Yerel Haberler
Antalya
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:58 Trendyol Süper Lig: Corendon Alanyaspor: 0 Trabzonspor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 29’uncu haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Trabzonspor ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı golsüz berabere sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 15. dakikada Zubkov’un kullandığı kornerde ceza sahası içinde Ozan Tufan’ın arkaya bıraktığı top Savic’te kaldı. Son anda araya giren savunma tehlikeyi uzaklaştırdı. 17. dakikada Savic’in defanstan gönderdiği pasta ceza sahası içinde topla buluşan Pina, kaleci Victor’un üstünden topu aşırmaya çalıştı ancak meşin yuvarlak kaleci Victor’da kaldı. 35. dakikada Zubkov’un sağ taraftan kullandığı kornerde ceza sahası içinde Augusto yükseldi, oluşan karambolde kaleci Victor, meşin yuvarlağı kontrol etti. Stat: Alanya Oba Hakemler: Mehmet Türkmen, Mustafa Savranlar, Candaş Elbil Corendon Alanyaspor: Victor, Lima, Aliti, Ümit Akdağ, Enes Keskin, Makouta, Janvier, Duarte, Efecan Karaca, Hwang, Güven Yalçın Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, Batuhan Yavuz, İzzet Çelik, Mounie, Baran Moğultay, Fatih Aksoy, Buluthan Bulut, İbrahim Kaya, Viana, Maestro Teknik Direktör: Joao Pereira Trabzonspor: Onana, Pina, Savic, Nwaiwu, Mustafa Eskihellaç, Oulai, Folcarelli, Zubkov, Ozan Tufan, Nwakaeme, Augusto Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Okay Yokuşlu, Bouchouari, Lovik, Onuralp Çakıroğlu, Umut Nayir, Salih Malkoçoğlu, Boran Başkan, Taha Emre İnce Teknik Direktör: Fatih Tekke
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:35 Konyaaltı Sahili’nde deniz dibi ve kıyı temizliği yapıldı Büyükşehir Belediyesi ‘Antalya İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’(DÇEP) kapsamında, vatandaşların deniz ve kıyı çöplerine yönelik farkındalığının arttırılması amacıyla kıyı temizliği etkinliği düzenledi. Gönüllü dalgıçların ve vatandaşların katılımıyla "Mavi Akdeniz" sloganıyla gerçekleşen kıyı temizliğinin ilk etabı Konyaaltı Varyant EKDAĞ 1 No’lu Plajı önünde gerçekleşti. Bu yıl geçmiş yıllara oranla deniz dibinden daha az atık çıkması farkındalık çalışmalarının amacına ulaştığının göstergesi oldu. Büyükşehir, Antalya İli Deniz Çöpleri Eylem Planı doğrultusunda her geçen yıl artan deniz çöplerinin toplanması, deniz çöplerinin kaynağında önlenmesi, temizlenmesi ve kıyı kirliliğine karşı halkın bilinçlendirilmesi için farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Konyaaltı Belediyesi, Antalya Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü, QTerminals, Akdeniz Yunus Dalış, Neta Cankurtaran, Vertical Diving Deep Walker Diving, Denizcilik Platformu gibi çeşitli STK’lar ve vatandaşların katılımıyla Konyaaltı Varyant Ekdağ 1 No’lu Plajı önünde "Mavi Akdeniz" sloganıyla deniz ve kıyı temizliği etkinliği düzenlendi. "40 dalgıç bir saatlik dalış gerçekleştirdi" Etkinlikte birçok gönüllü sahilde, 40 dalgıç ise deniz dibi temizliği yaptı. Dalgıçların gerçekleştirdiği yaklaşık bir saatlik dalıştan çıkardıkları atıklar arasında bisiklet kilidi, metal ve plastik parçaları, cam şişeler, olta malzemeleri, terlikler ve panelvanlar dikkat çekti. Kıyı temizliği etkinliğine katılarak gönüllülerle destek olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy şunları söyledi: "Antalya sahillerimizin, denizlerimizin temizliğine farkındalık oluşturmak için bugün gönüllülerimizle buluştuk. 40 gönüllü dalgıcın bir saate yakın gerçekleştirdiği deniz dibi temizlik çalışmalarında ne yazık ki bir kez daha görmek istemediğimiz görüntülere şahit olduk. Demir paneller, plastikler, bisiklet kilidi gibi denizlerimizde olmaması gereken atıkları dalgıçlarımız çıkardı." "Deniz ekolojisini korumalıyız" Atasoy, "Deniz ekosistemi başlı başına oksijen üreten bir sistemdir. Aldığımız her iki nefesin birisini denizlere borçluyuz. Antalya sahillerimize sadece ekonomik olarak deniz, kum, güneş olarak bakmamak ekolojik yönünü korumamız gerekmektedir. Denizlerimiz için biraz daha hassasiyet gösterip bilerek ya da bilmeyerek arkamızda çöp bırakmamalıyız. Yerel yönetimler olarak bizlerin elbette başlıca görevi temizlik yapmak ama ben kirletirim sen temizlersin diye düşünülürse bu bakış açısında bir mantık hatası var. Biz yine temizleyelim ama belirlediğimiz yerlere atılan çöpleri temizleyelim. Yüzbinlerce insanın turistin ziyaret ettiği Konyaaltı plajı sadece Antalya’nın değil Bütün Dünya’nın değeridir" dedi. "Asıl amaç farkındalığı arttırmak" Etkinliğin paydaşlarından Konyaaltı Belediyesi Başkan Yardımcısı Müge Gezginci Ünsal da "Bu etkinliklerle halkımızın farkındalığını arttırmayı hedefliyoruz. Doğamızın bize, bizim doğaya ihtiyacı var. Daha sürdürülebilir bir hayat için, geleceğimizin devamı çocuklarımızın gençlerimizin oksijen dolu bir Dünya’da yaşayabilmeleri için bir araya geldik. Büyükşehir Belediyemize kurum ve kuruluşlarımıza, dalgıçlarımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. "Atık miktarı azalıyor" Antalya Konyaaltı Su Sporları Kulübü Proje Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tuğ ise "Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde deniz ve kıyı temizliği etkinliğimizin bu yıl ki ilk etabını gerçekleştirdik. Dalgıçlarımız deniz dibi temizliğinde yer aldı. Bizi mutlu eden gelişmeler yaşıyoruz. Deniz dibi temizliğinden bu kez çok fazla atık çıkmadı. Hiç atık çıkmaması umuduyla bu temizlik ve etkinlikleri yapıyoruz. Denizlerimizi korumak için Mavi Akdeniz için etkinliklerimize devam edeceğiz "dedi. Kıyı ve deniz temizliği etkinlikleri 17 Mayıs’a kadar 3 farklı noktada devam edecek. Etkinlikler 26 Nisan Saat: 09.00’da Kaleiçi Yat Limanı, 10 Mayıs Saat: 09.00’da Antalya Balıkçı Barınağı, 17 Mayıs Saat: 11.00’de Konyaaltı Belediyesi önünde düzenlenecek.
Şehit yakınları ve gaziler sanatla buluştu
26 Mart 2026 Perşembe - 09:58 Şehit yakınları ve gaziler sanatla buluştu Antalya’da şehit yakınları, gaziler ve gazi aileleri tarafından hazırlanan resim sergisi, düzenlenen törenle sanatseverlere kapılarını açtı. Program kapsamında sahne alan koro, seslendirdiği türkülerle izleyenlerin beğenisini topladı. Programın başlangıcında, şehit yakınları ve gazilerin el emeğiyle hazırladığı resim sergisi için tören düzenlendi. Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, İl Müdürü Galip Sökmen ve beraberindeki protokol üyeleri, dualar eşliğinde açılış kurdelesini keserek sergiyi ziyarete açtı. Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri ve davetliler, kahramanların ve emanetlerinin fırçasından çıkan eserleri tek tek inceleyerek bilgi aldı. Eserler büyük beğeni topladı Sergide özellikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk portreleri, Çanakkale savaşlarını simgeleyen çalışmalar ve Türk bayrağı temalı tablolar dikkat çekti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergi, katılımcılardan tam not aldı. "Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk" Etkinlikte konuşan İl Müdürü Galip Sökmen, projenin Bakanlık talimatıyla hayata geçirildiğini belirterek "Sergimizin hazırlanma sürecinde şehit eşimiz Seher Demirkıran hocamızdan büyük destek aldık. Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk. Ayrıca Büyükşehir Belediyemizin katkılarıyla, Melek hocamızın yönetiminde kurumumuzda görev yapan mesai arkadaşlarımızdan oluşan bir koro kurduk" İfadelerini kullandı. Sergi açılışının ardından sahne alan Ay Yıldız Türk Halk Müziği Korosu, salonu dolduranlara unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Şef Melek Yıldız yönetimindeki koro, Anadolu’nun dört bir yanından derlenen türküleri seslendirdi. İzleyicilerin büyük beğenisini kazanan konser, alkışlarla sona erdi. Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda düzenlenen programa; Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen, protokol üyeleri, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:15 Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir başarıya imza atıldı. Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve ekibi, hastanede ilk kez uygulanan Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonuyla anal kanala çok yakın tümörlerde dahi bağırsak devamlılığını korumayı başardı. Alanya’da yaşayan 65 yaşındaki Şaban Görgülü, makatta ağrı şikâyetiyle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede görevli Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay tarafından yapılan fizik muayene ve görüntüleme sonucunda anal kanala yalnızca 2 cm mesafede tümöral kitle tespit edildi. Görgülü, multidisipliner bir yaklaşımla, farklı branşlardaki hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda tedavi altına alındı. Onkoloji uzmanları tarafından uygulanan neoadjuvan tedavi sayesinde tümör geriletildi ve anal kanala olan mesafe 4 cm’ye kadar çıkarıldı. Bu kritik sürecin ardından hastanın onayı alınarak Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve hastanede görevli Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Serdar Arslan tarafından Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonu gerçekleştirildi. Söz konusu operasyon; kalın bağırsağın makata yakın son bölümünde yerleşen kanserlerin tedavisinde kullanılan, bağırsak devamlılığını koruyan ve stoma (torba) ihtiyacını en aza indirmeyi amaçlayan ileri bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz Hastanede ilk kez uygulanan ve başarıyla tamamlanan operasyon hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay, "Hekim arkadaşım Dr. Öğretim Üyesi Arslan ile birlikte yaptığımız ULAR yöntemi; özellikle rektumun alt kısmında, son 5-6 cm’de yerleşen ve dış sfinkter kaslarına yayılmamış tümörlerde uygulanır. Bu teknik sayesinde anüs ve dış sfinkter kasları korunabilmekte, hastaların bağırsak kontrolü büyük ölçüde devam etmektedir. Bu tür zorlu vakalarda en önemli hedef yalnızca kanserli dokunun tamamen çıkarılması değil aynı zamanda hastanın yaşam kalitesinin korunmasıdır. Özellikle anal kanala çok yakın tümörlerde; doğru hasta seçimi, uygun cerrahi teknik ve multidisipliner yaklaşım sayesinde kalıcı kolostomiye gerek kalmadan hastanın yaşam kalitesi korunarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" diye konuştu. İleri cerrahi teknikler ve ekip çalışmasının kanser tedavisinde kritik rol oynadığını vurgulayan Akay, "Ekibimizle birlikte bu tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz. Hastamız Şaban Görgülü‘nün ameliyatı da başarılı geçti. Takipleri hastanemiz tarafından sürdürülecektir" ifadesini kullandı.
ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:08 ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi" Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin ülke ve Antalya’ya etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede çıkan savaştan duyduğu kaygıyı dile getiren Başkan Ali Çandır, savaşın bir an önce sona erdirilmesini diledi. Çandır, "Ortadoğu’da başlatılan emperyalist fırsat savaşının ortaya çıkardığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi ve sorunların diplomasiyle çözülmesi en büyük dileğimizdir. Çünkü savaşın bedeli, ekonomik tablolarla değil, insan hayatında ve doğada açtığı derin yaralarla ölçülmektedir. Bu savaş ne İran’ın nükleer güç olmasını engellemeye yöneliktir ne de güvenlik ve özgürlük kaygılarıyla ilgilidir. İran’ın nükleer güç olmaması yönündeki müzakereler anlaşma yoluna girmişken aniden başlatılan saldırılar, esas amacın ne olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir aya yaklaşan savaş, taraflara kaybettirmekle kalmamış aynı zamanda dünyaya da bedel ödetmeye başlamıştır" dedi. "Yurtta sulh, cihanda sulh" vurgusu Başkan Çandır, savaşa karşı ülkelerin farklı stratejik yaklaşımlar gösterdiğini belirtirken, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemini vurguladı. Çandır, "Kimi ülkeler daha sabırlı ve planlı adımlar atıyor, kimi risk yönetimi ve güç dengesi üzerinden ilerliyor, kimi de mevcut durumu fırsat bilip uzun vadeli nüfuz ve alan hâkimiyeti kurmaya odaklanıyor. Ülkemizin ise dengeli bir duruş sergilediğini görüyoruz. Diplomasiyle yürütülen barış girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Enerjiden tarıma her şeyi etkiledi" Savaşın artık siyasi ya da askeri bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, enerji piyasalarından ticaret hatlarına, gıda sistemlerinden tarımsal üretime kadar uzanan çok boyutlu bir olumsuz etki alanına sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, "Coğrafi konumumuz gereği ülkemiz de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Tarım, turizm ve ticaret kenti Antalya’mız ise şiddeti hisseden şehirlerin başında gelmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin tarım sektörü açısından üç temel gerçeği ortaya koyduğunu kaydeden Çandır, "Birincisi maliyet gerçeğidir. İkincisi tedarik güvenliğidir. Üçüncüsü ise sahip olunan potansiyeldir" ifadelerini kullandı. "Antalya kimyevi gübre tüketiminde 8. sırada" Enerji fiyatlarındaki artışın mazottan gübreye kadar tüm girdileri doğrudan yükselttiğini, Antalya tarımının bu artışlardan çok fazla etkilendiğini belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Antalya’dan örnek verecek olursam; 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sıradayız. Fakat birim alanda en yoğun ve nitelikli gübre kullanan illerin başında geliyoruz. Gübre başta olmak üzere mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki şiddetli artışlar, zayıflayan rekabet gücümüzü felç etme riski taşımaktadır. Ancak her zaman belirttiğim gibi tarım, yalnızca bir sektör değildir; gıda güvenliğidir, ekonomik dayanıklılıktır, stratejik güçtür. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerle ilgili değer zincirinin mutlaka korunması ve geliştirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda alınacak kararlar ve uygulamalar sektörümüzün dayanıklılığını artıracaktır. Örneğin ürede gümrük vergisinin sıfırlanması, azotlu gübre ihracatına getirilen kısıtlamalar ve amonyum nitrat satışına izin verilmesi yerinde adımlardır. Bunun yanında finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve tarımın stratejik bir alan olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır." "Üretici tarım girdilerindeki artışı taşıyacak güçte değil" Türkiye’nin enerji, gübre, zirai ilaç, yem ve diğer temel tarım girdilerinin hammaddelerinde de önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu durum sektörümüzü kırılgan hale getirmektedir. Yüksek maliyetler altında üretimde kalmaya çalışan üreticimiz, savaşın tetiklediği girdi fiyatlarındaki artışı taşıyacak güçte değildir. Bu nedenle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılmalıdır. Tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltmak için mevcut destekleme anlayışını yeniden değerlendirmek zorundayız" dedi. "Tarımda zaman kaybının telafisi yok" Tedarik güvenliğindeki sıkıntıya dikkat çeken Çandır, "Enerji ve lojistikte yaşanan her aksama girdilere erişimi ve mal sevkiyatını zorlaştırmaktadır. Oysaki tarımda zaman kaybının telafisi yoktur. Girdi zamanında gelmezse üretim aksar, verim düşer ve mal sevkiyatı zorlaşır" şeklinde konuştu. Çandır, Avrupa Birliği (AB) için geleceğin üretim ve ticaret politikasının tedarik güvenliği olduğunu işaret ederken, şunları söyledi: "AB’nin tedarik zincirlerini güvenilir ortaklar üzerinden yeniden kurma amacına yönelik hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde ülkemizin yer alması önemlidir. Bu konuda büyük bir çaba sarf eden Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak diğer taraftan AB dış ticareti ve gümrük tarifelerini standartlarla belirlemeye ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyumu korumaya odaklanan bu temel politikanın potansiyel kadar riskler de barındırdığını unutmamalıyız. En büyük risk, ilave maliyet artışlarıdır. Bunu aşmamızın yolu doğru yatırım hamlelerinden geçmektedir. Yani acilen yapmamız gereken iş ve yatırım ortamını iyileştirmektir. Çünkü ‘Made in EU’ kapsamında olmak ülkemizin üretim ve ihracat kapasitesini geliştirecektir." "Navlun maliyetleri ticareti zayıflatır" Bölgesel ticaret akışının zayıfladığı dönemlerde Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle mevcut ve yeni pazarlarda öne çıkan bir ülke olduğunu belirten Çandır, "Antalya ise örtü altı üretim ve ihracat gücüyle böyle dönemlerde önemli roller üstlenmiştir. Ancak artan navlun maliyetleri ihracatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatmaktadır. Bu alanda maliyetleri dengeleyecek ve ihracatçıyı koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Unutmayalım ki; maliyet yükü hafifletilmeden hiçbir potansiyel, kalıcı kazanca dönüşemez" diye konuştu. Turizm kaygısı Dünya ve Türkiye’de turizm sektöründe savaş kaygısının hakim olduğunu kaydeden Çandır, "Bu kaygıyı gidermek için güven algısını güçlendirecek tanıtım ve stratejiler gecikmeden devreye alınmalıdır" ifadelerini kullandı. Tarım 25 yılda 8 kez küçüldü ATB Başkanı Ali Çandır, 2025 yılı gayri safi yurt içi hasıla verilerini de değerlendirdi. Tarım sektörünün son 25 yılda üçüncü kez yılın tüm çeyreklerinde küçüldüğünü belirten Çandır, "Sektörümüz yılı yüzde 8,8 daralma ile kapatmıştır. Bu tabloyu yalnızca kuraklık ya da don ile açıklamak doğru olmaz. Çünkü tarım, son 25 yılda 8 kez küçülmüş; ortalama her 3 yılda bir daralma yaşamıştır. Bu artık geçici değil, yapısal bir sorundur. Aynı dönemde genel ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 4,9 büyürken, tarım yalnızca yüzde 2,5 büyüyebilmiştir. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. Bu fark, zamanla sektörümüzü zayıflatmış ve atalete sürüklemiştir. Bu tespitlerimizi ve 2025 yılının tarım açısından iyi geçmediğini yıl boyunca rakamlar ve gerçekleşmelerle paylaşmıştım. Sonuç olarak çözüm; tarımı esastan ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden ele almaktır" dedi. Antalya daha dirençli 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Başkan Çandır, Antalya’nın ülke ekonomisine oranla nispi olarak daha dirençli bir görünüm sergilediğini ifade etti. Başkan Çandır, şu bilgileri paylaştı: "Çekle işlem hacmindeki artış ülkemiz ortalamasının iki katından fazla artarken, karşılıksız çek hacmindeki artış ülke ortalamasının yarısında kalmıştır. Toplam kredilerde Türkiye’de yüzde 44 artış görülürken Antalya’da yüzde 56, ticari kredilerde yüzde 45’e karşılık yüzde 63 artış yaşanmıştır. Tarımsal kredilerde ise ülke genelinde yüzde 41, kentimizde yüzde 39 artış gerçekleşmiştir. İhracatta ise daha güçlü bir tablo söz konusudur. Türkiye genelinde toplam ihracat yüzde 0,8 daralırken, Antalya’da yüzde 18 artmıştır. Tarımsal ihracatta ise Türkiye yüzde 0,7 gerilerken, kentimiz yüzde 19,4 artış sağlamıştır. Özetle, yılın ilk iki ayında Antalya, ülke ortalamasının üzerinde bir performans ortaya koymuştur. Bu ivmenin gelecek aylarda da korunması için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz." "Suyu koruyamazsak rekabet gücümüz kaybolur" Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘su’ olarak belirlediğini hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Son tarım gündem programımızda da konumuz ‘su’ oldu. Programa konuk olan hocamızın özellikle yer altı kaynaklarını kast ederek çok net bir tespitini sizlerle paylaşmak isterim ‘Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu’. Bu söz tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin doğrudan su yönetimine bağlı hale geldiğinin en çarpıcı halidir. Acilen suyu merkeze alan, verimliliği artıran ve her damlayı koruyan bir üretim anlayışına geçmek zorundayız. Aksi halde yalnızca rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi de kaybederiz" diye konuştu. Yürürlüğe giren 2026-2035 dönemi Ulusal Su Planı’na da dikkat çeken Başkan Çandır, "Ulusal Su Planı da su meselesinin artık ertelenebilir bir konu olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Plan, suyu koruyan, verimli kullanan ve gelecek nesillere aktaran bir üretim anlayışına geçişin yol haritası niteliğindedir. Ancak esas olan bu planı kağıt üzerinde bırakmamak ve sahada uygulayabilmektir" dedi. YÖREX heyecanı başlıyor Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile yerel değerleri ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Ali Çandır, "Bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz YÖREX’te her zaman olduğu gibi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, oda ve borsalarımızı, kalkınma ajanslarımızı, zincir marketleri ve e-ticaret platformlarını bir kez daha bir araya getiriyoruz. Ürünlerine katma değer oluşturmak ve ekonomiye kazandırmak isteyen herkesi YÖREX’te yer almaya davet ediyoruz. Tüm hemşerilerimizi ve misafirlerimizi 5 gün boyunca 10.00-20.30 saatleri arasında ANFAŞ Fuar Alanı’na bekliyoruz" diye konuştu. Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu, barışın güçlendiği bir gelecek dileyerek konuşmasını tamamladı. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.