ASAYİŞ - 17 Mart 2026 Salı 14:31

Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk ve rüşvet davasında 2’nci gün: Tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediliyor

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk ve rüşvet davasında 2’nci gün: Tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediliyor

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada ikinci duruşma başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ilk gün tutuklu sanıkların savunmalarının ardından ikinci günde tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemleri sürüyor. Tutuksuz sanık T.S., Hurma Mahallesi’nde yapımı tamamlanan bir sitenin iskan ve ruhsat sürecine ilişkin savunmasında, dönemin Konyaaltı Belediyesi başkan yardımcısı ve imardan sorumlu ismi olduğunu belirterek, "Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil" dedi. Aynı dosya kapsamında savunma yapan T.S., Muhittin Böcek’in parasını ödeyerek kendisine ev aldığını bildiğini ileri sürerken, dairenin kendi üzerine geçirildiği iddiasıyla ilgili ifade veren tutuksuz sanık İ.E. ise kira gelirlerinin hesabına yattığını, bu parayı da Muhittin Böcek’e elden teslim ettiğini savundu.


Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



Savunmalar ikinci günde tutuksuz sanıklarla devam etti


Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci günde tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine geçildi. Duruşmada, sanıkların haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmaları alınırken, dosyada yer alan mali hareketler, para transferleri ve çeşitli işlemlere ilişkin iddialar da değerlendirilmeye devam edildi.


Sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamaları yöneltiliyor. Dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler kapsamında, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar yer alıyor.


Savcılık tarafından hazırlanan kapsamlı dosyada, soruşturma aşamasında tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. İddialar arasında yerel seçim sürecindeki harcamalar, taşınmaz ve araç alımları, para ve döviz hareketleri ile bazı işlemler karşılığında menfaat sağlandığına yönelik değerlendirmeler bulunuyor.



"Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil"


Muhittin Böcek’in, Konyaaltı Belediye Başkanı olduğu dönemde Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’nde yapımı tamamlanan bir sitenin iskan ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması amacıyla 1 adet daireyi İ.E. üzerine yaptırdığı, inşaat firması sahiplerinin daha fazla mağduriyete uğramamak adına taleplerini yerine getirdikleri, bu haliyle elde ettiği menfaat nedeniyle icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği ve dairenin İ.E. üzerine yapılmasını sağlayarak suçun kaynağını gizlemeye çalıştığı, ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlediği yönündeki iddialara ilişkin savunma yapan T.S., şu ifadeleri kullandı: "2012 yılında Konyaaltı Belediyesi döneminde parsel müteahhitleri belediyeye gelerek plan değişikliği yapmak istediler. Burayı konuta dönüştürmek istediler. Teknik inceleme yaptık, Büyükşehir Belediye Meclisi’nden onaylanarak gelmesi gerektiğini söyledik. Meclislerde değerlendirilecek şeklinde bilgi verdik. Hem planlama hem ruhsat hem iskan aşamasında Koruma Kurulu’ndan onay alındı. Yeşil alanları bıraktılar, bu süreç uzun bir süreçti, gerekli onaylar alındı. Ben o dönemde Konyaaltı Belediyesi’nde başkan yardımcısıydım, imardan sorumluydum. Zorlamayla iskan verilmesi teknik olarak mümkün değil, iskan karşılığında evin nakdi olarak verilmesi de mümkün değil. Bu süreci tam olarak hatırlamıyorum ama böyle bir süreç mümkün değil. O dönemde Muhittin başkanın parasını ödeyerek kendisine ev aldığını biliyorum, parasıyla alacağı evi İ.E.’nin üzerine yapmayı düşündü."



"52 bin doları elden ödedim"


Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, Güneş Mahallesi’ndeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet, diğer belediye çalışanlarına ise maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan T.S., "Belediyede görev değişikliği oldu. Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, başkan belediyede bulunmamamı istedi. ANTEPE’ye geçtim. 2024’ün 4’üncü ayıydı. İ.E. çok sevdiğim biriydi. Güneş Mahallesi’nde firmanın yaptığı inşaatlar bitmişti. İ.E., 50 bin dolarlık yatırım yaptığını, benim de parasını ödeyerek o evi alabileceğimi söyledi. Ben de kendisine 52 bin dolar elden ödedim, kafede parayı kendisine teslim ettim. H.A. yanıma gelip gidiyordu, tapu H.A.’nın üzerindeydi. H.A.’nın bu konuyla en ufak bilgisi yok, herhangi bir ödenek almadı" dedi.



"Ruhsatla ilgisi tapu tarihlerine bakılınca anlaşılır"


D.D. isimli müteahhidin, iskan karşılığında Büyükşehir Belediyesi görevlilerine Aksu Altıntaş bölgesinde dört adet daire verdiği iddiasına ilişkin de savunma yapan T.S., "Büyükşehir’de genel sekreter yardımcısıydım. D.D. daha önceden tanıdığım arkadaşımdı. Altıntaş bölgesinde yeni yeni çalışmalar yapılıyordu. Büyükşehir o dönemde geçmişte daha önce ruhsat vermemişti. D.D. benim arkadaşımdır, sosyal çevrede ailecek görüştüğümüz biri. Ruhsat konularında D.D.’nin parseliyle ilgili hızlandırma konusunda 2021 yılında yardımcı oldum. 2023-2024 yıllarında D., ‘Sen bana çok yardımcı oldun, ben sana iki daire vereceğim’ dedi. O dönemde ciddi derecede alkol alıyorduk. Eski eşimden kalan altınlar vardı. D. bana fırsat verince ona çeşitli miktarda ödemeler yaptım. Eski eşimin evleri nasıl aldığım hakkında bilgisi yoktur. Tapu tarihlerine bakılınca 2021 tarihli ruhsatla alakası olmadığı anlaşılır" diye konuştu.



"Herhangi bir bedel ödemedim"


Gerçekte Muhittin Böcek’e ait olduğunu iddia ettiği sitedeki lüks daire ile Kemer ilçesi Kuzdere mevkisinde bulunan tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine aldığı iddiasına ilişkin savunma yapan İ.E. ise, "Muhittin Böcek’e 1 daire sattım, sattığım dairenin bedelini kendisinden aldım. Kendisiyle aramızda nezakete dayalı bir ilişki vardı. 2016 yılının sonuna doğruydu, kahve içmeye davet etti. Sitede bulunan daireyi üstüme almamı istedi, ‘Senin üstüne yapabilir miyiz’ dedi. Yaptığımız görüşmede sakınca görmedim, isteğini kabul ettim. T.S. belediye başkan yardımcısıydı, beni arayarak Hakan Işık’ın numarasını verdi, beni arayacağını söyledi. Bir müddet sonra beni arayarak tapu işlemlerini başlattığını söyledi. Birkaç gün sonra tapuda buluştuk, tapuyu aldım, herhangi bir bedel ödemedim. Tapu harcı da ödemedim. Bu işle ilgili sorun olduğunu hissetmedim. Tapu benim üstüme kaldı. Muhittin Böcek adına tapu verdiklerinin bilincindeydim. Zaman zaman kiracılar değişti, kiralar benim hesabıma geldi, ben kendisine elden teslim ettim" dedi.



"Seçim yaklaşıyor, bize yardım etmen lazım"


İ.E., Güneş Mahallesi’ndeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç, diğer belediye çalışanlarına ise maliyeti karşılığında iki dükkan alınmasına ilişkin de şu savunmayı yaptı: "Yap-sat işlemlerini bitirmek istiyordum. 2019 yerel seçimlerinden sonra Muhittin Böcek işsiz olduğumu duyunca bana iş teklif etti, ANTEPE’de müdür olarak çalışmamı istedi, kabul ettim. Hiçbir harcamam olmamıştır, ciddi şekilde şevkle işime sarıldım. Güneş Mahallesi’ndeki proje bize verildi, biz bu işe normal prosedürlere göre başladık, enflasyon yüksek olmasına rağmen başarıyla bitirdik. 2023 yılı başlarıydı, EKPA şirketinin sahibi, S.T. ile ziyaretime geldi. Açılan konular üzerinden sohbet devam etti. Bu sohbet sırasında S.T., ‘Seçim yaklaşıyor, bize yardım etmen lazım’ dedi. 4 tane Muhittin Böcek adına, 1 tane de S.T. adına, bedelini ödemek kaydıyla dükkan talepleri oldu. Maliyetini duydum. 2 ay sonra Muhittin Böcek beni arayarak ‘Buralarda mısın’ dedi, belediyedeydim. Özel kalemde bulunan Çağrı beyi çağırarak ‘Güneş Mahallesi’nde daire almayı düşünüyor’ dedi. Telefonla Çağrı beyi irtibatlandırdım, başka dahilim olmadı. Çağrı bey birkaç gün sonra beni arayarak ‘Dükkan için para istiyorlar’ dedi. Tabii para karşılığı olacak şeklinde düşündüğüm için konuyu anlamadığımı anlayarak telefonu kapadı."



"Benden 1 milyon istedi, 50 bin dolar verdim"


S.T. ile arasındaki para alışverişine de değinen İ.E., "S.T. ile sürekli karşılaşıyorduk. Benden 1 milyon istedi. Durumumun iyi olduğunu bildiği için ‘Param yok’ diyemedim, kendisine 50 bin dolar verdim. Birkaç gün sonra ‘O parayla daire aldım’ dedi. T.S.’nin de adı geçti, ‘Sen de ortak olabilirsin’ dedi. Bir iki gün sonra ‘Bunu kimin üstüne yapabilirim’ dedi. Parayı geri alamayacağımı bildiğim için C. adlı arkadaşımı aradım. O da burada olmadığı için ‘Oğlumun üstüne yapabilirsiniz’ dedi. Bu şekilde ev, arkadaşımın oğlunun üzerine yapıldı" şeklinde konuştu.



"Bu iddiayı kabul etmiyorum"


2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firmasının yaptığı işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve kendisi aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.’den fatura ödeme talebinde bulunulduğu iddiasına ilişkin savunma yapan S.T. ise, "Bu iddiayı kabul etmiyorum, böyle bir şey olmadı" dedi.


S.T., siteden dükkan alınmasına ilişkin savunmasının devamında ise, "ANTEPE’de ofiste İ.E., S.K. ve ben üçümüz bir araya geldik. Başkanımıza kaç tane dükkan verileceği ile ilgili bir pazarlık yaptığım söylenmiş ama öyle bir şey konuşmadık, benim oradan almak istediğim dükkan üzerine pazarlık yaptık. Değeri 2 milyon TL olan daireyi inşaat aşamasında 750 bin TL’ye anlaşarak, parasını ödeyerek aldım. S.K.’ya ve İ.E.’ye de parası ödendi. O dönemde Fen İşleri Daire Başkanıydım, inşaata giderek bir baskı oluşturmadım. Bir dükkan satın aldım. Satın aldığımız dükkanı, belediyede çalıştığım için kötü anlaşılacağını düşünerek tapusunu devralmadan 2 milyon TL’ye arkadaşıma sattım" ifadelerini kullandı.



"20 bin doları başkana ilettim"


Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi bulunan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya’ya aktarıldığı iddiasına ilişkin konuşan S.T., "Yardımlarımız karşılığında belediyemize de bir katkısı olsun dedik, onun üzerine destekler yapıldı. Bizim onların işlerini geciktirmek gibi, ruhsat iptali gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Akarlar firması, yardımlarımız karşılığında seçim döneminde Okan Kaya’ya parça parça ödeme yaptı. Seçim zamanı kullanılması için 35 bin dolar ihtiyacımız olduğunu söyledim. 20 bin doları Muhittin başkana ilettim, belediye işlerinde kullanılması için 15 bin doları kendi ihtiyaçlarım için kullandım. Başkanın seçimlerde kullanılması için 20 bin dolar talimatı üzerine istedim" dedi.


"Bağış yapmalarını isterdim"


Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan firma ya da şahıslardan iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği yönündeki iddialara ilişkin de açıklamalarda bulunan S.T., "Altıntaş’ta iş yapan müteahhitler benim yanıma gelirdi, ben de kız çocuklarını okutan KONTEV’e bağış yapmalarını isterdim. Soruşturma aşamasında öğrendim ki H.K. benim adıma kendi ihtiyacı için para istemiş. İlk ifadesinde kendi ihtiyaçları için olduğunu söylemiş ama daha sonra ifadesini değiştirmiş, bu yüzden 1 ay tutuklu kaldım. Kendisinden şikayetçiyim" diye konuştu.



Diğer sanıklar da dinlendi


Güneş Mahallesi’ndeki sitede S.T.’den dükkan satın alan F.A. da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin tutuksuz yargılandığı duruşmada, "S.T., kardeşimin çocukluk arkadaşıdır. Elinde bir adet dükkan olduğunu, istersem bunu araştırıp kendisinden satın alabileceğini söyledi. 2 milyon TL’ye dükkanı aldım, ödemeyi parça parça yaptım. Tapunun hemen hazırlanamayacağını söyledi. 1 yıl sonra tapunun hazır olduğunu, 2 milyon 400 bin TL daha ödeme yapmam gerektiğini söyledi, onu da iki parça halinde ödedim" dedi.


K.K. adlı tutuksuz yargılanan sanık ise kendisine tapu devrine ilişkin savunmasında, "Babam İ.E. ile aralarındaki ilişkiye dayanarak kabul etmiş, ben de tapuya gittim, tapuyu devraldım, hiçbir ödeme yapmadım. 1 buçuk yıl aradan sonra H.A. adlı kişiye tapuyu devrettim" ifadelerine yer verdi.


Tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerinin sürdüğü duruşma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş Büyükşehir’den İdlib’de kardeşlik iftarı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında kardeşlik sofrasını Suriye’nin İdlib şehrine taşıdı. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Büyükşehir Belediyesi olarak İdlib’teki kardeşlerimizin bugünkü iftarlarına vesile olduk. İnşallah çok daha farklı koşullarda daha nice iftar sofralarında beraber oluruz. Her geçen gün koşulların iyileşmesi arzumuz" dedi. Ramazan ayının manevi atmosferini yalnızca şehir sınırlarıyla sınırlı tutmayan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, dayanışma ve paylaşma kültürünü gönül coğrafyasına taşıyarak anlamlı bir organizasyona imza attı. Ramazan boyunca Kahramanmaraş’ta her gün binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturan Büyükşehir Belediyesi, bu iyilik hareketini sınırların ötesine taşıyarak Suriye’nin İdlib şehrinde de iftar sofrası kurdu. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu yaşatan organizasyon kapsamında yüzlerce aile her gün aynı sofranın bereketinde buluştu. Başkan Görgel, İdlib’de vatandaşlarla buluştu Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de İdlib’e giderek bölgedeki vatandaşlarla bir araya geldi ve kurulan gönül sofralarını paylaştı. Heyetin İdlib programı, valilik ziyaretiyle başladı. Heyet, burada Vali Yardımcısı Hasan Hatip ile bir araya gelerek bölgedeki son duruma ilişkin bilgi aldı. Görüşmede özellikle bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları ve yaşam koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Çadırkent ve Beytülselam köyü ziyareti Valilik ziyaretinin ardından heyetin bir sonraki durağı bölgede kurulan çadırkent ile Beytülselam köyü oldu. Burada bölge halkıyla bir araya gelen Başkan Fırat Görgel ve beraberindeki heyet, vatandaşlarla sohbet etti. Program kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere çeşitli destekler de ulaştırıldı. İftar sofrasında birlik ve kardeşlik mesajı İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Beytülselam köyünde kurulan iftar sofrasında bölge halkı ve heyet bir araya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ve beraberindeki heyet, vatandaşlarla birlikte oruçlarını açarak Ramazan’ın birlik ve kardeşlik ruhunu aynı sofrada paylaştı. Gönüller İdlib’te iftar sofrasında buluştu İdlib programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunun sınırları aşan bir kardeşlik duygusunu ortaya koyduğunu ifade etti. Başkan Görgel, "Büyükşehir Belediyesi olarak İdlib’teki kardeşlerimizin bugünkü iftarlarına vesile olduk. Genel Başkan Yardımcımız Zafer Sırakaya da bu iftar sofrasında bizlerle oldu. İnşallah çok daha farklı koşullarda daha nice iftar sofralarında beraber oluruz. Her geçen gün koşulların iyileşmesi arzumuz. Burada güvenin sağlanması önemliydi. Hamdolsun bu konuda önemli bir aşamaya gelindi. Bunu görmek bizleri sevindirdi. Şimdi de inşallah inşa ve ihya süreci başlayacak. Ondan sonra da inşallah burada huzurlu yuvalarına kavuşmaları en büyük arzumuz" ifadelerini kullandı.
Ankara Baharın habercisi olan leylekler, Ankara’ya ulaştı Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Uzun ve yorucu yolculuğun ardından ilçede bulunan Leylek Oteli’ne yerleşen leylekler, baharın gelişini bir kez daha müjdeledi. Kızılcahamam’da doğaya ve yaban hayatına destek olmak amacıyla ilçede yaşayan bir iş insanı tarafından yaptırılan Leylek Oteli, bu yıl da göçten dönen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Yüksek direkler üzerine kurulan ve leyleklerin güvenle konaklayabileceği şekilde hazırlanan yapı, her yıl çok sayıda leyleğin uğrak noktası haline geliyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leylekler, her yıl Afrika ve Orta Doğu’dan göç ederek Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine geliyor ve yaz aylarını kendileri için hazırlanan Leylek Oteli’nde geçiriyor. İlçede doğal yaşamın bir parçası haline gelen bu görüntüler, hem vatandaşların hem de doğa severlerin ilgisini çekiyor. Yaklaşık 10 bin kilometrelik yolculuğun ardından Türkiye’ye ulaşan leylekler şu günlerde çiftleşme döneminde bulunuyor. Her yıl neredeyse aynı dönemlerde Leylek Oteli’ne gelen leyleklerin nisan ayında yumurtlaması, mayıs ayında ise yavrularına kavuşması bekleniyor. Kızılcahamam’da baharın gelişinin en güzel simgelerinden biri olarak görülen leylekler, gökyüzünde oluşturdukları görüntüler ve yuvalarında başlayan yeni yaşam döngüsüyle doğanın uyanışını bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında iş adamı Ali Üner savunma yaptı İSTANBUL (İHA) – ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında iş adamı tutuklu sanık Ali Üner savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu ile beraber suç örgütü üyeleri ile rüşvet anlaşması yaptığı öne sürülen iş adamı tutuklu sanık Ali Üner savunma yaptı. Tutuklu sanık Üner savunmasında, "İddianamede 50 tane ihale aldığım söyleniyor. Böyle bir durum, EKAP sisteminde yok. EKAP sisteminde olmayan bir şey, yok demektir. Ağaç A.Ş.’deki firmalarımıza haciz geldi. Ben, Ağaç A.Ş.’ye ilk kez 2019 yılında mal sattım. Ali Sukas’a ben de hak ediş ödemesi almak istediğimi söyledim, o da bana herkes gibi bana da verildiğini söylemişti. Ağaç A.Ş.’deki bütün firmalarıma haciz geldi. Ali Sukas ile rüşvet ilişkisi olan birinin şirketlerine haciz gelir mi? Ümit Polat 28 Mayıs’ta kendim gittim diyor. Orada beni söylemiyor. Eylül ayında üçüncü ifadeyi veriyor. Cezaevinden tanıştığı birini benim yanıma gönderiyor ve yüz yüze konuşmak istediğini söylüyor. Ümit Polat ismimi zikrediyor ama suçlamıyor. Dostluğumuz vardı. Eşi, ‘bizimle muhatap olmayın, uzak durun’ demişti. Sonra Ümit cezaevine girdi" şeklinde konuştu. Ümit Polat’ın avukatının "Ümit Polat’ın rüşvet aldığını ya da verdiğini kendiniz duydunuz mu" sorusuna sanık Ali Üner, "Hayır duymadım" yanıtını verdi. Duruşmada, hazırlanan iddianamede ‘rüşvet’ suçunu işlediği öne sürülen iş adamı tutuklu sanık Evren Şiroğlu ise savunmasında, "Savcılıkta, Ümit Polat’ın beyanlarından dolayı tutuklandım. Ümit Polat, yeri ve zamanı belli olmayan bir olayda Fidanlıklar Müdürü Kerem Cemil Uzun’un da şahit olduğunu söylemişti. Ayrıca beni suçladığı hususlarda Mehmet Özdemir isimli şahsı Ankara’ya şikayete gittiğimizi belirterek onu da şahit göstermiştir. Tanık ve şahit listesinde bu iki kişinin ismini zikretmemiştir. Bunun da sorulmasını talep ediyorum. 2024 Aralık ayının son haftasında Ali Sukas’ın bana ’alacaklarını almak istiyorsan para getireceksin’ demesi üzerine ona 2 milyon lira para götürmüşüm. Nereye götürdüm hatırlamıyorum. Ali Sukas bana parayı verip, ’git bunu dolar yap’ demesi üzerine, o parayı 60 bin dolar olarak parayı geri getirdim ve bütün bunlara rağmen hala alacağımı alamadım" dedi. Savunmasına devam eden sanık Şiroğlu, "Ben Ağaç A.Ş.’ye ilk kez 2022 yılında mal sattım. Ağaç A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak Ali Sukas’ı 2023 yılının Temmuz ayında, Ümit Polat’ın bana attığı bir mesajla duydum. O gün ilk defa Ali Sukas’ı ilk makamında, Murat Or’un kapısının önünde gördüm. 2019’dan 2023 Temmuz ayına 4 buçuk yıllık bir süre var. Yani ben 2019 yılından beri rüşvet ilişkisinde değil, yüzünü bile görmedim Ali Sukas’ın. Ali Sukas’la 300 metre çap baz sorgusu alındığında 120 kez farklı zamanlarda ortak baz vermiştiniz’ diyorlar. Bunların hepsi Ağaç A.Ş. Alibeyköy yerleşkesinde olmuştur. Burada çalışan bütün personelle aynı inceleme aynı tarihlerde yapılınca çaycıdan, güvenliğe, muhasebeden, satış personeline fark etmeksizin yüzlerce insanla da daha fazla HTS kaydı ve baz kaydı verdiğim gözükecektir" ifadelerini kullandı. Duruşma, sanık savunmaları ile sürüyor.