Yerel Haberler
Antalya
Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor 24 Nisan 2026 Cuma - 22:58:27 Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:50 ALKÜ öncülüğünde Alanya’da dijital göçebe turizmi çalıştayı düzenleniyor Alanya turizminde sürdürülebilir büyüme ve çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öncülüğünde, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" ilk kez gerçekleştirilecek. ALKÜ Turizm Araştırma ve Uygulama Merkezi (TURAM) koordinasyonunda "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" düzenlenecek. 27 Nisan 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi, ALTAV, ALTSO ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilecek. Turizmde yeni açılımlar üretmeyi hedefleyen çalıştayda, özellikle sezon dışı olarak nitelendirilen Kasım-Mart döneminde destinasyonun hareketliliğini artıracak alternatif turizm modelleri ele alınacak. Dünya genelinde hızla yükselen ve yüksek katma değer sağlayan dijital göçebe turizmi, çalıştayın ana odak noktası olacak. Program kapsamında altyapı durumları, konaklama imkanları, yaşam kalitesi, dijital altyapı ve destinasyon pazarlaması gibi başlıklarda kapsamlı değerlendirmeler yapılacak ve somut öneriler geliştirilecek. Akademi, kamu ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla şekillenecek çalıştay çıktılarının, ilgili kurumlarla birlikte değerlendirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile paylaşılması ve Alanya’nın bu alandaki yol haritasına katkı sunması hedefleniyor. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, çalıştayın Alanya’nın turizm vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Alanya’nın dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline gelmesi adına atılan bu değerli adımın, turizmde sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:01 Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
Vatandaş görüp ihbar etti, acı olayın arkasından cinayet şüphesi çıktı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:45 Vatandaş görüp ihbar etti, acı olayın arkasından cinayet şüphesi çıktı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde dün sabah saatlerinde yol kenarında bir kadının ölü bulunması olayıyla ilgili kocası gözaltına alındı. Olay, dün saat 08.00 sıralarında Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde, D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah erken saatlerde muz bahçesinde çalışmaya giden bir vatandaş, yol kenarında hareketsiz şekilde yatan bir kişiyi fark etti. Durumun şüpheli bulunması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kimliği tespit edildi Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan ilk incelemede yaşamını yitiren kişinin 45 yaşındaki Saliha Turan olduğu tespit edildi. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Turan’ın cenazesi önce Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Alanya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kocası gözaltına alındı Olayla ilgili olarak jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında Saliha Turan’ın eşi olduğu öğrenilen M.T. (45) isimli şüpheli gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Bölgede bulunan güvenlik kameraları ve görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda başlatılan soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
Kepez Belediyesi, kadın personelin Ramazan’daki mesai bitişini yarım saat öne çekti
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:17 Kepez Belediyesi, kadın personelin Ramazan’daki mesai bitişini yarım saat öne çekti Kepez Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla kadın personele yönelik çalışma saatlerinde düzenlemeye gitti. Belediye ve belediyeye bağlı şirketlerde görev yapan kadın çalışanların mesai bitiş saatleri, Ramazan süresince 17.00 olarak belirlendi. Kepez Belediyesi, Ramazan ayı boyunca kadın personelin iş ve aile hayatını kolaylaştıracak özel bir mesai düzenlemesini hayata geçirdi. Belediye ve belediyeye bağlı şirketlerde görev yapan kadın çalışanların 17.30 olan mesai bitiş saatleri, Ramazan süresince 17.00 olarak belirlendi. Ramazan ayında iş ve özel yaşam dengesini destekleyen bu uygulama kamu hizmetlerini aksatmadan, sürdürülecek. Mesai düzenlemesi kadın personelin, trafik yoğunluğuna takılmadan evlerine ulaşmalarını ve aileleri için iftar sofralarını rahatça hazırlayabilmelerini sağlayacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, uygulamaya ilişkin yaptığı açılamada, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olduğunu vurguladı. Başkan Kocagöz, "Aile bizim için çok önemli. Ramazan ayında kadın personelimizin zamanında evlerine yetişerek iftar hazırlıklarını rahatça yapabilmelerini ve aileleriyle birlikte iftar sofralarında buluşmalarını istedik. İftar sofraları, birlik ve beraberliğin simgesidir ve aileyle geçirilen bu zamanlar Ramazan’ın en değerli anlarıdır" dedi.
Balık tutmak için gittiği dalga kıranda düşerek mahsur kaldı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:19 Balık tutmak için gittiği dalga kıranda düşerek mahsur kaldı Antalya’da balık tutmak için gittiği mendirekte ayağı kayarak beton blokların üzerinden düşen ve yaralanarak mahsur kalan yaşlı adam AFAD ve itfaiye ekiplerinin 1 saatlik operasyonuyla kurtarıldı. Olay, saat 12.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Balıkçı Barınağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, arkadaşı ile balık tutmak için Balıkçı Barınağı’na gelen Atilla Toprak (65), mendireğin deniz kısmına geçti. Dalga kıranın üzerinden kayarak düşen Toprak kayalıkların arasına sıkıştı. Durumu fark eden yaşlı adamın arkadaşı Tarık Çetin, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. AFAD ve itfaiye ekipleri kurtardı İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, kayalıklara sıkışan Toprak’ı halat, sedye ve merdiven yardımıyla yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarıp sağlık ekiplerine teslim etti. Toprak, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Akdeniz Üniversitesi hastanesine sevk edildi "Ayağı kayıp düştü" Atilla Toprak ile balık tutmak için bölgeye gelen ve 112’yi arayarak yardım isteyen arkadaşı Tarık Çetin, "Amcamızla balık tutmaya gelmiştik. Ben çantaları koyarken arkamdan geliyordu. Maalesef böyle bir talihsizlik oldu. Ayağı kaydı, düştü. Ben 112’yi, AFAD’ı, Sahil Güvenliği aradım. Maalesef böyle bir şey oldu" dedi.
MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:57 MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, "Manavgat OSB ile Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" dedi. MATSO 2026 yılı şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Sedat Öz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda sanayi yatırımlarından turizm tanıtımına, küresel ekonomik gelişmelerden finansmana erişim sorunlarına kadar birçok başlık ele alındı. Toplantıda konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, oda faaliyetleri ile Manavgat ekonomisine ilişkin güncel istatistiki verileri interaktif sunum eşliğinde meclis üyeleriyle paylaştı. Güngör, Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşımak amacıyla geride kalan ayda iş dünyasının talep ve beklentilerini gündeme taşımak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Güngör, Manavgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ön tahsis sürecine ilişkin çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Bölgenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesinin ardından katma değeri yüksek ve nitelikli yatırımların hayata geçirileceğini, Manavgat’ın sanayileşme vizyonuna güç katacağını vurgulayan Güngör, üretim kapasitesinin artacağını ve doğrudan ile dolaylı istihdam imkânları oluşturulacağını söyledi. Bölgenin kentin ekonomik çeşitliliğini artırarak uzun vadede üretim, istihdam ve yatırım gücüne önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Güngör, "Manavgat OSB ile Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" dedi. ITB Berlin’de Manavgat-Side destinasyonu tanıtılacak Turizm alanındaki çalışmalara da değinen Güngör, 3–5 Mart tarihleri arasında düzenlenecek ve dünyanın en önemli turizm fuarları arasında gösterilen ITB Berlin’e Manavgat–Side destinasyonunu tanıtmak için stant açacaklarını söyledi. Fuarda başta Avrupa pazarı olmak üzere farklı ülkelerden tur operatörleri, seyahat acenteleri ve sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini belirten Güngör, bu temaslarla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Manavgat ve Side’nin yalnızca deniz, kum, güneş turizmiyle değil, kültür, spor, gastronomi ve alternatif turizm imkanlarıyla da ön plana çıkarılması için kapsamlı bir tanıtım stratejisi yürüttüklerini vurgulayan Güngör, uluslararası platformlarda gerçekleştirilen bu çalışmaların bölgenin marka değerine ve 12 ay turizm hedefine önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Güngör, ITB Berlin’de yapılacak tanıtım çalışmalarının mevcut pazarların güçlendirilmesinin yanı sıra, Manavgat–Side destinasyonunun uluslararası turizm pastasından daha fazla pay alması için tanıtım çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi. "Her daim üyelerimizin yanındayız" MATSO olarak üyelerin taleplerini ve beklentilerini ilgili mercilere kararlılıkla aktarmaya devam ettiklerini belirten Güngör, MATSO olarak üyelerin finansmana erişim taleplerini ilgili kurumlara ilettiklerini, sektör bazlı sorunları raporlayarak çözüm ürettiklerini vurguladı. Güngör, "Dün olduğu gibi bugün ve yarın da üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Arkadaşına selam vermek için bastığı kornadan ses çıkmayınca çalındığını fark etti
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:47 Arkadaşına selam vermek için bastığı kornadan ses çıkmayınca çalındığını fark etti Antalya’da sabah işe giderken arkadaşına selam vermek için kornaya basan genç, aracından ses çıkmayınca şüphelendi. Sanayiye gidip kontrol ettirdiğinde ise aracının kornalarının ve teyp başlığının çalındığını fark etti. Gece saatlerinde yaşanan hırsızlık anı güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah işe gitmek üzere evinden çıkan Durmuş Mavi, yolda bir arkadaşına selam vermek için aracının kornasına bastı. Kornanın çalışmadığını fark eden Mavi, kısa süreli şaşkınlık yaşadı. Sanayiye gittiğinde aracını kontrol ettiren Mavi, kornaların yerinde olmadığını öğrendi. Bunun üzerine eve dönerek güvenlik kameralarını inceleyen genç, iki kişinin gece saatlerinde aracın yanına gelerek kornaları, teyp başlığını ve konsol örtüsünü söktüğünü gördü. Durumu polis ekiplerine bildiren Mavi’nin ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Kameralara yansıyan şüphelilerin hırsızlık yaptığı anlardaki rahat tavırları dikkat çekti. "Manevi değeri maddiyatın çok ötesinde" Aracına büyük emek verdiğini belirten Mavi, "Bu araç benim göz bebeğim. Yıllardır emek veriyorum. Çalınan parçaların maddi değeri var ama benim için manevi değeri çok daha fazla. İnsan en çok da o rahat tavırlara üzülüyor" dedi. "Mesele maddiyat değil, emek" Aracının kendisi için manevi bir değeri olduğunu, yaşadığı üzüntüyü anlatan Durmuş Mavi, "Bu araba benim gençliğimin bir parçası, Tofaş sevdası başka bir şey. Kendi imkanlarımla, tırnaklarımla kazıyarak aldım. Maddiyatı gerçekten önemli değil, kornayı yine alırım ama evimin önünde böyle bir şeyin yapılması, elini kolunu sallayarak gelip emeğimin çalınması içime dokundu" dedi. "Evimin önüne gelip böyle bir şey yapmaları içime dokundu" Hırsızlara çağrıda bulunarak şüphelilerin bir an önce yakalanmasını isteyen Mavi, "Buradan sanayiye gidiyordum. Kavşakta birine selam verecektim, kornaya bastım kornanın çalmadığını fark ettim. Sonra sanayiye gidince arabama baktım, kornaların olmadığını gördü. Eve geldim kameraları inceledim. Kameralarda iki kişinin gelip elini kolunu sallayarak arabamdan kornalarımı söktüklerini gördüm. Teybi sökmüşler. Bir de örtüm vardı, konsol örtüm. Onu almışlar. Mavi bir örtüydü. Aracımı kendi imkanlarımla aldım, o yüzden benim için daha değerli. Maddiyat önemli değil de evimin önüne gelip böyle bir şey yapmaları içime dokundu. Kamera olmasa ne yapacaktık bilmiyorum. Emniyete gittik, ’size dönüş yapacağız’ dediler, o gün bugündür haber bekliyoruz. Yani geri getirip yerine takarsa belki bir ihtimal yine bir şey olmayabilir ama ben yine de şikayetçi olacağım. Bunların bir cezası olması lazım" şeklinde konuştu. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Antalya’da 20 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü gencin telefonunu foseptik çukuruna atmış
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12 Antalya’da 20 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü gencin telefonunu foseptik çukuruna atmış Antalya’da internette tanışarak evine gittiği 26 yaşındaki genci çıkan tartışma sonucu 20 yerinden bıçaklayarak ölümüne sebep olan cinayet zanlısının, olay sonrası ölen gencin cep telefonunu foseptik çukuruna attığı ortaya çıktı. Geçtiğimiz hafta Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, arkadaşlarının ulaşamadığı 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu, çilingir yardımıyla girilen ikametinde ölü olarak bulunmuştu. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nun ölümü sonrası, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından binanın güvenlik kameraları inceleyerek cinayet zanlısı Yusuf E.Ç.’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakalandı. Zanlı tutuklandı Adliyeye sevk edilip hakim karşısına çıkan zanlı Yusuf E.Ç., cumhuriyet savcısına verdiği ifadenin ardından nöbetçi sulh hukuk mahkemesinde ’kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yeni detaylar Olay günü İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda ise yeni detaylar ortaya çıktı. Ekipler, ikametin daire kapısında herhangi bir zorlama izi olmadığı ve anahtarın içeriden takılı olduğunu, evin içerisinde ise İlhan Çobanoğlu’na ait cep telefonu, cüzdan ve değerli eşya bulamadı. Foseptik çukuruna atmış Cinayet zanlısının ifadesinde İlhan Çobanoğlu ile sosyal medya üzerinden tanıştığını, ikametine gittiğinde aralarında çıkan kavga sonucu olayın gerçekleştiğini, şahsın cep telefonunu alarak firar ettiğini ve telefonu Kepez ilçesinde foseptik çukuruna attığını beyan ettiği öğrenildi. Ekipler, bahse konu foseptik çukurunda yaptıkları arama sonucunda, İlhan Çobanoğlu’na ait cep telefonu buldu.
Büyükşehir’in geleneksel iftar ikramı sürüyor
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:29 Büyükşehir’in geleneksel iftar ikramı sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı geleneksel sıcak yemek ikramlarını sürdürüyor. İftar öncesi şehir merkezinde belirlenen mahallelerde sıcak yemek dağıtımı yapan Mobil Aşevi, Ramazan ayının manevi havasını ve paylaşma ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Dayanışmanın, birlikteliğin ve paylaşmanın adı Ramazan ayı ile birlikte Büyükşehir Belediyesi’nin gelenekselleşen mahallelerde iftar yemeği dağıtımları devam ediyor. Her akşam iftar öncesi farklı mahallelerde kurulan Mobil Aşevi, Kepez Baraj mahallesinde muhtarlık yakınındaki park alanında vatandaşlarla buluştu. Halkın iftar sofrası için özenle hazırlanan 4 çeşit yemek ikram edildi. Mobil Aşevinin Baraj Mahallesi menüsünde mercimek çorbası, etli kuru fasulye, pilav ve tahin helvası yer aldı. Mobil Aşevi’nin gelenekselleştiğini belirten mahalle sakinleri bunun her Ramazan ayında Büyükşehir’in beklenen bir hizmeti olduğunu belirterek teşekkürlerini iletti. "Yemek ikramı Ramazan ayı boyunca sürecek" Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mobil Aşevi, her akşam farklı bir mahallede vatandaşlarla buluşacak. Mobil Aşevi 25 Şubat Çarşamba Barış Mahallesi Aydınlar Camii önü, 26 Şubat Perşembe Habipler Pazar yeri, 27 Şubat Cuma Erenköy Pazar yeri, 28 Şubat Cumartesi Varsak Karşıyaka Mahallesi muhtarlık yanı, 1 Mart Pazar Ünsal Mahallesi Pazar yerinde iftar öncesi yemek ikramı gerçekleştirilecektir. Saat 18.00 itibarıyla başlayacak dağıtımlarda, günlük 1000 kişilik dört çeşit sıcak yemek ikram edilecek.
Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı: "Ameliyatsız genç görünmek mümkün"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:23 Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı: "Ameliyatsız genç görünmek mümkün" Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi. Pınarbaşılı, "Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır" dedi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt yaşlanmasının yalnızca zamanın doğal bir sonucu olmadığını belirterek ameliyatsız gençleşme yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Cilt yaşlanması 30’lu yaşlarda başlıyor" Cilt yaşlanmasının birçok çevresel faktöre bağlı olarak hızlandığını ifade eden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, "Güneş ışınları, hava kirliliği, stres, sigara kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları; ciltte kolajen ve elastin kaybını hızlandırarak daha erken yaşta yorgun ve sarkmış bir görünüm oluşmasına neden olur. Cilt yaşlanması 30’lu yaşlarda biyolojik olarak başlamakta; 40’lı yaşlarda ise gözle görülür hale gelmektedir" dedi. Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Pınarbaşılı, "Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Doğru hasta, doğru planlama esastır" Medikal estetik uygulamalar öncesinde detaylı bir dermatolojik değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Pınarbaşılı, "Yaş, cilt tipi, mevcut deformasyon derecesi ve hastanın beklentileri doğrultusunda kişiye özel tedavi planı oluşturulması esastır. Uygun hasta seçimi ve bilimsel protokoller çerçevesinde uygulanan tedaviler güvenilir sonuçlar sağlamaktadır" diye konuştu. Mat ve yorgun ciltler için mezoterapi Mezoterapinin içeriğine değinen Pınarbaşılı, "Mezoterapi; vitamin, mineral, aminoasit ve antioksidan içeriklerin mikro enjeksiyon yöntemiyle doğrudan cilt altına verilmesini içeren bir medikal uygulamadır. Ciltte parlaklık artışı, nem dengesinin sağlanması ve genel cilt kalitesinin iyileştirilmesi hedeflenir" dedi. Mezoterapinin daha çok önleyici ve destekleyici bir uygulama olduğuna dikkat çeken Pınarbaşılı, "Cilt tonu mat ve solgun görünen bireyler, yoğun iş temposuna bağlı cilt kalitesi düşen kişiler, sigara kullanımına bağlı cilt hasarı bulunan hastalar ve 25 yaş sonrası cilt sağlığını korumak isteyen kişiler için uygundur" ifadelerini kullandı. İnce kırışıklıklar için gençlik aşısı Halk arasında "gençlik aşısı" olarak bilinen uygulamalara da değinen Pınarbaşılı, "Yoğun hyaluronik asit içerikleri sayesinde cildin nem kapasitesi artırılır. İnce kırışıklıklarda azalma ve daha homojen bir cilt görünümü sağlanması hedeflenir. Cilt daha dolgun ve sağlıklı bir görünüm kazanır" dedi. Bu uygulamanın özellikle belirli yaş grubuna önerildiğini belirten Pınarbaşılı, "Ciltte belirgin kuruluk ve nem kaybı olan, ince kırışıklık başlangıcı bulunan hastalar, güneş hasarına bağlı elastikiyet kaybı yaşayan kişiler ve 30–45 yaş aralığında cilt kalitesini artırmak isteyen hastalar için önerilmektedir" diye konuştu. Ameliyatsız tedavilerde lifting aşısı Lifting aşısının kolajen üretimini uyaran bir uygulama olduğunu ifade eden Pınarbaşılı, "Cerrahi müdahale istemeyen ancak yüz konturunda toparlanma talep eden hastalar için planlanmaktadır. Kolajen üretiminin desteklenmesiyle ciltte sıkılaşma, yüz ovalinde belirginleşme ve daha dinamik bir görünüm elde edilmesi hedeflenir" dedi. Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, "Yanak ve çene hattında hafif sarkma başlayan, 40 yaş ve üzeri hastalar ile elastikiyet kaybı belirginleşmiş kişiler ameliyatsız gençleşme yöntemlerinden fayda görebilir" ifadelerini kullandı.
Çandır: "Şiddetli yağmurlardan binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:19 Çandır: "Şiddetli yağmurlardan binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu" Antalya Ticaret Borsası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, yoğun yağışların tarımsal üretimde ağır hasara yol açtığını belirterek, "On bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, dört bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur olmuştur" dedi. Çandır, sigortasız üreticiler için acil nakit desteği ve kredilerin faizsiz ötelenmesi çağrısında bulundu. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kentte Ocak ayından bu yana etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretimde ciddi zararlara neden olduğunu söyledi. "Binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu" Yoğun yağışların özellikle örtüaltı üretim alanları ile meyve bahçelerinde hasara yol açtığını belirten Çandır, "Ocak ayından bu yana kent merkezimizde ve ilçelerimizde etkili olan yoğun yağışlar, örtüaltı üretim alanlarımızda ve meyve bahçelerimizde ciddi zararlara yol açmıştır. On bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, dört bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur olmuştur" dedi. Zarar gören üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileten Çandır, özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticiler için destek çağrısında bulundu. Çandır, "Özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticilerimiz için acil nakit desteğinin sağlanması, tüm üreticilerimizin mevcut kredilerinin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun şartlı kredi imkânlarının hızla devreye alınması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. İklim değişikliği ve dirençli üretim vurgusu İklim değişikliğinin etkisiyle afetlerin daha sık ve daha yıkıcı yaşanacağına dikkat çeken Çandır, tarımsal üretimi koruyacak yatırımların gecikmeden güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çandır, "Bu nedenle, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi, kalıcı ve dirençli çözümlerin hayata geçirilmesi artık bir zorunluluktur" şeklinde konuştu. "Miktar düştü, değer arttı" Ocak ayı ihracat verilerini de değerlendiren Çandır, yaş sebze sektörünün stratejik önemini koruduğunu belirterek, "Gerek ülkemiz gerek kentimiz yaş sebze ihracatı miktar olarak gerilerken değer bazında artmıştır. Antalya’mız miktarda yüzde 8’lik düşüşe rağmen değer olarak yüzde 15 artışla yaklaşık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir" diye konuştu. Bu tablonun birim ihracat fiyatlarının yükselmesine destek sağladığını ifade eden Çandır, yaş sebze üretiminin ihracatta tarımın ana taşıyıcı unsurlarından biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı. "Maliyet yükünü taşıyamayan üreticiler sektörden çekiliyor" Tarımdaki maliyet baskısına dikkat çeken Çandır, üreticinin fiyat belirleme gücünün sınırlı olduğunu belirterek, "Tarım sektörü maliyet belirleyen değil, maliyete katlanan bir sektördür. Girdiyi hangi fiyata alacağımıza biz karar vermiyoruz. Ama ürünü, oluşan piyasa fiyatına satmak zorunda kalıyoruz. Aradaki fark ise zarar hanesine yazılıyor" dedi. 2020’den bu yana üretici fiyatlarının 8,2 kat, girdi fiyatlarının 6,7 kat arttığını kaydeden Çandır, toplam maliyet içindeki işçilik, kira, sulama ve finansman kalemlerinin belirleyici olduğuna işaret etti. Çandır, "Aynı dönemde asgari işçilik maliyetleri 12,1 kat arttı. Sonuç olarak yüzde 22’lik fark, toplam maliyet artışını karşılamıyor. Aradaki fark ya borçla kapatılıyor ya da öz kaynak eritilerek. Açık konuşalım: Bu yükü taşıyamayan üreticiler birer birer sektörden çekiliyor" ifadelerini kullandı. Antalya’nın büyümesi ve yapısal riskler Antalya’nın 2 milyon 777 bini aşan nüfusuyla hızla büyüyen bir metropol olduğunu belirten Çandır, bu büyümenin tarım arazileri, kırsal nüfus ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Dengeli büyüme modeline ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çandır, üretim kapasitesinin korunmasının öncelik taşıdığını dile getirdi. İç ticaret verileri İllerarası ticaret verilerine de değinen Çandır, Antalya’nın diğer illerden alışta Türkiye 6’ncısı konumunda olduğunu ancak şehiriçi ve diğer illere satışta 12’nci sırada yer aldığını belirtti. Çandır, "Antalya’mızın toplam iç ticaretinin yaklaşık yarısı diğer illerden alış, yüzde 25’i diğer illere satış ve yüzde 25’i de şehiriçi ticaret olarak gerçekleşmektedir" şeklinde konuştu. Teşvik programına yatırım çağrısı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca açıklanan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın Antalya için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Çandır, üyeleri yatırım desteklerinden yararlanmaya davet etti. Program kapsamında tıbbi-aromatik bitkiler, örtüaltı ve dikey tarım teknolojileri, kültür endüstrileri ile spor ve sağlık turizmi alanlarının öne çıktığını kaydetti. AB pazarına uyum Avrupa Birliği’nde rekabetin artık tarifelerden çok standartlar üzerinden şekillendiğini belirten Çandır, düşük karbonlu üretim, izlenebilirlik, dijital uyum ve sürdürülebilirliğin belirleyici hâle geldiğini söyledi. Çandır, "Türkiye’nin yalnızca uyum sağlayan değil, Avrupa ile aynı anda hareket eden ve rekabet gücünü artıran bir ülke konumuna yükselmesi zorunludur" dedi.