KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2026 Pazartesi 14:38

Food Fest Antalya, "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla 8-10 Mayıs’ta gerçekleştirilecek

A
A
A
Food Fest Antalya, "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla 8-10 Mayıs’ta gerçekleştirilecek

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali, 8-10 Mayıs tarihleri arasında "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirilecek. Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik" dedi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Food Fest Antalya Gastronomi Festivali’nin tanıtım toplantısı, kent merkezindeki 7 Mehmet Restaurant ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında festivalin Antalya’nın gastronomi kimliğine, yerel üretime, tarım potansiyeline, turizm çeşitliliğine ve coğrafi işaretli ürünlerine katkısı değerlendirildi.



"Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık"


Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, 2022 yılında başlayan festival yolculuğunda her yıl çıtayı daha yukarı taşıdıklarını belirterek, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik. Ne mutlu bize ki şimdi de 5’incisini düzenleyeceğimiz festivalimize hazırız ve bugün bu amaçla sizlerin karşısındayız" dedi.


Festival kapsamında üç gün boyunca yurt içinden ve yurt dışından ödüllü şeflere, gurmelere, gastronomi ve turizm yazarlarına, televizyon programlarıyla geniş kitlelere ulaşan Türkiye’nin ve Antalya’nın değerli şeflerine, mutfak liderlerine ve sektörün farklı alanlarından çok sayıda isme ev sahipliği yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Festivalimizde, bereketli topraklarımızdan çiftçilerimizin alın teriyle çıkan ürünleri, yerel lezzetlerimizi ve dünya mutfağından seçkin şefleri bir araya getirerek gastronomi dünyasında önemli bir buluşma noktası olacağız" ifadelerini kullandı.



"Kentimizi zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağız"


Özdemir, festivalin yalnızca gastronomi profesyonellerine değil, yerel halktan esnafa, üreticiden turizm sektörüne kadar geniş bir kesime dokunacağını vurgulayarak, "Yerel halk ve esnafımızın etkinliğin aktif bir parçası olacağı, kentimize gelen misafirleri otellerin dışına çıkararak Antalya’nın kültürel mirasıyla buluşturacağımız, kentimizi yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağımız dolu dolu bir festival planlıyoruz" diye konuştu.


Festival süresince yerel ve uluslararası şeflerin atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri, gastronomi yarışmaları, paneller, söyleşiler ve farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluşacağını belirten Özdemir, "Hem geleneksel hem de modern mutfak anlayışlarını bir araya getirerek ziyaretçilerimize eşsiz deneyimler sunmayı hedefliyoruz. Festival süresince ziyaretçilerimiz hem Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacak hem de gastronomi dünyasındaki güncel gelişmeleri yakından takip edebilecek" dedi.



"Her etkinlik üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet edecek"


Festival alanında Antalya’ya özgü tatların, yeme içme sektöründeki markaların, kentin farklı bölgelerinde yetişen organik ürünlerin ve yerel lezzetlerin yer alacağını aktaran Özdemir, "Bu büyük buluşmada her etkinlik; üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet eden birer platform olacak" ifadelerine yer verdi.


Antalya’nın örtü altı tarımdaki potansiyeli, lezzetleri, gastronomisi ve tescilli 19 coğrafi işaretli ürünüyle güçlü bir gastronomi kimliğine sahip olduğunu dile getiren Özdemir, "Antalya’mız; örtü altı tarımdaki potansiyeli, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünüyle şehrin gastronomi kimliğini güçlendiren ve yerel üretimi uluslararası ölçekte görünür kılan en önemli değerlere sahiptir" dedi.



"Her sofra bir coğrafyanın hafızasını içinde barındırıyor"


Festivalin bu yıl "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirileceğini belirten Özdemir, temanın gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olarak değil; coğrafya, kültür, üretim ve insan emeğiyle şekillenen çok katmanlı bir anlatı olarak ele aldığını söyledi. Özdemir, "Antalya’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerden denizinden çıkan eşsiz lezzetlere, yerel ustaların kuşaktan kuşağa aktardığı tariflerden modern mutfak yorumlarına kadar her tabak, ardında bir geçmişi ve kimliği taşımaktadır. Her sofra; bir ürünün topraktan yolculuğunu, bir üreticinin emeğini, bir şefin yorumunu ve bir coğrafyanın hafızasını içinde barındıran özgün bir hikayeye dönüşmektedir" dedi.



"Food Fest Antalya, güçlü bir buluşma zemini"


Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen ise gastronominin ait olduğu toprakla kurduğu bağa dikkat çekerek, "Her tabak ait olduğu toprağın izini taşır, her sofra ise bir hikayenin başlangıcıdır. Antalya; sahip olduğu tarımsal zenginlik, turizm potansiyeli, iklim çeşitliliği ve altyapısıyla bu hikayenin en güçlü şekilde anlatıldığı şehirlerden biridir" dedi.


Gastronominin geleceğinin sürdürülebilir yerel üretim ve kültürel mirasın korunması üzerinde şekillendiğini belirten Sözen, "Food Fest Antalya; yerel üreticiden dünyaca ünlü şeflere, ülkemizin önde gelen mutfak temsilcilerinden gastronomi dünyasının saygın isimlerine kadar birçok paydaşı bir araya getiriyor. Sadece şefleri değil; tarım işletmeleriyle ve restoranlarıyla birlikte bu ekosistemi bir bütün olarak festivalin içinde konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.


Festivalin Antalya’nın uluslararası gastronomi sahnesindeki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu dile getiren Sözen, "Artık şehirler doğal güzelliklerinin yanında gastronomi alanındaki özgün kimlikleriyle anılıyor. Antalya’nın bu alandaki potansiyelini doğru şekilde anlatmak ve dünyaya taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz Food Fest Antalya’yı bir platform, güçlü bir buluşma zemini ve hikayelerin paylaşıldığı bir alan olarak görüyoruz. Her yıl büyüyen bu yapı, farklı disiplinleri ve paydaşları bir araya getirerek gastronominin ve Antalya turizminin geleceğine katkı sunuyor" dedi.



"Antalya’nın mutfak zenginliği ön plana çıkacak"


Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin beşincisini ilk günkü heyecanla gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu yıl festivalimizin beşincisini, ilk günkü heyecanımızı hiç kaybetmeden gerçekleştiriyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Deniz, kum ve güneş turizmiyle güçlü bir marka olan Antalya’mızı bu yıl da festivalimizde mutfak zenginliğimizle ön plana çıkararak gastronomi turizmindeki payını daha da artırmayı hedefliyoruz. Şehrimizin sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir mutfak kültürü olduğunu bir kez daha ortaya koyacağız" diye konuştu.


Festivalin üretici, çiftçi, esnaf ve turizm ekosistemi açısından da önemli olduğunu ifade eden Tuncer, "Çiftçimizi, yerel üreticimizi ve esnafımızı turizm ekosisteminin aktif bir parçası haline getirme, Antalya’nın değerlerini koruyarak geleceğe taşıma hedefimizi sürdürüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda festival sonunda elde edilen birikimi, Antalya’nın yerel ürün ve tariflerini yaşatacak özel bir gastronomi kitabıyla kalıcı hale getireceğiz" dedi.



"Antalya 40 yıllık kitle turizmi deneyimine sahip"


ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın turizmde 40 yıllık bir deneyime sahip olduğunu belirterek, bu sürecin kentin mutfak kültürünü de çeşitlendirdiğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz Antalya olarak kitle turizmine başladığımızda yıl 1985 civarıydı ve 40 yıllık bir deneyime sahibiz. Bu kitle turizminin getirdiği özelliklerden biri de multikültürel bir mutfağa sahip olmamız oldu. Yurt dışından gelen misafirlere sadece Antalya’nın yemeklerini değil, ülkemizin her yöresinden şefleri mutfaklarımızda ve büfelerimizde buluşturarak dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirlere değişik tatlar sunan bir mutfak kültürü geliştirdik" dedi.


Antalya’ya farklı ülkelerden ve çok sayıda havalimanından misafir geldiğini belirten Hacısüleyman, "Şu anda Antalya’ya 50 ülkeden, 230 havalimanından misafir geliyor. Yani 50 ülkenin kültürel yapısından ve yiyecek içecek kültürüne aşina insanlardan söz ediyoruz. Burada onların bütün kalış süresi boyunca hem kendi yemeklerini hazırlıyoruz hem de dünyanın herhangi bir yerine gitmelerine gerek kalmadan o yemeği burada sunuyoruz. Kendi mutfak kültürümüzü de tabii ki ön planda tutmak istiyoruz. Gelen misafirlere sadece denizimizi, güneşimizi, sahilimizi ve misafirperverliğimizi değil, aynı zamanda burada nelerin yenildiğini ve hangi lezzetlerin öne çıktığını da göstermek istiyoruz" dedi.



"Gastronomi kenti olmak bugünden yarına gerçekleşmiyor"


Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da gastronomi kenti olmanın uzun soluklu bir birikim gerektirdiğini belirterek, "Bir gastronomi kenti nasıl olunur denildiğinde, bu bugünden yarına gerçekleşmiyor. Bunun için birtakım birikimlere ihtiyacımız var. Öncelikle köklü bir tarihe, köklü bir kültür geçmişine; bitkilerimize, coğrafyamıza, üretimimize, becerikli ve maharetli çiftçilerimize ihtiyacımız var. Ayrıca bunları emek vererek ürün haline getirecek, inovasyon geliştirecek aşçılarımıza ve şeflerimize de ihtiyacımız var" diye konuştu.


Food Fest’in Antalya’nın gastronomi kimliğine yönelik farkındalık oluşturduğunu belirten Çandır, "Aslında bu festivali yaptığımızda Antalya gastronomi kenti olmuştur demiyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediyemiz, bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte bir farkındalık oluşturuyoruz. Eğer yerel halkımız, ticari işletmelerimiz, yeme içme sektörümüz ve turizm sektörümüz bu ürünlere sahip çıkarsa ve bu ürünleri geliştirebilirsek, o tatları aramak için daha fazla para ödeyerek ve daha fazla yol katederek dünyanın dört bir yanından insanları buraya çekebiliriz" ifadelerini kullandı.



"Turistleri otellerin dışına çıkaracak bir değer"


AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise Antalya’ya yılda yaklaşık 17 milyon turist geldiğini belirterek, festivalin kentin yerel lezzetlerinin tanıtımı açısından önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Dere, "Antalya şehrimize 17 milyona yakın turist geliyor. Ancak turistler çoğu zaman otellerin içerisindeki her şey dahil sisteminde hazırlanan mutfaklardan hizmet alıyor. Bu gastronomi festivaliyle birlikte yapılan etkinliklerde özellikle damak tadımız, lezzetlerimiz, serpme böreğimiz, tatlılarımız ve her türlü yöresel ürünümüz beş yıldır öne çıkarılıyor. Bu konuda çok iyi bir noktaya geldiğimizi ifade etmek isterim" dedi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir başkanlığında düzenlenen toplantıya; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, AGYİD Başkanı Mehmet Zeki Özen, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Şef Mehmet Akdağ ve konuk şef Refika Birgül katıldı.



Food Fest Antalya, "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla 8-10 Mayıs’ta gerçekleştirilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Musluğa takılan küçük aparat, suyu yüzde 70 kurtarıyor: Tasarruf hamlesi Tekirdağ’da artan su tüketimi ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı TESKİ tarafından başlatılan perlatör dağıtımıyla su kullanımında önemli ölçüde tasarruf sağlanması hedefleniyor. Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, musluk uçlarına takılan ve suyu hava ile karıştırarak debiyi düşüren perlatörler vatandaşlara dağıtılıyor. Bu sayede bireysel kullanımda yüzde 70’e varan su tasarrufu elde edilebildiği belirtildi. TESKİ ekipleri tarafından bugüne kadar 16 bin adet perlatörün dağıtıldığı, 5 bin adet yeni perlatör için de temin sürecinin sürdüğü öğrenildi. Dağıtımların okullar, kamu kurumları ve çeşitli etkinliklerde yoğun şekilde gerçekleştirildiği kaydedildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, su kaynaklarının korunmasının önemine dikkat çekerek, "İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Su kaynaklarımız üzerindeki baskı artarken, bizlere düşen en önemli görev bu kaynakları korumak ve verimli kullanmaktır. TESKİ’miz tarafından hayata geçirilen perlatör dağıtımı, küçük gibi görünen ancak etkisi oldukça büyük olan bir uygulamadır. Vatandaşlarımızın günlük yaşamlarında kolaylıkla uygulayabileceği bu yöntemle ciddi oranda su tasarrufu sağlanabiliyor. Biz de yerel yönetim olarak hem altyapı yatırımlarımızı sürdürüyor hem de bu tür bilinçlendirme çalışmalarıyla geleceğimizi güvence altına alıyoruz" dedi. TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül ise su verimliliğinin zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Su verimliliği artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu kapsamda perlatör dağıtımı ile vatandaşlarımızın bireysel su tüketimini azaltmayı hedefliyoruz. Temin ettiğimiz perlatörlerle yaklaşık yüzde 70’e varan tasarruf sağlanabiliyor. Bugüne kadar 16 bin adet dağıtım gerçekleştirdik, 5 bin adet için de tedarik sürecimiz devam ediyor. Bununla birlikte okullarda ve çeşitli etkinliklerde gerçekleştirdiğimiz bilinçlendirme faaliyetleriyle su tasarrufunu bir yaşam kültürü haline getirmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili tutuklanan 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan sanıklar, ölen vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, yaşanan olaydan dolayı pişman olduklarını söylediler. Olay, 13 Aralık 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kuzeykent Pazaryerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önce husumetli oldukları öğrenilen iki grup arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanan berber Cihan Çalışır ile darp edilen kardeşi Cüneyt Çalışır yaralandı. Sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralılardan berber Cihan Çalışır hayatını kaybederken, kardeşi Cüneyt Çalışır ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde kavgaya karıştıkları belirlenen M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç., polis ekiplerince gözaltına alınarak tutuklandı. Olayın ardından M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın görülen ilk duruşmasında sanıklar, müşteki sanık Cihan Çalışır, taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan H.C.Ç., hayatını kaybeden vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, "Kapalı pazar yerine gittik. A.E.D.’nin kim olduğunu sorduk. Ben bir şey olduğunu düşünüp yanıma sopa aldım. Bu sırada tartışma çıktı. Cihan, birden V.Y.B.’nin üzerine koştu ve küfür ediyordu. ’Ağabey yapma’ dememin üzerine A.ED. arkadan bana saldırdı. Cüneyt ile birlikte beni sıkıştırdı. Ben de kendimi korumaya çalıştım. Cihan’ın bıçaklandığını görmedim. Pişmanım, adaletinize güveniyorum" dedi. "Çok pişmanım" Yaşanan olaydan ötürü çok pişman olduğunu söyleyen ve aileye başsağlığı dileye M.C.Ç. ise, "Cihan’ın bacak bölgesine bıçakla vuran benim, bıçağı baldır bölgesine vurdum. Öldürücü bir darbe vurmadım, tahliyemi istiyorum. Çok pişmanım. Bu durumda karşınıza çıkmak istemezdim. Cüneyt’ten de şikayetçiyim. Olayın buralara gelmesini istemezdim. Mekanı cennet olsun, tahliyemi istiyorum.Cihan’a zarar vermek istemedim. Cüneyt’e ise hafif şekilde tekmeyle vuruyorum" ifadelerini kullandı. "Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım" Tutuklu sanık V.Y.B. de, "Öncelikle karşı tarafından ailesinden özür diler, olayın buralara gelmesini istemezdim. Olay günü H.E.G., ben ve kız arkadaşımla geziyorduk. Kimseyle husumetim yoktu. Z.C.Ç., H.E.G.’yi arayarak ’olayı tatlıya bağladık’ dedi. Biz de arabayı pazaryerine park ettik. Eren’i aradık. Maktul, ’Eren yok, ben varım’ dedi. Z.C.Ç. ile Eren’in konuştuğunu gördüm. Maktul, bağırarak tezgahın altından bir şeyler alıyordu. Ben olayı ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Çok pişmanım. Ben, kardeşimde bıçak olduğunu bilmiyordum. Bilseydim ayırırdım. Cihan ve Cüneyt’i hayatımda ilk defa gördüm. Ben, Cüneyt’e 4-5 kez vurdum, Cihan’a vurmadım. Benim futbol hayatım var, onun bitme ihtimali var. Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Alkol ve madde etkisinde oldukları için olay buralara kadar geldi. Pişmanım, tahliyemi ve beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu. "Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım" Tutuklu sanık Z.C.Ç. ise, "İş merkezinde kafede oturuyorduk. Can’ın çalıştığı dükkana gittik. Diğer sanıklarla buluşacaktık. Pazaryerinde tuvalete gittik. Üzerimizi düzeltiyorduk. H.E.G., A.E.D. ve Cihan’ın tartıştığını gördük. Cihan üstünde montu çıkarıp arkalarından gitti. Cüneyt, elinde bıçakla üzerimize geldi. H.E.G. ile Eren’in arasında boğuşma gerçekleşti. Cihan küfür ederek silahı istedi. Cüneyt, ’Cihan benim kardeşim, küfür de eder, silah da çeker’ dedi. Bizden kimse küfür etmedi. Cihan arkadaşıma vurdu, ben de ona karşılık verdim. Yaralandığını ya da bıçaklandığını polis arabasına binince öğrendim. Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım. Cüneyt’e dokunmadım. Cüneyt’ten şikayetçiyim. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" diye konuştu. "Sopayı çıkarıp araca canice saldırdılar" Müşteki sanık C. Çalışır ise kardeşiyle pazaryerine balık almak için gittiklerini belirterek, Kardeşim tuvalete gitmişti, bağrışını duydum. Arkadaş koynunda sopayla geldi, sopayı çıkarıp araca saldırdılar. Sanıklar iftira atıyorlar, yemin ediyorum, tehdit etmedim. Polis gelince kardeşimi bıraktılar. ’Üzerimde bıçak var’ dedim ve polis memuruna verdim. Balık için taşıyordum. Bıçak üzerimde olduğu halde orada çıkarmadım. Onlar kafama, sırtıma, her yerime vurdular. Hepsinden ayrı ayrı şikayetçiyim. Burada masumu oynuyorlar. Ben sadece kardeşimin ve kendi canımı kurtarmak için ne yaptıysam yaptım. Ben de kardeşim de daha önceden kullandık. Benim elimde bıçak yoktu, olsa biri yaralanırdı. Kullansam cebime koymazdım. Emniyette de vermezdim" dedi. "Önümüzü kesip Cihan abiye vurmaya çalıştılar" Tanık olarak dinlenen A.E.D. de, "Tuvalette bizim önümüzü kestiler, Cihan ağabeye sopayla ve bıçakla vurmaya çalıştılar. Ben ayırmaya çalıştım, belimde babamın ruhsatlı tabancası vardı, düştü. Babama kayıtlı olan silahtı, kendimi korumak için aldım. Silahın içi boştu. Cihan ağabey, ’silahı ver, korkutayım da herkes dağılsın’ dedi ama ben silahı vermiş gibi yaptım ama yine de vermedim. Kimse de dağılmadı. H.E.G., sopayla indi, diğerinde de bıçak gördüm. Sadece V.Y.B.’de bir şey görmedim" diye konuştu. Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, sanıkların tutukluluğunda devamına karar verdi.
Gaziantep Şehitkamil’de yollar yenileniyor Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın "Şehitkamil’de yollar sorun olmayacak" hedefi doğrultusunda ilçe genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşların yaşam konforunu artırmak amacıyla başlatılan asfaltlama çalışmaları aralıksız devam ediyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından planlı bir program çerçevesinde sürdürülen asfaltlama çalışmaları kapsamında, özellikle yoğun kullanım nedeniyle zamanla yıpranan ve bozulmaların meydana geldiği yollar öncelikli olarak ele alınıyor. Batıkent’te yollar yenilendi Bu kapsamda Batıkent Mahallesi’nde gerçekleştirilen çalışmalarla, mahalle içi ulaşımı olumsuz etkileyen bozuk yollar tamamen yenilendi. Eski asfalt tabakalarının kaldırılmasının ardından zemin güçlendirme işlemleri titizlikle tamamlanarak sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sayesinde mahalle sakinleri daha konforlu, güvenli ve modern yollara kavuştu. Mahalle Muhtarı Eda Erdem, yapılan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, ulaşımda yaşadıkları sorunların giderildiğini ifade etti. Erdem, çalışmalardan dolayı Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür etti. Alpaslan’da yeni yollar asfaltlandı Öte yandan sadece mevcut mahallelerde değil, hızla büyüyen ve gelişen yeni yerleşim alanlarında da altyapı çalışmaları sürüyor. Bu kapsamda Alpaslan Mahallesi’nde yeni açılan yolların asfaltlama işlemleri hızla devam ediyor. Bölgenin gelişimine paralel olarak planlanan çalışmalarla, yeni yerleşim alanlarının ulaşım altyapısı daha ilk günden güçlü bir şekilde oluşturuluyor. "Şehitkamil’de yollar daha güvenli ve konforlu" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz ilçe genelinde ulaşım sorunlarını kalıcı olarak çözmek için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirtti. Yılmaz, "Hemşehrilerimizin günlük hayatını doğrudan etkileyen ulaşım konusunu öncelikli hizmet alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Şehitkamil’in her noktasında yollarımızı daha güvenli, daha konforlu hale getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" diye konuştu.