Yerel Haberler
Antalya
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:33 Muratpaşa, Antalya’nın iklim geleceği için COP31’e hazırlanıyor Muratpaşa Belediyesi, Sosyal İklim Derneği iş birliğiyle Antalya’nın iklim politikalarına yönelik taleplerini küresel gündeme taşımak amacıyla gençler, kadınlar ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan kapsamlı bir programla COP31 sürecine hazırlanıyor. Program kapsamında 2 Haziran’da "COP Youth Antalya", 3 Haziran’da ise "COP Women Antalya" etkinlikleri gerçekleştirilecek. COP Youth Antalya kapsamında gençler iklim krizi, yerel politikalar ve demokratik katılım başlıklarında somut öneriler geliştirirken, yalnızca süreci takip eden değil, çözüm üreten ve karar alma mekanizmalarını etkileyen ana aktörler olarak konumlanacak. COP Women Antalya buluşmasında ise iklim krizinin toplumsal cinsiyet boyutu odak alınacak. Program kapsamında, iklim krizinin kadınlar üzerindeki etkileri, deneyimler, yerel ihtiyaçlar ve çözüm yolları tartışılırken, iklim adaleti ve eşitlik temelli çözüm önerileri geliştirilecek. Programa sivil toplum kuruluşları da destek verecek. Kadınlar ve gençlerin geliştirdikleri politikalar ve çözüm önerilerinin ardından sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) bir buluşma gerçekleştirilecek. Bu buluşmayla, gençlerin ve kadınların ürettiği politika önerilerinin çok paydaşlı bir zeminde güçlendirilmesi, yerelden yükselen taleplerin küresel iklim gündemine (COP31) taşınmasında güçlü bir savunuculuk hattı kurulması amaçlıyor. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 2024 yılında Sosyal İklim Derneği ile yürütülen bir proje kapsamında Genç İklim Dostu Belediye Başkanı Olma Taahhüttü’nü imzaladı. Muratpaşa, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı (SECAP) hazırlayan ilk ilçe belediyesi oldu. Sürdürülebilir çevre projeleri kapsamında Türkiye’de bir ilk olan Çevreci Komşu Kart ve Bağımsız Atık Toplayıcıları projeleri hayata geçirildi. Ayrıca, Akdeniz’in Geleceği çalıştayları, festivaller, Antalya Genç İklim Liderleri Platformu gibi gençlik projeleri; deniz dibi ve yamaç temizlikleri, çevre eğitimleri gibi farkındalık çalışmaları düzenli aralıklarla gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Muratpaşa Belediyesi, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nca (TÜRÇEV) üst üste 11 kez ‘En İyi Çevre Eğitim Etkinlikleri’ ödülüne değer görüldü.
Yapımı devam eden köprülü kavşak inşaatı pideciye takıldı
07 Aralık 2025 Pazar - 12:00 Yapımı devam eden köprülü kavşak inşaatı pideciye takıldı Antalya’da kent içi trafiğini rahatlatmak amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapımına başlanan 4 köprülü kavşak projesinden Uncalı Köprülü Kavşağı’ndaki çalışmalar, bir pideci dükkanını boşaltmayınca durdu. Çalışmalara devam edilebilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının pideci hakkında açtığı davanın sonuçlanması bekleniyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Antalya Havalimanı ile Antalya’nın batısını birbirine bağlayan güzergahta yer alan Sanayi, Uncalı, Duraliler ve Kepezüstü kavşaklarının yapım ihalesi 19 Kasım 2024 tarihinde yapıldı. İhalenin ardından yapımına hızla başlanan köprülü kavşaklardan Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli kavşaklarının 18 Kasım’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katılımıyla açılışı yapıldı. İnşaat boşaltılmayan pideci nedeniyle durdu 3 adet köprü yapılması planlanan 905 metrelik Duraliler ve 2 köprü yapılacak olan 660 metrelik Uncalı Köprülü kavşaklarında ise çalışmalar tüm hızıyla devam ederken inşaat bir anda durdu. Uncalı Kavşağı’nda yıllardır hizmet veren pideciye kadar gelen köprülü kavşak inşaatı, işletme sahibinin dükkanı boşaltmaması nedeniyle durdu. Pidecinin hemen bitişiğine dikilecek olan fore kazığın yapılamaması nedeniyle inşaata ara verildi. Pide dükkanının sahibi, kamulaştırma bedeli konusunda anlaşamadıkları için iş yerini boşaltmadığını belirtirken, bakanlığın dava açtığını ve konuyu avukatlarının takip ettiğini söyledi. Esnaf bakanlık ile mahkemelik oldu Bakanlık ile işletme sahibi davalık olurken, çevredeki diğer esnaf ve vatandaşlar ise sorunun en kısa sürede çözülmesini istediklerini belirttiler. Bölgede esnaflık yapan Eser Kayhan, "Normalde hızlı ilerliyordu süreç, ama şu anda bir yavaşlama oldu. Mahkemelik bir yer var. Orası daha yıkılmadığı için şu anda çalışmaları durdurdular diye biliyoruz. Bize tam net bir şey söylemiyorlar. Proje hakkında ne olup biteceği hakkında bir bilgimiz yok" dedi. "Dükkan boşaltılmadığı için yıkamıyorlar" İnşaat çalışmasında yaşanan aksama nedeniyle bölgedeki diğer esnaf ve vatandaşların da mağduriyet yaşadığının altını çizen Kayhan, "Geçtiğimiz haftalarda buraları kazdılar. Kanalı taşıyacaklarmış buraya, olan buradaki esnafa oluyor şu anda. Bekliyoruz durumun akıbetini. Karayolları ile mahkemelik olduklarını biliyoruz. Orayla alakalı net bir şey söylemiyorlar, ne Karayolları ne de diğer taraf. Dükkan boşaltılmadığı için halihazırda bir yerleşim olduğu için yıkamıyorlar. Mahkeme de daha sonuçlanmadığı için bekliyorlar" ifadelerini kullandı.
Antalya’daki çalıştayda Akdeniz’in geleceğine dair umut veren fikirler paylaşıldı
07 Aralık 2025 Pazar - 10:34 Antalya’daki çalıştayda Akdeniz’in geleceğine dair umut veren fikirler paylaşıldı Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl "Enerji: Güneşi, Rüzgarı ve Dalgaları Paylaşmak" temasıyla 5’incisini düzenlediği +0.5 Akdeniz’in Geleceği Çalıştayı, iki gün süren etkinliklerin ardından sona erdi. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştay, yenilenebilir enerji, çevre ve iklim odaklı söyleşiler, sunumlar, sergiler ve atölyelerle Akdeniz’in geleceğine dair umut veren fikirlerin, bilimsel çalışmaların ve sanatsal üretimlerin buluştuğu bir platform oldu. Çalıştayın ikinci günü, Antalya Genç İklim Liderleri Platformu (AGİP) etkinlikleriyle başladı. Akdeniz Üniversitesi Botanik Bahçesi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Deniz’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinliğe, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Proje Uygulama Daire Başkanı Ahmet Hakan Atik de katıldı. Genç iklim liderleri, çevre, sürdürülebilirlik, enerji ve iklim değişikliği üzerine gerçekleştirdikleri sunumlarla projelerini ve fikirlerini paylaştı. "Gelecek İçin İklim Dostu İşler" oturumunda ise genç girişimciler, Dr. Mehmet Tahsin Şahin moderatörlüğünde çevre ve iklim sorunlarına yönelik yenilikçi projelerini anlattı. Program, AGİP Tiyatro Topluluğu’nun gösterisiyle sona erdi. Çalıştay kapsamında ayrıca çevreyle sanatın bir araya geldiği sergi, atölye, enstalasyon çalışmaları ve canlı performanslar da yer aldı. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, çalıştay boyunca düzenlenen sergi ve atölyeleri ziyaret ederek, sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, plastik, cam, metal ve poşet gibi atıkları sadece ısı ve basınçla biçimlendirerek dönüştürdüğü "Dönüşümün Güzelliği" performansıyla büyük beğeni toplarken, Semra Erkal koordinasyonundaki Sanatsal İleri Dönüşüm Çağdaş Sanat Grubu ise "Enerjiyi Paylaşmak" sergisiyle yenilenebilir enerji kaynaklarını ileri dönüşüm tekniğiyle ele aldı. Ayrıca "Doğanın İzi Ekolojik Baskı Atölyesi", "El Yapımı Kağıt Atölyesi" ve "Kağıttan Rölyef Doku Atölyesi" gibi etkinliklerle katılımcılar, doğayla iç içe sanatsal üretim deneyimi yaşadı.
"Mide koruyucu" adı yanlış yönlendiriyor
07 Aralık 2025 Pazar - 10:07 "Mide koruyucu" adı yanlış yönlendiriyor Antalya’da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası’nda halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu’ adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi. Türk Gastroenteroloji Derneği’nin (TGD) Antalya’da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası programı, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz. 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu" dedi. "Kronik kullanımda mide ilaçları öneriyoruz" Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu sorulara değinerek şunları söyledi: "Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum, acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser, kanama yapabilecek ilaçlar. Kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz." "Ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar" Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı: "Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla." Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti: "Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil." "Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar" Doğru endikasyon ve hekim kontrolü gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar. Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."
Kepez Belediyesi’nden doğa ile iç içe hayvan barınağı
07 Aralık 2025 Pazar - 09:48 Kepez Belediyesi’nden doğa ile iç içe hayvan barınağı Kepez Belediyesi, Fevzi Çakmak Mahallesi’ne 14 bin 497 metrekarelik alan üzerine sokak hayvanlarının daha sağlıklı, güvenli ve modern şartlarda yaşamaları amacıyla hayvan barınağı inşa ediyor. Kepez Belediyesi, sokak hayvanları için Antalya’nın en güvenilir ve en kapsamlı yaşam alanlarından birini oluşturacak Kepez Hayvan Barınağı’nın yapım çalışmalarına başladı. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahsis edilen 14 bin 497 metrekare alan üzerine inşa edilecek barınak, hem modern hem de doğa ile uyumlu yapısıyla hayvanlar için önemli biri yaşam alanı olacak. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, arazide iş makineleriyle çalışmalara başladı. Doğa ile uyumlu modern bir yaşam alanı Barınak tamamlandığında sokak hayvanlarının ihtiyaç duyacağı tüm birimleri bünyesinde barındıracak. Barınakta yönetim binası, veterinerlik, muayene ve tedavi binası, hayvan bakım binası, misafirler için otopark ve etkinlik alanları, korunmaya muhtaç hayvanlar için 3 ayrı barınma alanı (402 metre, 189 metre ve 198 metre) ve 5 ayrı doğal yaşam alanı (414 metre, 500 metre, 735 metre, 716 metre, 650 metre) yer alacak. Hayvan açık bakım alanları toplamda 4 bin 400 metre büyüklüğünde olacak. Ayrıca yapısal alan; güvenlik kulübesi, yönetim ofisi, veterinerlik muayene ve tedavi alanı, yasaklı ırk bakım evi, enerji tesisi ve kişisel ihtiyaç alanı olmak üzere toplam 915 metrekareden oluşacak. "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Hayvan Barınağı’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Kocagöz, "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli, onlar için yapabileceğimiz en güzel şey doğal yaşam alanı oluşturmak. Burası Orman Bölge Müdürlüğü’nden tahsis edilen yaklaşık 15 bin dönümlük bir alan. Aşama aşama inşa ediyoruz. Burada hiçbir ağaca zarar verilmedi. Yaklaşık bin 500 hayvan kapasiteli bir barınak olacak. Projelerimizi hazırladık ve çalışmalara başladık. Sokak hayvanlarıyla ilgili kanayan yarayı en kısa sürede sevgiyle saracağız" dedi. Kocagöz ayrıca, rehabilitasyon eksikliği nedeniyle sokak hayvanlarını toplayamadıklarını ancak yeni barınak sayesinde bu sorunun çözüleceğini vurguladı.
’Mide koruyucu’ adı yanlış yönlendiriyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:47 ’Mide koruyucu’ adı yanlış yönlendiriyor Antalya’da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası’nda, halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu’ adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi. Türk Gastroenteroloji Derneği’nin (TGD) Antalya’da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, derneğin geçmişini ve kongrelerin amacını şöyle anlattı: "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz, 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu." "Kronik kullanımda mide ilaçları öneriyoruz" Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu soruları örneklendirerek şunları söyledi: "Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum. Acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser kanama yapabilecek ilaçlar, kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz." "Ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar" Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı: "Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla." Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti: "Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil." "Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar" Doğru endikasyon ve hekim kontrolünün altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar, mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."
Toros Dağları’nda  gizemli hayırseverin 30 yıl önce aşıladığı meyveler bölge halkına gelir oldu
07 Aralık 2025 Pazar - 09:23 Toros Dağları’nda gizemli hayırseverin 30 yıl önce aşıladığı meyveler bölge halkına gelir oldu Antalya’nın Akseki ilçesinde, Toros Dağları’nın iç kesimlerinde bulunan ormanlık alanda, 25-30 yıl önce kimliği bilinmeyen bir hayırsever tarafından yabani alıç ağaçlarına yapılan beşbıyık meyvesi aşıları bugün hala meyve veriyor. Halk arasında muşmula, yeni dünya, bölge halkı tarafından ise "Beşbıyık" adıyla bilinen bu meyveler, doğal şifa kaynağı olarak toplanıp Akseki pazarında 100 ila 150 lira arasında satışa sunuluyor. Akseki’nin yüksek kesimlerinin Toros Dağlarına eşi Mehmet Kara ile birlikte mantar toplamaya giden Fatma Kara, eşi ile mantar toplarken yabani alıç ağacında alıç görmediklerini ve başka meyvenin olduğunu görünce ister istemez şaşırdıklarını söyledi. Kara "Dağda gezerken baktık, tesadüfen denk geldi. Bu ne derken topladık. Torosların yüksek yerlerinde egzoz dumanı yok. Gübre yok. Araba görmemiş insan görmemiş. Bağ değil, bahçe değil bildiğimiz dağ. Ormanlık alanda 30-40 tane daha aşılanmış meyveleri gördük. Araştırdığımızda bize bölgede yıllar önce hayırsever bir adamın aşıladığını söylediler. Aşılayanın nerede olduğunu bilen yok. Sağ mı ölü mü onu da bilen yok. Allah razı olsun, öldüyse mekanı cennet olsun" diye konuştu. "Doğal ve şifalı bir dağ meyvesi" Aşılanan bu ağaçların sayısının fazla olduğunu söyleyen Kara, çevrede yörüklerin ve çobanların da yaşadığını belirtti. Kara, şöyle devam etti: "İnsanlar faydalansın diye aşılamış belli ki. Şimdi pazara indiriyorlar, biz de topladık. Tadına baktık, çok güzel. Duygulandık keşke herkes böyle bir ağaç yapsa da başına gelip toplasa." "İzine rastlanmayan hayırsever" Meyvelerin yıllardır dağın iç kesimlerinde kimseye görünmeden yetiştiğini belirten yöre halkı, o hayırseverin kim olduğunun bugün hala bilmediğini ancak herkesin duasını almayı başardığını söyledi.
Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:15 Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor Alanya’nın önemli turizm noktalarından biri olan Damlataş Mağarası, 2025 yılı boyunca yaklaşık 270 bin yerli ve yabancı turist ağırlayarak bölge turizmine güçlü bir katkı sağladı. Sıcak ve nemli havasıyla bilinen mağara, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği yönündeki bilimsel çalışmalarla da ilgi çekiyor. Doğal oluşumunun yüzlerce yıl sürdüğü düşünülen Alanya’nın bilinen en eski mağarası olan Damlataş Mağarası, yaklaşık 15-20 derece sıcaklık, yüksek nem ve düşük seviyedeki radyoaktivite özellikleriyle özellikle solunum rahatsızlıkları bulunan ziyaretçilerin tercih ettiği bir nokta haline geldi. Damlataş Mağarası, hem doğal güzelliği hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla 2025 yılında da Alanya’nın en çok ilgi çeken turistik değerlerinden biri olmayı sürdürdü. Doğal güzellikleri ve sağlık açısından faydalı olan mağaraya geçen sene 250 bin kişi ziyaret ederken, bu sene ise 270 bin kişi ziyaret etti. Damlataş mağarasınının girişinde esnaflık yapan Halil Tamuroğlu ‘’Damlataş Mağarası Alanya’nın kültürel miraslarından birisi. Damlataş Mağarasında astım ve KOAH hastalarına mağara şifa oluyor. Mağarada 15 gün boyunca yarım saat kalan hastalara şifa olduğu söyleniyor. Astım ve KOAH hastalığının geçtiği biliniyor. Sene boyunca yerli ve yabancı misafirleri bu mağara ağırlıyor. Birçok misafir burada şifa buluyor. Alanyamızın görülmesi gereken güzide bir yeridir’’ dedi.