Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Özel eğitim merkezinin düşmedi dediği otizmli gencin düştüğü anın görüntüleri ortaya çıktı
15 Mart 2026 Pazar - 16:26 Özel eğitim merkezinin düşmedi dediği otizmli gencin düştüğü anın görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek evine gönderilen ve ailesine "Cin çarpmış gibiydi" denilerek merdivenden düştüğü gizlenen otizmli gencin merdivenden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. 25 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda 20 yaşındaki Mehmet Ay, gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek eve gönderildi. Olay sonrası ailesinin hastaneye götürdüğü ancak merdivenden düştüğü söylenmeyen Mehmet’in çekilen MR ve tahlillerinde her hangi bir olumsuzluğa rastlanmayınca taburcu edildi. Günlerce acı içinde kıvranan Mehmet Ay’ın yürümekte zorlanması üzerine ailesi bir kez daha hastaneye götürdü. Özel eğitim merkezi yetkililerinin ailenin ve doktorların ısrarına rağmen Mehmet’in merdivenlerden düştüğünü gizlemesi kalçasının kırıldığı 4 gün sonra fark edilebildi. Çekilen röntgen sonrası kalçasındaki kırık fark edilerek ameliyata alınan Mehmet Ay’a 4 platin takıldı. Aileye olaydan 2 saat sonra haber verilen ve merdivenden düştüğü saklanan Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüsü ise aylar sonra ortaya çıktı. Olayın ardından geçen 7 ay sonra otizmili Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmeniyle birlikte merdivenden çıkan Mehmet’in bir süre sonra zemine düştüğü, herhangi bir kontrol yapılmadan merdivenlerden çıkarıldığı görüldü. Yürüyemeyecek durumda evine gönderilen ve kalçasına 4 vida takılan Mehmet’in ailesi, çocuklarının düştüğünü kendilerinden sakladığı, bu nedenle tedavisinin aksadığı gerekçesiyle eğitim merkezi yetkililerinden şikayetçi oldu. Özel eğitim merkezinin olay günü Mehmet’in fenalaştığını ve "Cin çarpmış gibiydi. Bir hastaneye götürün" denilerek eve gönderdiğini ve düşmesinin kendilerinden gizlendiğini söyleyen baba Uğur Ay, "Özel eğitime gittiği gün her hangi bir sağlık sorunu yoktu. Merdivenlerden düşme sonucu kalçası kırılmış. Ama bizi aradıklarında bundan kesinlikle bahsedilmedi. ‘Çocuğunuz rahatsızlandı, yürüyemiyor. Servisle gönderiyoruz, karşılayın. Kucaklayarak taşıyacaksınız, yürüyemiyor" denilmişti. Düştüğü konusu gizlenmişti. Biz hastaneye götürdüğümüzde düşme konusu gizlendiği için tedavisi ilk olarak o yönde ilerlemedi. Bize sorulduğunda okulda fenalaştığını söyledik. Düşüp düşmediği soruldu, özellikle bunu öğrenmem için tekrar aramam istendi. Kurum yetkililerini tekrar arayıp doktorların düşüp düşmediğini sorduğunu belirttiğimde kesinlikle düşmediğini söylediler. Dolayısıyla röntgen çekilmedi, diğer nörolojik problemlerinden olduğu düşünülerek MR ve diğer tahliller yapıldı. Hafif bir enfeksiyon çıkınca ondan kaynaklı yürüyemediği düşünülerek taburcu edildi" dedi. Taburcu edilmesinin ardından Mehmet’in şikayetlerinin artarak devam ettiğini ve 3 gün sonra tekrar hastaneye götürdüklerinde kalçasının kırık olduğunun tespit edildiğini söyleyen baba, "Olay Cuma günü olmuştu, taburcu edildikten sonra 3 gün evdeydik. Ama annesi her altını değiştirdiğinde çocuk acı içinde kıvranıyordu. Şikayetlerde her hangi bir azalma olmadığı için tekrar hastaneye götürdük. Pazartesi tekrar hastaneye götürdük. Hastanede durumu anlattık, çekilen röntgeninde kalçasında kırık olduğu, acil ameliyat edilmesi gerektiği söylendi. Ameliyatın ardından doktor ellerinden geleni yaptıklarını ancak kalça kırığında ameliyatın zaman kaybedilmeden yapılması gerektiğini, aradan 3-4 gün sonra geçtikten sonra yapılan ameliyatın ilk günkü kadar sağlıklı olmayacağı söylendi. Şu anda çocuğum ayağa kalktı yürüyor, ama eskisi gibi değil. Aksayarak yürüyor, çabuk yoruluyor. Uzun süre yürüyemiyor, uzun süre ayakta kalamıyor" ifadelerini kullandı. Kalça ameliyatı ile otizmli Mehmet’in kırık olan kalçasına 4 adet platin takıldığını belirten Uğur Ay, "Ameliyatta takılan 4 platin ömür boyu kalçasında kalacak. Epilepsi hastası, belirli aralıklarla MR’a girmesi gerekiyor. Bu vidalar nedeniyle MR’a giremiyor. Bizden düştüğü gizlenmişti, güvenlik kamerası görüntüleri yeni elimize geçti. Kamera görüntülerinde de çocuğumun düştüğü net bir şekilde görülüyor. Ayrıca dosyada kurumda engelli rampası olduğu yönünde bir fatura var, ama görüntülerde rampa bulunmadığı görülüyor. Şikayetçi olduğumuz kurum çalışanı da verdiği beyanda bunu doğruladı. Atıl bir vaziyette depoda bekletildiğini söyledi. Düşen bir kişinin kaldırılmaması gerekirken kaldırılıyor. 112’yi aramıyorlar, 1 mere yanlarında tekerlekli sandalye varken, çocuğumu kaldırıp kırık kalçası ile yürütüyorlar. Yanlış beyanda bulunuyorlar, ‘düşmedi’ denildi, ama düştüğü görülüyor. Kurumdan şikayetçi olduk " şeklinde konuştu.
AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Bayram sevincimizi esnafımızla büyütelim"
15 Mart 2026 Pazar - 13:07 AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Bayram sevincimizi esnafımızla büyütelim" TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan Bayramı öncesi vatandaşlara alışverişlerini yerel esnaftan yapmaları çağrısında bulunarak, "Esnaftan yapılan her alışveriş, doğrudan şehrimizin ekonomisine, alın terine ve emeğe sahip çıkmak demektir" dedi. ? Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte çarşı, pazar ve alışveriş noktalarında hareketlilik artmaya başladı. Özellikle giyim, ayakkabı, gıda, tatlı ve hediyelik eşya sektörlerinde yoğunluk beklenirken, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, bayram alışverişi için "yerel esnaf" vurgusu yaptı. ?"Bayram bereketi esnafın dükkanında anlam bulur" ?Bayramların paylaşma ve dayanışma günleri olduğunu hatırlatan Başkan Adlıhan Dere, bu dönemde yapılacak alışverişlerin esnafa can suyu olacağını belirtti. Dere, "Ramazan Bayramı öncesinde alışverişlerimizi mahallemizdeki, sokağımızdaki, çarşımızdaki kendi esnafımızdan yapalım. Bayramlık kıyafetimizi de ikramlığımızı da yerel esnafımızdan alalım. Esnafımızdan yapılan her alışveriş, şehrimizin ekonomisine ve emeğe sahip çıkmaktır. Bayram bereketi en çok esnafımızın dükkanında, mahallemizin kalbinde anlam bulur" ifadelerini kullandı. ?"Esnafımız hazırlıklarını tamamladı" ? Esnafın bayram mesaisine hazır olduğunu işaret eden Dere, "Bu yıl da çarşılarımızda, pazarlarımızda hazırlıklar tamamlandı. Esnafımız vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için hazır durumda. Alışveriş canlılığının hem Antalya piyasamıza hareket getirmesini hem de esnafımızın yüzünü güldürmesini bekliyoruz" dedi. ?Merdiven altı üretime "Sağlık" uyarısı ?Vatandaşları bayram alışverişinde dikkatli olmaları konusunda uyaran Başkan Dere, özellikle gıda ürünlerinde merdiven altı üretime dikkat çekti. Güvenilir işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Dere, şunları söyledi: ?"Vatandaşlarımız sırf ucuz olduğu için kaynağı belirsiz, denetimsiz ürünlere yönelmemeli. Bilinçsizce üretilen, katkı maddesi içeren ürünler halk sağlığını tehdit ediyor. Bayram sevincinin sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için alışverişler mutlaka bilinen, güvenilen yerel esnaftan yapılmalı. Sadece gıda değil, tekstil ve ayakkabıda da kaliteye dikkat edilmeli. Normalin çok altındaki fiyatlar her zaman sorgulanmalıdır." ? "Kısa tatil yerel ticarete yarayacak" ? Bayram tatilinin kısa olmasının şehir içi ticarete olumlu yansıyacağını belirten Adlıhan Dere, "Uzun tatillerde şehirler boşalıyor, bu da esnafın hareketliliğini sınırlıyordu. Bu bayramda vatandaşlarımızın büyük ölçüde bulundukları şehirlerde kalacağını düşünüyoruz. Bu durum mahalle esnafımızda yoğunluğu artıracaktır. İç piyasadaki bu canlılık esnafımıza nefes olacaktır" diye konuştu. ?Başkan Dere, tüm esnaf ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, bayramın huzur, sağlık ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
Muratpaşa Belediyesi’nden özel bireylere afet farkındalık eğitimi
15 Mart 2026 Pazar - 10:58 Muratpaşa Belediyesi’nden özel bireylere afet farkındalık eğitimi Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, özel bireylerin afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması amacıyla afet farkındalık eğitimi düzenledi. Eğitimde, yaşanması muhtemel bir afet durumlarında hayat kurtarabilecek temel bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı’nın engelli bireyler ve ailelerine yönelik sosyal destek programları yürüten Engelsiz Kafe’de düzenlenen programda, özel bireyler ve ailelerine afet anında doğru davranış biçimleri, güven çemberi oluşturma, afet öncesinde yapılması gereken hazırlıklar ve afet çantası hazırlama gibi konular anlatıldı. Katılımcılar, anlatılan bilgileri uygulamalı çalışmalarla deneyimleme fırsatı buldu. Eğitimde, afetlere hazırlığın yalnızca afet anında değil, afet öncesinde yapılacak planlama ve hazırlıklarla mümkün olduğuna dikkat çekildi. Özellikle özel bireylerin ihtiyaçlarının dikkate alındığı afet planlarının önemine vurgu yapıldı. "Her zaman yanlarındayız" SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği Antalya İl Temsilcisi Osman Şeker, dernek olarak sadece afet anlarında değil, afet yaşanmayan dönemlerde de gönüllülük esasına dayalı farkındalık eğitimleri düzenlediklerini söyledi. Şeker, afet çantasında bulunması gereken temel malzemelere de değinerek, su, dayanıklı gıda ve ilk yardım malzemelerinin yanı sıra özel bireyler için kullanılan ilaçlar, gerekli medikal ekipmanlar ve bireyleri psikolojik olarak rahatlatabilecek oyuncak ya da kişisel eşyaların da çantada bulundurulmasının önemli olduğunu ifade etti. Şeker, "Biz SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği olarak her zaman onların yanındayız. Afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün burada özel bireyler ve aileleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret
15 Mart 2026 Pazar - 10:56 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit olan Astsubay Zeynel Özüren’in annesini Ramazan ayında evinde ziyaret etti. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit düşen Astsubay Zeynel Özüren’in annesini evinde ziyaret etti. Ramazan ayında gerçekleştirilen ziyarete Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul da katıldı. Ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet eden Kocagöz, Kepez Belediyesi tarafından şehit ve gazi ailelerine yönelik yürütülen sosyal hizmetlerle ilgili bilgi aldı. Belediye ekiplerinin ev temizliği hizmeti verip vermediğini soran Kocagöz’e şehit annesi verilen hizmetlerden memnun olduğunu ifade etti. Ziyaret sırasında konuşan Kocagöz, şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olduklarını belirterek bu konuda belediye olarak çeşitli sosyal hizmetler yürüttüklerini söyledi. Kepez Belediyesi’nin özellikle 65 yaş üzeri vatandaşlara ve ihtiyaç sahiplerine yönelik ev temizliği ve sağlık hizmetleri sunduğunu ifade eden Kocagöz, şehit ve gazi ailelerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul ise şehit ailelerinin yalnız olmadığını belirterek, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu söyledi. Ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet edilirken, şehit ailelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:00 Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi Antalya’da okula yakın noktada bulunan kontrolsüz kavşakta meydana gelen kazalar mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışma anı güvenlik kameralarına yansırken, mahalleli benzer kazaların sık sık yaşandığını belirterek sokakta önlem almasını istedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde Teomanpaşa Mahallesi 2287 ile 2290 sokak kesişimindeki kontrolsüz kavşakta sık sık kazaların meydana geldiğini belirten mahalle sakinlerini önlem alınması gerektiğini vurguladı. Okula yaklaşık 100 metre mesafede bulunan kavşakta özellikle okul dağılım saatlerinde çocukların yoldan geçerken endişe ettiklerini ve çocuklarını oyun oynamak için dahi dışarıya çıkaramadıklarını söyleyen vatandaşlar, her an endişe içinde olduklarını ifade etti. Kaza anı kamerada Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışıp sürücülerinin yaralandığı kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde seyir halinde ilerleyen iki motosikletli kafa kafaya çarpışması ve motosiklet sürücüleri çarpmanın etkisiyle sürüklenerek yola savrulduğu anlar yer aldı. "Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçuyorlar" Mahalle sakini Azize Kıpık, "Burada sürekli kazalar oluyor, buraya kasis yapılmasını istiyoruz, 100 metre uzaklıkta hem ortaokul hem ilkokul var. Çocuklarımızı sokağa çıkartıp bisiklet bile sürdüremiyoruz. Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçtular. Dün akşam üstü 18.30 civarı yine bir kaza oldu. Çocuklar yerlerde sürüklendi" dedi.