Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Kepez’de engel yok, Enfes 2026 Engelsiz Festivali var
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:17:30
Kepez Belediyesi’nin "Bir Nefes Ver Hayatıma" sloganıyla düzenlediği "Kepez ENFES 2026 Engelsiz Festivali", 10 Mayıs Pazar günü Dokumapark’ta gerçekleştirilecek. Atölyeler, konserler, tiyatro gösterileri ve ikramlarla dolu festival, özel bireyler ve ailelerini unutulmaz bir günde buluşturacak. Kepez Belediyesi, engelli bireylerin sosyal yaşamda daha aktif yer almasını desteklemek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla anlamlı bir organizasyona daha imza atıyor. "Bir Nefes Ver Hayatıma" sloganıyla düzenlenecek olan "Kepez ENFES 2026 Engelsiz Festivali", 10 Mayıs Pazar günü Dokumapark’ta kapılarını açacak. Etkinliklerde özel bireyler, aileleri ve vatandaşlar müzik, sanat ve eğlence dolu bir festival atmosferinde bir araya gelecek. Festival kapsamında gerçekleştirilecek engelsiz atölyelerde katılımcılar; el sanatları, boyama etkinlikleri, beceri geliştirme oyunları ve tasarım çalışmalarıyla hem keyifli vakit geçirecek hem de yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Ayrıca Engelsiz Evde Sanat Eğitimi Sergisi’nde özel bireylerin hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Festivalin sahne programında ise kanun dinletisi, illüzyon gösterisi, tiyatro gösterisi, maskot etkinlikleri ve defile yer alacak. Grup Lokomotif ile sanatçı Görkem Durmaz konserleri de festival coşkusunu zirveye taşıyacak. Kepez Belediyesi, etkinlik süresince özel bireyler ve aileleri için yemek ikramında bulunacak. Festival alanında kurulacak sosyal alanlarla katılımcılar hem eğlenecek hem de dayanışma ve birlik duygusunu birlikte yaşayacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, toplumun her kesimine dokunan sosyal projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek tüm vatandaşları bu anlamlı festivale davet etti. Başkan Kocagöz konuşmasında ayrıca 10 Mayıs’ın Anneler Günü olması dolayısıyla duygusal bir mesaj da vererek, "Engelleri sevgiyle aşarken, hayatımızın en kıymetli değerleri olan annelerimizi de unutmuyoruz. Bu özel günde hem engelleri birlikte aşmak hem de annelerimizin gününü en içten duygularımızla kutlamak için tüm vatandaşlarımızı Dokumapark’a bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Festival programı ve etkinlik takvimi Festival kapsamında gün boyunca sanat, müzik ve sahne gösterilerinden oluşan zengin bir program katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, 10 Mayıs Pazar günü saat 14.30’da Dokumapark’ta başlayacak. Programın ilk bölümünde Engelsiz Evde Sanat Eğitimi Sergi Açılışı gerçekleştirilecek. Ardından kanun dinletisi ve açılış konuşmalarıyla etkinlik devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde illüzyon gösterisi, Grup Lokomotif konseri, MC ve maskot gösterisi ile tiyatro gösterisi izleyicilerle buluşacak. Program, defile ve Görkem Durmaz konseri ile sona erecek.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:50
Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer: "İnme yalnızca tedavi edilen değil, önlenebilen bir sağlık sorunudur"
Girişimsel Nöroloji Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Antalya’da inme hastalığına dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulunan Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin nedenleri, risk faktörleri ve erken müdahalenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnme riskini azaltmak büyük ölçüde kişinin elinde İnmenin çoğu zaman aniden geliştiğini ancak altta yatan risk faktörlerinin büyük bölümünün kontrol altına alınabileceğinin mümkün olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır" dedi. Yaş ve genetik değiştirilemese de farkındalık hayat kurtarır İnmede ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de önemli olduğunun altını çizen Gencer, "Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir" şeklinde konuştu. İnmede en kritik mesaj: Belirtileri tanıyın, zaman kaybetmeyin "İnme belirtileri genellikle aniden başlar" diyen Gencer, "Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir" ifadelerini kullandı. İnmenin en sık görülen belirtileri İnmenin en sık görülen belirtilerini; yüzde ani kayma veya asimetri, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve uyuşma, konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama, ani görme kaybı, denge kaybı veya yürüme bozukluğu ile ani başlayan şiddetli baş ağrısı olarak sıralayan Gencer, "Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil aranmalıdır. Çünkü hızlı başvuru, tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur" dedi. Erken müdahale kalıcı sakatlık riskini azaltıyor Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde, özellikle damar tıkanıklığına bağlı inme tablolarında uygun hastalara zamanında müdahale edilebildiğini belirten Gencer, "Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir. Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir" dedi. İlk saatler hayati önem taşıyor "Belirtilerin başlamasından sonraki ilk saatler kritiktir" diyen Gencer, "Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir" diye konuştu. Toplumsal farkındalık tedavinin ilk adımıdır İnmenin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını açıklayan Gencer, şöyle dedi: "On yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır. İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür. Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir."
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:10
Milyarderlerin yüzen sarayları Antalya’da inşa ediliyor
Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayındaki ticaret hacmi 408 milyon dolara yükseldi. ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizde ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti" derken, bölgede inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyatın onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satıldığını belirten Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer ise, "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Antalya Serbest Bölge, yılın ilk 4 ayında ulaştığı ticaret hacmi, ihracat ağırlıklı üretim yapısı, yat sektöründeki kümelenme ve yüksek katma değerli üretimle ekonomiye katkısını sürdürdü. Antalya Serbest Bölge A.Ş. (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, bölgenin 2026 yılının ilk 4 ayındaki ticaret hacmi, istihdam rakamları, ihracat performansı, yat üretimindeki büyüme ve altyapı yatırımlarının etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminin yanı sıra medikal, elektrik ve elektronik sektörlerinin de öne çıktığını belirten Gürses, bölgenin hem ticaret hacmi hem de istihdam açısından Antalya ve Türkiye ekonomisi için önemli bir üretim merkezi konumunda olduğunu söyledi. "İlk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti" Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayında 408 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaştığını belirten ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, geçen yıl aynı dönemde bu rakamın 395 milyon dolar olduğunu ifade etti. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin ilk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen seneki rakam 395 milyon dolardı. Bu da yüzde 3’lük bir artış gerçekleştiğini gösteriyor" dedi. Nisan sonu itibarıyla bölgede 79 firmanın faaliyet gösterdiğini kaydeden Gürses, yat sektörünün bölgede güçlü bir kümelenme oluşturduğunu vurguladı. Gürses, "Nisan sonu itibarıyla 79 firmamız var. Ağırlıklı sektörümüz yat sektörü. Bu alanda bir kümelenme var ve 44 firmamız faaliyet gösteriyor. Bunun yanı sıra ticaret hacmi ve istihdam anlamında çok büyük katkı sağlayan diğer sektörlerimiz de var. 4 medikal, 13 elektronik firmamız bulunuyor. Bu 3 sektör, Antalya Serbest Bölge’ye gerek istihdam gerekse ticaret hacmi olarak ciddi anlamda katkı sağlayan, katma değerli üretim yapan firmalarımızdan oluşuyor" ifadelerini kullandı. Bölgede yaklaşık 7 bin 200 kişinin çalıştığını aktaran Gürses, yat sektöründe dönemsel olarak dışarıdan desteklenen personelle birlikte bu sayının daha da yükseldiğini belirterek, "Şu anda Antalya Serbest Bölge’de toplam çalışan sayısı 7 bin 200 civarında. Geçici süreyle dışarıdan desteklenen personelleri de dahil ettiğimizde, çünkü yat sektörüne dönemsel olarak Antalya’dan da istihdam katkısı sağlanıyor, aylık ortalama 10 binin üzerinde olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim" diye konuştu. "İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 192" Antalya Serbest Bölge’nin en dikkat çeken yönlerinden birinin ihracat ağırlıklı üretim yapısı olduğunu ifade eden Gürses, Nisan ayı itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 192’ye ulaştığını söyledi. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti. Son dönemde ülkemizde ihracat anlamında rakamsal olarak bir gerileme söz konusu. Son açıklanan rakamlarla ülkemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70’in altına kadar düştü. Fakat Antalya Serbest Bölge’de bunun tam tersi bir eğilim var. Bu da burada ne kadar katma değerli üretim yapıldığının ve yurt dışına ihracat gerçekleştirildiğinin bir göstergesi" ifadelerini kullandı. Antalya’nın ihracatının yüzde 27’si Serbest Bölge’den Antalya Serbest Bölge’nin tek başına Antalya ihracatında önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Gürses, "Bir mukayese yapacak olursak, Antalya ilinin toplam ihracatının yüzde 27’si oranındaki ihracat rakamını Antalya Serbest Bölge karşılıyor. Türkiye genelindeki sıralamaya baktığımızda ise Antalya Serbest Bölge, bir il olarak değerlendirilse 28’inci sırada yer alıyor" dedi. "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor" Yat sektörünün döviz kazandırıcı faaliyetler, alt sektörlere katkısı ve nitelikli istihdam sağlaması nedeniyle bölge için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürses, Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminde güçlü bir kümelenme oluştuğunu belirtti. Gürses, "Yat sektörü çok önemli. Çünkü imalat ve üretim ciddi katma değer sağlıyor. Satış yönünden döviz kazandırıcı faaliyetler yürütülmesi, birçok alt sektörü desteklemesi ve nitelikli eleman istihdam etmesi nedeniyle çok ciddi katkı sunuyor. Onun için burada bir kümelenme gerçekleşti" diye konuştu. Bölgenin 80’in üzerinde ülkeyle ticaret ilişkisi bulunduğunu ifade eden Gürses, özellikle yat sektöründe dünyanın farklı noktalarına ihracat yapıldığını söyledi. Avrupa Birliği ülkeleriyle ticaret hacminin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu, Amerika dahil OECD ülkeleriyle de çalıştıklarını belirten Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor. Özel siparişlere binaen dünyanın her tarafına satılıyor" dedi. "90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" Antalya Serbest Bölge’de 2021 yılında tamamlanan yaklaşık 17 milyon dolarlık altyapı yatırımlarının bölgenin kapasitesini ciddi şekilde artırdığını belirten Gürses, bu yatırımlarla birlikte bölgenin Doğu Akdeniz’in en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldiğini söyledi. Gürses, "2021 yılında tamamladığımız altyapı yatırımlarıyla birlikte burada 2 bin tona kadar yatlara hizmet verme imkanına sahibiz. Şu anda Doğu Akdeniz’de en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldik. Bu sayede buraya gelen yatların boyları uzadı. Eskiden 25-30 metreye kadar yat imalatı yapılabilirken, şu anda 90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" ifadelerini kullandı. İlk 4 ayda 12 tekne teslim edildi Antalya Serbest Bölge’de 2025 yılı sonuna kadar 832 teknenin imal edilerek sahiplerine teslim edildiğini belirten Gürses, yılın ilk 4 ayında 12 teknenin daha tamamlanıp teslim edildiğini söyledi. Gürses, "Toplamda bugüne kadar üretilen yat sayısı 844’e ulaştı. 2000-2025 yılları arasında Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların ortalama boyu 18 metre iken, bu yılın ilk 4 ayında üretilen yatların ortalama boyu 30 metreye çıktı. Daha büyük yatların da imalatı devam ediyor" dedi. Rıhtımda 50 ve 60 metre boylarında yatların teslim öncesi son donanımlarının yapıldığını ve deneme testlerinin gerçekleştirildiğini aktaran Gürses, bakım-onarım faaliyetlerinde de hızlı bir gelişme yaşandığını kaydetti. "Rıhtımlarımızın kapasitesi dolu" Altyapı yatırımlarının ardından Akdeniz ve Orta Doğu’dan büyük yatların bakım-onarım için Antalya Serbest Bölge’ye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Gürses, geçen aylarda 80 metrelik bir teknenin bakım-onarımının tamamlanarak gönderildiğini, 74 metrelik başka bir teknenin de gelmek için talepte bulunduğunu açıkladı. Yaklaşık 400 metrelik yat bağlama rıhtımına rağmen kapasitenin dolduğunu belirten Gürses, "Rıhtım yatırımlarımızı bitirmemize rağmen, yaklaşık 400 metrelik bir yat bağlama rıhtımımız olmasına rağmen, şu anda rıhtımlarımızın kapasitesi dolu. Liman başkanlarımızın izniyle yükleme-boşaltma rıhtımlarımızı da yat bağlama rıhtımı olarak kullanmaya başladık. Serbest bölgedeki yatırımlarımızın karşılığını ciddi anlamda almaya başladık" diye konuştu. Antalya Serbest Bölge’de şu ana kadar bakım-onarıma gelen tekne sayısının 248’e ulaştığını belirten Gürses, "Bunun 218 tanesini teslim ettik, 30 tanesinin bakım-onarım faaliyeti şu anda devam ediyor. Şu ana kadar bu faaliyetlerden 144 milyon dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleşti" dedi. "Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor" Bölgede yapılan yatırımlarla birlikte 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verilebildiğini belirten Gürses, 560 tonluk travellift ve modern yat bağlama yatırımlarının firmaların elini güçlendirdiğini söyledi. Gürses, altyapı yatırımları sayesinde içerideki firmaların daha büyük siparişler alabildiğini belirterek, "Şu anda dünyada kabul edilebilir en güvenli sistemin yatırımını Antalya Serbest Bölge’de gerçekleştirdik. Toplam rıhtım yatırımlarımızla birlikte yaklaşık 17 milyon dolarlık bir yatırım yapmıştık. Burada 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verebiliyoruz. Ayrıca 560 tonluk travelliftimiz var. Bu anlamda elimiz çok güçlendi" dedi. Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların Monaco, Cannes ve Florida gibi dünyanın önemli fuarlarında sergilendiğini kaydeden Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın önemli fuarlarında sergileniyor. Monaco’da, Cannes’da, Florida’daki fuarlarda yer alıyor. Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor. Çünkü Türk işçisinin emeğiyle üretilen yatlar gerçekten çok kaliteli. Bu yatların denizlerdeki sayısının artması da burayı cazibe merkezi haline getirdi" ifadelerini kullandı. Elektronik ve medikal sektörü de öne çıkıyor Antalya Serbest Bölge’de yat sektörünün yanı sıra elektrik-elektronik ve medikal sektörlerinin de katma değerli üretim açısından öne çıktığını belirten Gürses, elektronik sektöründe faaliyet gösteren firma sayısının 13’e çıktığını söyledi. Elektronik sektörünün kilogram başına ihracat değerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürses, "Elektrik ve elektronik sektöründe sayı 13’e kadar çıktı. Bu bizim için mutluluk verici. Çünkü katma değeri son derece yüksek. Kilogram değeri 7-8 bin dolara, bazen 10 bin dolara kadar çıkan ürünler var. Bu, ülkemiz ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlıyor" dedi. Bu sektörlerin teknoloji transferi ve nitelikli istihdam açısından da önemli olduğunu belirten Gürses, üniversite gençlerinin bölgede çalışma imkanı bulduğunu söyledi. Medikal sektörünün de özellikle kadın istihdamına katkı sağladığını belirten Gürses, "Medikal sektörü de kadınları istihdama kazandırma yönünden çok önemli bir katkı sağlıyor. Yaklaşık yüzde 80 kadın istihdamı sağlıyor. Aynı şekilde teknoloji transferi açısından da önemli. Bu 3 sektör bizim için gerçekten çok önemli. Daha çok gelişmeleri için çalışıyoruz" diye konuştu. 58 metrelik Amanda haziranda teslim edilecek Antalya Serbest Bölge’nde faaliyet gösteren Nebula Tersanesi tarafından inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyat da bölgedeki yat üretim kapasitesinin geldiği noktayı ortaya koydu. Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer, onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satılan Amanda’nın teknik özellikleri, yapım süreci ve teslim takvimine ilişkin bilgi verdi. Amanda’nın 58 metrelik bir süperyat olduğunu belirten Sürer, "Amanda, Nebula Tersanesi’nin ürettiği 58 metrelik bir süperyat. Tasarımcısı dünyaca meşhur Espen Oeino. Amanda’nın yapımı 3 yıl sürdü. Bin 300 groston hacme sahip. Yenilikçi bir sevk sistemi olan dizel elektrik sevk sistemine sahip. Teknede dizel jeneratörler elektrik üretiyor, elektrikli pervanelerimizde de sevk sistemi çalışıyor" dedi. Yatta 7 misafir kabini ve 15 kişilik mürettebat kapasitesi bulunduğunu belirten Sürer, Amanda’nın 14 misafire konforlu deniz tatili imkanı sunacak şekilde tasarlandığını söyledi. Sürer, "Teknemizde 7 misafir kabini ve 15 mürettebat için mürettebat kabinleri mevcut. Bu, 14 kişilik bir misafir kapasitesi demektir. Aynı zamanda 15 kişilik de mürettebat kapasitesi var" ifadelerini kullandı. "Çapa atmadan sabit durabilecek sisteme sahip" Amanda’nın ileri teknoloji donanımlarıyla dikkat çektiğini belirten Sürer, süperyatın dynamic positioning sistemi sayesinde çapa atmadan sabit durabildiğini anlattı. Sürer, "Teknemiz aynı zamanda dynamic positioning dediğimiz, çapa atmadan sabit durabilecek bir sabitleme sistemine sahip. Bu, baş pervane ile kıç pervanelerin senkronize çalışmasıyla oluşan bir sistem" dedi. Amanda’nın 6 güvertesi bulunduğunu, teknede asansör, servis mutfakları ve ana mutfak gibi otel standardında donanımlar yer aldığını belirten Sürer, "Oldukça geniş bir hacmi var. İçinde 6 güverte olduğu için bir asansörü var. Her katta servis mutfakları, en alt katta ana mutfağı var. Konforlu bir deniz tatili için gereken her şey otel standartlarında teknemizde mevcut. Ana makine dairesinden mutfağa, servisten temizliğe, güverte temizliğinden halatların toplanmasına kadar çok çeşitli personel bulunduğu için ciddi anlamda personel ihtiyacı oluyor. Lüks bir yatta konfor her şeyden önce geldiği için gereken her türlü donanım, ekipman ve personel teknede mevcut" diye konuştu. "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" Amanda’nın suyla buluştuğunu ve teslim öncesi test sürecinin başladığını belirten Sürer, süperyatın Haziran 2026’da sahibine teslim edilmesinin planlandığını açıkladı. Sürer, "Teknemiz aslında suyla buluştu. Teknelerin yapım aşamasında bitime yaklaşan ilk aşama suya indirilmektir. Suya indirildikten sonra deniz suyuyla çalışan sistemlerin test edilmesi gerekiyor. Burada da 2-3 aylık bir süre gerekiyor. Bütün sistemler test ediliyor. Ondan sonra deniz testi dediğimiz seyre çıkılıp bütün raporlar alındıktan sonra sahibine teslim ediliyor. Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07
Alanya’da deneme amaçlı ekilen ananasta ilk meyve topaları çıktı
Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üretimi her geçen yıl çeşitlenirken, deneme amaçlı ekilen ananaslarda ilk meyve topalarının görülmesi üreticiyi heyecanlandırdı. İlçede uzun yıllardır tropikal meyve üretimi yapan Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, yaklaşık 2 yıl önce bin metrekarelik alanda başladıkları ananas üretiminde olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi. Türkiye’de tropikal meyve üretiminin merkezi haline gelen Alanya’da avokado, mango, papaya, ejder meyvesi ve passion fruit gibi birçok ürün yetiştirilirken, ananas da üreticilerin denediği yeni ürünler arasında yer aldı. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Alanya’nın iklim yapısının tropikal meyveler için uygun olduğuna dikkat çekerek, ananasın da bölge şartlarına uyum sağladığını ifade etti. Yaklaşık iki buçuk yıllık gelişim sürecinin ardından bitkilerin ilk meyve topalarını verdiğini belirten Hüddoğlu, ‘’Alanya’mızda 40’a yakın tropikal meyve üretiyoruz. Bunlardan bir tanesi de ananas. Ananası da bahçelerimizde deniyoruz. Bölgemizde de yoğun bir ekim var. Ananas iki buçuk sene içerisinde verime geçti. Şu anda gelişimi güzel. Topalarını vermeye başladı. Önümüzdeki aylarda hasat edeceğiz. Bu şekilde devam ederse ananas verimliliği güzel olacak. Çünkü ülkemizde çok fazla ananas tüketimi var. Yerli üreticiye destek verildiğinde bu şehirde tropikal meyvenin her çeşidini üretebiliriz’’ dedi. Ali Hüddoğlu’nun eşi Kristina Hüddoğlu ise, ’’Eşim tropikal meyve üretiyor. Benim en sevdiğim meyve ananas olduğu için bahçemize ananas ekelim dedik, denemek istedik. Alanya’da oluyor. Meyve olgunlaştıkça rengini değiştirecek, turuncu ve sarı olacak. Ama çok güzel gelişiyor’’ ifadelerini kullandı. Bahçedeki ananasların gelişiminin üreticilerin beklentilerini karşılaması, bölgede alternatif tropikal ürünlere olan ilgiyi de artırdı. Önümüzdeki aylarda yapılacak ilk hasatla birlikte Alanya’da ananas üretiminin yaygınlaşması öngörülüyor.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 22:35
Serik’te ticari taksi ile kamyonet çarpıştı: 2 yaralı
Antalya’nın Serik ilçesinde ticari taksi ile kamyonetin çarpıştığı trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Kaza, saat 20.00 sıralarında Antalya-Alanya D400 karayolu Orta Mahalle Gedik Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Sürücüsü henüz öğrenilemeyen 07 YPT 83 plakalı ticari taksi, aynı istikamette seyir halinde olan Okan B. idaresindeki 07 EAB 65 plakalı kamyonetle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle yan yatarak refüjdeki demir korkuluklara çarpan kamyonetteki sürücü Okan Biber ile Abdülkadir A. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kendi imkânlarıyla araçtan çıkan yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Serik Devlet Hastanesine sevk edildi. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza sonrası ticari taksi sürücüsünün aracını olay yerinde bırakarak kaçtığı belirtildi. Polis ekipleri, kaçan sürücünün kimliğinin tespit edilerek yakalanması için çalışma başlattı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:22
7 metrelik duvardan düşen çiftçi yaralandı
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde serasının yanındaki 7 metrelik duvardan düşen çiftçi yaralandı. Düşmenin etkisiyle ayağı kırılarak bulunduğu yerde mahsur kalan çiftçiyi itfaiye ekipleri kurtardı. Olay, Korubaşı Mahallesi Sarı Ağaç mevkiinde saat 17.00 sıralarında yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bölgede çiftçilik yaptığı öğrenilen Mehmet Emin Ş., serasının yanındaki yaklaşık 7 metrelik duvardan düşerek yaralandı. Düşmenin etkisiyle ayağı kırılan çiftçi, bulunduğu yerde mahsur kaldı. Durumu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla düştüğü yerden kurtarılan yaralı, sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Mehmet Emin Ş., ambulansla Gazipaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili jandarma tarafından inceleme başlatıldı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:37
Corendon Airlines 5. Finansın Geleceği Zirvesi’ne sponsor oldu
5. Finansın Geleceği Zirvesi, 11 Aralık’ta Turkuvaz Medya Merkezi’nde gerçekleşti. Bankacılık, sermaye piyasaları ve reel sektörü bir araya getiren zirveye Corendon Airlines destek sponsoru olarak katkı sağladı. Ekonomi yönetiminin yol haritası, finansal istikrar ve yatırım ikliminin ele alındığı zirvede; kamu, finans ve özel sektör temsilcileri güncel ekonomik gelişmeleri çok boyutlu şekilde değerlendirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panellerde, küresel ekonomik görünüm, Türkiye’nin finansal dönüşüm süreci ve sektörler üzerindeki etkiler masaya yatırıldı. Zirve kapsamında konuşan Corendon Turizm Grubu Finans Danışmanı Batuğhan Karaer, havacılık ve turizm sektörünün finansal dinamiklerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Karaer, artan maliyetler, finansmana erişim, döviz dengesi ve sürdürülebilir büyüme başlıklarında havacılık sektörünün mevcut konumuna ve gelecek beklentilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin kapanış bölümünde ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirilen "Para Sohbetleri" oturumu, ekonomi gündemine ilişkin önemli mesajlara sahne oldu. 5. Finansın Geleceği Zirvesi ve 13. Para Sohbetleri Zirvesi, Corendon Airlines’ın destek sponsorluğunda tamamlandı. Zirvenin açılışına; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, SPK Başkanı Ömer Gönül ve Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun katıldı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:16
Satırla katledilen hemşirenin eşine ağırlaştırılmış müebbet talebi
Antalya’da iki aylık eşi hemşire Sevcan Demir Sakman’ı satırla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Halit Can Sakman’ın, "canavarca hisle eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla yargılandığı davada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın eylemini Türk Ceza Kanunu’nun 82/1. maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ederken, maktülün annesinin "Gün yüzü görmesin" sözleri dikkat çekti. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına; maktul Sevcan Demir Sakman’ın annesi Havva Ünay, babası Güney Demir, tutuklu sanık Halit Can Sakman ve taraf avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada istenen adli raporun dosyaya girdiği, sanığın akıl sağlığının yerinde olduğunun tespit edildiği bildirildi. HTS kayıtlarında adı geçen tanık dinlendi Duruşmada HTS kayıtlarında adı geçen tanık Merve B. dinlenildi. Tanık beyanında, sanıkla geçmişte sınırlı bir tanışıklıkları olduğunu belirterek, olay gecesi sanığa ulaşılamaması üzerine kendisine ait telefondan arama yapıldığını, daha sonra aynı numaradan sanığın teyzesi tarafından yapılan aramayı polis ekiplerinin açtığını ifade etti. En ağır ceza verilsin Mahkemede söz alan maktulün annesi Havva Ünay, "Ağırlaştırılmış müebbet alsın, gün yüzü görmesin, başka kimseye zarar vermesin" ifadelerini kullanırken, babası Güney Demir de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Savcı mütalaasını açıkladı Tarafların beyanlarının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, sanığın eyleminin; canavarca hisle işlendiği, mağdurun sanığın eşi olduğu ve olay sırasında maktulün kendini savunamayacak durumda bulunduğu gerekçesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1. maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirtti. Savcı, bu kapsamda sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Sanıktan savunma Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Halit Can Sakman, evlilik öncesinde birlikte yaşadıklarını, evlilik sonrası maddi nedenlerle tartışmalar yaşandığını öne sürerek, kendisini baskı altında hissettiğini ve pişman olduğunu söyledi. Duruşma ertelendi Sanık avukatının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, 9 Mart 2025 tarihinde Kepez ilçesi Gazi Mahallesi’nde bulunan bir sitenin giriş katında meydana geldi. Özel bir hastanede hemşire olarak çalışan Sevcan Demir Sakman ile Acil Tıp Teknisyeni eşi Halit Can Sakman arasında çıkan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü, Sevcan Demir Sakman’ın sırt, karın ve vücudunun çeşitli bölgelerinden satırla yaralandığı, sağlık ekiplerinin genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlediği bildirildi. Yaralı olduğunu söyleyen sanık ise polis ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi. Güvenlik kamerası görüntüleri dosyada Dosyaya giren güvenlik kamerası görüntülerinde, Sevcan Demir Sakman’ın yaşadığı şiddetten kaçmak amacıyla defalarca evden çıkmaya çalıştığı, sanık tarafından engellendiği ve olayın ardından Halit Can Sakman’ın üzeri kanlı şekilde apartmandan tek başına çıktığı anların yer aldığı öğrenildi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:36
Aksu’da 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu
Antalya’nın Aksu ilçe Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, "Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık" dedi. Antalya’nın Aksu ilçesinde Yerli Malı Haftası, yerli ve milli üretimin önemine dikkat çekilen kapsamlı bir programla kutlandı. Aksu Kocabelen Okulu bahçesinde düzenlenen etkinlikte, Aksu’nun tarımsal gücü, coğrafi işaretli ürünlerin önemi ve üretimde sürdürülebilirlik vurgulandı. "Coğrafi işaret sadece kültürel miras değil, ekonomik kalkınmadır" Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, konuşmasında Aksu’nun tarım ve turizm açısından stratejik bir ilçe olduğunu belirterek, yaklaşık 50 bin dekar örtü altı üretim alanıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu söyledi. İlçede faaliyet gösteren çok sayıda fide ve tohum firmasının milli ve yerli tohum üretimi yaparak hem ülke ekonomisine hem de ihracata katkı sunduğunu ifade eden Şahin, pandemi sürecinin gıdanın stratejik önemini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını belirten Kaymakam Şahin, "Coğrafi işaret sadece kültürel bir miras değil; üretici için sürdürülebilir gelir, bölge için ekonomik kalkınma demektir. Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık. Yerli üretimi coğrafi işaretle koruyarak emeği markaya, markayı gelire dönüştürüyoruz. Bu bilinci de çocuklarımıza aktarmayı hedefliyoruz" dedi. "Yerli üretime sahip çıkmak vatan sevgisidir" Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürü Cahit Öztürk, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda üretken, sorumluluk sahibi ve bilinçli bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Yerli ve milli üretimin vatan sevgisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Öztürk, "Vatanını sevmek; bu topraklarda üretilen yerli ve milli ürünlere sahip çıkmakla mümkündür" ifadelerini kullandı. Aksu’nun tarımsal üretimi, bereketli toprakları ve köklü kültürüyle güçlü bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Öztürk, coğrafi işaretli ürünlerin geleneksel üretimi koruduğunu ve yerel üreticiyi desteklediğini vurguladı. Öğrencilerin coğrafi işaretli ürünleri tanımasının, ülkenin ekonomik bağımsızlığına ve bölgesel kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. "Coğrafi işaret emeği korur, üretimi güçlendirir" Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur ise coğrafi işaretin, ürünün kökenini, niteliğini ve kalitesini güvence altına alan önemli bir tescil olduğunu belirterek, bu sayede hem geleneksel üretimin hem de yerel tarımın sürdürülebilirliğinin sağlandığını ifade etti. Boğatimur, Aksu’nun fide ve tohumculuk alanında Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, yerli ve milli üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini kaydetti.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:49
Antalya’da tehditle para istedikleri iş yerini kurşunlayan 3 şüpheli tutuklandı
Antalya’da bir iş yerini tehdit ederek para isteyen ve talep reddedilince iş yerini kurşunladıkları belirlenen 3 şüpheli, düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak tutuklandı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve önlenmesine yönelik çalışma yürüttü. Kepez ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yeri sahibinin şikayeti üzerine harekete geçen ekipler, yabancı menşeili telefon hatları üzerinden WhatsApp aracılığıyla ölüm tehdidiyle para istendiğini, paranın verilmemesi üzerine iş yerinin motosikletli kişilerce kurşunlandığını tespit etti. Yapılan incelemelerde, iş yeri kurşunlama olayını gerçekleştiren ve birlikte hareket ettikleri belirlenen 3 şüpheli belirlendi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 3 zanlı olayla aynı gün yakalandı. Operasyonda 1 tabanca, şarjör, 2 fişek ile olayda kullanılan 1 motosiklet ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "Yağma" ve "Tehdit" suçlarından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Öte yandan şüphelilerin gerçekleştirdikleri eylem güvenlik kamerasına yansıdı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:17
Minik eller tohumları toprakla buluşturdu
Konyaaltı Belediyesi’nin halka kazandırdığı 5’inci kreş olan Doğa Çocuk Enstitüsü’nde yer alan serada ’Sebze Ekimi Etkinliği’ gerçekleştirildi. Minikler, etkinlik için hazırlanan tohumları toprakla buluşturdu. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın, Konyaaltı’ndaki kreş sayısını iki katına çıkarma sözünün ardından açılan ilk kreş olan Doğa Çocuk Enstitüsü’nde eğitim ve etkinlikler devam ediyor. Doğayla iç içe bir ortamda eğitimlerini sürdüren çocuklar için, kreş içerisinde yer alan serada ’Sebze Ekimi Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlikte ilk olarak Eric Carle’ın ’Minik Tohum’ adlı kitabında tohumları tanıttığı kısım okundu. Ardından sevgi treni oluşturan çocuklar seraya geçerek kazma küreklerle toprağı hazırladı. Minikler öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları toprağa roka, tere, maydanoz ve ıspanak ekip sebzeleri toprakla buluşturdu. Etkinlik boyunca keyifli vakit geçiren çocuklar, tohumları toprakla buluşturmanın tadını çıkardı. Konyaaltı Belediyesi Kreş Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, bu tür etkinliklerin çocukların gelişimi için planlanmaya devam edeceği aktarıldı. Kotan: "Çocuklarımız eğitimi en doğal ortamda görüyorlar" Konyaaltı Belediyesi kreşlerinde eğitimle birlikte çocuklara üretmenin önemini de aktardıklarını vurgulayan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Kreşlerimizde verdiğimiz eğitimin kalitesini her zaman en üst seviyede tutuyoruz. İlçemize kazandırdığımız 5’inci kreşimizde çocuklar doğayla iç içe bir eğitim görüyor. Minikler burada toprakla buluşuyor. Çamurla oynuyor. Tamamen doğal bir ortam var. Kreşimizin içerisinde bir de seramız mevcut. Bu serada minikler üretmeyi öğreniyor. Gerçekleştirdiğimiz sebze ekimi etkinliğiyle, çocuklarımıza üretmenin ne kadar önemli olduğunu küçük yaşta göstermiş olduk. Miniklerimiz, sebzeleri toprakla buluşturdu. Hepsinin eline sağlık. Onları çok seviyoruz" ifadelerini kullandı. "Doğa Çocuk Enstitüsü’nde birçok etkinlik yapılıyor" Konyaaltı Belediyesi Kreş Öğretmeni Güleray Erçiftçi, "Çocuklarımız Eric Carle’ın muhteşem eserlerinden biri olan ‘Minik Tohum’un yolculuğuna çıktılar. Minik Tohum’un maceralarına tanıklık ederek, kahvaltı tabaklarımızı süsleyecek olan roka, tere ve maydanozları toprakla buluşturdular. Ardından mutfaklarımızın vazgeçilmezlerinden ıspanakları toprakla buluşturdular" dedi. Doğa Çocuk Enstitüsü’nde gerçekleştirilen etkinliklere değinen Erçiftçi, "Çocuklarımızın doğayla bağlantı kurdukları pek çok etkinlik yapıyoruz. Serbest oyun alanlarımızdaki yapı inşa oyunlarıyla, çamur mutfağımızda hazırladıkları yiyeceklerle hem doğayla bağlantı kuruyorlar hem de kendilerini gerçekleştirme basamaklarının aslında en kıymetli alanında görüyorlar. Velilerimiz çok mutlular. Çünkü kendilerine her akşam eve topraklanmış, toprak ve çamurla birlikte oyunlar oynayan çocuklar teslim ediyoruz" diye konuştu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:45
Elmalı Devlet Hastanesi’ne modern göz polikliniği
Elmalı Verem Savaş Derneği, Elmalı Devlet Hastanesi bünyesinde kurulacak tam donanımlı Göz Polikliniği için gerekli olan tüm tıbbi cihazları temin etti. Tamamı Elmalı halkının bağışlarıyla temin edilen, son teknolojiye sahip göz muayene ve tanı cihazları, hastane yönetimine teslim edilerek vatandaşların hizmetine sunuldu. Elmalı Devlet Hastanesi, göz sağlığı alanında bölgeye hizmet verebilecek güçlü bir altyapıya kavuşurken, ilçe halkının başka merkezlere sevk edilme ihtiyacının da önemli ölçüde azalması bekleniyor. Cihaz tesliminin ardından Elmalı Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Murat Yüncü ve İdari ve Mali İşler Müdürü Mehmet Öz, Elmalı Verem Savaş Derneği’ni ziyaret etti. Dernek binasında, yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen törende, Başhekim Yüncü tarafından Dernek Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş’e sağlık hizmetlerine sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim edildi. Başhekim Yüncü, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede; "Bu katkı yalnızca bir cihaz bağışı değil; kamuya, insana ve geleceğe karşı duyulan sorumluluğun en somut göstergesidir, Elmalı için son derece kıymetli bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Elmalı Verem Savaş Derneği Başkanı Ecz. Salih Baybars Türkiş de ziyaret esnasında yapmış olduğu konuşmada, "Elmalı Verem Savaş Derneği , geçmişte Elmalı’da bir çok esere imza atmıştır. Bir çok gencimize burs vermiştir. Halkımızın desteği ile birçok yardıma ve projeye önderlik yapabilir. Elmalı Devlet Hastanesi yönetiminin, Elmalımıza kalacak bu yatırımlara öncülük etmesi ve bizlerden, Elmalı halkına taleplerini iletmesi, ilçemize olan ilgi ve alakalarının bir göstergesidir. Bize bu yardımları yapmaya vesile oldukları için ben de Elmalı halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:11
ATSO Başkanı Hacısüleyman’dan Antalya için kritik uyarı: "Kaynaklar sınırlı, tercihler belirleyici"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın 2050 vizyonunun ortak akılla belirlendiğini belirterek, sınırlı kaynaklar karşısında kentin geleceğinin doğru tercihlerle planlanması gerektiğini söyledi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla düzenlenen "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı" tamamlandı. Üç gün süren konferansta, Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejiler ortak akılla ele alındı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının geniş katılım sağladığı konferans ’tarım’, ’turizm’, ’ticaret-sanayi’ ve ’kentsel dönüşüm’ başlıkları altında dört ana oturum şeklinde gerçekleştirildi. Oturumlarda, Antalya’nın nüfus artışı, göç, kaynak yönetimi, iklim değişikliği, afetler, teknoloji, şehircilik, ulaşım ve ekonomik çeşitlilik gibi başlıklar bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. "Ortak noktamız insan yaşamının sürdürülebilirliği" Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ortak noktalarının insan yaşamının sürdürülebilirliği olduğunu vurguladı. "Nasıl bir Antalya istiyoruz, neyi neye tercih edeceğiz?" sorularının kritik öneme sahip olduğunu belirten Hacısüleyman, bu soruların tek bir doğru cevabı olmadığını, ancak tercih hakkının Antalya’da yaşayanlara ait olması gerektiğini söyledi. Hacısüleyman, "Kendi geleceğimizi yine Antalyalılar olarak biz belirlemeliyiz" dedi. "Neyi, ne kadar tercih edeceğimizi konuşuyoruz" 2050’ye giderken kentin nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin tartışıldığını belirten Hacısüleyman, "Daha fazla ticaret mi istiyoruz, daha fazla yapılaşma mı, yoksa tarımı, suyu ve doğayı koruyan bir Antalya mı?" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün artan sıcaklıklar nedeniyle üretimde zorlandığını, turizmin ise kaynak baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini kaydeden Hacısüleyman, kentleşmenin kültürle birlikte düşünülmemesi halinde şehrin ruhunu kaybedeceğini söyledi. "Turist sayısı 5 kat arttı, kaynaklarımız aynı kaldı" Antalya’nın nüfusunun 2000 yılında yaklaşık 1 milyon 700 bin olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, bugün bu sayının 2 milyon 700 bine ulaştığını ifade etti. Son 25 yılda kaynakların 1 milyon kişiyle daha paylaşılır hale geldiğine dikkat çeken Hacısüleyman, "Su arttı mı? Hayır. Ama kişi başına düşen kaynak azaldı" dedi. Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2000 yılında Antalya’ya gelen yabancı turist sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğunu, bugün ise bu rakamın 17 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Her yeni kullanıcının kaynaklara ortak olduğunu dile getiren Hacısüleyman, turizmde bunun geçici, göçte ise kalıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Beş katlık artışa rağmen kaynaklarda benzer bir artış yaşanmadığını vurgulayan Hacısüleyman, "Bu yükü kaldıracak hangi kaynağımız beş kat arttı? İşte bu nedenle taşıma kapasitesini konuşmak zorundayız" diye konuştu. Antalya’nın daha ne kadar nüfusu, turisti ve yapılaşmayı kaldırabileceğinin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, "Kaynaklar artmayacak. Bu yüzden planlamayı kapasite üzerinden yapmak zorundayız" dedi. "Teknoloji büyük bir dönüşüm getiriyor" Son 25 yılda dijital platformların kısa sürede küresel ölçekte büyük değerlere ulaştığını hatırlatan Hacısüleyman, önümüzdeki 25 yılda çok daha köklü bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Otonom araçlar, dikey tarım, suyun depolanması ve gri su kullanımı gibi başlıkların konferansta ele alındığını söyleyen Hacısüleyman, "25 yıl sonra yine aynı sorunları mı konuşacağız, yoksa bir kısmını çözmüş mü olacağız? Bu sorunun cevabını bugünden vermek zorundayız" diye kouştu. "İklim değişikliği artık teorik değil" İklim değişikliğinin artık günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğini vurgulayan Hacısüleyman, "Eskiden 40 günde yağan yağmur bugün 2 saatte yağıyor. Sonrasında altyapıyı ya da yönetimleri suçluyoruz ama bireysel sorumluluğumuzu da sorgulamamız gerekiyor" dedi. Deprem, sel ve su krizinin insan yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya’nın geleceğinin ancak bütüncül, bilimsel ve sürdürülebilir bir planlamayla güvence altına alınabileceğini sözlerine ekledi. Antalya 2050 vizyonu belirlendi Konferans sonucunda Antalya’nın 2050 yılına uzanan yol haritasını şekillendirecek ortak vizyon, sürdürülebilirlik, çeşitlendirilmiş ekonomi, akıllı şehircilik ve yüksek yaşam kalitesi ekseninde tanımlandı. Vizyon çerçevesinde Antalya’nın; kültür, sanat, turizm ve eğitimin başkenti, marka değerleriyle Akdeniz’in çekim merkezi, sürdürülebilir, akıllı, güvenli ve çevreye duyarlı dönüşümünü tamamlamış bir şehir olması hedefleniyor. Tek bir sektöre bağımlı olmayan dengeli ekonomik yapısıyla, kalite odaklı ve destinasyon çeşitliliği yüksek turizmini güçlendiren Antalya’nın; iklim göçü baskısına rağmen kentsel dokusunu koruyan marka şehir kimliğini pekiştirmesi öngörülüyor. "Dünyanın en yaşanabilir şehirleri arasına girme hedefi" Vizyon kapsamında Antalya’nın, veriye dayalı yönetilen, çalışma, yaşam ve sosyal alanları birbiriyle uyumlu, doğayla barışık ve kendi kendine yeten bir kalkınma modelini hayata geçirmesi amaçlanıyor. Sanayi ve ticarette teknoloji odaklı, rekabetçi bir güç haline gelmesi; demiryolu öncelikli lojistik altyapısı, gelişmiş liman kapasitesi ve yatçılık ekosistemiyle yüksek katma değerli ihracat yapan küresel bir merkez olması hedefleniyor. İklim değişikliğine uyumlu bir şehir vizyonu doğrultusunda ise; su ve enerjiyi akıllı yöneten, yerel üretimi güçlendiren, yenilenebilir enerji ve etkin atık yönetimiyle çevresel etkileri en aza indiren, sürdürülebilir tarım ve Ar-Ge ekosistemi oluşturulmuş, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir şehir modeli öne çıkıyor. Bu dönüşümle Antalya’nın, dünyanın en yaşanabilir ilk 10 şehri arasına girmesi amaçlanıyor. "Somut projelere dönüşecek" Oturumlar sonunda elde edilen çıktılar doğrultusunda, her bir alan için hazırlanan "Antalya 2050 Vizyonu Stratejik Yol Haritası Raporları" ilgili kurumlarla paylaşılacak. Belirlenen stratejiler, ATSO iş birliğinde somut projelere dönüştürülerek hayata geçirilecek. Konferans çıktılarında ayrıca; iş birliği, koordinasyon ve yönetişim anlayışıyla tüm paydaşlarıyla birlikte çalışan, ekosistem odaklı büyüyen bir şehir modelinin hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:44
Akdeniz Üniversitesi’nden bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil dönüşüm hamlesi
Akdeniz Üniversitesi, bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında buluşturan "CADI" projesiyle, bakım ekosistemini yeni beceriler ve yeni iş birlikleri üzerinden yeniden kurguluyor. Akdeniz Üniversitesi’nde bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan "Dijital ve Yeşil Becerilerle Güçlendirilmiş Bakım Ekosistemi (CADI)" Projesi’nin açılış programı gerçekleştirildi. Proje, sağlık, teknoloji, kamu ve sivil toplum paydaşlarını bir araya getirerek bakım alanında yenilikçi ve kalıcı bir model oluşturmayı hedefliyor. Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ve Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi, Avrupa Birliği Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban’ın yürütücülüğünü yaptığı CADI Projesi’nin açılış programı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yavuz Tekelioğlu Konferans Salonu’nda yapıldı. Programa üniversite yöneticileri, akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve proje paydaşları katıldı. "Projeler Gençlere ilham versin" Programın açılış konuşmasını Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker yaptı. CADI Projesi’nin üniversite adına önemli bir kazanım olduğunu belirten Toker, bu tür projelerin genç akademisyenler ve öğrenciler için yol gösterici olduğuna dikkat çekerek katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Alman Ulusal Ajansı’ndan 94 puan aldı Projenin yürütücüsü AKVAM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban, CADI Projesi’nin temel hedefinin bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil becerilerle güçlendirilmiş bir ekosistem oluşturmak olduğunu vurguladı. Çoban, projenin tasarlanma sürecinde Akdeniz Üniversitesi’nin güçlü altyapısından ve çok yönlü imkanlarından yararlanıldığını ifade etti. "Akdeniz Üniversitesi bizi farklı kılıyor" Akdeniz Üniversitesi’nin sahip olduğu özgün avantajlara dikkat çeken Çoban, üniversite hastanesi, teknokent, öğrenci yurtları, kampüs içi yaşam alanları ve büyük insan sirkülasyonuna sahip yapının proje üretimi açısından önemli bir ekosistem sunduğunu belirtti. Bu bütüncül yapının CADI Projesi’nin temelini oluşturduğunu dile getiren Çoban, üniversitenin araştırma gücü, öğrenci potansiyeli, tarım altyapısı, teknokent firmaları ve kampüs içi sosyal yaşam alanlarının projelere önemli katkı sunduğunu ifade etti. Çoban, Akdeniz Üniversitesi’nin "yaşayan kampüs" modeliyle Avrupa’daki birçok üniversiteden ayrıştığını söyledi. "Avrupa’nın dikkatini çeken bir proje" Proje sahibi kuruluş adına Almanya’dan katılan BedCon Yöneticisi Zeki Çağlar da konuşmasında, projeye verilen yüksek puanın önemine dikkat çekti. Çağlar, "94 puan, Alman Ulusal Ajansı için oldukça yüksek bir değerlendirme. Proje kapsamı ve hazırlanış kalitesi, ajans tarafından da takdir edildi." dedi. "Paydaşlardan destek ve değerlendirmeler" Proje ortağı Sağlık ve Çevre Politikaları Derneği Başkanı Öğr. Gör. Mustafa Çelik, böyle kapsamlı bir projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirirdi. Antalya Valiliği adına konuşan Dr. Gülşen Elmas, projenin Antalya’nın dijitalleşme ve sürdürülebilirlik vizyonuna katkı sağlayacağını ifade etti. Antalya İl Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Hüseyin Kurtay ise slayt sunumu eşliğinde sivil toplum alanındaki çalışmalarını anlattı. Program, Dr. Nilgün Akbulut Çoban’ın CADI Projesi sunumu ile devam etti. "Kişisel verilerin korunması" Programın son bölümünde Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve AKVAM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Alptekin Duru, "Avrupa Birliği Projelerinde Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Duru, kişisel verinin tanımı ve korunmasına ilişkin kapsamlı bilgiler aktardı. "Doğru iletişimin önemi" Programın kapanışında Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Talat Öztuzsuz, CADI Projesi kapsamında kurumsal kimlik, görünürlük ve doğru iletişimin önemi üzerine bir sunum yaptı. Öztuzsuz, doğru iletişimin projelerin sürdürülebilirliğini ve toplumsal etkisini güçlendirdiğine dikkat çekti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:38
100. Yıl Bulvarı’nda asfalt çalışmasının ilk etabı tamamlandı
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent içi trafiğinde büyük öneme sahip 100. Yıl Bulvarı’nda iyileştirme çalışması başlattı. Altyapı kurumlarının çalışmaları sonucu deforme olan 100. Yıl Bulvarı’ndaki çalışmanın ilk etabında şehir merkezinden Konyaaltı istikametine gidiş yönünde Turgut Reis Caddesi ile Falez Kavşağı arasında kalan bölüm asfaltlandı. Pazar günü kapatılan yol, bu sabah trafiğe açıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, altyapı çalışmaları sonrası bozulan ve deforme olan 100. Yıl Bulvarı üzerinde hummalı bir çalışma başlattı. Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 20 yıldır asfaltı yenilenmeyen 100. Yıl Bulvarı’nda etap etap bir çalışma gerçekleştirecek. Çalışmanın ilk etabı Turgut Reis Caddesi ile Falez Kavşağı arasında kalan kısımda gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, pazar sabah 07.00’de trafiği kapatarak, ilk etapta deforme olan asfalt söküldü. Hummalı bir çalışma gerçekleştiren ekipler, yaklaşık bin 50 metrelik bölümde bin 400 ton sıcak asfalt serimi yapıldı. Özdemir çalışmaları yerinde izledi Çalışmaları yerinde inceleyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Fen İşleri Daire Başkanı Serdar Oruç Gün’den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çalışmaların etaplar halinde planlandığını belirten Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Altyapı kazılarından sonra 6 etaplı bir çalışma olarak planladık. Bugün bin 50 metrelik ilk etabı yapıyoruz. İlk olarak Turgut Reis Caddesi ile Falez Kavşağı arasını planladık. Aşağı yukarı 20 senelik bir asfalt burası, yenilemeye karar verdik" dedi. "İlk etap, en büyük etap" Özdemir, ilk etabın çalışmanın en büyük etabı olduğunu vurgulayarak, "Bu bizim en büyük etabımızdı. Bundan sonraki etaplar daha küçük olacak. Kurum kuruluşların altyapı çalışmaları nedeniyle ciddi tahribatlarımız vardı. 20 yıldır kullanılan bir yolda 100. Yıl Bulvarı’nda yenileme çalışması yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Yol trafiğe açıldı Gün boyu süren çalışmalar sonrası asfalt seriminin tamamlanmasının ardından yolda çizgi çalışması yapıldı. 100. Yıl’ın Turgut Reis Caddesi ile Falez Kavşağı arasında kalan yol 24 saatlik bir çalışmanın ardından pazartesi sabahı trafiğe açıldı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:27
Kepez’de berberler denetlendi
Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Güneş Mahallesi Ömer Buyrukçu Caddesi’nde faaliyet gösteren yabancı uyruklu berber iş yerlerinde kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde bazı işyerlerinin çalışma ruhsatlarını ibraz edemedikleri, sağlık ve hijyen şartlarına uymadıkları tespit edildi. Kepez Belediyesi, vatandaşların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli iş yerlerinde düzenli denetimler gerçekleştiriyor. Bir yandan iş yerlerinde sağlık ve hijyen kontrolleri yapan belediye ekipleri, bir yandan da kaldırım ve trafik güvenliği ile ilgili denetimlerini sürdürüyor. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Güneş Mahallesi Ömer Buyrukçu Caddesi’nde faaliyet gösteren yabancı uyruklu berber iş yerlerinde de denetim gerçekleştirdi. Denetimler kapsamında iş yerlerinin "Açma ve Çalışma Ruhsatı" ile hijyen şartlarına uygunluğu kontrol edildi. Zabıta ekipleri, bazı işyerlerinin çalışma ruhsatlarını ibraz edemediğini ve hijyen kurallarına uymadığını tespit etti. Tespit edilen eksiklikler sonrası tutanak düzenlenerek cezai işlem uygulandı. Ayrıca, Kepez Belediyesi Gelirler Müdürlüğü’ne bağlı İlan ve Reklam Servisi ekipleri de iş yerlerinin beyanlarını kontrol ederek denetim sürecine destek verdi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin, ilçenin dört bir yanında vatandaşların sağlığı ve güvenliği için denetimlerini düzenli olarak sürdüreceği belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder