Yerel Haberler
Antalya
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57 Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12 Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
ASAT Alanya’da yeni içme suyu deposu inşa edecek
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:18 ASAT Alanya’da yeni içme suyu deposu inşa edecek Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Antalya’nın doğu ve batı ilçelerinde başlattığı gömme betonarme içme suyu deposu yapım çalışmaları kapsamında önemli bir yatırıma imza atıyor. Yaklaşık 250 milyon TL maliyetle hayata geçirilen proje kapsamında, Alanya’da 8 adet olmak üzere toplamda 14 yeni içme suyu deposu inşa edilecek. Kent merkezinde ve ilçelerde içme suyu yatırımlarını hızlandıran Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, yeni depolarla birlikte içme suyu altyapısını daha güçlü ve güvenli hale getirmeyi hedefliyor. Alanya’da yapılacak 8 deponun 3’ü Mahmutlar Mahallesi’nde inşa edilecek. Bunlardan biri 5000 metreküp kapasiteli ana depo, diğer ikisi ise 1000’er metreküplük içme suyu depoları olacak. 50 bin nüfuslu Mahmutlar’ın su depoları yenileniyor Projeyle birlikte hem mevcut su ihtiyacının karşılanacağını hem de gelecekte artacak taleplere karşı kalıcı çözümler üretileceğini belirten ASAT Alanya Şube Müdürü Ümit Demirel çalışmalarla ilgili şunları söyledi: "Alanya ve diğer ilçelerimizle birlikte toplamda 14 depo inşa edeceğiz. Bunların 8 tanesi Alanya ilçemizde olacak. Sadece Mahmutlar mahallemize 3 yeni depo kazandırıyoruz. Çalışmalar tamamlandığında 50 bin nüfuslu Mahmutlar Mahallemizdeki tüm depolar yenilenmiş olacak. Böylece hem suyun daha sağlıklı şartlarda depolanmasını hem de mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızın içme suyuna kesintisiz şekilde ulaşmasını sağlayacağız" dedi.
Kalp hastalıklarının bilinmeyen sebebi: "Gizli açlık"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 10:16 Kalp hastalıklarının bilinmeyen sebebi: "Gizli açlık" Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Hakan Şahin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü" nedeniyle kalp hastalıklarının başka bir nedeni gizli açlık hakkında bilgi verdi. Kalp hastalıkları, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden biri olarak kabul edildiğini hatırlatan Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Hakan Şahin, "Son yıllarda yapılan araştırmalar, mikrobesin eksikliğinin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Magnezyum, çinko, demir, selenyum gibi mineraller ile A, D, B, K gibi vitaminler, vücut ve kalp fonksiyonlarının düzgün çalışmasında kritik rol oynuyor. Eksiklikleri durumunda ise yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi. "Gizli açlık sağlığımızı tehdit ediyor" Gizli açlığın, yeterli kalori alınmasına rağmen vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin yani mikrobesinlerin eksik olması durumu olduğunu kaydeden Şahin, "Bugün ABD’de nüfusun yaklaşık yüzde 30’u bu durumdan etkilenmektedir. Ülkemizde 2017 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nda D vitamini eksikliği yüzde 85, folik asit eksikliği yüzde 45, B12 eksikliği ise yüzde 20 oranında saptanmıştır. Bu ve diğer mikrobesinlerin eksikliği; kronik enflamasyon, oksidatif stres ve damar iç yüzeyinde bozulma gibi temel sorunlara neden olarak kalp hastalığı riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun diğer bir sonucu da kanser oluşumunu kolaylaştırmasıdır" diye konuştu. "Son 50 yılda meyve sebzelerdeki besin değerleri çok azaldı" Uzm. Dr. Mustafa Hakan Şahin, yapılan araştırmalarla sebze ve besin değerlerin son 50 yılda ciddi oranda azaldığını ortaya koyduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "1970’lerde hız kazanan ve "Yeşil Tarım Devrimi" olarak isimlendirilen yeni tarım metotları, kimyasal gübreler, hibrit tohumların geliştirilmesi ve yoğun toprak işleme ile birim alandan elde edilen verim 2 kattan fazla artırıldı. Nüfus da eşzamanlı olarak yaklaşık 3 kat civarında arttı. Günümüzde tartışmalı olsa da " Yeşil Tarım Devrimi’nin yoksulluğu, açlığı azalttığı düşünülmektedir. Ancak bu durum gıdalarda besin değerinde düşüşe neden olarak başka bir soruna yol açtı. Yapılan araştırmalar, modern tarım yöntemleriyle yetiştirilen sebze ve meyvelerin besin değerlerinin son 50 yılda ciddi oranda azaldığını göstermektedir. Gıdaların içerdiği çeşitli mineral, protein, vitamin ve fitobesinler yüzde 10 ile yüzde 60 oranında azaldı. Örneğin 1960 yılındaki bir domatese göre 2000’li yıllardaki bir domates yüzde 36 daha az magnezyum içeriyor. yüzde 14 daha az C vitamini, yüzde 30 daha az B1 vitamini, yüzde 19 daha az B3 vitamini ihtiva ediyor. "Modern" domatesin önemli antioksidanlar olan flavanon, polifenol gibi fitobesinleri de daha az içerdiği biliniyor. Dünyanın en uzun soluklu tarımsal deneyi olan Broadbalk Deneyi’nde 1845 yılından 1960’lara kadar buğdayın çinko, demir, bakır, manganez, magnezyum içeriğinin büyük ölçüde sabit kaldığı görülürken, 1960 yılından sonra kademeli olarak yüzde 30 ila yüzde 20 azalma saptanmıştır." "Mikrobesin eksikliği kanserde de risk faktörü" Oksidatif stres ve serbest radikallerin kanserin başlama aşamasında önemli rol oynadığına işaret eden Uzm. Dr. Şahin, vücudun bu riskler ile savaşmasında önemli koruyucu mekanizmaları olduğunu ancak bu mekanizmaların ise mikrobesinlere ihtiyaç duyduğuna vurgu yaptı. Şahin, "Ülkemizde konvasyonel tarım 1990’lı yıllardan itibaren yaygınlaştığına göre çoğu insanın 30 yıldır eksik mikrobesin içeren gıdalar ile beslendiğini varsaymak yanlış olmaz. Kalp ve kanser hastalıklarının başlama yaşının giderek düşmesinin bir sebebi de gıdaların kimyasal kirliliği ile besleyiciliğinin azalmasıdır" dedi. "Kalp hastalıkları riskini artırıyor" Yedi veya daha fazla mikrobesin eksikliği olan kalp yetmezliği hastalarının yatış ve ölüm riskinin iki kat arttığına dikkati çeken Şahin, "Uzmanlara göre, mikrobesin eksikliği doğrudan kalp hastalıklarına neden olmasa da, risk faktörlerini artırarak dolaylı yoldan katkıda bulunur. Örneğin, magnezyum eksikliği yüksek tansiyon ve kalp ritim bozukluklarıyla ilişkilendirilmektedir. Benzer şekilde, D ve K vitamini eksikliği kalp damar hastalığına yakalanma riskini artırırken; potasyum, selenyum ve çinko gibi minerallerin yetersiz alımı da kalp yetmezliğinin kötüleşmesine zemin hazırlayabilir. Yedi veya daha fazla mikrobesin eksikliği olan kalp yetmezliği hastalarının hastaneye yatış ve ölüm riskinin neredeyse iki kat arttığı gözlemlenmiştir" ifadelerine yer verdi. Şahin, mikrobesin eksikliğinin kalp hastalıklarının önemli bir parçası olsa da önlenebilir bir risk faktörü olduğunu, çeşitli ve dengeli bir diyetin hastaneye yatışları ve yaşam kayıplarını önleyebileceğini belirtti. Uzm. Dr. Şahin, dengeli beslenme odaklı olunması, risk gruplarının izlenmesi, yaşam tarzında değişiklik ve vitamin takviyeleri için hastanın doktoruna danışmasının önemli olduğunu da sözlerine ekledi.
Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları
28 Eylül 2025 Pazar - 16:16 Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklara yansıdı. Soruşturma dosyasına giren üç itirafçı, iş adamlarından baskı ve tehditle rüşvet alındığını ileri sürerken, tutanaklara giren ifadelere göre milyonlarca lira para siyah poşetlerle taşındı, lüks araçlar ve taşınmazlar ise bürokratlar üzerine emanet edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklarda yer aldı. "2 milyon TL’yi siyah poşetlerde verdim" Rüşvet alışverişiyle ilgili iş adamı Emin H., ifadesinde Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden arayarak belediye yerel seçimlerinde destek istediğini söyledi. "Olumlu" ya da "Olumsuz" cevap vermediğini belirten iş adamı, bir süre sonra Böcek’in oğlunun yanına gelerek seçimlerde maddi destek vermesini istediğini aktardı. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradığını ve AKM’deki ofisine çağırdığını belirten Emin H., Böcek’in kendisine, "Seçim dönemindeyiz, destek olmazsanız seçilince bunun hesabını sorarım. Senin bütün işlerin büyükşehirden geçiyor. Bundan sonra Gökhan ne derse yapacaksın" dediğini anlattı. Bu görüşmenin ardından Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, Emin H.’nin iş yerine gelerek 1 milyon TL nakit ve 1 milyon TL değerinde 150 yakıt kartı istedi. İş adamı, bu ödemeleri siyah poşetlerle elden teslim ettiğini anlattı. Ruhsat karşılığı 1 milyon TL+Land Rover iddiası İş adamı Emin H., Kepez’de yapmak istediği akaryakıt istasyonunun ruhsatının da rüşvet karşılığı verildiğini ileri sürdü. Emin H., "Serkan T. ve Gökhan Böcek, ruhsatı çıkarabilmek için 1 milyon TL nakit istedi. Ayrıca ’07 A ... plakalı Land Rover’ aracı Gökhan Böcek’e verilmeden sürecin ilerlemeyeceğini söylediler" dedi. Aracı finansal kiralama yöntemiyle verdiğini, mülkiyeti devretmediğini, daha sonra da icra takibi başlattığını anlatan iş adamı Serkan T.’nin çocuğunun okul masrafı için de ayrıca 1 milyon TL talep edildiğini, bu paranın 600 bin TL’sini Aralık 2024’te, kalanını birkaç gün sonra siyah poşetle elden verdiğini söyledi. Emin H., "Ödemeden bir hafta sonra 7 aydır bekleyen ruhsatım onaylandı" dedi. "Sadece devlete güveniyorum" İş adamı Emin H., ifadesini şu sözlerle tamamladı: "Ben herhangi bir suç işlemedim. Baskı ve tehdit altında verdim. Sadece devletime güveniyorum. Antalya’da yaşanan haksızlıkların ortaya çıkması için tüm bildiklerimi aktarıyorum." Altınova’da yeni tehdit İş adamı, Altınova’daki yatırımı için de baskıya maruz kaldığını aktardı. Gökhan Böcek’in kendisine, "Babamın haberi olmadan bu şehirde kimse iş yapamaz" diyerek tehdit ettiğini; kendi seçtiği plancı yerine belediyenin yönlendirdiği ekiple çalışmaya zorlandığını ileri sürdü. Rüşvet çarkı iddiası Belediyede 25 yıl çalışan eski başkan yardımcısı Tuncay S., rüşvet alışverişinin nasıl işlediğini anlattı. Müteahhitlerden "seçim için" poşetlerle para toplandığını, Güneş Mahallesi kentsel dönüşümünde 3 dükkanın Böcek’e, 2 dükkânın bürokratlara verildiğini, emanet isimler üzerinden daire ve dükkânların devredilerek gizlendiğini açıkladı. Tuncay S. ifadesinde rüşveti alma düzenini ise şu şekilde anlattı: "Belediyede işi olan müteahhitlerden ’yardım/bağış’ adıyla düzenli para istenir, paralar bazen elden başkana, bazen vakıf/dernek makbuzu ile, bazen de ’kasalık’ yaptığı belirtilen yakın çevre kişileri üzerinden yönlendirilirdi." Tuncay S., bazı isimlerin bu akışlarda aracı/kanal olarak kullanıldığını da belirtti. Ayrıca ifadesinde, büyükşehir döneminde "olağan dışı rant sebebi olan imar planı tadilatları" ve "erken/yüklü hakediş ödemeleri"nin incelenmesi hâlinde rüşvet kaynaklarına ulaşılabileceğini söyledi. Tuncay S., "Yıllarca başkanın talimatıyla rüşvet paralarını topladım, siyah poşetlerle doğrudan kendisine teslim ettim" dedi. Muharrem İnce detayı Tuncay S.’nin ifadesindeki en dikkat çekici kısım ise, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin oldu. İddiasına göre, Muhittin Böcek kendisini çağırarak CHP’nin adayı Muharrem İnce’ye yardım yapılacağını, bu nedenle belediye ile işi olan müteahhitlerden 200 bin TL toplamasını istedi. Tuncay S., parayı topladıktan sonra Böcek’in makamına götürdüğünü; burada genç bir kişiyle karşılaştığını, sonradan bunun Muharrem İnce’nin oğlu Salih A. İ. olduğunu öğrendiğini anlattı. Parayı dosya çantasıyla Salih A. İ.’ye verdiğini, onun da yanında bulunan sırt çantasına koyduğunu iddia eden Tuncay S., bu olayın kendisine özellikle gösterildiğini, Böcek’in gözleriyle görmesini istediğini düşündüğünü söyledi. Ayrıca, bu paranın gerçekten seçim yardımı mı yoksa başka bir siyasi vaat karşılığı mı olduğunu bilmediğini; fakat kesinlikle müteahhitlerden toplanan para olduğunu vurguladı. "Tapu benim üzerime, mallar Böcek’in" ANTEPE eski yöneticisi İsmail E., taşınmaz devirleri üzerinden kurulan düzeni anlattı. İsmail E. 2004’te Kemer’deki 3,5 dönümlük arazinin kendi üzerine geçirildiğini, aslında Böcek’e ait olduğunu, 2016’da Konyaaltı’ndaki Oriza Park Sitesi’nde bir dairenin tapuda kendi adına geçtiğini ama gerçek sahibinin Böcek olduğunu, 2020’de 650 bin TL ödeyerek aldığı evin yine Böcek’e ait olduğunu, 2023’te bir inşaat firmasından alınan 5 dükkânın seçim harcamaları için Böcek ve Serkan T.’ye verildiğini söyledi. İsmail E., "Ben sadece paravanım, tapuda adım var ama mülkler Böcek’e ait" diye konuştu.