Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da adliye personeli iftarda buluştu 20 Şubat 2026 Cuma - 22:04:38 Antalya Adliyesi’nde düzenlenen iftar programı, yargı teşkilatı mensuplarını ve adliye personelini aynı sofrada buluşturdu. İftar sonrası konuşan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Ramazan ayının sabır, paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, bu mübarek ayın birlik ve beraberliği pekiştirdiğini vurguladı. Adalet hizmetinin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini hatırlatan Başsavcı Kahveci, hakim ve Cumhuriyet savcılarının adaletin tesisi için gösterdikleri kararlılık ve fedakârlığın önemine dikkat çekti. Adliye personelinin de adalet mekanizmasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci, yargı hizmetlerinin düzenli ve etkin şekilde yürütülmesinde personelin özverili çalışmalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci şu ifadeleri kullandı: "Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir; adalet, bu çatı altında görev yapan her bir hakimimizin, Cumhuriyet savcımızın ve personelimizin emeği, vicdanı ve sorumluluk bilinciyle hayat bulur. Biz büyük bir adalet ailesiyiz. Ramazan ayının bereketiyle daha da güçlenen bu birlik ruhu, toplumun adalete olan güveninin en sağlam teminatıdır." Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan da konuşmasında, yargı teşkilatının güçlü yapısının ekip ruhu ve karşılıklı güvenle mümkün olduğunu belirterek, Ramazan ayının birlik ve dayanışmayı güçlendirdiğini dile getirdi. Program, edilen duaların ardından sona erdi. Antalya Adliyesi hizmet binasında gerçekleştirilen programa; Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan, Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Mahkeme Başkanları, hakim ve Cumhuriyet savcıları ile adliye personeli ve aileleri katıldı.
20 Şubat 2026 Cuma - 15:35 Hafif ticari aracın çarptığı midibüs devrildi: 7 yaralı Antalya’nın manavgat ilçesinde hafif ticari aracın yolcu midibüsüne arkadan çarparak devirmesi sonucu meydana gelen kazada 1’i ağır 7 kişi yaralandı. Kaza anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza; Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Manavgat istikametinden Alanya istikametine gitmekte olan Sadık Y.’nin kullandığı 07 LMC 84 plakalı yolcu midibüsü, Kızılağaç ışıklı kavşağından hareket ettikten 150 metre sonra, aynı istikamette seyir halindeki Süleyman A.’nın kullandığı 07 BTC 619 plakalı hafif ticari aracın arkadan çarpması sonucunda meydana geldi. Hafif ticari aracın hurdaya döndüğü kazada araçta bulunan 2 kişi Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat birimine bağlı kurtarma ekipleri ve sağlık ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden çıkarıldı. Çarpmanın şiddetiyle yolun ortasına devrilen midibüsü 5 yolcu yaralandı. Kazada hafif ticari araç sürücüsü Süleyman A., araçta yolcu olarak bulunan Durmuş Ali Y. ile midibüste yolcu olarak bulunan Ceren D., Merve D., Nesrin G., İrem Ç. ve Ercan U. yaralandı. Yaralılardan Durmuş Ali Y.’nin hayati tehlikesi olduğu bildirildi. Yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılırken, kazanın ardından kapanan yol araçların kaldırılması ve temizlenmesinin ardından yeniden açıldı Kaza an güvenlik kamerasında Hafif ticari aracın karayolunda arkadan gelerek midibüse çarpması ve midibüsün kontrolden çıkarak yolun sağına doğru devrildiği anlar güvenlik kamerasına an be an yansıdı
20 Şubat 2026 Cuma - 15:18 Okulda akran zorbalığı iddiası: 15 yaşındaki öğrencinin çenesi kırıldı Antalya’da bir meslek lisesinde teneffüs sırasında yaşandığı öne sürülen kavga, 9. sınıf öğrencisinin çene kırığıyla sonuçlandı. Ameliyat edilen 15 yaşındaki öğrencinin en az bir dönem eğitimden uzak kalacağı belirtilirken, veli disiplin cezasına tepki gösterdi. Olay, 11 Şubat Çarşamba günü Muratpaşa ilçesindeki Muratpaşa Borsa Ticaret Meslek Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 9. sınıf öğrencisi Muhammed Yasin Ç. (15), teneffüs arasında başka bir sınıftan gelerek sırasına oturan ve ayaklarıyla oturacağı bölüme basan öğrenciyi "kalkar mısın" diyerek uyardı. Uyarının ardından sıradan kalkan öğrencinin bir süre sonra üç arkadaşıyla birlikte yeniden sınıfa geldiği öne sürüldü. Muhammed Yasin Ç.’nin "Neden ters baktın?" demesi üzerine çıkan arbedede, diğer öğrencinin Muhammed Yasin Ç.’nin çenesine vurduğu, darbe alan öğrencinin yere düştüğü iddia edildi. Okul yönetimi veliyi aradı, öğrenci hastaneye sevk edildi Okul yönetimi tarafından velisine bilgi verilen Muhammed Yasin Ç., ilk olarak sağlık ocağına götürüldü, ardından hastaneye sevk edildi. Öğrencinin çenesinde kırık tespit edildi. "İki noktada kırık tespit edildi, plak yerleştirildi" Olayla ilgili konuşan veli Ergin Ç., süreci şu sözlerle anlattı: "Geçtiğimiz hafta okul idaresinden telefon geldi. Arkadaşlar arasında kavga olduğunu ve diş kırıklığı yaşandığını söylediler. Beş dakika sonra tekrar arayıp çocuğun araştırma hastanesine sevk edildiğini bildirdiler. Okula gittiğimde oğlum çenesini tutuyordu. Yapılan kontrollerde çenesinin iki noktadan kırıldığı ortaya çıktı. 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık beş saat süren bir operasyon geçirdi. Plak yerleştirildi, bağlantılar yapıldı. Doktorlar tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında sürebileceğini söyledi." Veli: "Bu bir adli vaka" Veli Ergin Ç., olayın adli boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Kamera kayıtlarında olayın net olduğu ifade edildi. Ambulans ve polis çağrılıp çağrılmadığını sordum. Çağrılmadığını öğrendim. Polisler tuttuğu tutanaklarda olayın "kasten yaralanma" olduğunu belirttiler. Bunun bir adli vaka olduğunu düşünüyorum. Daha sonra ambulansı ve polisi ben aradım. Yargı sürecini başlattık" Disiplin cezasına itiraz Olayın ardından disiplin kurulunun toplandığını belirten Ergin Ç., verilen cezaya itiraz ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti: "Olayı gerçekleştiren öğrenciye 5 gün geçici uzaklaştırma cezası verildi. Bu kararın caydırıcı olmadığını düşünüyorum ve itiraz ettim. Beş günlük uzaklaştırma demek, gel bir daha birinin çenesini kır, başkasının çocuğun çenesini kır anlamına geliyor." En az bir dönem eğitimden uzak kalacak 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık 5 saat süren operasyonun ardından Muhammed Yasin Ç.’nin çenesinde iki noktada kırık tespit edilerek plak yerleştirildi. Tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçeceğini belirten veli Ergin Ç., oğlunun sağlık durumu nedeniyle en az bir dönem okuldan mahrum kalacağını da sözlerine ekledi.
Büyükşehir’den yağışın ardından olumsuzluklara müdahale
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:43 Büyükşehir’den yağışın ardından olumsuzluklara müdahale Sarı kod uyarısı verilen Antalya’da aşırı yağışlar etkisini sürdürürken, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin de yoğun mesaisi sürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nce 23 Ocak’ta verilen sarı kod uyarısının ardından teyakkuz hâline geçerek sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kent genelinde etkili olan şiddetli yağışlar nedeniyle oluşan olumsuzluklara müdahale eden Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların güvenliği ve yaşamın normal seyrine dönmesi için yoğun bir çalışma yürütüyor. Su baskınlarına karşı başta Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) ekipleri olmak üzere belediyenin ilgili tüm birimleri sahada yoğun bir çalışma gerçekleştiriyor. Ekipler vatandaşın mağduriyetini gidermek için özveriyle çalışmalarını yürütüyor. Metrekareye 200 mm yağışın düştüğü Antalya’da aşırı yağışlar nedeniyle şehir genelinde boşalan tüm dolgu alanları dolduruldu. Özellikle Güzeloba Mahallesi Kültür Kent Sitesi bölgesinde yaşanan su baskınlarının ardından ASAT Kanalizasyon Bakım Onarım ve İşletme Şube Müdürlüğü personelinin yaklaşık 40 saat süren su tahliye çalışmasının ardından bölgede normalleşme sağlandı. Ekipler Alanya Dimalacami Mahallesi grup yolunda da heyelan nedeniyle çökme yaşanan yolda çalışma yaptı. Dolgu çalışması yapılan yol yeniden güvenli hale getirildi. Yağışlar etkisini sürdürürken Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin de yoğun mesaisi sürüyor.
Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Migren çocuklukta başlıyor, aileler baş ağrısını asla hafife almamalı"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:07 Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Migren çocuklukta başlıyor, aileler baş ağrısını asla hafife almamalı" Çocuk Nörolojisi Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, migrenin çocuklukta başladığını belirleterek, "Aileler baş ağrısını asla hafife almamalı" dedi. Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrılarının oldukça yaygın görüldüğünü belirten Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, dünya genelindeki araştırmalara göre çocuk ve ergenlerin büyük bölümünde primer baş ağrılarının görüldüğünü söyledi. Mıhçı, migrenin çocukların fiziksel sağlığının yanı sıra okul başarısı, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ifade etti. "Baş ağrısı çocuğunuza miras kalabilir" Çocuklarda baş ağrılarının primer (temel) ve sekonder (başka bir hastalığa bağlı) olarak iki ana grupta toplandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocukluk çağında baş ağrıları ve migren, erken tanı ve uygun yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir durumdur. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının baş ağrısı şikâyetlerini ciddiye alması ve uzman değerlendirmesini geciktirmemesi son derece önemlidir. Çocuklarda baş ağrıları genel olarak iki ana grupta değerlendirilir" ifadelerini kullandı. Mıhçı, en sık görülen primer baş ağrılarının gerilim tipi baş ağrısı ve migren olduğunu aktararak stres, uykusuzluk, öğün atlama ve bazı besinlerin tetikleyici olabildiğini söyleyerek, "Migren ise genellikle genetik yatkınlığa sahiptir. Ailede migren öyküsü varsa, çocukta migren görülme riski yüzde 50–90 oranında artar" dedi. "Migreni tetikleyen birçok faktör var" Migren ataklarının beyinde serotonin gibi maddelerin değişen salınımına bağlı olarak geliştiğini belirten Mıhçı, okul stresi, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler, hava şartları ve bazı besinlerin migreni tetikleyebileceğini söyledi. "Baş ağrısı başka hastalıkların habercisi olabilir" Baş ağrılarının bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olarak görülebildiğini dile getiren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Baş ağrısı bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, farenjit, menenjit, hipertansiyon, kafa travmaları, beyin tümörleri, hidrosefali ve zehirlenmeler buna örnek olabilir. Çocuklarda nadir görülmekle birlikte, giderek artan, kronikleşen veya gece uyandıran baş ağrıları mutlaka araştırılmalıdır" şeklinde konuştu. "Düzenli beslenme ve uyku migrenin anahtarıdır" Baş ağrısının önlenmesinde yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Mıhçı, "Çocukların günde 8–10 saat düzenli uyuması, öğün atlamadan beslenmesi, yeterli sıvı alması ve düzenli egzersiz yapması önemlidir. Stres yönetimi için gevşeme teknikleri, hobiler ve gerekli durumlarda psikolojik danışmanlık faydalı olabilir" diye konuştu. Baş ağrısı günlüğü tutulmasının tetikleyicilerin belirlenmesinde etkili olduğunu söyleyen Mıhçı, okul ortamında su içme ve ara öğün izinlerinin sağlanmasının atakları azaltabileceğini bildirdi. "Baş ağrısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir" Çocuklarda baş ağrısı tedavisinin ağrının şiddetine ve nedenine göre planlandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, gerilim tipi baş ağrılarında basit yöntemlerin yeterli olabildiğini ancak migren ve küme baş ağrılarında özel tedaviler gerektiğini söyledi. Mıhçı, "Uygun tedaviyle altı ay içinde çocukların yaklaşık yüzde 50’sinde belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı olan çocuklar mutlaka çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Kepez Belediyesinden mahallelerde yangın ve afet farkındalık eğitimleri
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:00 Kepez Belediyesinden mahallelerde yangın ve afet farkındalık eğitimleri Kepez Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetim Müdürlüğü ile Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde Odabaşı, Kirişçiler, Duacı ve Kızıllı mahallelerinde yangın ve afet farkındalık eğitimleri düzenlendi. Kepez Belediyesi, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla mahallelerde yürüttüğü Afet Farkındalık Eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Odabaşı, Kirişçiler, Duacı ve Kızıllı mahallelerinde düzenlenen eğitim programlarıyla mahalle sakinleri afetlere karşı bilgilendirildi. Orman Bölge Müdürlüğü ile Kepez Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimler, mahallelerdeki sosyal alanlarda ve köy kahvelerinde vatandaşların yoğun katılımıyla yapıldı. Eğitimlerde, afet anlarında yaşanabilecek can ve mal kayıplarının en aza indirilmesinde toplumsal bilincin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde; muhtemel afetlere karşı hazırlıklı olmanın, afete dirençli bir toplum oluşturmanın ve toplumsal müdahale kapasitesini artırmanın gerekliliği anlatıldı. Özellikle orman yangınlarının önlenmesine yönelik alınması gereken tedbirler, yangınların çıkış nedenleri, önleyici uygulamalar ve yangın anında doğru müdahale yöntemleri katılımcılarla paylaşıldı. Acil durumların afete dönüşmemesi için erken önlem almanın ve başlangıç aşamasında yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekilirken, afet bilincine sahip bireylerin toplumsal dayanışmayı güçlendireceği ifade edildi.
Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:54 Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi Tohumculuk sektörünün temsilcileri, Türkiye’nin dünyada hızla güçlenen bir tohum üreticisi ve ihracatçısı haline geldiğini belirterek, İsrail tohumuna bağımlılık iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem Programının konukları Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım ile Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Başkanı Burak Gönen oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programda tohum ve tohumculuk sektörü konuşuldu. "İsrail tohumuna bağımlılık algısı bilgi kirliliği" Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun tarımın başlangıç noktası olduğunu belirtirken, "Tohum bir ülke için milli güvenlik meselesidir. Tohumu üreten ülkeler tarımda özgürlüğünü ve gıda güvenliğini sağlamıştır" dedi. Ülkedeki tarım ürünlerinde "İsrail tohumuna bağımlı" olunduğuna ilişkin algının tamamen yersiz olduğunu kaydeden Yıldırım, "İsrail’den bizim ne ithalatımız ne de ihracatımız var. 1980-90’lı yıllarda hibrit tohumda İsrail firmalarının sebep olduğu dominant etkideki algı hala devam ediyor. Bu bilgi kirliliğidir. Türkiye bırakın İsrail’e tohumda bağımlılığı, tohum ihracatında önemli bir yere sahiptir" dedi. Sertifikalı tohum 1,3 milyon tona ulaştı Yerli tohumun stratejik önemine dikkat çeken Yıldırım, pandeminin ardından, gıdaya bağımlılığın ön palana çıktığı ve savaşların olduğu bir dünyada tohumun öneminin daha da anlaşıldığını söyledi. Türkiye’de 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum miktarının, 2024 yılında 1,3 milyon tona ulaştığını bildiren Kayhan Yıldırım, "2018’den beri ülkemiz gerçek bir tohum ihracatçısı pozisyonundadır. 2018’de tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 8 iken, 2024’te bu rakam yüzde 134’e çıkmıştır. Türkiye dünya pazarında önemli bir aktördür. Tohumda 70 milyar dolarlık dünya pazarının içerisinde, Türkiye 750 milyon dolar ile 11’inci sıradadır. Kamunun desteği, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarıyla tohumda 1 milyar doları aşma hedefindeyiz. Tohumda dünyada ilk 5’i girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 14 bin 500 tescilli tohum Türkiye’nin 14 bin 500 tescilli tohum ürünü bulunduğuna dikkat çeken Kayhan Yıldırım, "Çeşitliliğimizin çok olması büyük avantaj. Sektörün talebi doğrultusunda raf ömrü uzun çeşitten, soğuğa dayanıklı çeşide kadar her türlü ıslah çalışmasını yapıp sektörün hizmetine sunabiliyoruz. Tarım milli meselesi, gıda güvenliğimizi garantiye almamız şart, tarım stratejik bir ürün. O nedenle tarıma öncelik verilmeli. Ekstra finans kaynakları, teşviklerle tarım desteklenmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demiş, evet ‘çiftçi bu ülkenin ikinci ordusudur, milli güvenliğidir’. Kırsaldan başlayarak tarımı desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti Türkiye Tohum Endüstrisi Derneği Başkanı Burak Gönen, İsrail ile 2023-2024’ten sonra ithalat ve ihracatın tamamen kapandığını vurgularken, "İsrail’den ne ithalat, ne ihracat yapıyoruz" dedi. Tohumculuğun özel sektörün katkısıyla ivme kazandığını, Antalya’nın da bir üs haline geldiğini kaydeden Gönen, "Tarımın merkezi Antalya, tohumculuğun merkezi Antalya vasfını kazandı. Bir çok tohum firması 1984’ten itibaren Antalya’da kurulmaya başladı. Uluslararası tohum firmaları da Antalya’da şirketler, tesisler kurmaya, ortaklıklar oluşturmaya başladı. Sebze tohumculuğu alanında faaliyet gösteren firmaların yaklaşık yüzde 80’i Antalya merkezlidir. Antalya sebze tohumculuğunun başkenti haline geldi" diye konuştu. İklim krizine dayanıklı yeni nesil tohumlar TÜRKTED olarak tohumculuğun gelişmesi için vizyon ortaya koyduklarını söyleyen Burak Gönen, "Tohum firmaları olarak ıslaha çalışmalarımızı hastalık ve zararlılara karşı geliştiriyoruz. İklim krizinin olduğu şu dönemde birim alandan daha yüksek verimi alacağımız çeşitleri üretmemiz lazım. İklim değişikliğiyle birlikte hastalık ve zararlılar artıyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Hedef: Tohumda dünyada ilk 5 2000’li yıllardan sonra çiftçinin sertifikalı tohuma yöneldiğini belirten Gönen, "Sertifikalı tohum demek yüzde 30 oranında verim artışı, hastalıktan ari çeşit kullanılması demek" dedi. 2024’te 1,3 milyon ton olan sertifikalı tohum miktarını 2030 yılında 1,5 tona çıkarma hedefinde olduklarını anlatan Gönen, "Sertifikalı tohum demek kaliteli tohum demek" dedi. Tohumda ihracatın da sertifikalı tohumdan geçtiğini belirten Burak Gönen, bir domatesin renginden, raf ömrüne kadar, bir salkımda kaç domatesten olacağına hangi hastalıklara dayanıklı olacağına kadar ıslah çalışmalarıyla belirlendiğine dikkat çekti. Gönen, Türkiye’nin tohum ticaretinde 11’inci sırada olan yerini 5’inci sıraya yükseltme hedefinde olduklarını söylerken, "Tarımda mevcut politikalar güçlendirilmeli. Güçlü adımlar atılmalı" diye konuştu. 2026 asya pasifik tohumculuk kongresi Antalya’da Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi’nin 1-5 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapılacağını belirten Gönen, Çin’de yapılan kongreye 1400 delege, Hindistan’da yapılan kongreye 600 civarında delege katıldığını, Antalya’daki kongreye 2 binin üzerinde katılımcı beklediklerini kaydetti. Gönen, "APSA 2026’ya rekor katılım bekliyoruz" dedi. Gönen, Tohumculuk Kongre’sinin ticarete ve teknolojik anlana olumlu yansıyacağını da sözlerine ekledi.
Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:33 Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla suçüstü yakalanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile iki SGK İş Başmüfettişi hakkında dava açıldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Antalya Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla suçüstü yapılırken, şüphelilerin denetimleri baskı unsuru haline getirerek özel hastanelerden rüşvet talep ettikleri iddia edildi. İddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı "Sağlık Sektörüne Yönelik Programlı Teftiş" kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren üç özel hastanenin denetim ve teftiş görevi verildi. "Hazırlıklı olun" mesajı ve zımni anlaşma iddiası Soruşturma kapsamında, müfettişler 9 Mayıs 2025’te daha önceden tanıdıkları, aynı zamanda sağlık alanında danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile irtibata geçti. Müfettişlerin denetleyecekleri hastanelerin isimlerini Selim E.’ye ileterek "hazırlıklı olmalarını" istedikleri, bu aşamada taraflar arasında zımni bir anlaşma yapıldığı değerlendirmesine yer verildi. İddianameye göre bu anlaşmayla, müfettişlerin denetim ve teftişi bilinçli şekilde zorlaştırarak "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise hastaneleri "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetimleri sorunsuz şekilde sonuçlandıracağı öne sürüldü. Görevde olmayan iki hastaneye "yanlışlıkla" denetim İddianamede yer alan tespitlere göre, İş Başmüfettişi Erdoğan Ö., görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlığını yaptığı Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gitti. Şüpheli müfettişin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu iki hastaneye "yanlışlıkla" girdiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu hastanelerin de resmi olarak görev kapsamına alındığı iddianamede yer aldı. "45-50 milyon TL ceza" baskısı iddiası İddianameye göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden, sözlü beyanlarla işverenleri baskı altına aldı, hastane yöneticilerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45-50 milyon TL’ye varan idari para cezaları, SGK teşviklerinin iptali ve faaliyet durdurma riski bulunduğunun söylendiği iddia edildi. "40-40-40" pazarlığı Müfettişler adına hastane sahipleriyle pazarlık yapan Selim E., "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" ifadelerini kullandı. Hastane sahiplerinin şikâyeti üzerine Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından teknik ve fiziki takip başlatıldı. 3 Temmuz 2025’te Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirildi. Aynı gün Selim E.’nin, hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldığı görüntülere yansıdı. Görüntülerde, işletme müdürü V.D.’nin, seri numaraları önceden alınmış parayı teslim ederken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin Murat" dediği yer aldı. "Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı" Paranın teslim edilmesinin ardından Selim E.’nin, aynı hastane içerisinde bulunan İş Başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayarak, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği görüşme de iddianamede delil olarak yer aldı. Hastaneden ayrılan Selim E., aracına binmek üzereyken KOM ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B., gözaltına alındıktan sonra 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi İddianamede yer alan savunmalarda, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri görüldü. Eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E., alınan paranın daha önceki danışmanlık alacağına karşılık olduğunu, rüşvet amacıyla alınmadığını savundu. İş Başmüfettişi Murat Ayhan B. ise, para talebiyle ilgisinin bulunmadığını, Selim E.’nin kendi adını kullanarak menfaat temin etmiş olabileceğini öne sürdü. İş Başmüfettişi Erdoğan Ö. de, söz konusu paradan bilgisinin olmadığını, adının bilgisi dışında kullanılmış olabileceğini ifade etti. Sanıklar, Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’nde rüşvet almaya teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak.
Başkan Güngör: "Manavgat, vergi tahsilatında Türkiye’ye örnek bir kent"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:10 Başkan Güngör: "Manavgat, vergi tahsilatında Türkiye’ye örnek bir kent" MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, KURGAN ve Dijital Uygulamalar ile vergi denetimlerinde yeni dönem başlıklı toplantıda yaptığı konuşmada Manavgat’ın tahsilat gücü yüksek, Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen örnek bir ilçe konumunda olduğunu söyledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) iş birliğinde, Otogar Toplantı Salonu’nda "Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ve Dijital Uygulamalar ile Vergi Denetimlerinde Yeni Dönem" başlıklı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, vergi denetimlerinde dijitalleşmeyle başlayan yeni dönemin uygulama detaylarını ve iş dünyasına yansımalarını ele almak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Güngör, Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ile denetimlerin daha etkin yürütüldüğünü, kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendiğini ve mükellefler açısından daha öngörülebilir ve şeffaf bir denetim sürecinin oluşturulduğunu söyledi. Manavgat’ın vergi tahsilatındaki yükselişi dikkat çekiyor Manavgat’ın tahsilat performansı ve kayıtlı mükellef yapısıyla istikrarlı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Güngör, ilçede 2023 yılında 8 milyar 64 milyon TL, 2024 yılında 14 milyar 211 milyon TL, 2025 yılında ise 22 milyar 38 milyon TL vergi tahsilatı gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu verilerin, Manavgat’ın vergisini düzenli ödeyen, tahsilat gücü yüksek, ticari disiplini gelişmiş ve ekonomik sorumluluk bilinci güçlü bir ilçe olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Manavgat’ın ekonomik gücü ve yeni nesil vergi denetimi anlatıldı İş dünyasının mali yükümlülüklere gösterdiği hassasiyetin kayıtlı ekonomiyi güçlendirdiğini vurgulayan Güngör, bu yapının Manavgat’ı kamu maliyesi açısından örnek bir konuma taşıdığını, aynı zamanda yatırımcılar için güven veren ve istikrarlı bir iş ortamı sunduğunu kaydetti. Başkan Güngör, söz konusu tahsilat rakamlarının Manavgat’ı Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen, ekonomik açıdan güçlü ve üst sıralarda yer alan bir ilçe konumunda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanı Emre Gök ile Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çağrı Türkyılmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, KURGAN ve dijital uygulamalar kapsamında vergi denetimlerinde başlayan yeni döneme ilişkin sunumlar yapıldı. Katılımcılara sistemin işleyişi ve denetim süreçleri hakkında bilgi verildi. Toplantı sonunda katılımcıların soruları da yanıtlandı.
Sami Uğurlu: "Çalışmamız gereken çok şey var"
25 Ocak 2026 Pazar - 21:05 Sami Uğurlu: "Çalışmamız gereken çok şey var" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, çalışmaları gereken çok şeyin olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, rakipleriyle oynanan her maçın kendileri için önemli olduğunun altını çizerek, "Kasımpaşa maçında alınan 1 puanın ne kadar değerli olduğunu aslında bu maç belirleyecekti. Çünkü direkt rakiplerimizle oynuyoruz. Deplasmanda oynadığımız maç sonrası yaptığımız açıklamada iyi başladığımızı söylemiştik. Bizim için alınan 1 puan çok değerliydi. Orada kaybetmiş olsaydık moral ve motivasyon olarak belki istediğimiz seviyeye çıkamayabilirdik" dedi. "Mücadele olarak ayakta kalan takımın kazanacağı bir maç oldu" Gençlerbirliği maçında oyundan çok mücadelenin ön planda olduğunu söyleyen Uğurlu, "O yüzden hem oyuncu değişikliklerini hem çıkardığımız 11’i çok iyi seçmek zorundaydık. Çünkü o değişiklikler bize maçı alacak motivasyonu verecekti. Oyun başlangıcında çok talihsiz bir gol yedik aslında, biraz da şans golü. Rakip de aynı şekilde pozisyon buldu sonrasında. Biz de pozisyonlar bulduk. Aslında biraz daha gel-gitli bir oyun oldu. Mücadele olarak ayakta kalan takımın kazanacağı bir maç haline geldi. Çok mücadele ettiler, oyuncu gurubu çok istekli, hem kendilerine hem arkadaşlarına inanıyorlar" ifadelerini kullandı. "Daha yolumuz var" Takımın fizik olarak iyiye gittiğini ancak oyunu yukarıya taşımaları gerektiğini belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Taraftar gücünü arkamıza aldığımız zaman bu takım çok fazla mücadele edecek. Oyun anlamında çok eksiğimiz var. Bunu yukarı çıkarmamız gerekiyor. Fizik olarak da bu kadar kızsa sürede bu mücadeleye çıkabilmek çok kolay değil. Bu biraz özveri istiyor. Tabii bu özveriyi gösteren oyuncuların kazandığı bu maç, öz güven olarak da bize çok iyi şekilde dönecek. Çünkü uzun süredir içeride maç kaz anmayan, ilk yarı toplam 4 puan kazanan bir takım var. Buradan dönmek çok kolay değil. Özellikle geri düştükten sonra maçı çevirmek ciddi şekilde efor ve inanç istiyor. Bu inanç ve öz güven onlarda var. İstiyorlar, istediklerini gösteriyorlar da. Onların hepsini tek tek tebrik ediyorum. Ama yine söylüyorum geliştirmemiz gereken, çalışmamız gereken çok şey var. Bir defa oyunu çok yukarıya taşımamız gerekiyor. Çok daha sakin oynamamız gerekiyor. Rakip kaleye çok daha fazla inmemiz gerekiyor. Bu mücadele gücüyle oyunu birleştirdiğimizde daha farklı bir Antalyaspor izleyecek. Daha yolumuz var. Bu bir galibiyet bizim için çok değerli, çok önemli ve öz güven sağlayacak bir galibiyet. Tüm oyuncularımı tebrik ediyorum" dedi. "Her şey bir plan doğrultusunda" Zaman zaman oyuncuları farklı noktalarda oynatabildiğini söyleyen Uğurlu, "Samet çok fazla oynayan 90 dakika süre alan bir oyuncu değil. Kaldı ki kendi mevkii de değil. Oradaki mesafeler çok uzadığında yun oynamak çok kolay değil. Orada 65 dakika çok özverili ve istekli oynadı. Gözlemlediğimiz oyuncuları farklı mevkilerde deneyebiliyoruz. Oradaki dinamizm ve yapmış olduğu baskı. Bizim için çok önemli. Orta sahayı ve savunmayı rahatlatacak bir baskı. Samet’te tüm gücüyle orada oynadı. Çok iyi işler yaptı. 2 asist yaptı. Oyundan çıkmasa iyi gittiği bir dönemde performans olarak aşağıya düşebilirdi. Orada onun enerjisinden faydalanmak istedik. Belki istediğimiz seviyede değil ama o seviyeye gelecek. Biz her oyuncumuza tek tek çok fazla güveniyoruz. Maçtan sonra bunları kolay ama rakibin gel-git oyunundan sonra düşeceğini az çok tahmin ediyorduk. Samuel Balet’in ikinci oyuna girmesi ve o enerjisi, rakibinde 60’dan sonra oyundan düşmesi ile çok etkili oldu. Bunlar tamamen ekibin ve bizim yapmış olduğu plan doğrultusunda" şeklinde konuştu. "Trabzon maçı içinde en az hata ile oynamamız gereken maçlardan biri" Önümüzdeki hafta oynanacak Trabzonspor maçının kendileri için daha zor geçeceğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Bu sadece bizim açımızdan baktığımızda 3 puan. Benim için en önemli olan şey, iç sahada kazanamamak. Geriye dönebilmek, bu mücadele bu istek aslında 3 puandan fazlası. Trabzon maçı bundan daha zor geçecek. Ama bizim Trabzon maçında bundan daha iyi olmamız gerekiyor. Daha çok üzerine koymamız gerekiyor. Belki daha fazla mücadele edeceğimiz bir maç olacak. Daha az hata yapmamız gereken bir maç olacak. Bu maçlar çok zor. İyi bir kadroya sahipler, ligin üçüncüsü, etkili oynuyorlar. Etkili oyuncuları var. O zaman kendi performansının da üzerine çıkman gerekiyor. Umarım oyuncularda kendi performanslarının üzerine çıkıp orada gereken mücadeleyi vereceğiz. Bunu daha öncede söyledim. Bizim takımlarımız mücadele etmek, yüksek tempoda hareketli oynamak zorunda. İşte o zamanda oynamasını beklediğin oyuncular oynamıyor, ama farklı oyuncularda oynayabiliyor. Bu biraz dediğim gibi efor, enerji, istek ve coşkuyla oyunu birleştirdiğinde farklı olacak. Trabzon maçı içinde en az hata ile oynamamız gereken maçlardan bir tanesi. Oradan alacağımız galibiyet önümüzü çok daha fazla açacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Takım çok daha iyiye gidiyor" Takımın başına geldiği zaman seviyesinin çok düşük olduğunu belirten Uğurlu, "Net olarak konuşayım. Ben her zaman açık konuşuyorum. Her yerde açık konuşurum. Geldiğimde takımın seviyesi inanılmaz derecede kötüydü. Yani kötü demiyorum. İnanılmaz derecede kötüydü. Biz devre arasında bir hazırlık maçı oynadık. Burada birçok oyuncuyu denedik. Yani oradaki boşluk, bu hocalarla alakalı değil ama. İzinler, devre arası yani toplamda bir 15-20 günlük neredeyse bir boşluk, bu oyuncu için büyük handikap. Bir de bizim puan durumumuzdaki bir takım için çok büyük handikap. Geldiğimizden bu yana üç hafta oldu. Takım çok daha iyiye gidiyor. Başladığımızdan çok da yukarıda olduğunu söyleyebilirim. Ben öyle görüyorum. Mücadele gücü çok daha yukarıda. Tabii bunun çok daha yukarıya çıkması gerekiyor" açıklamasında bulundu. "Başarı sürdürülebilir olduktan sonra gerçek başarı oluyor" Maçtan önce oyuncuların galibiyet için inançlı olduğunu söyleyen Sami Uğurlu, "Antrenmanda hepsi çok çalışıyor. Çok istekliydi maça gelirken. Herkesin söylediği ’Hiç merak etmeyin hocam kazanacağız’. Kazanacaklarından çok eminlerdi, çok istediler. Çünkü o inançla geldiler. Soyunma odası da dahil burada maça çıkarken devre arası o kadar inançlılardı. Aklının ucundan bile geçirmediler. Galip geldiğin zaman soyunma odası keyifli, güzel oluyor. O anlardan birini yaşadık. Gerçekten çok mutlulardı. O bir geri dönüş diyebiliriz. Başarı sürdürülebilir olduktan sonra gerçek başarı oluyor. İşte bunu sürdürmek lazım. Daha çok çalışmak lazım. Daha çok istemek lazım. Dediğim gibi galip geldiğiniz zaman soyunma odaları çok keyifli ve güzel oluyor" şeklinde konuştu.
Metin Diyadin: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık"
25 Ocak 2026 Pazar - 20:42 Metin Diyadin: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Antalyaspor karşısında mağlubiyeti hak etmediklerini belirterek, "Maç boyunca daha net pozisyonlara giren taraf bizdik ancak basit hatalardan kalemizde goller gördük" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, karşılaşmaya iyi başladıklarını ancak yedikleri basit gollerin maçın sonucunu tayin ettiğini söyledi. Mücadeleye planladıkları gibi başladıklarını ve öne geçtiklerini ifade eden Diyadin, "Oyuna istediğimiz gibi başladık ve golü bulduk. İkinci golü de karşı karşıya pozisyonda kaçırdık. Antalyaspor’un en önemli silahının defans arkasına yapılan koşular olduğunu biliyorduk. Ancak ikinci yarıda yemememiz gereken goller yedik. Özellikle iki golün de kenar ortalardan gelmesi ve ikincisinin kesinlikle yenmemesi gereken bir gol olması bizi üzdü" diye konuştu. "Mağlubiyeti hak etmedik" Maçın genelinde daha net fırsatlar yakalayan tarafın kendileri olduğunu dile getiren tecrübeli teknik adam, "İkinci yarıda bir iki tane çok net pozisyonumuz var. En az 2-3 tane de final paslarında değerlendiremediğimiz anlar oldu. Oyunun geneline baktığımda kesinlikle hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldığımızı düşünüyorum. Çok fazla pozisyon vermedik ama final paslarındaki tercihlerimiz sonucu etkiledi" ifadelerini kullandı. "Topa sahip olma alışkanlığımızı kazanmamız lazım" Ligin ikinci yarısının daha zorlu geçeceğine dikkat çeken Metin Diyadin, takımın oyun anlayışındaki gelişime de değinerek şunları söyledi: "Takımın genelinde bekleyip geçişleri hızlı yapma yönünde bir alışkanlık var. Bunu Trabzon ve Samsun maçlarında kırmıştık, bu doğru oyunu devam ettirmemiz gerekiyor. Bu tip maçlarda pozisyonları iyi değerlendirmek ve bu tarz basit golleri yememek gerekiyor. Ligin ikinci yarısı biraz daha duyguya dayalı oynanabiliyor. Topa sahip olma alışkanlığımızı tam anlamıyla kazanmamız lazım. Özellikle deplasmanlarda bu kimlik bizim için çok önemli olacak."
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Gençlerbirliği: 1 (Maç sonucu)
25 Ocak 2026 Pazar - 19:11 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Gençlerbirliği: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 47. dakikada Hüseyin’in hatalı pasını iyi değerlendiren Koita, ceza sahası yayı solundaki Niang’a pasını aktardı. Topu kontrol eden Niang’ın sağ ayağıyla yaptığı vuruşta meşin yuvarlak direğin yanından az farkla dışarı gitti. 63. dakikada orta alanda topla buluşan Ballet’in sol kanattaki Samet’e aktardığı pas sonrası yapılan ortada, arka direkte iyi yükselen Van de Streek kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-2 74. dakikada Van de Streek’in pasıyla ceza sahası yayının solunda topla buluşan Ballet’in sol ayağıyla vuruşunda meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü. Stat: Corendon Airlines Park Antalya Hakemler: Reşat Onur Coşkunses, Murat Şener, Mert Bulut Antalyaspor: Cuesta, Bünyamin Balcı (Giannetti dk. 65),Veysel Sarı, Hüseyin Türkmen, Paal, Soner Dikmen, Safuri, Samet Karakoç (Doğukan Sinik dk. 64), Saric (Ceesay dk. 76) Storm (Ballet dk. 46) , Van de Streek (Bahadır Öztürk dk. 90+3) Yedekler: Abdullah Yiğiter, Cikiya, Hasan Yakup İlcin, Ensar Buğra Tivsiz, Boli Teknik Direktör: Sami Uğurlu Gençlerbirliği: Velho, Pereira, Goutas, Zuzek (Abdurrahim Dursun dk. 76), Kelven, Dele-Bashiru (Samed Onur dk. 87), Oğulcan Ulgun, Niang, Metehan Mimaroğlu (Dilhan Demir dk. 87), Tongya (Varesanovic dk. 78), Koita Yedekler: Erhan Erentürk, Hanousek, Arda Çağan Çelik, Martor, Ensar Kemaloğlu, Fıratcan Üzüm Teknik Direktör: Metin Diyadin Goller: Saric (dk. 26), Van de Streek (dk. 63) (Antalyaspor), Koita (dk. 13) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Soner Dikmen, Van de Streek (Antalyaspor), Niang, Pereira, Abdurrahim Dursun (Gençlerbirliği)