Yerel Haberler
Antalya
Biber yüklü kamyoneti çaldılar, biberleri satıp parasını harcayamadan yakalandılar 27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:44:56 Antalya’nın Serik ilçesinde 23 Nisan gecesi çalınan ve içinde yaklaşık 25 bin liralık ürün bulunan kamyonetin bulunmasının ardından firari olan şüpheliler de yakalandı. Kamyonetteki biberleri sattıkları öğrenilen şüphelilerin parasını ise harcayamadan yakalandıkları belirtildi. Serik Toptancı Hali’nde 23 Nisan tarihinde meydana gelen olayda, anahtarı üzerinde bırakılan ve kapya biber yüklü olduğu öğrenilen kamyonet, yüzü maskeli bir şahıs tarafından çalındı. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan hırsızlık olayının ardından polis ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı. Önce kamyonet bulundu Hırsızlık haberinin yayılması üzerine bölge halkı ve hal esnafı adeta seferber oldu. Çalınan kamyonet, bir vatandaşın dikkati sayesinde Çakallık Kavşağı yakınlarında terk edilmiş bir ardiyenin önünde tespit edildi. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen emniyet güçleri, şüphelilerin izini sürerek operasyonun düğmesine bastı. Aksu ilçesinde yakalandılar Emniyet birimlerinin koordineli çalışmasıyla hırsızlık zanlıları Aksu ilçesinde kıskıvrak yakalandı. Yapılan incelemelerde, hırsızların araçtaki parayı harcamaya fırsat bulamadıkları belirlenirken şüpheli polis merkezine götürüldü. Zararın karşılanması üzerine araç sahibi şikayetinden vazgeçince, şahıslar serbest bırakıldı. "Parayı harcayamadılar" Aracını teslim alan komisyoncu Ramazan Gök, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: "23 Nisan’da çalınan aracımızı Çakallık Kavşağı’nda bulduk. Emniyet güçlerinden Allah razı olsun, onlar da Aksu ilçesinde yakaladılar. Zararımızı karşıladık, parayı harcayamadılar, herhangi bir şey yapamadılar. Polisten, emniyet güçlerimizden ve basından Allah binlerce razı olsun. Evet, vatandaşlar da çok duyarlı bu konuda. Herkes merak edip sordu, herkes arayıp sordu. Herkesten Allah razı olsun, herkes yardım etmek istedi."
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:38 Food Fest Antalya, "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla 8-10 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali, 8-10 Mayıs tarihleri arasında "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirilecek. Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Food Fest Antalya Gastronomi Festivali’nin tanıtım toplantısı, kent merkezindeki 7 Mehmet Restaurant ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında festivalin Antalya’nın gastronomi kimliğine, yerel üretime, tarım potansiyeline, turizm çeşitliliğine ve coğrafi işaretli ürünlerine katkısı değerlendirildi. "Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, 2022 yılında başlayan festival yolculuğunda her yıl çıtayı daha yukarı taşıdıklarını belirterek, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik. Ne mutlu bize ki şimdi de 5’incisini düzenleyeceğimiz festivalimize hazırız ve bugün bu amaçla sizlerin karşısındayız" dedi. Festival kapsamında üç gün boyunca yurt içinden ve yurt dışından ödüllü şeflere, gurmelere, gastronomi ve turizm yazarlarına, televizyon programlarıyla geniş kitlelere ulaşan Türkiye’nin ve Antalya’nın değerli şeflerine, mutfak liderlerine ve sektörün farklı alanlarından çok sayıda isme ev sahipliği yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Festivalimizde, bereketli topraklarımızdan çiftçilerimizin alın teriyle çıkan ürünleri, yerel lezzetlerimizi ve dünya mutfağından seçkin şefleri bir araya getirerek gastronomi dünyasında önemli bir buluşma noktası olacağız" ifadelerini kullandı. "Kentimizi zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağız" Özdemir, festivalin yalnızca gastronomi profesyonellerine değil, yerel halktan esnafa, üreticiden turizm sektörüne kadar geniş bir kesime dokunacağını vurgulayarak, "Yerel halk ve esnafımızın etkinliğin aktif bir parçası olacağı, kentimize gelen misafirleri otellerin dışına çıkararak Antalya’nın kültürel mirasıyla buluşturacağımız, kentimizi yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağımız dolu dolu bir festival planlıyoruz" diye konuştu. Festival süresince yerel ve uluslararası şeflerin atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri, gastronomi yarışmaları, paneller, söyleşiler ve farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluşacağını belirten Özdemir, "Hem geleneksel hem de modern mutfak anlayışlarını bir araya getirerek ziyaretçilerimize eşsiz deneyimler sunmayı hedefliyoruz. Festival süresince ziyaretçilerimiz hem Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacak hem de gastronomi dünyasındaki güncel gelişmeleri yakından takip edebilecek" dedi. "Her etkinlik üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet edecek" Festival alanında Antalya’ya özgü tatların, yeme içme sektöründeki markaların, kentin farklı bölgelerinde yetişen organik ürünlerin ve yerel lezzetlerin yer alacağını aktaran Özdemir, "Bu büyük buluşmada her etkinlik; üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet eden birer platform olacak" ifadelerine yer verdi. Antalya’nın örtü altı tarımdaki potansiyeli, lezzetleri, gastronomisi ve tescilli 19 coğrafi işaretli ürünüyle güçlü bir gastronomi kimliğine sahip olduğunu dile getiren Özdemir, "Antalya’mız; örtü altı tarımdaki potansiyeli, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünüyle şehrin gastronomi kimliğini güçlendiren ve yerel üretimi uluslararası ölçekte görünür kılan en önemli değerlere sahiptir" dedi. "Her sofra bir coğrafyanın hafızasını içinde barındırıyor" Festivalin bu yıl "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirileceğini belirten Özdemir, temanın gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olarak değil; coğrafya, kültür, üretim ve insan emeğiyle şekillenen çok katmanlı bir anlatı olarak ele aldığını söyledi. Özdemir, "Antalya’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerden denizinden çıkan eşsiz lezzetlere, yerel ustaların kuşaktan kuşağa aktardığı tariflerden modern mutfak yorumlarına kadar her tabak, ardında bir geçmişi ve kimliği taşımaktadır. Her sofra; bir ürünün topraktan yolculuğunu, bir üreticinin emeğini, bir şefin yorumunu ve bir coğrafyanın hafızasını içinde barındıran özgün bir hikayeye dönüşmektedir" dedi. "Food Fest Antalya, güçlü bir buluşma zemini" Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen ise gastronominin ait olduğu toprakla kurduğu bağa dikkat çekerek, "Her tabak ait olduğu toprağın izini taşır, her sofra ise bir hikayenin başlangıcıdır. Antalya; sahip olduğu tarımsal zenginlik, turizm potansiyeli, iklim çeşitliliği ve altyapısıyla bu hikayenin en güçlü şekilde anlatıldığı şehirlerden biridir" dedi. Gastronominin geleceğinin sürdürülebilir yerel üretim ve kültürel mirasın korunması üzerinde şekillendiğini belirten Sözen, "Food Fest Antalya; yerel üreticiden dünyaca ünlü şeflere, ülkemizin önde gelen mutfak temsilcilerinden gastronomi dünyasının saygın isimlerine kadar birçok paydaşı bir araya getiriyor. Sadece şefleri değil; tarım işletmeleriyle ve restoranlarıyla birlikte bu ekosistemi bir bütün olarak festivalin içinde konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Festivalin Antalya’nın uluslararası gastronomi sahnesindeki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu dile getiren Sözen, "Artık şehirler doğal güzelliklerinin yanında gastronomi alanındaki özgün kimlikleriyle anılıyor. Antalya’nın bu alandaki potansiyelini doğru şekilde anlatmak ve dünyaya taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz Food Fest Antalya’yı bir platform, güçlü bir buluşma zemini ve hikayelerin paylaşıldığı bir alan olarak görüyoruz. Her yıl büyüyen bu yapı, farklı disiplinleri ve paydaşları bir araya getirerek gastronominin ve Antalya turizminin geleceğine katkı sunuyor" dedi. "Antalya’nın mutfak zenginliği ön plana çıkacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin beşincisini ilk günkü heyecanla gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu yıl festivalimizin beşincisini, ilk günkü heyecanımızı hiç kaybetmeden gerçekleştiriyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Deniz, kum ve güneş turizmiyle güçlü bir marka olan Antalya’mızı bu yıl da festivalimizde mutfak zenginliğimizle ön plana çıkararak gastronomi turizmindeki payını daha da artırmayı hedefliyoruz. Şehrimizin sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir mutfak kültürü olduğunu bir kez daha ortaya koyacağız" diye konuştu. Festivalin üretici, çiftçi, esnaf ve turizm ekosistemi açısından da önemli olduğunu ifade eden Tuncer, "Çiftçimizi, yerel üreticimizi ve esnafımızı turizm ekosisteminin aktif bir parçası haline getirme, Antalya’nın değerlerini koruyarak geleceğe taşıma hedefimizi sürdürüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda festival sonunda elde edilen birikimi, Antalya’nın yerel ürün ve tariflerini yaşatacak özel bir gastronomi kitabıyla kalıcı hale getireceğiz" dedi. "Antalya 40 yıllık kitle turizmi deneyimine sahip" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın turizmde 40 yıllık bir deneyime sahip olduğunu belirterek, bu sürecin kentin mutfak kültürünü de çeşitlendirdiğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz Antalya olarak kitle turizmine başladığımızda yıl 1985 civarıydı ve 40 yıllık bir deneyime sahibiz. Bu kitle turizminin getirdiği özelliklerden biri de multikültürel bir mutfağa sahip olmamız oldu. Yurt dışından gelen misafirlere sadece Antalya’nın yemeklerini değil, ülkemizin her yöresinden şefleri mutfaklarımızda ve büfelerimizde buluşturarak dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirlere değişik tatlar sunan bir mutfak kültürü geliştirdik" dedi. Antalya’ya farklı ülkelerden ve çok sayıda havalimanından misafir geldiğini belirten Hacısüleyman, "Şu anda Antalya’ya 50 ülkeden, 230 havalimanından misafir geliyor. Yani 50 ülkenin kültürel yapısından ve yiyecek içecek kültürüne aşina insanlardan söz ediyoruz. Burada onların bütün kalış süresi boyunca hem kendi yemeklerini hazırlıyoruz hem de dünyanın herhangi bir yerine gitmelerine gerek kalmadan o yemeği burada sunuyoruz. Kendi mutfak kültürümüzü de tabii ki ön planda tutmak istiyoruz. Gelen misafirlere sadece denizimizi, güneşimizi, sahilimizi ve misafirperverliğimizi değil, aynı zamanda burada nelerin yenildiğini ve hangi lezzetlerin öne çıktığını da göstermek istiyoruz" dedi. "Gastronomi kenti olmak bugünden yarına gerçekleşmiyor" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da gastronomi kenti olmanın uzun soluklu bir birikim gerektirdiğini belirterek, "Bir gastronomi kenti nasıl olunur denildiğinde, bu bugünden yarına gerçekleşmiyor. Bunun için birtakım birikimlere ihtiyacımız var. Öncelikle köklü bir tarihe, köklü bir kültür geçmişine; bitkilerimize, coğrafyamıza, üretimimize, becerikli ve maharetli çiftçilerimize ihtiyacımız var. Ayrıca bunları emek vererek ürün haline getirecek, inovasyon geliştirecek aşçılarımıza ve şeflerimize de ihtiyacımız var" diye konuştu. Food Fest’in Antalya’nın gastronomi kimliğine yönelik farkındalık oluşturduğunu belirten Çandır, "Aslında bu festivali yaptığımızda Antalya gastronomi kenti olmuştur demiyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediyemiz, bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte bir farkındalık oluşturuyoruz. Eğer yerel halkımız, ticari işletmelerimiz, yeme içme sektörümüz ve turizm sektörümüz bu ürünlere sahip çıkarsa ve bu ürünleri geliştirebilirsek, o tatları aramak için daha fazla para ödeyerek ve daha fazla yol katederek dünyanın dört bir yanından insanları buraya çekebiliriz" ifadelerini kullandı. "Turistleri otellerin dışına çıkaracak bir değer" AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise Antalya’ya yılda yaklaşık 17 milyon turist geldiğini belirterek, festivalin kentin yerel lezzetlerinin tanıtımı açısından önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Dere, "Antalya şehrimize 17 milyona yakın turist geliyor. Ancak turistler çoğu zaman otellerin içerisindeki her şey dahil sisteminde hazırlanan mutfaklardan hizmet alıyor. Bu gastronomi festivaliyle birlikte yapılan etkinliklerde özellikle damak tadımız, lezzetlerimiz, serpme böreğimiz, tatlılarımız ve her türlü yöresel ürünümüz beş yıldır öne çıkarılıyor. Bu konuda çok iyi bir noktaya geldiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir başkanlığında düzenlenen toplantıya; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, AGYİD Başkanı Mehmet Zeki Özen, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Şef Mehmet Akdağ ve konuk şef Refika Birgül katıldı.
Alanya’nın sağlık turizmi ALKÜ’de masaya yatırıldı
17 Şubat 2026 Salı - 11:30 Alanya’nın sağlık turizmi ALKÜ’de masaya yatırıldı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) sağlık turizminin gelişmesi ve ilerlemesi adına kurum ve kuruluşların temsilcilerinin yoğun katılımlarıyla "Türkiye’de Sağlık Turizminin Mevcut Durum, Yasal Mevzuat ve Devlet Teşvikleri Paneli" düzenlendi. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, ALKÜ öncülüğünde kurulan Alanya Teknokent’in Alanya’nın sağlık turizmi alanına önemli katkılar vereceğini dile getirdi. ALKÜ’de turizm, sağlık ve spor kenti Alanya’ya sağlık turizminin daha kapsamlı ve gelişmiş olarak kazandırılması adına çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda, ALKÜ Sağlık ve Spor Turizmi Öğrenci Topluluğu tarafından Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Alperen Kaçar, Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Hizmet İhracatçılar Birliği Genel Sekreteri Fatih Özer, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural’ın konuşmacı olduğu "Türkiye’de Sağlık Turizminin Mevcut Durum, Yasal Mevzuat ve Devlet Teşvikleri Paneli" düzenlendi. Öztürk: "Alanya’mızda sağlık turizmi için her imkân var" Kaymakam Şakir Öner Öztürk, Alanya’da sağlık turizminin en iyi şekilde yapılması için tüm imkanların mevcut olduğunu belirtti. Kaymakam Öztürk, "Şehrimize sağlık alanında önemli bir katkı sağlayacak olan 300 yataklı yeni hastanemizi, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ve Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle kazandırıyoruz. Gelecek dönemde, Rektörümüzün şehrin tüm paydaşlarıyla el birliği içinde yürüttüğü çalışmalar neticesinde Alanya ALKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nin de tamamlanmasıyla imkan ve kabiliyetlerimiz daha da artacaktır. Türk hekimleri, eğitim süreçleri ve zekalarıyla dünyanın sayılı hekimleri arasında yer almaktadır; bu durum bizim için çok önemli bir sağlık turizmi avantajıdır. Sağlık turizmi alanının Alanya’mıza yeni bir vizyon kazandıracağını umuyor, panelin düzenleyen üniversitemizin Sağlık ve Spor Turizmi Kulübü’ndeki genç kardeşlerime, onlara destek olan öğretim üyelerimize ve ev sahipliği için Rektörümüze çok teşekkür ediyorum" dedi. "Alanya’nın potansiyeline inanıyorum" Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Faruk Konukçu, "Alanya turizmin, tarımın, sporun başkenti. Bugün anlıyorum ki şehrin bütün dinamiklerini de burada yan yana omuz omuza görünce aynı zamanda sağlık turizminin de başkenti olacağına inanıyorum. Sağlık turizmi için Alanya’nın potansiyeline çok inanıyorum. Panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Panelin kentimiz için de hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. "Teknokent sayesinde sağlık turizmi desteklenecek" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, ALKÜ öncülüğünde kurulan Alanya Teknokent’in Alanya’nın sağlık turizmi alanına önemli katkılar vereceğini dile getirdi. Rektör Türkdoğan konuşmasında, "Teknokent’imizde sağlık turizmimize yön verecek, turizmimizi şekillendirecek gerek teknolojik yazılımlar gerekse maliyetleri düşürecek, fayda sağlayacak altyapıların hızlandırılması için çalışmalar yapılacak. Bu sektöre daha ön planda katma değer sağlayacak projelere yer vereceğiz. Düzenlenen panelimizde önemli konular ele alınacak. Panelin ülkemize, şehrimize ve sağlık turizmi alanına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Güzel başarılara imza atacağız" ALTSO Başkanı Eray Erdem, sağlık turizminin çok önemli bir sektör olduğuna değinerek bu alanda yapılacak çalışmaların dünya standartlarına uygun olması gerektiğine değindi. Alanya’nın sağlık turizmine çok elverilişli bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, "Fiziki olarak altyapımız mevcut. Bu altyapımızla daha profesyonel şekilde kamu-özel iş birliği içinde sağlık turizminde güzel başarılara imza atacağımızı düşünüyoruz. ALTSO olarak biz sağlık turizmi alanına her zaman destek olacağız" diye konuştu. Başkanlardan sağlık turizmine tam destek Dr. Dt. Onuralp İşman, Alanya’nın sağlık turizminin geleceği için ailesinin önemli bir adım attığını, bugün gelinen süreçte Alanya’nın sağlık turizmi alanında ülkemizin en iyi şehirlerinden birisi olacağına inandığını belirtti. İşman, bu konuda çalışmalara her zaman destek olacaklarını dile getirerek panelin hayırlı olmasını söyledi. ALTAV Başkan Yardımcısı Gökçe Aydoğan Ergün, panelin sağlık turizmi adına çok önemli olduğunu vurgulayarak panelde emeği geçenlere teşekkür etti. Başkan Dr. Tevfik Yazan, sağlık turizminin stratejik bir sektör olduğunu vurgulayarak bu alanda yapılan çalışmaların önemli olduğunun altını çizdi. Başkan Cem Özcan, konuşmasında Türkiye’nin sağlık turizminde önde gelen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayarak, Alanya’nın güçlü turizm potansiyeliyle bu alandaki çalışmaların büyük önem taşıdığını ifade etti. Özcan, sektör olarak sağlık turizmine yönelik her türlü girişime destek vermeye hazır olduklarını belirtti. TÜRSAB Başkanı Sarıkaya, sağlık turizminin ülkemize önemli bir rekabet ve katma değer kazandırdığını belirterek bu alanda çalışmaların her zaman gelişeceğine inandıklarını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Bilgin Karademir, Alanya’nın daha sağlıklı geleceği için sağlık turizmine yatırımların ve çalışmaların daha da gelişmesi gerektiğini söyledi. Topluluk Başkanı Salih Gürsu Girgin konuşmasında öğrenci topluluğu olarak Alanya’nın ve ALKÜ’nün sağlık turizminin gelişmesi adına çalışmalar sürdürdüklerini dile getirdi. Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Alperen Kaçar, panlede uluslararası sağlık turizmi politikalarının yürütülmesi ve ihracat desteklerini detaylarıyla anlatırken Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmi politikaları, güncel mevzuat, iş birliği süreçleri ve uluslararası sağlık turizmi yetki belgesi prosedürlerini anlattı. Hizmet İhracatçılar Birliği Genel Sekreteri Fatih Özer, devlet teşvikleri ve hizmet ihracatının yurt dışında artırılmasına yönelik yürütülen başarılı çalışmalar hakkında bilgi verirken, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural ise sağlık turizmi ve konaklama sektörlerindeki tecrübeleriyle, özellikle uluslararası pazarlarda markalaşma konusuna değindi. Panel, plaket ve çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. SATUMER Ofis Sorumlusu Hadi Cantemur moderatörlüğündeki panele; Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Faruk Konukçu, ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, ALKÜ Rektör Yardımcısı ve ALKÜ Sağlık Turizmi Uygulama ve Araştırma Merkezi (SATUMER) Müdürü Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya’da sağlık turizminin başlamasında öncülük eden İşman ailesinden Dr. Dt. Onuralp İşman, Öğrenci Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Bilgin Karademir, ALSTUD Başkanı Dr. Tevfik Yazan, Alanya TÜRSAB Bölge Temsil Kurulu Başkanı Kerim Sarıkaya, ALTİD Başkanı Cem Özcan, ALTAV Başkan Yardımcısı Gökçe Aydoğan Ergün, Topluluk Başkanı Salih Gürsu Girgin, siyasi parti temsilcileri, sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Corendon Airlines’ten 3. ALZ Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na destek
17 Şubat 2026 Salı - 11:24 Corendon Airlines’ten 3. ALZ Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na destek Corendon Airlines, sağlık turizmi alanında uluslararası buluşmalardan biri olan 3. ALZ Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’nda yer aldı. 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde Londra Westminster’daki Queen Elizabeth II Centre’da gerçekleştirilen fuar; 10’dan fazla ülkeden 80’in üzerinde hastane ve kliniği binlerce ziyaretçiyle bir araya getirdi. Etkinliğin ana sponsorluğunu üstlenen Corendon Airlines ve Corendon Turizm Grubu; havacılık, konaklama ve seyahat hizmetlerini kapsayan entegre yapısıyla sağlık turizmine yönelik çözümlerini ziyaretçilerle paylaştı. Sağlık turizmi alanında önemli etkinler arasında yer alan 3. ALZ Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı, 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde Londra’nın etkinlik merkezlerinden Queen Elizabeth II Centre’da gerçekleşti. Türkiye’nin ve Avrupa’nın öncü hava yolu markası Corendon Airlines’ın ana sponsorunda yapılan fuar, farklı ülkelerden sağlık kuruluşları ile uluslararası ziyaretçileri aynı çatı altında buluşturdu. İki gün süren organizasyonda 10’dan fazla ülkeden 80’in üzerinde hastane ve klinik yer aldı. Katılımcıların önemli bir bölümünü, uluslararası hasta sayısındaki artışla dikkat çeken Türkiye’den sağlık kuruluşları oluşturdu. Etkinlik boyunca 4 bini aşkın ziyaretçi ağırlandı; sağlık profesyonelleri, hasta yönlendirme kuruluşları ve sektör temsilcileri birbirleriyle doğrudan temas kurma fırsatı yakaladı. Corendon Airlines Birleşik Krallık Bölge Müdürü Matthew Carpenter açılış konuşmasında, Corendon Airlines’ın özellikle Birleşik Krallık başta olmak üzere Avrupa’daki farklı noktalardan Türkiye’nin önemli destinasyonlarına gerçekleştirdiği direkt uçuşlarla sağlık turizmine erişimi kolaylaştırdığını vurguladı. Carpenter, sağlık hizmeti almak üzere seyahat eden yolcular için güvenilir, konforlu ve doğrudan ulaşımın tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek, havayolu bağlantılarının uluslararası hasta hareketliliğini destekleyen stratejik bir unsur haline geldiğini ifade etti. Entegre turizm gücü Ana sponsor olarak fuarda lounge alanıyla yer alan Corendon Airlines ve Corendon Turizm Grubu; havacılık, konaklama ve seyahat hizmetlerini kapsayan entegre yapısıyla sağlık turizmine yönelik çözümlerini ziyaretçilerle paylaştı. Grup bünyesinde yer alan Corendon Airlines, Birleşik Krallık’taki çeşitli bölgesel havalimanlarından Türkiye’nin önemli tatil destinasyonlarına ve Avrupa’daki farklı noktalara direkt uçuşlar gerçekleştirirken, Corendon Hotels & Resorts; Antalya, Curaçao ve Amsterdam gibi destinasyonlarda resort ve şehir otelleriyle hizmet veriyor.
Kuş besleyenlere kritik uyarı: Akciğerde geri dönüşümsüz hasar riski
17 Şubat 2026 Salı - 11:08 Kuş besleyenlere kritik uyarı: Akciğerde geri dönüşümsüz hasar riski Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Gör. Aliye Gamze Çalış, halk arasında "kuşçu akciğeri" olarak bilinen Hipersensitivite Pnömonisi’ne ilişkin uyarılarda bulundu. Tanı konulmasına rağmen kuş beslemeye devam edilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Çalış, "Akciğerde ilerleyici ve geri dönüşümsüz sertleşme gelişebilir, bu tablo solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir" dedi. Evde kuş beslemek, çatıda kuşların barınması ya da kuş pisliği temizliği sırasında ortaya çıkan partiküller, akciğer sağlığını tehdit edebiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Gör. Aliye Gamze Çalış, özellikle kuş tüyü ve dışkısına maruziyetin Hipersensitivite Pnömonisi’ne neden olabileceğini belirterek, hastalığın çoğu zaman grip ya da astımla karıştırıldığına dikkat çekti. Ev ortamındaki görünmeyen tehlike Kuşlara ait tüy, dışkı ve deri döküntülerinde bulunan antijenlerin solunum yoluyla akciğerlere ulaşmasının bağışıklık sistemini tetiklediğini ifade eden Çalış, "Kuşların tüyleri, dışkıları ya da deri döküntülerindeki antijenler inhale edildiğinde, akciğerlerimiz bunları yabancı madde olarak algılar. Bu durum bağışıklık sisteminin reaksiyon vermesine yol açar. Oluşan immünolojik yanıt sonucunda akciğer dokusunda sertleşme ortaya çıkabilir" dedi. Akut form grip gibi başlıyor Hipersensitivite Pnömonisi’nin akut ve kronik olmak üzere iki farklı klinik tabloda görülebildiğini belirten Çalış, akut formun temas sonrası saatler içinde gelişebildiğini söyledi. Çalış, "Kuşla temasınızdan yaklaşık 4-8 saat sonra grip benzeri semptomlar ortaya çıkabilir. Burun akıntısı, ateş, öksürük ve kırgınlık en sık görülen şikayetler arasında yer alır" şeklinde konuştu. Kronik form sinsi ilerliyor Uzun süreli maruziyetin daha ciddi bir tabloya yol açabileceğini vurgulayan Çalış, kronik formda belirtilerin yavaş geliştiğini ifade ederek, "Kronik formda hastalık yıllar içinde sinsi şekilde ilerler. Hastalar genellikle efor dispnesi, kuru öksürük ve gece tıkanma hissi tarif eder. Bu form daha ağır seyredebilir ve kalıcı hasar riski taşır" dedi. Birçok hasta astım zannediyor Semptomların farklı hastalıklarla karıştırılabildiğine dikkat çeken Çalış, "Tahminimizden çok daha fazla hastayla karşılaşıyoruz. Hastaların önemli bir kısmı kendini astım hastası zannediyor ya da uzun süre grip tedavisi alıyor. Bu nedenle doğru anamnez hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. ‘Buzlu cam’ Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Çalış, değerlendirmede kuş besleme öyküsünün belirleyici olduğunu kaydetti. Çalış, "Muayene sonrası akciğer grafisi, gerekirse yüksek çözünürlüklü tomografi (HRCT) çekiyoruz. Tomografide bizim için anahtar bulgu ‘buzlu cam’ görünümüdür. Kuş maruziyeti öyküsüyle birlikte bu bulgu tanıyı güçlü şekilde destekler" dedi. Kesin tanı için solunum fonksiyon testi ve bronkoskopi uygulandığını da sözlerine ekledi. Tedavide en kritik adım, antijenden uzaklaşmak Çalış, tedavi sürecinde en kritik adımın antijen maruziyetinin tamamen sonlandırılması olduğunu vurgulayarak, "En önemli şey antijenin uzaklaştırılmasıdır. Hayvanlarımız ve hobilerimiz elbette kıymetli ancak nefesimiz çok daha kıymetli. Bu nedenle hastalığa neden olan kuşlardan bir an önce uzaklaşmak gerekir. Kuşu başka odaya almak ya da bahçeye çıkarmak çözüm değildir. Tüy ve partiküller havada dolaşmaya devam edeceği için inhalasyon sürer ve hastalık tekrarlayabilir. Bu yüzden tamamen uzaklaşmak gerekir. Sadece bu önlem bile tedavi başarısında önemli bir katkı sağlar" dedi. Antijenin ortadan kaldırılmasının yeterli olmadığı hastalarda ilaç tedavisine başvurduklarını belirten Çalış, "Gerekli durumlarda yaklaşık 3 ay süreyle, hekim kontrolünde kortikosteroid tedavisi uyguluyoruz. Bazı hastalarda daha dirençli bir tablo görülebiliyor. Bu durumda bağışıklık sistemini daha güçlü şekilde baskılayan ilaçlar kullanmamız gerekebilir. Tedavi sürecinde hastalarımızı düzenli aralıklarla akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ve klinik muayenelerle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Hobilerimiz kıymetli ama nefesimiz daha kıymetli" Tanı konulmasına rağmen önlem alınmamasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Çalış, şöyle devam etti: "Akciğerde ilerleyici ve geri dönüşümsüz sertleşme gelişebilir. Bu durum bir süre sonra solunum yetmezliğine, oksijen cihazı kullanımına, hatta yoğun bakım ihtiyacına kadar ilerleyebilir." Çalış, kuş besleyen ve nefes darlığı ile öksürük şikayetleri bulunan kişilere göğüs hastalıkları hekimine başvurma çağrısı yaptı.
Kepez’e bir günde ikinci sağlık yatırımı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:38 Kepez’e bir günde ikinci sağlık yatırımı Kepez de Beşkonaklılar Mahallesi’ndeki Fatma-Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun açılışının ardından Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin temeli atıldı. Kepez Belediyesi’nin arsa tahsisini gerçekleştirdiği ve hayırsever Nimet Şimşek’in yapımını üstlendiği Fevzi Çakmak Mahallesi Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Bölgedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve nüfus yoğunluğuna paralel artan hizmet ihtiyacının karşılanmasını hedefleyen Aile Sağlığı Merkezi’nin temel atma töreninde konuşan hayırsever Nimet Şimşek, sağlığın çok kıymetli bir hazine olduğunu ve bunun için sağlıkla ilgili bir yatırım yaptıklarını belirterek, "Allah hayrımızı kabul etsin" dedi. Fevzi Çakmak Mahallesi Muhtarı Mehmet Sidal da bu kalıcı eserin mahalleye kazandırılması için yer tahsisinde bulunan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve merkezin yapımını üstlenen Şimşek ailesine teşekkür etti. "Kepez’de hizmet seferberliği" Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, Kepez’de bir hizmet seferberliği olduğunu belirterek, bir saat önce yine Kepez’de Fatma-Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun açılışının yapıldığını bildirdi. 3 hekimli Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin de temelini atıyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Özkan, "Hayırseverimiz olmazsa olmazdı, Kepez Belediye Başkanımız olmazsa olmazdı. Allah razı olsun. İl Sağlık Müdürlüğümüz de işbirliği içinde çalışarak bu tesisin temel atma törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, aynı gün içinde bir merkezin açılışının ardından yeni bir Aile Sağlığı Merkezi’nin temelini atıyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Kepez Belediyesi olarak sağlık yatırımlarını çok önemsediklerini belirten Başkan Kocagöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Nimet Şimşek ve ailesine teşekkür etti. Sağlığın bir toplumun en temel hakkı ve en kıymetli hazinesi olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür. Temennimiz bu merkezin kapısından giren her vatandaşımızın güler yüzle karşılanması, güvenli hizmet alması ve sağlığına kavuşarak ayrılmasıdır. Biliyorum ki özveriyle çalışacak doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum" dedi. Kepez’e 11 sağlık protokolü Başkan Kocagöz, bugüne kadar Kepez’de 11 protokol yapıldığını, 4 Aile Sağlığı Merkezi’nin temelinin atıldığını ve 2 Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışının yapıldığını bildirdi. Antalya’nın en büyük ilçesinin Kepez olduğuna değinen Başkan Kocagöz, nüfus artıkça ihtiyaçların arttığını, hayırseverler ve devletin kurumlarıyla işbirliği halinde insanlara hizmet etmek için her zaman ellerini taşın altına koyduklarını ve koymaya devam edeceklerini ifade etti. Açılışta konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin de, bugün Kepez’e kazandırılan ikinci sağlık yatırımının temel atma töreninde bir araya geldiklerini belirterek, "2-3 ay içinde buranın da açılışını yaparız" dedi ve ardından hayırsever Şimşek ailesine teşekkür etti. Sağlık yatırımlarının önemine değinen Vali Şahin, "Kepez, Antalya’nın en büyük ilçesi. Antalya nüfusuna her yıl 50 bin nüfus ekleniyor. Bu nüfusun önemli bir kısmı Kepez’e geliyor ve Kepez hızla büyüyor. Bu büyüme ile ilçe kamu hizmetleri bekliyor. Alt yapı gerekiyor, sağlık ocağı gerekiyor, hastane gerekiyor. İşte bu yükü alan hayırseverlerimize teşekkür ediyoruz. Hayırseverlerimiz bizim yükümüzü alıyorlar, bizi rahatlatıyorlar. Yerel yönetimler burada çok kritik. Çünkü arsa olmadan iş yapamazsınız. Birinci basamak sağlık hizmeti mahallenin merkezinde olmalıdır. Bu hususta örnek çalışmayı Kepez Belediyemiz sağlıyor. Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz’e huzurlarınızda teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Kepez’de 7 hekimli Fatma Numan Sır ASM ve ASHİ hizmete açıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:16 Kepez’de 7 hekimli Fatma Numan Sır ASM ve ASHİ hizmete açıldı Kepez’in Beşkonaklılar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan 7 hekimli Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yeni sağlık yatırımı, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırırken mahallenin sağlık altyapısına da önemli bir katkı sunacak. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan hayırsever Salih Sır, böyle anlamlı bir hayra vesile olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Beşkonaklılar Mahallesi Muhtarı Mehmet Daban ise emeği geçenlere teşekkür ederek, ilçeye kazandırılan yeni yatırımların artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Kepez ilçesi şanslı Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, "Bu memlekette kim taş taş üstüne koyuyorsa Allah ondan bin kere razı olsun" dedi. Aile hekimliğini bir gömleğin ilk düğmesi olarak tanımlayan Prof. Dr. Özkan, sağlık hizmetlerinin temel basamağında aile hekimliğinin çok önemli bir rol oynadığını vurguladı. Kepez’in çok özellikli bir yer olduğunu belirten Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kepez’in aile hekimliğine kayıtlı nüfusu 642.636’dır. 57 aile sağlığı merkezi ve 238 aile hekimi ile birinci basamak sağlık hizmeti verilmektedir. Her bir aile hekimine düşen nüfus ortalama 2.700 kişidir. Kepez ilçesi şanslı; Kepez Belediye Başkanı var, il sağlık müdürlüğü çok güzel projeler üretiyor ve burada eşgüdüm içinde birlikte çalışıyoruz" dedi. Kepez’in Sütçüler Mahallesi’nde 9 birimli Aile Sağlığı Merkezi, Sağlıklı Hayat Merkezi, 112 Acil Sağlık İstasyonu binasının önümüzdeki günlerde açılacağını, Kültür Mahallesi’nde 9 birimli ASM, SHM ve 112 Acil Sağlık İstasyonu ile Kepez Teomanpaşa da 6 birimli ASM ve 112 Acil Sağlık Merkezi’nin proje aşamasında olduğunu bildirdi. Antalya’da 15 hayırseverle protokol imzalandığını bunun 13 tanesinin Kepez ilçesi için olduğunu söyledi. Kocagöz: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. Kepez Belediyesi’nin sosyal belediyecilik ilkesiyle bu yatırımlar için yer temininden çevre düzenine kadar birçok hizmeti yerine getirdiğini belirterek, desteklerinden dolayı Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Sır ailesine teşekkür etti. Antalya Valisi Şahin ve İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Özkan’ın her temel atmaya, her açılışa gelerek yanlarında olduklarını dile getiren Başkan Kocagöz, "Bizi hiç yalnız hissettirmediler. Biz bütün kurumlarla işbirliği içinde çalışıyoruz. Hepimizin ortak paydası insan. O parti bu parti demeden, hizmet veriyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bizim hedefimiz bu" dedi. Sağlık en kıymetli hazine Sağlığın bir toplumun en temel hakkı ve en kıymetli hazinesi olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Güçlü bir toplum, sağlıklı bireylerle, bilinçli ailelerle ve erişilebilen sağlık sistemi ile mümkündür. Temennimiz bu merkezin kapısından giren her vatandaşımızın güler yüzle karşılanması, güvenli hizmet alması ve sağlığına kavuşarak ayrılmasıdır. Biliyorum ki özveriyle çalışacak doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kepez için 11 sağlık protokolü Kepez’deki sağlık yatırımlarına değinen Başkan Kocagöz, "Bugüne kadar 11 protokol yaptık. 4 Aile Merkezi temeli atıldı, 2 aile sağlığı merkezi açıldı. Antalya’nın en büyük ilçesi olan Kepez gün geçtikçe daha da büyümektedir. Antalya’da nüfus artış oranı yüzde 1.2 iken, Kepez’in nüfus artışı yüzde 2.1’dir. Hep diyoruz; Antalya’nın geleceği Kepez, işte buda bunu ispatlıyor. Antalya buraya göç ediyor. Muratpaşa ile aramızdaki fark 140 bini geçti. Nüfus artınca ihtiyaçlar çoğalıyor. Artan nüfus demek daha fazla hizmet, daha fazla yatırım demektir. Sağlıktan eğitime kadar her alanda yatırımlarımızı sürdürüyoruz" dedi. Kuzeyyaka Mahallesi’ndeki 15 dönümlük arazinin Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmesi hususunun belediyenin şubat ayı meclis gündemine taşındığını da hatırlatarak, Kepez’e kazandırılacak yeni eğitim yatırımının sinyalini verdi. Başkan Kocagöz, "Kepez Belediyesi olarak insanımızı ilgilendiren her konuda bu bizim işimiz değil deyip kenara çekilmiyoruz, elimizi taşın altına koyuyoruz ve koymaya da devam edeceğiz " diyerek sözlerini tamamladı. Vali Şahin:"Kepez ile örnek çalışma yürütüyoruz" Açılış töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin de, yine Kepez’de çok kıymetli bir eseri birlikte açmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, "Antalya’nın sağlık yatırımlarında pek çok şehirden ayrıştığını belirterek; "Bu başarıda yerel yönetimlerin bize verdiği destek çok belirleyici. Çünkü arsa üretimi yapmadığınız takdirde ne kadar paranız da olsa başaramazsınız. Bu konuda Kepez ile çok örnek bir çalışma yürütüyoruz" dedi. Vali Şahin, desteklerinden dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve hayırsever Sır ailesine teşekkür etti. Konuşmaların ardından Fatma Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ve Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu kurdele kesimiyle hizmete açıldı.