Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57:12
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12
Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı
Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:02
Tur teknesinde rahatsızlanan turistin yardımına deniz polisi yetişti
Tatil için geldiği Antalya’da bindiği tur teknesinde rahatsızlanan yabancı uyruklu şahsın yardımına deniz polisi yetişti. Bot ile tur teknesinden alınan turist getirildiği Yat Limanı’ndan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tatil için ailesi ile birlikte Antalya’ya gelen yabancı uyruklu John Paul Lehec, Kaleiçi Yat Limanı’ndan dünyaca ünlü falezleri ve Düden Şelalesi’ni görmek için tur teknesine bindi. Yat Limanı’ndan ayrılan tekne Çağlayan Mahallesi’nde bulunan Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü bölgeye geldiğinde bir yolcunun rahatsızlandığı bildirildi. Ambulansla hastaneye kaldırıldı Tekne kaptanının telsizden ulaştığı Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı deniz polisi hızla harekete geçerek tur teknesinin bulunduğu noktaya hareket etti. Kısa sürede tekneye ulaşan deniz polisi rahatsızlanan John Paul Lehec ve ailesini alarak Yat Limanı’na getirdi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekiplerince bottan teslim alınan ve ilk müdahalesi yapılan Lehec, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:25
Şişme botları patlayan ve rüzgarla sürüklenen 2 genci sahil güvenlik ekipleri kurtardı
Antalya’da rüzgarla açığa sürüklenen ve şişme botları patlayan 2 kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan gezmek için geldikleri Antalya’da Konyaaltı Sahiline gelen ve bir süre denize girdikten sonra şişme bot ile açılan 2 arkadaş rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başladı. Bir süre sonra botlarında bir delik olduğu ve havanın inerek batmaya başladıklarını fark eden 2 kişi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayarak yardım istedi. İhbar üzerine yat limanında bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı’na bağlı bot hızla olay yerine hareket etti. Şişme bot delindi, 2 genci Sahil Güvenlik kurtardı Birkaç dakika içinde belirtilen konuma ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri şişme botta bulunan 2 kişiyi tahliye ederek, Antalya Yat Limanı’na getirdi. Konyaaltı sahilinden botla açıldıktan bir süre sonra botun delindiğini ve su almaya başladıklarını belirten Melih Aksu, "Konyaaltı Varyanttan çıktık normal bir botla. Kürek çekerken baya bir uzaklaştık. Sonra botumuzun bir yerden delindiğini gördük. Su almaya başladı. Acilen Sahil Güvenliği aradık. Allah razı olsun, hemen 5 dakika olmadan yanımıza geldiler. Bizi kurtardılar. Vallahi ölmekten kurtulduk. Allah, hepsinden razı olsun" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:34
Alanyaspor, Gençlerbirliği maçı hazırlıklarını tamamladı
Corendon Alanyaspor, Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında deplasmanda oynayacağı Gençlerbirliği maçının hazırlıklarını tamamladı. Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında deplasmanda Gençlerbirliği ile mücadele edecek olan Alanyaspor, bugün yaptığı antrenmanla hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Joao Pereira yönetimindeki antrenman ısınma çalışmasıyla başladı. Antrenman taktik çalışmalarıyla sona erdi.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:32
Antalya’da son bir haftada asayiş olaylarında 431 şahıs tutuklandı
Antalya genelinde polis ekiplerince yapılan son bir haftalık denetimlerde 549 bin şahıs sorgulandı, 3 bin 807 kişi yakalandı. Adliyeye sevk edilenlerden 431’i tutuklandı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, son bir hafta içerisinde asayiş olaylarının önlenmesine yönelik geniş kapsamlı uygulama ve denetimler gerçekleştirdi. ’Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, cinsel suçlar ve hırsızlık’ başta olmak üzere yapılan çalışmalarda 549 bin 138 şahıs hakkında sorgulama yapıldı. Aralarında bin 141 aranan şahsın da bulunduğu 3 bin 807 kişi yakalandı. Adli makamlara sevk edilen 431 şahıs tutuklandı. Öte yandan, 106 bin 353 araç ve motosiklet kontrol edildi, çalıntı/hacizli/yakalamalı 45 araç ele geçirildi. 316 geçici konaklama yeri ile 196 kiralık araç firması denetlendi, 6 işletmeye idari yaptırım uygulandı. ’Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama’ suçundan 12 olayda 46 kişiye işlem yapılırken, ’Kabahatler Kanunu’ kapsamında 627 kişiye idari para cezası kesildi. Yapılan operasyonlarda ayrıca 95 adet ateşli silah, bin 135 fişek/tüfek kartuşu ve 15 kesici alet ele geçirildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:27
13 yaşındaki çocuğa istismar davasında mağdur: "Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey"
Antalya’da 13 yaşında tiyatro eğitimi alırken tiyatro yönetmeninin cinsel istismarına uğradığını iddia eden genç kadının davasında üçüncü duruşma görüldü. Adli Tıp Kurumu raporunda mağdurun ruh sağlığının bozulduğu belirtilirken, sanık avukatı rapora itiraz etti. Mahkeme salonunda 13 yaşındaki halinin fotoğrafını gösteren mağdur, "Ben 13 yaşındaydım. Bu yaşta bir çocuk eşiniz mektup yazsa kıskanır mı, yoksa eşinizin ona bir şey söylediğinden şüphe mi edersiniz? Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey" dedi. Antalya’da bir sivil toplum kuruluşunun tiyatro grubunda eğitim aldığı sırada 13 yaşındayken tiyatro yönetmeni Ü.Z.A. (51) tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğradığını iddia eden Y.E.’nin (27) açtığı davanın üçüncü duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ü.Z.A., "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmada sanık lehine tanıklık yapan gazeteci H.G., 1993’ten bu yana sanığı tanıdığını belirterek, "Toplumda saygınlığı olan bu insanın kişiliğine kefil olurum. Yargılanan olaylar hakkında bilgim yok. Y.E.’yi tanımıyorum, yalnızca basında çıkan haberlerden biliyorum" dedi. Mağdur mahkemede 13 yaşındaki fotoğrafını gösterdi Duruşmada söz alan Y.E. ise, 13 yaşındaki halinin fotoğrafını göstererek, bir önceki celsede sanığın eşi kıskandığı için mektubu sakladığına dair savunmasına yönelik, "Ben 13 yaşındaydım. Şimdi size soruyorum. 13 yaşında böyle görünen bir çocuk eşinize mektup yazsa, onu kıskanır mısınız, yoksa eşinizin çocuğa bir şey söylediğinden şüphe mi edersiniz? Ben böyle görünüyordum. Ben 13 yaşındaydım" dedi. Y.E., ifadesinde sanığın kendisini terör örgütlerinin kullandığı yöntemlerle iletişime zorladığını, sosyal medya mesajlarında bu korkuyu arkadaşlarına anlattığını belirterek, "Facebook yazışmalarımda ‘Kimse bilmeyecek’, ’Evet’ diyorum. Çünkü bana diyordu ki, ’Bunu öğrenirlerse beni öldürürler.’ Ben onu korumaya çalışıyordum. Arkadaşım bana ‘Onu sevmiyorsun sonuçta’ dediğinde, ben de ‘Bilmiyorum’ yazmışım. O kitabında bana yazdığı sözleri kullandı. Bu adam bana aşıktı. Aşk değil bu, pedofili" diye konuştu. Y.E., Adli Tıp Kurum raporuna da değinerek, "Oy birliğiyle dediler ki ’Bu çocuk mahvolmuş.’ Avukat bey ‘Boğaziçi Matematik nasıl bitirmiş mahvolduysa’ diyor. Çok zor bitirdim. Ben birine güvenemiyorum bu adamın yüzünden. Onu benden korumak istiyorsanız tutuklayın hakim bey" ifadelerini kullandı. Katılan vekili Avukat Müjde Tozbey, sanık avukatının mağduru küçümseyen sözlerine tepki göstererek, disiplin ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Tozbey, "E.’nin tecavüze uğradığı bellidir. Adli Tıp raporu bunu doğrulamaktadır. Ek delile ihtiyacımız yoktur. Sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz" dedi. Mağdur Y.E.’nin avukatı Yağmur Burçin Sayın da aynı yönde beyanda bulunarak, mütalaa aşamasına geçilmesini ve sanığın tutuklanmasını talep etti. Sanık avukatı Süleyman Teke ise Adli Tıp Kurumu raporunun eksik olduğunu savunarak, "Rapor yalnızca mağdurun beyanlarına dayanıyor, lehimize olan belgeler dikkate alınmadı. Günlükler dosyada yok. Anne ve babası yeniden dinlenmeli. Yeniden rapor alınmasını istiyoruz" dedi. Adli tıp raporu: "Ruh sağlığı bozuldu" Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunda, Y.E.’nin çocuk yaşta maruz kaldığını öne sürdüğü istismar nedeniyle "travma sonrası stres bozukluğu" yaşadığı ve ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği belirtildi. Raporda mağdurun anlatımlarının çelişkisiz olduğu ve tanık beyanlarıyla desteklendiği vurgulandı. Mahkeme heyeti, katılan vekillerinin sanığın tutuklanması yönündeki talebini reddetti. Dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilerek, mağdurun ruh ve beden sağlığının yeniden değerlendirilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 16 Aralık tarihine erteledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:27
Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular
Antalya’da Düden Çayı’nda su teresi toplayan çift, su yüzeyinde otlara takılmış vaziyette gördükleri cismin yaklaştıklarında bir erkeğe ait ceset olduğunu fark etti. Üzerinden kimlik çıkmayan şahsın cansız bedeni AFAD ekipleri tarafından sudan çıkartıldı. Olay, saat 11.30 sıralarında Kepez ilçesi Habipler Mahallesi 5714 Sokak’ta bulunan Düden Çayı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede botla su teresi toplayan karı koca su yüzeyinde bir cisim fark etti. İlk başka su yüzeyinde etrafı otlar ve yosunlarla çevrili cismin ne olduğunu anlayamayan çift, yaklaştıklarında bir insana ait ceset olduğunu fark etti. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildiren çiftin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler yosun ve otlara takılı vaziyetteki bir erkeğe ait olduğu öğrenilen kimliği belirsiz şahsın cesedini çıkarmak için çalışma başlattı. Üzerinden tespih ve ulaşım kartı çıktı Karadan ulaşımın mümkün olmadığı noktaya AFAD ekipleri yaklaşık 1 kilometre ileride bulunan alandan şişme botu taşıyarak ulaşabildi. Botun suya indirilmesinin ardından kimliği belirsiz şahsın cansız bedeni ekipler tarafından botla uygun bir noktadan karaya çıkarıldı. 15 günden uzun süredir suda olduğu değerlendirilen kimliği belirsiz şahsın cesedi, üzerinde savcılık ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma yaptı. Üzerinden sadece bir ulaşım kartı ve tespih çıkan şahsın kimliğinin belirlenmesi için olay yeri inceleme ekibi tarafından parmak izi alındı. Uzun süre suda kalması nedeniyle şiştiği ve çürümek üzere olduğu görülen şahsın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, şahsın kimliğinin tespiti içinde çalışma başlatıldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:19
Su teresi toplarken, otlara takılmış şekilde ceset buldular
Antalya’da Düden Çayı’nda su teresi toplayan su yüzeyinde otlara takılmış vaziyette gördükleri cismin yaklaştıklarında bir erkeğe ait ceset olduğunu fark etti. Üzerinden kimlik çıkmayan şahsın cansız bedeni AFAD ekipleri tarafından sudan çıkartıldı. Olay, saat 11.30 sıralarında Kepez ilçesi Habipler Mahallesi 5714 sokak üzerinde bulunan Düden Çayı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede botla su teresi toplayan karı koca su yüzeyinde kargılık alana takılmış halde bir cisim fark etti. İlk başka su yüzeyinde etrafı otlar ve yosunlarla çevrili cismin ne olduğunu anlayamayan çift yaklaştıklarında bir insana ait ceset olduğunu fark etti. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak durumu bildiren çiftin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler yosun ve otlara takılı vaziyetteki bir erkeğe ait olduğu öğrenilen kimliği belirsiz şahsın cesedini çıkarmak için çalışma başlattı. Üzerinden tespih ve ulaşım kartı çıktı Karadan ulaşımın mümkün olmadığı noktaya AFAD ekipleri yaklaşık 1 kilometre ileride bulunan alandan şişme botu taşıyarak ulaşabildi. Botun suya indirilmesinin ardından kimliği belirsiz şahsın cansız bedeni ekipler tarafından botla uygun bir noktadan karaya çıkarıldı. 15 günden uzun süredir suda olduğu değerlendirilen kimliği belirsiz şahsın cesedi üzerinde savcılık ve Olay Yeri inceleme ekipleri çalışma yaptı. Üzerinden sadece bir ulaşım kartı ve tespih çıkan şahsın kimliğinin belirlenmesi için Olay Yeri İnceleme ekibi tarafından parmak izi alındı. Uzun süre suda kalması nedeniyle şiştiği ve çürümek üzere olduğu görülen şahsın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, şahsın kimliğinin tespiti içinde çalışma başlatıldı. (RB-
03 Ekim 2025 Cuma - 14:32
Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele etti
Antalya’da meydana gelen trafik kazasında, aracı kullanan genç hemşire, arka koltukta ağır yaralanan teyzesini hayatta tutmak için mücadele etti. Genç kadının, ‘nabız yok’ denilen teyzesini yaşatmak için verdiği mücadele ise kameralara yansıdı. Ambulansla olay yerinden alınan yaralı kadına sağlık ekipleri tarafından 2 defa CPR yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Teyzesinin cenazesinin almaya gelen genç sağlıkçı, "Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca CPR yaptım, suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim" dedi. Kaza, dün saat 23.30 sıralarında Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeşilbayır Mahallesi, Akdeniz Bulvarı üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 15 PY 730 plakalı araç ile Gamze Altok’un kullandığı 07 ATK 432 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen 07 AZN 146 plakalı araç zincirleme trafik kazasına karıştı. Kazayı gören diğer sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler ilk olarak 15 PY 730 ve 07 AZN 146 plakalı otomobillerde bulunan isimleri öğrenilemeyen yaralı sürücüleri ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla yakındaki hastanelere kaldırdı. Teyzesini hayatta tutmak için çaba harcadı Sağlık ekipleri 07 ATK 432 plakalı aracın arka koltuğunda bulunan ve araç içerisinde sıkışan Elife Taş’ın (58) yapılan kontrollerde hayatını kaybettiğini belirledi. Bu sırada Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen araç sürücüsü Gamze Altok, teyzesi Elife Taş’ın ölmediğini, kısa süre önce konuştuğunu belirterek araç içerisinde müdahale etmeyi sürdürdü. Altok’un panik ve korku anları kameralara yansırken, uzun süre teyzesine suni teneffüs ve kalp masajı yapmaya devam eden genç sağlıkçının ısrarı ile 112 Acil Sağlık ekipleri Elife Taş’a yeniden müdahale etmeye başladı. Vatandaşlar ve itfaiye ekiplerinin yardımı sıkıştığı yerden çıkartılan Taş için ekiplerin müdahalesi sürdü. Hayatını kaybetti Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından kazada 07 ATK 432 plakalı araçta bulunan Elife Taş’ ile kızı Gonca Taş ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Elife Taş, olay yerinde sağlık ekipleri tarafından 2 defa CPR yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Kızı Gonca Taş ise hastanede tedavi altına alındı. Kazada hayatını kaybeden Elife Taş’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken savcılık ve otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Ankara’nın Polatlı ilçesine götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında Elife Taş’ın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görüldü. Genç sağlıkçı o anları anlattı Kazayı yara almadan atlatan arka koltukta sıkışan teyzesini hayatta tutmak için büyük çaba sarf eden araç sürücüsü Gamze Altok’un olayın şokunu henüz atlatamadığı görülürken o anları anlattı. Kaza sonrası kendisine geldiğinde ilk olarak Gonca Taş’a baktığını belirten Altok, "Ben ayıldığımda ilk önce Gonca ablama baktım. ‘Uyan, bana cevap ver. İyi misin’ dedim. Çok fazla ağrısı olduğunu söyledi. Ardından teyzeme döndüm. Bana cevap vermesini istedim. ‘Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca CPR yaptım, suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim" sözleri ile kaza sonrasındaki o anları anlattı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:22
Genç hemşire, kazada yaralanan teyzesini hayatta tutmak için tüm gücüyle mücadele ettiği anlar böyle görüntülendi
Antalya’da meydana gelen trafik kazasında kazayı yara almadan almadan atlatan genç hemşire, arka koltukta ağır yaralanan teyzesini hayatta tutmak için mücadele etti. Genç kadının ‘nabız yok’ denilen teyzesini yaşatmak için verdiği mücadele ise kameralara yansıdı. Ambulansla olay yerinden alınan yaralı kadına sağlık ekipleri tarafından 2 defa cpr yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Teyzesinin cenazesinin almaya gelen genç sağlıkçı, "Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı, ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca kendin CPR yaptım, kendim suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim. Gidiyorlardı ben durdurdum" dedi. Kaza, dün saat 23.30 sıralarında Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeşilbayır Mahallesi, Akdeniz Bulvarı üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 15 PY 730 plakalı araç ile Gamze Altok’un kullandığı 07 ATK 432 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen 07 AZN 146 plakalı araç zincirleme kazada trafik kazasına karıştı. Kazayı gören diğer sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler ilk olarak 15 PY 730 ve 07 AZN 146 plakalı otomobillerde bulunan isimleri öğrenilemeyen yaralı sürücüleri ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla yakındaki hastanelere kaldırdı. Teyzesini hayatta tutmak için çaba harcadı Sağlık ekipleri 07 ATK 432 plakalı aracın arka koltuğunda bulunan ve araç içerisinde sıkışan Elife Taş’ın (58) yapılan kontrollerde hayatını kaybettiğini belirledi. Bu sırada Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen araç sürücüsü Gamze Altok, teyzesi Elife Taş’ın ölmediğini, kısa süre önce konuştuğunu belirterek araç içerisinde müdahale etmeyi sürdürdü. Altok’un panik ve korku anları kameralara yansırken, uzun süre teyzesine suni teneffüs ve kalp masajı yapmaya devam eden genç sağlıkçının ısrarı ile 112 Acil Sağlık ekipleri Elife Taş’a yeniden müdahale etmeye başladı. Vatandaşlar ve itfaiye ekiplerinin yardımı sıkıştığı yerden çıkartılan Taş için ekiplerin müdahalesi sürdü. Hayatını kaybetti Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından kazada 07 ATK 432 plakalı araçta bulunan Elife Taş’ ile kızı Gonca Taş ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Elife Taş, olay yerinde sağlık ekipleri tarafnıdan 2 defa cpr yapılarak ambulansla hastaneye getirildi. Burada entübe işlemleri yapılırken tekrar kalbi duran kadın hayatını kaybetti. Kızı Gonca Taş ise hastanede tedavi altına alındı. Kazada hayatını kaybeden Elife Taş’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken savcılık ve otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Ankara’nın Polatlı ilçesine götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında Elife Taş’ın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görüldü. Genç sağlıkçı o anları anlattı Kazayı yara almadan atlatan arka koltukta sıkışan teyzesini hayatta tutmak için büyük çaba sarf eden araç sürücüsü Gamze Altok’un olayın şokunu henüz atlatamadığı görülürken o anları anlattı. Kaza sonrası kendisine geldiğinde ilk olarak Gonca Taş’a baktığını belirten Altok, "Ben ayıldığımda ilk önce Gonca ablama baktım. ‘Uyan, bana cevap ver. İyi misin’ dedim. Çok fazla ağrısı olduğunu söyledi. Bende kalmasını sorularına cevap vermesini söyledim. Ardından teyzeme döndüm. Bana cevap vermesini istedim. ‘Ne oldu’ dedi, yaşıyordu, nabzı vardı. Ben sürekli kontrol ettim. Nabzı sonra yavaşladı, ama nabzı vardı. Ben 10 dakika boyunca kendin CPR yaptım, kendim suni solunum yaptım. ‘Ambu getirin’ dedim, ‘Adrenalin getirin’ dedim. Gidiyorlardı ben durdurdum" sözleri ile kaza sonrasındaki o anları anlattı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:17
Antalya’da hafriyat soruşturmasının detayları ortaya çıktı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hafriyat işlerine yönelik başlatılan soruşturmanın detaylar ortaya çıktı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya İl Emniyet KOM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından Nitelikli Dolandırıcılık suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan Tevdi Raporu, alınan ifadeler, bilirkişi incelemesi, HTS ve MASAK verileri üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde, Şüphelilerin, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017 yılında yapılan protokol ile Antalyaspor’a gelir sağlamak amacıyla devredilen hafriyat gelirinden usulsüz işlemlerle haksız çıkar sağladıkları tespit edildi. 30 Eylül günü gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 2’si cezaevinde bulunan toplam 22 şüpheli şahsa işlem yapıldı. Belirtilen tarih aralığında Antalyaspor dernek yöneticisi olduğu tespit edilen iş insanı 4 şüpheli şahıs 1 Ekim günü Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vererek serbest kaldı. Gözaltına alınan 20 şahıstan 13’ü ifadeleri akabinde Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, 7 şüpheli ise bugün adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında yapılan tespitler ve alınan ifadeler neticesinde; İçişleri Bakanlığı Tevdi raporunda 2020-2025 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi tarafından Antalyaspor derneğine verilen Hafriyat Alanlarının İşletilmesi İşi ilgili olarak ilk aşamada 200 Milyon TL kamu zararı tespit edildi. Ayrıca haricen yapılacak araştırmalar ve bilirkişi çalışmaları neticesinde 1 ila 3 Milyar TL arasında olduğu değerlendirilen zararın tespitine yönelik yürütülen soruşturmada; bahse konu hafriyat işini eski CHP Milletvekili Eren E’nin aracılığı ile ve karşılığında 50 bin dolar menfaat sağlayarak şüpheli hafriyat firması sahiplerini Antalya’da bir araştırma şirketi başkanı Kemal Ö’ye yönlendirdiği, Kemal Ö’nün de hafriyat firması sahiplerini maddi menfaat sağlayarak tutuklu bulunan Gökhan Böcek ve Aziz Ç. isimli dernek başkanıyla görüştürdüğünü, Aziz Ç’nin de bu işi 7 milyon 500 bin TL karşılığında menfaat sağlayarak bu şirkete verdiği, şüpheli ifadelerine yansıdı. Hafriyatçılar ve müteahhitlerden oluşan 350 şahsın alınan ifadeleri ve yapılan araştırmalar neticesinde ise merkez ilçe belediyelerinin ve büyükşehir belediyesinin ilgili birimlerinin hafriyat bedelinin hesaplanması sürecinde ve saha denetimi çalışmalarının yapılması ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmemeleri sebebiyle bahse konu şüphelilerin denetimden ve kontrolden uzak bu durumdan yararlanarak kendilerine menfaat sağladıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları anlaşıldı. Soruşturma kapsamında yapılacak yeni tespitler ve ifadelerde adı geçen şahıslar hakkında gerekli çalışmalar yapılarak işlemlere devam edileceği belirtildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 13:43
Alanya’da esnaf komşular arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü
Antalya’nın Alanya ilçesinde, bulunan iki komşu esnaf arasında yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çevredeki vatandaşların bakışları arasında büyüyen kavgaya her iki tarafın arkadaşları da dahil olunca olay kontrolden çıktı. Olay, dün gece saat 23.00 sıralarında Oba Mahallesi Fatih Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen nedenle iki esnaf arasında başlayan tartışma, tarafların birbirine sözlü olarak yüklenmesiyle alevlendi. İki iş yeri çalışanlarının ve arkadaşlarının da olaya karışmasıyla sokak ortasında arbede yaşandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle taraflar güçlükle ayrıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, kavganın nedenine ilişkin detaylı inceleme sürüyor.
03 Ekim 2025 Cuma - 13:22
Yangında anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok"
Antalya’da 20 Ocak 2023’te anne ve hemşire olan kızının hayatını kaybettiği yangınla ilgili torunun yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savcı sanığın "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti sanığın ve avukatının son savunması için ek süre verdi. Muratpaşa ilçesi Güvenlik Mahallesi’nde bulunan 7 katlı apartmanın 6’ncı katında 20 Ocak 2023 akşamı çıkan yangında, anne Hülya Çetinkaya (63) ile kızı Filiz Kaplan (46) yaşamını yitirmişti. İddialara göre işten eve elinde 5 litrelik bidonla dönen torun Okan Altay (28) anneannesi ve teyzesiyle tartışmaya başlamış, kısa süre sonra evde yangın çıkmıştı. Alevlerin sardığı evde Hülya Çetinkaya ve Filiz Kaplan’ın cansız bedenine ulaşılırken, Altay’ın annesi Yeliz Çetinkaya dışarı çıkarak kurtulmuştu. Dumandan etkilenen ve hastanede tedavi gören Okan Altay ise taburcu olduktan sonra gözaltına alınmış ve "tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Cezai ehliyet raporu tartışıldı Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Okan Altay Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, müşteki ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Dosyaya giren adli tıp raporunda sanığın "cezai ehliyetinin tam olduğu" belirtilirken, sanık avukatı rapora karşı çıkarak, Altay’ın üniversite hastanesine sevk edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, mevcut raporu dikkate alarak, yeniden rapor alınması talebini oy birliğiyle reddetti. Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın anneannesi Hülya Çetinkaya ve teyzesi Filiz Kaplan’ı "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanının "Cezaya itirazın var mı?" sorusuna sanık Altay "Yok" yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek, davayı 21 Kasım tarihine erteledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 13:21
Yangın sonrası anneannesi ve teyzesinin ölümüyle suçlanan sanık: "Cezaya itirazım yok"
Antalya’da 20 Ocak 2023’te anne Hülya Çetinkaya (63) ve hemşire kızı Filiz Kaplan’ın (46) hayatını kaybettiği yangınla ilgili torun Okan Altay’ın (28) yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savcı, sanığın "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti; sanığın ve avukatının son savunması için ek süre verdi. Muratpaşa ilçesi Güvenlik Mahallesi’nde bulunan 7 katlı apartmanın 6’ncı katında 20 Ocak 2023 akşamı çıkan yangında, anne Hülya Çetinkaya ile kızı Filiz Kaplan yaşamını yitirmişti. İddialara göre işten eve elinde 5 litrelik bidonla dönen torun Okan Altay, anneannesi ve teyzesiyle tartışmaya başlamış, kısa süre sonra evde yangın çıkmıştı. Alevlerin sardığı evde Hülya Çetinkaya ve Filiz Kaplan’ın cansız bedenine ulaşılırken, Altay’ın annesi Yeliz Çetinkaya dışarı çıkarak kurtulmuştu. Dumandan etkilenen ve hastanede tedavi gören Okan Altay ise taburcu olduktan sonra gözaltına alınmış, "tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Cezai ehliyet raporu tartışıldı Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Okan Altay SEGBİS üzerinden katılırken, müşteki ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Dosyaya giren adli tıp raporunda sanığın "cezai ehliyetinin tam olduğu" belirtilirken, sanık avukatı rapora karşı çıkarak Altay’ın üniversite hastanesine sevk edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, mevcut raporu dikkate alarak yeniden rapor alınması talebini oy birliğiyle reddetti. Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın anneannesi Hülya Çetinkaya ve teyzesi Filiz Kaplan’ı "tasarlayarak öldürme" suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanının, "Cezaya itirazın var mı?" sorusuna sanık Altay ise "Yok" yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek davayı 21 Kasım 2025 tarihine erteledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:13
Antalya raylı sistem kontrolörleri uluslararası sertifika aldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi Antalya Ulaşım A.Ş. bünyesinde görev yapan tramvay trafik kontrolörleri, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) belgesi almaya hak kazandı. Kent içi raylı sistem trafiğini yöneten kontrolörler, Avrupa Birliği standartlarında uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarına kavuştu. Kent İçi Raylı Sistemler Trafik Kontrolörü olarak görev yapan 14 personel, Avrupa Birliği standartlarında belirtilen şartlara göre gerçekleştirilen kurum içi eğitimlerini tamamladıktan sonra İstanbul Uygulamalı Gaz ve Enerji Teknolojileri Araştırma Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Eğitim ve Belgelendirme Şefliği (UGETAM) tarafından düzenlenen yazılı ve uygulamalı sınavlarda başarılı oldu. Eğitimleri tamamlayan trafik kontrolörlerine sertifikaları, Antalya Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Melih Dipova tarafından takdim edildi. "Önceliğimiz güvenli yolculuk" Belgelendirme sürecine katkı sağlayan Hafif Raylı Sistem İşletme Müdürü Gönen Aksoy ile Sistem Kalite ve Emniyet Müdürü Kaan Sarı’ya teşekkür eden Genel Müdür Melih Dipova şunları söyledi: "Her zaman önceliğimiz, yolcularımızı güvenli şekilde ulaştırmak. Burada yaptığınız iş büyük önem arz ediyor. Uluslararası geçerliliği bulunan ve en üst seviye olan 5. seviye MYK belgeleriniz hem şirketimiz hem de sizin adınıza çok kıymetli. Sizleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder