Yerel Haberler
Antalya
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:23 Antalya’da 27 hafız için icazet töreni Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursunda eğitim gören 27 öğrenci için hafızlık icazet programı düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde düzenlenen program Mehter konserinin ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursu öğrencisi tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, "Tormurcuk derdinde olmayacak ağaç odundur. Bizim derdimiz var. Bizim yaramız var. Bizim idealimiz var. Biz imanımızın gereğini yapıyoruz. Yaralıyız. Yaramız deride değil, derinde. Eğer yara deride olursa onu merhem iyileştirir. Ama yara kalpte olursa o zaman onun çaresi zor bulunur. Onun çaresi Allaha iman, Kur’an-ı Kerime iman, İslama imandır. İslam üzere bir hayat yaşamaktır" dedi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin ise "Kur’an-ı Kerimi biz niye ezberliyoruz. Kur’an-ı Kerimle ilgili fukahanın şöyle bir hükmü vardır. Eğer insanlardan bir grup, bir topluluk ezberlemez ise bütün insanlık bundan sorumlu olur. Kur’an-ı Kerimi ezberlemek farzı kifaye yani ümmetin içinden bir grup ezberlerse diğerlerinden o sorumluluk kalkmış olur. İşte bu hafızlarımız bizim adımıza ümmet adına o sorumluluğu üstlenmiş olan Kur’an-ı Kerim’in muhafızlarıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardında ülke çapında ve dünyada yarışma dereceleri bulunan ünlü Kuran hadimleri tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı. Daha sonra da hafızlık icazeti almaya hak kazanan öğrencilere protokol üyeleri tarafından belgeleri ve çeşitli hediyeler takdim edildi.
Büyükşehir’den Antalyalı çocuklara destek
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:19 Büyükşehir’den Antalyalı çocuklara destek Antalya Büyükşehir Belediyesi, yılın her günü Antalyalı çocukların gelişimi, eğitimi ve mutluluğu için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Halk Süt ve Halk Mama’dan kreş ve gündüz bakımevlerine, ATABEM kurs merkezlerinden konservatuvara, futbol akademisinden yelken kulübüne kadar birçok hizmet ile Antalyalı çocukların sağlıklı, güvenli ve eğitici bir ortamda büyümesini amaçlıyor. Bu projelerden yararlanan çocuklar ve aileler ise Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyor. "Her alanda gelişime katkı" Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı kreşlerde sevgi dolu bir ortamda büyüyen minikler, İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda müzik, dans ve tiyatro eğitimleriyle yeteneklerini keşfediyor. ASFİM merkezlerindeki jimnastik ve savunma dersleri çocukların fiziksel gelişimine katkı sağlarken, etkinlikler hayal güçlerini geliştiriyor. Büyükşehir’in eğitim, sanat ve spor alanındaki bütüncül yaklaşımı, çocukların topluma bilinçli bireyler olarak katılmalarına da zemin hazırlıyor. "Çocuklar düşünülüyor" Antalyalı çocuklar da Büyükşehir Belediyesi’nin desteklerinden son derece memnun. ATABEM öğrencilerinden Güler Hilal Bilir, eğitime yönelik ücretsiz kursların kendileri için son derece önemli olduğunu belirterek, "ATABEM’de Fen Bilimleri ve Türkçe kurslarına geliyorum. Buradaki öğretmenlerim çok iyi ve ilgili. Burada bilgiler ediniyoruz, eğleniyoruz, öğreniyoruz. Okuldaki dersleri burada tekrarlamak çok faydalı oluyor" dedi.
Alanya’da 17 yıllık Türkçe öğretmeni, sahile inerek poşet poşet çöp toplayıp sosyal medyada paylaşıyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Alanya’da 17 yıllık Türkçe öğretmeni, sahile inerek poşet poşet çöp toplayıp sosyal medyada paylaşıyor Antalya’nın Alanya ilçesinde 17 yıldır Türkçe öğretmeni olarak görev yapan öğretmen, hem çevre duyarlılığıyla hem de öğrencilerine örnek olan davranışlarıyla takdir topluyor. Sosyal medyada paylaştığı çevre temalı videolar ile dikkat çeken öğretmen, özellikle Galip Dere Plajı’nda vatandaşların geride bıraktığı şişe, naylon, kâğıt ve çeşitli atıkları üşenmeden toplayarak doğaya sahip çıkıyor. Alanya ilçesinde 17 yıldır Türkçe öğretmeni olarak görev yapan 42 yaşındaki Çiğdem Kuzucu, öğretmenlik görevine başladığı günden itibaren doğaya ve çevreye sahip çıkarak başlattığı çevre temizliği farkındalığı, sosyal medya hesabından paylaştığı videolar ile büyük ilgi görüyor. Yaptığı bu örnek davranış yalnızca kendisiyle sınırlı kalmayarak, öğretmenlerinin duyarlılığından etkilenen öğrenciler, boş zamanlarında Kuzucu’ya eşlik ederek sahilde çöp topluyor. Öğrencilerinin büyük bir istekle katıldığı etkinlikler, hem çevre bilinci kazandırıyor hem de Alanya’nın sahillerini daha temiz hale getiriyor. Sahilde insanların geriye bıraktığı çöpleri üşenmeden yanında getirdiği çöp torbasına biriktiren Kuzucu, çöpleri çöp kutusuna attıktan sonra evin yolunu tutuyor. Doğaya ve çevreye sahip çıkmamız gerek Alanya’da olduğu süre boyunca doğa ve çevre kirliliği ile farkındalık oluşturmak için sahillerde hem kendisi hem öğrencileri ile çöp toplayan Çiğdem Kuzucu, "Tatile gittiğim yerlerde yaşadığım yerde çevre kirliliği ile çalışmalar yapmaktayım. Doğa bize emanet biz kendimizden sonraki nesillere bu doğayı tertemiz bırakmak zorundayız. Çevre kirliliği ile farkındalık çalışmaları yapmaktayım. Özellikle sahillerde çöp topluyorum. Çöp benim toplamam ile bitecek değil. Yalnız buradaki kirliliğe dikkat çekmek istiyorum. Doğa ve toprak bizim anamız. Bizim hayatımızı doğa veriyor. Bizler de ona borçluyuz. Bu emanete sahip çıkmamız gerekiyor. Yaklaşık 10 yıldır bu farkındalık çalışmaları yapıyorum. Sadece Alanya’da değil tatile gittiğim yerlerde de yapıyorum. Daha sonra bu çalışmalarıma öğrencilerimi de ortak ettim. Öğrencilerimin düşünceleri gayretleri farkındalık için çok önemli. Doğa bize her türlü iyiliği veriyor. Ama biz ona kötülük yapıyoruz’’ dedi. Amacının çevre bilincini oluşturmak olduğunu söyleyen Kuzucu, "Çevre bilincini çocuklar ile yaptığım için kendimi şanslı hissediyorum. Eğer bu şekilde çoğalırsak doğada dünyada kirlilik diye bir şey kalmayacak. Hepimiz 1 dakikamızı ayırsak çöp diye bir şey kalmayacak. Ülkemizi seviyoruz, yaşadığımız yeri seviyoruz. O zaman bunu sadece göstermemiz değil uygulama ile de göstermemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Rektör Özkan: "Bir üniversite içinde bulunduğu şehirle nefes alır"
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Rektör Özkan: "Bir üniversite içinde bulunduğu şehirle nefes alır" Akdeniz Üniversitesi Dış Paydaş Toplantısı’nda konuşan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Akdeniz Üniversitesi olarak göreve geldiğimiz günden beri bir hedefimiz var: Bu üniversitenin kapılarını şehre sonuna kadar açmak. Çünkü biliyoruz ki bir üniversite, içinde bulunduğu şehirle nefes alır; şehir de üniversitesi kadar güçlenir" dedi. Akdeniz Üniversitesi Senato Salonu’nda kamu kurumları ve STK temsilcilerinin yer aldığı Akdeniz Üniversitesi Dış Paydaş Toplantısı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında yapılan toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Turhan, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ve kamu ve sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı. Göreve geldikleri günden bu yana temel hedeflerinin üniversitenin kapılarını şehre sonuna kadar açmak olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Antalya’nın farklı alanlarına yön veren sizlerin katkısı bizim için çok kıymetli. Bugün bu toplantıyı yalnızca bilgi vermek için değil, ortak aklı güçlendirmek, birlikte yol yürümek ve şehrimizin geleceğini üniversiteyle daha fazla buluşturmak için gerçekleştiriyoruz. Akdeniz Üniversitesi olarak göreve geldiğimiz günden beri bir hedefimiz var: Bu üniversitenin kapılarını şehre sonuna kadar açmak. Çünkü biliyoruz ki bir üniversite, içinde bulunduğu şehirle nefes alır; şehir de üniversitesi kadar güçlenir" dedi. "Araştırma Üniversitesi daha da güçlendirecek" Son beş yılda sanayiden turizme, sağlıktan tarıma kadar Antalya’nın tüm kurumlarıyla güçlü bağlar kurulduğunun altını çizen Rektör Özkan, 7 bin personeli ve 60 bin öğrencisiyle büyük bir etki alanına sahip olan Akdeniz Üniversitesi’nin Kurumsal Akreditasyon Belgesi aldığını ve Araştırma Üniversitesi Aday İzleme Programı’na dahil edildiğini söyledi. Rektör Özkan, araştırma üniversitesi olma sürecinin tamamlanmasıyla bütçe, proje kapasitesi ve akademik kadro imkânlarının daha da güçleneceği vurguladı. "Uluslararası sıralamalarda da ciddi bir yükseliş" Rektör Özkan, "Bu dönüşüm sadece belgelerle sınırlı değil. Uluslararası sıralamalarda da ciddi bir yükseliş gösteriyoruz. Times Higher Education sıralamalarında hem genel hem alan bazlı kategorilerde son yılların en güçlü çıkışını yaptık. Bu, üniversitemizin küresel ölçekte görünür hale geldiğinin önemli bir göstergesidir" şeklinde konuştu. "Güçlü üniversite; güçlü şehir demektir" Akdeniz Üniversitesi’nin sadece akademik değil, stratejik alanlarda da önemli atılımlar attığını belirten Rektör Özkan, eğitim alanında yapılan çalışmaları, sağlık alanında yapılan yatırımları, teknoloji ve tarım alanında yapılan yatırımları ve sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirilen yatırımları katılımcılarla paylaşarak, "İşin en önemli kısmı, projelerimizin büyük çoğunluğunu şehirle güçlü iş birlikleri sayesinde hayata geçirdik. Antalya, hayırseverlik kültürü güçlü bir şehir. Üniversitemizin birçok yatırımı kamu, üniversite, şehir iş birliğiyle gerçekleşti. İş dünyamızın bu katkıları hem kurumsal gelişimimize hem de Antalya’nın geleceğine değer katıyor. Bugün bu toplantıyı gerçekleştirirken temel amacımız, yeni dönemin stratejik planını sizlerle birlikte şekillendirmek. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Güçlü üniversite; güçlü şehir demektir. Güçlü şehir; güçlü iş birlikleriyle mümkündür. Antalya’nın dinamizmi, Akdeniz Üniversitesi’nin bilimsel kapasitesi ve sizlerin sahadaki tecrübesi birleştiğinde, ortaya çok daha büyük bir sinerji çıktığını görüyoruz. Bu nedenle görüşleriniz, önerileriniz bizim için yol haritasıdır. Antalya’nın potansiyelini büyütmek, üniversitenin uluslararası rekabet gücünü artırmak ve gençlerimize daha nitelikli bir gelecek oluşturmak için hep birlikte çalışmaya hazırız" dedi. Yakın, orta, uzun vade stratejik hedefler Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen de, Akdeniz Üniversitesi’nin yakın, orta, uzun vade stratejik hedefleri ve yol haritasında planlanan konuları paylaşarak görüş ve önerilerini almak ve kentin dinamikleriyle birlikte geleceği planlamak için bir arada olduklarını söyledi. Özen, araştırma, geliştirme, girişimcilik, eğitim, öğretim, toplumsal katkı başlıklarında Akdeniz Üniversitesi’nin yaptığı çalışmalarla ilgili sunumu paylaşarak toplantıya iştirak edenlere teşekkür etti. Su enstitüsü önerisi İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şube Müdürü İbrahim Irmak, su konusunun Türkiye’nin gündeminde olması gerektiğini ve Antalya ve çevre illerindeki su krizinin giderilmesi için kamu kurum ve kuruluşları ile bütün sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade ederek Akdeniz Üniversitesi bünyesinde bir Su Enstitüsü’nün kurulmasını önerdi. Afet ve acil durum çalıştayları il Afet ve Acil Durum Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Perihan Akbaş Kayhan, Akdeniz Üniversitesi ile geçmişte güzel çalışmalar yapıldığını belirterek ilerleyen tarihlerde de hem Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerine hem de öğrencilerine yönelik afet ve acil durumları hakkında bilgilendirmeler yapılması gerektiğini ifade etti. Üniversite öncesi öğrencilerle ortak etkileşim İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge biriminden Seyit Ahmet Uysal, Akdeniz Üniversitesi’nin tanıtımında daha etkin hareket etmek için üniversite ve liseler arasında birlikte etkinlikler, ortak dersler, ortak araştırma laboratuvarları içerisinde araştırmalar yapılması önerisinde bulundu. Yüksel Tohumculuk adına toplantıya katılan Gökhan Topaloğlu ise Akdeniz Üniversitesi’nin firmalarıyla yaptıkları iş birliğinden dolayı teşekkür ettiğini belirterek Akdeniz Üniversitesi mezunu olarak toplantıda yer almaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yörükoğlu Süt Ürünleri Anonim Şirketi Genel Müdür Yardımcısı Emre Başar Çelebi, arıtma sulardan çıkan suların değerlendirilmesi ve bir gölet oluşturularak bu suların yakın söndürme ya da tarımsal sulama alanında kullanılmasıyla ciddi bir su israfının önüne geçileceği fikrini paylaştı. Su verimliliği belgesi Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş ise katılımcılara Antalya’da bulunan kamu kurumu ve kuruluşları başta olmak üzere özel sektör temsilcilerinin de en kısa zamanda su verimliliği belgesi almaları önerisinde bulundu. Su konusunda fikir birliği Tüm paydaşlarının önerilerini sunduğu toplantıda özellikle su yönetimi konusunda gelen öneriler doğrultusunda Akdeniz Üniversitesi’nin konudaki hassasiyeti, yürütülen projeler ve yapılabilecek çalışmalar konuşuldu. Paydaş toplantısına Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Batı Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD), Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD), Müstakil Sanayici İş Adamları Derneği Antalya Şubesi, Genç Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Diş Hekimleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası, TMMOB Makine Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Türk Telekom Antalya Bölge Müdürlüğü, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Antalya Kent Konseyi, ASKON Derneği Antalya Şubesi, Gıda Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası, İç Mimarlar Odası, TSE Akdeniz Bölge Koordinatörlüğü, KOSGEB Antalya Müdürlüğü, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Müdürlüğü temsilcileri katıldı.
Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:08 Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu Dünyanın hem en yüksek nüfusuna hem de en büyük tarım üretimine sahip Çin ve Hindistan’dan gelen firmalar bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’ya damgasını vurdu. 4 gün sürecek ve 36 ülkeden 725 firmanın yer aldığı fuara 140 firmayla ulusal pavilyon olarak katılan Çin başı çekerken; Hindistan da 30 firmayla fuardaki yerini aldı. Her geçen yıl artan bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, katılımcıların yüzde 45’inin yurt dışından geldiğini; Çin ve Hindistan’dan sonra İspanya, Hollanda, Almanya, Kore, ve Japonya gibi ülkelerin de stantlarıyla yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Dünyanın en büyük iki tarım ülkesi" Çin ve Hindistan’ın toplam 170 firmayla fuarda önemli bir ağırlık oluşturduğunu kaydeden Er, "Bu iki ülke dünya ekonomisinde artan bir ivmeye sahip. Tarıma yaptıkları yatırımlar ve milyarı aşan nüfuslarıyla birlikte en önemli iki tarım ülkesi. Fuara her geçen yıl da daha fazla firmayla katılıyorlar. İki ülke de şu anda son 24 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Fuardaki katılımcı firmaların yüzde 20’nin üzerindeki bir bölümünü sadece bu iki ülke oluşturuyor. Dünya tarım sektörünün içinde önemli üretim yapıyorlar. Özellikle gübre, zirai ilaç ve tohum tarafında da bütün dünyaya ürünlerini satıyorlar. Mekanizasyon, tarım makineleri ve sulama gibi alanlarda da dünya piyasasını domine eden ülkelerin başında geliyorlar" diye konuştu. "Growtech Antalya global bir çekim merkezi oldu" Growtech Antalya’nın global bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Fuar Direktörü Engin Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile metrekare olarak da büyüdük. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech’i tercih etmeye başladı. Çünkü fuara 135 ülkeden ziyaretçi geliyor. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Çünkü bütün dünyanın tarım sektörü Antalya’da buluşuyor. Başka hiçbir fuarda bu kadar kalabalık ülkeyi bir arada bulamıyoruz. Burası sadece bir fuar değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerin de yürütüldüğü önemli bir platform haline geldi. Her gelen buradan memnun ayrılıyor. Gelecek yıl daha fazla katılım göstereceklerini söylüyor. Bu talepler de bizi mutlu ediyor"
MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi"
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:56 MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından 25 milyar TL olan TOBB Nefes Kredisi hacminin 50 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi. KOBİ’lere uygun şartlarda finans desteği sağlamak amacıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından TOBB Nefes Kredisi hacminin iki katına çıkarıldığını söyledi. Nefes Kredisi için yeni başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başladığını belirten Güngör, "TOBB, KGF ve bankalar iş birliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 aya kadar vadelerde yüzde 33, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. İşletmeler azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek" dedi. Nefes Kredisi’nin detayları KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin işletmelerin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını belirten Güngör, başvuruların anlaşmalı olan bankaların şubelerine yapılabileceğini söyledi. Güngör, artırılan kredi hacmine rağmen mevcut şartların aynen geçerli olacağını ifade ederek, "TOBB Nefes Kredisi kapsamında firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. Faiz oranları ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 olarak uygulanacak. Ayrıntılı bilgi için odamızla irtibata geçebilirsiniz" diye konuştu. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştırmak, işletmelerin sermaye gücünü artırmak ve enflasyonla mücadeleye destek olmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin önemine değinen Güngör, "Üyelerimizden gelen talepleri dikkate alarak sürecin yeniden başlatılması konusunda gerekli girişimleri yaptık. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışını güçlendirerek önemli bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Üyelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Güngör, "Üyelerimizden gelen kredi talepleri doğrultusunda yaptığımız girişimler sonucunda TOBB Nefes Kredisi’nin limiti iki katına çıkarıldı. Bu kredi, KOBİ’lerimizin iş süreçlerinde rahatlama sağlamak ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunmak amacıyla uygulanmaktadır. Amacımız, zor dönemlerde üyelerimizin yanında durarak ticaretin sağlıklı bir şekilde devam etmesine destek olmaktır. Temmuz ve ekim aylarında hayata geçirilen Nefes Kredisi’nden birçok üyemiz yararlandı. Gelen yoğun talep üzerine yeniden girişimde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin limiti 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece sadece 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi kapsamında KOBİ’lere sunulan toplam destek 80 milyar Türk lirasına ulaşmış olacak. Başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Özegen olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, kararın üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Üyelerimizin yanında olmaya ve destek sunmaya devam edeceğiz" MATSO olarak üyelerinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinin altını çizen Güngör, her şartta üyelerin yanında olduklarını belirterek, "Üyelerimize yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Akdeniz Üniversitesi 2026 yılı QS sürdürülebilirlik sıralamalarında öne çıktı
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:52 Akdeniz Üniversitesi 2026 yılı QS sürdürülebilirlik sıralamalarında öne çıktı Akdeniz Üniversitesi, 2026 yılı QS Sürdürülebilirlik Sıralamalarında Dünya’da ve Türkiye’de yönetişim alanında öne çıktı. Akdeniz Üniversitesi, dünyanın saygın araştırma kuruluşları arasında yer alan QS tarafından yayınlanan 2026 yılı QS Sürdürülebilirlik Sıralamalarına ilk kez dahil olarak önemli bir başarıya imza attı. QS tarafından değerlendirmeye alınabilmek için belirli analitik eşiklerin sağlanması gereken 2026 yılı QS Sürdürülebilirlik Sıralaması, Çevresel Etki (Environmental Impact), Sosyal Etki (Social Impact), Yönetişim (Governance) olmak üzere üç ana kategoriden oluşuyor. Her kategori kendi göstergeleriyle değerlendirilirken bunların birleşiminden Genel Sıralama (Overall) elde ediliyor. Sıralamalara ilk kez dahil oldu 2026 yılında QS Sürdürülebilirlik Sıralamalarına ilk kez dahil olarak önemli bir başarı elde eden Akdeniz Üniversitesi, 2001 kurum arasında dünya genelinde 850., Asya’da 282., Batı Asya’da 60., Türkiye’de genel sıralamada 15. ve devlet üniversiteleri arasında 12. sırada yer aldı. Akdeniz Üniversitesi özellikle Yönetişim kategorisinde Türkiye’de 7. sıradaki güçlü performansıyla sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki kararlılığını ortaya koydu. Dünya’da 850’nci Akdeniz Üniversitesi Dünya’da 2001 üniversite arasından genel sıralamada 850., çevresel etki alanında 828., sosyal etki alanında 1136., yönetişim alanında ise 452. sırada yer aldı. Asya’da 282’nci Akdeniz Üniversitesi Asya’da 851 üniversite arasından genel sıralamada 282., çevresel etki alanında 291., sosyal etki alanında 368., yönetişim alanında ise 113. sırada yer aldı. Batı Asya’da 60’ıncı Akdeniz Üniversitesi Batı Asya’da 169 üniversite arasından genel sıralamada 60., çevresel etki alanında 67., sosyal etki alanında 76., yönetişim alanında ise 19. sırada yer aldı. Türkiye’de 15’inci Akdeniz Üniversitesi Türkiye’de 52 üniversite arasından genel sıralamada 15., çevresel etki alanında 18., sosyal etki alanında 23., yönetişim alanında ise 7. sırada yer aldı.
Antalya Edebiyat Günleri’nde "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:51 Antalya Edebiyat Günleri’nde "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak Muratpaşa Belediyesi’nin 21-23 Kasım tarihleri arasında 10’uncusunu düzenleyeceği Antalya Edebiyat Günleri kapsamında "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak. Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu’nun yaptığı sergi, 21 Kasım Cuma günü saat 19.00’da Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Sergi, 43 ressamın eserlerinden oluşuyor. Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Edebiyat Günleri’nin 10 yıldır kentin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunan bir buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Etkinliğin edebiyatı farklı sanat disiplinleriyle bir araya getirerek özgün bir paylaşım alanı oluşturduğunu vurgulayan Başkan Uysal, "Bu kapsamda düzenlenen sergiler, sanatçıların üretimlerini yalnızca okumakla değil, görsel olarak da deneyimlemekle mümkün kılıyor" dedi. Küratör İbrahim Karaoğlu ise farklı kuşaklardan sanatçıların katılımıyla hazırlanan serginin Antalya Edebiyat Günleri’nin son yıllardaki temasıyla bütünlük oluşturduğunu belirtti. Karaoğlu, "Sergi, sanatçıların hem bugüne hem de geleceğe dair izlerini yansıtan bir seçki sunuyor" dedi. "Sanat, Nereye?" sergisi, 21 Kasım-21 Aralık tarihleri arasında bir ay boyunca ziyarete açık olacak ve ücretsiz gezilebilecek. Edebiyat Günleri Kaleiçi’nde şairleri buluşturacak Diğer yandan Antalya Edebiyat Günleri, 10’uncu yılında yaşayan antik kent Kaleiçi’nde şairleri buluşturacak. Abdülkadir Budak, Ahmet Telli, Ali Cengizkan, aynı zamanda etkinliğin gönüllü sanat yönetmenliğini yapan Ferruh Tunç, Mawar Marzuki, Nazmi Ağıl, Neşe Yaşın, Yunus Koray, Tarık Günersel ve Tuğrul Keskin, Kaleiçi’nde şiirlerini seslendirecek. Hesapçı ve Hıdırlık sokaklarının kesiştiği noktada düzenlenecek "Şairler Kaleiçi’nde" adlı etkinlik saat 14.00’te başlayacak.
Sigara izmaritleri denizde pamuk tarlasına dönüştü
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:39 Sigara izmaritleri denizde pamuk tarlasına dönüştü Antalya’da çevreye atılıp denize ulaşan sigara izmaritlerinin filtre kısmı, suyun etkisiyle açılıp adeta pamuk tarlasını anımsatan görüntüler oluşturdu. Doğaya atılan çöp ve atıkların denize uzak noktada bile olsa rüzgar ve yağışlarla birlikte denize karıştığına dikkat çeken Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, vatandaşları duyarlı olmaya davet etti. Yaz tatilinin sona ermesinin ardından Antalya Körfezi’nde denizin kirliliği azalıp su berraklaşırken, ilk yağışlarla birlikte durum yine eski haline döndü. Uzmanlara göre ise bunun sebebinin dere, su yatakları ve caddelere atılan çöp ile atıklar olduğu belirtildi. Sigara izmaritleri denizde pamuk tarlasına dönüştü Öğrencileriyle birlikte Konyaaltı Sahili’nde araştırma ve eğitim amaçlı dalışlar yapan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, su altında yaşanan kirliliği görüntüledi. Özellikle plastik ve sigara izmaritlerinin yoğunluğu görüntülere yansırken, izmarit filtrelerinin suyun etkisiyle açılıp adeta pamuk tarlası gibi denizin dibinde birikmesi dikkat çekti. Atıkların arasında alkol şişeleri, ıslak mendil ve ambalaj kutuları da olduğu görüldü. "İlk yağmurlar şehirdeki pisliği denize taşıdı" Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaz boyunca turizm kaynaklı denizlerde berrak su olmadığını ancak geçtiğimiz aylarda doğanın kendini tekrar yenileyip, denizin kendisini temizlediğini söyledi. Ardından ilk yağmurlarla birlikte Konyaaltı bölgesinde denizde tekrar kirlenme gözlemlediklerini ifade eden Gökoğlu, "İlk yağmurlarla beraber asfalt üzerindeki şehrin bütün pisliği denize ulaştı. Dereler ve su yataklarına atılmış olan çöpler denize indi. Su altında bunları görmeye başladık. Özellikle Konyaaltı’nda denize suların giriş yaptığı noktalarda şehirden gelen atıkları, gri bir tortuyu, denizde kayaların ve kumların üzerini örtmüş bir vaziyette gördük. Dal parçaları, plastik atıklar, ambalaj kutuları, şişeler ve ıslak mendiller var. Havayı kirletirseniz karayı ve denizi kirletirsiniz, karayı kirletirseniz yine denizi ve havayı kirletirsiniz" dedi. "Artık kaybedecek zamanımız kalmadı" Oluşan tablo karşısında tepkisini dile getiren Gökoğlu, "Artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Bu berbat durumdan silkinmemiz lazım. İnsanlarımızın artık bilinçli olması lazım. Suları kirletirsek geleceğimizi kirletiriz. Bu yüzyıl en büyük sorunlardan bir tanesi plastik kirliliği, diğeri de içilebilecek nitelikteki suyu bulabilmek. Yer altı sularına bile plastik atıklar karışmaya başladı. Plastik kullanımına bir sınırlama getirmemiz lazım" diye konuştu. "Deniz ürünlerini yiyerek bünyemize alıyoruz" Gökoğlu, plastiğin güneşte eridiğine ve ardından mikro plastiklerin denizdeki canlılar tarafından dolaylı yollarla yendiğine vurgu yaparak, "Denizlere baktığımızda mikro plastikleri görüyoruz. Aktarım var. Planktonuna kadar tutun, bütün midye, istiridye, balığına kadar hepsi bunu bünyesine alıyor. Nihayetinde biz de bunu deniz ürünlerini yiyerek bünyemize alıyoruz. Plastiklerin kanserojen olduğu, üremeyi etkilediği ve birçok olumsuz yanlarının olduğu biliniyor" ifadelerini kullandı. "Derelerdeki sazlık ve kamışları temizlememek gerekiyor" Gökoğlu, deniz ile buluşan derelerdeki kamış ve sazlıkların temizlenmemesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, şunları söyledi: "Çok büyük bir hata yapıyoruz. Derelerin denize döküleceği alanlarda kamış ve sazlıkları kesmememiz lazım. Çünkü bunlar doğal filtreleme yapıyor. Hem mekanik hem biyolojik olarak bu bitkiler suyu arıtıyor. Ama maalesef biz orayı temizliyoruz ve su olduğu gibi çıkıyor."