Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
ALKÜ, yabancılara Türkçe öğretimi için sertifika programı başlatıyor
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:18 ALKÜ, yabancılara Türkçe öğretimi için sertifika programı başlatıyor Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) tarafından düzenlenen "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı", alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla 13 Nisan-6 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER), Alanya’da uluslararası öğrencilere ve şehirde yaşayan yabancılara yönelik Türkçe öğretimiyle önemli çalışmalar yürütüyor. Merkez, bu alandaki akademik birikimini şimdi yeni bir eğitim programıyla paylaşmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda ALKÜ TÖMER tarafından düzenlenen "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı" alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla katılımcılarla buluşuyor. Teori ve uygulama bir arada 13 Nisan - 6 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek program, Türkçeyi yabancı dil olarak öğretimi alanında kuramsal bilgi ile uygulamayı bir araya getirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında katılımcılara 48 saat teorik ders ve 12 saat uygulama-gözlem olmak üzere toplam 60 saatlik kapsamlı bir eğitim sunulacak. Eğitimler pazartesi, salı ve çarşamba günleri 17.30 - 20.20 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Alanında uzman akademisyenlerin yer aldığı kadro; Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, dil öğretim yöntemleri, ölçme-değerlendirme ve uygulama süreçlerine dair güncel yaklaşımları katılımcılarla paylaşacak. Program sonunda katılımcılara E-Devlet onaylı sertifika verilecek. Başvurular 8 Nisan’a kadar sürecek Türkçe öğretmenliği, sınıf öğretmenliği, okul öncesi öğretmenliği ve yabancı dil (İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça vb.) öğretmenliği, Türk dili ve edebiyatı, dil bilim, karşılaştırmalı edebiyat, çağdaş Türk lehçeleri ve edebiyatları, yabancı dil ve edebiyat (İngiliz dili ve Edebiyatı, Rus dili ve edebiyatı, Alman dili ve edebiyatı vb.) program ve bölümlerinin 3 ve 4. sınıflarında aktif olarak öğrenimine devam eden lisans öğrencileri/mezunları ve bu alanlarda yüksek lisans/doktora eğitimlerine devam eden öğrenciler/mezunlar programa katılabilecekler. Bunun yanında ilgili alanlardaki öğretim elemanları da programa katılabilecekler. Son başvuru tarihi 8 Nisan 2026 olarak açıklanan program hakkında ayrıntılı bilgiye tomer.alanya.edu.tr adresinden ulaşılıyor.
Antalya Bilim Merkezi’nde ’Pi Günü’ şenliği
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:31 Antalya Bilim Merkezi’nde ’Pi Günü’ şenliği Antalya Bilim Merkezi, matematiğin en ünlü sabiti olan Pi sayısını kutlamak ve bilimin eğlenceli yüzünü sergilemek amacıyla geniş çaplı bir "Pi Günü" şenliğine ev sahipliği yaptı. Antalya Bilim Merkezi ve Akdeniz Üniversitesi Matematik Bölümü Topluluğu işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, her yaştan bilim tutkununu bir araya getirdi. Her yıl üçüncü ayın on dördüncü günü, matematikte bir çemberin çevresinin çapına oranını ifade eden Pi sayısına ithafen dünya genelinde "Pi Günü" olarak kutlanıyor. Virgülden sonra sonsuza dek kendini tekrar etmeden ilerleyen bu gizemli sayı, yalnızca geometrik bir sabit değil; aynı zamanda evrenin sonsuzluğunu ve karmaşıklığını temsil eden matematiksel bir metafor olarak kabul ediliyor. Antalya Bilim Merkezi’nde düzenlenen Pi Günü şenliği, katılımcılara Pi sayısının önemini aktarırken, doğanın matematikle nasıl kusursuz bir şekilde iç içe geçtiğini gözler önüne serdi. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde temel bilimlerin günlük yaşamda oynadığı kritik rol vurgulandı. Katılımcılara, çevremizde gördüğümüz pek çok olgunun aslında matematik temelli bir sistemin parçası olduğu, interaktif uygulamalar ve eğlenceli etkinliklerle anlatıldı. Bilim dolu program, Akdeniz Üniversitesi Matematik Bölümü’nden Prof. Dr. Simten Bayrakçı’nın "Evrenin Dili Matematik: Pi ile Sonsuzluğa" başlıklı semineriyle başladı. Yoğun ilgi gören seminerde matematiğin evrensel dili, Pi sayısının bilim dünyasındaki yeri ve bu sayının ardındaki matematiksel gizemler katılımcılarla paylaşıldı. Dolu dolu etkinlik Seminerin ardından katılımcılar, matematiğin farklı disiplinlerle buluştuğu zengin içerikli atölye çalışmalarına katılarak öğrenmeyi pratiğe döktüler. Bu kapsamda hayata geçirilen Harmonograf ve Kaotik Sanat Atölyesi’nde matematiğin estetik iz düşümü incelenirken, Origami Atölyesi ile geometrik katlama sanatı deneyimlendi. Kilden Pi Sembolü Yapımı ve Boyama Atölyesi’nde ise katılımcılar matematiği sanatsal bir formda somutlaştırma fırsatı buldu. Öğrenciler, Da Vinci Köprüsü Atölyesi’nde fizik ve matematiğin yapısal gücünü test ederken; Sihirli Kule, Sayı Bulma, Set Oyunu ve Fermi Atölyesi gibi etkinliklerde analitik düşünme, strateji geliştirme ve mantıksal tahmin yürütme becerilerini zorladılar. Paradoks Atölyesi zihin sınırlarını esnetirken; Quiz Çarkı ve Dev Problem Zinciri Atölyesi, matematiksel problem çözmeyi büyük bir eğlenceye ve takım çalışmasına dönüştürdü. Etkinlik, Antalya’nın farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturan gerçek bir şenlik havasında geçti. Kepez ilçesi halkının yoğun katılım gösterdiği programa; Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra Neriman Erol Sosyal Bilimler Lisesi, Abdurrahman Neriman Bileydi Ortaokulu ve Yavuz Selim Lisesi öğrencileri ile bilim merkezi ziyaretçileri aktif olarak katıldı. Matematiğin sadece sayılardan ibaret olmadığını, hayatın tam merkezinde yer aldığını gösteren bu anlamlı şenlik, katılımcıların zihinlerinde yepyeni ufuklar açarak başarıyla tamamlandı.
Kepez’in Ramazan etkinliklerinde Yörük ateşi yandı
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:21 Kepez’in Ramazan etkinliklerinde Yörük ateşi yandı Kepez Belediyesi’nin Dokumapark ve Kent Meydanı’nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri, her akşam renkli görüntülerle devam ediyor. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen "Yörükler Gecesi", Yörük kültürünü yansıtan gösteriler ve türkülerle vatandaşlara unutulmaz bir akşam yaşattı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği etkinlikler, vatandaşlara hem geleneksel hem de eğlenceli anlar yaşatıyor. Dokumapark ve Kent Meydanı’nda düzenlenen Ramazan etkinlikleri her yaştan Antalyalıyı bir araya getiriyor. Ramazan etkinlikleri kapsamında Kent Meydanı’nda "Yörükler Gecesi" düzenlendi. Gecede kaşık oyunlarıyla zengin Yörük kültürü doyasıya hissedildi. Boynunda poşusu, ayağında şalvarıyla sahneye çıkan sanatçılar ve folklor ekipleri, sergiledikleri performanslarla izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecede sahne alan Serikli İkizler de söyledikleri türkülerle izleyicilere adeta müzik ziyafeti sundu. Katılımcılar, geleneksel oyunlarla doyasıya eğlenirken Anadolu’nun türkülerle yoğrulmuş ezgileri geceyi sarıp sarmaladı. Gönüllerin bir olduğu, kültürel değerlerin yeniden hayat bulduğu gece, Ramazan etkinliklerine ayrı bir renk kattı. Geceye katılan Antalya Yörük Türkmen Gençliği Derneği Başkanı Ömer Köroğlu da, Yörük kültürünü Ramazan ayında Antalyalılarla buluşturan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. Kent Meydanı’ndaki programda gerçekleştirilen illüzyon gösterisi de minik izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Sahnedeki renkli ve şaşırtıcı gösteriler çocuklara eğlenceli anlar yaşattı. Konser izleyenlere keyifli bir akşam yaşattı Ramazan etkinlikleri kapsamında Dokumapark’ta sahne alan Kepez Kent Orkestrası da verdiği konserle izleyenlere keyifli bir akşam yaşattı. Konserin ardından sahnelenen Hacivat ve Karagöz gösterisi ise özellikle çocuklardan büyük ilgi gördü. Geleneksel gölge oyunu, minik izleyicilere eğlenceli anlar yaşattı. Dokumapark ve Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinliklere Kepez Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Turunç Masa’ya Şubat ayında 13 bin 448 başvuru
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:17 Turunç Masa’ya Şubat ayında 13 bin 448 başvuru Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin halkla ilişkiler ve yönetişim sistemi Turunç Masa, 2026 yılının Şubat ayında ilçe sakinlerinden gelen 13 bin 448 başvuruyu kayıt altına alarak çözüme kavuşturdu. İlçe sakinleriyle belediye arasındaki en güçlü temas noktalarından biri olan Turunç Masa’ya yapılan başvuruların yüzde 80,98’i 444 80 07 numaralı çağrı merkezi aracılığıyla iletildi. Çağrı merkezini, bin 714 başvuruyla web sitesi, e-posta, CİMER ve sosyal medya kanalları izledi. Belediye Başkanı Ümit Uysal tarafından yalnızca başvuru alan değil, aktif iletişim yürüten bir yapı olarak kurgulanan Turunç Masa’nın başvuru masası ekipleri ise Şubat ayı boyunca 24 bin 607 kişiyle birebir iletişim kurdu. Ramazan paketi talepleri ilk sırada yer aldı Müdürlükler bazında en yoğun başvuru, 3 bin 836 kayıtla Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne yapıldı. Başvuru konuları incelendiğinde 3 bin 42 talebin Ramazan paketi için olduğu görüldü. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nü bin 802 başvuruyla Sağlık İşleri Müdürlüğü takip etti. Sağlık alanında en fazla talep, 540 başvuruyla evde bakım hizmetleri için gerçekleşti. Hasta nakil hizmetleri ile diyetisyen randevu talepleri de Şubat ayında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Veriler, Muratpaşa’da sosyal belediyecilik hizmetlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. Memnuniyet oranı yükseldi Şubat ayında mahalle bazında en fazla başvuru 879 taleple Güzeloba Mahallesi’nden geldi. Güzeloba’yı 592 başvuruyla Kızılarık, 574 başvuruyla Çağlayan Mahallesi izledi. Öte yandan Turunç Masa’nın genel memnuniyet oranında da artış kaydedildi. 2025 yılı Şubat ayında yüzde 94,17 olan memnuniyet oranı, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 96,98’e yükseldi.
Dengesini kaybedip 30 metrelik falezlerden düşen kadın hayatını kaybetti
15 Mart 2026 Pazar - 22:03 Dengesini kaybedip 30 metrelik falezlerden düşen kadın hayatını kaybetti Antalya’da arkadaşları ile birlikte falezlerde vakit geçirirken dengesini kaybederek 30 metre yükseklikten denize düşen müzisyen hayatını kaybetti. Olay, saat 19.30 sıralarında Gençlik Mahallesi Tevfik Işık Caddesi üzerinde bulunan yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki falezlerde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, müzisyenlik yapan Gizem İşken (38) arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek için cadde üzerinde bulunan ve vatandaşların manzara izlemek için tercih ettiği falezlere geldi. Burada yanlarında getirdikleri kamp sandalyelerini falezlerin uç noktasına yakın bir alana yerleştiren İşken ve arkadaşları sohbet etmeye başladı. Bir süre sonra arkadaşlarının yanından kalkan ve yakın noktadaki patika alana giden İşken, dengesini kaybederek yaklaşık 30 metre yükseklikten denize düştü. Kadının çığlık sesini duyan arkadaşlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler sevk edildi. Gizem İşken’in gözlerinin önünde kayalıklardan düştüğünü gören yakınları sinir krizi geçirirken, polis ekipleri olay sonrası bölgeye vatandaşların girişini yasakladı. Genç müzisyen hayatını kaybetti İtfaiye ekiplerinin havanın karanlık olması ve karadan ulaşım sağlayamaması üzerine bölgeye Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı bot ve balık adamlar sevk edildi. Verilen konuma gelen deniz polisi, kadını su yüzeyinde hareketsiz şekilde buldu. Bota alınan müzisyen Kaleiçi Yatlimanı’na getirildi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Gizem İşken’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olay Yeri İnceleme ekibinin yaptığı çalışmanın ardından Gizem İşken’in cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.