Yerel Haberler
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30 Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:02 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) geleneksel "Basın Sohbetleri" programının ekim ayı konuğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir oldu. Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in günden güne kilo verdiğini ve bağışıklığının düştüğünü belirterek, "İnsani durumlar gözetilmeli" dedi. AGC lokalinde gazetecilerle bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumu, yürütülen soruşturma süreci ve belediyedeki görev değişiklikleri hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Özdemir, "Kolay bir süreçte göreve gelmedik. Çok sayıda soruşturma ve denetimle karşılaştık ama buna rağmen ekip olarak kaos yaşanmadı. Muhittin Başkanımıza sonuna kadar inandık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama hizmette bir gün bile geri kalmadık" diye konuştu. Muhittin Böcek hakkındaki soruşturmaya ilişkin Özdemir, gizlilik kararına dikkat çekerek, iddiaların medyada çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Özdemir, "Soruşturmanın bir gizlilik kararı var. Biz dosyadaki suçlamaları bilmiyoruz. Ancak basından çok şey öğreniyoruz. Bazı iddialar, itibar suikastına dönüşmemeli. Başkanımız geçmişte birçok denetimden geçti ve hiçbir zaman soruşturulmaktan kaçmadı. Biz de her soruya yanıt verecek güçteyiz" dedi. "Başkanımızın sağlık durumu ciddiyetini koruyor" Böcek’in sağlık durumunun hassas olduğunu belirten Özdemir, tutuksuz yargılanma çağrısında bulunarak, "Muhittin Böcek 63 yaşında, 14 ilaçla hayatta kalıyor. Antalya’nın nemli sıcağında tansiyon hastası olarak zor bir süreç geçiriyor. 27 yıllık belediye başkanlığı geçmişi olan biri. Bu nedenle insani durumlar gözetilmeli. Başkanımız günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" ifadelerini kullandı. "Meclis, milletin kürsüsüdür" Büyükşehir Meclisi’nde yaşanan son gerginliklere de değinen Özdemir, "Meclis tartışmaların değil, kentin sorunlarının konuşulduğu yerdir. Oy kullansa da kullanmasa da herkes sorumludur. Meclisi terk etmek doğru değildi. Siyaset kentin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı. Basında yer alan "yaprak dökümü" iddialarına yanıt veren Özdemir, belediyede ayrılıkların karşılıklı anlayışla gerçekleştiğini ifade ederek, "ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt yıllarca bu kente hizmet etti. Ayrılıklar karşılıklı anlayışla, nezaketle yürütülüyor. Hiçbir çalışma arkadaşımızla sıkıntı yaşamadık" dedi. "29 Ekim’de Candan Erçetin sahnede" Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarını yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı’nda Candan Erçetin konseriyle tüm Antalyalıları buluşturacağız. Cumhuriyet’in 101. yılını büyük bir coşkuyla kutlayacağız" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:00 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) geleneksel "Basın Sohbetleri" programının ekim ayı konuğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir oldu. Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in günden güne kilo verdiğini ve bağışıklığının düştüğünü belirterek, "İnsani durumlar gözetilmeli" dedi. AGC lokalinde gazetecilerle bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumu, yürütülen soruşturma süreci ve belediyedeki görev değişiklikleri hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Özdemir, "Kolay bir süreçte göreve gelmedik. Çok sayıda soruşturma ve denetimle karşılaştık ama buna rağmen ekip olarak kaos yaşanmadı. Muhittin Başkanımıza sonuna kadar inandık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama hizmette bir gün bile geri kalmadık" diye konuştu. Muhittin Böcek hakkındaki soruşturmaya ilişkin Özdemir, gizlilik kararına dikkat çekerek, iddiaların medyada çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Özdemir, "Soruşturmanın bir gizlilik kararı var. Biz dosyadaki suçlamaları bilmiyoruz. Ancak basından çok şey öğreniyoruz. Bazı iddialar, itibar suikastına dönüşmemeli. Başkanımız geçmişte birçok denetimden geçti ve hiçbir zaman soruşturulmaktan kaçmadı. Biz de her soruya yanıt verecek güçteyiz" dedi. "Başkanımızın sağlık durumu ciddiyetini koruyor" Böcek’in sağlık durumunun hassas olduğunu belirten Özdemir, tutuksuz yargılanma çağrısında bulunarak, "Muhittin Böcek 63 yaşında, 14 ilaçla hayatta kalıyor. Antalya’nın nemli sıcağında tansiyon hastası olarak zor bir süreç geçiriyor. 27 yıllık belediye başkanlığı geçmişi olan biri. Bu nedenle insani durumlar gözetilmeli. Başkanımız günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" ifadelerini kullandı. "Meclis, milletin kürsüsüdür" Büyükşehir Meclisi’nde yaşanan son gerginliklere de değinen Özdemir, "Meclis tartışmaların değil, kentin sorunlarının konuşulduğu yerdir. Oy kullansa da kullanmasa da herkes sorumludur. Meclisi terk etmek doğru değildi. Siyaset kentin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı. Basında yer alan "yaprak dökümü" iddialarına yanıt veren Özdemir, belediyede ayrılıkların karşılıklı anlayışla gerçekleştiğini ifade ederek, "ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt yıllarca bu kente hizmet etti. Ayrılıklar karşılıklı anlayışla, nezaketle yürütülüyor. Hiçbir çalışma arkadaşımızla sıkıntı yaşamadık" dedi. "29 Ekim’de Candan Erçetin sahnede" Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarını yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı’nda Candan Erçetin konseriyle tüm Antalyalıları buluşturacağız. Cumhuriyet’in 101. yılını büyük bir coşkuyla kutlayacağız" dedi.
AESOB Başkanı Dere: "Esnafın gelişimini ve sürdürülebilirliğini desteklemeye devam ediyoruz"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 17:53 AESOB Başkanı Dere: "Esnafın gelişimini ve sürdürülebilirliğini desteklemeye devam ediyoruz" Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, vergi düzenlemeleri, denetim süreçleri ve yapay zeka destekli yeni "KURGAN" sistemi ele alındı. Esnafın talepleri doğrudan ilgili kurumlara iletildi. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ev sahipliğinde, Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, Gelir İdaresi Grup Müdürleri Bayram Alkan ve Özer Aslan, Denetim Koordinasyon Müdürü Ramazan Özen, Gelir Uzmanı Mustafa İpek ile Merkez Oda Başkanlarının katılımlarıyla geniş kapsamlı bir istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıda; son yayımlanan vergi düzenlemeleri, Antalya genelinde yürütülen mali denetimler, basit usul mükelleflerle ilgili güncellemeler, KDV oranları ve 1 Ekim 2025 itibarıyla uygulamaya alınan "KURGAN" sistemi hakkında detaylı değerlendirmelerde bulunuldu. AESOB’un öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı; soru cevap şeklinde ilerleyerek esnaf ve sanatkarların mali konularda yaşadığı sorunların, taleplerin ve çözüm önerilerinin ilgili kurumlarla doğrudan paylaşılmasına imkan sağladı. Merkez Oda Başkanları, sahadan gelen güncel sorunları ve esnafın beklentilerini doğrudan ilgili kurum temsilcilerine aktarma imkanı buldu. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, toplantının esnaf camiası ile kamu kurumları arasındaki iletişimi güçlendirdiğini belirterek, esnafın mali yükümlülüklerinde yaşadığı sorunların çözümüne yönelik iş birliğinin devam edeceğini ifade etti. Esnafın sürdürülebilirliği Türkiye ekonomisinin güvencesi Başkan Adlıhan Dere, yaptığı açılış konuşmasında esnafın sürdürülebilirliğini destekleyen her adımın Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağladığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Son hızıyla esnafın gelişimini ve sürdürülebilirliğini desteklemeye devam ediyoruz. Bizler de oda başkanlarımızdan gelen talepleri sizlere aktardık. Denetimlerin, kayıtlı esnaftan ziyade kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeleri kayıt altına almayı hedeflemesi gerektiğini vurguladık. Bir yanda Kahramanmaraş merkezli depremler, diğer yanda doğal afetler ve çevremizde süregelen savaşlar nedeniyle ekonomimiz ciddi anlamda etkilendi. Bu süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinesinde 81 ilde denetim çalışmaları başlatıldı. Tüm bu gelişmeler ışığında, bizler AESOB olarak hem esnafımızın yükünü hafifletmek hem de mevzuatlara uyum sürecinde rehberlik etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Yapay zeka destekli denetimlerde yeni dönem Yeni devreye alınan "KURGAN" sistemine de değinen Başkan Dere, sistemin yapay zeka destekli analizlerle ticari faaliyetleri değerlendirdiğini, ancak esnafın bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için gerekli bilgilendirme ve eğitim süreçlerinin önem taşıdığını vurguladı. Birkaç ay önce esnafların basit usulde defter tutma sistemine getirilen karar çerçevesinde konuşan AESOB Başkanı Dere, "Buna göre birçok esnafımızın gerçek usule geçmesi durumu söz konusu. Bu konuda da Türkiye genelinde ve Konfederasyonumuz aracılığıyla gerekli görüşmeleri yaptık. Esnafın, ekonomik şartları farklılık gösterdiği için geçiş sürecinin kademeli olarak yürütülmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Esnaf olmak alın teri gerektirir" Antalya İl Defterdarı İlhan Karayılan ise toplantıda yaptığı konuşmada, esnaf olabilmenin köklü bir alın teri gerektirdiğine işaret ederek, "Esnafımızın uzun bir geçmişi var. Tacir dediğimiz insanların çoğu esnaflıktan büyüyerek o seviyeye geçmiş insanlar. Esnaf kavramı bizim için çok önemli. Esnaf börek de yapıyor satıyor, simit de yapıp satıyor. Ayakkabı tamiri de yapıyor. Elektrik işleri de yapıyor, araç taşıyor. Esnafın bütün bunları alnının teriyle emeğiyle kazancını elde ettiğinin farkındayız. Esnafımız sabah gidip dükkanı açıp gece yarılarına kadar dükkanda satışını yapıyor. Tüm bunlar kolay meslekler değil" sözlerine yer verdi. Denetim süreci stratejilerine de değinen Karayılan, "Denetimlerde hem ölçek bazlı hem de vergiye gönüllü uyum bazlı bir strateji ile hareket ediyoruz. Gönüllü uyum seviyesi yüksek bir mükellefimiz ile gönüllü uyum seviyesi düşük bir mükellefi denetim sürecinde ayrı strateji ile değerlendiriyoruz" dedi. KURGAN ile dijital dönüşüm İl Defterdarı İlhan Karayılan, turizm ve hizmet sektöründeki talep artışının, kayıt dışı faaliyetler ile kayıtlı esnaf arasındaki rekabet dengesini etkilediğini vurguladı. Söz konusu toplantının hem mali süreçler ve denetimler hakkında bilgilendirme hem de güncel düzenlemelerle ilgili soru-cevap fırsatı sağladığını ifade eden Karayılan, denetim süreçlerinin hem planlı hem de ihbar üzerine yürütüldüğünü, amacın cezai yaptırımdan çok esnafın bilgilendirilmesi ve rehberlik edilmesi olduğunu dile getirdi. Karayılan, KURGAN istemi hakkında konuşarak, "Bu uygulama, işletmelerin ticari faaliyetlerini dijital ortamda analiz eden bir model. Özellikle riskli işlemleri tespit etmeye yönelik başarılı şekilde yürütülüyor. KURGAN, esnaf için önemli bir dijital dönüşüm adımı olduğu kadar; esnafı doğru bilgilendirmekle de daha uyumlu işleyeceğini düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. AESOB liderliğinde gerçekleştirilen istişare toplantısı, TESK Genel Başkan Vekili Adlıhan Dere’nin İl Defterdarı Karayılan’a hediye takdim edip katılımcıların toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Apartmanda çıkan yangında balkonda mahsur kalan 5 çocuğu itfaiye ekipleri kurtardı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:26 Apartmanda çıkan yangında balkonda mahsur kalan 5 çocuğu itfaiye ekipleri kurtardı Antalya’nın Serik ilçesinde 5 katlı bir apartmanın en üst katında çıkan yangın kısa sürede söndürüldü. Yangın sırasında bitişikteki apartmanda mahsur kalan 5 çocuk itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Yangın, bugün öğlen saatlerinde Serik ilçesinin Merkez Mahallesi Namık Kemal Caddesi üzerinde bulunan, yabancı uyruklu bir ailenin oturduğu apartmanın en üst katında meydan geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangını fark eden bina sakinleri, kendi imkânlarıyla binayı tahliye etti. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangına kısa sürede müdahale ederek kontrol altına aldı. Yangın söndürme çalışmaları sırasında ekipler, bitişikte bulunan 5 katlı bir apartmanın en üst katında 5 çocuğun dumandan dolayı aşağı inemediğini fark etti. Çocukları ilk olarak balkona yönlendiren ekipler, dumanın dağılmasıyla birlikte çocukları güvenli şekilde binadan tahliye etti. ’’Bizi görünce kucakladılar, çok duygulandık" Çocukları kurtaran itfaiye eri İbrahim Timur, o anları şöyle anlattı: "Çocuklar kapalı alanda bulunuyorlardı. Balkona çıkarak dumanın olmadığı bölgede beklediler. Biz de onları sağlıklı bir şekilde tahliye edip, ailelerine teslim ettik. Olay anında korkmuşlardı. Yan balkondan onları fark ettik, korkmamalarını söyledik. Eve güvenli bölgeden giriş yaparak çocukları aldık. Bizi görünce kucakladılar, çok mutlu oldular. Sağ salim tahliye ettiğimiz için biz de çok mutluyuz." Tahliye edilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, ailelerin büyük sevinç yaşadığı görüldü. Yangında şans eseri herhangi bir yaralanma yaşanmazken, daire tamamen yanarak maddi hasar oluşturdu. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Eğrigöl ve Çayarası Sağlık Hizmetleri Birimleri  sezonu tamamladı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:20 Eğrigöl ve Çayarası Sağlık Hizmetleri Birimleri sezonu tamamladı Alanya Belediyesi’nin yaz mevsiminde yaylalarda hizmet veren sağlık birimleri, sezonu tamamladı. Eğrigöl ve Çayarası Sağlık Hizmetleri Birimleri, binlerce vatandaşa ilk müdahale ve tedavi desteği sağlayarak bölge halkına nefes oldu. Alanya Belediyesi’nin kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara sağlık desteği sunmak amacıyla oluşturduğu Eğrigöl ve Çayarası Sağlık Hizmetleri Birimleri, 2025 yaz sezonu hizmetlerini tamamladı. Her iki birim, açıldıkları günden kapanış tarihine kadar toplam 2 bin 764 hastaya sağlık hizmeti ulaştırdı. 24 Haziran 2025 tarihinde hizmete başlayan Eğrigöl Sağlık Hizmetleri Birimi, 17 Eylül 2025’e kadar faaliyet gösterdi. Haftanın 7 günü hizmet veren merkezde 1 doktor, 2 hemşire, 1 paramedik ve 1 yardımcı personel görev yaptı. Ayrıca kırmızı şeritli bir acil yardım ambulansı sürekli hazır bulunduruldu. Donanımlı bir şekilde hizmet veren birimde, Defibrilatör, EKG, oksijen acil müdahale setleri, medikal ilaç ve malzemeler gibi tüm tıbbi ekipmanlar eksiksiz olarak kullanıldı. Acil durumlarda hastalara ilk müdahale yapıldıktan sonra, sevk gerektiren vakalar 112 Acil Servis ile koordineli olarak hastanelere yönlendirildi. Birimde ayrıca muayene, müdahale ve müşahede odaları da yer aldı. Eğrigöl Sağlık Hizmetleri Birimi, sezon boyunca bin 203 hastaya sağlık hizmeti sundu. Sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştı Aynı tarihte hizmete başlayan Çayarası Sağlık Hizmetleri Birimi ise 15 Ekim 2025 itibarıyla sezonluk faaliyetini tamamladı. Birim, açık kaldığı süre boyunca bin 561 hastaya ulaştı. Alanya Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yaylalarda yaşayan ve yaz aylarında bu bölgelere çıkan vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran söz konusu birimlerin her yıl belirlenen tarihler arasında yeniden hizmete açılacağı kaydedildi.
Antalya’da deniz dibinden oksitlenmiş tabanca ve 2 bisiklet çıktı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:13 Antalya’da deniz dibinden oksitlenmiş tabanca ve 2 bisiklet çıktı Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde belediye dalgıçları tarafından Kaleiçi Yat Limanı’nda gerçekleştirilen deniz dibi temizliğinde 2 bisiklet ve oksitlenmiş bir tabanca bulundu. Tabanca, deniz polisi ekiplerince delil torbasına alınarak sudan çıkarıldı. Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi tarafından yaz sezonunun ardından Kaleiçi Yat Limanı’nda deniz dibi ve kıyı temizliği gerçekleştirildi. Muratpaşa Belediyesi’nin gönüllü dalgıçlarından oluşan ekip, sabah saatlerinde limanda toplanarak ekipman kontrollerinin ardından metrelerce derinliğe daldı. Denizin dibinde tabanca bulundu Dalgıçlar, yaz boyunca biriken atıkları denizden tek tek çıkarırken; cam ve plastik şişeler, teneke kutular, ambalaj atıkları, metal parçalar, 2 adet bisiklet ve bir adet oksitlenmiş tabanca bulundu. Yaklaşık 5,5 metre derinlikte tespit edilen tabancanın, ortalama 6 ay önce denize atıldığı tahmin ediliyor. Dalgıçların koordinat ve derinlik bilgilerini paylaşmasının ardından deniz polisi olay yerine gelerek tabancayı delil torbasına alıp sudan çıkardı. "Ekipler bizim eşliğimizde silahı çıkardı" Muratpaşa Belediyesi dalgıcı ve yüzme antrenörü Erkin Er, tabancayı gördüklerinde dokunmadan fotoğrafladıklarını ve durumu hemen deniz polisine bildirdiklerini söyleyerek, "Ekipler bizim eşliğimizde silahı çıkardı" dedi. Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personeli ve gönüllü dalgıç Gürkan Yılmaz ise yaklaşık 3 yıl önce kurulan Muratpaşa Dalış Ekibi’nin, "Falezler Bizim Evimiz" projesi kapsamında yat limanı ve falez bölgelerinde temizlik çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Yılmaz, deniz dibindeki kirliliğin büyük ölçüde karasal kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, "Asıl önemli olan bizim denizi temizlememiz değil, insanların çöpleri denize atmaması. Atıkların çoğu rüzgarla karadan denize taşınıyor" ifadelerini kullandı.
Antalya’da deniz dibinden oksitlenmiş tabanca ve 2 bisiklet çıktı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:04 Antalya’da deniz dibinden oksitlenmiş tabanca ve 2 bisiklet çıktı Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde belediye dalgıçları tarafından Kaleiçi Yat Limanı’nda gerçekleştirilen deniz dibi temizliğinde 2 bisiklet ve oksitlenmiş bir tabanca bulundu. Tabanca, deniz polisi ekiplerince delil torbasına alınarak sudan çıkarıldı. Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi tarafından yaz sezonunun ardından Kaleiçi Yat Limanı’nda deniz dibi ve kıyı temizliği gerçekleştirildi. Muratpaşa Belediyesi’nin gönüllü dalgıçlarından oluşan ekip, sabah saatlerinde limanda toplanarak ekipman kontrollerinin ardından metrelerce derinliğe daldı. Denizin dibinden tabanca bulundu Dalgıçlar, yaz boyunca biriken atıkları denizden tek tek çıkarırken; cam ve plastik şişeler, teneke kutular, ambalaj atıkları, metal parçalar, 2 adet bisiklet ve bir adet oksitlenmiş tabanca bulundu. Yaklaşık 5,5 metre derinlikte tespit edilen tabancanın, ortalama 6 ay önce denize atıldığı tahmin ediliyor. Dalgıçların koordinat ve derinlik bilgilerini paylaşmasının ardından deniz polisi olay yerine gelerek tabancayı delil torbasına alıp sudan çıkardı. "Ekipler bizim eşliğimizde silahı çıkardı" Muratpaşa Belediyesi dalgıcı ve yüzme antrenörü Erkin Er, tabancayı gördüklerinde dokunmadan fotoğrafladıklarını ve durumu hemen deniz polisine bildirdiklerini söyledi. "Ekipler bizim eşliğimizde silahı çıkardı" dedi. Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personeli ve gönüllü dalgıç Gürkan Yılmaz ise yaklaşık 3 yıl önce kurulan Muratpaşa Dalış Ekibi’nin, "Falezler Bizim Evimiz" projesi kapsamında yat limanı ve falez bölgelerinde temizlik çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Yılmaz, deniz dibindeki kirliliğin büyük ölçüde karasal kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, "Asıl önemli olan bizim denizi temizlememiz değil, insanların çöpleri denize atmaması. Atıkların çoğu rüzgarla karadan denize taşınıyor," ifadelerini kullandı.
Altın Portakal’ın "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisinde yer alan filmler açıklandı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:49 Altın Portakal’ın "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisinde yer alan filmler açıklandı 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde yer alan filmler belli oldu. 24 Ekim- 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu sene de dopdolu programıyla sinemaseverleri karşılayacak. Festival kapsamındaki ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde 5 film festival katılımcılarıyla buluşacak. Altın Portakal’dan Filistin’e özel seçki Altın Portakal’da bu sene ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde, Filistin’deki acıya sanatın diliyle tanıklık eden filmler izleyiciyle bir araya gelecek. ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde; Sepideh Farsi yönetmenliğini üstlendiği, İsrail askeri işgali altındaki Gazze’deki yaşamı tasvir eden ‘Put You Soul on Your Hand And Walk’, 2025 Venedik Film Festivali Giornate degli Autori bölümünde dünya prömiyerini yapan, Cyril Aris’in yönetmenliğindeki Beyrut’un gölgesinde geçen, umutla kederin iç içe geçtiği otuz yıllık bir aşk hikayesini aktaran, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez Türkiye’de gösterilecek ‘A Sad and Beautiful World’, Venedik Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde prömiyer yapan ve Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan, Gazze’de beş yaşında hayatı yarım bırakılan Hind’in sesi etrafında şekillenen, Kaouther Ben Hania’nın yönetmenliğini üstlendiği ‘The Voice of Hind Rajab’, 2025 Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard bölümünde birçok ödüle aday gösterilen, daha iyi bir hayat arayışıyla Fildişi Sahili’nden Tunus’a göç etmiş üç kadının hikayesini aktaran, Erige Sehiri yönetmenliğindeki ‘Promised Sky’ ve 2025 Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Sidney Film Festivali’nde En İyi Uluslararası Uzun Metraj Ödülü’nü kazanan, Cannes Film Festivali’nin yarışma dışı bölümünde gösterilen, üç kuşak boyunca süren bir aile destanı aracılığıyla, Filistin halkının kolektif hafızasını ve nesiller boyu aktarılan travmalarını derinlemesine işleyen, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez Türkiye’de gösterilecek, Cherien Dabis’in yönettiği ‘All That’s Left of You’ filmleri sinemaseverlerle buluşacak. Altın Portakal’da çocuk filmi kuşağı başlıyor 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu sene sabah saat 10.30’daki özel kuşakla çocukları da beyaz perdeyle buluşturuyor. Festival kapsamında her sabah birbirinden eğlenceli ve düşündürücü filmlerle, Antalyalı minik izleyicileri festivalle buluşturacak. Çocuklar için 7 özel film Festival kapsamında çocuklarla buluşacak yapımlar; günümüzden geçmişe yolculuk yapan bir grup arkadaşın gözünden Mustafa Kemal’in Selanik Askeri Rüştiyesi’nden Trablusgarp Savaşı’na uzanan yolculuğunu anlatan ‘Mustafa Kemal’, İrlanda’dan New York’a yeni göç eden iki kardeşin New York’un hareketli sokaklarındaki maceralarını aktaran ‘Buffalo Kids’ ( Kovboy Çocukları), büyük bir tehlike ile karşı karşıya olan ormanı korumak için harekete geçen Orman Çetesi’nin maceralarını işleyen ‘Les As de la Jungle 2’ (Orman Çetesi: Dünya Turu), kaybolan ikiz kardeşini bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkan Zak’ın hikayesini konu alan ‘Zak & Wowo, la légende de Lendarys’ (İkizler Takımı), huzurlu ve uzak bir gelecekten gelen ve yanlışlıkla 2075 yılına geri dönüp tehlikelerle dolu bir dünya keşfeden 10 yaşında bir çocuğun göz kamaştırıcı macerasını anlatan, Türkiye’de ilk defa izleyicilerle Altın Portakal’da buluşacak ‘Arco’ olarak açıklandı. Program kapsamında ayrıca 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremin ardından, Oyun Sağlayıcı Nedim Buğral’ın bir grup gönüllüyle birlikte Hatay’ın farklı noktalarında kurduğu oyun alanlarında yaşananlara odaklanan ‘HOP Hayal Gücü Oyun Parkı’ ve deprem sonrası büyük yıkım yaşayan Hatay’ın Samandağ ilçesinde, sörf aracılığıyla yeniden hayata tutunan gençleri anlatan ‘Hayatın Çizgisi’ yapımlarını da Altın Portakal özel olarak çocuklarla buluşturacak.