Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da orman yangınlarına karşı sıkı önlemler 29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:30:40 Antalya Valisi Hulusi Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da" dedi. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Vali Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Toplantıda sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kuruması ile birlikte artan yangın riskine karşı alınacak tedbirler paylaşıldı. "Tüm kurumlarımızın yoğun çalışması sayesinde yangın sayısını 200’de tuttuk" Antalya’nın Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili olduğunu belirten Vali Şahin, "Antalya, 1,1 milyon hektar alanla Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili. İlçelerimizin de büyük çoğunluğu birinci derecede orman yangını riski taşıyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak hızla artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu riski daha da artırıyor. Fakat geçen yıl tüm kurumlarımızın yoğun çalışması, iyi bir koordinasyon ve organizasyon sayesinde toplam yangın sayısını 200’de tuttuk. Yani yangın sayısında Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Ancak asıl önemli rakam alan kaybında ortaya çıkıyor; burada bin 600 hektarla 12. sıradayız. Bu da yoğun çalışmanın, sıkı takibin ve hızlı müdahalenin bir sonucu. Bu yıl da yine aynı şekilde tüm kurumlarımız, mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam edecek" dedi. "Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nı devreye alıyoruz" Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nın da bu yıl yürürlüğe koyulacağını açıklayan Vali Şahin, "Böylece hem alan daraltma çalışması yapacağız hem de riskli günlerde, riskli bölgelerde çok yoğun bir bilinçlendirme, farkındalık ve erken uyarı mekanizmalarını harekete geçireceğiz. Böylece orman yangınlarının sayısını da düşürmenin arayışı içindeyiz. Çünkü her yangın, büyük bir yangına dönüşme riskini barındırıyor ve her yangın çok maliyetli bir söndürme faaliyetini gerektiriyor. O nedenle asıl yapılması gereken, yangınların hiç başlamadan engellenmesidir" diye konuştu. "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık" Orman yangınlarına hızlı müdahale için hazırlıkların her yönüyle tamamlandığını belirten Vali Şahin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da. Ayrıca 8 helikopterimiz ve 3 uçağımız da her an göreve hazır şekilde bekliyor. Bunun yanında orman yangınlarını önleme planı doğrultusunda da hazırlıklarımızı tamamladık. Vatandaşlarımızın hassasiyeti, ilgisi ve desteğiyle birlikte bu yıl çok daha az sayıda orman yangınının yaşandığı ve çok daha az miktarda orman alanının zarar gördüğü bir yıl olacağına inanıyoruz. Tüm paydaş kuruluşlarımıza, orman teşkilatımızın fedakâr mensuplarına ve kıymetli basın mensuplarına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi" Antalya genelinde uygulanacak olan hassas alan uygulamasına ilişkin Vali Şahin, son 5 yılda Antalya’daki tüm orman yangınlarının bir haritaya işlendiğini belirterek, yangınların nerede çıktığını daraltılmış koordinasyon yöntemiyle tam nokta olarak tespit ettiklerini aktardı. Yangınların ne zaman çıktığını analiz ettiklerini aktaran Şahin, bu şekilde ısı haritaları oluşturduklarını söyledi. Şahin, "Artık orman yangınlarında hassas bölgeleri tüm detaylarıyla biliyoruz. Bu bölgelerde bulunan tüm paydaşlarımıza; mahalle muhtarından cami imamına, okul müdürümüzden öğretmenlerimize, çiftçilerimizden sulama kooperatifi üyelerine kadar o bölgede yaşayan ve faaliyet gösteren herkese ‘riskli gün’ belirlendiği zaman ulaşacağız. Ekiplerimiz de o bölgelerde konuşlanacak. Mutlaka alanı daraltıp ekipleri doğru yere konuşlandırmanız gerekiyor. Bu plan da bunun üzerine kurulu" dedi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Vali Yardımcısı Salih Yüce, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, Antalya Orman Bölge Müdürü Kemal Kayıran, AFAD İl Müdürü Necmi Erçin, ilgili kamu kurum müdürleri ve kuruluş temsilcileri ile basın mensupları katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:32 Anıtın tepesinde kulaklık takıp dans etti yanına kimseyi yaklaştırmadı Antalya’da elinde benzin bidonu ile Atatürk heykelinin üzerine çıkan şahıs ekiplere zor anlar yaşattı. Elinde benzin bidonu bulunan şahıs 2 saatlik çaba sonucu eyleminden vazgeçirilerek indirildi. Olay, saat 12.00 sıralarında Deniz Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, elinde benzin dolu bidon ile Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı’nın üzerine çıkan ve isminin Ertan Ö. olduğu öğrenilen şahsı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine verilen adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 6 metrelik anıtın en üst noktasına çıkan ve elinde benzin bidonu bulunan şahsın ikna etmek için ekipler büyük çaba harcarken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekibi gören Ertan Ö. itfaiyenin uzaklaşmasını aksi takdirde kendisin yakacağını söyledi. Tutarsız beyanlarda bulunan şahıs verdiği telefon numarasından kardeşi ve annesinin aranmasını istedi. Şahsın verdiği numaraya ulaşan ekipler yaptıkları telefon görüşmesinin ardından Ertan Ö.’ye annesi ve kardeşinin şehir dışında olduğunu söyledi. Akli dengesi bozuk ve madde bağımlısı olduğu öğrenilen şahıs yanına kimsenin yaklaşmasına izin vermezken, kendisini ikna etmeye çalışan polislere 10 sene önce attığı mesaj nedeniyle hapis cezası aldığını ve bu nedenle zor durumda kaldığını söyledi. Elindeki bidonu göstererek kendisini yakacağını söyleyen Öztürk, bir süre sonra ise kulaklığını takıp müzik dinleyerek dans etmeye başladı. Kenti gezen turist kafileleri ve vatandaşlar yaşananları meraklı gözlerle izlerken, kimileri ise cep telefonları ile olayı kaydetti. Bu sırada olayı haber alan Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara’da bölgeye geldi. Şahıs ile bir süre görüşen Kara, uzaktan kendisini duyamadığını belirterek aşağıya inmesini söyledi ancak bu çağrı da cevapsız kaldı. Anıtın üzerinde tehlikeli bekleyişini sürdüren ve kimi zaman benzin bidonuyla tehditler savuran Ertan Ö. bir ara elindeki bidondan üzerine benzin döktü. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri itfaiye aracının sepeti ile Ertan Ö.’nün yanına yaklaştı. Uzun süre Ertan Ö. ile görüşen ve sorunlarına çözüm bulacağını söyleyen müzakereci polis memurunun yaklaşık 2 saatlik çabasının ardından şahıs eylemine son vererek inmeyi kabul etti. İtfaiye aracının sepetine bindirilerek güvenli bölgeye alınan Ertan Ö. olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekibinin kontrolünün ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:26 Akdeniz Üniversitesi’nde 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi düzenlendi Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Basın İlan Kurumu’nca düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temalı proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi amaçlıyor. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Basın İlan Kurumu tarafından, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla hayata geçirilen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde yürütülecek proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi hedefliyor. Teori ve uygulama bir arada Genç iletişimcilerin tarihsel bir olay üzerinden mesleki reflekslerini yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyan atölye, teori ve uygulamayı bir araya getiren iki bölümden oluştu. Programın ilk bölümünde açılış konuşmalarının ardından Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şeker, medya etiği ve sorumlu yayıncılık üzerine sunum yaparak deneyimlerini paylaştı. Kriz haberciliği ele alındı Program kapsamında ayrıca, İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş’ın moderatörlüğünde "Kamu Kurumlarında ve Medya Sektöründe Kriz Haberciliği" başlıklı oturum düzenlendi. Oturumda TRT Antalya Haber Müdürü Muhammed Ahmet Öcal ile Antalya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ramazan Kızılkaya, kriz dönemlerinde habercilik deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Atölye uygulamaları Atölyenin ikinci bölümünde ise öğrenciler uygulama gruplarına ayrıldı. Her gruba sektörden deneyimli gazeteciler eşlik ederken, haber yazımı, görsel düzenleme ve dizgi süreçleri uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar, hazırladıkları içeriklerle gazete birinci sayfalarını oluşturup baskıya hazır hale getirdi. "Gazetecileri hekimlerle özdeştiriyorum" Programın açılışında konuşma yapan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, programa ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını dile getirerek, "Kıymetli katılımcılar, gazetecilik sadece bir meslek, iletme yeteneği ve mücadelesi değil. Gazetecilik, bir toplumun hafızasını, gerçekleri, hakikatleri, bunun için mücadele etmek, bunun savunmasını vermek anlamına geliyor bence. Çünkü ben de bir hekim olarak, bunu yaparken sizler ve hekim grubu özdeşleştirmek istiyorum. Çünkü bir vicdani sorumluluğumuz var. Sadece bir mesleği, bir yazıyı yazmak, bir fotoğrafı çekmek, onu manşetlere taşımak değil sizin mesleğiniz. Bir vicdan taşıyorsunuz. Çünkü bu vicdanla toplumun yolunda bir ışık yakıyorsunuz ve kararlarını etkileyecek ufuk açıyorsunuz. İşte bu yüzden kendi mesleğimle özdeşleştiriyorum. Çünkü hekimlikte de yaptığınız işin icraatından çok vicdanınızın devreye girip, sonuçlarını ona göre değerlendirip, o anda karar vermeniz, aynı sizler gibi hızlıca, o dakikada, o saniyede o işi yapmanız gerekiyor. Sizler çok geniş kitlelere hitap ediyorsunuz. Bu anlamda çok değerli yaptığınız iş ve çok önemli" dedi. Hafızayı koru hakikati yaz Atölyenin temasına değinen Prof. Dr. Arıcı, "Bu atölyenin teması ’Hafızayı koru ve hakikati yaz’. Gerçekten de en önemli motto bu manşetlere taşıdığınız haberlerde. Kriz anında, olağanüstü durumlarda, felaketlerde doğru bilgiye ulaşmayı, dezenformasyonu engellemeyi, bunu yaparak da etik değerlere bağlı kalmayı öğreneceksiniz. Bugün burada edindiğiniz bilgilerle de tecrübeniz desteklenecek" şeklinde konuştu. Tarihe iz bırakma Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, "Konu çok kıymetli. Çünkü basın sadece güncel haberlerin yayılması için bir araç değil, yıllar geçtikten sonra ne olduğunu anlamak için dönüp baktığımız bir arşiv kaynağıdır aynı zamanda. Onun için bu arşiv kaynaklarında olayların nasıl ele alındığı, nasıl yorumlandığı, o günkü hakikatin nasıl kurulduğu konusunda bize bir rehber olur. Bu arşiv kaynağını ya da tarihe iz bırakma işini sizler üstleniyor olacaksınız. Onun için bunun kıymetini anlamak açısından bu etkinliği düşünen, tasarlayan herkese çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Tarihi hafıza diri tutulacak Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel de konuşmasında, "15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümünde, demokrasi şuurunu ve toplumsal sorumluluk bilincini, geleceğin gazetecilerine aktarmak üzere bu anlamlı projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. O gece, basın emekçilerinin kalemi, hakikatin sarsılmaz gücüyle birleşmiş, atılan manşetler milletimizin iradesine tarihi not olarak düşmüştür. Bugün aynı bilinç, kurumumuz ile Akdeniz Üniversitesi’nin iş birliğiyle genç iletişimcilerimizin kaleminde yeniden vücut buluyor. O gece sen olsaydın nasıl manşet atardın sorusuna verilecek her cevap, yalnızca bir uygulamanın değil, mesleki duruşun ve vicdani sorumluluğun da bir tezahürü olacaktır. Zira hafızayı diri tutacak ve hakikati kayıt altına alacak olanlar, yarının gazetecileri, yani sizlersiniz. Biz de sizlerin kalemine inanıyor ve güveniyoruz. Akademi ile kurduğumuz iş birlikleri sayesinde sizleri mesleğe daha donanımlı şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu atölye bir yönüyle tarihi hafızayı diri tutmayı, diğer yönüyle kriz anlarında doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksinin nasıl ortaya konulacağını uygulamalı olarak göstermeyi amaçlıyor" diye konuştu. Program, öğrencilere sertifikalarının takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Faal olmayan Su Temin Projesi Tesisine girip 6 milyon liralık malzeme çaldılar
06 Şubat 2026 Cuma - 16:35 Faal olmayan Su Temin Projesi Tesisine girip 6 milyon liralık malzeme çaldılar Antalya’nın Manavgat ilçesinde Antalya Su Ve Atiksu Idaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü’ne ait tesiste meydana gelen ve toplam değeri yaklaşık 6 milyon TL olan hırsızlık olayları, jandarma ekiplerinin çalışması sonucu aydınlatıldı. Manavgat Ulukapı Mahallesinde bulunan ve faal durumda olmayan ASAT Su Temim Projesi Tesisinde, farklı tarihlerde meydana gelen 3 ayrı hırsızlık olayı ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 1 Şubat Pazar günü, tesiste bulunan 10 tonluk vinç, yaklaşık 2 ton ağırlığında merdiven korkulukları, iki adet 500 kilogramlık demir kapı ve rögar ızgaralarının kesilerek çalındığı, daha önceki tarihlerde ise toplamda binlerce metre bakır elektrik kablosunun tesis içerisinden çalındığı tespit edildi. Olaylarla ilgili olarak Manavgat Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarmanın Dedektifleri JASAT ekiplerince; kamera görüntüleri, alınan duyumlar, teknik ve fiziki takip ile KEP/KAFES ve Dedektif programları üzerinden yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde, hırsızlık olaylarını gece saatlerinde oksijen tüpü kullanarak metal keserek gerçekleştirdikleri belirlenen Y.D., H.B.A. ve Ö.Ö. isimli şahıslar yakalandı. Şüphelilerin, çaldıkları değerli metal ve elektronik malzemelerin piyasa değerinin yaklaşık 6 milyon TL olduğu belirlendi. Gözaltına alınan şahıslar, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemece tutuklanan şüpheliler, Manavgat S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.
Prof.Dr. Uçkan’dan tarihi yapılar için deprem uyarısı: "Antalya’da tarihi yapılar doğaya ve özgün kimliğine uygun şekilde rehabilite edilmeli"
06 Şubat 2026 Cuma - 16:25 Prof.Dr. Uçkan’dan tarihi yapılar için deprem uyarısı: "Antalya’da tarihi yapılar doğaya ve özgün kimliğine uygun şekilde rehabilite edilmeli" Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Eren Uçkan, son yıllarda Alanya ve Antalya çevresinde hissedilen depremlerin yeni fayların da dikkate alınması gerektiği gerçeğini gösterdiğini belirterek, "Kültürel mirasımız olan tarihi yapıların ve geleneksel Alanya evlerinin davranışlarının incelenmesi; bu yapıların doğaya ve özgün kimliğine uygun şekilde rehabilite edilmesi, minimum müdahalelerle ya da geri dönüşebilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak sağlamlaştırılması önem arz etmektedir" dedi. ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Eren Uçkan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Antalya ve Alanya bölgesi için önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Uçkan yaptığı açıklamada, "6 Şubat 2023 depremleri, deprem gerçeğinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını ve her bölgenin kendi durumları içinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Mevcut deprem tehlike haritalarına göre Antalya genelinde deprem tehlikesi, doğudan batıya doğru Alanya’dan Manavgat, Antalya merkez ve Finike yönüne gidildikçe artış göstermektedir. Son yıllarda Alanya ve Antalya çevresinde hissedilen depremler, geçmişte "ölü fay" olarak kabul edilen fayların aktive olabileceğini ve yeni fayların da dikkate alınması gerektiği gerçeğini göstermektedir. Bu sebeple, bölgemizin tamamen güvenli olduğu düşüncesinden sıyrılarak özellikle olumsuz zemin durumlarına sahip alanlardaki zayıf yapıların deprem risklerinin kayda değer seviyelerde olabileceği gerçeği dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede, mahalle bazında detaylı deprem tehlike ve zemin haritalarının hazırlanması, yumuşak ve kötü zeminler üzerinde yer alan zayıf ve kırılgan yapıların belirlenmesi, gerekli durumlarda bu yapıların güçlendirilmesi ya da yeniden yapılması büyük önem taşımaktadır" dedi. Alanya’daki binaların deprem mühendisliğine göre tasarlanma önerisi Prof. Dr. Uçkan, "Kültürel mirasımız olan tarihi yapıların ve geleneksel Alanya evlerinin davranışlarının incelenmesi, bu yapıların doğaya ve özgün kimliğine uygun şekilde rehabilite edilmesi, minimum müdahalelerle ya da geri dönüşebilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak sağlamlaştırılması önem arz etmektedir. Özellikle hastaneler ve acil durum merkezleri gibi kritik yapıların yanı sıra yeni yapılacak prestijli otellerin, sismik taban yalıtımı gibi ileri deprem mühendisliği çözümleriyle tasarlanması hem can güvenliğini artıracak hem de kesintisiz hizmet sunulmasına katkı sağlayarak bölgemizin güvenli ve çağdaş bir turizm merkezi olarak algılanmasına önemli bir prestij kazandıracaktır" diye konuştu.
Antalya’da sağanak yağmur Aksu’da su baskınlarına sebep oldu
06 Şubat 2026 Cuma - 13:06 Antalya’da sağanak yağmur Aksu’da su baskınlarına sebep oldu Antalya’da etkili olan sağanak yağışlar Aksu ilçesi Güzelyurt Mahallesi İncikpınar mevkiinde su baskınlarına neden oldu. Son 20 gün içinde dördüncü kez yaşanan selde havalimanı yönünden gelen sular ana yolu aşarak evleri, bahçeleri ve tarım alanlarını basarken, Kardeşkentler Caddesi’nde yolu taşıyan taş ve çakıllar yerinden söküldü, yerinden sökülen taş ve çakıllardan evin bahçesi, yollar ve seralar zarar gördü. Mahalle sakinleri kalıcı altyapı çözümü talep etti. Antalya’da gece saatlerinde etkili olan yağmur saatlerinde şiddetini artırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından akşam saatlerinde başlayan yağmur, sabah saatlerinde etkisini artırarak yerleşim alanlarını ve tarım arazilerini sular altında bıraktı. Yağmur suları Kardeşkentler Caddesi’nde havalimanından gelen sular ana yolun taşlarını ve çakıllarını yerinden söktü. Son 20 gün içinde dördüncü kez sel baskını yaşadıklarını belirten mahalle sakinleri, kalıcı çözüm çağrısında bulunarak yetkililere tepki gösterdi. Havalimanı istikametinden gelen suların ana yolu aşarak evlere, bahçelere ve seralara dolduğunu ifade eden vatandaşlar, bölgede ciddi maddi zarar oluştuğunu söyledi. Mahalle sakinlerinden Abdulkadir Düzen, sabah saatlerinde suyun gürültüsüyle uyandıklarını belirterek, "Yağmur sabah sekizde başladı. Havalimanından gelen su ana yolu, evimizi ve bahçelerimizi bastı. Yolda araçlar sular altında kaldı. 30 yıldır burada yaşıyoruz, son 20 günde dördüncü su baskını. Bir dahaki yağmurda evimizin birinci katı da su altında kalabilir. Yağmur yağdığında uyuyamıyoruz" dedi. Sel sularının ana yolun altını oyarak taş ve çakılları sürüklediğini söyleyen Düzen, istinat duvarlarının zarar gördüğünü ve taşların evlerin bahçelerine dolduğunu ifade etti. İncikpınar’da yaşayan üretici Mehmet Alptekin ise yaşananların artık doğal afet değil, ihmal olduğunu savundu. Son iki yıldır benzer sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Alptekin 200–300 metrelik alandaki seraların neredeyse tamamının zarar gördüğünü söyledi. Sel nedeniyle büyük ürün kaybı yaşandığını vurgulayan Alptekin, "Akrabama ait 2 bin dekar biber serası tamamen kullanılamaz hale geldi. Şili biber, kabak, mısır seraları. Daha hasat yapılmadan bitti. Su bir anda geliyor, hiçbir önlem işe yaramıyor" ifadelerini kullandı. Kanal Projesi çağrısı Mahalle sakinleri, sorunun geçici müdahalelerle çözülemeyeceğini belirterek kalıcı ve bilimsel bir çözüm talep etti. Mehmet Alptekin, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi: "Su yolunu bulur. Buradan gelen suların havalimanından aşağıdaki Soğucak Suyu Deresi’ne yönlendirilmesi gerekiyor. 20 metrelik yolun ortasına bir kanal yapılmalı ve tüm sular bu kanala bağlanmalı. Bu küçük bir iş değil, valilik ve ilgili kurumların yapacağı büyük bir proje." Yetkililerin yalnızca tespit yapmakla yetindiğini savunan mahalle halkı, "Kimse derdimizi yerinde görmüyor" diyerek tepkilerini dile getirdi.