Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Alanya’da yayla yollarında kar mesaisi
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:19:01
Alanya Belediyesi, karla kaplı yayla yollarında ulaşımın aksamaması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla yaylalara çıkmak isteyen vatandaşların güvenli ulaşım sağlaması amacıyla belediye ekipleri yoğun mesai yapıyor. Alanya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda Söbüçimen, Eğrigöl, Türkler ve bölgedeki pek çok yaylada karla kapalı yollar iş makineleriyle açılıyor. Yer yer metrelerce yüksekliğe ulaşan kar birikintilerine rağmen ekipler, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için zorlu arazi şartlarında çalışmalarını sürdürüyor. Alanya’nın serin yaylaları yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte yeniden hareketlenmeye hazırlanırken, belediye ekipleri ulaşımın aksamaması için çalışmalarını sürdürüyor. Söbüçimen, Eğrigöl, Türkler yaylalarında kar nedeniyle kapanan yollar iş makineleriyle açılırken, kar temizleme çalışmalarının ardından bozulan yollarda bakım ve düzenleme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Sıcak havalarda yaylalara yönelen vatandaşlar için yol güvenliği sağlanıyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57
Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12
Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı
Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:02
Tur teknesinde rahatsızlanan turistin yardımına deniz polisi yetişti
Tatil için geldiği Antalya’da bindiği tur teknesinde rahatsızlanan yabancı uyruklu şahsın yardımına deniz polisi yetişti. Bot ile tur teknesinden alınan turist getirildiği Yat Limanı’ndan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tatil için ailesi ile birlikte Antalya’ya gelen yabancı uyruklu John Paul Lehec, Kaleiçi Yat Limanı’ndan dünyaca ünlü falezleri ve Düden Şelalesi’ni görmek için tur teknesine bindi. Yat Limanı’ndan ayrılan tekne Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü bölgeye geldiğinde bir yolcunun rahatsızlandığı bildirildi. Ambulansla hastaneye kaldırıldı Tekne kaptanının telsizden ulaştığı Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı deniz polisi hızla harekete geçerek tur teknesinin bulunduğu noktaya hareket etti. Kısa sürede tekneye ulaşan deniz polisi rahatsızlanan John Paul Lehec ve ailesini alarak Yat Limanı’na getirdi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekiplerince bottan teslim alınan ve ilk müdahalesi yapılan Lehec, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
28 Eylül 2025 Pazar - 13:22
Antalya Edebiyat Günleri, öykü ve şiir atölyeleriyle başlıyor
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin kenti edebiyatla buluşturan ve öykü dalında en iyilerin belirlendiği Antalya Edebiyat Günleri, 21-23 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Edebiyat Gürnleri kapsamında 25-26 Ekim’de öykü ve şiir atölyesi düzenlenecek. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin kenti edebiyatla buluşturan ve yazın dünyasının en canlı alanı öykü dalında en iyilerin belirlendiği Antalya Edebiyat Günleri, bu yıl 10’uncu yaşını kutluyor. 21-23 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlik öncesinde, edebiyat tutkunları için öykü ve şiir atölyeleri düzenlenecek. Atölyelerde katılımcılar, alanında uzman eğitmenlerle birlikte kendi eserlerini oluşturma ve yazınsal becerilerini geliştirme imkanı bulacak. 2 farklı atölye düzenlenecek Öykü Atölyesinde, eğitimci-yazar Özcan Karabulut yönetiminde, öykü kurgusu, karakter oluşturma ve anlatım teknikleri ele alınacak. Şiir Atölyesinde ise şair ve çevirmen Nazmi Ağıl, şiirin ritmi, imge dünyası ve çağdaş şiirden örneklere yer verecek. Her iki atölye de 25-26 Ekim 2025 tarihlerinde, Türkan Şoray Kültür Merkezinde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek toplam altı saatlik program sonunda katılımcılar, kendi öykü ve şiirlerini kaleme almış olacak.
28 Eylül 2025 Pazar - 13:16
Kendisini bekleyen araca koşarken otomobil çarptı: O anlar güvenlik kamerasında
Antalya’nın Manavgat ilçesinde araçlar arasından yolun karşısında kendisini bekleyen araca geçmekte olan kadın, taksinin çarpması sonucu yaralandı. Kaza anları güvenlik kamerasına yansıdı.
28 Eylül 2025 Pazar - 12:28
Miran: "4688 sayılı kanun değişmeli"
Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir şekilde değiştirilmesi elzemdir" dedi. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin tıkanmasında önemli bir faktör olan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun revize edilmesinde ısrarcı olduklarını, evrensel bir hak olan toplu pazarlık hakkının işlevselliği konusunda 4688 sayılı kanunun sendikal haklar noktasında önemli bir engel olarak durduğunu kaydetti. Başkan Miran, "Toplu sözleşme masasında yaşanan tıkanmaları, Hakem Kurulu’nun adil ve hakkaniyetli karar almaktan uzak yapısını ve işleyişini, kamu görevlileri ve emeklilerin beklentilerini detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaştık. Emek, alın teri ve hak mücadelesinde her zaman olduğu gibi kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz. 4688 sayılı kanunun kamu görevlileri sendikalarını içine soktuğu dar boğazın, evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir kanun değişikliğiyle aşılması için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. "İşçi sendikalarında dayanışma aidatı var" Miran, "4688’in Türkiye’deki işçi sendikacılığı pratiğine göre yeniden yapılandırılmasına ihtiyacı var. Alanın disipline edilmesi, haksız rekabetin önüne geçilmesi gerekiyor. Bu anlamda iyi anlaşılmak istiyoruz biz örgütlenme özgürlüğünün önünün tamamen açılması gerektiğinden yanayız. Ama işçi sendikalarında, mevcut iş kolundaki çalışan sayısının yüzde 1’ini üye yaptıktan sonra toplu iş sözleşmesi yapılabiliyor. Şu anda 11 hizmet kolundan 10’unda Memur-Sen’e, birinde ise Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar yetkili. Yetkisiz sendika eğer toplu iş sözleşmesinden faydalanmak istiyorsa yetkili sendikaya dayanışma aidatı ödemek durumunda kalıyor. Bu sebepledir ki 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun evrensel hukuk ve ILO normlarına uygun bir şekilde değiştirilmesi elzemdir" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 12:15
Antalyaspor Futbol Okullarında 2025-2026 kış dönemi başladı
Antalyaspor Futbol Okulları’nda 2025-2026 kış dönemi kayıtları başladı. Meltem-Hasan Subaşı Tesisleri’nin yanı sıra Döşemealtı ve Lara bölgelerinde 12 ay boyunca kesintisiz futbol eğitimi veren okul, geçtiğimiz hafta sona eren yaz döneminin ardından yeni döneme hazırlanıyor. Yaklaşık 450 sporcunun yer aldığı futbol okullarında, 05–13 yaş arası çocuklar hafta sonları sahaya çıkacak. Yaş gruplarına göre planlanan antrenmanlar sabah 09.00’da başlayıp 18.00’de sona erecek. Futbol okullarının sorumluluğunu üstlenen Hakkı Uğur, antrenörlük görevini yürüten akademisyen ekibinin Sinan Duman, Burak Baran, Burak Rugala, Furkan Kahraman, Muhammet Akkuş, Veli Kabak, Eren Erçiftçi, Enes Özer, Emirhan Güner, Enes Yavuz, Aydın Yıldız, Eren Yıldız’dan oluştuğunu söyledi. Yeni nesil çocukların önce sosyalleşmesini, ardından futbol kültürünü kazanmalarını önemsediklerini belirten Uğur, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikli hedefimiz yetenekli sporcuları Antalyaspor altyapısına kazandırmak. Unutmamalıyız ki gerek sportif gerek sosyal yaşamımızda çocuklarımız bu şehrin geleceğini oluşturuyor. Bu bilinçle titizlikle çalışıyoruz. Bizlere her türlü desteği veren başkanımız Mustafa Karadeniz ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum."
28 Eylül 2025 Pazar - 12:15
Böyle dolandırıcılık görülmedi: 170 bin liralık ürünü şubeden alıp gittiler
İnternet üzerinde satışa koydukları fotoğraf makinesi dolandırıcılar tarafından ilginç bir yöntemle ele geçirilen iki ortak, şüphelilerden ve kargo şirketinden şikayetçi oldu. Dolandırıcılar kargo takip numarası ve onay kodunu ele geçirince, ürün dağıtıma çıkmadan şubeden teslim alındı. Mağdurlar alıcının kimlik bilgisini almayan kargo şirketi hakkında şikayetçi oldu.
28 Eylül 2025 Pazar - 10:13
TFF Plaj Futbolu Ligi Manavgat etabında şampiyon Çimhan Sarılarspor oldu
2025 TFF Plaj Futbolu Ligi Manavgat Belediyesi Etabı, 25-26-27 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi. Final karşılaşmasında Çimhan Sarılarspor, Çoraman Yatçılık Sarılarspor’u 2-1 mağlup ederek turnuvanın şampiyonu oldu. TFF Plaj Futbolu Ligi Manavgat Belediyesi Etabı 3 gün süren müsabakalar sonunda tamamlandı. Etabın, final karşılaşmasında Çimhan Sarılarspor, Çoraman Yatçılık Sarılarspor’u 2-1 mağlup ederek turnuvanın şampiyonu oldu. Turnuvada üçüncülük kürsüsüne Kardelenspor Batı Koleji çıktı. Ayrıca Kardelenspor Batı Koleji, gösterdiği sportmenlik nedeniyle turnuvanın ’En Centilmen Takımı’ seçildi. Bireysel ödüllerde ise dikkat çeken isimler vardı. Çimhan Sarılarspor’dan Serkan Banazlı, ’En İyi Kaleci’ ödülüne layık görüldü. Oliver Ramring (Çimhan Sarılarspor), Özcan Kocaman (Çimhan Sarılarspor), Serkan Kamalak (Kardelenspor Batı Koleji), Orhan Mamadov (Çoraman Yatçılık Sarılarspor) ise gol krallığı yarışında ise tam dört futbolcu 3’er golle zirveyi paylaşan isimler oldu. "Spora desteğimiz her zaman sürecek" Şampiyon Çimhan Sarılarspor’a kupa ve madalyaları, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek tarafından takdim edildi. Kupa töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, "Manavgat Belediyesi olarak spora ve sporcularımıza her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Plaj futbolu turnuvamız, hem sporun yaygınlaşması hem de kentimizin sosyal hayatına renk katması açısından çok değerli bir organizasyon oldu. Tüm takımlarımıza, emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza ve tribünleri doldurarak heyecanımıza ortak olan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Üç gün boyunca kıyasıya mücadelelere sahne olan turnuvada, Manavgatlı sporseverler plaj futbolunun coşkusunu doyasıya yaşadı.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:57
Bahçeyi kurarken alay konusu oldular, şimdi 10 ton ürünün tamamını yurt dışına veriyorlar
Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği üzerine çalışan girişimci Esra Hurmeydan, kuraklığa dayanıklı ve bakım istemeyen dikenli incirle Türkiye’nin ilk tescilli dikenli incir bahçesini kurdu. Hurmeydan, "İlk bahçeyi kurduğumuz dönemlerde çevremizdeki insanlar, eşimiz dostumuz ’o kadar düz araziye neden bunu dikiyorsunuz’ diye bize serzenişte bulundular. Hatta bazen de alay konusu olduk. Halbuki işin rengi öyle değil. Gerçekten tatlı su kaynaklarımız tükeniyor ve bitki beslemenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekten böyle bir bitki yetiştirmenin ne kadar faydalı ve kıymetli olduğunu sonradan gördükçe anladılar. Bu sene 10 tona yakın ürün aldık, hepsini ihraç ettik" dedi. Girişimci Esra Hurmeydan, uzun bir araştırma ve seleksiyon sürecinin ardından Türkiye’nin ilk düzenli dikenli incir bahçesini kurduklarını vurgulayarak, "3 yıl boyunca çeşitlerini inceledik, Doğu ve Batı Akdeniz’den örnekler topladık. Yaklaşık 6-7 yıl önce bahçeyi kurduk ve 28 Şubat’ta Türkiye’nin ilk tescilli dikenli incir ‘Alfa’sının tescilini aldık. Bu süreç 3 yıl sürdü. İlk bahçeyi kurduğumuz dönemlerde çevremizdeki insanlar, eşimiz dostumuz bu bölgedeki insanlar, o kadar düz araziye neden bunu dikiyorsunuz diye bize serzenişte bulundular. Hatta bazen de alay konusu olduk. Halbuki işin rengi öyle değil. Gerçekten tatlı su kaynaklarımız tükeniyor ve bitki beslemenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekten böyle bir bitki yetiştirmenin ne kadar faydalı ve kıymetli olduğunu sonradan gördükçe anladılar. Benim bahçem şuanda bir bölümü 7 yaşında bir bölümü 6 yaşında diğerleri 4 yaşında. Şuan da biz bu sene 10 tona yakın ürün aldık. Hepsini ihraç ettik. Şimdi diyeceksiniz ki bu doğada da yetişiyor. Evet doğada da yetişiyor. Doğada yetiştiği için biz bunu aldık ve seleksiyon çalışması yaptık. Düzgün bahçe yapıldığında düzenli bahçe kurulduğunda ki bu Türkiye’nin ilk düzenli bahçesidir. Böyle bir bahçe yok zaten. Çünkü meyve kalitesi aynı olması gerekiyor, ihraç yaparken işlenirken devamlılığının ve sürekliliğinin olması gerekiyor. O yüzden toplama işlemenin kolay olması gerekiyor. Bakımı olurken daha kolay olması gerekiyor. İçerde hareket ederken meyve toplandığında petleri keserken hareket kabiliyetinin araçların daha olması gerektiği için düzenli bahçe olması gerekiyor" dedi. "10 tona yakın ürün aldık, hepsini ihraç ettik" Bahçenin bir bölümünün 7, bir bölümünün 6, diğerlerinin ise 4 yaşında olduğunu belirten Hurmeydan, bu yılki hasat hakkında, "Bu sene 10 tona yakın ürün aldık ve hepsini ihraç ettik. İhracata verdiğimiz firmalar meyvelerin biriks değerinin ve kalitesinin çok iyi olduğunu söyledi. Hiçbir kimyasal ilaç kullanmaya gerek duymadık" şeklinde konuştu. "Dikenli incir yurt dışında çok değerli" Dikenli incirin dünya genelinde farklı şekillerde değerlendirildiğine dikkat çeken Hurmeydan, "Yurt dışında sadece meyvesi değil, yaprakları da tüketiliyor. Marmelat, reçel yapılıyor; yaprakları kızartılıp et yemeklerinin yanında garnitür olarak sunuluyor. Jeli sağlık açısından kıymetli, çekirdekleri antioksidan. Meksika, yapraklarından organik deri üretiyor. Etna Yanardağı çevresinde lavları durdurmak için dikenli incir dikilmiş. Hayvan yemi olarak da dünya literatüründe yer alıyor. Kurak ülkeler yeşil ot bulamayınca yapraklarını doğrayarak hayvanlara veriyor" diye konuştu. "Türkiye’de yaygınlaşmalı" Türkiye’de dikenli incirin yeterince tanınmadığını vurgulayan Hurmeydan, bu bitkinin önemine dikkat çekerek, "Kaynanadili, Hint inciri, Hint yemişi, Trenk yemişi olarak biliniyor ama kıymeti bilinmiyor. Tarım Bakanlığı’nın verilerine göre Akdeniz’de tatlı su kaynakları çekiliyor, çöl sıcakları yaşanıyor. Biz su vermiyoruz, kendi öz suyuyla bu halde. Bu yüzden Türkiye genelinde yaygınlaşmasını istiyorum" dedi. "Devletten destek bekliyoruz" Dikenli incirin hayvancılığa da büyük katkı sağlayacağını belirten Hurmeydan, "Ekilmeyen araziler için devletin kiralama politikası var. İnsanlar su kıtlığı ve maliyetler nedeniyle ekim yapamıyor. Bu bitkinin maliyeti yok. Düzenli bahçeler kurulursa insanlar emek harcamadan gelir elde edebilir. Geleceğin meyvesi ve bitkisi olduğuna inanıyorum. Devletten bu konuda destek bekliyoruz. Türkiye’nin ilk düzenli bahçesini kuran ve ilk tescilini alan kişi olarak herkesin gelip bahçemizi görmesini ve bilgi almasını rica ediyorum" ifadelerini kullandı.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:52
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 3 tutuklu serbest
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında 3 kişi tahliye edildi. Geçtiğimiz haftalarda soruşturma kapsamında tutuklanan iş adamı Mehmet Emin Hesapçıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Sarıhan ve belediyenin şirketi Antepe Müdürü İsmail Erdoğmuş, çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:50
Kepez’de çocuklar ’Sahne Kepez’ ile coştu
Kepez Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve mahalle mahalle süren "Sahne Kepez" etkinlikleri bu hafta Odabaşı Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Mahalle parkına kurulan açık hava sahnesi, hem çocuklara hem de yetişkinlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Kepez Belediyesi’nin, yaz akşamlarına renk katan "Sahne Kepez" etkinlikleri, ilçenin dört bir yanında hız kesmeden devam ediyor. Sahne Kepez etkinlikleri bu hafta Odabaşı Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Mahalle parkındaki etkinlikte; animasyon gösterilerinden müzik dinletilerine, yüz boyamadan sahne performanslarına kadar birçok renkli etkinlik yer aldı. Çocuklar yüz boyama etkinlikleriyle en sevdikleri çizgi film kahramanlarına dönüşerek eğlencenin tadını çıkarırken, bir yandan da neşeli maskotlarla birlikte oyunlar oynayıp bol bol fotoğraf çektirdiler. Sahne Kepez etkinliklerinin yoğun talep üzerine eğitim döneminde de devam ettiğini belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Çocuklarımız bizim her şeyimiz. Onların yüzündeki tebessüm, bizim en büyük mutluluğumuz. Sahne Kepez etkinliklerimizi, çocuklarımızın ve ailelerimizin ilgisiyle mahalle mahalle sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:39
50 kiloluk kazanlarda 1 litre külle kaynatılıyor, kilosu 500 liradan satılıyor
Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü köyünde bağ bozumu sonrası geleneksel yöntemlerle pekmez üretimi başladı. Yöre halkı, atalarından öğrendikleri yöntemleri günümüze taşıyarak hiçbir katkı maddesi kullanmadan tamamen doğal şekilde ürettikleri pekmezi hem kendi ihtiyaçları için kullanıyor hem de fazlasını satışa sunuyor. 50 kilogramlık kazanlarda 1 litre kül ilave edilerek kaynatılan pekmezin kilogramı ise 500 liradan alıcı buluyor. Ürünlü köyünde uzun ve zahmetli bir süreç sonunda elde edilen pekmez için üreticiler, üzümün bakımından kaynatılmasına kadar her aşamasında titizlikle çalışıyor. Pekmez üreticisi Mustafa Bozkurt, bağ bakımından hasada kadar geçen süreci ve üretim aşamalarını şöyle anlattı: "Bu işi bilenlerden, özellikle ziraattan, Antalya tarımdan bilgi alarak budama işini öğrendik. Budama üzümün ergenleşmesinde, danelerin büyümesinde oldukça önemli bir faktör olduğunu büyüklerimizden öğrendik. Doğal ortamda üzümlerimizi yetiştiriyoruz. Biz burada öyle periyodik olarak ilaçlama yapmıyoruz. Ancak atalarımızdan gördüğümüz gibi kükürt, bordo bulamacı falan kullanıyoruz. En son eylülde üzümler olmaya başlayınca biraz ergenleşmesini bekliyoruz. Kestiğimiz üzümleri 3-4 gün beklemeye bırakıyoruz." "Hijyen kurallarına dikkat ediyoruz" Bozkurt, üretim aşamasında tamamen hijyen kurallarına dikkat ettiklerini belirterek, "Şarahmana dediğimiz üzümü sıkma tekneleri var. Üzümü torbalara doldurduk, sonra hijyene dikkat ederek çizmelerle çiğniyoruz, çıkan şıraya kül koyuyoruz. Biz burada özellikle tercih ettiğimiz pekmez külü olarak incir ağacının külünü kullanıyoruz. Farklı küller de kullanılıyor ama meşe veya incir ağacının külünün tat yönünden daha lezzetli olduğunu büyüklerimizden öğrendik. Onun için biz meşe veya inciri tercih ediyoruz. Ardıcı kullanmıyoruz çünkü acılık veriyor. Bizim buralarda eskiden beri yemeği bile yaparken odunu seçen bir nesille büyüdük. Dolayısıyla hangisinin acılık, hangisinin tat verdiğini öğrendik" dedi. "Pekmez tavası 6-7 saat kaynıyor" Pekmez yapımında kesinlikle toprak kullanılmadığını vurgulayan Bozkurt, "Pekmez, aşağı yukarı yirmi dört saati aşan bir fasılda yapılıyor. Üzümleri kaynattıktan sonra, küllendikten ve durulanma safhasından sonra yaklaşık 6-7 saatlik bir kaynatma döneminin ardından köpük faslı geliyor. Bu, pekmezin sona erdiğini gösteriyor. Bu yıl pekmez için yaklaşık 500-600 kilogram üzüm ayırmıştık. Ortalama 100 kilogram civarında ürün aldık. Bizim satış-pazarlama gibi bir sorunumuz yok. Zaten profesyonel yapmadığımız için kendi ihtiyacımızı karşıladıktan sonra kalanları konu komşuya veriyoruz. Hatta Antalya’da bir yıl önceden ’pekmezimizi ayırın’ diyorlar. Zaten tamamen doğal olduğu için sağlık açısından tercih edilen bir ürün" diye konuştu. "Oldukça zahmetli" Pekmez üreticilerinden Rahime Gümüş ise üretimin ne kadar zahmetli olduğunu vurguladı. Üzüm üretiminin dışında sadece pekmez aşamasının bile 2 gün sürdüğünü söyleyen Gümüş, "Yetiştirmesi çok uzun, gerçekten çok zorlu bir yoldan geçiyor. Kestikten sonra kolay sıkılması için üç gün bekliyoruz. Ondan sonra her birinin çürüğünü ayıklayıp kasalarda yıkıyoruz. Yıkadıktan sonra şarahmana dediğimiz teknede hiç kullanılmamış çizmelerle çığnayarak sıkıyoruz. Çıkan şırayı kazanlara koyarak küllüyoruz. Bu kül mutlaka meşe külü ya da incir külü oluyor. 50 kiloluk kazanlara bir litrelik külümüzü koyuyoruz. Şıramızı doldurduktan sonra altını yakıyoruz, sürekli başında bekliyoruz, karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra altını çekiyoruz, bekliyoruz, durulanıyor. Durulandıktan sonra hortum aracılığıyla üstünden külsüz yerine alıp pekmez tavalarında kaynamaya bırakıyoruz. Bu kaynatma işlemi 6-7 saat sürüyor. Özellikle devamlı yaktığımız halde 6 saat sürdü. 6 saatin sonunda tavada oluşan köpük ise pekmezin olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Yıllardır beslenme eğitimi veriyorum" Yıllarca beslenme eğitimi verdiğini söyleyen Gümüş, "Kesinlikle baldan önce pekmezi öneriyoruz. Biz ürünü külden yapıyoruz, bu sağlık açısından çok önemli. Diğer köylerde maalesef toprakla yapılıyor. Toprak asbest içerdiği için kesinlikle önerilecek bir şey değil. Pekmez sağlıklı ama asbestli toprakla yapıldığı için önerilmez. Külle yapılması en sağlıklısı" dedi. "Yerli üzümün pekmezi bal gibi tatlı olur" Yerli üzüm çeşitlerine de dikkat çeken Gümüş, "Özellikle yerli üzümümüz dimlit ve ak üzüm. Ak üzüm asmalarda olur, ince kabukludur ve sıkım için çok uygundur, bol suludur. Dimlit dediğimiz siyah üzümlerimiz de bağlarımızda olur. Asıl yerli pekmez üzümlerimiz bunlardır. Bal gibi tatlı olur. Bunlara torba geçirerek şubat ayına kadar da saklama imkunımız olur. Yağmur, çamur dinlemez, torbanın içinde korunur, yemeğe de uygundur" diye konuştu. Doğal üretimin göstergesi olarak arıların bile pekmeze ilgi gösterdiğini söyleyen Gümüş, "Doğal olduğu için arılar geliyor. Doğal olmasa zaten gelmezler. Üzümümüzü sıktık, külü koyduk, pekmezimizi yaptık. Afiyetle yiyeceğiz" dedi. "Kilosu 500 lira" Gümüş, pekmezin satışının sınırlı olduğunu belirterek, "Bölgenin üzümü en güzel üzümlerimiz. Satışa gelmez, dayanıklı değildir ama pekmezi baldan tatlıdır. Belki alana pahalı gelir ama bizim doğal pekmezimiz. Bu yıl ailece paylaştıktan sonra fazlasını satıyoruz, 500 liraya satıyoruz" dedi. "Pekmez sağlık açısından önemli" Pekmezin sağlık açısından önemine de değinen Gümüş, "Kesinlikle bal yerine pekmez yemeği öneriyorum. Kansızlığa çok iyi gelir. Pekmezi C vitaminiyle alırsak çocuklara kansızlıkta çok faydalı olur. Portakal suyuyla birlikte içilirse demir tamamen yararlı hale gelir. Eğitimlerimde de söylüyorum; demir eksikliği olanlar mutlaka C vitaminiyle almalı" diye konuştu. "Aklım erdi ereli pekmez yapıyorum" Ürünlü köyünden Rafiya Özdemir ise, "Aklım erdi ereli pekmez yapıyorum. Pekmez yapmasını annemden öğrendim. Annem şimdi yaşlandı. Onun yerini bizler aldık. Yine de pekmez yaparken annem başımızda bekler ve bilemediğimizde bizi uyarıyor. Ürünlü üzümleri yerli üzümdür. Üzümlerimiz lezzetlidir. Tabi ki pekmezimizde bir o kadar güzeldir. Bizim pekmezin lezzetini veren hem yerli üzümlerimiz, hem de şıranın içine attığımız meşe, ceviz ve incir külü tat veriyor" şeklinde konuştu.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:26
Kepez Kent Tiyatrosu’na ’En İyi Komedi Oyunu’ ödülü
Kepez Kent Tiyatrosu, 25. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’nde sahnelenen "Medyum" oyunuyla "En İyi Komedi Oyunu" ödülünü kazanarak Antalya’ya büyük bir gurur yaşattı. Kepez Kent Tiyatrosu, Türkiye tiyatro dünyasının prestijli organizasyonlarından biri olan 25. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’nde önemli bir başarıya imza attı. Tiyatro ekibinin sahneye koyduğu "Medyum" adlı oyun, jüri tarafından "En İyi Komedi Oyunu" seçilerek Kepez’e ve Antalya’ya büyük bir gurur yaşattı. Ödül töreninde sahne alan "Medyum", güldürürken düşündüren yapısıyla tiyatro severlerin büyük beğenisini kazanmıştı. Oyun, dedektif romanları yazan ancak geçim sıkıntısı nedeniyle medyumluk yapmaya başlayan Adam’ın, kendini karmaşık ilişkiler içinde bulmasını konu alıyor. 25 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde tiyatro topluluklarının ve sanatçıların ödüllendirildiği Direklerarası Seyircileri Ödülleri, tiyatro camiasında önemli bir motivasyon kaynağı olarak kabul ediliyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun aldığı bu ödül, tiyatro ekibine olduğu kadar, ilçede kültür ve sanatın gelişimine katkı sağlayan tüm çalışmalara da moral verdi. Kepez Kent Tiyatrosu’nun elde ettiği bu ödülün Antalya’nın sanat yaşamı açısından da son derece değerli olduğunu belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz "Kepez olarak sanat ve kültürü desteklemeye devam ediyoruz. Kent Tiyatromuzun aldığı bu değerli ödül, hem oyuncularımızın emeğinin hem de şehrimizin kültürel birikiminin bir göstergesidir. Sanata ve sanatçılarımıza olan desteğimiz sürecek" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:10
Antalya’da karayolunu savaş alanına çeviren feci kaza: 2 ölü
Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobilin yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada yaya olay yerinde ölürken kazada ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan otomobil sürücüsü hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Otomobilin yayaya çarptıktan sonra karşı şeride geçerek karşı şeritte seyir halindeki otomobile çarpıp takla atan otomobilde bulunan 2 kişi yaralanırken ortalık savaş alanına döndü. Kaza anları güvenlik kamerası ve bir araç kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi.Kaza Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Manavgat istikametinden Alanya istikametine seyir halindeki Ercan Karaca’nın kullandığı 07 BNM 022 plakalı otomobil Örenşehir Mahallesi kavşağına geldiğinde yaya geçidi bulunmayan yerden yolun karşısına geçmekte olan Okan Çağan’a çarptı. Otomobilin çarpmasıyla havaya fırlayan ve asfalta düşen Okan Çağan, arkadan gelen bir otomobilin de çarpmasıyla yaklaşık 50 metre ileriye sürüklenip olay yerinde hayatını kaybetti.Diğer taraftan aşırı hızlı olduğu gözlenen 07 BNM 022 plakalı otomobil çarpmanın ardından karşı şeride geçerek Alanya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki Harun B.’nin kullandığı 06 AEN 597 plakalı otomobile çarptı. Araçlar hurdaya dönerken yaralanan Ercan Karaca, Harun B. ve Mehmet S. yaralandı. 112 sağlık ekipleri tarafından olay yerindeki müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan yayaya çarpan otomobilin sürücüsü 21 yaşındaki Ercan Karaca kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Jandarma ve trafik ekiplerinin yolda önlem almasının ardından her iki tarafa da yolda trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak sağlandı.Feci kazada otomobilin yayaya hızla çarpıp kontrolden çıkarak karşı şeride geçip diğer araca çarpması ve takla atması arkadan gelen araç kamerasına ve güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.Otomobilin çarpması. sonucu hayatını kaybeden Okan Çağan’ın yanında bir şahsın bulunduğu, kazayı yaralanmadan atlatan ve yol kenarındaki ağacın altında oturan şahsın olayın şokunu uzun süre atlatamadığı görüldü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder