Yerel Haberler
Antalya
Rıza Perçin: "Fenerbahçe maçında hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var"
23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:23 Rıza Perçin: "Fenerbahçe maçında hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Fenerbahçe maçı öncesinde tüm şehri tribünlere davet ederek, "Fenerbahçe maçında stadın tamamen dolması gerekiyor. Bu maçta hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" dedi. Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Kayseri deplasmanında alınan yenilgi nedeniyle üzüntülü bir süreçten geçtiklerini belirten Başkan Perçin, "Biletler satışa açılmadan bir kale arkasını rakip takıma vereceğimiz yönünde dedikodular çıkmaya başladı. Böyle söylentilerin ortaya çıkmasına anlam veremiyoruz. Biz bu maçtan puan ya da puanlar bekliyoruz ancak bu maçta hasılat da bekliyoruz. 33 bin kişilik stadımızın tamamen dolmasını istiyoruz. Şu anda kulübümüz mali açıdan zor durumda. Örneğin, bu sabah yapılandırma ile ilgili vergi dairesinden geldiler. Cuma gününe kadar 23 milyon TL yatırmamız gerekiyor ki yapılandırma devam edebilsin. Zaten personelimizin maaşlarını ve forma giyen futbolcularımızın hak edişlerini ödemekte zorlanırken bir de bunlarla uğraşıyoruz" diye konuştu. "Her kesimden destek istiyoruz" Fenerbahçe maçında futbolcuların sahada, taraftarların da tribünde gerekeni yapacağına inandığını belirten Rıza Perçin, "Biz taraftarımıza çok güveniyoruz. Hepimiz bir olursak bu maçın üstesinden geliriz. Ancak bugünden beni ve yöneticilerimizi aramaya başladılar. Maça ücretsiz girmek isteyen çok sayıda insan var. Bu süreçte herkesin taşın altına elini koymasını bekliyoruz. Futbolcularımız sahada elinden geleni yapacak. Biz de yönetim olarak kulübü ayakta tutmak için mücadele ediyoruz. Taraftarımız da Antalyaspor Passolig kartıyla bilet alarak tribünleri doldurmalı. Stadımız 33 bin kişilik ve tamamen dolmasını istiyoruz. Bu maç kulübün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sadece taraftarımızdan değil, her kesimden destek istiyoruz. Antalya’daki milletvekillerimizi ve bürokratlarımızı da şehrin takımına daha güçlü şekilde sahip çıkmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Büyükşehir’den şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik eğitim
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:40 Büyükşehir’den şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik eğitim Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında "Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi" düzenlendi. Eğitimde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Biz, ’kadın dostu kent’ anlayışını bir proje değil, bir yönetim modeli olarak benimsiyoruz. Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun 190 Sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ni imzalayan Türkiye ve dünyadaki ilk yerel yönetim olmuştu. ILO C190, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ele alan ilk ve tek uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyor. Bu kapsamda çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle "Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi" konulu farkındalık ve bilinçlendirme eğitimi düzenledi. Kadın dostu yönetim modeli Açılışta konuşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, eğitimin sadece bilgilendirme değil, kurumsal dönüşümün de önemli bir adımı olduğuna vurgu yaparak, "ILO 190 sayılı sözleşme çalışma yaşamında güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır bir ortamın sağlanmasını temel bir hak olarak tanımlar. Bizler, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak ’kadın dostu kent’ vizyonunu yalnızca sosyal projelerle değil kurumsal uygulamalarımızla da hayata geçiriyoruz. Kadınların güçlenmesini, şiddetin önlenmesini ve eşitlik ilkesinin tüm alanlara yerleşmesini öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu eğitim sadece bir bilgilendirme değil, aynı zamanda kurumsal dönüşümün önemli bir adımıdır. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır" diye konuştu. Büyükşehir, Türkiye ve dünyaya örnek oldu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu önemli belgeyi imzalayan ilk yerel belediye olduğunu hatırlatan Özdemir, "Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır. Bu vesileyle katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, eğitimin verimli geçmesini diliyorum. Bu vesileyle bu dönüşümü başlatan Türkiye’de bunun ilk imzacısı olan Muhittin Böcek Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Antalya bir ilki başardı Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de konuşmasına Muhittin Böcek’e selamlarını ileterek başladı. Canan Güllü, "2023 yılında Muhittin Böcek, yerel yönetim olarak C190’ın imzalanmasına öncülük yaparak, Antalya bir ilki başardı ve Türkiye henüz bu sözleşmeyi imzalamadan bir politika belgesi yayınladı. Bu belgeyle bu politika belgesini dünyada ilk imzalayan yerel belediye Antalya Büyükşehir Belediyesi oldu. İstanbul Sözleşmesinden daha çok güvendiğim bir belge. Çünkü C190 sözleşmesinin sürdürülebilir istihdamı daha çok destekleyecek ve güçlendirecektir" diye konuştu. Eğitim toplantısında TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi ’Çalışma yaşamında şiddet ve tacize mücadelede temel kavramlar’, Doç. Dr. Seher Demirkaya ile Doç. Dr. Ceyhun Güler, ’Çalışma yaşamında temel haklar, iş yerinde şiddet ve tacizle mücadelenin ruhu’ konulu sunum yaptılar. Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleşen eğitim toplantısına Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seher Demirkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Güler, ilçe belediye temsilcileri ile belediye personeli katıldı.
Eker Süt Ürünleri, Culinary Forum 2026’da gastronomi profesyonelleriyle buluştu
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:54 Eker Süt Ürünleri, Culinary Forum 2026’da gastronomi profesyonelleriyle buluştu Eker, 17-18 Şubat’ta Antalya’da düzenlenen Culinary Forum 2026’da sektörün önde gelen profesyonelleri, şefleri ve gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Gastronomi dünyası, 17-18 Şubat tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen Culinary Forum’da bir araya geldi. Forum, iki gün boyunca sektörün önde gelen markalarını, şeflerini ve gastronomi meraklılarını aynı çatı altında topladı. Trendlerin, lezzetlerin ve çok sayıda ürünün paylaşıldığı buluşmada, Eker Süt Ürünleri de zengin ürün portföyüyle yerini aldı. Gelenekten ilham alan üretim anlayışını yenilikçi bakış açısıyla buluşturan marka, Forumda hem klasikleşmiş hem de yeni nesil ürünlerini sektör profesyonelleriyle paylaştı. Eker’in standında; probiyotik yoğurt alternatifleri, detoks serisi, ayran çeşitleri, mutfaklara ve damaklara yeni bir soluk getiren çırpılmış yoğurt seçeneği ile sevilen sütlü tatlı grubu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Gastronomi alanında yapılan saygın etkinliklerinden biri olan forum; uzman konuşmacılar, üretici atölye çalışmaları ve uygulamalı gösterimlerle katılımcılara ilham verici bir deneyim sundu. Sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme ve bilgi alışverişinde bulunma imkânı sağlayan etkinlik, yenilikçi yaklaşımların keşfedildiği bir platform haline geldi. Etkinlik boyunca standında misafirlerini ağırlayan Eker, geniş ürün gamını yakından tanıtmanın yanı sıra gastronomi profesyonelleriyle bire bir temas kurarak sektörel iş birliklerini güçlendirdi.
Antalya zeytinyağını markalaştıracak 30 öneri
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:18 Antalya zeytinyağını markalaştıracak 30 öneri Antalya zeytinyağının markalaşma sürecine yön verecek çalıştayın sonuç raporu açıklandı. Kurumlar ve sektör paydaşlarının katılımıyla hazırlanan raporda; kalite standardizasyonu, izlenebilirlik, QR kodlu etiketleme, yerel çeşitlerin öne çıkarılması ve turizm entegrasyonu başlıklarında 2026-2035 dönemini kapsayan 30 stratejik öneri sıralandı. Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu açıklandı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya katılan akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının temsilcileri, Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini değerlendirdi, önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken yol haritasını belirledi. Çalıştayda, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın zeytinyağında halen önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörü güçlendireceği vurgulandı. Hazırlanan çalıştay raporunda, Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerilirken, 2026-2035 dönemini kapsayan dönemde Antalya zeytinyağının üretimi, ticareti, markalaşması ve ihracatını artıracak 30 öneri yer aldı. Zeytinyağında 2035 hedefleri Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu belirtilen raporda, katma değerin artırılması için markalaşmanın geliştirilmesi gerektiği, üretim artışının tek başına yeterli olmayacağı, kalite standardizasyonunun belirleyici unsur olduğu kaydedildi. Hasat zamanlamasının kalite üzerinde doğrudan etkili olduğu ve bu konuda rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği belirtilen raporda, analize dayalı gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması halinde hem verim hem kalitede artışı sağlanabileceği kaydedildi. Rapora göre, zeytinde budama tekniklerinde standart eğitim programları oluşturulmalı, erken hasat uygulamaları ise Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Antalya’da duyusal analiz paneli düzenlemesi ve kalite merkezinin kurulması önerilen raporda, "Parti bazlı izlenebilirlik sisteminin geliştirilmesi halinde tüketici güveni artabilecektir" önerisine yer verildi. Raporda QR kodlu etiketleme sistemi önerilirken, bunun şeffaflık ve izlenebilirlik açısından tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. Yerel çeşit vurgusu, çatı marka önerisi Antalya’nın yerel çeşitlerine dikkat çekilen raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere yerel çeşitlerin stratejik ürün olarak konumlandırılabileceği vurgulandı. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine olumlu katkı sağlayacağı ifade edilen raporda, dökme satış oranının azaltılması, ambalaj ve tasarım kalitesinin artırılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. Sağlık ve tağşişle mücadele Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayabileceği, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemli olduğu vurgulanan çalıştay raporunda, bu yaklaşımın Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda farklılaşmasına katkı sunacağı belirtildi. Raporda tağşişle mücadelenin önemine de dikkat çekildi. Küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği dile getirilen raporda, budama, hasat ve kalite yönetimi alanlarında sertifikalı eğitim programlarının başlatılabileceği ifade edildi. Raporda, genç üreticilerin sektöre kazandırılmasının ise uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından hayati önemde olduğu vurgulandı. Zeytinyağı rotası önerisi Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı için önemli fırsatlar sunduğu belirtilen çalıştay raporunda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılmasının marka değerine katkı sunacağı görüşü paylaşıldı. Uluslararası yarışmalara katılımın Antalya markasının görünürlüğünü artırabileceği belirtilen raporda, dijital pazarlama ve e-ihracat kanallarının geliştirilmesinin yeni pazarlara erişimi sağlayabileceği değerlendirildi. "Zeytinyağı koordinasyon kurulu kurulmalı" Raporda, zeytinyağının geliştirilmesinde üniversite-kamu-sektör iş birliğinin daha kurumsal bir zemine taşınması gerektiği vurgulanırken, çalışmaların takibini sağlayacak Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu oluşturulmasının faydalı olacağı ifade edildi. Raporda, "2026-2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm çerçevesi geliştirilmesi halinde Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği yönünde genel bir görüş birliği oluştu" ifadelerine yer verildi. Güçlü marka kimliği Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çalıştayın sonuç raporunun ilgili kurumlarca dikkatlice değerlendirileceğini ve Antalya’nın kadim zeytin ve zeytinyağı üretiminin geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Çandır, "Bu çalıştayda Antalya’nın zeytinyağında sahip olduğu potansiyeli, kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldık. Raporun sonucu, üretimden pazarlamaya, turizmden ihracata uzanan kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyuyor. Hedefimiz, 2026-2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst bir konuma taşımaktır" dedi. İşbirliği vurgusu Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının Antalya zeytinyağının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Erkal, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle bu potansiyelin sahaya daha hızlı ve etkili şekilde yansıyacağını ifade etti.
Başkan Güngör: "Turizm sezonu öncesi işletmelere finansman desteği sağlanmalı"
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:14 Başkan Güngör: "Turizm sezonu öncesi işletmelere finansman desteği sağlanmalı" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, turizm sezonu öncesinde turizm ve Manavgat’ta yer alan işletmelere özel uygun şartlarda finansman desteği verilmesi gerektiğini söyledi. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör yaklaşan turizm sezonu öncesinde turizm sektörü ve Manavgat’ta yer alan işletmelerin en önemli gündem maddelerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirtti. Turizmin, Manavgat ve bölgede yer alan tüm işletmeleri doğrudan etkilediğine vurgu yapan Başkan Güngör, yaklaşan turizm sezonu öncesinde sektör temsilcilerinin en önemli gündem maddelerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirtti. Turizmin bölge ve kent ekonomisinin lokomotifi konumunda bulunduğunu vurgulayan Güngör, tüm sektörlerin sezona güçlü başlamasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Antalya’nın 2025 yılında toplam 17 milyon 571 bin 155 turisti ağırladığını hatırlatan Güngör, Manavgat’ın ise bunun yaklaşık 5 milyon 860 binini misafir ettiğini ifade etti. Bu yıl için Antalya genelinde hedefin 18 milyon, Manavgat özelinde ise 6 milyonun üzerinde turist ağırlamak olduğunu belirten Başkan Güngör, bu hedeflere ulaşılabilmesi için sezon öncesi hazırlıkların güçlü bir finansal altyapıyla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. Bu desteğin başta konaklama tesisleri olmak üzere; yeme-içme, tarım, tekstil, inşaat, tedarik ve hizmet sektörleri gibi birçok alana doğrudan ekonomik hareketlilik sağlayacağını belirten Güngör, turizmin bölge ekonomisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Güngör, "Turizmde yaşanacak canlılık, ticareti, istihdamı ve üretimi olumlu yönde etkilemektedir. Bu nedenle sezon öncesi hazırlık sürecinin sağlıklı ve güçlü bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Mevcut ekonomik şartların ve artan maliyetlerin, özellikle sezon öncesi hazırlık sürecinde bulunan işletmeler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu kaydeden Başkan Güngör, işletmelerinin yenileme yatırımları, bakım-onarım çalışmaları, personel istihdamı ve işletme sermayesi ihtiyacı açısından sezon başlamadan önce finansmana erişimde desteklenmesi gerektiğini belirtti. Güngör, "Tüm sektörlerdeki işletmelerimizin yeni sezona en iyi şekilde hazırlanabilmesi için uygun faiz oranlarıyla, uzun vadeli ve erişilebilir kredi imkânları sağlanmalıdır. İşletmelerimizin güçlü bir başlangıç yapması, turizm sezonun verimli ve sürdürülebilir geçmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Sağlanacak finansman desteği, turizmde yer alan işletmeler ile birlikte bağlantılı tüm sektörlere katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. MATSO olarak turizm başta olmak üzere tüm üyelerin finansmana daha erişilebilir ve sürdürülebilir şartlarda ulaşabilmesi amacıyla ilgili kurum ve bankalar nezdinde temaslarını sürdürdüklerini belirten Güngör, şunları kaydetti: "Amacımız; sezon öncesinde işletmelerimizin elini güçlendirmek, Manavgat’ımızın turizm potansiyelini en üst seviyede değerlendirmek ve ekonomik canlılığı artırmaktır. Turizm başta olmak üzere tüm sektörler güçlü olursa Manavgat güçlü olur. Oda olarak üyelerimizin yanında olmaya, sorunlarını ilgili mercilere taşımaya ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz."
Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:11 Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. "Sahurda yediklerimiz önemli" Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, "Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar" dedi. ’’10-15 dakika beklenmeli’’ İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli" diye konuştu. "Kontrollü yemeye özen gösterin" Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, "Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Eski eşini eşarpla boğarak öldürmüştü, cinayeti nasıl işlediğini anlattı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:10 Eski eşini eşarpla boğarak öldürmüştü, cinayeti nasıl işlediğini anlattı Antalya’da eski eşini eşarbıyla boğularak öldüren sanığın dosyasında savcılık iddianameyi tamamladı. Tutuklu sanığın, ’kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ ile ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından yargılanması talep edildi. Olay, 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hızır Çelik (32), boşandığı eşi Hanım Biçer’i evine götürdü. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Hızır Çelik, genç kadını eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak öldürdü. Evden yaklaşık 3 saat sonra ayrılan zanlı, yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, "Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun" dedi. Çelik’in daha sonra Yeniköy Polis Amirliği’ne giderek teslim olduğu öğrenildi. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer’in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından genç kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Tasarlanmış bir cinayet" Cenazeyi almak için morga gelen ağabeylerden Resul Biçer, kardeşinin boşandıktan sonra çocuklarını göremediğini, bu durumu fırsat bilen eski eşinin, Hanım Biçer’i kandırarak eve götürdüğünü ileri sürdü. Recep Biçer ise kardeşinin planlı bir cinayete kurban gittiğini öne sürerek, "Yıllarca evli kaldılar, yapamadılar ve ayrıldılar. Ardından kardeşime iftiralar attı. Madem ihanet ettiğini düşünüyordu, gidip karşı tarafla hesaplaşacağına gelip kardeşimi öldürdü. Kardeşimi kandırdı, ev ayarladı ve planlı bir şekilde götürüp canına kıydı. Adaletin en kısa sürede tecelli etmesini ve en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunu planlayarak yaptı, tasarlayarak programladı. Önceden öldürmek için plan kurmuş. Bilinçli ve isteyerek işledi" ifadelerini kullandı. Emniyette ifadesi alınan Hızır Çelik ise işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının ilk ifadesinde, "Eve beraber gittik, eski konuları açtı, o esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti" dediği öğrenildi. Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. Cinayet öncesi ve sonrası kamerada Öte yandan, talihsiz kadının son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik’in birlikte siteye girdikleri, kadının kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği anlar yer aldı. Bir süre sonra zanlının elinde poşetle tek başına evden çıktığı, merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve ardından siteden ayrıldığı görüldü. Savcılık iddianameyi tamamladı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Hızır Çelik’in, maktul Hanım Biçer’i ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve ardından maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemine ilişkin olarak ’kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ ve ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Şüphelinin ifadesi iddianamede yer aldı İddianamede şüpheli Hızır Çelik’in savunmasına da yer verildi. Şüpheli Çelik ifadesinde, eski eşiyle yeniden görüşmeye başladıklarını, olay günü evde aralarında tartışma çıktığını belirterek şu beyanlarda bulundu: "11.09.2025 günü eski eşim olan Hanım bana Whatsapp üzerinden, "Şu karanlık denizde ölmek her gün ölmekten iyidir" şeklinde video gönderdi. Ben de bunun üzerine aradım. Fakat cevap vermedi. Bu sırada sevgilim olan S.’nin evinde çocuklarımla bulunmaktaydım. Kız arkadaşıma çocukları onda kalmasını söyleyerek eski eşimin daha önce gittiği burada tacize uğradığından bahsettiği ve yolunu tarif ettiği yer olan denize kenarına gittim. Orada ne için bu şekilde video gönderdiğini ne olduğunu sordum. Bana ailesi ve çocuklarla ilgili sıkıntılardan bahsetti. Ben de her şeyin düzeleceğine dair konuşmalar yaptım. Ve daha önce emlakçıdan onun ve çocuklarımın kalması için kiraladığım eve götürmeye ikna ettim. Eve götürdüm. Olay günü eve davet ettiğimde evde olduğumuz sırada kız arkadaşım S.’nin bana çocuklarla fotoğraf atması üzerine eski eşim tartışma çıkarttı. ’Sen beni kandırıyorsun’ dedi. Yarım saat onu sakinleştirmeye çalıştım. Sakinleşmedi. Erkekliğime ve onuruma laf söyledi. Yarım saat onu sakinleştirme çabası göstersem de sakinleşmeyerek üzerime saldırdı. Nasıl olduğunu anlamadım. Bir halde ellerimle boğazına sarıldım. Sonrasını hatırlamıyorum. Ondan sonra yatağın üzerinde olan eşarbı boğazına sardım. Eski eşime ait telefonu alarak evden ayrıldım. Sabah 09.00 gibi evden kalkarak eski eşimle benim düğünümüze ait fotoğrafları ve evlilik cüzdanını yakmak için inşaata gittim. Abim Rıdvan’a eski eşimi öldürdüğümü söyleyerek oradan ayrıldım. Ve Yeniköy Polis Amirliği’ne giderek suçumu itiraf ettim. Öldürme kastım yoktu. Pişmanım." Savcılık, dosya kapsamındaki otopsi raporu, olay yeri inceleme keşifleri, kamera kayıtları ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek şüphelinin cezalandırılmasını talep etti.
Kocagöz’den belediyedeki sezonluk işçilere daimi iş müjdesi
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:07 Kocagöz’den belediyedeki sezonluk işçilere daimi iş müjdesi Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde sezonluk çalışan işçilere daimi iş müjdesi veren Başkan Mesut Kocagöz, "Biz her zaman işçinin ve emekçinin arkasındayız. Kepez’imizde taş üstüne taş koyan her arkadaşımız bizim için çok kıymetlidir. Hayırlı olsun" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, geçici olarak çalışan sezonluk işçilere de belediyede daimi istihdamın kapılarını araladı. Başkan Kocagöz, Fen İşleri Müdürlüğü’nde sezonluk olarak görev yapan işçileri makamında kabul ederek, daimi iş müjdesi verdi. Emekleri için işçilere teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Biz her zaman işçinin ve emekçinin arkasındayız. Bu süreçte çalışma azminize, üstün gayretinize hep beraber şahit olduk. Kepez’imizde taş üstüne taş koyan her arkadaşımız bizim için çok kıymetlidir. Sizlerin alın teri ve emeği ile Kepez’in geleceğini hazırlıyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarıma hayırlı olsun" dedi. Kararın ardından işçiler büyük sevinç yaşayarak Başkan Kocagöz’e teşekkür ettiler. "Emek bizim için çok değerli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, daha önce de Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde sezonluk işçi olarak çalışan 37 kişiye daimi iş müjdesi vermişti. Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki ek hizmet binasında işçilerle bir araya gelen Başkan Kocagöz, sözleşme süresi sona ereceği için endişe yaşayan çalışanlara artık daimi olarak Kepez Belediyesi’nde görev yapacaklarını bildirmişti. Sanata ve sanatçıya büyük önem veren Başkan Kocagöz, daha önce de Mimar Sinan Akademi’yi ziyaret ederek, "Emek bizim için çok değerli" diyerek, Kepez Kent Tiyatrosu sanatçılarının belediye bünyesinde çalışmalarına devam edeceklerini müjdelemişti.