Yerel Haberler
Antalya
Türkiye’den öğrenciler küresel sağlık için çözüm üretti 18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:46:04 Dünyada ilk kez 1953 yılında Harvard Üniversitesi tarafından uygulanan Birleşmiş Milletler (BM) simülasyonu MUN (Model United Nations/ Model Birleşmiş Milletler),Uğur okulları tarafından bu yıl altıncı kez düzenlendi. Uğur Okulları Model Birleşmiş Milletler Konferansı (UMUN), bu yıl 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştiriliyor. Üç gün süren konferansta öğrenciler "Küresel Sağlık ve İyi Oluşun Sürdürebilirliği" teması kapsamında konferans süresince; küresel sağlık politikalarından ruh sağlığına, sağlığa erişimde fırsat eşitliğinden çevresel faktörlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine kadar birçok başlığı ele aldı. Konferans Türkiye genelindeki farklı kampüslerden 180 öğrencinin katılımı ile gerçekleşti. "Küresel sorunlara çözüm üretecekler" Projede dünya genelindeki küresel sorunlara dikkat çekildiğini kaydeden Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, "Projelerimiz Dünya Sağlık Örgütleri. Dünyada birçok insan açlıktan ve hastalıktan ölüyor. Bu ölümlerin nedenleri, çocukların erken yaşta ölmeleri, bunların önlemleri nasıl sağlanabilir. Çözüm olarak ne üretilmesi gerekiyor ise küresel bir çözüm üretmek için öğrencilerimiz kendi arasında dinleyecek, anlayacak ve çözüm üretecekler ve bu çözümleri raporlayacaklar. Raporları Birleşmiş Milletlere göndereceğiz. Türkiye’deki gençlik olarak dünyadaki sağlık sorununa bu yönden bakıyoruz diye sunacağız" dedi. Düzenlenen konferansta öğrencilerin küresel sorunlar hakkında bilinçli olmasını ve bu konuda projeler üretmeyi amaçladıklarını ifade eden Kurt şöyle konuştu: "Dünyada olan küresel sorunların farkında olması ve küresel sorunlara nasıl çözüm üretmesi gerekiyor, ne düşünüyor ise bunu tartışmak için altıncısı olarak düzenlediğimiz bu konferansta 180 öğrencimiz burada ülkemizin sağlık sorunlarını tartışacak, kendi aralarında anlaşacak ve çözüm üretecekler. Böylece öğrenciler toplum karşısında konuşmayı, proje yapmayı ve kendisini ifade etmeyi toplum içerisindeki dünyada olan olayları fark etme konusunda öğrencilerimizin gelişimini sağlayacağız." 3 gün boyunca sürecek konferanstan memnuniyet duyduğunu dile getiren öğrenci Zeynep Budak, "Bu konferans küresel sağlık problemleri ile ilgili bilinçlenmesini ve bu problemlere çözüm bulmaları için güzel bir şans. Konferansımız öğrencilerin kendilerini keşfetmeleri için güzel bir ışık tutuyor. Burada olmaktan çok mutluyum" şeklinde konuştu.
Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası ve yaklaşan bayram öncesinde Alanya Huzurevi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Teknoloji ile toplumsal değerlerin bir araya getirildiği etkinlikte, huzurevi sakinlerine yönelik "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verildi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası kapsamında Alanya Huzurevi sakinlerine "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verdi. ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKUZEM) Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy danışmanlığında düzenlenen programa yaklaşık 20 mühendislik öğrencisi katıldı. Ziyaret kapsamında huzurevi yönetimiyle bir araya gelen Gülsoy, kurumun Programın devamında öğrenciler tarafından verilen eğitimlerde, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştıran yönleri anlatıldı. Özellikle güvenli internet kullanımı, veri gizliliği ve şifre güvenliği gibi konular üzerinde durulurken, dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Dijital dolandırıcılığa karşı uyarı Son dönemde artış gösteren yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine de değinilen eğitimde, deepfake (yapay zeka ile gerçek gibi üretilmiş sahte video, görüntü, ses ve içerik) gibi teknolojilerle yapılan dolandırıcılıklara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Huzurevi sakinleri, anlatımları ilgiyle takip ederken merak ettikleri sorulara da yanıt buldu. Eğitim programının ardından öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında yaşlılara kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan hediyeler takdim edilerek bayram öncesi moral verildi. Gerçekleştirilen etkinlikle, üniversite öğrencilerinin sadece akademik değil, sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiği bir kez daha ortaya konuldu. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:26 Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor. 41 sanık yargılanıyor Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor. Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor. Duruşma sürüyor Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi "Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı 2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi. Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu. "Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir" Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı. "Biz kullanılmışız" Tacir E.A. ise Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi: "Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum." "B.Ç., ‘parayı Gökhan’ın hesabına aktarın’ dedi" Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek’in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.’nin Aralık ayında 55 milyon TL’lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan’ın hesabına aktarın dedi, Gökhan’ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK’a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu. Mustafa Gökhan Böcek’in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek’e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.’ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi. "Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin" Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.’ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık". M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi. "Bize gelen altınların hepsi fiziki" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz’in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz’den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.’nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek’in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz’in sahipleri KOM’dan çıkınca beni aradılar. ‘Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik’ dedi. Ali Yılmaz’ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bin 221 sağlık çalışanı ile bayramda hizmet verecek
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:23 Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bin 221 sağlık çalışanı ile bayramda hizmet verecek Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bayram tatili süresince sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, bayramdan bir gün öncesi de dahil olmak üzere bayram boyunca toplam bin 221 sağlık personelinin görev başında olacağını açıkladı. Bayram süresince acil servis başta olmak üzere yoğun bakım, ameliyathane, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerde sağlık hizmetlerinin aralıksız sürdürüleceğini belirten Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, gerekli tüm planlamaların yapıldığını söyledi. "Tüm önlemlerimizi aldık" Bayram tatili boyunca sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için kapsamlı bir planlama gerçekleştirdiklerini ifade eden Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Bayram süresince hizmet verecek tüm birimlerimizde insan gücü ve tıbbi donanım açısından gerekli düzenlemeleri yaparak tedbir ve önlemlerimizi aldık. Personel planlamalarımızı tamamlayarak ihtiyaç duyulan birimlerde takviye görevlendirmeler gerçekleştirdik. Bayramdan bir gün öncesi de dahil olmak üzere toplam dört gün boyunca 207 hekim, 428 hemşire ve sağlık çalışanı, 349 temizlik personeli, 45 tıbbi sekreter, 8 danışma görevlisi, 122 güvenlik personeli, 10 santral görevlisi, 18 şoför, 16 sağlık memuru ve 18 teknik servis çalışanı olmak üzere toplam bin 221 sağlık personelimiz hasta ve hasta yakınlarına hizmet vermek için görev başında olacaktır" dedi. Bayramda beslenmeye dikkat Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzenine de dikkat çeken Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Bayramda aşırı ve dengesiz beslenmeden kaçınılması gerekmektedir. Bayramda sindirim sorunları yaşamamak için normal beslenme düzenine geçerken karbonhidrat ve şekerden zengin gıdaların tüketimine dikkat edilmelidir. Bol sıvı tüketilmeli, mümkün olduğunca hafif tatlılar tercih edilmeli ya da tatlı tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bayramın hepimize başta sağlık olmak üzere huzur, mutluluk ve esenlik getirmesini diliyorum" diye sözlerine ekledi.
Alanya’da kalp sağlığında TAVI işlemi başarıyla uygulanıyor
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:21 Alanya’da kalp sağlığında TAVI işlemi başarıyla uygulanıyor Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) işlemini hastalarına başarıyla uygulamaya devam ediyor. Açık kalp ameliyatı için yüksek risk taşıyan hastalar için önemli bir alternatif olan bu yöntem sayesinde bölge halkı ileri düzey kalp tedavilerine kendi şehirlerinde ulaşabiliyor. Kasıktan girilerek kapalı yöntemle gerçekleştirilen TAVI işlemi sayesinde aort kapak hastalığı bulunan hastalarda göğüs kafesi açılmadan ve kalp durdurulmadan kapak değişimi yapılabiliyor. Böylece hastalar daha kısa sürede iyileşirken, komplikasyon riski de önemli ölçüde azalıyor. Uygulama hakkında bilgi veren Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cemal Köseoğlu, "TAVI yöntemi özellikle ameliyat riski yüksek olan hastalar için büyük avantaj sağlamaktadır. İleri yaşta olan veya ek sağlık sorunları bulunan hastalar için güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Akciğer, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar ya da daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş kişiler için bu yöntem önemli bir alternatif sunar. İşlem sırasında aort kapağı, göğüs açılmadan ve kalp durdurulmadan, genellikle kasıktan girilerek özel bir kateter yardımıyla değiştirilir. Bu sayede hastalar daha kısa sürede iyileşmekte ve açık kalp ameliyatına göre daha düşük komplikasyon riski ile tedavi edilmektedir" dedi. TAVI işleminin invaziv kardiyolojinin en ileri ve en zorlu girişimleri arasında yer aldığını vurgulayan Köseoğlu, "Bu uygulama yüksek teknoloji, özel eğitim ve deneyimli bir ekip gerektirir. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği olarak güçlü hekim kadromuz ve gelişmiş teknolojik altyapımız sayesinde TAVI işlemini başarıyla uyguluyoruz. Hastalarımıza ileri düzey kalp tedavilerini kendi şehirlerinde alma imkânı sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.
Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:18 Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı Antalya’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde şehit kabirleri ziyaret edilip, kırmızı karanfiller bırakıldı. 15 Temmuz şehidi Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" dedi. Antalya’da Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü çerçevesinde Uncalı Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Anma programına Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından protokol üyeleri şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Törende duygusal anlar da yaşandı. "En şerefli, en güzel acı" 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, evlat acısını gururla harmanladığını ifade etti. Ağaroğlu, "Vatanımız için onlar fedailerdi; canlarını, kanlarını bu yolda harcadılar. Bir şehit annesi olarak diyorum ki evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Şehitlik ve evlat acısı belki çok büyük bir acıdır ama en şerefli, en güzel acıdır. Rabbime şükrediyoruz, hamdediyoruz" dedi. "Emanete sahip çıkacağız" Düşmanın o gece içeriden geldiğini hatırlatan acılı anne, şehitlerin bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceklerini belirterek, "Benim evladım 15 Temmuz şehidiydi. Düşman maalesef o zaman dışarıdan değildi, vatanın içinden hainlerdi. Şehitlerimizin taşıdığı bu bayrağı bize devrettiler. Biz de bu vatana sahip çıkacağız, onların emanetlerini koruyacağız. Madem ölüm bir kez olacak, o da neden Allah için olmasın? Vatan sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı.
Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:10 Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı Antalya’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde, şehit kabirleri ziyaret edilip kırmızı karanfiller bırakıldı. 15 Temmuz şehidi Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" dedi. Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü çerçevesinde Antalya Uncalı Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Anma programına Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından protokol üyeleri şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Törende duygusal anlar da yaşandı. "En şerefli, en güzel acı" 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, yaptığı açıklamada, evlat acısını gururla harmanladığını ifade etti. Ağaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Vatanımız için onlar fedailerdi; canlarını, kanlarını bu yolda harcadılar. Bir şehit annesi olarak diyorum ki; evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Şehitlik ve evlat acısı belki çok büyük bir acıdır ama en şerefli, en güzel acıdır. Rabbime şükrediyoruz, hamd ediyoruz." "Emanete sahip çıkacağız" Düşmanın o gece içeriden geldiğini hatırlatan acılı anne, şehitlerin bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceklerini belirterek, "Benim evladım 15 Temmuz şehidiydi. Düşman maalesef o zaman dışarıdan değildi, vatanın içinden hainlerdi. Şehitlerimizin taşıdığı bu bayrağı bize devrettiler. Biz de bu vatana sahip çıkacağız, onların emanetlerini koruyacağız. Madem ölüm bir kez olacak, o da neden Allah için olmasın? Vatan sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı.