Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Güvercin ölümlerini durdurmak için Nekropol Müzesine sonar ses sistemi kurulacak
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:23:22
Antalya’da antik şehir mezarların yer aldığı nekropolün tavan kısmına kurulan ve güvercinlerin mahsur kalıp telef olmasına neden olan kuşkonmaz ve ağ sistemi için harekete geçildi. Çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi. Attelia Antik Kenti’ne ait Doğu Nekropolü üzerinde inşa edilen ve mülkiyeti Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan, yapılan protokolle tahsisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçerek 2023 yılında ziyarete açılan Nekropol Müzesinde zarar gören kuşlar için yeniden çalışma yapılacak. Strüktürel olarak çelik konstrüksiyon üzerine tasarlanmış olan ve özellikle dört cepheden hava sirkülasyonuna açık bir yapı özelliği taşıyan binada çatı seviyesinde sürekli olarak kuşların konumlanması nedeniyle alt seviyede yürüyüş yolları ve mezarların bulunduğu alanda kuş pisliklerinden dolayı sıkıntı yaşandı. Temizlikle başa çıkılamayan durum sebebiyle kalıcı çözüme yönelik olarak yapının kapalı mekanlar dışında kalan ve mezarların ile ziyaretçi yürüyüş yollarının üzerini kapatacak şekilde tüm iç tavan seviyesi çelik kafes tel ile kapatılarak kuşların iç konstrüksiyona girmesi önlendi. Ancak mimariden kaynaklanan bazı tespit edilemeyen açıklıklardan kuşların girmeye devam etmesi sebebiyle ultrasonik kuş savar ses sistemi ve cephelerde tüneklemelerini önlemek amacıyla plastik kuş dikenleri yerleştirilip kuşların girmesi önlenmeye çalışıldı. Ayrıca ilave olarak tüm alınan önlemlere rağmen içeriye kuşların girdiği bazı açıklıklar da tespit edilerek tamamen kapatıldı. Alınan tüm önlemlere rağmen müze etrafında vatandaşların yemlediği güvercinler, içeri girmemeleri için müzenin tavanına kurulan plastik dikenli tel ve ağ sistemine takılıp mahsur kalmaya başladı. Buradan çıkmayan onlarca güvercinin telef olduğu belirtilirken, kurtarılan bazı güvercinler ise yaralandı. Ekipler harekete geçti Yaşananların ardından Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ekipleri yeniden harekete geçti. Alınan tüm alınan önlemlere rağmen içeriye herhangi bir şekilde girecek olan kuşların çıkabilmesi amacıyla çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:05
ASFİM Korkuteli’de her yaşa spor imkanı
Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren ASFİM (Antalya Spor ve Fitness Merkezi), Korkuteli ilçesinde vatandaşları sporla buluşturmaya devam ediyor. ASFİM Korkuteli’de her yaştan bireyin fiziksel gelişimine katkı sağlayacak farklı branşlarda düzenli spor eğitimleri veriliyor. Merkezde Reformer Pilates, Pilates, Step Aerobik ve Çocuk Jimnastiği branşlarında eğitimler, haftada iki gün olacak şekilde gruplar halinde gerçekleştiriliyor. Spor programları Pazartesi - Çarşamba ile Salı - Cuma günleri uygulanıyor. Sabah 09.00’da başlayan dersler, akşam 20.30’a kadar devam ediyor. 16-70 yaş arası yetişkin gruplara yönelik olarak planlanan eğitimler, sağlıklı ve aktif yaşamı destekliyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:00
Akdeniz Üniversitesi, kanserle mücadelede yeni umut olan CAR-T tedavisine 9 hastayla başlıyor
Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye’de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak. Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirerek kanser tedavisinde önemli bir eşiği aştı. Cumhurbaşkanlığı desteğiyle kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, dünyadaki sınırlı sayıdaki örneklerinden biri olarak Kurban Bayramı’nın hemen ardından ilk hastalarını kabul etmeye hazırlanıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu adımın yalnızca Türkiye için değil, bölge coğrafyası açısından da tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Hücre üzerinde ilk denemeler başarılı Tedavi sürecinin ilk duyurusunu 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "14 Mart’ta bu tedavinin müjdesini kamuoyuyla paylaştık. Sağlık Bakanlığından gerekli izinlerimizi aldık. 19 Mayıs gibi bizim için çok anlamlı bir günde ise ilk kez kan örneğiyle deneme üretimini başlattık. Öncelikle aldığımız kanda T hücrelerini izole etmek gerekiyordu. Bu tedavi yönteminin ilk basamağını başardık. Laboratuvarımızda aldığımız kanlarda T hücre izolasyonu başarıyla yapıldı. Bu bizim için çok önemli bir eşikti. Şimdi sırada bu tedaviyi hastalarımıza uygulamak var." diye konuştu. 678 başvurudan ilk 9 uygun aday belirlendi Yapılan ilk duyurunun ardından CAR-T tedavisine yönelik yoğun bir talep oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için kısa sürede bir çağrı merkezi kurulduğunu belirterek, hastaların önceki tedavileri, tanıları, genel sağlık durumları ve eşlik eden hastalıklarına ilişkin bilgilerin tek tek toplandığını söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Hastalarımız bize çağrı merkezi aracılığıyla ulaştı. Gerekli durumlarda doktorlarından da bilgi alındı. Bu kapsamlı değerlendirmenin sonunda toplam 678 başvuru incelendi ve ilk etapta 9 uygun aday belirlendi" dedi. Şu anda alınan kan örneklerinin standardizasyonu ve kontrollerinin sürdüğünü ifade eden Özkan, bayramın hemen ardından tedavilere başlamayı hedeflediklerini kaydetti. "Kişiye özel tedavide yeni dönem" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T tedavisinin klasik yöntemlerden farklı olarak kişiye özel uygulanan ileri bir tedavi olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Klasik yöntemlerde klasik kemoterapiler veriliyor, kanserli hastalara. Ciddi yan etkileri de oluyor. CAR-T tedavisinde ise hastanın kendi kanı alınıyor ve kendi kanındaki hücreler, tümör hedef alınarak tekrar modifiye ediliyor, silahlandırılıyor, kuvvetlendiriliyor, sayıları arttırılıyor. Bu işlem 10-12 gün sürüyor ve bu sürenin sonunda da modifiye edilen kan tekrar hastaya geri iade ediliyor, geri veriliyor. Tek seferlik ve kişiye özel bir yöntemden söz ediyoruz" dedi. "Güven ve sterilizasyon öncelik taşıyor" Tedavi sürecinde güvenlik ve sterilizasyonun en kritik başlık olduğunu vurgulayan Özkan, laboratuvardaki işlemlerin son derece hassas yürütüldüğünü söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tüm sürecin büyük bir titizlikle sürdüğünün altını çizerek, "Bu bir kan ürünü. En küçük bir riske tahammülü yok. O nedenle bu kan ürünlerini en steril, en doğru şekilde muamele edip hastaya geri vermek çok kıymetli. Bizim için en önemli konu, tedavinin doğru, steril ve güvenli biçimde hastaya uygulanması." diye konuştu. Daha önce kanlar yurt dışına gidiyordu Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu tedavi Türkiye’de yokken hastaların ya kendilerinin yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ya da kan örneklerinin İsrail gibi merkezlere gönderildiğini söyledi. Bu durumun hem çok masraflı olduğunu hem de tedavinin gücünü azalttığını kaydeden Rektör Özkan, "Buraya en yakın merkez İsrail’di. Bizim hastalarımız tedavi için başka ülkelere gidiyordu ya da kanları bu ülkelere gönderilip işlenip geri geliyordu. Buradaki sorun şu, oradan kan buraya gelirken, yol kat ederken de etkinlikleri azalıyordu. Bu anlamda da çok daha etkili olacak. Aynı merkezde kanınızı vereceksiniz. Aynı merkezde hemen tekrar size 10 gün sonra işlendikten sonra kan transfer edilecek. Bu anlamda hem maddi olarak çok daha uygun fiyatlı daha erişilebilir olacak hem daha güvenli olacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 6 yıllık bir emeğin sonucu" Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T Hücre Tedavi Merkezi’nin temellerinin yaklaşık 6 yıl önce atıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldikleri ilk dönemde Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte bu vizyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattıklarını söyledi. Dünyanın ilk rahim nakli, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihine geçen ilklere imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte, yalnızca bugünün değil geleceğin tedavilerine de yön verecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini ifade eden Özkan, kanser tedavileri, organ nakline yönelik doku üretimi ve ileri sağlık araştırmaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan destek istediklerini anlattı. "Cumhurbaşkanımızın desteği olmasa bu proje hayata geçemezdi" Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Biz tabii organ nakli, kompozit doku yaptığımız için Ömer hocayla yapay organ ve kanser ile ilgili bazı projeler, planlar vardı kafamızda ilk baştan beri. Biz göreve atandığımızdan sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızla bu planlarımızı, projelerimizi paylaştık. Sağ olsun gerçekten çok ilgilendi ve çok büyük bir destek verdi. Çok teşekkür ediyoruz, buradan da kendilerine şükranlarımı iletiyorum. Gerçekten bu merkez onun desteği olmadan ortaya çıkabilecek bir merkez değildi. Destekleri çok kıymetli. İnşallah bu desteklerin sonucunda da birçok insan şifa bulur" dedi. "Lenfoma ile başlayan tedavi başka kapılar da aralayacak" CAR-T tedavisinin ilk etapta lösemi ve lenfoma hastalarında uygulanmaya başladığını belirten Rektör Özkan, bu yöntemin başlangıçta son çare olarak görüldüğünü, ancak bugün dünyada giderek daha erken basamakta değerlendirilen güçlü bir tedavi yaklaşımına dönüştüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "İlk etapta bu tedaviler lösemi ve lenfomalı hastalarda başlandı. Aslında ilk başlandığı zaman son dönemeç tedaviydi ama şu anda baktığınız zaman ilk basamak tedavileri olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok hastalık bu kişisel tedavilere doğru hızla yönelecektir." diye konuştu. Merkezin yalnızca lenfoma ve lösemi ile sınırlı kalmayacağını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, burada kanser tedavilerinin yanı sıra özellikle beyin kanseri başta olmak üzere farklı hastalık alanlarına yönelik önemli çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Sadece kanserde değil, otoimmün hastalıklarda da açıkçası bu tür hücresel tedaviler çok ümit vaat ediyor. Bu anlamda bu merkez sadece kanser değil, başka tedavilerde de inşallah rol alacaktır. Kanser çağımızın en illet hastalığı. İnsanları hayattan koparan, çok ciddi tedaviler gerektiren, çok pahalı ve çok ümitsiz bırakan bir hastalık. Bizim amacımız hem en uygun tedaviyi hem en iyi tedaviyi hem de en yenisini vermek. Hatta sadece başkalarının geliştirdiği tedavileri değil, kendimize has tedavi yöntemleri bulmak için de bu merkez çok kıymetli. Bu aynı zamanda bir araştırma merkezi. Bu araştırmaları da burada yapmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Üniversiteler bilim üretmek zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin bu merkezi yalnızca bir tedavi alanı olarak değil, aynı zamanda bilimsel üretimin odağı olacak bir araştırma üssü olarak gördüğünü vurgulayan Özkan, üniversitelerin bu tür atılımlarda öncü olması gerektiğini belirtti. Özkan, "Üniversiteler zaten bilim üretmesi gereken yegâne kurumlar. Üniversiteler bence ülkenin ana damarı kuruluşlarından bir tanesi. Çünkü hem siz ülkenin geleceğini eğitiyorsunuz hem bilim üretiyorsunuz. Altyapıları çok sağlam, insan kaynağı çok sağlam, çok büyük kurumlar, uluslararası iletişimleri olan kurumlar. Bu merkez de inşallah bütün Türkiye’nin göz bebeği olur. Birçok merkeze de önayak olur, sayıları artar" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:46
Çatlaklardan ışık görülen apartmanda korku dolu yaşam
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan 9 daireli bir apartmanda duvarlarda oluşan çatlaklar ve çökmeler, bina sakinlerini tedirgin ediyor. Apartmandaki 5 daire sahipleri tarafından boşaltılırken, maddi imkanı bulunmayan 4 daire sakini ise her türlü tehlikeyi göze alarak yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde yer alan bir apartmanda duvarlarda meydana gelen çatlaklar ve çökmeler, apartman sakinlerinin korku içinde yaşamasına neden oluyor. 2013 yılında yapıldığı belirtilen apartmanda, zamanla büyüyen çatlaklar nedeniyle bazı daireler kullanılamaz hale gelirken, 9 daireden 5’i sahipleri tarafından boşaltıldı. Maddi imkanları olmadığı için başka bir yere taşınamadıklarını belirten 4 daire sakini ise tehlikeye rağmen apartmanda yaşamaya devam ediyor. "Taşındıktan kısa süre sonra çatlaklar oluşmaya başladı" Apartmanın 2013 yılında yapıldığını ve kendisinin de aynı tarihte daire aldığını belirten Erdoğan Kağıt, binaya taşınmalarının ardından kısa süre içinde duvarlarda çatlaklar oluşmaya başladığını söyledi. Çatlakların zamanla büyüdüğünü ifade eden Kağıt, "Eve taşınmamızın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra duvarlarda çatlaklar oluşmaya, gün geçtikçe büyümeye başladı. Öyle ki bazı dairelerdeki çatlaklardan evin içerisindeki ışık görülüyor" dedi. "Bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık" Yaşadıkları soruna çözüm bulunması için uzun süredir mücadele ettiklerini dile getiren Kağıt, bugüne kadar sonuç alamadıklarını belirtti. Apartmandaki bazı daire sahiplerinin maddi imkanları olduğu için evlerini boşaltıp kiraya taşındığını söyleyen Kağıt, "Konuyla ilgili bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık. 5 komşumuz imkanları olduğu için kiraya taşındı, 4 kişi biz hala tehlike altındayız. Evlerimizden karot örneği alındı, zemin analizi yapılması gerekiyor ama yapılmıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, yetkililerden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:47
Evde unuttuğu anahtar sonu oldu, çatıdan balkona hortumla inmek isterken hayatını kaybetti
Antalya’da evde unuttuğu anahtar yüzünden ikametine giremeyen futbol okulu işletmecisi ve amatör takım teknik direktörü Alperen Coşar, binanın çatısından 3. kattaki dairesine inmek için güneş enerjisi paneline bağladığı hortumun kopması sonucu beton zemine düşerek yaşamını yitirdi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi 1044 Sokak’taki dairesinden ayrılırken anahtarı içeride unutan Alperen Coşar (43) gecenin ilerleyen saatlerinde geri döndüğünde anahtarı olmadığı için apartmanın çatısına çıktı. Buradaki güneş enerji paneline bağladığı hortum ile 3. kat balkonuna inmeye çalışan Alperen Coşar, hortumun kopması sonucu beton zemine düştü. Sabah komşularının haber vermesi üzerine olay yerine Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Sarılar Jandarma Karakolu ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Coşar’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Coşar’ın cenazesi yapılan incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Alperen Coşar, uzun yıllar çeşitli kulüplerde amatör olarak futbol oynadıktan sonra antrenörlük ve teknik direktörlük kurslarını bitirdi. Coşar’ın, uzun süredir Manavgat Beşiktaş Futbol Okulu işletmeciliği ve 2. Amatör Kümedeki Manavgat Hisar Gençlik ve Spor’un Teknik Direktörlük görevinde bulunduğu öğrenildi. Acı haberi alıp olay yerine gelen yakınları büyük üzüntü yaşadı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:42
Evde unuttuğu anahtar sonu oldu, çatıdan balkona hortumla inmek isterken hayatını kaybetti
Antalya’da evde unuttuğu anahtar yüzünden ikametine giremeyen futbol okulu işletmecisi ve amatör takım teknik direktörü Alperen Coşar, binanın çatısından 3. kattaki dairesine inmek için güneş enerjisi paneline bağladığı hortumun kopması sonucu beton zemine düşerek yaşamını yitirdi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi 1044 sokak adresindeki dairesinden ayrılırken anahtarı içeride unutan Alperen Coşar (43) gecenin ilerleyen saatlerinde geri döndüğünde anahtarı olmadığı için apartmanın çatısına çıktı. Buradaki güneş enerji paneline bağladığı hortum ile 3. Kat balkonuna inmeye çalışan Alperen Coşar, hortumun kopması sonucu beton zemine düştü. Sabah komşularının haber vermesi üzerine olay yerine Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Sarılar Jandarma Karakolu ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Coşar’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Coşar’ın cenazesi Jandarma Olay Yeri İnceleme, Cumhuriyet Savcısı ve Adli Tabibin incelemelerinin ardından Antalya adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Alperen Coşar, uzun yıllar çeşitli kulüplerde amatör olarak futbol oynadıktan sonra antrenörlük ve teknik direktörlük kurslarını bitirdi. Coşar’ın, uzun süredir Manavgat Beşiktaş Futbol Okulu işletmeciliği ve 2. Amatör Kümedeki Manavgat Hisar Gençlik ve Spor’un Teknik Direktörlük görevinde bulunduğu öğrenildi. Olayı duyan yakınları, beraber futbol oynadığı, antrenörlük yaptığı arkadaşları olay yerine koşarken büyük üzüntü yaşadı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:44
Arkadaşlarının gözü önünde boğularak hayatını kaybetmişti, cenazesi teslim alındı
Antalya’nın Serik ilçesinde arkadaşları ile gittiği Köprüçay Irmağı’nda boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi, ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alındı. Olay, dün akşam saatlerinde Serik ilçesi Sarıabalı Mahallesi Şahin Tepesi piknik alanında meydana geldi. Bir otelde pasta ustası olarak çalışan 25 yaşındaki Cüneyt Akkanat arkadaşları ile birlikte bölgeye geldi. 2 arkadaşı ile birlikte piknik yapan ve bir süre vakit geçiren Akkanak, akşam saatlerinde serinlemek için Köprüçay Irmağı’na girdi. Bir süre sonra Akkanat’ın suda çırpındığını gören vatandaşlar kurtarmak istedi ancak başarılı olamadı. Bir süre suda çırpınan 25 yaşındaki genç alanda görevli zabıta memuru tarafından sudan çıkardı. Sağlık ekiplerince ambulansa alınan gencin yapılan kontrollerde hayatını kaybettiği belirlendi. Gencin su üzerinde kalma çabaları, piknik alanındaki vatandaşlarca cep telefonuyla kaydedildi. Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Cüneyt Akkanat’ın cansız bedeni bugün ailesi ve yakınları tarafından teslim alındı. Talihsiz gencin yakınlarının bir hayli üzgün olduğu gözlenirken, Akkanat’ın cenazesinin Kepez ilçesi Altınova Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:44
Kepez’den kreş personeline yeni eğitim öğretim dönemi öncesi "İş Güvenliği Semineri"
Kepez Belediyesi’nin Nasrettin Hoca Kreş ve Gündüz Bakım Evleri’nde eğitim-öğretim dönemi başladı. Yeni döneme güvenli ve bilinçli bir başlangıç yapmak isteyen belediye, kreş çalışanlarına yönelik "İş Sağlığı ve Güvenliği" eğitimi düzenledi. Eğitimde; çocuk güvenliği, iş hijyeni, yangın, ergonomi, mobbing ve tehlike anında çalışma durdurma hakkı gibi birçok hayati konu ele alındı. Kepez Belediyesi, yeni eğitim-öğretim yılına personel güvenliğini önceleyerek başladı. Belediyenin bünyesinde hizmet veren Nasrettin Hoca Kreş ve Gündüz Bakım Evleri çalışanlarına yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi verildi. Eğitime, kreş çalışanlarının yanı sıra, yine müdürlük bünyesinde hizmet veren kütüphane ve sosyal işler çalışanları katıldı. Özellikle yarının teminatı çocukların emanet edildiği kreş ortamlarında, dikkat edilmesi gereken konulara ayrı bir hassasiyetle yaklaşıldı. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında Kepez Belediyesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Yusuf Nizamoğlu’nun sunumuyla gerçekleştirilen eğitimde her birim için özel risk faktörleri ele alınarak hem sahada hem de ofis ortamında karşılaşılabilecek tehlikelere karşı alınması gereken önlemler farklı başlıklar altında anlatıldı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimde; genel iş güvenliği kuralları, kreşlerde çocukların karşılaşacağı riskler, kütüphanelerde ziyaretçi fazlalığından dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları, iş kazaları, yangın, ergonomi, antropometri, iş etiği gibi önemli konular ele alındı. Ergonomi ve antropometri konularında verilen bilgilerde, özellikle tekrarlayan hareketlerden kaynaklanan kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına karşı ara molaların önemi üzerinde de duruldu. Mobing ve mobingin psikolojik etkileri, hayati tehlike arz eden işlerden kaçınma hakkı konusunda da bilgiler aktarıldı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:33
Arkadaşlarının gözü önünde boğularak hayatını kaybetmişti, cenazesi teslim alındı
Antalya’nın Serik ilçesinde arkadaşları ile gittiği Köprüçay Irmağı’nda piknikçilerin ve arkadaşlarının tüm çabalarına rağmen boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi yakınları tarafından Antalya Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alındı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:25
’Orman yangınlarında atıkların rolü’ projesinde 2. toplantı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Akdeniz Araştırma Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü ’Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri’ isimli projenin 2. ayağı gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, orman yangınlarının sık yaşandığı Antalya’da, bu felaketin önüne geçilmesi için yaptığı çalışmalardan olan ’Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri’ isimli projenin 2. toplantısını gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin, Doğu Akdeniz Araştırma Derneği’yle ortaklaşa yürüttüğü projeyle birlikte orman içerisindeki atıklardan kaynaklanan yangınların toplum temelli çözümler ile azaltılması ve ormanlarda atık yönetiminin, paydaşların diyaloğu ile iyileştirilmesini hedefleniyor. Toplantıda, son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte orman yangınları sayısının artarak daha geniş alanları etkisi altına aldığı, bu yangınların yalnızca doğal nedenlerden kaynaklanmadığı, insan eliyle oluşan, çoğu zaman ihmalle başlayan ama sonuçları itibariyle felakete dönüşen süreçler olduğuna değinildi. Toplantının bu 2. ayağında, ilçe belediyelerinden gelen atık ihbarları ve bu ihbarların nasıl değerlendirilerek yangınların önüne geçildiği verilerle incelendi. Uzmanların saha çalışmaları katılımcılara anlatıldı. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2012 ile 2021 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde gerçekleşen orman yangınlarının yüzde 5,3’ü kasıt, yüzde 34,5’i ihmal ve kaza, yüzde 11,9’u doğal nedenlerle yandığından, yangınların yüzde 48,3’ünün nedeninin ise bilinmediğinden bahsedildi. Ayrıca, özellikle dikkat çekilmek istenen konulardan birinin ise, atıkların ’özellikle de yanlış yönetilen, doğaya kontrolsüzce bırakılan atıkların’ bu yangınlarda oynadığı kritik rol olduğu söylendi. Atıksız festival düzenlenecek Önümüzdeki aylarda programın 3. ve 4. toplantılarının gerçekleştirilmesi ve 4. toplantıda tüm paydaşların katılım sağlayacağı bir ’Atıksız Festival’ düzenlenmesi planlanıyor. Gerçekleştirilen toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, Doğu Akdeniz Araştırma Derneği temsilcileri, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü temsilcileri, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri ve STK temsilcileri katılım sağladı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:24
Kırkgöz’de çevre duyarlılığı
Antalya’nın en önemli karstik su kaynaklarından biri olan Kırkgöz’de, ASAT’ın kontrolünde Büyükşehir ekipleri tarafından temizlik çalışması gerçekleştirildi. Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, hem içme-kullanma suyu temin sahalarında hem de ekolojik açıdan öneme sahip sulak alanlarda düzenli izleme, bakım ve çevresel koruma faaliyetlerine devam ediyor. Kırkgöz’de doğrudan içme-kullanma suyu temini yaptığı alan olmamasına rağmen bölgede temizlik desteği sağlayarak doğal kaynaklara sahip çıkmayı sürdürüyor. Bu süreçte ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde hareket eden ASAT, su kaynaklarının halk sağlığına uygun ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesi için yoğun mesai harcıyor. Kırkgöz Göleti içme suyu şebekesiyle bağlantılı değil Kırkgöz, doğal göllenme alanı oluşturan, birden fazla gözden boşalım yapan ve yeraltı sularını besleyen önemli bir su kaynağı olarak biliniyor. Bu alan, 2009 yılında yayımlanan Resmî Gazete ilanıyla "Mutlak Koruma Alanı" olarak tanımlanmış durumda. ASAT’ın içme suyu temin sahası ise Kırkgöz’ün güneybatısında yer alan Termessos Kuyu Sahası’nda bulunuyor. Bu nedenle Kırkgöz Sulak alanı ile kentteki içme suyu şebekesi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Bölge, zaman içerisinde bazı vatandaşlar tarafından piknik, yüzme gibi amaçlarla yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. ASAT, geçmiş yıllarda bu alanı korumak amacıyla çevreyi tel örgüler, kilitli kapılar ve uyarı levhalarıyla güvenlik altına almaya çalıştı. Ancak alınan tüm önlemlere rağmen bariyerler ve tel örgüler her seferinde vatandaşların ısrarlı kullanımları ve uyarıları dikkate almamaları nedeniyle defalarca tahrip edildi. "Kırkgöz’de ekolojik denge korunuyor" Son yapılan yerinde incelemelerde ve analiz sonuçları değerlendirildiğinde, suyun halk sağlığı açısından risk taşımadığı, ekolojik yaşamın sürdüğü ve alanda herhangi bir içme suyu temininin olmadığı belirlendi. ASAT, çevre bilinciyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında temizlik faaliyetlerini tamamlayarak alanı atıklardan arındırdı. Kurum, tüm süreçlerde çevreye karşı gösterdiği hassasiyetle, ihmallerin arkasına sığınmadan alanı çevresel ve ekolojik değerleri gözeterek koruma sorumluluğunu kararlılıkla sürdürüyor. Su kaynaklarının korunmasında ortak sorumluluk vurgusu Kurum yetkilileri, su kaynaklarının korunmasının yalnızca fiziksel temizlikle değil, aynı zamanda çevre bilinci, güvenlik ve kurumsal iş birliğiyle mümkün olduğuna dikkat çekti. Bu doğrultuda Kırkgöz gibi doğal alanların korunması için tüm paydaşların ortak hareket etmesinin ve vatandaş duyarlılığının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:08
YKS’de başarılı olan MURGEM’in öğrencileri ödüllendirdi
Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, belediyenin ücretsiz üniversite hazırlık kursu Muratpaşa Gençlik Merkezi’yle (MURGEM) hazırlandıkları YKS’de başarılı olan öğrencileri ödüllendirdi. Öğrencilere, yeni eğitim hayatlarına katkı sunmak amacıyla 15’er bin liralık hediye çeki veren Başkan Uysal, "Gelecekte Türkiye’yi güzel bir ülkeye dönüştürecek olan sizlersiniz" dedi. Kızılsaray Mahallesi’nde 10 yıldır gençleri üniversite sınavına ücretsiz hazırlayan MURGEM, bu yıl da büyük bir başarıya imza attı. 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde MURGEM’de sınava hazırlanan 591 öğrenciden 578’i YKS’ye katıldı. Bu öğrencilerin yüzde 95’i dört yıllık fakültelere tercih yapma hakkı kazandı. Yeni nesil mesleklere ilgi MURGEM’de bu yıl en çok tercih edilen bölümler arasında yapay zeka mühendisliği ve uzay mühendisliği öne çıktı. Tıp fakültesi yine en çok seçilen bölümler arasında yer alırken, hukuk, kimya ve makine mühendisliği, özel eğitim ve sınıf öğretmenliği de öğrencilerin rağbet gösterdiği bölümler oldu. Başarı hikayeleri YKS dil puanında 793’üncü, sayısalda 8 bin, eşit ağırlıkta 15 bininci sıraya giren Berkin Özcan, Yıldız Teknik Üniversitesi Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği bölümünü kazandı. Sözelde 13 bininci olan Nursel İlayda Erfidan Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne, 14 bininci olan Elif Sena Canıyılmaz ise Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yerleşti. Sözelde ilk 3 bine giren Mehmet Tekkanat, Akdeniz Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği bölümünü kazandı ve MURGEM’in bu yılki en yüksek sıralamasına imza attı. MURGEM öğrencilerinden Muhammet Yiğit Bavli Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ni, Sudenaz Çiftçi Anadolu Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği’ni, Burak Doğar Erciyes Üniversitesi Uzay Mühendisliği’ni, Mehmet Efe Umman Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni, Şükrü Soydinç ve Berkay Abay Süleyman Demirel Üniversitesi’nde sırasıyla Makine Mühendisliği ve Mimarlık bölümlerini, Rümeysa Keklik Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ni, Emre Akcan ise Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı. "Teknolojiyi çok iyi kullanın" Öğrencilerle buluşmasında Başkan Uysal, "Belediye olarak verdiğimiz en önemli hizmetlerden birisi eğitim. Çocuklarımızın gelecek hayattaki yönelimlerini belirlemesine katkı sağlıyor" dedi. Öğrencilere teknolojiyi çok iyi kullanmalarını tavsiye eden Başkan Uysal sözlerine şöyle devam etti: "Makineler, yapay zeka, yazılım artık hayatın en önemli parçalarından biri haline geldi. Kendinizi ve bakış açınızı geliştirmeniz gereken bir dönemdesiniz. Türkiye’mizde kamu hizmeti vermek artık çok zor. Bunları sizin nesliniz aşacak ve gelecekte Türkiye’yi güzel bir ülkeye dönüştüreceksiniz. Bahtınız, yolunuz açık olsun. Ayağınıza taş değmesin. Başarılarınızın devamını dilerim. Velilerimiz de gurur içindeler. Velilerimizi de ayrıca kutlarım."
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:00
Antalya’da dondurma almak için aracını park etmek isteyen sürücü, hayatının şokunu yaşadı
Antalya’nın Serik ilçesinde kamyonetin çarpmasıyla yoldan çıkan TOFAŞ marka otomobil, iş yerine ve park halindeki motosiklete çarptı. Kazada şans eseri yaralanan olmadı. Kaza, dün akşam Kökez Mahallesi, Hürriyet Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hasan Hüseyin Kaya’nın kullandığı 32 NB 432 plakalı TOFAŞ marka otomobil park etmek üzereyken, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen kamyonetin çarpması sonucu yoldan çıktı. Kaldırıma çıkan otomobil, etli pide salonu ile park halindeki motosiklete çarptı. İhbar üzerine olay yerine 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olayda şans eseri yaralanan olmazken, kazaya karışan kamyonet sürücüsünün bulunması için çalışma başlatıldı. Kazayla ilgili inceleme devam ediyor.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:11
Mikroplastiklerin kadın sağlığına olumsuz etkileri saymakla bitmiyor
Günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline gelen plastikler, kadın sağlığını tehdit ediyor. Araştırmalarda rahim dokusunda ve plasentaların yüzde 60’ında mikroplastik izlerine rastlandığını belirten Prof. Dr. Onur Erol, "Her gün farkında olmadan mikroplastikleri yutuyor, soluyor ya da cildimizden emiyoruz" dedi. Hayatımızın hemen her alanına sızan plastikler, artık yalnızca çevre kirliliğinin değil sağlığın da sessiz düşmanı oldu. Bilimsel araştırmalara göre ortalama bir yetişkin yılda yaklaşık 50 bin mikroplastik parçacığı yutuyor. "Mikroplastik" adı verilen 5 milimetreden küçük parçacıkların kadın sağlığını beklenenden çok daha fazla etkilediği ortaya konuldu. Üstelik bu parçacıklar yalnızca cilt ya da akciğerlerle sınırlı kalmayıp üreme organlarına kadar ulaşabiliyor. Yapılan çalışmalarda rahim içi dokuda ve plasentaların yüzde 60’ında mikroplastik izlerine rastlanması, anne karnındaki bebeklerin bile bu kirlilikten etkilenebileceğini gösterdi. "Farkında olmadan vücudumuza alıyoruz" Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, mikroplastiklerin kadın sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı. Prof. Dr. Erol, "Her gün, farkında olmadan mikroplastikleri yutmakta, solumakta veya ciltten emilmesiyle vücudumuza almaktayız" diyerek plastik şişeler, damacana sular ve plastik paketlerde saklanan yiyeceklerde bu parçacıklara rastlandığını aktardı. Hatta beş dakika boyunca plastik bardakta bekleyen sıcak içeceklerde milyonlarca mikroplastik taneciği bulunduğunu belirten Erol, kozmetik ürünlerinde kullanılan parlatıcılar, peeling jelleri ve rujlarda da mikroplastiklerin görülebildiğini söyledi. Ayrıca trafik, sanayi atıkları ve sentetik kumaşlardan çıkan liflerin solunan havaya karıştığını vurguladı. Kadın sağlığı üzerindeki riskler Mikroplastiklerin hormon sistemine müdahale eden "endokrin bozucu" maddeler taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Erol, bunun adet düzensizlikleri, yumurtalık rezervinde azalma ve Polikistik Over Sendromu riskinde artış gibi sonuçlara yol açabileceğini dile getirdi. Hamilelik döneminin ise bu açıdan çok daha hassas olduğunu söyleyen Erol, plasentada biriken parçacıkların bebeğe besin ve oksijen geçişini bozabileceğini, iltihaplanmalara yol açarak erken doğum riskini artırabileceğini ve organ gelişiminde geriliğe sebep olabileceğini aktardı. Korunma yolları BPA ve ftalatlar gibi maddelerin östrojen benzeri etki göstererek vücudu yanılttığını kaydeden Erol, bunun adet sancılarının şiddetlenmesi, yumurtlama problemleri ve tüp bebek tedavilerinde başarı oranının düşmesi gibi olumsuzluklara neden olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Onur Erol, mikroplastiklerden korunmak için cam sürahilerde su saklanmasını, filtreli içme suyu tüketilmesini, plastik poşetler yerine bez çanta tercih edilmesini, plastik mutfak gereçlerinin ahşap veya metal alternatiflerle değiştirilmesini ve tek kullanımlık plastiklerin tamamen hayatımızdan çıkarılmasını önerdi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 10:39
Kırmızı ışıkta duran araçlara çarpmamak için otomobilini şarampole sürdü
Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki otomobil sürücüsü kırmızı ışıkta bekleyen araçlara çarpmamak için direksiyonu kırınca şarampole indi. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, dün öğle saatlerinde Alanya-Manavgat D-400 Karayolu üzerinde meydana geldi. Manavgat istikametine seyir halindeki otomobilin sürücüsü Tekandız Kavşağı’na geldiğinde ışık sisteminde kırmızıda duran araçlara çarpmamak için direksiyonu kırdı. Sürücünün ani refleksi ile kaza kıl payı atlatılırken otomobil yol kenarında bulunan tarlaya girdi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı ile olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde araç sürücüsünün kazayı yara almadan atlattı belirlendi. Otomobil, vatandaşların yardımıyla tarladan yola çıkarılırken, olay yerine gelen Jandarma ekiplerinin sürücüyle görüşmesinin ardından sürücü aracına binerek yoluna devam etti. Kaza anı güvenlik kamerasında Öte yandan, kaza anı ise saniye saniye bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Güvenlik kamerası görüntülerinde seyir halindeki otomobilin kavşak sisteminde kırmızı ışığın yanması ile duran araçlara çarpmamak için sürücüsünün direksiyonu kırdığı ve sağ şeritteki tur aracının yanından emniyet şeridine geçmeye çalıştığı, o sırada emniyet şeridinde duran motosikleti fark eden sürücünün son bir hamle yaparak motosiklete çarpmamak için otomobili yol kenarındaki tarlaya sürdüğü görüldü.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 10:31
Başsavcı Kahveci: "Adalet, toplumsal barışın en güçlü dayanağıdır"
Antalya’da adli yıl açılışı gerçekleştirildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, "Adalet, toplumsal barışın, devletin varlığının ve milletimizin huzurunun en güçlü dayanağıdır" dedi. Antalya’da adli yıl açılışı Antalya Adliyesi’nde düzenlenen törenle yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, adaletin toplumsal barışın, devletin varlığının ve milletin huzurunun en güçlü dayanağı olduğuna dikkat çekerek, "Yargı teşkilatının en büyük görevi vatandaşlarımızın haklarını ve özgürlüklerini korumak, hukuk devletini güçlendirmek, topluma güven vermektir" ifadelerini kullandı. Yeni yatırımlar ve projeler Başsavcı Yakup Ali Kahveci, yeni adli yılda Antalya yargı teşkilatına kazandırılacak projeleri açıkladı. Kahveci, yaz kararnamesiyle Antalya’da bölge idare mahkemesinin kurulduğunu hatırlatarak, yılbaşına kadar fiziki altyapının tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Kemer’de geçtiğimiz yıl temeli atılan adliye binasının kısa süre içinde tamamlanarak yıl bitmeden hizmete açılacağını belirten Kahveci, il merkezinde de iki ek adliye binasının faaliyete gireceğini dile getirdi. Çocukların üstün yararını gözeten çocuk adalet merkezleriyle ilgili de bilgi veren Başsavcı Kahveci, Döşemealtı’nda tahsis edilen arazi üzerinde yıl bitmeden inşaata başlanacağını kaydetti. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi’nin yanında bulunan 9 dönümlük arazinin Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla Antalya Adliyesi’ne tahsis edildiğini aktaran Kahveci, "Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin yanında yer alan 9 dönümlük bir arazi var. Bu arazi tüm meslektaşlarımız bilir, adliyeye nasip olup olmayacağı sürekli bir tartışma konusuydu. En son Cumhurbaşkanımızın tensipleri ve yazılı talimatıyla bu arazinin özelleştirme kapsamından çıkartılarak Antalya Adliyesi’ne ek hizmet binası yapılmak üzere tahsisiyle ilgili yazılı talimatlar alınmıştır. Çok kısa süre içerisinde 2026 yılı yatırım planına dahil edilmesi ve bina yapılmasıyla ilgili çalışmalarımızı sıkı şekilde takip edeceğiz" dedi. Lojman ve araç desteği Geçtiğimiz yıl Manavgat, Serik ve Alanya’da yüzlerce lojmanın hizmete girdiğini, son olarak 80 lojmanın da teslim alındığını açıklayan Kahveci, tahsislerin kısa sürede yapılacağını ifade etti. Ayrıca mahkemelerin keşif hizmetlerinde kullanılmak üzere 8 aracın daha hizmete girdiğini de bildirdi. "Bağımsız ve tarafsız yargı" Başsavcı Kahveci, yargının fiziki şartlarının iyileştirilmesiyle ilgili yatırımların Antalya Yargı Teşkilatı’na olan güvenin ve desteğin göstergesi olduğunu ifade ederek, "Adaletin teminatı bağımsız, tarafsız, güçlü bir yargıdır. Bizler hiçbir ayrım gözetmeksizin anayasa ve kanunların çizdiği çizgi çerçevesinde görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Milletimizin adalete olan güvenini en üst seviyede tutmak için üzerimize düşen tüm sorumluluğu yapmaya hazırız" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder