Yerel Haberler
Antalya
TİM delegesi Akgül: "BAİB seçimlerinde ortaya çıkan tablo iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansımasıdır" 09 Nisan 2026 Perşembe - 22:09:44 Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Olağan Genel Kurulu, yüksek katılım ve rekabet ortamında tamamlandı. Turkuaz listede Mehmet Ali Can, kırmızı listede Ramazan Keskin’in yer aldığı seçimde BAİB yönetim kurulu turkuaz liste tarafından oluşturulurken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) delegeliği MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül’ün birinci sırada bulunduğu kırmızı liste tarafından kazanıldı. Akgül, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu söyledi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı ve TİM delegesi Yusuf Akgül, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti. Akgül, seçim sürecinde kırmızı listenin MÜSİAD Antalya başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldığını ifade ederek, bu birlikteliğin sahaya da güçlü şekilde yansıdığını kaydetti. İhracatçıların beklenti ve taleplerinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Akgül, genel kurul sonuçlarının bu yönüyle dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu ile temsil yapısının farklı listelerde şekillenmesine de değinen Akgül, "Genel kurulda oluşan tablo, klasik seçim dengelerinin ötesinde bir sonuç ortaya koymuştur. Yönetim turkuaz listede oluşurken, TİM delegeliğinde farklı bir tercih ortaya çıkmıştır. Bu durum, sahadaki temsil gücünün ve ihracatçının beklentilerinin farklı bir zeminde karşılık bulduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. TİM delegeliğinde birinci sırada yer almasının kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Akgül, "Bu sonuç, ihracat camiamızın bize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak adına tüm ihracatçılarımızın ortak menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Yeni dönemde iş birliği ve istişareye dayalı bir yaklaşımın önemine dikkat çeken Akgül, BAİB’in hem yönetim hem de temsil boyutunda uyum içinde hareket etmesinin bölge ihracatı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 20:00 Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu: "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır" Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ’fiili atış sahfası’ ardından açıklamalarda bulunan Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" dedi. Genelkurmay Başkanı Orgenal Selçuk Bayraktaroğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın fiili atış sahfasının ardından TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde açıklama yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının önemine değinen Genelkurmay Başkanı Orgenal Bayraktaroğlu, "Türkiye; güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru, küresel bir güçtür. Yerli ve milli imkanlar, yüksek teknoloji ürünleri, insansız ve insanlı platformlar, ekde ettiği imkan ve kabiliyetlerle TSK bölgede önemli bir caydırıcı güçtür. Bu caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri Mavi Vatan’dır. Mavi Vatan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından korunmaktadır" dedi. "TB-3 ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" Tatbikatla ilgili detaylardan bahseden Orgeneral Bayraktaroğlu, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın gücünün temeli, eğitim ve eğitimin semeresini aldığımız tatbikatlardır. İşte bu tatbikatlardan biri de 10 gündür devam eden Mavi Vatan Tatbikatıdır.3- 10 Nisan 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de. Tatbikattaki amaç, harekata hazırlık eğitimleri, sevk ve idare etkinliği, müşterek çalışabilirliktir. Bu tatbikat aynı zamanda müşterek bir eğitim faaliyetidir. Asıl olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, destek olarak ise Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığından, toplam 15 bin personel ile ayrıntıları arz edilen 120 yüzer unsur ve muhtelif sayıda uçağımızın katılımı ile gerçekleştirilen tatbikatın bugünkü bölümünde; ’TCG Anadolu’dan ’BAYRAKTAR TB-3’ün kalkış ve inişi, ’TB-3’ ile ilk kez ’Kamikaze İDA’yı imhası faaliyetleri icra edilmiştir" ifadelerine yer verdi. Programda Orgeneral Bayraktaroğlu’nun yanı sıra Deniz Kuvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’da yer aldı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 19:52 Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir" Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’ının ‘fiili atış safhası’ ardından konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir, aynı zamanda hava savunma muhribi ‘TCG-Kocatepe’ gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur" dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’nın ardından ‘TCG Anadolu’ çok maksatlı amfibi gemisinde açıklamalarda bulundu. Oramiral Tatlıoğlu, uçak gemisi inşasının devam ettiğini belirterek, "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir. Aynı zamanda hava savunma muhribi TCG-Kocatepe gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur. İkinci, üçüncü ve dördüncü hava savunma muhriplerine de en kısa zamanda inşasına başlayacağız. İstanbul sınıfı fırkateynlerimizin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fırkateynleri denize inmiş durumdadır. Altı, yedi ve sekizin inşası devam etmektedir. Milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, Bayraktar sınıfı milli çıkarma gemilerimiz, açık deniz karakol gemimiz, milli denizaltımız ve milli çıkarma gemilerimizin diğerleri inşası hala da devam etmektedir. Hala 37 tanesi Deniz Kuvvetlerimize, dört tanesi Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ait olmak üzere 41 askeri geminin inşası aynı anda tersanelerimizde inşası devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız" Beş tip insansız deniz aracı ile iki tip kamikaze insansız deniz aracının envantere alındığını belirten Oramiral Tatlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dokuz adet gemimizin inşasına da çok kısa bir zaman sonra başlayacağız. Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız. Aynı zamanda insansız hava araçlarımızı envantere aldık. Bugün sabah siz de gözlemlediniz. İnsansız hava araçlarımızla insansız deniz araçlarımıza taarruzlar geliştirdik. Beş tip insansız deniz aracımızı ve iki tip kamikaze insansız deniz aracımızı da envanterimize kattık. Denizaltlarımızdan sahil hedeflerine atılan ‘Atmaca’ güdüm mermisini envanterimize aldık. İlk milli torpidomuz ‘Akyaka’yı envantere aldık. İlk milli mayınımız ‘Malaman’ mayınını envanterimize aldık. Son dönemde kurmuş olduğumuz Amfibi Kolordumuz gerek bu tatbikatta gerek yurt içinde gerek yurt dışında başarılıyla görevlerini icra etmekte. Son dönemde kurmuş olduğumuz Sualtı Harekat Komutanlığımızın personeli özellikle Karadeniz’de kontrol dışına çıkan mayınların, insansız deniz araçlarının, insansız hava araçlarının imhasını başarıyla yerine getirmektedir."
Başkan Kocagöz: "Kepez’de kaçak yapıya kesinlikle izin verilmeyecek"
31 Mart 2026 Salı - 10:34 Başkan Kocagöz: "Kepez’de kaçak yapıya kesinlikle izin verilmeyecek" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya ve Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu belirterek, "Biz depremden sonra bile hala önlemlerini alamıyoruz. Bizim çocuklarımızı depremden korkarak büyütmek değil derdimiz, onları bilinçlendirebilmek. Bununla ilgili de Kepez Belediyesi olarak biz afet yardım birimi oluşturduk. Bununla ilgili çocuklarımıza depremle ilgili bir takım eğitimler veriyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Kepez Kitap Fuarı’nda yaptığı açıklamada dünyaca ünlü Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’yi fuarda misafir ettiklerini ve yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Mesut Kocagöz, "Kitap fuarı gerçekten kepez için inanılmaz bir ortam oluşturuyor. Sadece kitap için değil, aynı zamanda yazarlarımız, yayınevlerimiz burada söyleşilere de vatandaşlarımız bu konuda gerçekten çok rağbet gösteriyorlar" dedi. "Kitap geçmişten geleceğe bir köprüdür" Kitabın bir toplumun hafızası olduğunun altını çizen Kocagöz, "Kitap geçmişten geleceğe bir köprüdür. Dinimizin de emrettiği gibi Allah’ın ilk önce oku diyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te ‘Benim iki kuruşum varken o zamanlar yoksulduk. Bir kuruşunu kitaba verirdik. Eğer ben o bir kuruşu kitaba vermeseydim, bugün yaptıklarımı yapamazdım’ diyor. Bunlar çok önemli şeyler. Biz de aynı şekilde her yıl üzerine katarak kitap fuarına devam ettiriyoruz. Gerçekten mutlu oluyoruz, çünkü gerçekten çocuklarımız, gençlerimiz, vatandaşlarımız, hemşerilerimiz hepsi burada" ifadelerini kullandı. "Bu fuarda her türlü görüşe yer verdik" En büyük hedeflerinin kitap okumanın ötesinde kitap başkenti edasıyla çıktığımız yolda yazarların yetişmesini istediklerini belirten Başkan Kocagöz, "Kültür edebiyat başkenti Kepez mottosuyla çıktığımız yolda kitaplarını okumasının dışında yazar yetişsin istiyoruz. O yüzden de yazarlık atölyeleri açıyoruz, her türlü desteği veriyoruz. Bu fuarda her türlü görüşe yer verdik. Solcusu, sağcısı hiç fark etmiyor. Milliyetçisi muhafazakarı bütün yayınevlerine açtık. Tam bir demokrasi şöleni var. Umarım çok daha güzel şeylere Kepez’de imza atacağız" şeklinde konuştu. "Onlar depremden önce önlemini alıyor" Kocagöz, "Şunu bilmek lazım, bizim ülkemiz deprem bölgesi, şehrimizde öyle. Japonya’da bir deprem oluyor, bizden çok daha büyük ama orada insanlar ölmüyor. Binalar yıkılmıyor çünkü fark şu; onlar depremden önce bir takım şeyleri yapıyorlar, önlemlerini alıyorlar. Biz depremden sonra bile hala önlemlerini alamıyoruz. Bizim çocuklarımızı depremden korkarak büyütmek değil derdimiz, onları bilinçlendirebilmek. Bununla ilgili olarak da Kepez Belediyesi olarak biz afet yardım birimi oluşturduk. Bununla ilgili çocuklarımıza depremle ilgili bir takım eğitimler veriyoruz. Bunlarla ilgili bilinçlendirmeler yapıyoruz" dedi. "Bizde ihmaller zinciri var" Kocagöz, şöyle devam etti: "Japonya’da neden binalar yıkılmıyor da can kaybı olmuyor da bizde oluyor. Çünkü onlar depreme önceden hazırlanıyorlar. Biz de ihmaller zinciri var. Bu işler bu işler böyle olmamalı. Bizim insanımızın canları çok kıymetli, çocuklarımız çok değerli. Onun için de bilinçli bir toplum yapmak gerektiğini düşünüyorum. Yoshinori Moriwaki deprem uzmanı, çocuklar konusunda da dünyada ün salmış birisi. Onu da burada misafir etmekten onur duyuyoruz. Bu konuda da çocuklarımızın gençlerimiz burada katkı sunacağına yürekten inanıyorum." "Kepez’de kaçak yapıya kesinlikle izin verilmeyecek" Kepez’de kaçak yapıya izin verilmeyeceğinin altını çizen Başkan Kocagöz, "Biz bütün odalarla, inşaat, mimarlar, eşgüdümler hep beraber Kepez’de çürük binaları tespit ediyoruz. Kentsel dönüşümle ilgili ne yapabiliriz? Bunlara bakıyoruz. İkincisi okullarımızda gençlerimize, çocuklarımıza depremle ilgili afetlerle ilgili eğitimler veriyoruz. Bunlarla ilgili provalar yaptırıyoruz. Kepez’de kontrol edilmeyen hiçbir bir bina kalmayacak. Kaçak yapıya kesinlikle izin verilmeyecek, dolayısıyla bunlar deprem için bir önlemdir. Artık planlarla değil, icraatlarla iş yapacağız. Çünkü bunun zamanı geldi, geçiyor" şeklinde konuştu.
ALKÜ’lü öğrenci güreş şampiyonasından madalyayla döndü
31 Mart 2026 Salı - 10:21 ALKÜ’lü öğrenci güreş şampiyonasından madalyayla döndü Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öğrencisi Aidamir Ibavov, ÜNİLİG Yeşilay Türkiye Güreş Şampiyonasında Türkiye ikincisi olarak gümüş madalya kazandı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) spor alanında yapılan ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler almaya devam ediyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde 28 Mart - 1 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen ÜNİLİG Yeşilay Türkiye Güreş Şampiyonası yapıldı. 63 üniversiteden toplam 528 erkek ve 91 kadın sporcunun katıldığı organizasyon, üniversite sporları açısından dikkat çeken geniş katılımıyla öne çıktı. Şampiyonanın serbest stil kategorisinde toplam 187 sporcu mindere çıktı. ALKÜ’yü temsil eden, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü 3. sınıf öğrencisi Aidamir Ibavov, serbest stil 92 kilogram kategorisinde sergilediği üstün performansla Türkiye İkincisi olma başarısını gösterdi. Aidamir Ibavov’un başarısı üniversitede coşkuyla karşılandı. "Sporcuya verdiğimiz destekler kararlılıkla sürecek" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, ALKÜ’nün spora verdiği emeğin karşılığını her geçen gün daha fazla aldıklarını belirtti. ALKÜ’lü gençlerin başarılarının gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Rektör Türkdoğan, "Üniversitemiz öğrencilerinin akademik başarılarının yanında spor alanında da önemli dereceler elde etmesi bizleri son derece mutlu ediyor. Aidamir Ibavov’u göstermiş olduğu üstün performanstan dolayı tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Spora ve sporcuya verdiğimiz destekler kararlılıkla sürecek" dedi.
ALKÜ’de nevruz kutlandı
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:37 ALKÜ’de nevruz kutlandı Türk tarihinde baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen nevruz, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Kestel Yerleşkesi’nde kutlandı. ALKÜ’de düzenlenen nevruz etkinliğinde ALKÜ Geleneksel ve Modern Dans Topluluğu gösteri sundu. Gösterinin ardından alandaki öğrencilerin katılımıyla birlik halayı çekildi. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte Rektör Türkdoğan, beraberindeki heyet ve öğrenciler örs üzerinde demir dövdüler. Nevruz ateşinin yakılmasının ardından Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan ve öğrenciler müzik eşliğinde ateşin üzerinden atladı. Halay ile devam eden program neşeli görüntülere sahne oldu. Program pilav dağıtılmasının ardından sona erdi. "Nevruz, birlik ve beraberliğimizin simgesidir" Rektör Türkdoğan, nevruzun köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Nevruz, sadece baharın gelişi değil, aynı zamanda birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmanın en güzel simgelerinden biridir. ALKÜ ailesi olarak bu kadim geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak bizim için büyük önem taşıyor. Öğrencilerimizle birlikte bu coşkuyu paylaşmak bizleri son derece mutlu etti. Katılım sağlayan tüm akademik ve idari personelimize ile öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Kestel Yerleşkesi’ndeki meydanda yapılan etkinliğe ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, fakülte dekanları, MYO müdürleri, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.
İş adamı kendi verdiği tüfekle  vurulmuş
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:34 İş adamı kendi verdiği tüfekle vurulmuş Antalya’nın Kepez ilçesinde borç anlaşmazlığı yaşadığı iş adamı Hasan Doğan’ı av tüfeğiyle kasığından yaraladığı belirtilen tutuklu sanık İlyas Ç.’nin, "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, İlyas Ç.’nin işverenini, daha önce mağdur tarafından verilmiş olduğu öne sürülen av tüfeğiyle vurduğu ortaya çıktı. Antalya’nın Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi 3047 Sokak’ta 10 Ekim 2025 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda, iddiaya göre Hasan Doğan ile İlyas Ç. arasında bir süredir borç anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunuyordu. Otomobille Doğan’ın evinin bulunduğu sokağa gelen İlyas Ç., yanında getirdiği av tüfeğiyle bir el ateş etti. Kasığından vurulan Hasan Doğan yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Hasan Doğan, tedavisi için hastaneye sevk edilirken, olayın ardından bölgeden uzaklaşan İlyas Ç. emniyet güçlerince yakalandı. Şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, İlyas Ç. hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan dava açılırken, babası Sirat Ç. ile kardeşi Enes Ç. hakkında ise "azmettirme" suçundan yargılama talep edildi. "Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı" Olayın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İlyas Ç., tutuksuz sanıklar Enes Ç. ve Sirat Ç., sanık yakınları, mağdur Hasan Doğan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan İlyas Ç., öldürmeye teşebbüs suçlamasını kabul etmediğini belirterek, kardeşi ve babasıyla inşaat sektöründe çalıştıklarını, müştekinin inşaatında da görev aldıklarını söyledi. Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin liraya yakın alacakları olduğunu ileri süren İlyas Ç., ödemelerin parça parça yapıldığını ve uzun süre alacaklarının verilmediğini iddia etti. Sanık İlyas Ç., savunmasında, "Öldürmeye teşebbüsle alakam yoktur. Kardeşim ve babamla inşaat sektöründe çalışıyoruz, müştekinin inşaatında da çalıştık, paramızı vermedi, alacağımız vardı. Ben kiracıyım, kardeşim kiracı, zor durumdayız. 400 bin TL’ye yakın alacağımız vardı. Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı. Dört beş ay geçti, alacağımızı vermedi. Kendisiyle görüştüğümüzde, ‘Alacağınız varsa alabiliyorsanız alın’ dedi" diye konuştu. "Beline elini atınca silahı var sandım" Daha sonra çalıştığı başka bir firmadan hak edişini aldığını ve bu parayla araç satın aldığını söyleyen İlyas Ç., Diyarbakır’a gitmeden önce dedesinin elini öpmek için olay yerine gittiğini anlattı. Hasan Doğan ile dedesinin aynı yerde oturduğunu ifade eden sanık, olay günü Doğan’ı aracının yakınında görünce alacak meselesini sorduğunu, Doğan’ın beline elini götürmesi üzerine silahı olduğunu düşündüğünü savundu. İlyas Ç., "Olay günü aklıma önce kardeşim, sonra alacağım geldi. Dedemin yanından ayrıldıktan sonra aracının yakınında Hasan Doğan’ı gördüm. ‘Neden alacaklarımızı vermiyorsunuz’ dedim. Elini beline atınca silahı var sandım, bana zarar vereceğini düşünerek bir el ateş ettim. Yeni aldığım arabada av tüfeği vardı, onunla ateş ettim. Kendisine ‘Babamın selamı var’ demedim. Silahlı ateş etmemde ailemin haberi yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye konuştu. "Tüfek, Hasan Doğan’ın verdiği aracın bagajındaydı" Azmettirme suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık Sirat Ç. ise olaydan haberlerinin olmadığını söyledi. Olay günü oğluyla birlikte inşaatta çalıştıklarını belirten Sirat Ç., polislerin kendisini arayarak olaydan haberdar ettiğini ifade etti. Sirat Ç., "Olay günü inşaatta oğlumla beraber çalışıyorduk, hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Polis aradı, böyle bir olay oldu haberin var mı dedi. Haberimiz olmadığını söyledim. Daha sonra eve gittik, İlyas eve geldi. İlyas’a çok kızdım, hatta bir tokat attım. Olay öncesinde Selman ve İlyas inşaat alanında işçi olarak çalışıyordu, 400-500 bin TL alacakları vardı. Ayrıca daha önce Hasan Doğan’ın oğlunun karıştığı bir kavgada oğlum Selman Ç. ayağından vuruldu" dedi. Sanık baba, olayda kullanılan av tüfeğine ilişkin de, "Hasan Doğan, Selman vurulduktan sonra hastane işlerinde kullanılması için araç vermişti. İlyas’ın yaralamada kullandığı silah, bu aracın bagajındaki silahtır. Hasan Doğan, inşaata gidip gelirken ‘Ne olur ne olmaz, aracında bulunsun. Karşı taraf sorunlu, ne yapacağı belli olmaz. İnşaatın bulunduğu yer ormanlık alan, yaban domuzu çıkabilir’ diyerek av tüfeğini almamızı istedi. Ben de tüfeği alıp depoya koyarım diye düşünmüştüm. Sonradan öğrendiğime göre İlyas bu tüfeği alıp bizden habersiz aracının bagajına koymuş" ifadelerini kullandı. "Olaydan haberimiz olsaydı izin vermezdik" Tutuksuz yargılanan bir diğer sanık Enes Ç. de Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin lira alacakları olduğunu, bu paranın yalnızca küçük bir kısmının ödendiğini ileri sürdü. Olay günü babasıyla birlikte çalıştığını anlatan Enes Ç., ağabeyinin böyle bir eylem gerçekleştireceğinden haberlerinin olmadığını savundu. Enes Ç., "Hasan Doğan’dan 400 bin TL alacağımız vardı, parça parça veriyordu. Olay günü babamla çalışıyorduk. Polis görüntülü aradı, Hasan Doğan’ın vurulduğunu, nerede olduğumuzu sordu. İnşaat alanındaydık, daha sonra eve gittik. Abimle babam tartıştı. Olay öncesinde ben ve Selman abim Çakırlar’daki villasında çalıştık, bu nedenle kendisinden 400 bin TL alacağımız vardı, bu miktarın yaklaşık 50 bin TL’sini parça parça ödedi. Beraber çalışırken abim Selman, Hasan Doğan’ın oğlu Fatih D.’nin karıştığı kavgada ayağından vuruldu, sakat kaldı. Olay günü abimizin yapacağından haberimiz yoktu, olsaydı izin vermezdik" dedi. "Baş göz sadakası niyetine üç hayvan kestirip, evimize getirdi" Tanık olarak dinlenen Selman Ç. de Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşi Enes ile birlikte çalıştıklarını, sigortalarının yapılmadığını ve bu nedenle şikayette bulunduklarını söyledi. Yaklaşık 450 bin lira civarında alacakları bulunduğunu öne süren Selman Ç., oğul Fatih D.nin karıştığı kavga sonrası yaralanıp sakat kaldığını ifade etti. Selman Ç., "Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşim Enes ile birlikte çalışıyorduk, İlyas arada gidip geliyordu. Sigortamızı yaptırmadılar, sigortamızın yapılmadığına dair şikayette bulunduk. 450 bin civarında alacağımız vardı, istedik, hiç ödeme yapmadı, alacağımız konusunda aracı koyduk. Hasan Doğan’ın oğlu Fatih’in karıştığı kavgadan sonra yaralanarak sakat kaldım. Bunun üzerine baş göz sadakası niyetine üç küçükbaş hayvanı kesip evimize getirdi. Abim İlyas Ç.’nin psikolojik sorunları vardı, Hasan Doğan’a karşı bir eylem gerçekleştireceğine dair bilgimiz yoktu" dedi. Güvenlik kamerası görüntüleri mahkemede izletildi Duruşma salonunda güvenlik kamerası görüntüleri de izletildi. Görüntülerde sanık İlyas Ç.’nin, Hasan Doğan’ın aracına doğru yaklaşarak ateş ettiği, ardından aracın plakasını çıkardığı ve olay yerinden otomobille uzaklaştığı görüldü. Görüntülerin ardından yeniden savunma yapan İlyas Ç., pişman olduğunu belirterek, "Tanıklar doğru söylüyor, böyle bir olaya karıştığım için pişmanım. Böyle bir olayı hedeflesem maske takarım, akşamı beklerim. Keşke olmasaydı. Hasan amca pişmanım, özür dilerim" dedi. "İki daire ve milyonlar istediler" Olayda kasığından vurularak yaralanan ve duruşmaya katılan Hasan Doğan ise yapılan işin kısa süreli olduğunu, sanık tarafın iddia ettiği büyüklükte bir alacak bulunmadığını öne sürdü. Oğlunun daha önce karıştığı kavgaya ilişkin hastane masraflarını karşıladıklarını belirten Doğan, buna rağmen daha sonra kendisinden yüksek miktarda para talep edildiğini savundu. Hasan Doğan, "Yaptıkları iş 10 günlük iş, fazlasıyla paralarını aldılar. Oğlumun daha önce karıştığı kavga bir anda oluşan bir kavga, bu vaka yaşandı. Selman bunun üzerine ameliyat oldu, ikinci ameliyatına kadar hastane masraflarını karşıladık. Fakat ikinci ameliyattan önce Selman farklı taleplerde bulundu, her türlü yardımı yaptık. Oğlum hastaneye giderek Selman’a 50 bin TL, Enes’e 20 bin TL verdi, kurbanlıkları kesildi" dedi. Hasan Doğan, 28 Haziran 2025 tarihinde Sirat Ç. ile üç kişinin iş yerine geldiğini ileri sürerek, "İki daire ve 2-2,5 milyon para istediler. Olaydan bir ay sonra parayı istediler. Verecek durumum yok dedim. Kan parası adı altında para istediler, yok deyince ‘O zaman bir daha görüşmeyelim’ dediler. Bir daha hastaneye gitmedim" ifadelerini kullandı. "Önce acıyı ve sıcaklığı hissettim" Olay anını da anlatan Hasan Doğan, evinin yanındaki inşaattan bir müşterisine daire gösterdiğini, aracına döndüğü sırada vurulduğunu söyledi. Sanığı olay öncesinde görmediğini belirten Doğan, kendisine yönelik sözler duyduğunu da iddia etti. Hasan Doğan, "Olay günü bir müşterime evimin yanındaki inşaattan daire bakıp aracıma doğru dönerken önce acıyı ve sıcaklığı hissettim. Sıcaklığı hissetmeden önce İlyas’ı görmedim. ‘Hasan Doğan bu sana ders olsun’ dedi, ancak ‘Babamın selamı var’ dediğinden emin değilim. Şikayetçiyim, İlyas Ç.’yi hiç görmedim, kendisiyle aramızda husumet yoktur" dedi. Mağdur Hasan Doğan ayrıca, söz konusu işin söylendiği gibi uzun süreli bir iş ya da yüksek bedelli bir proje olmadığını savunarak, "Oğlum Fatih, alçı boya işlerini Selman ve Enes’e yaptırdı. Bir kişi yapsa 1 hafta sürecek bir işti. 400-500 bin TL alacak birikecek bir iş yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İlyas Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Japon deprem uzmanı ’450 yıldır enerji birikiyor’ deyip konum verdi
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:18 Japon deprem uzmanı ’450 yıldır enerji birikiyor’ deyip konum verdi Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, beklenen Marmara depremine ilişkin, "7.5 civarında büyük deprem bekleniyordu ama geçen yıl 23 Nisan’da Silivri tarafında, yani 170 kilometrelik alanın orta fay hattında kırılma olduğu söylediler. Küçükçekmece’den Yalova Çınarcık’a kadar sadece 70 kilometre. Büyük deprem için 150 km olması lazım. Onun için Kuzey kolunda risk azaldı. Ancak hiç gelmez diye söyleyemeyiz ama Güneyindeki fay hattı, Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir’e gidiyor. O fay hattı uzun zamandır kırılmadı ve risk var diyebiliriz. Bandırma’da 450 yıldan fazla deprem olmadı ve burası büyük deprem açısından riskli. Ancak orada çok yüksek bina yok ve genel olarak zemini iyi" dedi. Kepez Belediyesi’nin bu yıl ‘İnsan Okur’ mottosuyla düzenleyeceği Kepez Kitap Fuarı, 27 Mart Cuma günü kapılarını açtı. Fuar’ın 4’üncü gününde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, çocuklar için deprem farkındalığını anlatmak için geldi. Moriwaki, depreme ilişkin de İHA’ya özel açıklamalarda bulunu. "Antalya için büyük bir deprem beklemiyorum" Antalya’da yakın tarihte meydana gelen 3 ve 4 büyüklüklerinde 2 depremi değerlendiren Yoshinori Moriwaki, "Burası için büyük bir depreme beklemiyoruz. Ancak yumuşak zeminse küçük depremde de bina için sıkıntı olabilir. Antalya’da en fazla 5 büyüklüğüne kadar bile deprem beklemiyoruz ama Kaş tarafında biraz risk var. Fakat orası da Antalya oraya biraz uzak" dedi. Marmara güney kolundaki fay hattı Marmara bölgesi için beklenen depreme ilişkin görüşlerini ifade eden Moriwaki, şunları söyledi: "1999 depreminde Yalova- Çınarcık’a kadar fay hattı kırıldı ve 1912’de Çanakkale Gelibolu tarafından Tekirdağ’a kadar kırıldı. Tekirdağ’dan Yalova Çınarcık’a kadar 170 kilometre var. Bu bir kerede kırılıyorsa 7.5 civarında büyük deprem bekleniyordu ama geçen yıl 23 Nisan’da Silivri tarafında, yani 170 kilometrelik alanın orta fay hattında kırıldığını söylediler. Küçükçekmece’den Yalova Çınarcık’a kadar sadece 70 kilometre. Büyük deprem, 7’nin üzerinde deprem olması için 150 km olması lazım. Onun için Kuzeyinde risk azaldı. Ancak hiç gelmez diye söyleyemeyiz ama Güney kolundaki fay hattı, Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir’e gidiyor. O fay hattı uzun zamandır kırılmadı ve risk var diyebiliriz. Bunu tam olarak ne zaman olacağını söylemek mümkün değil. Genel olarak 30 sene içinde 7 büyüklüğünde yüzde 60 ya da 70 gerçekleşebilir diye söyleyebiliriz." 6 Şubat 2023 yılındaki Kahramanmaraş merkezli depremde, 400 yıllık bir enerji birikimin sonucu meydana geldiğine dikkati çeken Moriwaki, "Enerji çok biriktirdiği için bir günde 2 büyük deprem oldu. Bandırma’da tarafında 450 yıldan fazla deprem olmadı ve burası riskli. Ancak orada çok yüksek bina yok ve genel olarak zemini iyi. Bandırma’da yaşanacak bir deprem, İstanbul’daki yumuşak zemin kısımlarında etkili olabilir" diye konuştu. Moriwaki, 2018 yılından sonra Japonya ve Türkiye’nin deprem konusundaki yönetmeliğin aynı seviyeye geldiğini ancak uygulamada ise farklılıklar yaşandığını kaydetti. Japonya’nın bu yönetmelikleri yüzde yüz uyguladığını ancak Türkiye’nin ise maalesef izinsiz ve kaçak yapıların fazla olduğunu ve bunun da sıkıntıları beraberinde getirdiğini kaydetti. Kentsel dönüşümün de önemli olduğuna vurgu yapan Moriwaki, yapılan binaların da sağlamlığına dikkat edilmesi ve küçük yaştan çocuklara eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.
Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:52 Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Kocagöz, Engelli Dernekleri Temsilcileriyle buluştu
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:16 Kocagöz, Engelli Dernekleri Temsilcileriyle buluştu Antalya’da faaliyet gösteren engelli derneklerinin temsilcileriyle Dokumapark’taki Emekliler Lokali’nde bir araya gelen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizlere en iyi imkanları sağlamak bizim sorumluluğumuzdur" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya’daki engelli derneklerinin temsilcileriyle sabah kahvaltısında bir araya geldi. Dokumapark’taki Emekliler Lokali’ndeki buluşmada engelli bireylerin yaşadığı sorunlar ve Kepez Belediyesi olarak yapılabilecek hizmetler üzerine bilgi alışverişinde bulunuldu. Kahvaltı programında konuşan Başkan Kocagöz, "Biz bu işe gönülden ve yürekten inanıyoruz. Allah bize bir fırsat verdi; Belediye Başkanı olduk ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Engelli kardeşlerimize pozitif ayrımcılık yapmamız gereken bir görevimiz var. Bizim bakış açımız şu: Hayatın kenarında değil, hayatın tam ortasındasınız. Ailelerimizin yaşadığı sıkıntılara bizzat şahit oluyoruz. Bizler her zaman yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz. Sizlere en iyi imkanları sağlamak, bir görev değil bizim sorumluluğumuzdur" dedi. "Benim en büyük idealim" Türkiye’de yüzde 12.3 engelli bireyin yaşadığını hatırlatan Başkan Kocagöz, "İşte! Biz de engelli bireylerimiz ve ailelerinin geleceğe umutla bakacağı, bir proje gerçekleştireceğiz. Bu benim en büyük idealimdir. Herkesin erişebileceği, engelleri kaldıracak ve aileleri olmadan da yaşamlarını rahatça sürdürebilecekleri bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Beraber olursak daha güzel işler başarırız, birlikte başarırız" diye konuştu. Başkan Kocagöz, derneklerle yapılan protokollere de değinerek, "Biz sizlere protokollerle değil, gönülden bağlıyız. Kepez’de bir kardeşiniz, bir ağabeyiniz var. Sizden biri burada" dedi. Toplantıya katılan dernek temsilcileri de, Başkan Kocagöz’e her zaman yanlarında olduğu için teşekkür etti. STK Temsilcileri katıldı Dokumapark’taki kahvaltı buluşmasına; Türkiye Sakatlar Derneği Antalya Şubesi, Aktif Engelliler Spor Kulübü Derneği, Antalya İşitme Engelliler Derneği, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, Bedensel Engelliler Dayanışma Derneği Antalya Şubesi, 07 Engel Tanımayan Spor Kulübü, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği, Antalya Görme Engelliler Spor Kulübü, Türkiye Beyazay Derneği Antalya Şubesi, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı, Öncü Özel Sporcular Gençlik ve Spor Kulübü, Antalya Otistik Bireyler Spor Kulübü, Antalya Down Sendromlular Derneği, Engelsiz Yaşam Gençlik ve Spor Kulübü, Özel İhtiyaçlı Bireyleri Destekleme Derneği, Yansıma Özel Sporcular Gençlik Spor Kulübü, Antalya Çölyak Derneği, Erişilebilirlik Yenilikçi Çözümler Derneği ve Batı Akdeniz Çölyak Derneği temsilcileri katıldı.