Yerel Haberler
Antalya
Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:57:12 Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi. Hastane önünde gözyaşları sel oldu Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu’nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi. İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı 2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı. Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı" Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu’nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti. Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu’ya Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu’nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu’nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12 Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:25 Şişme botları patlayan ve rüzgarla sürüklenen 2 genci sahil güvenlik ekipleri kurtardı Antalya’da rüzgarla açığa sürüklenen ve şişme botları patlayan 2 kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan gezmek için geldikleri Antalya’da Konyaaltı Sahiline gelen ve bir süre denize girdikten sonra şişme bot ile açılan 2 arkadaş rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başladı. Bir süre sonra botlarında bir delik olduğu ve havanın inerek batmaya başladıklarını fark eden 2 kişi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayarak yardım istedi. İhbar üzerine yat limanında bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı’na bağlı bot hızla olay yerine hareket etti. Şişme bot delindi, 2 genci Sahil Güvenlik kurtardı Birkaç dakika içinde belirtilen konuma ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri şişme botta bulunan 2 kişiyi tahliye ederek, Antalya Yat Limanı’na getirdi. Konyaaltı sahilinden botla açıldıktan bir süre sonra botun delindiğini ve su almaya başladıklarını belirten Melih Aksu, "Konyaaltı Varyanttan çıktık normal bir botla. Kürek çekerken baya bir uzaklaştık. Sonra botumuzun bir yerden delindiğini gördük. Su almaya başladı. Acilen Sahil Güvenliği aradık. Allah razı olsun, hemen 5 dakika olmadan yanımıza geldiler. Bizi kurtardılar. Vallahi ölmekten kurtulduk. Allah, hepsinden razı olsun" dedi.
Antalya’da sokak hayvanlarına 7/24 bakım ve rehabilitasyon
03 Ekim 2025 Cuma - 12:12 Antalya’da sokak hayvanlarına 7/24 bakım ve rehabilitasyon Antalya Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam hakkını korumak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılında Antalya’ya kazandırdığı Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, sokakta yardıma ihtiyaç duyan can dostlara 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, Kepez ilçesine bağlı Kirişçiler Mahallesi’nde 2023 yılında hizmete açtığı 42 bin metrekare alana sahip Türkiye’nin en modern Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, sokak hayvanlarına umut oluyor. Kedi evi, köpek kulübesi, 7/24 acil kliniği, ameliyathaneler ve karantina binası gibi bölümlerin bulunduğu bakımevinde sokak hayvanlarının gerekli bakım ve tüm tedavi işlemleri gerçekleştiriyor. Tam donanımlı sokak hayvanları merkezi İhbar hattından gelen bildirimler üzerine harekete geçen ekipler hasta ya da yaralı halde sokakta kalan hayvanlara anında müdahale ediyor. Hayvan Ambulansı ile bulundukları yerden güvenle alınan hayvanlara merkezde muayene, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri uygulanıyor. İyileşen kediler, alındıkları noktalara geri bırakılırken, köpeklerin bakımı ve takibi bakımevinde sürdürülüyor. Tam donanımlı merkezde sokak hayvanlarının tedavi, aşılama, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçleri veteriner hekimlerce titizlikle yürütülüyor. Sağlığına kavuşan hayvanların güvenle yaşamlarına devam edebilmesi için sahiplendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. "Yaşam kaliteleri yükseltiliyor" 2025 yılı boyunca merkezde yürütülen çalışmaların odağında kısırlaştırma, tedavi ve sahiplendirme yer aldı. Resmi kayıtlara göre 917 köpek ve 1803 kedi kısırlaştırıldı. 451 köpek ve 107 kedi yeni yuvalarına kavuştu. Yıl içinde 4 bin 887 ihbara müdahale edilirken, kedi ve köpeklere toplam 211 ortopedik operasyon gerçekleştirildi. Bu çalışmalar hem popülasyonun sağlıklı kontrolünü hem de yaralı-hasta hayvanların yaşam kalitesinin yükseltilmesini hedefliyor. "7/24 ekipler aktif" Merkezde görevli Veteriner Hekim Sezgi Karal merkezin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sezgi Karal, "7/24 esasına dayalı çalışan Antalya’daki tek ekibiz. İhbar hattımız üzerinden yaralı hayvanlarımızı alıp bakımevimize getiriyor, bakım ve tedavilerini gerçekleştiriyoruz. İyileşen kedileri alındıkları bölgeye geri bırakıyoruz. Köpeklerimizin bakımı ise bakımevimizde devam ediyor. Sahiplendirme süreçlerimiz her gün 14.00-16.00 arasında sürüyor. Okulları ziyaret ederek farkındalık eğitimleri veriyoruz. Çocuklar ve gençlere hayvanları nasıl koruyabiliriz, onlara karşı doğru davranışlar neler olmalıdır gibi konularda eğitimler veriyoruz. Can dostlarımız için canla başla çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı
03 Ekim 2025 Cuma - 11:39 ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2025-2026 çalışma döneminin ilk Genişletilmiş Üye Toplantısını 2 Ekim akşamı bir otelde gerçekleştirdi. Toplantının ilk sunumunu ANTGİAD Genel Sekreteri Av.Neslihan Yalçın yaptı. Yalçın, yaz sezonu boyunca gerçekleştirdikleri etkinlikleri tek tek sıraladı. Yaz aylarında hem sosyalleşme, hem dinlenme hem de üyelerin kenetlenme duygusunu güçlendirici onlarca etkinlik yaptıklarını belirten Yalçın, ANTGİAD yeni sezona daha dinamik bir şekilde giriyor dedi. Açılış konuşmasını ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptı. Toplantının konuk konuşmacısı ise ekonomist Murat Muratoğlu oldu. "Ekonomi sadece rakam değildir" Konuşmasında dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisini değerlendiren Yavaş, küresel risklere dikkat çekerek şunları söyledi: "Yüksek faizler girişimcinin önüne duvar örüyor. Finansmana ulaşmak zor, finansman maliyetleri yüksek. Ama sadece faiz yetmez. Ekonomi, hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Borsanın ibresi şirket bilançolarına bakmalı. Oysa bizde borsa, son dakika haberleriyle yönünü şaşırıyor. Küçük yatırımcılar zarar ederken, spekülatörler kazanıyor." "Hizmet sektöründeki ölçüsüz kâr hırsı hepimizi zorluyor" Turizm ve hizmet sektöründeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Yavaş, "Bir feribotla Yunan adasına gidip yemek yemek, Ege’de orta halli bir restorandan ucuz hale geldiyse bir yerde yanlış var demektir. Antalya’da iki kişilik hesap, Atina’da dört kişilik sofrayla eşitse bu ölçüsüz kâr hırsıdır. Bu anlayış, hem iç hem dış turizmi baltalıyor, hep birlikte bindiğimiz dalı kesiyoruz" dedi. "Öngörülebilirlik olmadan ekonomi olmaz" Emlak vergilerindeki fahiş artışlara değinen Yavaş, öngörülebilirliğin önemini şu sözlerle vurguladı: "100 bin liralık bir emlak vergisinin bir anda 1-2 milyon liraya çıkması kabul edilemez. Bu adeta bir servet vergisidir. Böyle bir uygulama sadece iş dünyasını değil, tüm toplumu yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakır. Vergi her zaman öngörülebilir olmalıdır. Bu aşırı vergi artışı mutlaka makul bir seviyeye çekilmelidir" "Her genç 18 yaşında meslek ehliyeti almalı" Yavaş, nitelikli eleman açığının iş dünyasının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Sürekli değişen eğitim politikalarının gençleri çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Yavaş şunları söyledi: "Her gencimiz 18 yaşına geldiğinde bir meslek ehliyetine sahip olmalı. Elektrik, yazılım, aşçılık, marangozluk fark etmez. Üniversiteye gitse de gitmese de genç ‘elimde bir meslek var’ diyebilmeli. Bu model işsizliği azaltır, üretime güç katar, gençlere özgüven verir." ANTGİAD’ın bu konuda somut adımlar attığını belirten Yavaş, yakın zamanda hayata geçirilen iş garantili meslek kursuyla ilgili, "ANTGİAD öncülüğünde İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi, ATSO ve İNKAY işbirliğiyle açtığımız ön muhasebe kursunda 18 gencimizi seçtik. Üç ayın sonunda bu gençler ön muhasebe ehliyeti alacak, ANTGİAD üyelerimizin şirketlerinde iş garantisine kavuşacak. Üstelik kurs süresince asgari ücretleri Halk Eğitim Merkezi tarafından karşılanacak. Bu model, Türkiye’ye örnek olmalı. Bu başarı, siz değerli üyelerimizin desteğiyle mümkün oldu. Sizlerle gurur duyuyorum. ANTGİAD sizinle büyük, sizinle güçlü" ifadelerine yer verdi. "Barınma sorunu gençlerin hayallerini yıkıyor" Yavaş, gençlerin eğitim yolculuğunu doğrudan etkileyen barınma krizine de dikkat çekerek, "Hayalindeki üniversiteyi kazanacak puanı alan gencimiz artık başka şehre gidemiyor. Çünkü kira ödeyemiyor, yaşam maliyetlerini karşılayamıyor. Bunun iki sonucu var: Kent ekonomileri kan kaybedecek ve gençlerimiz hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Bu da gençlerimizde ömür boyu sürecek mesleki mutsuzluk oluşturacaktır" diye konuştu. "Planlama devletin başucu sözcüğü olmalıdır" Antalya’daki müze ve Atatürk Devlet Hastanesi süreçlerine değinen Yavaş, "Müzemiz yıkıldı, oysa etap etap yenilenebilirdi. Atatürk Devlet Hastanesi şehrin ortasında çok büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Yeni bir merkezi hastane yapılmadan mevcut yapının yıkılması büyük plansızlıktır. Planlama her alanda bir ülkenin geleceğinin pusulasıdır. Planlama yoksa geriye sadece tesadüfler ve krizler kalır" dedi. Başkan Yavaş, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek TÜRKONFED 26. İş Dünyası Zirvesi hakkında da bilgi verdi Yavaş, "Antalya, Isparta ve Burdur iş dünyasının ortak sesi BAKSİFED’in ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede Türkiye’nin dört bir yanından iş insanları buluşacak. ANTGİAD’ın güçlü desteği ve işbirliği ile gerçekleşecek zirve ; vizyonumuzu büyütecek, ufkumuzu genişletecek, ülkemizin geleceğine ışık tutacak tarihi bir buluşma olacak" dedi. Murat Muratoğlu’ndan Türkiye Ekonomisinin Geleceği sunumu Toplantının konuşmacı konuğu ekonomist Murat Muratoğlu, "Türkiye Ekonomisinin Geleceği" başlıklı sunumunda küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Girişimcilere, iş insanlarına ve yatırımcılara çok boyutlu öngörüler sunan Muratoğlu’nun konuşması yoğun ilgiyle izlendi. 29 Ekim Cumhuriyet Balosu Konuşmasının sonunda Ercan Yavaş, ANTGİAD’ın bir sonraki buluşmasının geleneksel 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Balosu olacağını duyurarak, "Bizler Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’in yılmaz savunucularıyız. Cumhuriyet Bayramımızda bir kez daha haykıracağız: Biz Cumhuriyetiz, biz demokrasi, özgürlük ve adaletiz. Ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu. Salondan bu sözlere coşkulu alkışlar yükseldi. Yoğun katılımın olduğu ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı, samimi bir atmosferde sona erdi.
Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak"
03 Ekim 2025 Cuma - 11:02 Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskine yol açabileceğini belirterek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli olduğunu söyledi. Özkan, "Bu riskleri mümkün olduğunca azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen kongrede konuşan Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, gelecekte hedeflenen ilaçsız rahim nakli konusu üzerine açıklamalarda bulundu. İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla aynı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar diğer organ nakillerinde kullanılan ilaçların aynısı. Rahim naklinin avantajı, kısa süreli kullanılıyor. Hayat boyu kullanılmıyor. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesiyorsunuz. Rahimi ne zaman çıkarırsanız o ilacı kullanmasına gerek yok. Ama bu kullandığınız 1 yıl ya da 5 yıl olabilir. Ne kadar kullanacağınız hiç belli olmaz. Ani bir enfeksiyona, tümöre yatkınlığa neden olabilir." "Çocuk sahibi olmak için riskleri azaltmak gerek" Organ naklinin yaşam kurtarıcı bir işlem olduğuna dikkat çeken Özkan, rahim naklinin ise farklı bir noktada bulunduğunu vurguladı: "Bu tabii bir kalpte, böbrekte, karaciğerde zaten olmanız gereken ameliyatlar. Ama çocuk sahibi olmak ya da hayat kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakillerde bu riskleri mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor." "Genetik değişiklikler önümüzdeki dönemin en önemli konusu olacak" Özkan, ilaçsız rahim nakline yönelik çalışmaların henüz erken evrede olduğunu, ancak gelecekte tıbbın en kritik alanlarından birine dönüşeceğini söyledi. Özkan, şöyle konuştu: "Önemli ama çok erken evrede. Çalışmalar daha çok genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yapılıyor. Bunun yanında dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ya da farklı yöntemlerin geliştirilmesiyle de önemli mesafeler kat edilebileceğini düşünüyoruz. Bu aşamada yapılan araştırmalar erken deneysel çalışmalardır. Tıpa çok büyük faydası var, ancak şu an için hastalara bireysel olarak doğrudan fayda sağlayacak durumda olduğuna inanmıyorum. Gelecekte ise çok çok önemli gelişmeler vaat ediyor. Doku üretimi, hasarlı dokuların kurtarılması ve rejeneratif dediğimiz yeni dokuların geliştirilmesinde de çok büyük katkılar sağlayacak. Genetik değişiklikler oluşturmak, önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri olacak." "Yüzlerce hasta bekliyor" Özkan, Antalya’nın bu alanda öncü çalışmalar yürüttüğünü ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini de ifade ederek, "Antalya olarak bu sürecin oldukça içerisindeyiz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, seçerek ve temkinli şekilde ilerliyoruz. Sadece yapmakla olmuyor, elde edilen tecrübeleri diğer organ nakillerine de yansıtıyoruz. Laboratuvar kısmında da çok güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Şu anda listelenmiş yüzlerce rahim nakli için bekleyen hasta var. Sağlık Bakanlığı’na verdiğimiz, her şeyi tamamlanmış, hasta çıksa yarın ameliyat olacak onlarca hasta olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak"
03 Ekim 2025 Cuma - 10:55 Prof. Dr. Ömer Özkan: "Nakilde en büyük hedef riskleri azaltmak" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskine yol açabileceğini belirterek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli olduğunu söyledi. Özkan, "Bu riskleri mümkün olduğunca azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen kongrede konuşan Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, gelecekte hedeflenen ilaçsız rahim nakli konusu üzerine açıklamalarda bulundu. İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla aynı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar diğer organ nakillerinde kullanılan ilaçların aynısı. Rahim naklinin avantajı, kısa süreli kullanılıyor. Hayat boyu kullanılmıyor. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesiyorsunuz. Rahimi ne zaman çıkarırsanız o ilacı kullanmasına gerek yok. Ama bu kullandığınız 1 yılda olabilir, 5 yılda olabilir. Ne kadar kullanacağınız hiç belli olmaz. Ani bir enfeksiyona, tümöre yatkınlığa neden olabilir." "Çocuk sahibi olmak için riskleri azaltmak gerek" Organ naklinin yaşam kurtarıcı bir işlem olduğuna dikkat çeken Özkan, rahim naklinin ise farklı bir noktada bulunduğunu vurguladı: "Bu tabii bir kalpte, böbrekte, karaciğerde zaten olmanız gereken ameliyatlar. Ama çocuk sahibi olmak ya da hayat kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakillerde bu riskleri mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. O nedenle bu ilaçların en az düzeyde, en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor." "Genetik değişiklikler önümüzdeki dönemin en önemli konusu olacak" Prof. Dr. Ömer Özkan, ilaçsız rahim nakline yönelik çalışmaların henüz erken evrede olduğunu, ancak gelecekte tıbbın en kritik alanlarından birine dönüşeceğini söyledi. Özkan, şöyle konuştu: "Önemli ama çok erken evrede. Çalışmalar daha çok genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yapılıyor. Bunun yanında dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ya da farklı yöntemlerin geliştirilmesiyle de önemli mesafeler kat edilebileceğini düşünüyoruz. Bu aşamada yapılan araştırmalar erken deneysel çalışmalardır. Tıpa çok büyük faydası var, ancak şu an için hastalara bireysel olarak doğrudan fayda sağlayacak durumda olduğuna inanmıyorum. Gelecekte ise çok çok önemli gelişmeler vaat ediyor. Doku üretimi, hasarlı dokuların kurtarılması ve rejeneratif dediğimiz yeni dokuların geliştirilmesinde de çok büyük katkılar sağlayacak. Genetik değişiklikler oluşturmak, önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri olacak." "Yüzlerce hasta bekliyor" Özkan, Antalya’nın bu alanda öncü çalışmalar yürüttüğünü ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini de ifade etti: "Antalya olarak bu sürecin oldukça içerisindeyiz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, seçerek ve temkinli şekilde ilerliyoruz. Sadece yapmakla olmuyor, elde edilen tecrübeleri diğer organ nakillerine de yansıtıyoruz. Laboratuvar kısmında da çok güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Şu anda listelenmiş yüzlerce rahim nakli için bekleyen hasta var. Sağlık Bakanlığı’na verdiğimiz, her şeyi tamamlanmış, hasta çıksa yarın ameliyat olacak onlarca hasta olduğunu söyleyebilirim." (BA-