Yerel Haberler
Antalya
"Mide koruyucu" adı yanlış yönlendiriyor
07 Aralık 2025 Pazar - 10:07 "Mide koruyucu" adı yanlış yönlendiriyor Antalya’da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası’nda halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu’ adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi. Türk Gastroenteroloji Derneği’nin (TGD) Antalya’da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası programı, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz. 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu" dedi. "Kronik kullanımda mide ilaçları öneriyoruz" Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu sorulara değinerek şunları söyledi: "Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum, acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser, kanama yapabilecek ilaçlar. Kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz." "Ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar" Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı: "Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla." Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti: "Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil." "Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar" Doğru endikasyon ve hekim kontrolü gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar. Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."
Kepez Belediyesi’nden doğa ile iç içe hayvan barınağı
07 Aralık 2025 Pazar - 09:48 Kepez Belediyesi’nden doğa ile iç içe hayvan barınağı Kepez Belediyesi, Fevzi Çakmak Mahallesi’ne 14 bin 497 metrekarelik alan üzerine sokak hayvanlarının daha sağlıklı, güvenli ve modern şartlarda yaşamaları amacıyla hayvan barınağı inşa ediyor. Kepez Belediyesi, sokak hayvanları için Antalya’nın en güvenilir ve en kapsamlı yaşam alanlarından birini oluşturacak Kepez Hayvan Barınağı’nın yapım çalışmalarına başladı. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahsis edilen 14 bin 497 metrekare alan üzerine inşa edilecek barınak, hem modern hem de doğa ile uyumlu yapısıyla hayvanlar için önemli biri yaşam alanı olacak. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, arazide iş makineleriyle çalışmalara başladı. Doğa ile uyumlu modern bir yaşam alanı Barınak tamamlandığında sokak hayvanlarının ihtiyaç duyacağı tüm birimleri bünyesinde barındıracak. Barınakta yönetim binası, veterinerlik, muayene ve tedavi binası, hayvan bakım binası, misafirler için otopark ve etkinlik alanları, korunmaya muhtaç hayvanlar için 3 ayrı barınma alanı (402 metre, 189 metre ve 198 metre) ve 5 ayrı doğal yaşam alanı (414 metre, 500 metre, 735 metre, 716 metre, 650 metre) yer alacak. Hayvan açık bakım alanları toplamda 4 bin 400 metre büyüklüğünde olacak. Ayrıca yapısal alan; güvenlik kulübesi, yönetim ofisi, veterinerlik muayene ve tedavi alanı, yasaklı ırk bakım evi, enerji tesisi ve kişisel ihtiyaç alanı olmak üzere toplam 915 metrekareden oluşacak. "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Hayvan Barınağı’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Kocagöz, "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli, onlar için yapabileceğimiz en güzel şey doğal yaşam alanı oluşturmak. Burası Orman Bölge Müdürlüğü’nden tahsis edilen yaklaşık 15 bin dönümlük bir alan. Aşama aşama inşa ediyoruz. Burada hiçbir ağaca zarar verilmedi. Yaklaşık bin 500 hayvan kapasiteli bir barınak olacak. Projelerimizi hazırladık ve çalışmalara başladık. Sokak hayvanlarıyla ilgili kanayan yarayı en kısa sürede sevgiyle saracağız" dedi. Kocagöz ayrıca, rehabilitasyon eksikliği nedeniyle sokak hayvanlarını toplayamadıklarını ancak yeni barınak sayesinde bu sorunun çözüleceğini vurguladı.
’Mide koruyucu’ adı yanlış yönlendiriyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:47 ’Mide koruyucu’ adı yanlış yönlendiriyor Antalya’da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası’nda, halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu’ adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi. Türk Gastroenteroloji Derneği’nin (TGD) Antalya’da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, derneğin geçmişini ve kongrelerin amacını şöyle anlattı: "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz, 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu." "Kronik kullanımda mide ilaçları öneriyoruz" Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu soruları örneklendirerek şunları söyledi: "Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum. Acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser kanama yapabilecek ilaçlar, kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz." "Ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar" Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı: "Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla." Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti: "Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil." "Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar" Doğru endikasyon ve hekim kontrolünün altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar, mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."
Toros Dağları’nda  gizemli hayırseverin 30 yıl önce aşıladığı meyveler bölge halkına gelir oldu
07 Aralık 2025 Pazar - 09:23 Toros Dağları’nda gizemli hayırseverin 30 yıl önce aşıladığı meyveler bölge halkına gelir oldu Antalya’nın Akseki ilçesinde, Toros Dağları’nın iç kesimlerinde bulunan ormanlık alanda, 25-30 yıl önce kimliği bilinmeyen bir hayırsever tarafından yabani alıç ağaçlarına yapılan beşbıyık meyvesi aşıları bugün hala meyve veriyor. Halk arasında muşmula, yeni dünya, bölge halkı tarafından ise "Beşbıyık" adıyla bilinen bu meyveler, doğal şifa kaynağı olarak toplanıp Akseki pazarında 100 ila 150 lira arasında satışa sunuluyor. Akseki’nin yüksek kesimlerinin Toros Dağlarına eşi Mehmet Kara ile birlikte mantar toplamaya giden Fatma Kara, eşi ile mantar toplarken yabani alıç ağacında alıç görmediklerini ve başka meyvenin olduğunu görünce ister istemez şaşırdıklarını söyledi. Kara "Dağda gezerken baktık, tesadüfen denk geldi. Bu ne derken topladık. Torosların yüksek yerlerinde egzoz dumanı yok. Gübre yok. Araba görmemiş insan görmemiş. Bağ değil, bahçe değil bildiğimiz dağ. Ormanlık alanda 30-40 tane daha aşılanmış meyveleri gördük. Araştırdığımızda bize bölgede yıllar önce hayırsever bir adamın aşıladığını söylediler. Aşılayanın nerede olduğunu bilen yok. Sağ mı ölü mü onu da bilen yok. Allah razı olsun, öldüyse mekanı cennet olsun" diye konuştu. "Doğal ve şifalı bir dağ meyvesi" Aşılanan bu ağaçların sayısının fazla olduğunu söyleyen Kara, çevrede yörüklerin ve çobanların da yaşadığını belirtti. Kara, şöyle devam etti: "İnsanlar faydalansın diye aşılamış belli ki. Şimdi pazara indiriyorlar, biz de topladık. Tadına baktık, çok güzel. Duygulandık keşke herkes böyle bir ağaç yapsa da başına gelip toplasa." "İzine rastlanmayan hayırsever" Meyvelerin yıllardır dağın iç kesimlerinde kimseye görünmeden yetiştiğini belirten yöre halkı, o hayırseverin kim olduğunun bugün hala bilmediğini ancak herkesin duasını almayı başardığını söyledi.
Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:15 Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor Alanya’nın önemli turizm noktalarından biri olan Damlataş Mağarası, 2025 yılı boyunca yaklaşık 270 bin yerli ve yabancı turist ağırlayarak bölge turizmine güçlü bir katkı sağladı. Sıcak ve nemli havasıyla bilinen mağara, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği yönündeki bilimsel çalışmalarla da ilgi çekiyor. Doğal oluşumunun yüzlerce yıl sürdüğü düşünülen Alanya’nın bilinen en eski mağarası olan Damlataş Mağarası, yaklaşık 15-20 derece sıcaklık, yüksek nem ve düşük seviyedeki radyoaktivite özellikleriyle özellikle solunum rahatsızlıkları bulunan ziyaretçilerin tercih ettiği bir nokta haline geldi. Damlataş Mağarası, hem doğal güzelliği hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla 2025 yılında da Alanya’nın en çok ilgi çeken turistik değerlerinden biri olmayı sürdürdü. Doğal güzellikleri ve sağlık açısından faydalı olan mağaraya geçen sene 250 bin kişi ziyaret ederken, bu sene ise 270 bin kişi ziyaret etti. Damlataş mağarasınının girişinde esnaflık yapan Halil Tamuroğlu ‘’Damlataş Mağarası Alanya’nın kültürel miraslarından birisi. Damlataş Mağarasında astım ve KOAH hastalarına mağara şifa oluyor. Mağarada 15 gün boyunca yarım saat kalan hastalara şifa olduğu söyleniyor. Astım ve KOAH hastalığının geçtiği biliniyor. Sene boyunca yerli ve yabancı misafirleri bu mağara ağırlıyor. Birçok misafir burada şifa buluyor. Alanyamızın görülmesi gereken güzide bir yeridir’’ dedi.
Gündem Özel’de "Doğanın Davası: İklim Kanunu ve Zeytinliklerin Savunması"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:08 Gündem Özel’de "Doğanın Davası: İklim Kanunu ve Zeytinliklerin Savunması" Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin "Enerji: Güneşi, Rüzgârı ve Dalgaları Paylaşmak" temasıyla bu yıl 5’incisini düzenlediği +0.5 Akdeniz’in Geleceği Çalıştayı kapsamında Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gazeteci Özlem Gürses moderatörlüğünde "Doğanın Davası: İklim Kanunu ve Zeytinliklerin Savunması" başlıklı Gündem Özel oturumu gerçekleştirildi. Gündem Özel’de Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, gazeteci Hilal Köylü ve Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. "Muratpaşa, çevreci projeleriyle ilham kaynağı oldu" Konuşmasında Muratpaşa Belediyesi’nin çevre politikalarına ilişkin çalışmalarından söz eden Başkan Uysal, belediye bünyesinde çevre duyarlılığı ve iklim değişikliğiyle ilgili etkin bir müdürlük bulunduğunu belirterek, "Biz bu müdürlüğümüzü idari olarak da, irade olarak da çok teşvik ediyoruz" dedi. Belediyenin ödüllü "Çevreci Komşu Kart" projesini örnek gösteren Başkan Uysal, Muratpaşa’nın dünyada bir kentin tamamında nitelikli atıkları toplayıp tartarak ödüle bağlayan ilk şehir olduğunu söyledi. "Bu proje Cumhurbaşkanlığı’na kadar taşınan Sıfır Atık Projesi’ne ilham kaynağı olmuştur" dedi. "Antalya, potansiyelini doğru kullanamazsa risk var" Diğer yandan Antalya’nın doğa, tarım ve turizm potansiyeline dikkat çeken Uysal, bu avantajların doğru kullanılmadığı takdirde risk oluşturduğunu vurgularken, "Antalya turizmin ve tarımın başkenti. Ancak ovamız, tropikal bir verimlilikte olmasına rağmen yanlış teşviklerle heba ediliyor. Su tüketimi yüksek, enerji verimsiz tarım biçimleriyle topraklarımızı kaybediyoruz" diye konuştu. Başkan Uysal ayrıca, Türkiye genelinde tarımın küçük ve parçalı işletmelerle yürütülmesinin hem karbon salınımını artırdığını hem de su kaynaklarını tükettiğini belirterek, "Büyük kooperatifler ya da büyük işletmelerle tarım yapılmalı. Böylece daha az enerjiyle, daha yüksek verim elde edilebilir" dedi. "Ar-Ge çalışması yok" Türkiye’de iklim koruma ve su yönetimi politikalarının yetersiz olduğuna dikkat çeken Başkan Uysal, Karadeniz’de dalga enerjisine yatırım yapılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Türkiye’nin bir iklim koruma politikası olduğu asla hissedilmiyor. Su politikası da yok. Yenilenebilir enerji yatırımları yetersiz, fosil yakıt bağımlılığı hala çok yüksek. Ülkenin 8 bin kilometrelik kıyı şeridine rağmen dalga enerjisi konusunda ciddi bir AR-GE çalışması yok. Oysa bu sürekli bir hareket, sürekli bir enerji kaynağı." "Yeşil enerjiye teşvik gerek" Başkan Uysal ayrıca Türkiye’de alternatif olarak yeşil nükleer enerji konusunda da çalışmalar yapılabileceğini söyledi. Uysal, "Sıvı tuz santralleri, yeşil nükleer enerji modelleri bize çok uygun. Kesintisiz, kontrol edilebilir, temiz bir enerji türü. Bilim insanlarımızın bu alanda çalışmaya teşvik edilmesi gerekiyor" dedi. "Planlama ve eşgüdüm şart" Konuşmasının sonunda Antalya’nın çevre bilincinin yüksek bir şehirken ülke genelinde durumun böyle olmadığını ve bütüncül bir yaklaşım modeli izlenmesi gerektiğini belirten Başkan Uysal, "Antalya kendi içinde bu sorunlara çözüm üretebilir ama Türkiye’den bağımsız değil. Tüm ülke çapında planlama ve eşgüdüm şart" diyerek sözlerini tamamladı. Gündem Özel, Başkan Uysal’ın tüm konuşmacılara plaket takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Dereye düşen araçtaki kadının cenazesi teslim alınırken "Gitme" feryadı yürekleri dağladı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:43 Dereye düşen araçtaki kadının cenazesi teslim alınırken "Gitme" feryadı yürekleri dağladı Antalya’da otomobiliyle evden ayrıldıktan sonra dereye düşen araçta hayatını kaybeden 39 yaşındaki kadının cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Cenaze alındığı sırada gözyaşına boğulan kız kardeşinin "Gitme" feryadı yürekleri dağladı. Edinilen bilgiye göre, Hatice Doğan (39) gece saatlerinde 07 AKU 552 plakalı otomobiliyle evden ayrıldı. Sabaha karşı 05.00 sularında bir vatandaşın Muratpaşa ilçesi Yenigöl Mahallesi Kanal Sokak’taki dere içinde araç olduğunu bildirmesi üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmasının ardından, araç çekici yardımıyla sudan çıkarıldı. Yapılan çalışmayla sudan çıkarılan aracın camından bir kadın kolunun sarktığı görüldü. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması sonrası araçta bulunan kişinin Hatice Doğan olduğu belirlenirken, üç çocuk annesi genç kadının hayatını kaybettiği tespit edildi. Doğan’ın cansız bedeni, otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. "Gitme" feryatları yürekleri dağladı Doğan’ın cenazesi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İşlemlerin tamamlanmasının ardından aile bireyleri kuruma gelerek cenazeyi teslim aldı. Adli Tıp önünde büyük üzüntü yaşanırken, Hatice Doğan’ın kız kardeşi, cenazenin teslimi sırasında gözyaşları içinde "Gitme" diye feryat etti. Eşi ise çevredeki yakınlarına sarılarak teselli buldu.
"Bir Başka Antalya 3" sergisi ziyarete açıldı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 14:39 "Bir Başka Antalya 3" sergisi ziyarete açıldı ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, üç yıllık süreçte Bir Başka Antalya çalıştayı sonucunda çıkan eserlerin kente yeni bir perspektif kazandırdığını ve üç yıllık sürecin sonunda koleksiyon ile katalog çalışması yapılacağını ifade etti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Antalya Kültür Sanat (AKS), kentin tarihi ve kültürel mirasını çağdaş sanatla buluşturan "Bir Başka Antalya 3" sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Açılış törenine ATSO Yönetim Kurulu Başkanı ve ATSO Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı Başkanı Yusuf Hacısüleyman ev sahipliği yaptı. Ustalar yine Antalya için üretimde "Bir Başka Antalya 3" sergisinde, çalıştay çerçevesinde hazırlanan eserlerde kentin tarihi, kültürel ve geleneksel yapısı çağdaş sanat diliyle yorumlandı. Bu yılki seçkide Yalçın Gökçebağ, Mahir Güven, Hasan Pekmezci, Şükran Pekmezci, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Hayri Esmer, Gülten İmamoğlu, Rahmi Atalay, Barkın Coşkun ve Furkan Depeli gibi usta sanatçıların eserleri yer aldı. Sergi, tuval çalışmalarından heykel üretimlerine uzanan geniş bir yelpazede ziyaretçilerine Antalya’ya dair yeni bir bakış sunmayı hedefliyor. "Antalya’nın bilinen yüzlerinin ötesine geçen bir bakış sunuyor" Açılış töreninde konuşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, serginin kültür ve sanat alanında merhum Ali Bahar’ın vizyonu doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Hacısüleyman, "Bir Başka Antalya Sergileri sayesinde hem burada yaşayanların hem de şehre dışarıdan bakan sanatçıların Antalya’yı nasıl gördüklerine tanıklık ediyoruz. Usta sanatçılarımızın heykel ve resim alanındaki değerli eserleri, Antalya’nın bilinen yüzlerinin ötesine geçen; bazen eleştirel, bazen romantik ama her zaman kıymetli bir bakış açısı sunuyor" dedi. Konuşmasında serginin üç yıllık emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, "Sanatçılarımıza emekleri ve bu çalışmaları bizlere kazandırdıkları için teşekkür ediyorum. Üç yıllık yolculuğumuzun sonunda ortaya çıkan eserleri toplu bir koleksiyon ve katalog çalışmasıyla kalıcı hale getireceğimizi de belirtmek isterim. Sergimizin kent kültürüne, sanat yaşamına ve Antalya’nın geleceğini birlikte düşünme çabamıza katkı sağlamasını diliyorum" şeklinde konuştu. Mirası geleceğe taşımak Küratör Prof. Mustafa Ağatekin, serginin kent belleği açısından önemine dikkat çekerek, şehirlerin tarihi ve kültürel mirasının geleceğe taşınmasında sanatın en güçlü ifade biçimlerinden biri olduğunu söyledi. Ağatekin, "Bir Başka Antalya" çalıştayları çerçevesinde üretilen eserlerin, Antalya’nın sahip olduğu değerleri görünür kıldığını belirterek, sergide yer alan seçkin üretimlerin kentin kültür-sanat birikimine katkı sunacağına inandığını ifade etti. Sergiye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Sayman Üye Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Kasapoğlu ve Behçet Ülker, Meclis Başkan Yardımcısı Mızrab Cihangir Deniz, ATSO Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı Başkan Yardımcısı ve 26. Grup (Kuyumculuk, Mücevher ve Saat) Meclis Üyesi Ömer Gilan, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Antalya Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu Başkanı Onur Özer, 3. Grup (Madencilik) Meclis Üyesi ve Natureltaş kurucusu Süreyya Demirtaş, 22. Grup (Bilişim) Meclis Üyesi Canan Başer, Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı ve 36. Grup (Oteller ve Benzer Konaklama Yerleri) Meclis Üyesi Emir Gündal ile sanatseverler katıldı.