Yerel Haberler
Antalya
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57 Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12 Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Antalya’da son 1 haftada 16 bin 155 araç ve sürücüsüne ceza kesildi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:08 Antalya’da son 1 haftada 16 bin 155 araç ve sürücüsüne ceza kesildi Antalya’da İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin son 1 haftada kent genelinde helikopter ve drone destekli gerçekleştirdiği uygulamalarda 62 bin 695 araç ve sürücü kontrol edildi. Yapılan denetimler sonucunda 16 bin 155 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası uygulandı. Uygulamalarda yük taşıyan araçlara yönelik 10 bin 504, yolcu taşımacılığı yapan araçlara yönelik 2 bin 849, alkol ve uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisinde araç kullananlara yönelik 6 bin 757, emniyet kemeri kullanımına yönelik 12 bin 800 ve motosiklet ile motorlu bisikletlere yönelik 15 bin 554 olmak üzere farklı alanlarda geniş kapsamlı denetimler yapıldı. Çalışmalar sonucunda il genelinde toplam 62 bin 695 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde trafik kurallarını ihlal eden bin 902 sürücünün yasak park yaptığı, 69 sürücünün engellilere ayrılmış park alanlarını işgal ettiği, 4 bin 187 sürücünün hız sınırını aştığı belirlendi. Ayrıca 286 sürücünün alkollü araç kullandığı, 7 sürücünün korsan taşımacılık yaptığı, 56 sürücünün abartı egzoz kullandığı, bin 318 sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığı, 854 sürücünün emniyet kemeri takmadığı ve 2 bin 619 sürücünün kask kullanmadığı tespit edildi. Bunun yanı sıra sürücü belgesi olmadığı, geri alındığı ya da iptal edildiği halde araç kullanan 357 sürücüye işlem yapıldı. Trafik birimlerinin çalışmaları sonucunda diğer ihlallerle birlikte toplam 16 bin 155 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası uygulandı.
Antalya Teknokent uluslararası burs ve araştırmalarla ilgili bilgilendirdi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:18 Antalya Teknokent uluslararası burs ve araştırmalarla ilgili bilgilendirdi Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent tarafından burs ve araştırma desteklerini bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bumin Kağan Konferans Salonu’nda Antalya Teknokent ev sahipliğinde "Marie Sklodowska Curie Alanı (MSCA) Uluslararası Burs ve Araştırma Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya European Research Executive Agency of the European Commission’dan Prof. Dr. Renat Bilyalov ve TÜBİTAK Ulusal İrtibat Noktası Yetkilisi Şeyma Sayımlar, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Araştırmacılara uluslararası burs ve destek programları hakkında bilgi sağlamak ve akademik iş birliklerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, European Research Executive Agency of the European Commission’dan Prof. Dr. Renat Bilyalov ve TÜBİTAK Ulusal İrtibat Noktası Yetkilisi Şeyma Sayımlar, katılımcılara MSCA programı kapsamında sunulan uluslararası araştırma bursları ve finansal destek imkanları, araştırmacıların projelerini geliştirmeleri için sağlanan uluslararası fırsatlar ile proje başvuru süreçleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında kapsamlı olarak bilgilendirmede bulundu. Konuşmacılar, programın farklı alanlarda sunduğu araştırma ve uluslararası iş birliği fırsatlarını detaylı şekilde aktararak, araştırmacıların uluslararası platformlarda görünürlük ve etki elde etmelerine katkı sağlayacak bilgiler paylaştı. Katılımcılar bilgi sahibi oldu Katılımcılar, programın sunduğu fırsatlar hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Etkinlik, araştırmacıların uluslararası projeler geliştirmeleri, akademik kariyerlerini ilerletmeleri ve bilimsel iş birliklerini artırmaları açısından büyük önem taşıyor. Bilgilendirme Toplantısı, konuşmacıların değerli katkıları ve katılımcıların yoğun ilgisi ile verimli şekilde tamamlandı. Antalya Teknokent, araştırmacıların çalışmalarını güçlendirerek bilimsel projelerin ilerlemesine ve yenilikçi fikirlerin hayata geçmesine destek olmaya devam ediyor.
Yaptığı resimleri çöpe atıyor, koleksiyonerleri çöplük çöplük dolaştırıyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:14 Yaptığı resimleri çöpe atıyor, koleksiyonerleri çöplük çöplük dolaştırıyor Antalya’nın Kaş ilçesinde yaşayan ressam Efe Işıldaksoy (50), 11 yıldır yaptığı tablolarını çöpe atıyor. Bugüne kadar dünyanın farklı ülkelerinde 2 bin 175 eserini çöp kutularının kenarına bırakan Işıldaksoy, "Sanat toplumda saygı ve sevgiyi güçlendirmeli, resim yaparken ticare amaç gütmüyorum bunun için ömrüm boyunca resimlerimi çöpe atmaya devam edeceğim" dedi. Kaş ilçesinde yaşayan ressam Efe Işıldaksoy (50), 11 yıldır yaptığı tablolarını çöpe atıyor. Bugüne kadar dünyanın farklı ülkelerinde 2 bin 176 resmini çöp kutularının kenarına bırakan Işıldaksoy, 2 bin 176’ncı eserini Kaş Ortabağ’da haber çekimleri sırasında çöp bidonunun üzerine astı. Kaş’ın Ortabağ Mahallesi’nde hayatını sürdüren Efe Işıldaksoy, sanat yolculuğuna 14 yaşında Almanya’da başladı. Burs kazanarak Hamburg Üniversitesi Bismark Sanat Akademisi’nde 7 yıl eğitim alan sanatçı, 1996’da Türkiye’ye dönerek çalışmalarını burada sürdürdü. Işıldaksoy, doğadan topladığı ağaç parçalarını temizleyip tuval haline getiriyor; tek kalemle yolda, okul bahçelerinde ya da ormanda çizimler yapıyor. Daha sonra tablolarını aracıyla giderken çöplerin kenarına bırakıyor. "Toplumdaki saygı ve sevgi eksikliğini gördüm" 2014 yılında başladığı projenin çıkış noktasını anlatan ressam Işıldaksoy, "Yaklaşık 11 yıl önce toplumumuzdaki saygı ve sevgi eksikliğini fark ettim. O günden bu yana 2 bin 175 resmimi çöpe attım. İlk başta kendi eserime saygısızlık gibi gözükse de aslında resim alamayan birinin evine girmesi, onun duygu reflekslerini geliştirmesi çok kıymetli. Bu da uzun vadede toplumsal saygıyı ve sevgiyi getirir. Sanat çok önemli, bu farkındalığın artması için ömrüm boyunca resimlerimi çöpe atmaya devam edeceğim" dedi. "Koleksiyonerler peşine düştü" Çöpe bırakılan tabloların zamanla koleksiyonerlerin ilgisini çektiğini söyleyen Işıldaksoy, "İlk başta hedefim gençlerdi. Proje duyulunca koleksiyonerler peşine düştü. Bu sebeple sosyal medyadan haber vermiyorum artık. Ama bazen üniversitelerin harita bölümlerindeki öğrenciler, önceki bıraktığım yerleri işaretleyip bir sonraki çöpleri tahmin ederek buldular. Biraz da gençlere beyin jimnastiği yaptırıyorum aslında" diye konuştu. "Çocuklarla resim yapıp çöpe atıyoruz" Sanatçının projesi yalnızca bireysel değil, toplumsal faydaya da dönüşüyor. Daha önce Sabancı Vakfı’nın çocukları için ve İngiltere’de Maltepe Sokak’ta yaşayan çocuklar yararına bağışlanan resimleri satıldı. Işıldaksoy, "23 Nisan başta olmak üzere birçok bayramda, okullarda gönüllü resim dersleri veriyorum. Sonra da çocuklarla birlikte yaptığımız resimleri çöpe atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yurt dışında sanatçılar da başladı" Son 8 yıldır Kaş’ın Ortabağ köyünde doğayla iç içe yaşayan Işıldaksoy’un projesi yurt dışına da taşmış durumda. Işıldaksoy, "Danımarka’da bir festival için davet aldım. Bir buçuk ay boyunca bütün şehirlerinde resimlerimi çöpe attım. Sonra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya’ya devam ettim. Bunun dışında da Uzakdoğu’da da Vietnam, Tayland gibi yerlerde resimlerim çöpe gitti. Hatta Amerika’da bir üniversitede bu çöp projem ders olarak okutuluyor. Benden etkilenen Hollanda, Danimarka, Almanya, İspanya’daki sanatçılar da resimlerini çöpe atmaya başladı" dedi. Kaş’tan dünyaya yayılan sanat Ortabağ köyünde resim çalışmalarını sürdüren Işıldaksoy, sanatın kısa sürede ölçülmeyeceğini vurgulayarak, "Sanatın toplum üzerindeki etkisi genellikle yüzyıllarla ölçülür. Bu nedenle projemin nereye varacağını ben göremeyebilirim ama devam edeceğine inanıyorum" sözleriyle projesini özetledi.