Yerel Haberler
Antalya
13 Ocak 2026 Salı - 20:40 Alacabel’de kar yağışı etkisini sürdürüyor, kar kalınlığı yer yer 30 santimetreye ulaştı Antalya’yı Konya’ya bağlayan Akseki-Seydişehir karayolunun 1825 rakımlı Alacabel mevkiinde kar yağışı etkisini sürdürüyor. Bölgede kar kalınlığının yer yer 30 santimetreye ulaştığı bildirildi. Dün gece saat 23.00 sıralarında Akseki’nin Yarpuz Mahallesi yakınlarında bulunan Battıçıktı mevkiinde başlayan kar yağışı, yaklaşık 20 kilometrelik alanda etkili oldu. İlerleyen saatlerde yağışın şiddetini artırarak Seydişehir yönünde yaklaşık 30 kilometrelik kesimde etkisini sürdürdüğü belirtildi. Bölgede kar kalınlığının yer yer 30 santimetreye ulaştığı bildirildi. Yer yer tipi şeklinde etkili olan kar yağışı nedeniyle bazı bölgelerde buzlanma meydana gelirken, görüş mesafesinin düştüğü öğrenildi. Gece saatlerinden itibaren teyakkuz halinde bulunan Karayolları Alacabel ekipleri, yolun ulaşıma kapanmaması için aralıksız çalışma yürütüyor. Ekipler, bir yandan kar küreme çalışmaları yaparken, diğer yandan buzlanmanın yoğun olduğu kesimlerde tuzlama çalışmaları gerçekleştirerek yolu trafiğe açık tutmaya çalışıyor. Karayolları ve Akseki Bölge Trafik ekipleri, güzergahı kullanacak sürücüleri buzlanmaya karşı dikkatli olmaları, zincirsiz yola çıkmamaları ve trafik ekiplerinin uyarılarına uymaları konusunda uyardı. Öte yandan Alacabel’de hava sıcaklığının eksi 7 derece civarında ölçüldüğü bildirildi.
13 Ocak 2026 Salı - 17:18 Cinayet davasında eşi öldürülen kadın: "Kızımı kaçırıp kapının önüne attılar" Antalya’da kız kaçırma meselesi yüzünden bir kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olayın üçüncü duruşmasında taraflar birbirini suçladı. Olayda yaralanan müşteki Sultan Ünder, "Bu böyle olmazsa kanla biter’ dediler" sözleriyle olayın nasıl başladığını anlattı. Öldürülen Sefil Ünder’in eşi Alev Ü. ise "Kızımı kaçırıp kirletiyorlar sonra kapının önüne atıyorlar. Üç özürlü çocuğum var, yetim kaldılar" diyerek adalet temennisinde bulundu. Tutuklu sanık ise suçun üzerine yıkılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Kepez ilçesinde geçen yıl 7 Ocak’ta kız kaçırma meselesinden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak yaşamını yitirmiş, Sultan Ü. (24) ise yaralanmıştı. Olaydan sonra gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanmış, Serkan D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Olayın üçüncü duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, azmettirme suçlamasıyla yargılanan ve farklı bir suç nedeniyle cezaevinde bulunan Derya Ç. ile yine farklı bir suç nedeniyle mahkum olan Ferdi Ü., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katıldı. Maktulün yakınları Alev Ü., Nazar Ü. ve yaralı müşteki Sultan Ü. ise salonda hazır bulundu. "Nazar’ı istemiyoruz diye evin önüne bırakmışlar" Olayda yaralanan müşteki Sultan Ü., duruşmada ilk kez ifade verdi. Sultan Ü., yaşananları şöyle anlattı: "Evimdeydim, görümcem Aslı telefon açtı. Onun yanına giderken üç çocuk gördüm, yanlarında tüfek vardı. Vardığımda Beran Ç., Dursun A. ve Serkan D. babalığım Sefil ile tartışıyordu. Derya’ya kavgayı bitirin dedim. Derya da ‘bu böyle olmazsa kanla bitecek’ dedi. Nazar bir kişiyle konuşuyordu, istemiyoruz diye evin önüne bırakmışlar, babası neden böyle yapıyorsunuz diye bağırdı, onlar da taşlamaya başladı. Derya tüfeği oğluna verdi, Beran da eli sakat diye tüfeği Dursun’a verdi. Taş gelince eve kaçtık. Dursun bizi takip edip iki el ateş etti. Aramızda 6-7 metre vardı. Sıktığında yanında Beran ve Derya yoktu. Şikayetçiyim." "Çocuklarım yetim kaldı" Hayatını kaybeden Sefil Ünder’in eşi Alev Ü. ise kızlarının kaçırıldığını, ardından evlerinin önüne bırakıldığını iddia ederek, "Ölen benim eşimdir. Kızımı kaçırıyorlar, kirlettikten sonra kapının önüne atıyorlar. Eşim baba olduğu için bunu içine sindiremiyor, hesap soruyor. Bunlar silah alıp geliyor, küçük torunlarımın önünde eşimi öldürüyorlar. Kızımı kaçırtan Ümmühan’dır, azmettirici de Derya’dır. Üç özürlü çocuğum var, yetim kaldılar. Adaletinize güveniyorum" dedi. Maktulün kızı Nazan Ü. sanıklara ağırlaştırılmış müebbet ceza verilmesini sanıklar hakkında cezai sorumluluğu azaltan maddelerin devreye sokulmamasını istedi. Azmettirici olarak suçlanan Derya Ç. ise, "Bu aileyle hiçbir husumetimiz olmadı, telefon kayıtlarının incelenmesini istiyorum" dedi. Kasten öldürme suçundan tutuklu sanık Dursun A. ise, "Suçu bana yıkmaya çalışıyorlar, gerçek ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, Dursun A.’nın tutukluluk halinin devamına hükmederek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 0 - Beşiktaş: 2 (İlk yarı)
08 Kasım 2025 Cumartesi - 21:00 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 0 - Beşiktaş: 2 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Antalyaspor, Beşiktaş’ı konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı siyah-beyazlıların 2-0’lık üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 2. dakikada Toure sol çaprazdan ceza sahasına girmek isterken defansın müdahalesi sonrası topu önünde bulan Abraham’ın ceza sahası yayına yakın noktadan vuruşunda meşin yuvarlak savunmadan sekip kalecinin üzerinden ağlarla buluştu. 0-1 7. dakikada Cengiz Ünder’in sol kanattan ortasında ceza sahası içinde Toure’nin kafa vuruşunda kaleci Abdullah Yiğiter meşin yuvarlağı çeldi, ardından top üst direkten döndü. 12. dakikada Abdülkadir Ömür’ün hatasında topu alan Cengiz Ünder pasını bekletmeden Cerny’e aktardı. Cerny’nin ceza sahası içinden yakın direğe vuruşuna meşin yuvarlak dışarı gitti. 27. dakikada Cengiz Ünder’in sol taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde Djalo’nun kafa vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Abdullah Yiğiter’in solundan ağlarla buluştu. 0-2 30. dakikada Cengiz Ünder’in ceza sahası dışından sert vuruşunda meşin yuvarlak üst direğin üstünden az farkla dışarı gitti. 32. dakikada Saric’in sağ kanattan ortasında ceza sahası içinde Paal’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak yandan dışarı çıktı. Stat: Corendon Airlines Hakemler: Cihan Aydın, Candaş Elbil, Murat Temel Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Bünyamin Balcı, Giannetti, Ceesay, Dzhikiya, Paal, Soner Dikmen, Saric, Abdülkadir Ömür, Cvancara, Boli Yedekler: Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Ballet, Van de Streek, Gueye, Storm, Doğukan Sinik, Veysel Sarı, Kerem Kayaarası, Kağan Arıcan Teknik Direktör: Erol Bulut Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Gökhan Sazdağı, Paulista, Djalo, Rıdvan Yılmaz, Ndidi, Salih Uçan, Cerny, Cengiz Ünder, Toure, Abraham Yedekler: Mert Günok, Demir Ege Tıknaz, Rashica, Uduokhai, Kartal Yılmaz, Taylan Bulut, Jota, Jurasek, Devrim Şirin, Mustafa Hekimoğlu Teknik Sorumlu: Murat Kaytaz Goller: Abraham (dk. 2), Djalo (dk. 27) (Beşiktaş) Sarı kart: Bünyamin Balcı (Antalyaspor)
Bakan Uraloğlu: "Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 17:23 Bakan Uraloğlu: "Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır " dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdiklerini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da Gazipaşa Yat Limanı açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Özellikle bu yıl içerisinde denizcilik sektörümüz açısından çok büyük iki önemli başarıya imza attık. İlk olarak uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Aliağa limanımız 91. sıradan ilk kez ilk 100 liman listesinde yer aldı. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız da ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada tescil etti. Bu başarımızı bir de Türk denizciliği açısından ülkemize adeta sınıf atlatan tarihi bir başarıyla daha taçlandırdık. 2002 yılında 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. sırada yer alan filomuz, 2025 yılının ilk yarısında 2 bin 203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt ton kapasiteye ulaşarak dünya deniz ticaretinde ilk 10’a yerleşti. Bu, 2002’ye göre yaklaşık 6 kat büyüme anlamına geliyor. Türkiye, artık lider denizci ülkeler arasında sancağını çok daha güçlü bir şekilde dalgalandırıyor. Şimdi hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak. Yine gemi inşa sanayimiz de 94 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 9’uncu, tonajda 11’inci sıradayız. 2024’te 1,91 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdik. 23 gemi geri dönüşüm tesisiyle de dünyada 4’üncü, Avrupa’da lider konumdayız" dedi. "Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" Denizlerin kendilerine sunduğu imkanları en iyi şekilde değerlendirmek için çalıştıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu noktada ülkemiz, coğrafi konumu, etrafını saran denizleri, iklimi, kültürel, tarihi ve doğa harikası zenginlikleri yat ve kruvaziyer turizmi açısından da küresel bir hazine. Her gün maviyle yeşilin kucaklaştığı farklı bir koya demir atabilen, doğayla iç içe bir deneyim sunan; binlerce yıllık antik kentleri, Likyalılardan Osmanlı’ya uzanan medeniyet izlerini, Karadeniz’in yemyeşil kıyılarından Ege’nin eşsiz mutfağına, Marmara’nın boğaz manzaralarından Akdeniz’in turkuaz sularına dek uzanan; eşsiz bir coğrafya, kültürel zenginlik ve doğal güzellik mozaiği sunan eşsiz bir ülkeyiz. Özetle Türkiye hem yat hem de kruvaziyer turizmi açısından çok büyük fırsatlara sahip. Gururla belirtmek istiyorum ki son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminin yeni cazibe merkezi haline getirdik. 2002’de 41 olan yat limanı sayımızı 23 sene içeresinde Yalova’dan Seferihisar’a, Çeşme’den Didim’e, Mersin’den Kaş’a, Gökova’dan Alanya’ya ve en son yine Antalya Demre’de ve şimdi de Gazipaşa’da inşa ettiğimiz yat limanlarını hizmete alarak 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de yaklaşık 26 bine yükselterek 3 katından fazla arttırdık. Yani daha büyük yat limanları yaptık. Yapımı devam eden Datça Yat Limanı, Tekirdağ Yat Limanı, İstanbul’da Haliç Yat Limanı ve Kompleksi ve Mersin Aydıncık Yat Limanları ile bu vizyonu daha da büyüteceğiz. İnşallah, Akdeniz kıyılarımızın doğusundaki deniz turizmi etkinliğini artıracak projelerimizden biri olan Mersin Aydıncık Yat Limanı’nın altyapı inşaatını bu yıl bitmeden tamamlamayı ve üst yapı tesisleri ihalesine çıkmayı hedefliyoruz. Yine, burada yeri gelmişken altını çizmek istiyorum ki kruvaziyer turizminde de dünya markasıyız. Kuşadası, İstanbul, Bodrum limanlarımız dünyanın dört bir yanından misafir ağırlıyor. 2025’in ilk 10 ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 artışla bin 278 oldu. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı ise 2 milyon 21 bini aştı. Düşünün, standart bir şehirlerarası otobüs 50 yolcu taşıyor; bu yıl limanlarımıza gelen kruvaziyer yolcuları, tam 40 bin 420 otobüs dolusu insana denk geliyor. Ya da Gazipaşa’nın nüfusunun yaklaşık 55 bin kişi olduğunu düşündüğümüzde; bu yıl kruvaziyerlerle gelen yolcu sayısı, Gazipaşa’nın 37 katı nüfusa ulaşıyor. Biz zaten bu yıl 2 milyon yolcu sınırını rahatlıkla aşacağımızı öngörüyorduk. Ama bu başarıyı yılın 10. ayında katladık. Bugüne kadar 2 milyon yolcu sayısını sadece 2011 ve 2013 yıllarında geçmiş ve 2013 yılında 2 milyon 259 bin yolcuyla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştık. Ama artış oranlarımız gösteriyor ki inşallah bu yıl bu sayıyı geçerek yeni bir rekor kıracağız. Bugün burada, Gazipaşa Yat Limanı ile deniz turizmimize yeni bir nefes, yeni bir hareket, yeni bir bereket daha katıyoruz" diye konuştu. "Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir" Gazipaşa Yat Limanı ile de kenti uluslararası yat turizminin merkezi yapma yolunda önemli bir adım daha attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Gazipaşa Yat Limanı, 208 yat bağlama kapasitesiyle yalnızca bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşamın merkezi olacak bir yaşam alanıdır. Akdeniz’imizin incisi Gazipaşa’mızı uluslararası yat turizminin stratejik bir üssü haline getirme yolunda attığımız bu güçlü adım, bölgemizin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve küresel rekabet gücüne kalıcı katkı sağlayacaktır. Proje çerçevesinde; 600 metre ana mendirek, 193 metre tali mendirek, 676 metre rıhtım, 320 metre yüzer iskele, 3 bin 863 metrekare üstyapı, mekanik-elektrik altyapılar, drenaj, arıtma, peyzaj ve yangın hatlarıyla Gazipaşa’ya yaraşır modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yat limanı inşa ettik. Bu limanımız, yat turizmini 12 aya yayarak bölgeye kış aylarında da canlılık getirecek. Bakım, konaklama ve kışlama hizmetleriyle yat sahiplerine eşsiz bir deneyim sunacak. Yat kulübü etkinlikleri, restoranlar, sosyal alanlar ve fuarlarla günübirlik ziyaretçileri, turistleri ve tekne meraklılarını Gazipaşa’ya çekecek, doğrudan ve dolaylı istihdamla bölge halkına yeni iş imkanları da sağlayacaktır. Ayrıca, yabancı bayraklı teknelerin uzun süreli konaklamalarıyla da ülke ekonomimize doğrudan döviz girdisi sağlanacak. Gazipaşa Yat Limanı, sadece bir marina değil; mavi vatanımıza nefes, denizciliğimize hareket, milletimize bereket kazandıran bir eserdir. Türkiye Yüzyılı her alanda olduğu gibi yat ve kruvaziyer turizminin de yüzyılı olacaktır. Bu düşüncelerle, Gazipaşa Yat Limanı’nın projelendirilmesinden yapımına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, yüklenici firmalarımıza ve yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Gazipaşa Yat Limanı’mızın Gazipaşa’mıza, Antalya’mıza, ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" Bakanlık tarafından yapımı devam eden diğer projeler hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Antalya’ya da inşallah İstanbul’dan başlayan Burdur üzerinden bir hızlı tren hattımızı getireceğiz. Projesi bitti. Şu anda Antalya-Alanya otoyolu hakkında ise aslında biz o yolu Alanya’nın çıkışına kadar uzatacaktık ama o günkü şartlarla buna imkan oldu ve böyle bir karar verdik. Biz hem Denizli’den gelen hattı hem İstanbul’dan gelecek olan hattı Antalya’ya kadar getirip oradan çevre yoluyla da beraber Alanya otoyoluna bağlayacağız. Alanya yolunu da tam tamamlayarak Gazipaşa’ya çıkış vermiş olacağız. Esasında biz şu anda devam eden Antalya-Mersin Bölünmüş Yol Projesinde 440 kilometrenin 400 kilometresini bitirdik. Geri kalan kısmı da bitirmek için çalışmalarımıza başladık. Bu yıl içerisinde Alanya Çevre Yolu’nun büyük bir kısmını bitirerek de hizmete açmış olacağız" dedi.
Başkan Vekili Çiçek: "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:46 Başkan Vekili Çiçek: "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir" Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, bugün gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ve açılış töreniyle başladı. İlçenin zeytin üretim potansiyelini tanıtmayı ve yerel üreticiyi desteklemeyi amaçlayan festival, iki gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek. Festivalin açılışı, saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan kortej yürüyüşüyle yapıldı. Zeytin temalı kıyafetler, yöresel ritimler ve renkli görüntüler eşliğinde ilerleyen korteje çok sayıda vatandaş da katıldı. Bazı vatandaşlar korteji balkonlarından takip ederek kutlamalara eşlik etti. Kortejin ardından saat 10.30’da Manavgat Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde resmi açılış töreni düzenlendi. "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir" Açılış töreninde konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festivalin Manavgat’ın tarımsal potansiyelini görünür kılan önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları söyledi: "Bugün, binlerce yıllık bir kültürün, alın terinin ve bereketin sembolü olan zeytinin etrafında yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizin gördüğü yoğun ilgi bizlere güç verdi, umut verdi. Bu yıl aynı heyecanla ve kararlılıkla festivalimizin ikincisini gerçekleştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." Manavgat’ın Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çiçek, ilçede yaklaşık 2 milyon zeytin ağacı, 50 bin dönüm ekim alanı, yıllık 50 bin ton zeytin hasadı ve bölgede faaliyet gösteren 11 zeytinyağı fabrikası bulunduğunu belirtti. Bölgedeki zeytin çeşitliliğine de değinen Çiçek, yalnızca Manavgat’a özgü Beylik Zeytini ile Antalya’ya özgü Tavşan Yüreği zeytininin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Hedefimiz bu yerel değerlerimizi daha fazla tanıtmak, markalaştırmak ve ülkemizin dört bir yanında bilinir kılmaktır." Konuşmasının sonunda festival hazırlıklarına katkı sunan Manavgat Ziraat Odası’na, MATSO’ya, MASİAD’a, Manavgat Muz Üreticileri Birliği’ne ve Manavgat Aşçılar Derneği’ne teşekkür eden Çiçek, festivalin kent için hayırlı olmasını diledi. "Kırsal kalkınmanın yolu doğayla uyumlu üretimden geçiyor" Açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, zeytinin binlerce yıllık medeniyetlerin ortak değeri olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Binlerce yıllık kökleri Akdeniz uygarlıkları ile iç içe geçmiş, bereketin, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytine ve zeytinyağına sahip çıkma kararlılığını ortaya koyan Manavgat 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde sizlerle birlikte olmanın onurunu yaşıyorum." Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiyi desteklemeye devam ettiğini belirten Özdemir, 19 ilçede 1500 dekar alanda toplam 63 bin 150 zeytin fidanının üreticilere ulaştırıldığını, sadece 2025 yılında bu fidanların 40 bininin toprakla buluşturulduğunu ifade etti. "Amacımız yalnızca zeytin miktarını artırmak değil; ürün kalitesini yükseltmek, üretim alanlarının verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir zeytinciliği yaygınlaştırmaktır." diyen Özdemir, festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum, üreticiler ve çalışanlara teşekkür etti. Törene, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, CHP PM Üyesi Şengül Yeşildal, CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, siyasi parti temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festival iki gün sürecek Festival kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde gün boyunca zeytinyağı tadımları, zeytinyağlı yemek workshopları, çocuk atölyeleri ve halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Ayrıca festivalin ilk gününde Saraçlı Mahallesinde geleneksel taş sıkma gösterileri, köylü kadınların zeytin kırma sunumları ve yöresel ikramlarla zeytin üretiminin tarihi sürecine ilişkin etkinlikler gerçekleştirilecek. Festival, 9 Kasım Pazar günü yapılacak Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi açılışı, tadım etkinlikleri ve sahne gösterileriyle tamamlanacak.
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:18 Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi.ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi.Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı."Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır"Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu."Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir"Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi."5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti.Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz.""2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor"Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi."2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi.Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı.Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi.Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur.""Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır"Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu."Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz"Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcini adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi.Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti.Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.