Yerel Haberler
Antalya
19 Şubat 2026 Perşembe - 22:54 Engelli oğlu için falezlere çıktı, 2 saatte ikna edildi Antalya’da 35 metre yüksekliğindeki falezlere çıkan kadın, yaklaşık 2 saatlik uğraş sonunda ikna edilebildi. Ağır otizmli oğlunun başka bir kente sevk edileceğini söyleyen anne, oğlunun Antalya’da kalmasını istedi. Olay, saat 10.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi üzerindeki falezlerde meydana geldi. Konyaaltı Caddesi üzerinde bulunan falezlere gelen Emine K., kayalıkların uç noktasına çıktı. Kayalıklara çıkan kadını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Emine K., polis ekipleri ve vatandaşların ikna çabalarına karşılık vermedi. Olayı haber alarak bölgeye gelen Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Demet Çileli Baz’ın yaklaşık 2 saat süren çabaları sonucu ikna edilen Emine K. güvenli bölgeye alındı. Baz’a sarılarak gözyaşı döken Emine K., 2 engelli oğlunun daha bulunduğunu, ağır otizmli oğlunun daha önce darbettiği gerekçesiyle bakımevine yerleştirildiğini ve burada uyum sağlayamadığı için başka kente sevk edileceğini belirtti. Oğlunun tedavi için başka kente gönderileceğini söyleyen Emine K, "Neden benim çocuğum burada kalmıyor, neden Ordu’ya gidiyor. Neden sığdıramadılar benim çocuğumu. Beni bu hale düşüren hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Ben çocuğuma yakın olmak istedim, başında durmak istedim. Nasıl bırakayım ben çocuğumu" dedi. Olay yerinde bulunan sağlık ekipleri tarafından sağlık durumu kontrol edilen Emine K, ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:45 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adı altındaki ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrası derinleştirildiği ortaya çıktı. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir bölümünün vakıflar ve farklı finansal işlemler üzerinden sisteme sokulduğu yönünde tespitlere yer verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası üzerine başlatıldığı belirtildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında çok sayıda mali hareket, ruhsat işlemi ve belediye bağlantılı ödeme mercek altına alındı. 112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi İddianamede yer alan bilgilere göre, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasının ardından 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, bu rüşvet bedellerinin bir bölümünün Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve söz konusu ödemelerin ardından belediyedeki işlemlerin hızlandığı öne sürüldü. Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ve çeşitli evraklara el konulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan incelemelerde Altıntaş bölgesinde inşaat yapan bazı kişilerin bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi. "Boşanma masrafı" iddiası Dosya kapsamında alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in Zeynep Kerimoğlu ile yürüttüğü boşanma sürecinde kullanılmak üzere Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiğinin belirlendiği ifade edildi. Söz konusu paranın Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı. Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in haksız şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımlarıyla sisteme sokmaya çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği, yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler bulunduğu kaydedildi. Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı kurduğu, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları üzerinden altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi. Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler üzerine "uyuşturucu madde kullanmak" suçuna ilişkin her iki şüpheli yönünden dosyanın ayrılarak, ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi. Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine ilişkin bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi. Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor İddianameye yansıyan tespitler kapsamında döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonra denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının halen devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi. Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. "Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım" İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek ifadesinde, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür" beyanında bulundu. Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, "Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır" ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında oluşturulan suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü. "Babam adına herhangi bir işlem yapmadım" Mustafa Gökhan Böcek ise savunmasında babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede Gökhan Böcek’in ifadesinde, "Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir" dediği yer aldı. Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle ilgili suçlamalara da değinen Gökhan Böcek, "Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur" şeklinde savunma yaptı. "Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir" Zuhal Böcek, iddianamede yer alan savunmasında banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek ifadesinde, "Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir" dedi. Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak ise, "Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok" Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu ifadesinde, "Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek, cezalandırılmaları talep edildi. İstenen cezalar Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında elde edildiği değerlendirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi. İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılmasını da talep etti. Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkında hazırlanan iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti. Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edildiği değerlendirilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi. Soruşturma geçmişi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de yer aldığı toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedilirken, dosya kapsamında halen 5 kişi tutuklu yargılanıyor. Soruşturma süreci 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başladı. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince farklı tarihlerde operasyonlar gerçekleştirildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklama ve tahliye kararlarıyla süreç dalga dalga genişledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:46 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddiaları kapsamında hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adı altındaki ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrası derinleştirildiği ortaya çıktı. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir bölümünün vakıflar ve farklı finansal işlemler üzerinden sisteme sokulduğu yönünde tespitlere yer verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası üzerine başlatıldığı belirtildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında çok sayıda mali hareket, ruhsat işlemi ve belediye bağlantılı ödeme mercek altına alındı. 112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi İddianamede yer alan bilgilere göre, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasının ardından, 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda, iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, bu rüşvet bedellerinin bir bölümünün Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve söz konusu ödemelerin ardından belediyedeki işlemlerin hızlandığı öne sürüldü. Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ve çeşitli evraklara el konulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan incelemelerde, Altıntaş bölgesinde inşaat yapan bazı kişilerin, bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi. "Boşanma masrafı" iddiası Dosya kapsamında alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in, Zeynep Kerimoğlu ile yürüttüğü boşanma sürecinde kullanılmak üzere, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiğinin belirlendiği ifade edildi. Söz konusu paranın Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı. Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in, haksız şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımlarıyla sisteme sokmaya çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği, yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler bulunduğu kaydedildi. Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı kurduğu, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları üzerinden altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi. Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine, Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler üzerine, "uyuşturucu madde kullanmak" suçuna ilişkin her iki şüpheli yönünden dosyanın ayrılarak ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi. Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine ilişkin bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi. Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor İddianameye yansıyan tespitler kapsamında, döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonra denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının halen devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi. Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. "Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım" İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek ifadesinde, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür" beyanında bulundu. Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, "Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır" ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında oluşturulan suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü. "Babam adına herhangi bir işlem yapmadım" Mustafa Gökhan Böcek savunmasında babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede, Gökhan Böcek’in ifadesinde, "Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir" dediği yer aldı. Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle ilgili suçlamalara da değinen Gökhan Böcek, "Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur" şeklinde savunma yaptı. "Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir" Zuhal Böcek iddianamede yer alan savunmasında, banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek ifadesinde, "Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir" dedi. Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak ise, "Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok" Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu ifadesinde, "Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek cezalandırılmaları talep edildi. İstenen cezalar Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in, zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında elde edildiği değerlendirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi. İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in, bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılmasını da iddianamede talep etti. Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkında hazırlanan iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti. Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edildiği değerlendirilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi. Soruşturma geçmişi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de yer aldığı toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedilirken, dosya kapsamında halen 5 kişi tutuklu yargılanıyor. Soruşturma süreci, 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başladı. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince farklı tarihlerde operasyonlar gerçekleştirildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklama ve tahliye kararlarıyla süreç dalga dalga genişledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:00 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheliye ilişkin dosyada, seçim harcamalarından iskan işlemlerine, lüks konut ve araç alımlarından bağış ve döviz trafiğine kadar uzanan 26 ayrı eylem yargılamaya konu edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından, zincirleme suç hükümleri kapsamında çok sayıda ağır suç isnadıyla 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edilirken, bu aşamada 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Seçim propagandası ve reklam faturalarıyla başlayan süreç İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının, Anadolu Reklam isimli firma üzerinden bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu süreçte Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile Serkan T. aracılığıyla iş insanları Yusuf Y., Ali Y. ve Sezgin K.’den ödeme talep edildiği, düzenlenen faturalar karşılığında milyonlarca liralık menfaat sağlandığı iddia edildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının icbar suretiyle irtikap, bir kısmının ise haksız mal edinme suçunu oluşturduğu kanaatine yer verdi. Boşanma süreci, lüks daire ve elden para iddiaları İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile yaşadığı boşanma sürecinde Casa Luna isimli siteden lüks dubleks bir daire alındığı, daire bedeli ve geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği öne sürüldü. Tapuda düşük bedel gösterilmesine rağmen, toplamda 30 milyon liraya yakın ödemenin farklı tarihlerde elden verildiği, bu sürecin taraf beyanları ve iletişim kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi. Savcılık, söz konusu eylemin Muhittin Böcek’in bilgisi dahilinde gerçekleştiği, borç ilişkisi iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirmesinde bulundu. 80 milyon liralık boşanma tazminatı iddiası Dosyada, Mustafa Gökhan Böcek’in temin ettiği yüklü miktardaki dövizle Zeynep Kerimoğlu’na boşanma tazminatı ödediği, bir kısmının avukatlık ücretlerinde kullanıldığı, kalan tutarın ise ilerleyen süreçte Zuhal Böcek adına alınan lüks araçta değerlendirildiği iddialarına yer verildi. Çocuk üzerine villa, döviz ve altın trafiği Soruşturma kapsamında, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları Muhittin Aslan Böcek adına dubleks villa alındığı, bu alımın döviz bürosu üzerinden yürütülen ve altın alım-satımı süsü verilen para transferleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, gönderilen paranın karşılığında fiili döviz işlemi yapılmadığı, fiziki teslim iddialarının bulunduğu kaydedildi. Lüks araçlar, saatler ve yakınlara yapılan alımlar Soruşturma kapsamında Zeynep Kerimoğlu adına Land Rover marka araç alındığı, Zuhal Böcek’in farklı tarihlerde lüks araç alım ve devirlerinde bulunduğu, yeğeni adına da araç temin edildiği iddiaları iddianamede yer aldı. Ayrıca, Melek K. adına Audi marka araç alındığı, bazı iş adamları tarafından Rolex marka saatler temin edilerek şüphelilere teslim edildiği öne sürüldü. Yapılan aramalarda ele geçirilen saatlerin fatura ve sertifikalarıyla birlikte dosyaya girdiği belirtildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire, dükkan ve bağış iddiaları İddianamede, Aksu Altıntaş bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği, bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri aktarıldı. Bu kapsamda, daire ve dükkanların farklı kişiler adına devredildiği, bazı işlemlerde vakıflara bağış yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediyesine araç hibesi taleplerinin de dosyada yer aldığı kaydedildi. Emniyet ve belediye bağlantılı para trafiği iddiaları İddianamede, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Fazlı Ateş arasındaki finansal hareketler, iş çözme vaadiyle para alındığı iddiaları, bazı belediye görevlilerinin iskan işlemleri karşılığında elden para aldığı ve bu paralarla araç alındığı yönündeki beyanlara da yer verildi. Döviz büroları, kuyumcular ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen finansal ilişkiler ayrıntılı şekilde anlatıldı. Altıntaş bölgesi ve KONTEV bağışları dikkat çekti İddianamede son eylem olarak, Antalya’da özellikle Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan kişi ve firmalardan, iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği iddialarına yer verildi. Soruşturma dosyası yargı aşamasına taşındı Başsavcılık, 702 sayfalık iddianamede yer verilen 26 eylem kapsamında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderilirken, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıkların önümüzdeki süreçte yargı önüne çıkması bekleniyor.
(Düzeltme) Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:58 (Düzeltme) Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, Böcek’in yanı sıra oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile çeşitli belediye yöneticileri ve iş adamları hakkında kamu davası açılması talep edildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından cezalandırılmaları istendi. Seçim süreci ve reklam ödemeleri iddiası İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının bazı iş adamlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu kapsamda Anadolu Reklam adlı firma tarafından düzenlenen faturalar üzerinden milyonlarca liralık ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin icbar suretiyle irtikap ve haksız mal edinme suçlarını oluşturduğu değerlendirildi. Boşanma tazminatı suçtan elde edilen gelirle karşılandı iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu adına lüks bir dubleks daire alındığı, daire bedelinin yanı sıra geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği iddiasına yer verildi. Ayrıca yaklaşık 80 milyon lira tutarında boşanma tazminatı ödendiği, bu paranın bir bölümünün döviz cinsinden temin edildiği, kalan kısmının ise lüks araç alımlarında kullanıldığı öne sürüldü. Çocuklar üzerine villa, yakınlara araç ve daire geçirildi İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları adına lüks villa alındığı, bu alımların döviz ve altın alım-satımı görüntüsü verilerek gerçekleştirildiğine ilişkin tespitlere yer verildi. Bunun yanı sıra, şüphelilerin yakınları adına Land Rover, Audi ve Mini Cooper marka lüks araçlar alındığı, bazı araçların elden nakit ödeme yöntemiyle temin edildiği belirtildi. Rolex saatler ve elden para iddiaları Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda Rolex marka saatlere el konulduğu, bu saatlerin bazı iş adamları tarafından satın alındığı ve şüphelilere teslim edildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, bazı iş adamlarının belediyedeki iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında elden para verdiği iddiasına da yer verildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire ve dükkan talep edildi İddianamede, özellikle Aksu Altıntaş bölgesinde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği tespitine yer verildi. Bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri, bu kapsamda çok sayıda dükkanın farklı kişiler adına devredildiği kaydedildi. Müteahhitlerden bağış adı altında talepler Dosyada, bazı müteahhitlerin iskan süreçlerinde vakıflara bağış yapmaya icbar edildikleri, ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesine araç hibesi gibi taleplerle karşı karşıya kaldıkları iddiaları da yer aldı. Başsavcılık suç gelirlerinin müsaderesini talep etti Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon lira tutarındaki nakit mevduat ile birlikte; 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, lüks saatler ve elektronik eşyalar dahil olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258 milyon 600 bin lira olan malvarlığının müsaderesini talep etti. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla kayda alındı. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde, şüphelilerin önümüzdeki süreçte ağır ceza mahkemesinde yargılanması bekleniyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:21 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, Böcek’in yanı sıra oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile çeşitli belediye yöneticileri ve iş insanları hakkında kamu davası açılması talep edildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından cezalandırılmaları istendi. Seçim süreci ve reklam ödemeleri iddiası İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu kapsamda Anadolu Reklam adlı firma tarafından düzenlenen faturalar üzerinden milyonlarca liralık ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin icbar suretiyle irtikap ve haksız mal edinme suçlarını oluşturduğu değerlendirildi. Boşanma tazminatı suçtan elde edilen gelirle karşılandı iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu adına lüks bir dubleks daire alındığı, daire bedelinin yanı sıra geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği iddiasına yer verildi. Ayrıca yaklaşık 80 milyon lira tutarında boşanma tazminatı ödendiği, bu paranın bir bölümünün döviz cinsinden temin edildiği, kalan kısmının ise lüks araç alımlarında kullanıldığı öne sürüldü. Çocuklar üzerine villa, yakınlara araç ve daire geçirildi İddianamede, Muhittin Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları adına lüks villa alındığı, bu alımların döviz ve altın alım-satımı görüntüsü verilerek gerçekleştirildiğine ilişkin tespitlere yer verildi. Bunun yanı sıra, şüphelilerin yakınları adına Land Rover, Audi ve Mini Cooper marka lüks araçlar alındığı, bazı araçların elden nakit ödeme yöntemiyle temin edildiği belirtildi. Rolex saatler ve elden para iddiaları Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda Rolex marka saatlere el konulduğu, bu saatlerin bazı iş insanları tarafından satın alındığı ve şüphelilere teslim edildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, bazı iş insanlarının belediyedeki iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında elden para verdiği iddiasına da yer verildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire ve dükkan talep edildi İddianamede, özellikle Aksu Altıntaş bölgesinde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği tespitine yer verildi. Bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri, bu kapsamda çok sayıda dükkanın farklı kişiler adına devredildiği kaydedildi. Müteahhitlerden bağış adı altında talepler Dosyada, bazı müteahhitlerin iskan süreçlerinde vakıflara bağış yapmaya icbar edildikleri, ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesine araç hibesi gibi taleplerle karşı karşıya kaldıkları iddiaları da yer aldı. Başsavcılık suç gelirlerinin müsaderesini talep etti Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon lira tutarındaki nakit mevduat ile birlikte; 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, lüks saatler ve elektronik eşyalar dahil olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258 milyon 600 bin lira olan malvarlığının müsaderesini talep etti. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilerek 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla kayda alındı. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde, şüphelilerin önümüzdeki süreçte ağır ceza mahkemesinde yargılanması bekleniyor.
Dalgadan kaçtılar, fotoğraf çektirdiler
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:06 Dalgadan kaçtılar, fotoğraf çektirdiler Antalya’da etkili olan fırtınalı havaya rağmen sahile akın eden Antalyalılar, dalgaların oluşturduğu manzarayı izleyip hatıra fotoğrafı çektirdi. Zaman zaman dalgalardan kaçan vatandaşlar, renkli görüntüler oluşturdu. Antalya’da etkili olan fırtınaya rağmen çok sayıda vatandaş sahillere akın etti. Dalgaların oluşturduğu manzarayı izleyen Antalyalılar, cep telefonlarıyla fotoğraf çektirerek o anları kaydetti. Zaman zaman yükselen dalgalar nedeniyle vatandaşların kaçtığı anlar ise kameralara renkli görüntüler olarak yansıdı. "Herkese tavsiye ederim, memleketimizi görsünler" Sahilde bulunan Haydar Çıracıoğlu ve Kezban Çıracıoğlu, Antalya’nın manzarasına hayran kaldıklarını belirtti. Dalgaların üzerlerine geldiği anların keyifli olduğunu ifade eden Kezban Çıracıoğlu, "Çok güzel bir duygu. Küçükten üzerimize doğru gelince sanki denize fışkırmış gibi oluyor insan ama çok keyifli. Herkese tavsiye ederim. Buyursun gelsinler, memleketimizi görsünler" dedi. Röportaj sırasında dalga geldi Röportaj esnasında gelen bir dalga nedeniyle kısa süreli hareketlilik yaşanırken, vatandaşların kaçtığı anlar kameralara yansıdı. Batuhan Güldürmez ise Antalya’nın her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Antalya her mevsim ayrı güzel. Manzarasıyla insanı etkiliyor. Zaten dalgalardan bile bu güzellik belli oluyor. Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri. Dalgalar gelince kaçtık ama manzara gerçekten insanı mest ediyor" diye konuştu. "Burası dünyanın en güzel kentlerinden biri" Ramazan Kaçak da fırtınanın zaman zaman etkisini artırdığını ancak Antalya’nın güzelliğinin her şeye rağmen ön plana çıktığını ifade ederek, "Fırtına bazı yerlere zarar verebilir ama Antalya’nın güzelliği bambaşka. Atatürk’ün de dediği gibi burası dünyanın en güzel kentlerinden biri. Dalgalar yükselince biraz kaçtık ama manzara gerçekten çok etkileyiciydi" ifadelerini kullandı.