Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Antalya’da asırlık ‘Zimem Defteri’ geleneği 12 yıldır esnafa ve ihtiyaç sahibine can suyu oldu
17 Mart 2026 Salı - 14:38 Antalya’da asırlık ‘Zimem Defteri’ geleneği 12 yıldır esnafa ve ihtiyaç sahibine can suyu oldu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi, alınan bir malın satıcı tarafından not edilerek alıcının ileriye dönük borçlandırılmasını ifade eden tarihi "Zimem Defteri" geleneğini bu yıl da sürdürerek ihtiyaç sahiplerinin mahalle bakkallarındaki borçlarını kapattı. Tüm MÜSİAD şubeleriyle eş zamanlı olarak tam 12 yıldır yaşatılan bu anlamlı uygulama, hem ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürüyor hem de Antalya ekonomisinin temel taşı olan yerel esnafa nefes aldırıyor. Rahmet, bereket, paylaşma ve kardeşlik ayı olan Ramazan’ın manevi atmosferinde gerçekleştirilen uygulama kapsamında, Antalya’nın çeşitli mahallelerindeki bakkal ve küçük esnaf ziyaret edilerek dar gelirli vatandaşların birikmiş veresiye borçları silindi. Alan elin veren eli bilmediği, hayırda yarışmanın ve yardımlaşmanın en zarif usulü olan Zimem Defteri geleneği, MÜSİAD üyeleri tarafından aynı hassasiyet ve samimiyetle yaşatılmaya devam ediyor. Ramazan ayının gönülleri yumuşatan, birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren ikliminde yapılan bu anlamlı çalışma; yalnızca maddi bir destek değil, aynı zamanda toplumsal vicdanı diri tutan, komşuluk hukukunu ve kardeşlik bilincini pekiştiren güçlü bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor. Zimem Defteri, ihtiyaç sahibinin onurunu koruyan, hayrı gizlilik içinde büyüten ve toplumun farklı kesimleri arasında gönül köprüsü kuran kadim bir medeniyet mirası olmayı sürdürüyor. Başkan Yusuf Akgül: "Antalya ekonomisi için güçlü bir dayanışma köprüsü" MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, Zimem Defteri uygulamasının şehir ekonomisini ayakta tutan önemli bir dinamik olduğunu vurguladı. Başkan Akgül, uygulamanın Antalya ekonomisine etkilerini şu sözlerle değerlendirdi: "Zimem Defteri uygulamasıyla yalnızca ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin borç yükünü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda mahalle kültürümüzün bel kemiği olan küçük esnafımıza da can suyu oluyoruz. Zincir marketlerin yoğun rekabeti altında ayakta kalmaya çalışan ve mahallelinin zor gününde yanında olan bakkallarımızın kasasına giren bu sıcak para, doğrudan şehir ekonomisine entegre oluyor. Paranın tabana yayılması ve yerel ticarette dolaşıma girmesi, Antalya’mızın mikro ekonomisini canlandırıyor." "Bu geleneği yaşatmak umudumuzu güçlendiriyor" Günümüzde bu güzel geleneğin devamlılığına katkı sunmanın öneminin altını çizen Başkan Akgül, sözlerini şöyle tamamladı: "Ramazan ayının rahmet ve bereket ikliminde, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerinden birini yeniden yaşatmanın huzurunu taşıyoruz. Var olan ihtiyacın idrakine makes olmak, MÜSİAD Antalya olarak bizleri gururlandırmanın ötesinde, yardımlaşma ruhunun yaşatılması bakımından umudumuzu güçlendirmektedir. Kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendiren bu dayanışma köprüsünü kurmaya; Antalya ekonomisinin temel taşı olan esnafımızın ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk ve rüşvet davasında 2’nci gün: Tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediliyor
17 Mart 2026 Salı - 14:31 Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk ve rüşvet davasında 2’nci gün: Tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediliyor Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada ikinci duruşma başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ilk gün tutuklu sanıkların savunmalarının ardından ikinci günde tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemleri sürüyor. Tutuksuz sanık T.S., Hurma Mahallesi’nde yapımı tamamlanan bir sitenin iskan ve ruhsat sürecine ilişkin savunmasında, dönemin Konyaaltı Belediyesi başkan yardımcısı ve imardan sorumlu ismi olduğunu belirterek, "Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil" dedi. Aynı dosya kapsamında savunma yapan T.S., Muhittin Böcek’in parasını ödeyerek kendisine ev aldığını bildiğini ileri sürerken, dairenin kendi üzerine geçirildiği iddiasıyla ilgili ifade veren tutuksuz sanık İ.E. ise kira gelirlerinin hesabına yattığını, bu parayı da Muhittin Böcek’e elden teslim ettiğini savundu. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Savunmalar ikinci günde tutuksuz sanıklarla devam etti Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci günde tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine geçildi. Duruşmada, sanıkların haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmaları alınırken, dosyada yer alan mali hareketler, para transferleri ve çeşitli işlemlere ilişkin iddialar da değerlendirilmeye devam edildi. Sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamaları yöneltiliyor. Dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler kapsamında, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar yer alıyor. Savcılık tarafından hazırlanan kapsamlı dosyada, soruşturma aşamasında tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. İddialar arasında yerel seçim sürecindeki harcamalar, taşınmaz ve araç alımları, para ve döviz hareketleri ile bazı işlemler karşılığında menfaat sağlandığına yönelik değerlendirmeler bulunuyor. "Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil" Muhittin Böcek’in, Konyaaltı Belediye Başkanı olduğu dönemde Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’nde yapımı tamamlanan bir sitenin iskan ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması amacıyla 1 adet daireyi İ.E. üzerine yaptırdığı, inşaat firması sahiplerinin daha fazla mağduriyete uğramamak adına taleplerini yerine getirdikleri, bu haliyle elde ettiği menfaat nedeniyle icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği ve dairenin İ.E. üzerine yapılmasını sağlayarak suçun kaynağını gizlemeye çalıştığı, ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlediği yönündeki iddialara ilişkin savunma yapan T.S., şu ifadeleri kullandı: "2012 yılında Konyaaltı Belediyesi döneminde parsel müteahhitleri belediyeye gelerek plan değişikliği yapmak istediler. Burayı konuta dönüştürmek istediler. Teknik inceleme yaptık, Büyükşehir Belediye Meclisi’nden onaylanarak gelmesi gerektiğini söyledik. Meclislerde değerlendirilecek şeklinde bilgi verdik. Hem planlama hem ruhsat hem iskan aşamasında Koruma Kurulu’ndan onay alındı. Yeşil alanları bıraktılar, bu süreç uzun bir süreçti, gerekli onaylar alındı. Ben o dönemde Konyaaltı Belediyesi’nde başkan yardımcısıydım, imardan sorumluydum. Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil, iskan karşılığında evin nakdi olarak verilmesi de mümkün değil. Bu süreci tam olarak hatırlamıyorum ama böyle bir süreç mümkün değil. O dönemde Muhittin başkanın parasını ödeyerek kendisine ev aldığını biliyorum, parasıyla alacağı evi İ.E.’nin üzerine yapmayı düşündü." "52 bin doları elden ödedim" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, Güneş Mahallesi’ndeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet, diğer belediye çalışanlarına ise maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan T.S., "Belediyede görev değişikliği oldu. Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, başkan belediyede bulunmamamı istedi. ANTEPE’ye geçtim. 2024’ün 4’üncü ayıydı. İ.E. çok sevdiğim biriydi. Güneş Mahallesi’nde firmanın yaptığı inşaatlar bitmişti. İ.E., 50 bin dolarlık yatırım yaptığını, benim de parasını ödeyerek o evi alabileceğimi söyledi. Ben de kendisine 52 bin dolar elden ödedim, kafede parayı kendisine teslim ettim. H.A. yanıma gelip gidiyordu, tapu H.A.’nın üzerindeydi. H.A.’nın bu konuyla en ufak bilgisi yok, herhangi bir ödenek almadı" dedi. "Ruhsatla ilgisi tapu tarihlerine bakılınca anlaşılır" D.D. isimli müteahhidin, iskan karşılığında Büyükşehir Belediyesi görevlilerine Aksu Altıntaş bölgesinde dört adet daire verdiği iddiasına ilişkin de savunma yapan T.S., "Büyükşehir’de genel sekreter yardımcısıydım. D.D. daha önceden tanıdığım arkadaşımdı. Altıntaş bölgesinde yeni yeni çalışmalar yapılıyordu. Büyükşehir o dönemde geçmişte daha önce ruhsat vermemişti. D.D. benim arkadaşımdır, sosyal çevrede ailecek görüştüğümüz biri. Ruhsat konularında D.D.’nin parseliyle ilgili hızlandırma konusunda 2021 yılında yardımcı oldum. 2023-2024 yıllarında D., ‘Sen bana çok yardımcı oldun, ben sana iki daire vereceğim’ dedi. O dönemde ciddi derecede alkol alıyorduk. Eski eşimden kalan altınlar vardı. D. bana fırsat verince ona çeşitli miktarda ödemeler yaptım. Eski eşimin evleri nasıl aldığım hakkında bilgisi yoktur. Tapu tarihlerine bakılınca 2021 tarihli ruhsatla alakası olmadığı anlaşılır" diye konuştu. "Herhangi bir bedel ödemedim" Gerçekte Muhittin Böcek’e ait olduğunu iddia ettiği sitedeki lüks daire ile Kemer ilçesi Kuzdere mevkisinde bulunan tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine aldığı iddiasına ilişkin savunma yapan İ.E. ise, "Muhittin Böcek’e 1 daire sattım, sattığım dairenin bedelini kendisinden aldım. Kendisiyle aramızda nezakete dayalı bir ilişki vardı. 2016 yılının sonuna doğruydu, kahve içmeye davet etti. Sitede bulunan daireyi üstüme almamı istedi, ‘Senin üstüne yapabilir miyiz’ dedi. Yaptığımız görüşmede sakınca görmedim, isteğini kabul ettim. T.S. belediye başkan yardımcısıydı, beni arayarak Hakan Işık’ın numarasını verdi, beni arayacağını söyledi. Bir müddet sonra beni arayarak tapu işlemlerini başlattığını söyledi. Birkaç gün sonra tapuda buluştuk, tapuyu aldım, herhangi bir bedel ödemedim. Tapu harcı da ödemedim. Bu işle ilgili sorun olduğunu hissetmedim. Tapu benim üstüme kaldı. Muhittin Böcek adına tapu verdiklerinin bilincindeydim. Zaman zaman kiracılar değişti, kiralar benim hesabıma geldi, ben kendisine elden teslim ettim" dedi. "Seçim yaklaşıyor, bize yardım etmen lazım" İ.E., Güneş Mahallesi’ndeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç, diğer belediye çalışanlarına ise maliyeti karşılığında iki dükkan alınmasına ilişkin de şu savunmayı yaptı: "Yap-sat işlemlerini bitirmek istiyordum. 2019 yerel seçimlerinden sonra Muhittin Böcek işsiz olduğumu duyunca bana iş teklif etti, ANTEPE’de müdür olarak çalışmamı istedi, kabul ettim. Hiçbir harcamam olmamıştır, ciddi şekilde şevkle işime sarıldım. Güneş Mahallesi’ndeki proje bize verildi, biz bu işe normal prosedürlere göre başladık, enflasyon yüksek olmasına rağmen başarıyla bitirdik. 2023 yılı başlarıydı, EKPA şirketinin sahibi, S.T. ile ziyaretime geldi. Açılan konular üzerinden sohbet devam etti. Bu sohbet sırasında S.T., ‘Seçim yaklaşıyor, bize yardım etmen lazım’ dedi. 4 tane Muhittin Böcek adına, 1 tane de S.T. adına, bedelini ödemek kaydıyla dükkan talepleri oldu. Maliyetini duydum. 2 ay sonra Muhittin Böcek beni arayarak ‘Buralarda mısın’ dedi, belediyedeydim. Özel kalemde bulunan Çağrı beyi çağırarak ‘Güneş Mahallesi’nde daire almayı düşünüyor’ dedi. Telefonla Çağrı beyi irtibatlandırdım, başka dahilim olmadı. Çağrı bey birkaç gün sonra beni arayarak ‘Dükkan için para istiyorlar’ dedi. Tabii para karşılığı olacak şeklinde düşündüğüm için konuyu anlamadığımı anlayarak telefonu kapadı." "Benden 1 milyon istedi, 50 bin dolar verdim" S.T. ile arasındaki para alışverişine de değinen İ.E., "S.T. ile sürekli karşılaşıyorduk. Benden 1 milyon istedi. Durumumun iyi olduğunu bildiği için ‘Param yok’ diyemedim, kendisine 50 bin dolar verdim. Birkaç gün sonra ‘O parayla daire aldım’ dedi. T.S.’nin de adı geçti, ‘Sen de ortak olabilirsin’ dedi. Bir iki gün sonra ‘Bunu kimin üstüne yapabilirim’ dedi. Parayı geri alamayacağımı bildiğim için C. adlı arkadaşımı aradım. O da burada olmadığı için ‘Oğlumun üstüne yapabilirsiniz’ dedi. Bu şekilde ev, arkadaşımın oğlunun üzerine yapıldı" şeklinde konuştu. "Bu iddiayı kabul etmiyorum" 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firmasının yaptığı işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve kendisi aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.’den fatura ödeme talebinde bulunulduğu iddiasına ilişkin savunma yapan S.T. ise, "Bu iddiayı kabul etmiyorum, böyle bir şey olmadı" dedi. S.T., siteden dükkan alınmasına ilişkin savunmasının devamında ise, "ANTEPE’de ofiste İ.E., S.K. ve ben üçümüz bir araya geldik. Başkanımıza kaç tane dükkan verileceği ile ilgili bir pazarlık yaptığım söylenmiş ama öyle bir şey konuşmadık, benim oradan almak istediğim dükkan üzerine pazarlık yaptık. Değeri 2 milyon TL olan daireyi inşaat aşamasında 750 bin TL’ye anlaşarak, parasını ödeyerek aldım. S.K.’ya ve İ.E.’ye de parası ödendi. O dönemde Fen İşleri Daire Başkanıydım, inşaata giderek bir baskı oluşturmadım. Bir dükkan satın aldım. Satın aldığımız dükkanı, belediyede çalıştığım için kötü anlaşılacağını düşünerek tapusunu devralmadan 2 milyon TL’ye arkadaşıma sattım" ifadelerini kullandı. "20 bin doları başkana ilettim" Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi bulunan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya’ya aktarıldığı iddiasına ilişkin konuşan S.T., "Yardımlarımız karşılığında belediyemize de bir katkısı olsun dedik, onun üzerine destekler yapıldı. Bizim onların işlerini geciktirmek gibi, ruhsat iptali gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Akarlar firması, yardımlarımız karşılığında seçim döneminde Okan Kaya’ya parça parça ödeme yaptı. Seçim zamanı kullanılması için 35 bin dolar ihtiyacımız olduğunu söyledim. 20 bin doları Muhittin başkana ilettim, belediye işlerinde kullanılması için 15 bin doları kendi ihtiyaçlarım için kullandım. Başkanın seçimlerde kullanılması için 20 bin dolar talimatı üzerine istedim" dedi. "Bağış yapmalarını isterdim" Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan firma ya da şahıslardan iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği yönündeki iddialara ilişkin de açıklamalarda bulunan S.T., "Altıntaş’ta iş yapan müteahhitler benim yanıma gelirdi, ben de kız çocuklarını okutan KONTEV’e bağış yapmalarını isterdim. Soruşturma aşamasında öğrendim ki H.K. benim adıma kendi ihtiyacı için para istemiş. İlk ifadesinde kendi ihtiyaçları için olduğunu söylemiş ama daha sonra ifadesini değiştirmiş, bu yüzden 1 ay tutuklu kaldım. Kendisinden şikayetçiyim" diye konuştu. Diğer sanıklar da dinlendi Güneş Mahallesi’ndeki sitede S.T.’den dükkan satın alan F.A. da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin tutuksuz yargılandığı duruşmada, "S.T., kardeşimin çocukluk arkadaşıdır. Elinde bir adet dükkan olduğunu, istersem bunu araştırıp kendisinden satın alabileceğini söyledi. 2 milyon TL’ye dükkanı aldım, ödemeyi parça parça yaptım. Tapunun hemen hazırlanamayacağını söyledi. 1 yıl sonra tapunun hazır olduğunu, 2 milyon 400 bin TL daha ödeme yapmam gerektiğini söyledi, onu da iki parça halinde ödedim" dedi. K.K. adlı tutuksuz yargılanan sanık ise kendisine tapu devrine ilişkin savunmasında, "Babam İ.E. ile aralarındaki ilişkiye dayanarak kabul etmiş, ben de tapuya gittim, tapuyu devraldım, hiçbir ödeme yapmadım. 1 buçuk yıl aradan sonra H.A. adlı kişiye tapuyu devrettim" ifadelerine yer verdi. Tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerinin sürdüğü duruşma devam ediyor.
CW Enerji gençleri robotik teknolojiler ve yapay zeka ile buluşturacak
17 Mart 2026 Salı - 14:18 CW Enerji gençleri robotik teknolojiler ve yapay zeka ile buluşturacak CW Enerji, Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladı. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, eğitimin ve gençlerin desteklenmesinin sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıdığını söyledi. Sektör arenasında gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaların yanında sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da fark oluşturmaya devam ettiklerini belirten Sarvan, "Eğitime ve toplumsal gelişmeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda kurulduğumuz günden bu yana eğitime destek vermeye devam ediyoruz ve öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya özen gösteriyoruz. Gençlerin eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunmaktan dolayı oldukça mutluyuz" dedi. "Robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında eğitim programları düzenlenecek" Gençlerle daha yaşanabilir bir dünya için el ele çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, "Gençlerimizin teknolojiyle erken yaşta tanışması, üretim kültürünü benimsemesi ve yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmesi ülkemizin geleceği açısından son derece kıymetli. Bu vesileyle Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Program sonunda öğrencilerin ürettikleri projelerin sergileneceği kapsamlı bir festival de düzenlenecek. Böylesine değerli bir projeye dahil olmak bizim için gurur ve mutluluk verici" diye konuştu. "Genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceğiz" Gençlerin teknolojiyle daha erken yaşta tanışmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Sarvan, üretim kültürünü desteklemek ve onların geleceğin mühendisleri, girişimcileri ve yenilikçileri olarak yetişmesine katkı sunmayı hedeflediklerini kaydetti. Sarvan, CW Enerji olarak sürdürülebilir bir gelecek için eğitime, teknolojiye ve genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceklerinin altını çizerek, "Gençlerin hayallerini gerçekleştirebilecekleri ortamların oluşturulmasının hem toplumsal gelişim hem de ülkenin teknolojik geleceği için önemli bir adım. Bu tür iş birlikleri de gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmaları açısından büyük önem taşıyor. CW Enerji olarak yalnızca enerji alanında değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.
Corendon Airlines’ten teknoloji şirketiyle stratejik bir iş birliği
17 Mart 2026 Salı - 13:49 Corendon Airlines’ten teknoloji şirketiyle stratejik bir iş birliği Corendon Airlines, program ve slot yönetimi yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla havacılık teknolojileri şirketi Optifly ile stratejik bir iş birliğine imza attı. İlklerin havayolu şirketi Corendon Airlines, dijital dönüşüm stratejisi doğrultusunda, Optifly’ın yeni nesil Schedule & Slot Management çözümünü (OptiSched, OptiSlots ve OptiAI dahil) operasyonlarına entegre etmeye hazırlanıyor. Bu adımla Corendon Airlines, söz konusu çözümü kullanan ilk havayolu şirketi olacak. Hayata geçirilen bu iş birliği; şirketin iç planlama süreçlerini daha güçlü, şeffaf ve veri odaklı hale getirirken, ölçeklenebilir ağ yönetimi yaklaşımını da destekliyor. Etkin program planlaması ve profesyonel slot koordinasyonu, Corendon Airlines’ın sürdürülebilir büyüme stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor. Corendon Airlines Network Planning & Scheduling Başkanı Thomas Weimann konuyla ilgili şunları söyledi: "Optifly, geleneksel bir planlama aracının ötesine geçerek planlama, entegre akıllı çözümler ve ileri optimizasyonu bir araya getiren modern bir platform sunuyor. Bu sayede program değişikliklerini çok daha hızlı hayata geçirebiliyor, büyüme planlarımızı şekillendirirken veya operasyonel değişimlere yanıt verirken farklı senaryoları etkin şekilde değerlendirebiliyoruz. Aynı zamanda güçlenen slot yönetimi kabiliyetlerimiz ve gelişmiş raporlama araçları sayesinde operasyonel verimliliğimizi artırıyor, riskleri azaltıyor ve ağımızın ticari performansını daha ileriye taşıyoruz." Optifly CCO’su Daniel Mulcahy ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde "Corendon, operasyonel yapısı ve iş modeliyle birlikte çalıştığımız birçok havayolundan ayrışıyor. Güçlü tur operatörü ilişkilerine sahip, tatil odaklı havayolları; sezonluk ağları ve dinamik operasyonel ihtiyaçları yönetebilecek esnek planlama sistemlerine ihtiyaç duyar. Corendon’un planlama altyapısını modernize ederken, bugünün teknolojisini geleceğin optimizasyon yetenekleriyle buluşturan platformumuzla desteklemekten memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
YÖREX 2026 için geri sayım başladı
17 Mart 2026 Salı - 12:49 YÖREX 2026 için geri sayım başladı Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Anadolu’nun yöresel zenginliğini Antalya’da buluşturuyor. 7 bölgenin kültürel ve ekonomik mirası 22-26 Nisan’da Antalya’da bir araya gelecek. YÖREX, 22-26 Nisan tarihlerinde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, bu yıl da coğrafi işaretli ürünleri, kalkınma ajanslarını, kadın kooperatiflerini ve yerel üreticileri ulusal ve uluslararası alıcılarla buluşturacak. 10 bin metrekarede Anadolu turu Antalya’da düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun dört bir yanından gelen yöresel ürünleri ANFAŞ’ta 10 bin metrekare alanda buluştururken, üreticilere yeni pazarlar ve iş birlikleri oluşturma imkanı sunacak. Fuarda, yerel üretimin gücü tanıtılırken aynı zamanda yöresel değerlerin ekonomik değere dönüşmesi hedefleniyor. YÖREX’e ilgi sevindirdi YÖREX’e her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin farklı şehirlerinden oda ve borsalar, kalkınma ajansları, üretici birlikleri, belediyeler ve kooperatifler katılacak. Fuarda Manisa’dan İstanbul’a, Isparta’dan Balıkesir’e, İzmir’den Bursa’ya, Nevşehir’den Düzce’ye, Samsun’dan Adana’ya, Kayseri’den Malatya’ya, Muğla’dan Sinop’a, Tokat’tan Afyonkarahisar’a Kastamonu’dan Burdur’a birçok şehirden katılımcılar yöresel ürünlerini sergileyecek. Antalya’nın ilçeleri de yöresel ürünleriyle YÖREX’te yerini alacak. YÖREX yöresel ürünlerin vitrini Ali Çandır, YÖREX’in yalnızca bir fuar olmadığını belirterek, "YÖREX, Anadolu’nun üretim gücünü ve kültürel mirasını dünyaya tanıtan önemli bir platformdur. Coğrafi işaretli ürünlerimizin tanıtılması, üreticilerimizin yeni pazarlara ulaşması ve yerel ekonomilerin güçlenmesi açısından fuarımız büyük bir rol üstleniyor." Coğrafi işaretli ürünler ekonomiye değer katıyor Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının 2010 yılından bu yana ciddi artış kaydettiğini belirten Ali Çandır, "2010 yılında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayımız 1824’e çıktı. Başvurusu yapılan 837 ürünümüz de tescil bekliyor. Avrupa Birliği’nde tescilli ürünümüz 45 oldu. Yöresel ürünlerimiz kırsal kalkınma ve yerel ekonominin gelişimi için büyük önem taşıyor. YÖREX, coğrafi işaretli ürünlerin tanıtıldığı ve ticari değere dönüştüğü en önemli organizasyonlardan biri" diye konuştu. YÖREX daveti Başkan Ali Çandır, oda ve borsalar başta olmak üzere tüm kurumları, kalkınma ajanslarını, kooperatifleri ve üreticileri YÖREX’te stant açmaya davet ederek, fuarın yerel değerleri markaya dönüştüren güçlü bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Çandır, "Anadolu’muzun eşsiz lezzetleri, el emeği ürünleri ve kültürel mirasını bu yıl da Antalya’da YÖREX’te buluşturacağız. Yerel üretimin gücünü tanıtmak ve yeni iş birlikleri kurmak isteyen tüm kurum ve üreticiler, bu büyük buluşmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Kepez’den Kadir Gecesi’nde 5 bin kişilik birlik sofrası
17 Mart 2026 Salı - 12:18 Kepez’den Kadir Gecesi’nde 5 bin kişilik birlik sofrası Kepez Belediyesi’nin hizmet binası önünde düzenlediği 5 bin kişilik iftar programı, siyasetçilerden yerel yöneticilere, geçmiş dönem belediye başkanlarından meclis üyelerine kadar geniş bir katılımla birlik ve beraberliğe ev sahipliği yaptı. Kepez Belediyesi, Kadir Gecesi’nin huzur ve bereketini büyük bir iftar programıyla taçlandırdı. Belediye hizmet binası önünde kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi bir araya gelirken, programa CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başta olmak üzere çok sayıda partili, milletvekili ve yerel temsilci katıldı. Geçmişten bugüne belediyeye hizmet etmiş isimlerin de yer aldığı buluşma, Kepez’de birlik, beraberlik ve vefa duygularını ön plana çıkaran anlamlı bir gece oldu. İftar programında Kur’an Tilaveti okundu, eller semaya duaya açıldı, 5 bin kişilik iftar sofralarında lokmalar paylaşıldı. İftar programında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ramazan ayında gönüllerin birbirine daha çok yaklaştığını, Kadir Gecesi’nin ise bin aydan daha hayırlı olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Böyle gecelerde sofra kuruldu mu yalnız yemek yenmez. O sofralarda kardeşlik büyür, kırgınlıklar azalır, insanlar birbirine daha sıkı sarılır. Bu akşam burada kurulan sofra da işte böyle bir sofradır. Bu şehir için emek vermiş insanların sofrasıdır. Hepiniz bu şehrin hikâyesinde bir iz bıraktınız. Allah razı olsun taş taş üstüne koyanlardan. Biz inanıyoruz ki birlik varsa umut vardır, kardeşlik varsa bereket vardır, aynı sofrada buluşabiliyorsak yarınlarımız daha güçlüdür. Ve şunu da çok iyi biliyorum ki, bir şehir ancak birlikte büyür birlikte güzelleşir, birlikte güçlü olur" diye konuştu. Başkan Kocagöz, Mevlana’nın sözüne de değinerek, "Biz birlenmek için geldik, Ayrılmak için değil, Sevgiyle bak ki insan olasın, İnsanlıkla bak ki Hak’kı göresin" dedi. "Bu güzel şehir için çalışmaya devam" "Allah bu şehre huzur versin. Bu millete birlik versin. Bu dünyaya barış versin. Ve bizler de elimizi taşın altına koyarak bu güzel şehir için çalışmaya devam edelim" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Çünkü biz aynı şehrin insanlarıyız. Aynı sofranın dostlarıyız. Aynı geleceğin umuduyuz" diye konuştu. "Her çalışmanın arkasında sizlerin emeği var" Kepez Belediyesi personeline de "Kıymetli mesai arkadaşlarım" diyerek seslenen Başkan Kocgaöz, "Kepez’de ortaya çıkan her hizmetin, her projenin, her çalışmanın arkasında sizlerin emeği vardır. Bir şehrin değişimi o şehir için çalışan insanların gayretiyle olur. İşte Kepez’in değişen ve gelişen hikâyesinin arkasında sizlerin emeği, sizlerin fedakârlığı vardır" dedi. "7 ana başlıkta 105 proje" Kepez için büyük hedefler ortaya koyduklarına değinen Başkan Kocagöz, "7 ana başlıkta 105 projeyle yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada 1,5 yılda 50 projemizi tamamladık. Ve açılışa hazır 15 projemiz ve 20 temel atma törenimiz var. 5 projemizin çalışmaları ise aralıksız devam ediyor. Yani her hafta bir açılış ve bir temel atma törenine hazırız" diye konuştu. Başkan Kocagöz, göreve geldiklerinde belediyenin kasasını 1 milyar 226 milyon TL borçla devraldıklarını ve şu anda ne bir kamu kurumuna, neden bir esnafa bir kuruş borç olmadığını söyledi. "Tasarruf bizim için tercih değil, sorumluluktur" Belediyeciliğin yalnızca hizmet üretmek olmadığına değinen Başkan Kocagöz, "Belediyecilik aynı zamanda emanet edilen her kuruşu korumaktır. Çünkü belediyenin bütçesi milletin alın teridir. Bu yüzden tasarruf bizim için tercih değil, bir sorumluluktur. Işığı gereksiz yere yakmamak, suyu boşa akıtmamak, aracı gereksiz yere çalıştırmamak, malzemeyi israf etmemek gibi birçok şey küçük gibi görünse de aslında büyük bir kamu bilincinin temelidir. Bu borçlar nasıl ödeniyor, bu yatırımlar nasıl yapılıyor? Bunlara dikkat ediyoruz" dedi. "Kepez belediyesi ailesinin imzası var" Bütün bu başarıların arkasında, sabahın erken saatinde sahaya çıkan ve gece geç saatlere kadar çalışan tüm mesai arkadaşlarının ortak emeği olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Kocagöz, "Yani bu şehirde ortaya çıkan her hizmette Kepez Belediyesi ailesinin imzası vardır. Her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Gösterdiğiniz gayret için, ortaya koyduğunuz emek için, bu şehre kattığınız değer için. Allah hepinizden razı olsun" diye konuştu. 55 bin kişilik iftar sofraları Ramazan boyunca ilçede kurulan iftar sofralarında bayrama kadar 55 bin kişinin aynı sofralarda buluşmuş olacağını da belirten Başkan Kocagöz, "Bugün dünyanın birçok yerinde savaşların, acıların ve gözyaşının yaşandığı bir dönemde insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey barıştır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh.’ Bu söz yalnızca bir temenni değil, insanlık için güçlü bir yol göstericidir. Biz de bu anlayışla barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın hâkim olduğu bir toplum için çalışıyoruz. Çocuklarımızın umutla büyüdüğü, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirdiği, büyüklerimizin huzurla yaşadığı bir Kepez için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.