşı İhsan Aktaş, yaklaşık 25-26 yıla dayanan dostluklarının olduğunu söyledi, Aktaş, sanatçıyla olan geçmişlerinin hem mesleki hem de duygusal anlamda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Envanter çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü belirten Aktaş, her eserin kayıt altına alındığını, isimlerinin yazıldığını ve envanter numaralarının verildiğini ifade etti.


Yaşadıkları anlamlı bir anıyı da paylaşan Aktaş, sanatçının babasının da ressam olduğunu ve yıllar önce kendisine hediye ettiği bir daktiloyu bu mekânda yeniden görmenin kendisi için çok özel bir duygu olduğunu dile getirdi. "Yaklaşık 25-26 yıl önce verilmiş bir emaneti burada görmek bizi hem duygulandırdı hem mutlu etti. Çok güzel bir anı oldu" dedi.


Eserlerin toparlanarak yeniden topluma kazandırılmasının ve tarihle buluşturulmasının son derece değerli bir çalışma olduğunu vurgulayan Aktaş, bunun ulvi bir duygu olduğunu ifade etti.




Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Volkan Demirel: "Günay’a kafasına takmamasını söyledim" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, Galatasaray’ın kalecisi Günay Güvenç’in ıslıklaması olayıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Kalecilerin kaderidir. Kaleciler yalnız adamlardır. İçeride gördüm, hiç kafasına takmamasını söyledim. Biz de bu tarz durumlara çok maruz kaldık" dedi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Gençlerbirliği deplasmanda Galatasaray’ı 2-0 mağlup etti ve yarı finale yükseldi. Başkent ekibi, yarı finalde Samsunspor - Trabzonspor eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek. Müsabakanın ardından Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volan Demirel düzenlenen basın toplantısında konuştu. Yarı finale çıktıkları için mutlu olduklarını söyleyen Demirel, "Geçen hafta ilk golümüzü attık, bir moral olmuştu ama erken yediğimiz gol planlarımızı bozmuştu. Bugüne de benzer plan yapmıştık. 60-65’te kadar tutabilirsek Galatasaray’ın fiziksel olarak eksiklik yaşayacağını biliyorduk. Bütün hafta bu analizleri gösterdim. Bugün çıktığımız kadro, hafta sonunu düşünerek bu kadroyla çıktık. Galatasaray iyi kadro ile çıktı. Bugün 19 yaşında Osman diye bir kardeşimizi oynattık, müthiş oynadı. Hepsini tebrik ettim. Burada galip gelmek önemliydi. Bizim hedefimiz ligdeki maçımız. Ligde konsantre olacağız. İnşallah hafta sonunda bu galibiyeti pekiştirmek adına bir galibiyet daha alırsak daha emin adımlarla yolumuza devam ederiz" ifadelerini kullandı. "Ligde 7 puana ihtiyacımız var" Takımın başına geçeli 1.5 ay olduğunu ve bu dönemde de güçlü takımlarla oynadıklarını ifade eden 44 yaşındaki teknik adam, "Hep güçlü takımlarla oynadık. Konyaspor maçında belki 1 puan alabilirdik. Diğer takımlar ligin üst takımlarıyla oynadık. Biz çalışmaya hep devam ettik. Takıma güveniyordum, iyi oyunculara sahibim. Bana adapte olmaları uzun sürmüş olabilirdi. Belki gol atamadık ama yılmadık. 32 puanla ligde kalacağını düşünüyorum. 7 puana ihtiyacımız var. Şu anki planım son 4 maçtan 7 puan alarak inşallah sezonu bitirmek. Rotasyon yapmak zorundaydım. Benim için önemli olan hafta sonu oynayacağım maç. Galatasaray’ın 11’ini görünce onların daha çok ciddi aldığını da gördük. Asıl işimiz pazar günkü Kocaelispor" şeklinde konuştu. "Günay’a kafasına takmamasını söyledim" Galatasaray’ın kalecisi Günay Güvenç’in taraftarlar tarafından ıslıklanmasının sorulması üzerine Volkan Demirel, "Kalecilerin kaderidir. Kaleciler yalnız adamlardır. İçeride gördüm, hiç kafasına takmamasını söyledim. Biz de bu tarz durumlara çok maruz kaldık. Kaleci hata yaptığı zaman dozu fazla oluyor. Ben bunu çok yaşadığım için Günay’ı anlıyorum. Günay çok değerli bir kaleci. Kendisini çok da seviyorum. Uğurcan da öyle. Bu kaleciler, Türkiye’nin değeridir. 1-2 maçla kötü kaleci olunmaz. İkisinin de ben çok iyi kaleci olduğunu düşünüyorum. Uğurcan zaten çok farklı yerlere gidiyor. Günay da Galatasaray için çok önemli bir kaleci. İnşallah Galatasaray taraftarı bugün kırgınlardır. Bize yenildikleri için üzgün olabilirler, ben olduğum için ekstra bir üzgün olabilirler ama bizim daha çok ihtiyacımız vardı. Onlara ben başarılar diliyorum. Günay kardeşime de kafasına takmamasını gerektiğini söylememem gerekiyor. Çünkü bu futbol, futbolda biz neler gördük" diye cevap verdi.