Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49
Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı
Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30
Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı
Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:02
Tur şoförü, VIP transfer hizmeti verdiği Litvanyalı boksör tarafından hastanelik edildi
Antalya’nın Serik ilçesinde tur şoförü Mehmet Özkan, VIP transfer hizmeti verdiği Litvanyalı profesyonel boksör Robertas Kotas isimli yolcunun, telefonunu şarja takmadığı gerekçesiyle saldırısına uğradı. 70-80 km hızla giderken direksiyon başında yumruklu saldırıya uğrayan Özkan, konuyu uluslararası insan hakları mahkemelerine taşıyacağını ve saldırganın lisansının iptalini isteyeceğini ifade etti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:13
Büyükşehirden üreticiye üzüm sıkma makinesi desteği
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Elmalı ilçesinde 6 vatandaşa pekmez üretiminde iş gücü ve zaman tasarrufu sağlayan üzüm sıkma makinesi desteğinde bulundu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, üzüm ve pekmez üretiminin yoğun olarak yapıldığı ilçelere üzüm sıkma makinesi hibesinde bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, yerelde kalkınma hedefleri doğrultusunda üreticilere makine desteği sağlamaya devam ediyor. Antalya genelinde pekmez üretiminde toplam 23 üzüm sıkma makinesi kullanılıyor. Pekmez üretiminde insan gücüyle saatler sürecek üzüm sıkma işlemi, makineyle dakikalar içerisinde yapılıyor. Zaman ve ürün kaybının da önüne geçen makineler, üreticilerden yoğun ilgi görüyor. Antalya’da üzüm üretiminin en çok yapıldığı ilçelerin başında yer alan Elmalı’nın mahallelerine gelen talepler doğrultusunda Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 6 üzüm sıkma makinesi hibe edildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:10
Antalya’da çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi
Antalya’da polis ekipleri tarafında son bir haftada yapılan operasyonlarda silah, kaçak alkol, tütün ve elektronik sigaraların da aralarında bulunduğu çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. Bir suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda ise 5 kişi tutuklandı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, son bir haftada kent genelinde organize suç örgütleri ve kaçakçılara yönelik operasyonlar gerçekleştirdi. ’Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ suçu kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 5 şüpheli yakalanarak tutuklandı. Operasyonlarda 2 tabanca, 2 şarjör ve 8 adet fişek ele geçirildi. "6136 Sayılı Kanun’a muhalefet" suçundan yürütülen başka bir olayda ise 1 şahıs hakkında adli işlem yapıldı. Şüphelinin adresinde yapılan aramalarda 50 adet tabanca ve 100 adet şarjör ele geçirildi. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında ’’5607 Sayılı Kanun’a muhalefet etmek" suçundan Kepez, Muratpaşa, Serik, Konyaaltı, Aksu, Alanya ve Manavgat ilçelerinde düzenlenen 13 ayrı operasyonda 26 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. İş yeri, depo ve ikametlerde yapılan aramalarda kaçak 23 bin 820 adet makaron, 14 bin 884 litre içki, 2 bin 957 adet emtia, 699 paket sigara, 487 kilogram tütün, 370 adet elektronik sigara ile 59 adet cep telefonu ele geçirildi. Ayrıca aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şahıs yakalanarak cezaevine teslim edildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:56
Antalya’da 5 milyon makaron ele geçirildi
Antalya’nın Kepez ilçesinde düzenlenen operasyonda 5 milyon 51 bin 960 adet makaron ile çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince savcılık koordinesinde Kepez ilçesinde kaçak tütün ve mamullerine yönelik 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan aramalarda; 5 milyon 51 bin 960 adet boş makaron, 15 kilogram kaçak tütün, 7 adet elektronik sigara likiti, 50 adet bandrolsüz puro ele geçirildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:48
Antalya’da "Böcek yedirip dişlerimi kırdılar" iddiasına 20 yıl hapis talebi
Antalya’da 23 yaşındaki gence çalıştığı iş yerinde 3 gün boyunca işkence yapıp, dişlerini kırarak hamam böceği yedirdikleri öne sürülen tutuksuz 4 sanığın yargıyandığı davada savcı, ‘nitelikli yağma’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından sanıklar için 20’şer yıla kadar hapis cezası talep etti. Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, "Olaydan sonra Urfa’ya gittiğimde annem benim başımı okşamayı çok sever. Başımı okşadığında, annemin o yaraları gördükten sonraki halleri annemi bayağı üzmüştü, ki ben en çok da bunun için bu davanın peşindeydim. Annem için" dedi. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden çalışmak için 2020 yılında Antalya’nın Kepez ilçesine gelen Vedat Kurt (23), sanayi sitesindeki bir iş yerinde yaklaşık 10 ay çalıştı. Kurt, iddiaya göre maaşını eksik almaya başladı. Biriken alacağı 70 bin liraya karşılık iş yerindeki masadan patronuna ait 15 bin lirayı alarak İstanbul’a giden Kurt, ailesinin devreye girmesiyle parayı geri teslim etmek üzere Antalya’ya döndü. Kurt’un iddiasına göre iş yerinde A.T., O.T., S.T. ve A.A. tarafından depoya kilitlenerek sandalyeye bağlanan genç, 3 gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Dişleri kırılan, vücudunda kesikler oluşan Kurt’un elleri ve kolları bağlandı, hamam böceği yedirildi. Şüpheliler, yaptıkları işkenceyi cep telefonuyla da kaydetti. Daha sonra iş yerinden kaçan Kurt, şüphelilerin cep telefonundaki işkence görüntülerine ulaşarak, şikayetçi oldu. Bilirkişi raporu: Fotoğraf ve video kayıtları bulundu Açılan davada Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sanıklardan S.T.’ye ait olduğu belirlenen cep telefonu ile kopya disklerin incelendiği, telefonun "DCIM/RESTORED" klasöründe 19 fotoğraf ve bir video bulunduğu, görüntülerin 13-14 Ekim 2020 tarihli olduğu, konum bilgilerinin de Kurt’un çalıştığını söylediği iş yeri ile örtüştüğü belirtildi. Raporda, video kaydının transkriptinde Kurt’a "Hırsızlık yaptım, uyuşturucu içtim" gibi sözler söylettirildiği kaydedilerek, söz konusu seslerin sanığın WhatsApp yazışmalarında geçen seslerle benzer olduğu ifade edildi. Savcılık mütalaası: "Eylemler sabit" Tutuksuz yargılanan 4 sanık, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 14’üncü duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, müştekinin sunduğu darp fotoğrafları ile sanık S.’nin telefonunda çıkan görüntülerin uyuştuğu, Kurt’un 13-14 Ekim 2020’de kalın ip ve sopayla darp edildiğinin sabit olduğu belirtildi. Sanık S. ve A.’nın savunmalarının darp eylemini gerçekleştirdiklerini ortaya koyduğu, O. ve A.’nın olay yerinde olmadıklarını iddia etseler de HTS kayıtları, kolluk ifadeleri ve tanık beyanlarının aksini gösterdiği kaydedildi. Mütalaada, Kurt’un telefonunun gasbedildiğine ilişkin HTS kayıtlarının beyanıyla örtüştüğü, eylemin "gece vakti birden fazla kişiyle silahlı nitelikli yağma" kapsamında olduğu, ayrıca Kurt’un elleri ve ayakları bağlı şekilde alıkonulduğu için sanıkların "silahla birden fazla kişiyle gece vakti nitelikli yağma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından her biri için ayrı ayrı 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. Savcı, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini ve eylemin sabit olduğunu belirtti. Sanık avukatları suçlamaları reddetti Sanık O.T.’nin avukatı, "Şikâyet 2 yıl sonra yapılmıştır, hayatın olağan akışına aykırıdır. Telefon gasbedilmemiştir, müvekkilim gece geç saatlerde iş yerinde değildir" dedi. Sanık A.T.’nin avukatı ise, müştekinin daha sonra müvekkilinden iş istediğini, işe başladığını ve sigorta kayıtlarını sunacaklarını söyledi. Diğer sanıkların avukatları da suçlamaları kabul etmeyerek, ek süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanık ve müşteki avukatlarının savunma için süre taleplerini kabul ederek, duruşmayı 8 Aralık tarihine erteledi. "Paralarını verdim, buna rağmen işkence ettiler" Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, Antalya’ya ailesini geçindirmek için geldiğini belirterek, "Şubat 2020’de çalışmaya başladım. İlk zamanlarda maaşımı düzenli alıyordum ancak sonra paramız içeride kalmaya başladı. 8 ay geçtikten sonra artık içeride 60 bin küsur lira belki param birikmişti. Onu istediğim için egoist tavırlar sergilendi bize karşı. Paramız doğru dürüst verilmedi. Ben de o hırsla, tabii o zamanlar çocuktum, 18 yaşındaydım. O hırsla gidip patronun masasının üzerinde bulunan 15 bin 400 TL’ye tekabül eden yarısı Türk lirası, yarısı döviz olmak üzere parayı alıp İstanbul iline gittim. Ailemin adı kirlenmesin diye geri döndüm ve parayı iade ettim. Buna rağmen bana işkence ettiler. Aldığım para benim hakkımdı ve birikmiş maaşımın yarısı bile değildi" dedi. Parayı teslim ettiği gün akşam saatlerinde sanıkların aralarında plan yaptığını iddia eden Kurt, "Beni aracın arkasına attılar, eve götüreceklerini söylediler ama Kepez Cezaevi’nin karşısındaki ormanlık alana götürdüler. Telefonumu kırarak gasbettiler, ağaçlardan kopardıkları odunlarla beni dövdüler. Ardından iş yerine geri götürüp ‘domuz bağı’ yöntemiyle bağladılar. Savunmamı engelleyip, 2-3 gün boyunca aralıklarla işkence yaptılar. Gündüzleri duruyordu ama geceleri devam ediyordu. Ağzımı açık tutarak hamam böceği yedirdiler. Allah kimsenin başına vermesin" diye konuştu. "Delil bulunca şikayetçi oldum, psikolojim bozuldu" Delil bulamadığı için hemen şikayetçi olamadığını anlatan Kurt, "Sanıkların telefonundaki fotoğrafları ele geçirince başvuruda bulundum. Bu yüzden şikayet olaydan aylar sonra oldu. Bunca delile rağmen sanıklar en fazla iki ay yatıp çıktılar, tutuklanmalarını talep ediyorum" dedi. İşkenceden sonra ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını belirten Kurt, "Halüsinasyonlar görmeye başladım, ani stres tepkileri yaşadım, çalışmakta zorlandım. Askerlik görevim sırasında bile psikolojik tedavi gördüm. Şimdi tedaviye ara verdim ama sorunlarım devam ediyor" dedi. Sanıkların daha sonra kendisini yeniden işe almak istediğini, bunu da "Biz gerçekten böyle bir şey yapmış olsaydık neden bizimle çalışıyor?" demek için yaptıklarını öne süren Kurt, "Bu davayı kimse hapse girsin diye değil, ibret olsun diye sürdürüyorum. Başka anneler evlatlarını bu halde görmesin. Annem o fotoğrafları görünce perişan oldu. Oradan çıkıp Urfa’ya gittiğimde annem benim başımı okşamayı çok sever. Başımı okşadığında annemin o yaraları gördükten sonraki halleri annemi bayağı üzmüştü, ki ben en çok da bunun için bu davanın peşindeydim. Annem için" diye konuştu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:58
Kepez’de belediye personelinin üniformaları kadın eliyle üretilip tasarruf sağlanıyor
Kepez Belediyesi’nin kadın emeğine dayalı tekstil atölyesi, hem belediye personelinin üniformalarını üretiyor hem de 20 milyon TL’ye varan tasarruf sağlıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tekstil atölyesi, kendi personel üniformalarını üretmenin yanı sıra kamu kaynaklarını etkin kullanarak belediye bütçesine önemli katkılar sağlıyor. Kadın emeğine dayalı üretim modeliyle çalışan atölye, yerel üretimi desteklerken istihdama da katkı sunuyor. Üreten belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Kepez Belediyesi, hizmetlerinde sadece kaliteye değil, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına da önem veriyor. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz döneminde faaliyete geçen tekstil atölyesi, yalnızca bir üretim merkezi olmasının ötesinde, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren sosyal belediyecilik hizmetleriyle de öne çıkıyor. 18 kişilik kadın çalışan kadrosuyla faaliyet gösteren tekstil atölyesi, 2 bin 610 tişört, 850 mont, 2 bin 187 pantolon ve 100 adet doktor önlüğü üretti. Atölyede çeşitli ürünler de üretiliyor Atölye son olarak, Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’na 281 ürün tesliminde bulundu. Atölye, sadece belediye personelinin kıyafetlerini üretmekle kalmayıp, talep doğrultusunda dış kurumlara da üretim yapıyor. Bu kapsamda 300 şal ve fular, 2 bin 500 aşçı önlüğü, 100 masa örtüsü ve 250 adet önlük hazırlandı. Üniforma dışında görevli pazu bandı, sandalye kılıfı ve çeşitli tekstil ürünleri de atölyede üretiliyor. Kadın gücüyle üretim Daha önce belediye çalışanlarının dışarıdan satın alınan üniformaları şimdi tekstil atölyesinde kadın gücüyle üretiliyor. Dışarıdan satın alınması halinde 20 ila 24 milyon TL’ye mal olacak belediye çalışanları üniformaları, belediyenin kendi atölyesinde yalnızca 4 milyon TL gibi bir maliyetle üretiliyor. Kepez Belediyesi olarak hem tasarrufu önceleyen hem de üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını dile getiren Başkan Mesut Kocagöz, "Atölyemizde, belediyemizin güvenlikten temizliğe, fen işlerinden park ve bahçelere kadar birçok biriminde görev yapan personelimizin üniformalarını biz kendimiz üretiyoruz. Dışarıda 20-24 milyon liraya mal olacak bu kıyafetleri, biz sadece 4 milyon lira gibi bir bütçeyle ürettik. Amacımız sadece tasarruf sağlamak değil. Aynı zamanda kadınların iş gücüne katılımını artırmak, yerel kalkınmayı desteklemek ve belediyemizin her alanda kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Çünkü biz Kepez’de, alın teriyle üreten, israf etmeyen, dayanışmayı büyüten bir belediyecilik inşa ediyoruz" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:33
Antalya’da halk otobüsünün yayaya çarptığı kazanın güvenlik kamerası ortaya çıktı
Antalya’da yolun karşısına geçmek isteyen yayanın, özel halk otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Dün akşam saat 20.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi Termessos Bulvarı’nda meydana gelen kazada, Mustafa D.’nin kullandığı 07 AU 0250 plakalı özel halk otobüsü, yolun karşısına geçmek isteyen ve henüz ismi öğrenilemeyen 50-60 yaşlarındaki bir adama çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, bilinci kapalı olan yaya, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı Hastanede tedavisi devam eden yaralının kaza anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde yayanın yol kenarına geldiği, yola adım attıktan sonra süratli şekilde gelen araçları fark ederek ilk başka beklediği, ardından yolun karşısına geçmek için hareketlendiği ancak sol şeritten gelen özel halk otobüsünün çarpmasıyla yola savrulma anları yer aldı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:06
Antalya’da eylülde 7 bin 310 konut satıldı
Antalya’da eylül ayında 7 bin 310, Isparta’da 707, Burdur’da ise 366 konut satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarak 150 bin 657 oldu. Bu satışların 7 bin 310’u Antalya’da, 707’si Isparta’da ve 366’sı Burdur’da gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışları ise eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 azalarak, bin 867 oldu. Bu satışlar toplam konut satışlarının yüzde 1,2’sini oluşturdu. Yabancılara en fazla konut satışı yapılan iller sıralamasında ilk sırayı 744 konutla İstanbul alırken, onu 557 konutla Antalya takip etti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:41
Antalya’da ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi
Antalya’da düzenlenen ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, üretilen gıdanın 3’te 1’i çöpe giderken, dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde düzenlenen "Tarım Gündem" programının konukları Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu ile Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü oldu. Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın sunduğu programda, 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle gıda üretimi, güvenli gıda, gıdaya erişim konuları gündeme geldi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, FAO’nun Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasını "Daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele" olarak belirlediğini belirterek, sadece gıdaya değil iyi gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olduğunu ancak sürdürülebilirlik politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Manavoğlu, "Mesela su kaynaklarımızı bilinçsizce tüketiyoruz. Sulama sistemlerinde teknolojiyi yeterince kullanmıyoruz. Bu durum gelecekte gıda üretimimizi olumsuz etkileyecek" dedi. "Sağlıklı beslenme bir insan hakkıdır" diyen Manavoğlu, pandemi, iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle gıdanın öneminin daha fazla hissedildiğini, üretimin teşvik edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. "En çok tağşiş et ve süt ürünlerinde" Manavoğlu, gıda fiyatlarının artmasıyla gıdada taklit ve tağşiş oranın da arttığını söyleyerek, et ve süt ürünleri, zeytinyağı, çay ve baharatlarda taklit ve tağşişin yoğun olduğunu bildirdi. Manavoğlu, enerji içeceklerinde ilaç etken maddesi kullanımının insan sağlığını tehdit ettiğini, bunun da sık rastlanılan bir durum haline geldiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 8 bin gıda kontrol görevlisi bulunduğuna, bunun sadece 2 bin 500’ünün gıda mühendisi olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, "Gıda mühendisleri sahada daha fazla yer almalı ve denetimler daha sık ve etkin yapılmalı" dedi. "Gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor" Gıda israfının da büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Manavoğlu, "Ürettiğimiz gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor. İsrafı önlemeye kendimizden başlamalıyız. Soğuk zincirin kırılması, açık büfeler ve serpme kahvaltılar israfı artırıyor" dedi. Dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini, buna karşın dünyada yılda yaklaşık 1 milyar ton, Türkiye’de ise 30 milyon tona yakın gıdanın israf edildiğini belirten Manavoğlu, "Üretim var ancak dağılımda bir sorun var. Bu yüzyılda her dokuz insandan birinin yatağa aç girmesi utanç verici bir durum" diye konuştu. Manavoğlu özellikle çocukların yeterli beslenmesinin önemine vurgu yaparak, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının geleceğe yatırım olacağını söyledi. "Tüketici kaliteye değil fiyata bakıyor" Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü, son dönemde tüketicinin alım gücünün ciddi şekilde azaldığını belirterek, "Tüketici artık kaliteye değil, fiyatı ucuz olana bakıyor, bütçesine uygun olana yöneliyor. Bu da merdiven altı ürünlerin artmasına neden oluyor" dedi. Gıda enflasyonunun yüksek olması nedeniyle taklit ve tağşişli ürün sayısının arttığını kaydeden Güllü, "Tüketici kaliteli sağlıklı gıdaya ulaşımda ciddi sıkıntı yaşıyor" dedi. Güllü, taklit ve tağşişli ürünlerle mücadelede tüketicinin aktif rol oynaması gerektiğini belirterek, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı ya da 0501 174 0 174 numaralı Whatsapp hattından bildirim yapılabileceğini hatırlattı. Gıda denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Güllü, "Gıda mühendisleri hiçbir baskı altında kalmadan çalışmalı, maaşlarını denetledikleri firmalardan değil kamu kaynaklarından almalı" dedi. Güllü, ekonomik şartlar zorlaştıkça tüketicilerin gıda mühendislerinin rehberliğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Üretici ile tüketici arasında fiyat farkı 10 kata çıktı" Üretici-tüketici arasındaki fiyat farkının 10 kata kadar çıktığını vurgulayan Güllü, "Üretici kazansa biz de yüksek fiyatlara razı oluruz. Ancak üretici kazanmadıkça üretimden vazgeçiyor. Üretim artmazsa gıdaya daha fazla para öderiz. Üretici mutlaka desteklenmeli, aracılar azaltılmalı" dedi. Etiket değişiklikleriyle tüketicinin mağdur edildiğini söyleyen Güllü, "Tavsiye edilen satış fiyatı" uygulamasının ambalajlı ürünlerde zorunlu hale getirilmesinin fahiş fiyatlarla mücadelede etkili olacağını ifade etti. "Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor" Gıda israfına da dikkat çeken Güllü, "Türkiye’de yılda yaklaşık 30 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. Birçok insan açlık çekerken, gıdanın çöpe gitmesi gerçekten korkunç. Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor. Tabaklarımızı tüketeceğimiz kadar doldurmalıyız" dedi. "Coğrafi işaretli ürünler gıda güvenliğini sağlıyor" Coğrafi işaretli ürünlerin artırılması gerektiğini de vurgulayan Güllü, "Bu ürünler güvenli gıda konusunda önemli. Değerlerimize sahip çıkmalı, ürünlerimizi başka ülkelere kaptırmamalıyız" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:27
Kemer’de zabıtandan restoranlara denetim
Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Çıralı’da 21 restoranda ruhsat, menü ve hijyen denetimi yaptı. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından Ulupınar Mahallesi Çıralı Köyü’nde faaliyet gösteren restoranlara yönelik denetim gerçekleştirildi. Zabıta ekiplerine gıda mühendisinin de eşlik ettiği denetimlerde, toplam 21 işletmede iş yeri açma ve çalışma ruhsatları, menüler, fiyat tarifeleri ve hijyen durumları kontrol edildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:47
Antalya’da halk otobüsünün çarptığı yaya yaralandı
Antalya’da yolun karşısına geçmek isteyen yaya, özel halk otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandı. Kaza, saat 20.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi Termessos Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yeşil ışığın yanması ile hareket eden Mustafa D.’nin kullandığı 07 AU 0250 plakalı özel halk otobüsü, yolun karşısına geçmek isteyen 50-60 yaşlarındaki adama çarptı. Yerde hareketsiz şekilde yatan yayaya ilk müdahale çevredeki vatandaşlar tarafından yapıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı olan yaya sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. "Bir anda yola fırladı" Yaralı şahsa ilk müdahaleyi yapan Selim Güzel isimli vatandaş, "Yeşil ışık yandı burada, önce yola çıktı. Sonra geri gidecekti, tekrar koştu. Araçlara yeşil yanıyordu, biz hepimiz geçtik. Otobüs çarpınca yere düştü, hem otobüse hem yere vurdu başını. Durumu ağırdı bayağı, darbeyi başından almıştı" dedi. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:31
Antalya’da siyah incir hasadında sona gelindi
Antalya’nın İbradı ilçesinde hava şartları nedeniyle gecikmeli başlayan Bursa siyah inciri hasadında sona gelindi. İbradı ilçesine bağlı 800 rakımlı Ürünlü Mahallesi’nde tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen Bursa siyah inciri, bu yıl iklim değişikliği ve uzun süreli poyraz rüzgarları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olgunlaştı. İncirlerde hava şartları nedeniyle bu yıl hem rekolte hem de hasat zamanı farklılık gösterirken, incir üreticileri bekledikleri verimi alamadı. İncir üretici Mesut Şanlı, bu yıl hem verimde hem de fiyatlarda ciddi düşüş yaşandığını belirtti. "Son 25 yılın en kötü sezonu" Şanlı, "Bu yıl hasada geçen yıla göre bir ay geç başladık. Nedeni hava şartları. Şu anda artık hasadın sonuna geldik. Görüyorsunuz incirlerin iriliğini. Çünkü bütün kuvvetini son meyvelere verdi. Hepsi tane olarak çok güzel oldu ama geçen yıla göre yüzde 70 düşüş var. Bunun da nedeni sıcak hava. Bu ağaçların dikilmesinin üzerinden 25 yıl geçti ama şimdiye kadar en kötü sezonu geçiriyoruz. Hem verim düşük hem de fiyatlar dip yaptı. Artık eski fiyatlar yok. Köylünün her senesi var, bu sene bitti, seneye bakacağız" dedi. Geçen yıl hasada 11 Ağustos’ta, bu yıl ise 7 Eylül’de başladıklarını anlatan Şanlı, "Devamlı 25 gün boyunca poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik" ifadelerini kullandı. Rekoltedeki düşüşe rağmen Ürünlü Mahallesi’nde yetişen incirlerin kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Şanlı, "Kalite olarak hiçbir sıkıntı yok, lezzet çok yüksek. Rakımı 800 metre olan bölgemizde yetişen Bursa siyahı incirleri, yüksek şeker oranı ve aromasıyla öne çıkıyor. 6-8 incir bir kilo geliyor" dedi. Hasadın son günlerinde olduklarını söyleyen üretici Kerime Seher Songül ise, "Hasatta son günümüzü yaşıyoruz. Bu sene hava şartlarından dolayı hasada geç başladık ama kaliteli oldu. Sabah saat 7’de başlıyoruz, öğleden sonra 2-3 gibi bitiriyoruz. Mahsulümüz kaliteli ama geçen yıllara göre az oldu. Hava şartlarından dolayı verim bu yıl düşük. İnşallah gelecek sene daha iyi olur" diye konuştu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:16
Antalya’da siyahı incir hasadında sona gelindi
Antalya’nın İbradı ilçesinde hava şartları nedeniyle gecikmeli başlayan Bursa siyahı inciri hasadında sona gelindi. İbradı ilçesine bağlı 800 rakımlı Ürünlü Mahallesi’nde tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen Bursa siyahı inciri, bu yıl iklim değişikliği ve uzun süreli poyraz rüzgarları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olgunlaştı. Ürünlü Mahallesi’nde yetiştirilen incirlerde hava şartları nedeniyle bu yıl hem rekolte, hem de hasat zamanı farklılık gösterirken, incir üreticileri bu yıl büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. "Hem verim, hem de fiyat düştü’" İncir üretici Mesut Şanlı, bu yıl hem verimde hem de fiyatlarda ciddi düşüş yaşandığını belirtti. Bursa siyah incir hasadına geçtiğimiz yıllara göre 25 gün geç başladıklarını, bu dramatik düşüşün en büyük sebebinin hava şartları, iklim değişiklikleri ve uzun süreli poyraz rüzgarları olduğunu dile getirdi. Şanlı, "Devamlı 25-26 gün poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Askı da bu sene vurulamadı, koruklar kurudu. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik" ifadelerini kullandı. "Son 25 yılın en kötü sezonu" Şanlı, "Bu yıl hasada geçen yıla göre bir ay geç başladık. Nedeni hava şartları. Şu anda artık hasadın sonuna geldik. Görüyorsunuz, incirlerin iriliğini. Çünkü bütün kuvvetini son meyvelere verdi. Hepsi tane olarak çok güzel oldu ama geçen yıla göre yüzde 70 düşüş var. Bunun da nedeni sıcak hava. Bu ağaçların dikilmesinin üzerinden 25 yıl geçti, ama şimdiye kadar en kötü sezonu geçiriyoruz. Hem verim düşük hem de fiyatlar dip yaptı. Artık eski fiyatlar yok. Köylünün her senesi var, bu sene bitti, seneye bakacağız." dedi. Geçen yıl hasada 11 Ağustos’ta, bu yıl ise 7 Eylül’de başladıklarını anlatan Şanlı, "Devamlı 25 gün boyunca poyraz esti. Koruklar hep döküldü. Geçen seneki meyvenin ancak dörtte birini alabildik." ifadelerini kullandı. Rekoltedeki düşüşe rağmen, Ürünlü Mahallesi’nde yetişen incirlerin kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Şanlı, "Kalite olarak hiçbir sıkıntı yok, lezzet çok yüksek. Rakımı 800 metre olan bölgemizde yetişen Bursa siyahı incirleri, yüksek şeker oranı ve aromasıyla öne çıkıyor. 6-8 incir bir kilo geliyor." dedi. Hasadın son günlerinde olduklarını söyleyen üretici Kerime Seher Songül ise, "Hasatta Son günümüzü yaşıyoruz. Bu sene hava şartlarından dolayı hasada geç başladık ama kaliteli oldu. Sabah saat 7’de başlıyoruz, öğleden sonra 2-3 gibi bitiriyoruz. Mahsulümüz kaliteli ama geçen yıllara göre az oldu. Hava şartlarından dolayı verim bu yıl düşük. İnşallah gelecek sene daha iyi olur." diye konuştu. (AÇ-SM-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder