Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor
21 Nisan 2026 Salı - 17:10:58
Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
21 Nisan 2026 Salı - 17:03
ALKÜ, yeşil enerjide Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu
Elektrik tüketiminin tamamını yeşil enerji kaynaklarından sağlayan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) CK Enerji Akdeniz Elektrik tarafından verilen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 10. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında, GES projesi ile Kamu Kategorisi’nde Türkiye üçüncüsü olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bu kez de CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmak, karbon salımını sıfırlamak için çevre dostu enerji kullanımına yönelik önemli bir adım atan ALKÜ, elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarından sağladığını belgeledi. CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan ALKÜ, elektrik tüketiminden kaynaklı çevre etkisine nötrledi. 634 bin kwh’lik elektrik tüketimi yeşil enerjiden karşılandı Sertifika ile üniversitenin 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplamda 634 bin 479 kWh elektrik tüketiminin yeşil enerjiden karşılandığı belgelenmiş oldu. Böylece 272,8 CO emisyonunun önüne geçilirken, 12 bin 300 yetişkin ağaç dikilmesiyle eşdeğer bir karbon emisyonu nötrlemesi sağladı. Bu sonuç ile ALKÜ şehir merkezinde 58 adet otomobilin bir yıl boyunca trafikten çekilmesiyle aynı çevresel faydayı sağladı. Geleceğimiz için çalışmalarımız hızla sürdüreceğiz Törende konuşan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversite olarak yalnızca akademik başarılarla değil, çevresel sorumluluklarımızla da öncü olmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelerek karbon ayak izimizi azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu sertifika, çevreye duyarlı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizlere bu konuda desteklerini esirgemeyen CK Enerji Akdeniz Elektrik ailesine ve Genel Müdürümüz Fahrettin Tunç’a, ALKÜ ailemizin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkileyen stratejik bir adım CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç da, "Yenilenebilir enerjiye geçiş, gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen stratejik bir adım. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin I-REC sertifikasıyla elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarıyla belgelendirmesi, sürdürülebilirlik adına son derece kıymetli bir örnek. Sürdürülebilir enerjiye erişimi kolaylaştırmak, iş ortaklarımızla birlikte temiz bir geleceğe katkı sağlamak en büyük önceliğimiz. CK Enerji Akdeniz Elektrik olarak, kurumların karbon ayak izini azaltmalarına katkı sunmaya ve temiz enerji dönüşümünü desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Sertifika, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde düzenlenen törenle takdim edildi. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç’un katıldığı törende, yeşil enerji kullanımının sürdürülebilir bir gelecek için önemine işaret edildi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:15
Şiddetin görünür hale gelip normalleşmesi çocuk ve gençleri olumsuz etkiliyor
Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemlerde kamusal alanlarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. Konunun sadece bireysel değil toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ünal, "Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır" dedi. Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen 4. Uluslararası ve 28. Ulusal Klinik Eğitim Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, etkinliğe ilişkin veriler paylaşıldı. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Nalan Kalkan Oğuzhanoğlu, sempozyumda 14 kurs, 30 panel, 10 uzmanla buluşma oturumu ve 6 konferans düzenlendiğini, ayrıca 82 sözlü ve 46 poster bildirinin sunulduğunu belirtti. Toplam 162 konuşmacının yer aldığı programa 441 katılımcı katılırken, 103 katılımcının burslu olarak desteklendiği bildirildi. Sempozyuma Almanya, İngiltere, İtalya ve Hollanda’dan 6 yabancı konuşmacı da katkı sundu. "Bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemde artan şiddet ve intihar olaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Son dönemde okullarda ve kamusal alanlarda artan şiddet olayları, toplum ruh sağlığı açısından ciddi bir kaygı kaynağıdır ve yalnızca bireysel değil, toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu süreç, hem başkalarına yönelik saldırgan davranışları hem de bireyin kendine yönelen yıkıcı eğilimlerini, özellikle intihar düşüncesi ve girişimlerini artırabilmektedir. İstanbul’da son günlerde raylı sistemlerde art arda yaşanan intihar olayları hepimizi derinden üzmekte, bu durum yalnızca bireysel kayıplar açısından değil, toplum ruh sağlığı ve kamusal güvenlik açısından da acil ele alınması gereken ciddi bir soruna işaret etmektedir. İntihar davranışı, çoğu zaman çok etmenli bir süreç içinde ortaya çıkar. Ruhsal hastalıklar, umutsuzluk, yalnızlık, ekonomik ve sosyal zorluklar, travmatik yaşantılar, madde kullanımı, daha önceki kendine zarar verme davranışları, destek sistemlerinin zayıflaması, ölümcül araçlara kolay erişim ve profesyonel yardıma erişimdeki güçlükler bu süreçte rol oynayabilir. Bu nedenle, intiharı önlemede suçlayıcı ve damgalayıcı söylemlerden uzak, riskleri azaltmayı ve destek mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefleyen, bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" dedi. "Tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir" Toplumda şiddet ikliminin azaltılması gerektiğini ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesine yönelik adımların atılabileceğini ifade eden Ünal, "Toplumsal huzurun güçlendirilmesi, intiharı önlemenin temel şartların arasındadır. İntihar önlenebilir. Bunun için ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki bireylerin erken fark edilmesi, kriz anında hızlı ve şefkatli müdahale edilmesi ve ölümcül yöntemlere erişimin sınırlandırılması büyük önem taşımaktadır. İntihar davranışının bulaşıcı olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle medyada intihar haberlerinin sansasyonel ve ayrıntılı biçimde sunulmasından kaçınılmalı, bunun yerine yardım yolları ve destek mekanizmaları görünür kılınmalıdır. Raylı sistemlerde yaşanan intiharlar, sağlık hizmetlerinin yanı sıra kent planlaması, ulaşım güvenliği ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğunda ele alınmalıdır. Uluslararası veriler, platform bariyerleri, güvenlik sistemleri ve personel eğitiminin etkili koruyucu önlemler olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir. Toplum olarak da sorumluluğumuz vardır. Çevremizde umutsuzluk, vedalaşma, içe çekilme, ’yaşamak istememe’ ifadeleri veya kendine zarar verme belirtileri gördüğümüzde bunu göz ardı etmemeli, yargılamadan destek olmalı ve profesyonel yardıma yönlendirmeliyiz. Bugün ihtiyaç duyulan şey, korku ve sansasyon değil, dayanışma, erken müdahale ve erişilebilir destek sistemleridir" şeklinde konuştu. "Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel şiddete maruz kalıyor" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Dr. Gülsüm Zuhal Kamış ise, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin, yıllardır çözülememiş bir sorun olduğunu ifade ederek, "Hekimler ve sağlık çalışanları yalnızca sözel ya da fiziksel şiddete maruz kalmıyor, hayatını da kaybediyor. Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı şartlarda, meslektaşlarımız, bir taraftan Dr. Ersin Arslan, Dr. Fikret Hacıosman, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Aynur Dağdemir ve mesleki baskıların gölgesinde hayatını kaybeden Dr. Melike Erdem gibi hayatını kaybeden meslektaşlarımızın acısını yüreğinde taşıyor, bir taraftan da sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor" diye konuştu. "Şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur" Türkiye Psikiyatri Derneği Saymanı Dr. Hayriye Mihrimah Öztürk ise kadına yönelik şiddet konusuna ilişkin, "Kalıcı çözüm yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı değildir. Şiddetin temelinde yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmeden, eğitimden çalışma yaşamına kadar her alanda eşitlik sağlanmadan ve toplumsal zihniyet dönüşümü gerçekleştirilmeden bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kadına yönelik şiddet kaçınılmaz değildir. Bu şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur. Dolayısıyla değiştirilebilir. Şiddeti önlemek, şiddete maruz bırakılan kadınlara inanmak, onları güçlendirmek ve destek mekanizmalarını erişilebilir kılmakla başlar. Sağlık sistemi, emniyet birimleri ve adli süreçler, kadınların yeniden travmatize edilmesini önleyecek şekilde yapılandırılmalıdır" ifadelerini kullandı. "Psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" Türkiye Psikiyatri Derneği Asistan Hekimlik Sekreteri Dr. Nur Temizkan ise dijital şiddetin, yalnızca teknolojik bir sorun olmadığını belirterek, "Toplumsal, psikolojik ve sistematik katmanları olan çok boyutlu bir kriz. Ve ayrıca dijital şiddet, bireysel bir psikopatolojiden ziyade, politik, sosyolojik ve kültürel unsurların bir sonucu. Dijital şiddet dediğimizde, internet, sosyal medya, akıllı telefonlar gibi araçlar üzerinden gerçekleştirilen her türlü taciz, tehdit, aşağılama, şantaj ve kontrol davranışını kastediyoruz. Bu, aslında geleneksel şiddetin ortadan kalkmış hali değil, dijital dünyaya taşınmış ve yeni araçlarla güçlenmiş bir uzantısı. Güncel verilere bakarsak, Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, kadın gazeteciler ve aktivistlerin üçte ikisinden fazlası dijital şiddete maruz kalıyor, bu vakaların yüzde 40 kadarı fiziksel şiddetle sonuçlanıyor. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise her 10 kadından yaklaşık 3’ünün ısrarlı takibe maruz kaldığını, kadınların yarısından fazlasının ise dijital mecralarda taciz içerikli mesajlarla karşılaştığını gösteriyor. Bu bulgular, dijital şiddetin çoğu durumda fiziksel şiddetin alternatifi değil, onu önceleyen, besleyen ve sürekliliğini sağlayan bir süreç olduğunu göstermekte. Biz bugün şunu vurgulamak istiyoruz: Dijital alan da bir yaşam alanı. Orada maruz kalınan şiddet gerçek ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri son derece somut ve yıkıcı. Kadınların, gençlerin ve diğer tüm grupların dijital alanda var olabilmek için daha sessiz, daha görünmez olmak zorunda kalması bir çözüm değil. Dijital şiddet çok boyutlu bir kriz ve bununla ancak toplumsal, psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" dedi.
21 Nisan 2026 Salı - 15:45
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı: "ABD istikrar değil, istikrarsızlık ister"
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Amerika’nın girdiği bölgelerde istikrar kuramamasının bir "başarısızlık" değil, bilinçli bir strateji olduğunu belirterek "ABD, oluşturduğu istikrarsızlık üzerinden bölgenin enerjisini emmektedir. Afganistan’daki istikrarsızlık Rusya, Pakistan ve İran’ın enerjisini tüketmektedir. Suriye ve Irak’taki karışıklıklar Türkiye’nin enerjisini emerek İsrail’e alan açmaktadır. İran’ı içten çökertme çabaları ise beklenen sonucu vermemiştir" dedi. Konyaaltı Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (KONYSİAD) Nisan ayı olağan toplantısının açılış konuşmasını KONYSİAD Başkan Yardımcısı Gökçen Deveci yaparken, Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, bölgesel gelişmelerden askeri gelişmelere, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlardan fırsatlara kadar geniş kapsamlı bir sunum yaptı. Yaycı, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere özel bir açıdan bakarak İsrail, Amerika ve İran arasındaki gerilimi ve bölgedeki ülkelerin durumunu kapsamlı biçimde ele aldı. Prof. Dr. Cihat Yaycı, "Ortadoğu’daki Gelişmeler, Türkiye’nin Konumu ve Mavi Vatan" başlıklı sunumuyla küresel siyasetin perde arkasını değerlendirdi. Yaycı, Ukrayna ve İran merkezli gerilimlerin temelinde yatan enerji ve maden savaşlarına dikkat çekerek iş dünyasına kritik uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Cihat Yaycı, Rusya-Ukrayna savaşının sadece bir toprak mücadelesi olmadığını, Ukrayna’nın sahip olduğu yeraltı zenginliklerinin bu savaşın önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Ukrayna’nın tek başına yılda 600 milyon insanı doyurabilecek bir buğday potansiyeline sahip olduğunu belirten Yaycı, ülkenin maden zenginliğini şu sözlerle açıkladı: "Ukrayna, teknolojik ürünlerin vazgeçilmezi olan nadir toprak elementlerinde dünya ikincisidir. Demir cevherinde dünya altıncısı olan ülke; uranyum, titanyum ve kömür rezervleriyle de öne çıkmaktadır. Batı’nın sunduğu barış planları ise bu madenlerin borçlar karşılığında paylaşılmasına dayanmaktadır." "Hürmüz, küresel ticaretin şah damarı" Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzındaki hayati rolüne değinen Prof. Dr. Yaycı, dünya petrol ve doğalgazının yaklaşık yüzde 26’sının bu noktadan geçtiğini ifade etti. Muhtemel bir çatışma durumunda İran’ın boğazı kapatma tehdidinin küresel ekonomiyi ciddi şekilde etkileyebileceğini belirten Yaycı, "Japonya yüzde 72, Güney Kore yüzde 65 ve Çin yüzde 50 oranında Hürmüz Boğazı’na bağımlıdır. İran’ın Babülmendep Boğazı’nı da kapatması, Avrupa-Asya ticaretinin yarısının durması anlamına gelir. Asya ile ticaret yapan iş insanlarının bu riske karşı orta vadeli tedbirler alması ve stoklu çalışması hayati önemdedir" dedi. "ABD istikrar değil, istikrarsızlık ister" ABD’nin bölge politikalarını eleştiren Cihat Yaycı, Amerika’nın girdiği bölgelerde istikrar kuramamasının bir "başarısızlık" değil, bilinçli bir strateji olduğunu savundu. Yaycı, "ABD, oluşturduğu istikrarsızlık üzerinden bölgenin enerjisini emmektedir. Afganistan’daki istikrarsızlık Rusya, Pakistan ve İran’ın enerjisini tüketmektedir. Suriye ve Irak’taki karışıklıklar Türkiye’nin enerjisini emerek İsrail’e alan açmaktadır. İran’ı içten çökertme çabaları ise beklenen sonucu vermemiştir" şeklinde konuştu. "Türkiye en güvenli liman" Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirten Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Avrupa’nın enerji arz güvenliği için Türkiye’nin "en güvenli liman" olduğunu ifade etti. Mavi Vatan’daki hakların korunması için yerli savunma sanayinin ve Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yaycı, kamuoyunda "Kürt meselesi" başlığıyla tartışılan konuya da değinerek, bu ifadenin yanlış bir terminoloji olduğunu savundu. Yaycı’ya göre bu durum bir "Kürt meselesi" değil, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir güvenlik ve beka sorunudur. Antalya için "Savaş bilançosu" uyarısı Toplantıda konuşan KONYSİAD Başkanı İlhami Kaplan, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın Antalya ekonomisinin temel sektörleri olan turizm, enerji ve tarım üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. Kaplan, Enerji ithalatına bağımlılık nedeniyle artan maliyetlerin enflasyonu tetiklediğini, savaş algısının ise yabancı turist tercihlerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
13 Mart 2026 Cuma - 17:30
Döşemealtı’nda 314 adet kaçak elektronik sigara ele geçirildi
Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Döşemealtı ilçesinde kaçak tütün ve tütün mamullerine yönelik operasyon düzenlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yürütülen çalışmalar kapsamında iki şüphelinin ikametinde arama yapıldı. Aramalarda 314 adet kaçak elektronik sigara ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 17:11
Antalya Büyükşehir’den ulaşım filosuna takviye: 19 hibrit otobüs sahada
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından geçtiğimiz ay alımı tamamlanan 256 aracın ilk etap teslimatı gerçekleşti. Belediye hizmet binası önünde düzenlenen tanıtımda 12 metrelik 19 adet hibrit otobüs kamuoyuna sunuldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent içi toplu taşıma kapasitesini artırmak amacıyla başlattığı araç alım sürecinde ilk teslimatları teslim aldı. Toplam 748 milyon TL bedelle ihale edilen 256 araçlık paketin ilk parçası olan 19 adet hibrit otobüs, belediye binası önünde tanıtıldı. Başkan vekili Özdemir direksiyon başına geçti Tanıtım programına katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, yeni araçları inceleyerek teknik ekipmanlar hakkında bilgi aldı. İncelemelerin ardından şoför koltuğuna geçen Özdemir, aracı kısa süreliğine test etti. "Yatırımlar Yıl Boyunca Devam Edecek" Teslimat töreninde sürece dair teknik bilgiler paylaşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Geçen ay 748 milyon TL bedelle 256 araç alımımızı gerçekleştirmiştik. Ulaşım alanındaki bu yatırımın ilk teslimatı olan 19 otobüsümüz şu an Antalya Büyükşehir Belediyemizin önünde. Sürdürülebilir kent içi ulaşım hedefi doğrultusunda yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu süreç sadece mevcut otobüslerle sınırlı kalmayacak; yıl boyunca araç alımlarımız ve teslimatlarımız sürecek. Mevcut mali disiplin ve bütçe planlaması doğrultusunda bu yatırımları gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi. Hizmete giren 19 otobüsün, düşük emisyonlu ve yakıt tasarrufu sağlayan hibrit motor teknolojisine sahip olduğu belirtildi.
13 Mart 2026 Cuma - 17:08
Baba ve kız aynı kokpitte: 42 yıllık pilot gökyüzüne kızıyla veda etti
Yolcuların alkışlarla eşlik ettiği uçuş, havalimanında geleneksel su takı töreniyle tamamlandı.
13 Mart 2026 Cuma - 16:50
Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu hizmete açıldı
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualarla hizmete açıldı. Hayırsever Nizamettin Demirel’in katkılarıyla Muratpaşa ilçesi, Gebizli Mahallesi’nde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılım sağladığı tören ile hizmete açıldı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada camilerin ihtiyaç duyulan bölgelere inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Vali Şahin, "Kaymakamımız, Belediye Başkanımız ve Müftülüğümüz Muratpaşa’da örnek bir çalışma ortaya koyuyor. Daha önce de benzer açılışları birlikte gerçekleştirdik. Bu desteklerinden dolayı Muratpaşa Belediye Başkanımıza, Muratpaşa Kaymakamımıza, muhtarlarımıza, hayırseverlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buraya doğru bir yatırım yapılmış ve mahallemizin cami ihtiyacı karşılanmış oldu. Ayet-i kerime de ’Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a inanan kimseler imar eder’ ayetinde bahsi geçen imar sadece bina yapmak değil; aynı zamanda orayı ibadetle, iyilikle ve salih amellerle ihya etmektir. Bu da Gebizli Mahallesi’nin kıymetli sakinlerine düşüyor. Bu caminin güzel işlerin ve hayırlı faaliyetlerin merkezi olacağına gönülden inanıyor ve her zaman destek olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Vali Hulusi Şahin, Hacı Nizamettin Demirel Camii’nin inşasına sağladığı katkılardan dolayı hayırsever Nizamettin Demirel’e plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından, Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualar eşliğinde kesilen kurdeleyle hizmete açıldı. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Müftüsü Aydın Yığman, hayırsever Nizamettin Demirel ve ailesi, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 15:55
Coşkun Aral, ‘İmkansız Coğrafyalar’ı anlattı
Usta gazeteci ve foto muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen söyleşide, öğrencilerle bir araya geldi. --Rıza Özel’in moderatörlüğünde Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. "Foto muhabirleri tarihe tanıklık ediyor" Söyleşide mesleki tecrübelerini ve habercilik hayatında yaşadığı çarpıcı olayları anlatan usta gazeteci Aral, yeni kitabı ‘İmkansız Coğrafyalar’ın ortaya çıkış süreci hakkında da bilgiler verdi. Yıllar boyunca tanıklık ettiği pek çok olayın bilinmeyen yönlerini öğrencilerle paylaşan Aral, dünyanın bugün de benzer süreçlerden geçtiğini ve yaşananların geleceğe aktarılmasında foto muhabirlerinin önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Foto muhabirliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda tarihe tanıklık etmek anlamına geldiğini belirten Aral, "Savaşlar, afetler, felaketler ve sevinçler İnsanlığın hafızasında yer eden pek çok an, foto muhabirlerinin objektifinden çıkan karelerle hatırlanır" dedi. Foto muhabirliğinin bugün yaşananların ışığını geleceğe taşıyan en güçlü araçlardan biri olduğunu ifade eden Aral, genç gazetecilere sahada cesur, meraklı ve sorumluluk sahibi olmaları tavsiyesinde bulundu. Söyleşinin sonunda öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Aral, etkinliğin ardından kitabını öğrenciler için imzaladı. Öğrenciler, usta gazeteciyle birebir sohbet etme ve deneyimlerinden faydalanma fırsatı buldu.
13 Mart 2026 Cuma - 14:52
Corendon Alanyaspor, Göztepe maçı hazırlıklarını tamamladı
Corendon Alanyaspor, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında yarın Göztepe ile deplasmanda oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarını tamamladı. Kulüp tesislerinde Teknik Direktör Joao Pereira yönetiminde yapılan antrenman ısınma çalışmasıyla başladı. Pas çalışmasıyla devam eden antrenman, taktik çalışmalarla sona erdi. Göztepe Stadı’nda yarın saat 20.00’de başlayacak mücadelenin orta hakemi ise Asen Albayrak olacak.
13 Mart 2026 Cuma - 14:10
Antalya’da bariyerlere çarpan motosikletli hayatını kaybetti
Antalya’da direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpan 34 yaşındaki motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti. Genç motosikletlinin cenazesini Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alan yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Kaza, dün gece 23.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Liman Mahallesi Kemer-Antalya yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kemer’den Antalya istikametine seyir halindeki Murat Çakır’ın (34) kullandığı motosiklet Sarısu Kavşağı’na yaklaştığı sırada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek virajı alamayarak bariyerlere çarptı. Yoldan geçen diğer sürücülerin yerde hareketsiz yatan Çakır’ı görerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbar sonrası olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri olay yerinde ilk müdahalesi yapılan motosiklet sürücüsünden nabız alması üzerine Çakır’ı ambulansla hastaneye sevk etti. Gözyaşlarına hakim olamadılar Ambulansla özel bir hastaneye kaldırılan Murat Çakır, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Savcılık ve otopsi işlemleri için Çakır’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, talihsiz gencin cenazesi yakınları tarafından teslim alındı. 1 çocuk babası olduğu öğrenilen Çakır’ın cenazesinin teslimi sırasında yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Gözü yaşlı anneyi yakınları teselli ederken, Çakır’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Fatih Mezarlığı’na götürüldü.
13 Mart 2026 Cuma - 14:09
Vestel FIG Artistik Cimnastik Dünya Kupası başladı
Dünya cimnastiğinin kalbi, Vestel’in ana sponsorluğunda üçüncü kez Antalya’da atıyor. FIG Artistik Cimnastik Dünya Kupası ile üst düzey sporcuları Türkiye’de buluşturan şirket, 2021’den bu yana süregelen Türkiye Cimnastik Federasyonu iş birliğiyle sporun gelişimine destek oluyor. Uluslararası Cimnastik Federasyonu tarafından düzenlenen Vestel FIG Artistik Cimnastik Dünya Kupası’nda dünyanın en iyileri mücadele ediyor. 12-15 Mart tarihleri arasında Antalya İbrahim Çolak Cimnastik Salonu’nda düzenlenen organizasyona, 45 ülkeden 170 sporcu katılıyor. 2024 yılında Challenge Cup statüsünde düzenlenen turnuva, 2025’te World Cup statüsüne yükseldi. Önemi giderek artan organizasyon, 2026-2027 yıllarında Dünya Şampiyonası’na, 2028 yılında ise 2028 Los Angeles Yaz Olimpiyat Oyunları’na kota verecek. Vestel, 2024’ten bu yana isim sponsoru olduğu organizasyona üçüncü yılında da desteğini sürdürerek, cimnastiğin kalbini Antalya’da attırmaya devam ediyor. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında; Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, milli takım antrenörlerinden Yılmaz Göktekin ve Göksu Üçtaş Şanlı ile milli cimnastikçiler İbrahim Çolak ve Sevgi Seda Kayışoğlu yer aldı. Etkinliğe verdikleri desteğe ilişkin değerlendirmede bulunan Duygu Badem Uylukçuoğlu, "Vestel olarak sporun birleştirici gücünü en saf haliyle hissetmekten büyük gurur duyuyoruz. Kendimizi sadece spor sponsoru olarak değil, toplumun gelişimine destek veren ve sporla yaşayan bir marka olarak tanımlıyoruz. ’Sporun kalbinde Vestel, Vestel’in kalbinde spor var’ söylemimiz bir pazarlama cümlesinin çok ötesinde, hayatın içinden doğan bir gerçek. Türkiye Cimnastik Federasyonu ile 2021 yılından bu yana sadece maddi değil, manevi iş ortağı olarak da omuz omuza yürüyoruz. Tüm spor branşlarının temeli olan cimnastiği destekleyerek cinsiyet ayrımı gözetmeksizin çocuklarımızı erken yaşta spora kazandırmayı sosyal sorumluluk olarak görüyor; bu hedef doğrultusunda federasyonumuzun iş birliğiyle önemli projeler yürütüyoruz. Bugün 45 ülkeden 170’in üzerinde üst düzey sporcuyu ülkemizde ağırladığımız bu prestijli Dünya Kupası organizasyonunda, başta ay-yıldızlı millilerimiz olmak üzere tüm katılımcılara yürekten başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen konuya ilişkin açıklamasında, "Türk cimnastiği artık sadece finallerde yarışmaktan çıkıp, uluslararası alanda güven veren ve her yarışmada madalya hedefleyen güçlü bir yapıya büründü. Bu ivmenin en önemli göstergelerinden olan Vestel Artistik Cimnastik Dünya Kupası, gelecek yıl olimpiyat kotası verecek olmasıyla spor dünyasında çok daha büyük bir önem kazandı. Hedeflerimizi böylesine büyüttüğümüz bu yolda; ana sponsorumuz olarak yanımızda duran, cimnastiğe ve Türk sporuna verdikleri değerli desteklerle bugünkü güçlü vizyonumuzu inşa etmemize büyük katkı sağlayan Vestel ailesine yürekten teşekkür ediyor, kurduğumuz bu güçlü birlikteliğin uzun yıllar boyunca devam etmesini umut ediyorum" dedi. 2021’den bu yana Türkiye Cimnastik Federasyonu ile çalışan Vestel, federasyonun co-sponsoru ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Ritmik Dal ana sponsoru olarak başlattığı iş birliğinin kapsamını 2022’de genişletti. Vestel bugün, kadın ve erkeklerde Türkiye Cimnastik Federasyonu Ana Sponsoru olarak yedi kategoride cimnastik sporuna destek veriyor.
13 Mart 2026 Cuma - 14:06
Kanser tedavisinde çığır açan CAR-T’de yerli üretim dönemi başlıyor
Kanser tedavisinde çığır açan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretiminin yapılabileceği Hücresel ve Gen Tedavi Merkezi, Akdeniz Üniversitesi’nde açıldı. Lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde dirençli vakalar için umut olması beklenen merkezde ilk tedavinin 15 Nisan’da uygulanması planlanıyor. Akdeniz Üniversitesi, kanser tedavisinde dünya genelinde en ileri yöntemler arasında gösterilen CAR-T hücre tedavilerinin Türkiye’de üniversite temelli olarak üretilmesi ve klinik uygulamaya alınmasını mümkün kılacak altyapıyı tamamladı. Üniversite bünyesinde kurulan Hücresel ve Gen Tedavi Merkezi’nin, teknik validasyon ve kalite süreçlerinin tamamlanmasının ardından klinik araştırmaların yürütülmesine hazır hale getirildiği bildirildi. Merkezde, hematolojik kanserlerin tedavisinde geliştirilen ve yeni nesil CAR-T tedavi yaklaşımları içinde ileri teknolojik altyapısıyla öne çıkan CD19 hedefli Nespe-cel (AT101) programı kapsamında faaliyet yürütülmesi planlanıyor. Bu gelişmeyle birlikte CAR-T tedavisinin yerli üretimine geçilmesi hedeflenirken, ileri hücresel immünoterapiler alanında dışa bağımlılığın azaltılması yönünde adım atıldı. Akdeniz Üniversitesi İleri Sağlık Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, merkezin yalnızca bugünün değil, Türkiye’nin sağlıkta ileri biyoteknoloji kapasitesi açısından yeni bir dönemin kapısını aralayacağını söyledi. "Akdeniz Üniversitesi ve Türkiye için çok önemli bir an" 14 Mart Tıp Bayramı arifesinde önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, büyük heyecan duyduklarını söyledi. Özkan, "14 Mart Tıp Bayramı arifesinde birçok kanser hastasının ve kanser hastası yakınının dört gözle beklediği bir haberi müjdelemek üzere bir aradayız. Ben bu anlamda hakikaten çok heyecanlıyım. Çünkü şu anda Akdeniz Üniversitesi ve Türkiye için çok önemli bir an, tarihli bir gün olduğunu düşünüyorum" dedi. Göreve geldikleri ilk dönemde transplantasyon ve kanser alanında birçok araştırma planladıklarını anlatan Özkan, "5 yıl önce göreve başladık. Göreve başladığımız zaman Ömer Hoca’yla merak ve ilgi alanımız olan transplantasyon ve kanser ile ilgili birçok araştırmaya yönelik planımız vardı. Biz bu planı Cumhurbaşkanımıza açtığımız zaman kendileri destek verdi. Şu anda bulunduğumuz bina da Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek verdiği projenin binası. Akdeniz Üniversitesi olarak her zaman önemli işlere imza atmak için çok büyük bir gayret gösterdik" diye konuştu. "Lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde yeni bir tedavi yöntemi var" Lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde özellikle başarısız tedavilerin ardından yeni bir yöntemin devreye girdiğini belirten Özkan, "Lösemi, lenfoma, kemik iliği kanserlerinde artık özellikle başarısız olan tedavilerde yeni bir tedavi yöntemi var. Dünyada 7 merkez bu yöntemi kullanıyor. Çok yeni bir metot bu. Türkiye de Akdeniz Üniversitesi ile 8. ülke olma şerefine nail olacak. Bu tedavide hastaların kanları alınarak güçlendirilecek, tekrar kendilerine çeşitli metotlarla iade edilecek ve yüzde 95 oranında başarıdan bahsediliyor. Bu anlamda da çok heyecanlıyız. Bir başka heyecanımız da şu; bu metodun yalnızca kan kanserleri için değil, yürüttüğümüz araştırmalarla başka tedavilere de uygulanmasını planlıyoruz" dedi. "Yüz binlerce dolarlık tedaviyi Türkiye’de yerli ve milli olarak uygulayacağız" Merkezin en önemli yönlerinden birinin yerli üretim altyapısı olduğuna işaret eden Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada önemli olan şey 8. ülke olmamız ve yüz binlerce dolarlık bir tedavi olması. Bu tedaviyi Türkiye’de yerli, milli olarak uyguluyor olmamız son derece önemli. Türkiye için bunun tarihi bir an olduğunu düşünüyorum. Çünkü kan kanserleriyle başlayıp daha sonra başka kanserlere de evrilecek. Birçok umutsuz hastaya umut olacak. Yüzde 95 başarı oranı, çok büyük bir oran gerçekten." Tedavinin yalnızca hastadan alınan kan örneğinin yurt dışına gönderilmesi şeklinde anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Özkan, Türkiye’de yapılacak işlemin kapsamına dikkat çekti. Özkan, "Bu kan tamamen burada işleme alınacak. Türkiye’de yaptık denilen yerlerde böyle bir şey gerçekleşmiyor. Onlar kanı alıp yurt dışına göndermişler. Ama tedavi bu değil; o zaman tedaviyi yapmış olmuyorsun. Kanı alacağız, tamamen burada işleme alınacak, çeşitli metotlarla değiştirilecek, güçlendirilecek ve yine burada o kan hastaya verilecek. Bence en kıymetli kısım bu, yerli ve milli olması burada önemli. Hem hastaların başarı oranları çok yükseliyor, aynı yerde yaptığımız için. Hem de çok daha uygun fiyatlara mal oluyor. Dünyada sadece 7 yerde yapılıyor. İnsanların kalkıp da Amerika’ya gitmesine gerek kalmayacak. Çok ciddi şeyler bunlar, bütçeler çok ciddi. Artık bunlara gerek kalmayacak" dedi. "Bugün itibariyle tüm altyapı, ekipman ve teknoloji transferi tamamlandı" Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise basın toplantısında merkezin altyapı hazırlıklarının tamamlandığını duyurdu. Özkan, "Aslına bakarsanız 5 yıl önce başladığımız ve hepinizin belki de ismini basından duyduğunuz CAR-T tedavisinin merkezi bu binada artık hizmete başlamış olacak. Bugün itibariyle tüm altyapısı, ekipmanları tamamlanmış, teknoloji transferi tamamlanmış ve AR-GE için tüm altyapısını tamamlamış bulunuyoruz" diye konuştu. CAR-T’nin bir immünoterapi yöntemi olduğunu vurgulayan Özkan, "Kısa bir şekilde bahsedersek bu bir immünoterapi tedavisi. Şu ana kadar ülkemizde yapılmayıp daha çok hastaların dışarıya gönderildiği veya hastaların kanlarının gönderilip getirildiği bir tedavi yöntemiydi. Bu aşamada hastaların kanları alınacak, laboratuvarda savaşan akıllı hücreler dönüştürülecek, genetik olarak programlanacak, eklemeler yapılacak, çoğaltılacak ve hastaya verilmesi sağlanacak. Bu bir süreç. Yaklaşık 8-10 gün kadar süren bir süreç sonunda hastaya tedavisi planlanacak. Bu kısım mutfak kısmı olacak. Diğer tarafta klinik kısmında da arkadaşlarımız tedaviyi uygulayacak" ifadelerini kullandı. "1 Nisan itibariyle validasyon ve ruhsatlandırmanın tamamlanmasını, 15 Nisan’da ilk tedaviyi planlıyoruz" Merkezin en önemli yönünün son teknolojiye sahip laboratuvar altyapısı olduğunu belirten Özkan, başarı oranına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Özkan, "En önemli kısmı, son teknolojiyle olan proteinin bu laboratuvarda bulunması. Başarı oranının yüzde 95’in üzerinde olmasını bekliyoruz. Bu ne demek? Tedavinin zaten başarısız olduğu insanlarda bile yüzde 95’in üzerinde bir oran bekleniyor. CAR-T diye bilinen son dönemlerin en güncel tedavisinin bu laboratuvarda uygulanacak olması çok önemli" dedi. Laboratuvarın mevcut binadaki kullanım oranına ilişkin bilgi veren Özkan, "Bu gördüğünüz binadaki laboratuvar, binanın yaklaşık yüzde 25’ini içerecek. Diğer kısımlarda neler olacak? İleriki dönemde inşallah çok iyi bilinen, maalesef prognozu yani seyri çok kötü olan beyin kanseri gibi tümörler için de kısa zaman içerisinde o proteinlerin transferini, Ar-Ge’sini yapmış olacağız. Bu laboratuvarları daha da geliştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. İlk uygulama takvimini de açıklayan Özkan, "Aslına bakarsanız çok önemli ve anlamlı bir günde bu müjdeyi vermiş oluyoruz. 5 yıllık emeğin inşallah meyvesini alacağız. Bugün itibariyle tüm ekipmanlar yerleşti. 1 Nisan itibariyle validasyonu ve ruhsatlandırmasının inşallah tamamlanmasını bekliyoruz. 15 Nisan itibariyle de ilk tedavimizi almayı planlıyoruz" dedi. "Kaybettiğimiz hastalar için kurtuluş yolu olacak" Bazı hastalarda mevcut tedavilere rağmen istenen sonucun alınamadığını belirten Özkan, CAR-T tedavisinin özellikle bu hasta grubu açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Özkan, "Tedavide aslına bakarsanız maalesef bazı hastalarda ne yaparsanız yapın hem komplikasyonlar hem de tedavinin yetersizliğinden kaybettiğimiz hastalar var. Bu tabii ki acı bir olay. Hem tedavisi olan bir hastalık diyoruz ama maalesef bu yüzden de kaybettiğimiz hastalar var. Onlar için önemli bir tedavi yöntemi olacak, kurtuluş yolu olacak inşallah" diye konuştu. Yalnızca Türkiye’den değil, yurt dışından da hasta kabulünün mümkün hale gelebileceğini vurgulayan Özkan, "Hem ülkemizdeki hastalara hem de yurt dışından gelecek hastalara kapı açılmış olacak. Özellikle bugüne kadar hastalarımızı yurt dışına gönderirken, artık yurt dışından da hastaları kabul etme imkanımız olacak. Burada bize en yakın merkez İsrail’de. Ancak Orta Doğu’da ve çevre coğrafyada birçok ülkeden bu hastaların gelme imkanı olacak" ifadelerini kullandı. "Vücudun savaşan hücreleri laboratuvarda güçlendirilip yeniden hastaya verilecek" Tedavinin bilimsel mekanizmasını da anlatan Özkan, bağışıklık sisteminin kanserle savaşan hücrelerinin laboratuvar ortamında dönüştürülerek yeniden hastaya verileceğini ifade etti. Özkan, "Vücutta aslına bakarsanız kanserde savaşan hücreler var. Ama bu hücreler bazen yetişemiyor; ya miktar olarak yeterli olmuyor ya da güçlü olamıyor. Anlaşılacak şekilde anlatayım; savaşan hücreler alınacak. Bu hücreler laboratuvarda genetik olarak değiştirilip o kanser türüne karşı savaşabilecek eklerle donatılacak. Bunlara reseptörler, antijenler deniyor, yeterli miktara geldikten sonra çoğaltılması sağlanacak. Bunun için reaktörler var. Her makinenin ayrı bir reaktörü olacak. Bu makineden bize şu an için 4 tane olacak. Şimdilik yeterli olduğunu düşünüyoruz, gerekirse artırılacak" dedi. Bu hücrelerin milyonlarca kez çoğaltılacağını dile getiren Özkan, "Daha sonra bu hücreler milyonlarca kez çoğaltılacak. Yeterli sayıya ulaştıktan sonra uygun şartlarda, mümkün olan en kısa sürede hastalara verilecek. Bunun özelliği ve güzelliği de burada. Taze olarak hastalara, hiçbir şekilde dondurma işlemi olmadan verilecek. Bu kişiselleştirilmiş bir tedavi olacak. Çok az bir kemoterapi gerekecek. Bunun dışında çoğunlukla bir immünoterapi türü, yani kişiye özel bir kanser tedavisi olacak" şeklinde konuştu. "Amacımız sağlıklı hücrelere zarar vermeden tedaviyi sağlamak" Akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin son yıllarda kemoterapinin yan etkilerini azaltmak amacıyla öne çıktığını belirten Özkan, yeni yöntemin temel hedefini şu sözlerle anlattı: "Aslında son yıllarda bildiğimiz akıllı ilaçlar, immünoterapi diye bilinen şeyler, kemoterapilerin yan etkilerini azaltmak için ön plana çıktı. Kemoterapi güzel bir şey ama maalesef sağlıklı hücreleri de etkiliyor. Bundaki amacımız sağlıklı hücrelere zarar vermeden tedaviyi sağlamak. Tabii bunun da az miktarda olsa etkileri var. Onlar için de önlemleri almamız gerekiyor. Çünkü çok kuvvetli askerler veriyorsunuz. O askerlerin sağlıklı yerlere, yani vücudun diğer organlarına saldırmaması için önlem almak gerekiyor." "İlk hedef yıllık 100 hasta, kapasite 150’ye çıkabilecek" Merkezin yıllık hasta kapasitesine ilişkin de bilgi veren Özkan, "Şu andaki hedefimiz yıllık minimum 100 hasta. Bu sayı mevcut teçhizatla 150’ye kadar çıkarılabilir. Hücrenin reaktörlerde çoğaltılması ve işlemin tamamlanması, aldığımız sistemde yaklaşık 7 gün gibi planlanıyor. Bazı hastalarda bu süre 9-10 güne kadar çıkabilir. Bizim aylık 10-12 hasta alma potansiyelimiz var. Ama bunu 4 katına kadar artırma potansiyelimiz de bulunuyor. Bu tamamen talebe göre şekillenecek" dedi. Tedavinin maliyet boyutuna da değinen Özkan, "Bu pahalı bir tedavi. Biz bunu yurt dışına göre çok daha düşük maliyetle yapmayı planlıyoruz. Hesaplarımız bunu gösteriyor. Çünkü yerli tüm imkanlarımızla, devlet imkanlarıyla kurulmuş bir laboratuvar ve üniversitenin imkanlarıyla oluşturulmuş bir tedavi yöntemi olacak. Bu teçhizat ve teknoloji transferi tamamen bilimsel araştırma projelerinin altyapısıyla oluşturuldu. Laboratuvar tamamen devlet imkanlarıyla yapıldı. Diğer kısım ise tamamen üniversite imkanlarıyla hayata geçirildi" diye konuştu. "Çocuk hastalara da ulaşacak, sıradaki hedef beyin kanseri" CAR-T uygulamasında yaş gruplarına göre farklılıklar bulunduğunu aktaran Özkan, "Yaş skalası var. Bazı tedavilerde 25 yaş altı, diğerlerinde daha çok erişkin hastalar olacak şu an için. Ama ileriki dönemde yaş aralığı değişecek. Bunlar tamamen araştırmayla ilgili. Mutlaka çocuk kısmına da gelmesi sağlanacak. Çocuklarda zaten daha çok lösemi görülüyor ve onların tedavisi başarılı şekilde yapılıyor. Ancak erişkin hastalarda büyük sorun var. Onlar inşallah bu yöntemle çözülecek" dedi. Merkezin gelecekte başka kanser türlerine yönelik çalışmalara da ev sahipliği yapacağını belirten Özkan, "Diğer kanser türleri için de bu merkez bir umut ve çalışma ortamı sağlayacak. En kısa hedefimiz beyin kanseri olan kısım. Teknoloji transferini Kore ve Amerikan firmalarından yaptık. Bilinen firmalar bunlar. Şu anda kullandığımız teknoloji transferi bu altyapı üzerinden ilerliyor" ifadelerini kullandı. Akdeniz Üniversitesi’nde hizmete açılan Hücresel ve Gen Tedavi Merkezi’nin, yalnızca CAR-T tedavisinin uygulanacağı bir alan değil; araştırma, eğitim ve klinik uygulamayı aynı çatı altında buluşturan ileri biyoteknoloji üssü olması hedefleniyor. Merkezde önümüzdeki süreçte solid tümörlere yönelik yeni nesil milli CAR-T platformlarının geliştirilmesi, kişiselleştirilmiş hücresel tedavi yaklaşımlarının tasarlanması ve gen düzenleme temelli terapilere yönelik araştırmaların yürütülmesi planlanıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 14:02
Üniversite öğrencisi genç geçirdiği kazada hayatını kaybetti
Antalya’da motosikletiyle seyir halindeyken otomobille çarpışan üniversite öğrencisi genç geçirdiği kazada hayatını kaybetti. Kaza, dün akşam 23.30 sıralarında Kepez ilçesi Kuzeyyaka Mahallesi Yeşilırmak Caddesi üzerinde meydena geldi. Edinilen bilgiye göre motosikleti ile seyir halindeki Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Deniz Atasoy, Fatih Ü.’nün kullandığı 07 AC 0844 otomobille çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, Atasoy sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan üniversite öğrencisi gencin cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 12:27
Kepez’de fırın ve unlu mamul işletmelerine sıkı denetim
Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İlçe Gıda Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte Varsak bölgesinde faaliyet gösteren fırın ve unlu mamul işletmelerine yönelik denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde hijyen ve işletme şartlarına ilişkin çeşitli eksiklikler tespit edilirken, ekmek gramajlarında herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı. Antalya’nın Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla Ramazan ayında fırın ve unlu mamul işletmelerine yönelik denetimlerini artırdı. Bu kapsamda, İlçe Gıda Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Varsak Karşıyaka Mahallesi Mehmet Akif Caddesi ve Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Osman Yüksel Serdengeçti Caddesi üzerinde bulunan fırın ve unlu mamul işletmelerinde müşterek denetim gerçekleştirildi. Yapılan kontrollerde bazı işletmelerde iş yeri yetkililerinin hijyen kurallarına yeterince uymadığı, bazı gıda ürünlerinin son tüketim tarihlerinin geçtiği ve havalandırma alanlarının sineklik ile kapatılması gerektiği tespit edildi. Ayrıca imalat araç ve gereçlerinin bakımının yapılması, imalat bölümünde taban ve tavanlarda tespit edilen eksikliklerin giderilerek tadilat ve boya çalışmalarının gerçekleştirilmesi gerektiği işletmelere bildirildi. Denetimlerde çöp kovalarının kapaklarının açık olduğu ve işletmelerin ilaçlama faaliyetlerine ilişkin belgeleri denetim sırasında ibraz edemediği de tutanak altına alındı. Öte yandan, yapılan ekmek gramaj kontrollerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadı. Tespit edilen eksikliklere ilişkin gerekli uyarılar yapılırken, gerçekleştirilen denetimlere dair tutanak düzenlendi.
13 Mart 2026 Cuma - 12:24
Alanya’da arkadaşını göğsünden yaralayan şüpheli tutuklandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde tartıştığı arkadaşını göğsünden bıçakla yaralayan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, dün Alanya’nın Mahmutlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre E.Y. (20) ile arkadaşı G.S. (20) arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda G.S., yanında bulunan kesici aletle E.Y.’yi göğsünden yaraladı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı E.Y sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. E.Y.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayın ardından gözaltına alınan G.S., jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder