Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Apartman dairesinde çıkan yangın korkuttu
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:11:55
Antalya’da bir apartmanın 7’nci katındaki dairede çıkan yangın korkuttu. Dumanların kısa sürede binayı sarması üzerine bazı apartman sakinleri dairelerini boşaltırken, dumandan etkilenen kız çocuğuna olay yerinde sağlık ekiplerince müdahale edildi. Olay, saat 14.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Işıklar Caddesi’nde bulunan bir apartmanın 7’nci katındaki dairede meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangın sırasında evde bulunan anne ile kızı, odalardan birinden yükselen dumanları fark etti. Ailenin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Dumanların koridor ve merdiven boşluğunu sarması nedeniyle bazı apartman sakinleri güvenlik amacıyla dışarı çıkarken, dumandan etkilenen kız çocuğu annesi ile birlikte aşağı indirildi. Sağlık ekipleri olay yerinde müdahalede bulunduğu çocuğun durumunun iyi olduğunu belirlerken, sevke gerek duyulmadığını ifade etti. Polisin güvenlik önlemleri aldığı yangında itfaiye ekipleri hem daire içinde hem de apartman genelinde duman tahliyesi gerçekleştirirken, yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:01
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "Günü değil geleceği kurtaran çözümlere ihtiyaç var"
Antalya’da ulaşım sorunlarını çözmek amacıyla düzenlenen çalıştayda, 2040 yılını esas alarak gerçekleştirilen çalışmalar ele alındı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Hedefimiz özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetildiği, toplu taşımanın güçlendirildiği, yürüyüş yolları ve bisiklet ulaşımının, çevre dostu araçların gerçek bir alternatif haline geldiği, farklı ulaşım türlerinin birbirini tamamladığı bir Antalya ulaşım sistemi kurmaktır" dedi. Antalya’da ulaşım sorunlarını çözmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi kurmak amacıyla yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında tematik çalıştay düzenlendi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda kentsel planlama ve ulaşım, motorsuz ulaşım, toplu taşımanın geliştirilmesi, yol ağı ve yol güvenliği, katılımcı yönetişim, çevre ve iklim, dijital ve hareketlilik, erişilebilirlik ve eşitlik, turizm ve ulaşım, ulaşım finansmanı konuları ele alındı. "Geleceği planlayan uzun vadeli çözümler" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Antalya’nın hızla artan nüfusu, yılda yaklaşık 30 milyon yerli yabancı ziyaretçi sayısı ile ulaşım konusunda artık günü değil, geleceği planlayan çözümlere ihtiyaç duyan bir kent olduğuna dikkat çekti. Özdemir, "Günü kurtaran kısa vadeli çözümler değil geleceği planlayan uzun vadeli çözümler üretiyoruz. Ulaşım problemine de bir yandan kısa vadede çözümler üretirken, diğer yandan orta ve uzun vadede kentimizin ulaşım vizyonunu hep birlikte şekillendirmek istiyoruz" dedi. Özdemir, Antalya’nın 600 bin 165 araç sayısı ile Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla araç sayısına sahip kenti olduğuna vurgu yaparak, "Ulaşıma etki eden tüm olumsuzluklara rağmen kavşak düzenlemeleri, üst geçitler, tamamladığımız köprüler, 148 akıllı kavşak, 106 ilave toplu taşım aracı, tamamladığımız 3. etap raylı sistem ile kent ulaşımına önemli katkılar sağladık. Konyaaltı-Varsak arası 18 km’lik 4. etap raylı sistem projesinin izinlerini alarak yapım ihalesini gerçekleştirdik. Yatırım programına alınması halinde ivedilikle başlayacağız. Devamında Lara-Kundu bağlantılı 22 km’lik 5. etap raylı sistem projemizi de tamamlayarak Bakanlık ön onayını aldık" diye konuştu. Özdemir, bu anlayışla yürütülen ve 2040 yılını esas alan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı’nın (ASKUP) yalnızca bir ulaşım planı değil, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir kent vizyonu olduğunu ifade etti. "Hedef daha güçlü ve uygulanabilir çözümler" Kasım 2024 itibarıyla çalışmalarına başlanan süreçte Antalya’nın mevcut ulaşım yapısının tüm boyutlarıyla analiz edildiğini söyleyen Başkan Vekili Özdemir şu bilgileri verdi: "168 kurumla yapılan yazışmalar, sahada gerçekleştirilen sayımlar ve 9 bini aşkın anketle çok güçlü bir veri altyapısı oluşturduk. Sahadan gelen görüş ve deneyimleri bu sürece dâhil ederek daha güçlü, daha uygulanabilir çözümler üretmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetildiği, toplu taşımanın güçlendirildiği, yürüyüş yolları ve bisiklet ulaşımının, çevre dostu araçların gerçek bir alternatif haline geldiği, farklı ulaşım türlerinin birbirini tamamladığı bir Antalya ulaşım sistemi kurmaktır." Çalışmanın kapsamı ve hedefleri anlatıldı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise, çalışmanın kapsamını, hedeflerini ve yol haritasını anlattı. Planın süreçleri, analizler ve teknik çalışmaların sonuçlarını paylaşan Boynuyoğun, SKUP ile neler yapabileceğini şu sözlerle anlattı: "Ulaşım ihtiyaçlarını farklı yollarla karşılamaya çalışarak hem kendi sağlığımızı hem de çevremizin sağlığını korumayı hedefliyoruz. SKUP ile geliştirilen karar ve stratejiler ile seyahat mesafelerini kısaltabiliriz. Hem süre hem de maliyet açısından tasarruf sağlayabiliriz. Verimlilik ve maliyetimizi optium hale getirebiliriz. Başta yol güvenliği olmak üzere genel olarak güvenliği arttırabiliriz. Alacağımız önlemlerle ulaşım kaynaklı emisyon miktarını azaltmak, hava ve gürültü kirliliğini, enerji tüketimini en aza indirmeyi hedefliyoruz." Açılış konuşmaları sonrasında katılımcılar tarafından çalıştay tema konuları tartışılarak, senaryo seçimi gerçekleştirildi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:53
Antalya’da otomobil refüjdeki ağaca çarptı: 2 yaralı
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin refüjdeki ağaca çarpması sonucu 2 kişi yaralandı. Kaza, Gazipaşa ilçesi D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Alanya’dan Anamur yönüne seyreden S.A. yönetimindeki 07 LAT 70 plakalı Hyundai markalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjdeki ağaca çarptı. Çarpmanın etkisiyle karşı şeride savrulan otomobilde sürücü S.A. ile yanındaki M.A. yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Gazipaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kaza nedeniyle yolda kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi aldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:00
Kepez’de 20 yıllık imar çıkmazı aşıldı
Kepez Belediyesi, Barış, Kazım Karabekir, Yavuz Selim ve Esentepe mahallelerinde yaklaşık 20 yıldır devam eden imar sorununu çözdü. Toplam 150 hektarlık alanı kapsayan ve yaklaşık 5 bin vatandaşı ilgilendiren imar uygulaması kapsamında hak sahipleri imar tapularına kavuştu. İlk tapular, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından mahalle muhtarlarının katıldığı programla hak sahiplerine teslim edildi. Kepez Belediyesi, önemli bir imar sorununu daha çözüme kavuşturdu. Barış, Kazım Karabekir, Yavuz Selim ve Esentepe mahallelerinde yaklaşık 20 yıldır devam eden imar sorunu, yapılan çalışmaların ardından sona erdi. İmar uygulamasının tamamlanmasıyla birlikte hak sahipleri imar tapusuna kavuştu. Kepez Belediyesi hizmet binasında düzenlenen tapu teslim töreninde Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, hak sahiplerine takdim etti. "Söz verdik, kimseyi mahcup etmedik" Tapu teslim töreninde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, sürecin uzun yıllardır çözülemeyen bir sorun olduğunu vurgulayarak, "2016 yılından bu yana süregelen bir problem vardı. Bu mahallelerde yaşayan hemşehrilerimiz ciddi mağduriyetler yaşadı. Belediyemiz hizmet yapamadı, muhtarlarımızın talepleri karşılanamadı. Göreve gelirken söz verdik ve çok şükür kimseye mahcup olmadık. 9 Aralık itibarıyla tüm süreci tamamladık ve tapular tescilden geçti. Artık vatandaşlarımız çaplarını alabilir. Hayırlı uğurlu olsun" dedi. "Kimse mağdur olmayacak" Başkan Kocagöz, hisse ve yapılaşma konularının da vatandaş lehine çözüleceğini belirterek, "Zemin durumu uygun olan bölgelerde jeolojik etütler yapılacak. Daha önce zemin artı dört kat olan yapılaşma, yedi kata kadar çıkabilecek. Bu konuları meclis gündemine getirerek kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Vatandaşımızın her zaman yanındayız" diye konuştu. "Belediyemiz denetleyici olacak" Vatandaşları oluşabilecek rant ve mağduriyetlere karşı uyaran Başkan Kocagöz, belediyenin sürecin her aşamasında denetleyici olacağını belirterek, "Belediyemizin kapısı her zaman sizlere açık. Müteahhitlerle anlaşma yapsanız dahi herhangi bir sorun yaşanmaması için biz bizzat kontrolör olacağız. Biz de gecekondularda büyüdük, sizi çok iyi anlıyoruz. Yeter ki siz mutlu olun" dedi. Törene Barış Mahallesi Muhtarı İsmet Keskin, Kazım Karabekir Mahallesi Muhtarı Süleyman Demirel, Yavuz Selim Mahallesi Muhtarı Ekrem Aslan ve Esentepe Mahallesi Muhtarı Bekir Yılmaz da katıldı. 4 mahallede imar uygulaması tamam Yavuz Selim, Barış, Esentepe ve Kazım Karabekir mahallelerini kapsayan imar uygulaması tamamlanarak tescil edildi. Toplam 150 hektarlık alanı kapsayan ve 5 bin vatandaşı ilgilendiren imar uygulaması, uzun süredir devam eden planlama sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Söz konusu bölgede ilk imar planı çalışması 2016 yılında yapılan referandumla başlanmış, yapılan imar planları 2018 yılında onaylanmış ve bu planlara dayalı olarak hazırlanan parselasyon planları 2021 yılında tamamlanmıştı. Bu imar uygulaması 2023 yılında Danıştay tarafından iptal edilmişti. İptal kararının ardından bölgede imar planları yenilenmiş, revizyon imar planları doğrultusunda hazırlanan imar uygulaması 9 Aralık 2025 tarihinde tescil edilerek yürürlüğe girdi. Tescil işleminin tamamlanmasıyla birlikte imar uygulaması kapsamında yeri bulunan hak sahipleri, https://webtapu.tkgm.gov.tr/giris/adresi üzerinden giriş yaparak yeni tapularını temin edebilecek.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 20:19
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 0 - Beşiktaş: 1 (Maç devam ediyor)
Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Antalyaspor, Beşiktaş’ı konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk 15 dakikası siyah-beyazlıların 1-0 üstünlüğüyle geçildi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 17:23
Bakan Uraloğlu: "Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır " dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdiklerini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Özellikle bu yıl içerisinde denizcilik sektörümüz açısından çok büyük iki önemli başarıya imza attık. İlk olarak uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Aliağa limanımız 91. sıradan ilk kez ilk 100 liman listesinde yer aldı. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız da ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada tescil etti. Bu başarımızı bir de Türk denizciliği açısından ülkemize adeta sınıf atlatan tarihi bir başarıyla daha taçlandırdık. 2002 yılında 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. sırada yer alan filomuz, 2025 yılının ilk yarısında 2 bin 203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt ton kapasiteye ulaşarak dünya deniz ticaretinde ilk 10’a yerleşti. Bu, 2002’ye göre yaklaşık 6 kat büyüme anlamına geliyor. Türkiye, artık lider denizci ülkeler arasında sancağını çok daha güçlü bir şekilde dalgalandırıyor. Şimdi hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak. Yine gemi inşa sanayimiz de 94 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız. 2024’te 1,91 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdik. 23 gemi geri dönüşüm tesisiyle de dünyada 4’üncü, Avrupa’da lider konumdayız" dedi. "Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" Denizlerin kendilerine sunduğu imkanları en iyi şekilde değerlendirmek için çalıştıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu noktada ülkemiz, coğrafi konumu, etrafını saran denizleri, iklimi, kültürel, tarihi ve doğa harikası zenginlikleri yat ve kruvaziyer turizmi açısından da küresel bir hazine. Her gün maviyle yeşilin kucaklaştığı farklı bir koya demir atabilen, doğayla iç içe bir deneyim sunan; binlerce yıllık antik kentleri, Likyalılardan Osmanlı’ya uzanan medeniyet izlerini, Karadeniz’in yemyeşil kıyılarından Ege’nin eşsiz mutfağına, Marmara’nın boğaz manzaralarından Akdeniz’in turkuaz sularına dek uzanan; eşsiz bir coğrafya, kültürel zenginlik ve doğal güzellik mozaiği sunan eşsiz bir ülkeyiz. Özetle Türkiye hem yat hem de kruvaziyer turizmi açısından çok büyük fırsatlara sahip. Gururla belirtmek istiyorum ki son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminin yeni cazibe merkezi haline getirdik. 2002’de 41 olan yat limanı sayımızı 23 sene içeresinde Yalova’dan Seferihisar’a, Çeşme’den Didim’e, Mersin’den Kaş’a, Gökova’dan Alanya’ya ve en son yine Antalya Demre’de ve şimdi de Gazipaşa’da inşa ettiğimiz yat limanlarını hizmete alarak 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de yaklaşık 26 bine yükselterek 3 katından fazla arttırdık. Yani daha büyük yat limanları yaptık. Yapımı devam eden Datça Yat Limanı, Tekirdağ Yat Limanı, İstanbul’da Haliç Yat Limanı ve Kompleksi ve Mersin Aydıncık Yat Limanları ile bu vizyonu daha da büyüteceğiz. İnşallah, Akdeniz kıyılarımızın doğusundaki deniz turizmi etkinliğini artıracak projelerimizden biri olan Mersin Aydıncık Yat Limanı’nın altyapı inşaatını bu yıl bitmeden tamamlamayı ve üst yapı tesisleri ihalesine çıkmayı hedefliyoruz. Yine, burada yeri gelmişken altını çizmek istiyorum ki kruvaziyer turizminde de dünya markasıyız. Kuşadası, İstanbul, Bodrum limanlarımız dünyanın dört bir yanından misafir ağırlıyor. 2025’in ilk 10 ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 artışla bin 278 oldu. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı ise 2 milyon 21 bini aştı. Düşünün, standart bir şehirlerarası otobüs 50 yolcu taşıyor; bu yıl limanlarımıza gelen kruvaziyer yolcuları, tam 40 bin 420 otobüs dolusu insana denk geliyor. Ya da Gazipaşa’nın nüfusunun yaklaşık 55 bin kişi olduğunu düşündüğümüzde; bu yıl kruvaziyerlerle gelen yolcu sayısı, Gazipaşa’nın 37 katı nüfusa ulaşıyor. Biz zaten bu yıl 2 milyon yolcu sınırını rahatlıkla aşacağımızı öngörüyorduk. Ama bu başarıyı yılın 10. ayında katladık. Bugüne kadar 2 milyon yolcu sayısını sadece 2011 ve 2013 yıllarında geçmiş ve 2013 yılında 2 milyon 259 bin yolcuyla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştık. Ama artış oranlarımız gösteriyor ki inşallah bu yıl bu sayıyı geçerek yeni bir rekor kıracağız. Bugün burada, Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" diye konuştu. "Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir" Gazipaşa Yat Limanı ile de kenti uluslararası yat turizminin merkezi yapma yolunda önemli bir adım daha attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır. Proje çerçevesinde; 600 metre ana mendirek, 193 metre tali mendirek, 676 metre rıhtım, 320 metre yüzer iskele, 3 bin 863 metrekare üstyapı, mekanik-elektrik altyapılar, drenaj, arıtma, peyzaj ve yangın hatlarıyla Gazipaşa’ya yaraşır modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yat limanı inşa ettik. Bu limanımız, yat turizmini 12 aya yayarak bölgeye kış aylarında da canlılık getirecek. Bakım, konaklama ve kışlama hizmetleriyle yat sahiplerine eşsiz bir deneyim sunacak. Yat kulübü etkinlikleri, restoranlar, sosyal alanlar ve fuarlarla günübirlik ziyaretçileri, turistleri ve tekne meraklılarını Gazipaşa’ya çekecek, doğrudan ve dolaylı istihdamla bölge halkına yeni iş imkanları da sağlayacaktır. Ayrıca, yabancı bayraklı teknelerin uzun süreli konaklamalarıyla da ülke ekonomimize doğrudan döviz girdisi sağlanacak. Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir. Türkiye Yüzyılı her alanda olduğu gibi yat ve kruvaziyer turizminin de yüzyılı olacaktır. Bu düşüncelerle, Gazipaşa Yat Limanı’nın projelendirilmesinden yapımına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, yüklenici firmalarımıza ve yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Gazipaşa Yat Limanı’mızın Gazipaşa’mıza, Antalya’mıza, ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" Bakanlık tarafından yapımı devam eden diğer projeler hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Antalya’ya da inşallah İstanbul’dan başlayan Burdur üzerinden bir hızlı tren hattımızı getireceğiz. Projesi bitti. Şu anda Antalya-Alanya otoyolu hakkında ise aslında biz o yolu Alanya’nın çıkışına kadar uzatacaktık ama o günkü şartlarla buna imkan oldu ve böyle bir karar verdik. Biz hem Denizli’den gelen hattı hem İstanbul’dan gelecek olan hattı Antalya’ya kadar getirip oradan çevre yoluyla da beraber Alanya otoyoluna bağlayacağız. Alanya yolunu da tam tamamlayarak Gazipaşa’ya çıkış vermiş olacağız. Esasında biz şu anda devam eden Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik. Geri kalan kısmı da bitirmek için çalışmalarımıza başladık. Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" dedi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 16:33
Antalya’da 30 yaşındaki genç evinde ölü bulundu
Antalya’da ailesiyle yaşayan 30 yaşındaki genç, sabah saatlerinde odasında ölü bulundu. Olay, Kepez ilçesi Kültür Mahallesi 3871 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah babası işe giderken ayakta olan Tezcan, bir süre sonra odasına geçti. Uzun süre odasından çıkmayan Tezcan’ı kontrol eden annesi, oğlunu hareketsiz halde buldu. Ailenin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen sağlık ekipleri Tezcan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Belediye tabinin ölümü şüpheli bulmasının ardından bölgeye olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Vücudunda kesici ya da delici bir bulguya rastlanılmayan Tezcan’ın cansız bedeni, savcı incelemesinin ardından ölüm nedeni belirlenmek üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:57
Antalya’da pansiyon odasında ölü bulundu
Antalya’da 39 yaşındaki adam, kaldığı pansiyonun odasında ölü bulundu. Olay, Muratpaşa ilçesi Tahılpazarı Mahallesi 460. Sokak üzerinde bulunan bir pansiyonda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önce aynı odada kaldığı arkadaşı, son 2-3 gündür kendisine ulaşamadığı Ümit Kalın için endişelenince durumu pansiyon yetkililerine bildirdi. Yetkililer tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Odaya giren ekipler, 39 yaşındaki Ümit Kalın’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Olay yerine çağrılan belediye tabibi, şahsın hayatını kaybettiğini tespit etti. Pansiyonda olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmanın ardından Kalın’ın cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:46
Başkan Vekili Çiçek: "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir"
Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, bugün gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ve açılış töreniyle başladı. İlçenin zeytin üretim potansiyelini tanıtmayı ve yerel üreticiyi desteklemeyi amaçlayan festival, iki gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek. Festivalin açılışı, saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan kortej yürüyüşüyle yapıldı. Zeytin temalı kıyafetler, yöresel ritimler ve renkli görüntüler eşliğinde ilerleyen korteje çok sayıda vatandaş da katıldı. Bazı vatandaşlar korteji balkonlarından takip ederek kutlamalara eşlik etti. Kortejin ardından saat 10.30’da Manavgat Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde resmi açılış töreni düzenlendi. "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir" Açılış töreninde konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festivalin Manavgat’ın tarımsal potansiyelini görünür kılan önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları söyledi: "Bugün, binlerce yıllık bir kültürün, alın terinin ve bereketin sembolü olan zeytinin etrafında yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizin gördüğü yoğun ilgi bizlere güç verdi, umut verdi. Bu yıl aynı heyecanla ve kararlılıkla festivalimizin ikincisini gerçekleştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." Manavgat’ın Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çiçek, ilçede yaklaşık 2 milyon zeytin ağacı, 50 bin dönüm ekim alanı, yıllık 50 bin ton zeytin hasadı ve bölgede faaliyet gösteren 11 zeytinyağı fabrikası bulunduğunu belirtti. Bölgedeki zeytin çeşitliliğine de değinen Çiçek, yalnızca Manavgat’a özgü Beylik Zeytini ile Antalya’ya özgü Tavşan Yüreği zeytininin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Hedefimiz bu yerel değerlerimizi daha fazla tanıtmak, markalaştırmak ve ülkemizin dört bir yanında bilinir kılmaktır." Konuşmasının sonunda festival hazırlıklarına katkı sunan Manavgat Ziraat Odası’na, MATSO’ya, MASİAD’a, Manavgat Muz Üreticileri Birliği’ne ve Manavgat Aşçılar Derneği’ne teşekkür eden Çiçek, festivalin kent için hayırlı olmasını diledi. "Kırsal kalkınmanın yolu doğayla uyumlu üretimden geçiyor" Açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, zeytinin binlerce yıllık medeniyetlerin ortak değeri olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Binlerce yıllık kökleri Akdeniz uygarlıkları ile iç içe geçmiş, bereketin, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytine ve zeytinyağına sahip çıkma kararlılığını ortaya koyan Manavgat 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde sizlerle birlikte olmanın onurunu yaşıyorum." Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiyi desteklemeye devam ettiğini belirten Özdemir, 19 ilçede 1500 dekar alanda toplam 63 bin 150 zeytin fidanının üreticilere ulaştırıldığını, sadece 2025 yılında bu fidanların 40 bininin toprakla buluşturulduğunu ifade etti. "Amacımız yalnızca zeytin miktarını artırmak değil; ürün kalitesini yükseltmek, üretim alanlarının verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir zeytinciliği yaygınlaştırmaktır." diyen Özdemir, festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum, üreticiler ve çalışanlara teşekkür etti. Törene, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, CHP PM Üyesi Şengül Yeşildal, CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, siyasi parti temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festival iki gün sürecek Festival kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde gün boyunca zeytinyağı tadımları, zeytinyağlı yemek workshopları, çocuk atölyeleri ve halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Ayrıca festivalin ilk gününde Saraçlı Mahallesinde geleneksel taş sıkma gösterileri, köylü kadınların zeytin kırma sunumları ve yöresel ikramlarla zeytin üretiminin tarihi sürecine ilişkin etkinlikler gerçekleştirilecek. Festival, 9 Kasım Pazar günü yapılacak Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi açılışı, tadım etkinlikleri ve sahne gösterileriyle tamamlanacak.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:36
Alev alev yanan mutfak tüpü yüklü kamyonet küle döndü
Antalya’nın Alanya ilçesinde dün gece saatlerinde yanan mutfak tüpü yüklü kamyonet küle döndü, görgü tanığı o anları, "Evin önüne oturdum arabanın yanışını seyrettim’’ sözleriyle anlattı. Yangın, gece saat 02.00 sıralarında Alanya’nın Cikcilli Mahallesi Seyir Terası Mevkii’nde park halinde bulunan mutfak tüpü yüklü kamyonette meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında alevler kısa sürede aracı sardı. Durumu fark eden çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, kamyonette bulunan tüplerin bir kısmını yanmadan uzaklaştırmayı başardı. Ancak kamyonette kalan tüpler alevlerin arasında kaldı. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında kamyonet kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kamyonetin yandığı anlara şahit olan gördü tanığı "Araba geldi burada yüksek yerde manzara izleyeceklermiş. Arabanın ön tekeri çukura düşünce arabayı zorladıktan sonra arabanın ön tarafı alev aldı. Evin önüne oturdum arabanın yanışını seyrettim. İtfaiye hemen geldi. Araçtakiler araba yanarken aşağıya doğru gittiler’’ dedi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:18
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi.ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi.Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı."Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır"Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu."Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir"Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi."5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti.Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz.""2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor"Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi."2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi.Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı.Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi.Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur.""Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır"Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu."Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz"Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcini adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi.Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti.Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 13:22
Alanya’da mutfak tüpü yüklü kamyonet alev alev yandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde mutfak tüpü yüklü bir kamyonette çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevler kısa sürede çevredeki otluk alana da sıçrarken, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesi muhtemel faciayı önledi.Yangın, saat 02.00 sıralarında Alanya’nın Cikcilli Mahallesi Seyir Terası Mevkii’nde park halinde bulunan mutfak tüpü yüklü kamyonette meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında alevler kısa sürede aracı sardı. Durumu fark eden çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, kamyonette bulunan tüplerin bir kısmını yanmadan uzaklaştırmayı başardı. Ancak kamyonette kalan tüpler alevlerin arasında kaldı.Alevler çevredeki otluk alana da sıçrarken, ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında kamyonet kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:15
Alanya’da mutfak tüpü yüklü kamyonet alev alev yandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde mutfak tüpü yüklü bir kamyonette çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevler kısa sürede çevredeki otluk alana da sıçrarken, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesi muhtemel faciayı önledi. Yangın, saat 02.00 sıralarında Alanya’nın Cikcilli Mahallesi Seyir Terası Mevkii’nde park halinde bulunan mutfak tüpü yüklü kamyonette meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında alevler kısa sürede aracı sardı. Durumu fark eden çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, kamyonette bulunan tüplerin bir kısmını yanmadan uzaklaştırmayı başardı. Ancak kamyonette kalan tüpler alevlerin arasında kaldı. Alevler çevredeki otluk alana da sıçrarken, ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında kamyonet kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:00
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi. ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi. Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı. "Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu. "Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir" Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi. "5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti. Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz." "2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor" Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı. Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi. Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur." "Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır" Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu. "Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz" Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcinin adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi. Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti. Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 11:21
Kocasının yaşam tarzından etkilenen Alman Jessica, müslüman oldu
Almanya’da tanışarak evlenen Ersin ve Jessica Gödel çifti, yıllar süren yurtdışı hayatının ardından Türkiye’ye yerleşti. Aslen Tokatlı olan Ersin Gödel’in eşi Alman asıllı Jessica Gödel, Almanya’da İslamiyet’i seçmesinin ardından eşiyle birlikte Türkiye’ye taşınarak yeni bir hayata adım attı. Dört kız çocuğu annesi olan Jessica Gödel, Alanya’da kısa sürede hem çevresiyle kurduğu sıcak ilişkiler hem de sosyal medya paylaşımlarıyla büyük beğeni topladı.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 11:00
Büyükşehir’den yeşil bayraklı parkta çevre ve çocuk hakları eğitimi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kız Çocuklarına Destek Derneği iş birliğiyle Yeşil Bayrak sertifikası alan Atatürk Kültür Parkın’nda çocuklara rehberlik edecek, çevre haklarının çocuklara aşılanmasına öncülük edecek uygulayıcılar için 3 saatlik rehberlik eğitimi verildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Kız Çocuklarına Destek Derneği tarafından UNICEF iş birliğiyle "Antalya Çevre Hakları Rotaları" projesi yürütüyor. Proje kapsamında ilk etapta Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında bulunan ve çocukların yoğun olarak kullandığı parklar ve açık alanlar için hazırlanan çevre ve çocuk hakları odaklı eğitim rotaları için iş birliği yaptı. Parkların uluslararası standartlara uygunluğunu belgeleyen dünyaca prestijli Yeşil Bayrak sertifikasını alan Atatürk Kültür Parkı’nın daha iyi tanıtılması, şehir merkezlerinde yer alan parkların birer öğrenme alanı, spor alanı ve yürüyüş alanı olarak da bilinirliğinin sağlanması planlanıyor. Yapılan iş birliğiyle Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi, Park ve Bahçeler Dairesi ile ortak çalışma yapılarak yeşil bayrak alan Atatürk Kültür Parkı’nda ve diğer parklarda çocuk hakları odaklı eğitimlerin arttırılması sağlanacak. Uygulayıcılar için rehberlik eğitimi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği proje Antalya’da beş farklı çocuk hakları rotası hedefleniyor. Oluşturulan rotalar sadece yürüyüş ve doğa gözlemleri değil; çevre ve çocuk haklarının birlikte tartışılabileceği, öğrenilebileceği ve savunulabileceği uygulamalı bir eğitim ortamı haline getirilecek. Oluşturulan 5 rotadan biri olan Yeşil bayrak ödüllü Atatürk Kültür Parkı’nda çocuklara rehberlik edecek, çevre haklarının çocuklara aşılanmasına öncülük edecek uygulayıcılar için 3 saatlik rehberlik eğitimi verildi. "Şehir bir öğrenme ortamına dönüşüyor" Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Hayat Ekici Gürkan, proje ile çocuklarda orman ekosistemi, afetlere hazırlık, su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliği gibi konularda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Çocuk hakları temelinde hazırlanan bu rotalar sayesinde şehrimiz aynı zamanda açık hava öğrenme ve spor ortamına dönüşüyor" ifadelerini kullandı. "Parklar öğrenme alanına dönüşüyor" Kız Çocuklarına Destek Derneği üyesi Özlem Ezgin, UNICEF desteğiyle yürütülen projenin yaygınlaşmasını hedeflediklerini vurgulayarak "Antalya çevre hakları ve biyoçeşitlilik açısından çok güçlü bir şehir. Bu rotalarla parkları sadece oyun alanı olmaktan çıkarıp, çocuk hakları ve çevre bilincinin konuşulduğu öğrenme alanlarına dönüştürüyoruz. Atatürk Kültür Parkı’nda belirlediğimiz duraklarda belediye personelinin bu uygulamaları çocuklarla yaygınlaştırmasını hedefliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder