Yerel Haberler
Antalya
Baklava kutusunda makamında 110 bin euro ile yakalanan Tüter: "Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim" 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 00:18:39 Antalya’nın Manavgat ilçesinde belediye içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu iddiasıyla açılan davada yargılanan ve makamında baklava kutusu içirde 110 bin euro ile suçüstü yakalanan tutuklu sanık eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter , "Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Aralarında Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı. Makamında baklava kutusunda 110 bin Euro rüşvet alırken suçüstü yakalanan tutuklu sanık eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter bugün savunmasını yaptı. Mehmet Engin Tüter savunmasında, "Ben hiçbir örgüte üye değilim. Bugüne kadar bildiğim her şeyi anlattım. 10,5 aydır bir hücredeyim. Yaşadığımı bir ben biliyorum, bir Allah. Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim. Tahliyemi istiyorum" dedi. "Oto parçacısıyla işim olmaz" Eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Sıla Ceyhan Berkaya ise kendisinin devlet memuru olduğunu, Niyazi Nefi da Kara’nın talebiyle belediyede çalışmaya başladığını, kendisine bağlı birimler arasında İmar Müdürlüğü’nün olduğunu ancak İşyeri Açma bölümünün olmadığını belirterek "Zafer Süral’in başvurusunu bekletmedim. Demir D.’nin telefonunu müşteki Zafer Süral’e ilettim. Hüseyin Cem Gül, belediye başkanının yanında sıklıkla gördüğüm kişidir. Benim belediyede hiçbir işi olmayan oto parçacıyla işim olamaz. Hüseyin Cem Gül’e de kimseyi yönlendirmedim" dedi. Berkaya, eski İmar Müdürü Zafer K. ile beraber çalıştıkları dönemde Zafer K.’nin doğrudan başkana bilgi verdiğini, kendisinin bu bilgilerden haberdar olmadığını belirterek, "Zafer Süral ve Kadirhan Berber’in birden fazla oteli var. Önceki otellerini Zafer K. zamanında yaptılar. Orada 15 yıldır oluşturulmuş bir yapı var ama Süral ve Berberlerin otellerine yönelik niye bir tutanak yok. Bu dosyadan bir gün beraat edeceğim. Suçsuz olduğumdan eminim. Beraatimi istiyorum" diye konuştu
12 Mayıs 2026 Salı - 23:12 Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.
AYM Başkanı Özkaya: "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor"
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:47 AYM Başkanı Özkaya: "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor" Antalya’da düzenlenen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu (BCCF) 3. Konferansı kapsamında, Foruma üye ülkeler tarafından görüşülen tüzük oy birliğiyle kabul edilerek "Antalya Deklarasyonu" imzalandı. Anayasa mahkemeleri başkanları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının korunmasına yönelik taahhütlerini deklarasyonla yeniden vurguladı. Anayasa Mahkemesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu (BCCF) 3. Konferansı, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisinde düzenlendi. Konferansa, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu üyeleri Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya’nın yanı sıra Forumun gözlemci statüsündeki üyeleri Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Romanya anayasa mahkemeleri katıldı. Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Moldova anayasa/yüksek mahkemeleri ile Afrika Anayasa Yargısı Konferansı Daimî Genel Sekreteri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçları da konferansta yer aldı. Oturumların tamamlanmasının ardından Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’na üye altı ülkenin anayasa mahkemesi başkan ve üyeleri, Üyeler Kurulu Toplantısı’nda bir araya geldi. Toplantıda, 27 Ekim 2023’te kurulan Forumun yapısı, hedefleri, faaliyet alanları, dönem başkanlığı ve üyelik esaslarını içeren taslak tüzük görüşüldü. "İş birliği artık somut karar mekanizmasına ihtiyaç duyuyor" Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, toplantıda yaptığı konuşmada taslak tüzüğün, diğer bölgesel birliklerin örnek alınarak hazırlandığını ifade etti. Özkaya, "Diğer bölgesel mekanizmalarda somut bir karar mekanizması ve temsilde rotasyon esaslı unsurlardır. Esasen yaşanan süreç de bize göstermektedir ki Forum için informal bir yapıdan ziyade somut bir karar mekanizması içeren bir yapı öngörülmesi Forumun sağlıklı işleyişi açısından da tercih edilebilir bir durum olarak gözükmektedir. Dolayısıyla artık üçüncü yılını doldurduğumuz bu iş birliğinin somut karar alma mekanizmasına ihtiyaç duyduğu açıktır" dedi. Yapılan müzakerelerin ardından taslak tüzük oy birliğiyle kabul edildi ve böylece Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu resmî statü kazandı. "Antalya Deklarasyonu" imzalandı Tüzüğün kabul edilmesine ilişkin "Antalya Deklarasyonu", Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Bulgaristan Anayasa Mahkemesi Başkanı Pavlina Panova, Kosova Anayasa Mahkemesi Başkanı Nexhmi Rexhepi, Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Darko Kostadinovski, Karadağ Anayasa Mahkemesi Başkanı Sneana Armenko ve Arnavutluk Anayasa Mahkemesi’ni temsilen Üye Sonila Bejtja tarafından imzalandı. Deklarasyonda, anayasa ve yüksek mahkemeler ile muadili kurumların, hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarının korunmasında üstlendiği role vurgu yapıldı. Metinde, "Anayasanın ve anayasal değerlerin garantörleri olarak, Balkan anayasa yargısı mercilerinin başkanları ve temsilcileri sıfatıyla bizler; Balkan ülkelerinde hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesine olan bağlılığımızı beyan ederiz" ifadeleri yer aldı. Deklarasyonda ayrıca anayasa yargısı alanında bilgi ve iyi uygulamaların paylaşımı yoluyla iş birliğinin güçlendirileceği belirtilerek, sürekli faaliyet gösteren bir platformun mahkemeler arası diyalog ve tecrübe paylaşımını artıracağına dikkat çekildi. Antalya Deklarasyonu’nda, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu 4. Konferansı’nın Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi ev sahipliğinde düzenleneceği bilgisi de yer aldı.
İlkokul öğretmenine 19 öğrenciye istismardan yaklaşık 500 yıl hapis
14 Kasım 2025 Cuma - 23:04 İlkokul öğretmenine 19 öğrenciye istismardan yaklaşık 500 yıl hapis Antalya’da ilkokulda görev yaptığı dönemde 28 öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla daha önce 636 yıl hapse mahkum edilen ve kararı Yargıtay tarafından kısmen bozulan öğretmen, yeniden görülen davada 19 çocuk yönünden toplam 465 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kepez ilçesindeki bir ilkokulda 8 yıl önce öğrencilerine yönelik nitelikli cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanan öğretmen Mahmut Aydın K.’nın yargılandığı davada yeni karar açıklandı. Mahmut Aydın K., 28 öğrenciye yönelik suçlamalar nedeniyle yargılandığı ilk davada Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27 çocuk için toplam 621 yıl, aynı dosyada bir öğrenci için 15 yıl olmak üzere toplam 636 yıl hapis cezası almış ve hiçbir indirim uygulanmadan mahkûm edilmişti. Ayrıca öğretmenlikten de men edilmişti. Kararın istinaf incelemesinde 6 çocuk yönünden rapor eksikliği, 12 çocuk yönünden ise "hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılıklar ve delil yetersizliği" tespit edilince dosya Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Rapor eksikliği bulunan 6 çocuk yönünden yeniden başlayan yargılama, yargıtaydan dönen 12 çocuğun dosyasıyla birleştirildi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanık Mahmut Aydın K., SEGBİS aracılığıyla katılırken taraf avukatları ile çok sayıda mağdur çocuğun anne ve babası salonda hazır bulundu. Sanık Mahmut Aydın K., duruşmada önceki savunmalarını tekrar ederek aleyhindeki iddiaları kabul etmediğini, avukatlarının tahliye talebine katıldığını ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kısmi bozma ilamına bir diyeceği olmadığını söyledi. Aileler ise ortak beyanlarında şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Mahkeme heyeti, dosyanın birleşmesiyle birlikte yeniden değerlendirdiği 19 çocuk yönünden sanık Mahmut Aydın K.’yı "çocukların nitelikli cinsel istismarı" ve çeşitli suçlardan mahkum etti. Sanığa, 12 öğrenci için 30’ar yıl, 4 öğrenci için 16 yıl 10 ay 15’er gün, bir öğrenci için 18 yıl 9 ay, bir öğrenci için 13 yıl 6 ay ve bir öğrenci için 6 yıl hapis cezası verilerek toplam ceza 465 yıl 9 ay olarak açıklandı. Böylece mahkeme, yaklaşık 500 yıla karşılık gelen yeni mahkumiyet kararını hükme bağlamış oldu.
Alanya’da sokakta bir kadına yumruk atıp, makasla yüzünü yaralayan şahıs tutuklandı
14 Kasım 2025 Cuma - 13:36 Alanya’da sokakta bir kadına yumruk atıp, makasla yüzünü yaralayan şahıs tutuklandı Antalya’nın Alanya ilçesinde yolda yürüyen bir kadını önce yumruklayıp, ardından makasla yüzünü çizen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının ifadesinde "Psikolojim çok kötüydü. Bir anda kadına vurdum ve sürüklemeye başladım. Ne yaptığımın farkında değildim. Çok pişmanım, özür dilerim" dediği öğrenildi. Olay, geçtiğimiz günlerde Alanya’nın Cikcilli Mahallesi Azakoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yolda yürüyen A.H. isimli Ukrayna uyruklu kadın, karşı yönden gelen Abdulmutalip T. (27) ile karşılaştı. Henüz bilinmeyen bir nedenle şahıs, kadına önce yumrukla saldırdı, ardından elindeki makasla kadının yüzünü çizdi. Saldırının ardından şüpheli olay yerinden hızla uzaklaştı. Saldırıya uğrayan kadının yüzüne dikiş atılırken, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarından saldırganın Abdulmutalip T. olduğunu belirledi. Polis ekipleri, şüpheliyi akşam saatlerinde evinde yakalayarak gözaltına aldı. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından zanlı, sabah saatlerinde Alanya Adliyesi’ne sevk edildi. "Özür dilerim" Kadına saldırıda bulunan Abdulmutalip T.’nin ifadesinde, "Kısa süre önce iş bulmak amacıyla Alanya’ya geldim. Sezon bittiği için iş bulamadım. Sokaklarda hurda toplamaya başladım. Olay günü sabah yine hurda toplamak için çıktığımda karşıma hiç tanımadığım bu kadın çıktı. Psikolojim çok kötüydü. Bir anda kadına vurdum ve sürüklemeye başladım. Ne yaptığımın farkında değildim. Çok pişmanım. Özür dilerim" dediği öğrenildi. Abdulmutalip T., Alanya Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı: "Bireysel başvuru, anayasa yargısının ayrılmaz bir parçası hâline geldi"
14 Kasım 2025 Cuma - 12:40 Anayasa Mahkemesi Başkanı: "Bireysel başvuru, anayasa yargısının ayrılmaz bir parçası hâline geldi" Antalya’da düzenlenen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nda anayasa yargısının bölgesel rolü ele alındı. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, "Bireylerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine erişimlerini sağlayan anayasa şikâyeti veya bireysel başvuru da gittikçe yaygınlaşarak anayasa yargısının parçası hâline gelmiş bir uygulamadır. İnsan haklarını korumak, yalnızca bir yargı görevi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına verilen bir sözdür" dedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk ise, "İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi çağımızın evrensel ve vazgeçilmez değerleridir" ifadelerini kullandı. Anayasa Mahkemesi tarafından düzenlenen "İnsan Haklarının Standardizasyonu ve Anayasa Yargısının Rolü" temalı Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu 3. Konferansı, Antalya’da gerçekleştirildi. Farklı Balkan ülkelerinin anayasa mahkemeleri ile yüksek yargı temsilcilerinin katıldığı toplantıda, insan hakları, hukuk devleti ilkesi, anayasa yargısının işlevi ve bölgesel iş birliği konuları ele alındı. Açılış konuşmasını yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, forumun Antalya’da düzenlenmesinin sembolik önemine dikkat çekerek, kentin tarih boyunca farklı medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yaptığını vurguladı. Özkaya, "Antalya ile Balkanlar arasında doğal bir bağ kurmak mümkündür: Her ikisi de çoğulculuğun, birlikte yaşama kültürünün ve karşılıklı anlayışın sembolü olmuş yerlerdir" dedi. Özkaya, insan haklarının korunmasının toplumların ortak vicdanını şekillendiren evrensel bir dil niteliği taşıdığını belirterek, Balkan ülkelerinin ortak tarihî ve kültürel yakınlıklarına atıf yaptı. Özkaya, "Bizi bir araya getiren şey, işte bu ortak geçmişin üzerine inşa edilen hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarına saygı idealleridir" diyerek, bu ideallerin korunmasında anayasa yargısının kritik rol oynadığını ifade etti. "Bireysel başvuru, anayasa yargısının parçası hâline geldi" İkinci Dünya Savaşı sonrasında anayasa yargısının demokratik toplum düzenini koruma konusunda önemli bir misyona sahip olduğuna değinen Özkaya, anayasa mahkemelerinin temel görevinin, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almak olduğunu hatırlattı. Özkaya, "Anayasa yargısının varlık nedeni anayasalarda yer alan temel değerlerin, ilkelerin, esas ve hükümlerin korunmasıdır" dedi. Günümüzde demokratik ülkelerin büyük kısmında yasaların anayasaya uygunluğunu denetleyen anayasa mahkemelerinin bulunduğunu belirten Özkaya, şöyle devam etti: "Bireylerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine erişimlerini sağlayan anayasa şikâyeti veya bireysel başvuru da gittikçe yaygınlaşarak anayasa yargısının parçası hâline gelmiş bir uygulamadır. Bu yönüyle anayasa mahkemeleri, yalnızca hukuku uygulayan değil, aynı zamanda toplumsal barışı ve adalet idealini yaşatan kurumlar olarak da büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler." Küresel ölçekte anayasa yargısı iş birlikleri Özkaya, anayasa yargısının artık yalnızca ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını, uluslararası hukuk normları ve yüksek yargı içtihatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Bu nedenle farklı ülkelerin anayasa mahkemeleri arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Özkaya, bunun hukukun üstünlüğünü güçlendireceğini ve bireysel hakların daha etkin korunmasına katkı sağlayacağını söyledi. Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun, bölgenin kültürel çeşitliliğini bir zenginlik olarak gören bir diyalog zemini sunduğunu belirten Özkaya, forumun yalnızca yargısal deneyim paylaşımı değil, aynı zamanda ortak ilkelere dayalı bir hukuk kültürü oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Özkaya, insan haklarının korunmasının artık yalnızca ulusal sınırların konusu olmaktan çıktığını, uluslararası ve bölgesel düzeyde ortak standartlarla şekillendiğini belirtti. Bu kapsamda Balkan ülkelerinde anayasal değerlerin korunması, demokrasi ve insan haklarının güçlendirilmesi amacıyla 27 Ekim 2023’te Sofya’da imzalanan Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu Mutabakat Zaptı’nın önemine değindi. Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya’nın forumun kurucu üyeleri arasında yer aldığını hatırlattı. Türkiye’nin uluslararası anayasa yargısı çalışmalarındaki rolü Özkaya, Türkiye’nin hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları benimsemiş bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları içselleştirmiş; Avrupa Konseyi’ne ilk üye olan ülkelerden biri olmuştur. Ülkemiz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne 1954 yılında taraf olmuş; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkını 1987’de, Mahkemenin kararlarının bağlayıcılığını ise 1990 yılında kabul etmiştir. Bu gelişmelerin ardından 2004 yılında başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, Türkiye’nin taraf olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan anayasa değişikliğini gerçekleştirmiştir" şeklinde konuştu. Özkaya, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun bölgesel düzeyde anayasal diyalogun güçlenmesinde önemli bir dönüm noktası olacağını vurguladı. Bu mekanizmanın, ortak anayasal sorunların tartışılmasına, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasına yönelik ortak ilkelerin geliştirilmesine katkı sunacağını belirtti. Özkaya, konuşmasının sonunda "İnsan haklarını korumak, yalnızca bir yargı görevi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına verilen bir sözdür" diyerek, konferansın yeni ufuklar açmasını diledi. "Bu forum ortak hukuki değerlerimizin buluşmasıdır" Danıştay Başsavcısı Cevdet Erkan, forumun Balkan ülkeleri arasında kurumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti. Erkan, "Bu forum yalnızca yargı organlarımız arasındaki kurumsal dayanışmayı güçlendiren bir toplantı niteliğinde değil, aynı zamanda ortak hukuki değerlerimizin, demokratik ilkelerimizin ve insan haklarına dayalı adalet anlayışımızın buluşmasıdır" dedi. "Demokrasi yalnızca seçim süreçlerinden ibaret değildir" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, konuşmasında çağımızın insan hakları tehditleri üzerinde durdu. Savaşlar, soykırımlar, zorunlu göçler ve iklim krizinin insan haklarını daha da kırılgan hale getirdiğini belirten Şentürk, adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğünün korunmasının toplumların barış ve istikrarı için kritik önemde olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi çağımızın evrensel ve vazgeçilmez değerleridir . Demokrasi yalnızca seçim süreçlerinde ibaret değildir. Demokrasinin gerçek anlamı yargının bağımsızlığıyla temel hakların güvence altına alınmasıyla ve hukukun üstünlüğünün titizlikle korunmasıyla hayattadır." Anayasa mahkemelerinin toplum vicdanında adalet duygusunu pekiştirdiğini belirten Şentürk, "Anayasa mahkemeleri kararlarıyla sadece hukuku uygulamakla kalmaz; insan haklarının evrensel gelişimine katkı sunar" ifadelerini kullandı. "Temel hakların korunmasını ortak bir anayasal ufuk güçlendirir" Arnavutluk Anayasa Mahkemesi Üyesi Sonila Bejtja, konuşmasında Balkan ülkelerinin Avrupa standartlarıyla uyum sürecine değindi. Bejtja, toplantının önemli bir konuya odaklandığını belirterek, "Bizler, Anayasa’nın koruyucuları olarak, hem kendi iç hukuklarımızda güvence altına alınan temel hakları koruma hem de bu hakların uluslararası insan hakları hukukunun gelişen standartlarıyla uyumunu sağlama gibi ikili bir sorumluluk taşıyoruz" dedi. Temel hakların farklı anayasal yapılarda farklı biçimlerde uygulandığını kaydeden Bejtja, "Standardizasyon fikri tek tip hâle getirme anlamına gelmez. Hakların farklı yargı alanlarında tutarlı şekilde anlaşılmasını, korunmasını ve geliştirilmesini sağlayan ortak bir anayasal ufuk oluşturmayı hedefler" ifadelerini kullandı. Bejtja, anayasa mahkemelerinin yalnızca uyuşmazlık çözen kurumlar değil, anayasal değerleri toplum adına ifade eden yapılar olduğunu vurguladı. "Standardizasyon tekdüzelik değil, ortak koruma standardına yakınsama sürecidir" Bulgaristan Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Forum Daimî Sekretaryası Pavlina Panova, konuşmasında 2023 yılında imzalanan Mutabakat Muhtırası’nın Balkan ülkeleri arasındaki uzun vadeli iş birliğini güçlendirdiğini belirtti. Panova, "İnsan haklarının standardizasyonu ve anayasal adaletin rolü, bizleri anayasa mahkemeleri olarak birleştiren şeylerin ve ortak bir Avrupa hukuk uygarlığının üyeleri olarak bizi bağlayan değerlerin tam merkezinde yer almaktadır" dedi. Standardizasyonun tekdüzelik anlamına gelmediğini vurgulayan Panova, "Bu süreç, farklı hukuk sistemlerinin diyalog ve içtihat yoluyla insan haklarının ortak koruma standartlarına yakınsaması süreci olarak görülmelidir" ifadelerini kullandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadının yol gösterici rolüne dikkat çeken Panova, anayasa mahkemelerinin uluslararası normların ulusal düzeyde somutluk kazanmasını sağlayan temel aktörler olduğunu belirtti. Program, aile fotoğrafıyla sona erdi.