Yerel Haberler
Antalya
28 Şubat mağduru Şimşek: "Başörtülü eşimi ticari taksi ile gece arka koltukta saklayıp lojmana geçiriyordum"
24 Şubat 2026 Salı - 15:16 28 Şubat mağduru Şimşek: "Başörtülü eşimi ticari taksi ile gece arka koltukta saklayıp lojmana geçiriyordum" Türk siyasi tarihinde "post modern darbe" olarak anılan 28 Şubat sürecinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan Hakan Şimşek "disiplinsizlik" gerekçesiyle Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla ihraç edildi. Aradan geçen 29 yılın ardından yaşadıklarını ve beklentilerini anlattı. 2011 yılında çıkan 6191 sayılı kanun ile sivil memuriyet kadrosunda göreve dönen Şimşek, 28 Şubat Davası kapsamında 14 sanığa verilen müebbet hapis kararını ve sürecin kendisinde bıraktığı izleri değerlendirdi. Olağanüstü Yaş kararlarıyla meslekten çıkarılan Şimşek, "Biz bir helalleşme bekliyoruz" dedi. Antalya’da yaşayan 58 yaşındaki Hakan Şimşek 1998 yılında 28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaparken irtica ile mücadele adı altında ordudan ihraç edilmiş ve 2011 yılında çıkan 6191 sayılı kanun ile araştırmacı olarak memuriyete geri döndü. 28 Şubat mağduru eski astsubay Hakan Şimşek 1983 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde göreve başladığını, 1987’de astsubay olduğunu aktardı. 28 Şubat sürecinin ise toplumsal bir travma olduğunu ifade etti. Bugüne kadar atılan adımlarla ilgili ise, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a müteşekkiriz. Gerçekten hayal edemeyeceğimiz girişimlerde bulundu" İfadelerini kullandı. 28 Şubat’ta ordudan ihraç edilen mağdur Hakan Şimşek, "1983 Türk Silahlı kuvvetlerinde, 1987’de astsubay olarak göreve başladım. 1998 yılında 28 Şubat olarak bildiğimiz Olağanüstü Yüksek Şûra kararlarıyla ordudan ihraç edildim. 28 Şubat süreci birçok yönden eğitim haklarının gasp edildiği, çalışma haklarının gasp edildiği, inancından dolayı insanların fişlendiği, adını her ne kadar post modern darbe diyerek yumuşatılsa da aslında kendi halkını tehdit olarak nitelendiren sosyolojik bir savaştı. Bu dönemde inançlarından dolayı birçok kişi eğitim hakkından oldu. Bizler gibi silahlı kuvvetlerde ya da kamuda görev yapan memur, sivil ya da asker binlerce inançlı kadrolar ihraç edildiler, uzaklaştırıldılar. "diye ekledi. "Biz bir helalleşme bekliyoruz" 28 Şubat sürecinin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen mağduriyetlerinin giderilmediğini ifade eden Şimşek "Biz bu süreçte birçok travmalar yaşadık fakat üzüldük, kırıldık ama unutmadık. Yine kırıldık ama başka kapılarda çözüm aramadık. Her zaman için devletimize güvendik. Adalete olan inancımızı asla kaybetmedik. 29 yıldır da hâlâ bu sabırlı bekleyişimiz devam ediyor. Çünkü 29 yıl süreç içerisinde devletimiz mağduriyetleri gidermek için birçok çaba harcamakla birlikte yaklaşık 12 kanun çıkardı nitekim. Bu kanunların her biri kendi içerisinde birtakım sorunlar barındıran kanunlardı. Eski Türkiye’nin ruhunu taşıyan kanunlardı. Çünkü geriye dönük hak vermeyi kabul etmeyen, reddeden helalleşmeden çok affetmeye yönelik lütfedici tarzda kanunlardı. Halbuki biz bir helalleşme bekliyoruz aradan geçen 29 yılın hâlâ birçok kesim mağduriyetleri izlerini taşıyor geriye dönük haklarla ilgili mağduriyetler hâlâ devam ediyor. Bugüne kadar yapılanlarla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımıza Recep Tayyip Erdoğan’a müteşekkiriz. Gerçekten hayal edemeyeceğimiz girişimlerde bulundu." söyledi "Başörtülü eşimi ticari taksi ile gece arka koltukta saklayıp lojmana geçiriyordum" Maruz kaldıkları baskıları anlatan Hakan Şimşek, "17-18 yaşında bir üniversite öğrencisinin okul kapısında bekletilip içeri alınmaması, terörist muamelesi görmesi, lise talebesi keza başörtüsünden, inancından dolayı. Örneğin eşim ile lojmanda kalıyorduk, lojmandan dışarı çıkmak istemiyordu. Çünkü lojman sınırları dışarısına çıkınca içeri girerken almıyorlardı. Bu kıyafet ile giremezsiniz diyorlardı. Eşimi bir ticari taksiye bindirip arka koltukta saklayıp, havanın kararmasını bekleyip, bende ekimliğimi göstererek lojman bölgesine giriyorduk. Bugün kamuda bir insanın başörtüsünden dolayı mobbinge uğramadığı ya da başörtüsüyle üniversiteye gidememe endişesi taşımadığı bir ortamda yaşıyoruz" dedi. "28 Şubatın dayağını iki kesim yedi" 28 Şubat’ın toplumsal etkilerine değinen Şimşek "28 şubatın dayağını iki kesim yedi. Birisi o dönemde başörtüsünü sancak gibi taşıyan kadınlar, diğeri de darbecilerin karargahlarında, kışlalarında onların gözlerinin içine baka baka yaşantılarından, inançlarından taviz vermeyen askerler. En çok bedeli bunlar ödedi. Unutmayalım ki bugünün demokratik kazanımları o dönemlerin sivil direnişlerin bir sonucudur. Sivil anayasa bugün hâlâ kazanımlarımızın anayasal bir güvence altında olmadığını üzülerek söylüyorum. Anayasal anlamda bir sivil anayasaya ihtiyacımız var." ifadelerine yer verdi.
CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması
24 Şubat 2026 Salı - 14:54 CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması CW Enerji, Antalya Ticaret Platformu Derneği tarafından düzenlenen "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlikte Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi. "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. "Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır" CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, "Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz" dedi. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri ve iş adamları katılım sağladı.
Kepez’de 26 noktada gürültü ve toz ölçümü
24 Şubat 2026 Salı - 14:44 Kepez’de 26 noktada gürültü ve toz ölçümü Kepez Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde 26 farklı noktada gürültü ve toz (partikül madde) ölçümleri gerçekleştirdi. İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi koordinasyonunda belediye sınırları içerisinde 26 noktada yürütülen çalışmalar; 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin riskleri önleme ve çalışan maruziyetini kontrol altına alma yükümlülükleri doğrultusunda planlandı. Ölçüm ve analizler, yetkili bir firma tarafından dış hizmet alımı yöntemiyle yapıldı. Gürültü ölçümleri Çevresel gürültü ölçümleri, ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak gerçekleştirilirken, elde edilen veriler sınır değerlerle karşılaştırıldı. Şantiye ve atölye ortamlarında ise çalışanların gürültüye maruziyet düzeyleri risk değerlendirme çalışmaları kapsamında incelendi. Yüksek hassasiyetli ve uluslararası standartlara uygun cihazlarla yapılan ölçümlerde ortamın ortalama gürültü seviyesi ile en yüksek anlık gürültü değeri kayıt altına alındı. Toz ölçümleri Açık alanlarda gerçekleştirilen PM10 ve PM2.5 ölçümleri, yürürlükteki hava kalitesi mevzuatında belirlenen sınır değerler doğrultusunda değerlendirildi. Belediyeye bağlı şantiye ve atölyelerde yapılan toz ölçümlerinde ise çalışanların maruziyet düzeyleri belirlendi. Değerlendirmelerde Tozla Mücadele Yönetmeliği ve 6331 sayılı Kanun hükümleri esas alındı. Elde edilen sonuçlar, ilgili mesleki maruziyet sınırlarıyla karşılaştırılarak risk analizi kapsamında ele alındı.