Yerel Haberler
Antalya
21 Mayıs 2026 Perşembe - 21:06 İlhan Palut: "Buraya kadar gelmişken kupayı kazanmak istiyoruz" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, final maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Her final oynayan takım gibi buraya kadar gelmişken bunu kazanmak istiyoruz. Bu kupayı hem takımımızın mücadelesi hem de şehrimizin ve camiamızın özlemi için istiyoruz" dedi. Trabzonspor ile Konyaspor arasında oynanacak 64. Ziraat Türkiye Kupası Final müsabakası öncesinde ortak basın toplantısı düzenlendi. Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda oynanacak final karşılaşması öncesi düzenlenen toplantıda Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, açıklamalarda bulundu. Finale kalmanın kendileri adına önemli bir başarı olduğunu belirten Palut, "Kupayı kazanma isteklerinin yüksek olduğunu söyledi. Palut, "Final oynayacak olmak bizi gerçekten mutlu ediyor. Elbette her final oynayan takım gibi, buraya kadar gelmişken bunu kazanmak istiyoruz. Açıkçası bunu hem takımımızın bugüne kadar ortaya koyduğu mücadele için hem de şehrimizin ve camiamızın bu konudaki isteğini, özlemini hissettiğim için istiyorum" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor’a büyük saygı duyuyorum" Rakipleri Trabzonspor’un bu sezonun başarılı takımlarından biri olduğunu dile getiren Palut, bordo-mavili ekibin kısa sürede yarışmacı bir kimliğe büründüğünü belirtti. Trabzonspor’a saygı duyduklarını vurgulayan Palut, "Rakibimiz Trabzonspor. Büyük maçtan önce de söylemiştim; bu sezonun başarılı takımlarından bir tanesi Trabzonspor. Bunu hoca burada olduğu için söylemiyorum. Belki zamana ihtiyacı olan bir takımın çok kısa sürede nasıl yarışmacı hale gelebileceğini Trabzonspor üzerinden takip ettik. Bu yönden bu takıma büyük saygı duyuyorum. Çok tehlikeli silahları var, bunun bilincindeyiz" diye konuştu. Hazırlıklarını tamamladıklarını belirten Palut, final maçının sadece savunma ya da sadece hücum anlayışıyla kazanılamayacağını ifade ederek, "Hazırlıklarımızı bugün yaptığımız antrenmanla tamamladık. Önlemlerimizi alırken, nasıl oynamamız gerektiğini de oyuncularımızla çalıştık. Hiçbir maçın, özellikle de final maçlarının sadece savunma yaparak ya da sadece hücum ederek kazanılamayacağının bilincindeyiz. Her şeyden önce çok iyi mücadele etmemiz ve finalin her dakikasını yüksek konsantrasyonla oynamamız gerektiğini biliyoruz" dedi. "Güzel bir final izletmek istiyoruz" Finalin yüksek rekabet içinde geçeceğini ancak centilmenlikten uzaklaşmak istemediklerini söyleyen Palut, futbol kamuoyunun güzel bir mücadele izlemesini temenni etti. Palut, "İnşallah güzel bir maç olur. Ne kadar rekabet olacak olsak da yarın sahada yüksek seviyede bir mücadele ve centilmenlik unsurlarının da devreye gireceğini düşünüyorum. Futbolun güzelleşmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Umuyorum ki maçın hakemleri de buna katkı sağlar. Tribündeki taraftarlar, televizyon başındaki izleyiciler ve futbol kamuoyu inşallah güzel bir final izler. Fatih Hoca’nın da dediği gibi, biz ne kadar kazanmak istiyorsak da iyi oynayanın kazanacağı bir maç olmasını diliyoruz. Bu konuda hayırlısını diliyoruz. Ama bu kupayı çok istediğimiz de bir gerçek" ifadelerini kullandı. "Rakibimiz baskılı başlayan, bu anları iyi oynayan bir takım" Trabzonspor’un maçlara baskılı başlayabilen ve bu bölümleri etkili oynayabilen bir takım olduğunu kaydeden Palut, buna göre hazırlık yaptıklarını söyledi. Palut, "Sonuçta rakibimiz sürekli maçlara baskılı başlayan, bu anları iyi oynayan bir takım. Bu maç özelinde de yaklaşımımız buna göre olacak. İstemediğimiz bir durum yaşamamak için dikkatli olmalıyız" dedi. Göreve geldiği dönemde oyuncularıyla yaptığı konuşmaları da hatırlatan Palut, takımın gelişiminde inanç ve mücadelenin belirleyici olduğunu vurguladı. Palut, "Taraftarlarımız da hatırlayacaktır; buraya ilk geldiğim zaman ikinci ya da üçüncü toplantımdı, belki de birinci toplantımdı tam hatırlamıyorum. Oyuncularıma şunu söyledim: Benden önce burada çok sevdiğim Türk antrenörler çalıştı. Ben buraya geldiğimde bütün camia için bir şeylerin düzeleceğine dair bir inanç oluşmaya başladı. Ama ben tek başıma hiçbir şey yapamam. Benim elimden bunu tek başıma gerçekleştirmek gelmez. Daha önceki süreçlerde eksik olan şey inanç olabilir. Oyuncularıma da bunu söyledim. Burada sizin daha fazla çaba göstermeniz, daha fazla mücadele etmeniz ve daha çok inanmanız gerekiyor dedim. Oyuncularla yaptığımız konuşmanın özü tam olarak buydu" dedi. "Takım kazanmaya başladıkça özgüveni arttı" Konyaspor’un kazandıkça özgüveninin yükseldiğini belirten Palut, takımın potansiyelini sahaya daha iyi yansıtmaya başladığını söyledi. Palut, "Ama en kritik nokta kazanmaya ihtiyacımız olmasıydı. Takım kazanmaya başladıkça var olan potansiyel, özgüveni de arkasına alarak daha iyi işler yapmaya başladı. Bugün için de kupa finaline kaldığımız günden itibaren, yarı final maçından sonra tüm odağımız bu final oldu. Aradaki maçlar da bizim için konsantre olunması gereken, kolay olmayan maçlardı" ifadelerini kullandı. Karşılaşmanın hakem yönetimine ilişkin de temennide bulunan Palut, "Hocam da söyledi; inşallah Halil Hoca bu büyük rekabete, futbolu güzelleştirmeye çalışan iki takıma yakışır şekilde çok iyi bir yönetim gösterir. Kazananın da kaybedenin de aklında soru işareti bırakmayacak bir yönetimle bu maç tamamlanır. Bu bir final maçı. İnşallah güzel bir final olur" diye konuştu. "Yarın görmek istediğim en önemli parametre mücadele" Final maçında oyuncularından beklentisini de açıklayan Palut, son ana kadar mücadele eden bir takım görmek istediğini belirtti. Palut, "Benim için önemli olan şu: Oyuncular, sonuna kadar mücadele etsinler. Benim yarın görmek istediğim en önemli parametre de bu. Sonuna kadar mücadele etsinler, zorlasınlar, vazgeçmesinler. Fatih Hoca’nın da dediği gibi sonuçta biz karşılıklı oynayacağız. Bütün antrenmanlarımızda da bunu yaptırmaya çalışıyoruz. Yarın kırılma anları çok önemli olacak. O anları doğru değerlendirmemiz ve lehimize kullanmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Finale kalmanın Konyaspor adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Palut, "Yarın bir final maçı oynayacağız. Çok mücadele etmemiz gerekiyor. Buraya gelmek, final oynama hakkını elde etmek çok önemli ve değerli. Attığımız her adımdan gurur duyuyorum. Bunlar inanılmaz kazanımlar. Yarın da bunlardan bir tanesi olacak. Bence bu mücadeleyi verebilmek inanılmaz önemli" diye konuştu. "Kupayı kazanmak istiyor muyum? Çok istiyorum" Futbolda sonuca hükmetmenin her zaman mümkün olmadığını belirten Palut, buna rağmen kupayı kazanmayı çok istediklerini ifade etti. Palut, "Futbolun sonucuna hükmedemeyiz. Her şeyi çalışırsınız ama topun kaleye girip girmemesi bazen tamamen sizin kontrolünüz dışında gelişebilir. Kupayı kazanmak istiyor muyum? Çok istiyorum. Bu benim kariyerim için de inanılmaz bir şey olur. Ama yarın kupayı kazansam da kazanamasam da bu sürece aynı bakış açısıyla yaklaşacağım. Sonuç olarak kazanmayı çok istiyorum ama benim bu maçta çok fazla bir kaybetme endişem yok. Çünkü buraya kadar gelmek de çok değerli. Final saatlerine yaklaştığımız bu süreçte tarif etmesi zor, inanılmaz bir duygunun içindeyiz" diye konuştu. "Trabzonspor’da büyük yeteneklere sahip oyuncular var" Trabzonspor’un etkili oyuncularına dikkat çeken Palut, büyük maçlarda bireysel yeteneklerin bir anda devreye girebildiğini söyledi. Palut, "Büyük maçların farkı şu; hiç beklemediğiniz bir anda ortaya çıkabilecek büyük yeteneklere sahip rakip oyuncular oluyor. Trabzonspor’da da bu özellikte oyuncular var. Özellikle bu süreçte yıldızlaşan oyunculara dikkat etmemiz gerekiyor. Fatih Hoca’nın da dediği gibi, takımda bu anlamda fazla oyuncu var. Bu da kaçınamayacağımız bir gerçek" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 20:59 Antalya’da dron destekli soygun, bin 400 saatlik kamera incelemesiyle aydınlatıldı Yurt dışından Antalya’ya gelerek bir iş yerinden içerisinde 8 milyon 338 bin TL’lik nakit para bulunan çelik kasa ile değerli eşyaları çalan yabancı uyruklu 4 kişi; Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerin tarafından bin 400 saatlik kamera kaydının incelenmesiyle yakalandı. Şahısların dron ile iş yeri çevresini, iş yerine müşteri gibi gelerekte içerde keşif yaptıkları, soygunun ardından yakalanmamak için 13 kilometre yaya ve bisikletle uzaklaştıkları, ardından araçla kaçtıkları belirlendi. 15 Mayıs’ta Kepez ilçesi Altınova Sinan Mahallesi’nde bulunan bir deri ve deri ürünleri mağazasındaki çelik kasanın kimliği belirsiz kişi veya kişilerce içerisinde 8 milyon 338 Bin TL para bulunan çelik kasa ile iş yerinde bulunan değerli eşyalar çalındı. İhbar üzerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan şahısların yakalanması için çalışma başlattı. İş yerinde ve çevredeki çok sayıda güvenlik kameralarını incelemeye alan Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin dikkatini çeşitli zamanlarda işyerine gelen 4 şahıs çekti. 13 kilometre yaya ve bisikletle kaçmışlar Geçmişe dönük yapılan güvenlik kamerası incelemesinde şüpheli şahısların birkaç kez iş yerine gelerek planlama ve keşif faaliyetinde bulunduğunu belirledi. Bin 400 saatlik güvenlik kamerasını inceleyen ekipler 4 şüphelinin olayın ardından yakalanmamak için 13 kilometre boyunca dağlık ve ormanlık alanlarda bulunan stabilize yollardan yaya olarak ve bisiklet kullanarak ilerledikleri tespit etti. Şüphe çekmemek için iş yerinden kilometrelerce uzağa park ettikleri yabancı ülke plakalı bir araç ile İstanbul’a gittiklerini belirleyen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen koordineli çalışmalarda sonucu şahısların kaçtığı yabancı plakalı aracı İstanbul Fatih’te olduğunu belirledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan özel ekip ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışma sonucu olayı gerçekleştirdikleri tespit edilen yabancı uyruklu şahıslar Fatih’te yakalandı. Araçta yapılan aramada iş yerinden çalınan ürünler çıktı İ.Z., F. T., F. C, ve I. H. isimli 4 yabancı uyruklu şahsın olay sonrası kaçmak için kullandıkları araç içerisinde yapılan aramada, iş yerinden çalınan kürk ve deri çantaların bir kısmı ele geçirildi. Ayrıca yabancı uyruklu 4 şahsın Şile ilçesi Jandarma sorumluluk bölgesinde bulunan ve saklanmak için kullandıkları adreste yapılan aramalarda ise; hırsızlı olayındada kullanıldığı değerlendirilen 3 adet bisiklet, 1 adet drone, 2 adet telsiz, 1 adet şarjlı matkap ve bu matkaba ait 3 adet deforme olmuş uç, çelik kasadan çalındığı değerlendirilen paraların bir kısmı ve yine iş yerinden çalınan 2 adet deri çanta ile 2 adet deri cüzdan ele geçirildi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri tarafından Antalya’ya getirilen yabacı uyruklu İ. Z., F. T., F. C, ve I. H. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezavine gönderildi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 20:37 70 yaşında üniversite bitirdi, mezuniyet belgesini profesör oğlu verdi Antalya’nın Kumluca ilçesinde Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksek Okulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Seracılık programından 70 yaşında mezun olan Rahime Uluşar’a oğlu Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar tarafından mezuniyet belgesi verildi. 3 bölümü ve 4 program ile eğitim vermekte olan Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksek Okulunun mezuniyet töreni yapıldı. Tören saygı duruşu ve istiklal marşının okunması ile başladı. Ardından Kumluca meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Ahmet Coşgun’un açılış konuşması yer aldı. Daha sonra Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş’in konuşması yer aldı. Kumluca Meslek Yüksek Okulu Okul Birincisi Cüneyt Karaöz yaptığı konuşmadan sonra yaş kütüğüne plaket çaktı. Okul birincisi Cüneyt Karaöz’e Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, başarı belgesi ve mezuniyet belgesini verdi. Kısa bir müzik dinletisinden sonra mezun olan öğrencilere protokol üyeleri tarafından mezuniyet belgeleri verildi. 70 yaşında mezun oldu, mezuniyet belgesini profesör oğlu verdi Mezuniyet töreninde ise liseyi bitirdikten sonra üniversite okuma hayali olan ve 2 yıl önce üniversite sınavlarına giren 70 yaşındaki Rahime Uluşar Akdeniz Üniversitesi Kumluca meslek Yüksek Okulu Seracılık Bölümünden mezun oldu. Mezuniyet belgesini almak için sahneye çağırılan Rahime Uluşar’ın mezuniyet belgesini oğlu Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar verdi. Daha sonra Rahime Uluşar’ın eşi Eczacı Nadir Uluşar’da sahneye gelerek eşine çiçek verip onu kutladı. Duygularını aktaran Rahime Uluşar, "Hiç aklımdan çıkmamıştı. Ama devamlı çalıştığım için zamanımı hep çocuklarıma ayırdım. Okutayım derken zaman çok çabuk geçti. Çocuklarım üniversite sınavlarına girerken girsem çok daha iyi bölümler okuyabilirdim. İyi puanlarla bir yerlere girebilirdim. Buna da şükür 50 yıl sonra üniversite sınavına girdim. Türkiye genelinde 611’inci geldim. 274 eşit ağırlıklı puanım var. 4 yıllık bölümlerden de tutuyordu ama ben sağlığımı da göz önünde bulundurarak 4 yıllığa gidemedim. 2 yıllık bölüme giderek içimdeki hevesi giderdim. Bu duyguyu yaşadım. Çok güzel bir şey. İsteği olan herkesin sınava girmesini ve okumasını dilerim" dedi. Oğlunun başarısını da anlatan Rahime Uluşar, "İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Sonra Boğaziçi’nde Sistem Kontrol Mühendisliğinde yaptı. Oradan diplomasını aldı. Oradan burslu Amerika’ya gitti. Orada yapay zeka üzerine doktorasını yaptı. Oradan geldi. Akdeniz Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü kurdu. Daha iki sene önce tekrar yetmedi şimdi de yapay zeka bölümünü kurdu. Onları yürütüyor. Bu arada da Covid zamanında da Adalet Bölümünü bitirdi. Bu kadar başarılı bir oğlum var. Kendisi ile gurur duyuyorum" dedi. Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar ise şunları söyledi: "Annemin mezuniyetini görmeye geldim. Çok büyük bir başarı. Annem muhtemelen Akdeniz Üniversitemizin en yaşlı lisans programlarından mezun olan kişidir. Annem hiçbir dersten kalmadı. Süresini gayet yüksek bir şekilde gerçekleştirdi. Müthiş bir başarı. Kendisinin ilerleyen zamanlarda başkalarına da örnek olabileceğini düşünüyoruz. Her yaşta başarı alınabileceğine, her yaşta okunabileceğine genç kalınabileceğine öğrenmenin yaşı olmadığına öğrenmek için çalışmanın yaşının olmadığını her zaman insanların insanlığa verebileceği bir şeylerin olabileceğini olduğunu gösterdiği için kendisine hem kurumum adına hem annem adına hem de kendim adına teşekkür ediyorum. Annem de doçent veya yardımcı doçentlik cübbemi giydirmişti. Sırasıyla gidiyoruz. Bizde de onun cübbesini giydirmek nasip oldu. Başarılarının devamını diliyorum" dedi.
Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları
28 Eylül 2025 Pazar - 16:16 Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklara yansıdı. Soruşturma dosyasına giren üç itirafçı, iş adamlarından baskı ve tehditle rüşvet alındığını ileri sürerken, tutanaklara giren ifadelere göre milyonlarca lira para siyah poşetlerle taşındı, lüks araçlar ve taşınmazlar ise bürokratlar üzerine emanet edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklarda yer aldı. "2 milyon TL’yi siyah poşetlerde verdim" Rüşvet alışverişiyle ilgili iş adamı Emin H., ifadesinde Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden arayarak belediye yerel seçimlerinde destek istediğini söyledi. "Olumlu" ya da "Olumsuz" cevap vermediğini belirten iş adamı, bir süre sonra Böcek’in oğlunun yanına gelerek seçimlerde maddi destek vermesini istediğini aktardı. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradığını ve AKM’deki ofisine çağırdığını belirten Emin H., Böcek’in kendisine, "Seçim dönemindeyiz, destek olmazsanız seçilince bunun hesabını sorarım. Senin bütün işlerin büyükşehirden geçiyor. Bundan sonra Gökhan ne derse yapacaksın" dediğini anlattı. Bu görüşmenin ardından Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, Emin H.’nin iş yerine gelerek 1 milyon TL nakit ve 1 milyon TL değerinde 150 yakıt kartı istedi. İş adamı, bu ödemeleri siyah poşetlerle elden teslim ettiğini anlattı. Ruhsat karşılığı 1 milyon TL+Land Rover iddiası İş adamı Emin H., Kepez’de yapmak istediği akaryakıt istasyonunun ruhsatının da rüşvet karşılığı verildiğini ileri sürdü. Emin H., "Serkan T. ve Gökhan Böcek, ruhsatı çıkarabilmek için 1 milyon TL nakit istedi. Ayrıca ’07 A ... plakalı Land Rover’ aracı Gökhan Böcek’e verilmeden sürecin ilerlemeyeceğini söylediler" dedi. Aracı finansal kiralama yöntemiyle verdiğini, mülkiyeti devretmediğini, daha sonra da icra takibi başlattığını anlatan iş adamı Serkan T.’nin çocuğunun okul masrafı için de ayrıca 1 milyon TL talep edildiğini, bu paranın 600 bin TL’sini Aralık 2024’te, kalanını birkaç gün sonra siyah poşetle elden verdiğini söyledi. Emin H., "Ödemeden bir hafta sonra 7 aydır bekleyen ruhsatım onaylandı" dedi. "Sadece devlete güveniyorum" İş adamı Emin H., ifadesini şu sözlerle tamamladı: "Ben herhangi bir suç işlemedim. Baskı ve tehdit altında verdim. Sadece devletime güveniyorum. Antalya’da yaşanan haksızlıkların ortaya çıkması için tüm bildiklerimi aktarıyorum." Altınova’da yeni tehdit İş adamı, Altınova’daki yatırımı için de baskıya maruz kaldığını aktardı. Gökhan Böcek’in kendisine, "Babamın haberi olmadan bu şehirde kimse iş yapamaz" diyerek tehdit ettiğini; kendi seçtiği plancı yerine belediyenin yönlendirdiği ekiple çalışmaya zorlandığını ileri sürdü. Rüşvet çarkı iddiası Belediyede 25 yıl çalışan eski başkan yardımcısı Tuncay S., rüşvet alışverişinin nasıl işlediğini anlattı. Müteahhitlerden "seçim için" poşetlerle para toplandığını, Güneş Mahallesi kentsel dönüşümünde 3 dükkanın Böcek’e, 2 dükkânın bürokratlara verildiğini, emanet isimler üzerinden daire ve dükkânların devredilerek gizlendiğini açıkladı. Tuncay S. ifadesinde rüşveti alma düzenini ise şu şekilde anlattı: "Belediyede işi olan müteahhitlerden ’yardım/bağış’ adıyla düzenli para istenir, paralar bazen elden başkana, bazen vakıf/dernek makbuzu ile, bazen de ’kasalık’ yaptığı belirtilen yakın çevre kişileri üzerinden yönlendirilirdi." Tuncay S., bazı isimlerin bu akışlarda aracı/kanal olarak kullanıldığını da belirtti. Ayrıca ifadesinde, büyükşehir döneminde "olağan dışı rant sebebi olan imar planı tadilatları" ve "erken/yüklü hakediş ödemeleri"nin incelenmesi hâlinde rüşvet kaynaklarına ulaşılabileceğini söyledi. Tuncay S., "Yıllarca başkanın talimatıyla rüşvet paralarını topladım, siyah poşetlerle doğrudan kendisine teslim ettim" dedi. Muharrem İnce detayı Tuncay S.’nin ifadesindeki en dikkat çekici kısım ise, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin oldu. İddiasına göre, Muhittin Böcek kendisini çağırarak CHP’nin adayı Muharrem İnce’ye yardım yapılacağını, bu nedenle belediye ile işi olan müteahhitlerden 200 bin TL toplamasını istedi. Tuncay S., parayı topladıktan sonra Böcek’in makamına götürdüğünü; burada genç bir kişiyle karşılaştığını, sonradan bunun Muharrem İnce’nin oğlu Salih A. İ. olduğunu öğrendiğini anlattı. Parayı dosya çantasıyla Salih A. İ.’ye verdiğini, onun da yanında bulunan sırt çantasına koyduğunu iddia eden Tuncay S., bu olayın kendisine özellikle gösterildiğini, Böcek’in gözleriyle görmesini istediğini düşündüğünü söyledi. Ayrıca, bu paranın gerçekten seçim yardımı mı yoksa başka bir siyasi vaat karşılığı mı olduğunu bilmediğini; fakat kesinlikle müteahhitlerden toplanan para olduğunu vurguladı. "Tapu benim üzerime, mallar Böcek’in" ANTEPE eski yöneticisi İsmail E., taşınmaz devirleri üzerinden kurulan düzeni anlattı. İsmail E. 2004’te Kemer’deki 3,5 dönümlük arazinin kendi üzerine geçirildiğini, aslında Böcek’e ait olduğunu, 2016’da Konyaaltı’ndaki Oriza Park Sitesi’nde bir dairenin tapuda kendi adına geçtiğini ama gerçek sahibinin Böcek olduğunu, 2020’de 650 bin TL ödeyerek aldığı evin yine Böcek’e ait olduğunu, 2023’te bir inşaat firmasından alınan 5 dükkânın seçim harcamaları için Böcek ve Serkan T.’ye verildiğini söyledi. İsmail E., "Ben sadece paravanım, tapuda adım var ama mülkler Böcek’e ait" diye konuştu.
Miran: "4688 sayılı kanun değişmeli"
28 Eylül 2025 Pazar - 12:28 Miran: "4688 sayılı kanun değişmeli" Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir şekilde değiştirilmesi elzemdir" dedi. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin tıkanmasında önemli bir faktör olan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun revize edilmesinde ısrarcı olduklarını, evrensel bir hak olan toplu pazarlık hakkının işlevselliği konusunda 4688 sayılı kanunun sendikal haklar noktasında önemli bir engel olarak durduğunu kaydetti. Başkan Miran, "Toplu sözleşme masasında yaşanan tıkanmaları, Hakem Kurulu’nun adil ve hakkaniyetli karar almaktan uzak yapısını ve işleyişini, kamu görevlileri ve emeklilerin beklentilerini detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaştık. Emek, alın teri ve hak mücadelesinde her zaman olduğu gibi kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz. 4688 sayılı kanunun kamu görevlileri sendikalarını içine soktuğu dar boğazın, evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir kanun değişikliğiyle aşılması için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. "İşçi sendikalarında dayanışma aidatı var" Miran, "4688’in Türkiye’deki işçi sendikacılığı pratiğine göre yeniden yapılandırılmasına ihtiyacı var. Alanın disipline edilmesi, haksız rekabetin önüne geçilmesi gerekiyor. Bu anlamda iyi anlaşılmak istiyoruz biz örgütlenme özgürlüğünün önünün tamamen açılması gerektiğinden yanayız. Ama işçi sendikalarında, mevcut iş kolundaki çalışan sayısının yüzde 1’ini üye yaptıktan sonra toplu iş sözleşmesi yapılabiliyor. Şu anda 11 hizmet kolundan 10’unda Memur-Sen’e, birinde ise Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar yetkili. Yetkisiz sendika eğer toplu iş sözleşmesinden faydalanmak istiyorsa yetkili sendikaya dayanışma aidatı ödemek durumunda kalıyor. Bu sebepledir ki 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir şekilde değiştirilmesi elzemdir" dedi.