Yerel Haberler
Antalya
ALKÜ öncülüğünde Alanya’da dijital göçebe turizmi çalıştayı düzenleniyor 24 Nisan 2026 Cuma - 20:50:37 Alanya turizminde sürdürülebilir büyüme ve çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öncülüğünde, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" ilk kez gerçekleştirilecek. ALKÜ Turizm Araştırma ve Uygulama Merkezi (TURAM) koordinasyonunda "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" düzenlenecek. 27 Nisan 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi, ALTAV, ALTSO ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilecek. Turizmde yeni açılımlar üretmeyi hedefleyen çalıştayda, özellikle sezon dışı olarak nitelendirilen Kasım-Mart döneminde destinasyonun hareketliliğini artıracak alternatif turizm modelleri ele alınacak. Dünya genelinde hızla yükselen ve yüksek katma değer sağlayan dijital göçebe turizmi, çalıştayın ana odak noktası olacak. Program kapsamında altyapı durumları, konaklama imkanları, yaşam kalitesi, dijital altyapı ve destinasyon pazarlaması gibi başlıklarda kapsamlı değerlendirmeler yapılacak ve somut öneriler geliştirilecek. Akademi, kamu ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla şekillenecek çalıştay çıktılarının, ilgili kurumlarla birlikte değerlendirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile paylaşılması ve Alanya’nın bu alandaki yol haritasına katkı sunması hedefleniyor. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, çalıştayın Alanya’nın turizm vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Alanya’nın dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline gelmesi adına atılan bu değerli adımın, turizmde sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:01 Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:32 Antalya’da apartman dairesindeki yangın korkuttu: 5 kişi tedbir amaçlı hastaneye götürüldü Antalya’da öğrencilerin kaldığı bir apartman dairesinin bir odasında çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Dumandan hafif etkilenen 5 kişi kontrol amaçlı hastaneye sevk edildi. Yangın, Kepez ilçesi Kültür Mahallesi Ulusoy Caddesi üzerinde bulunan 3 katlı bir apartmanın 2’nci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çoğunluğu üniversite öğrencilerinin ikamet ettiği öğrenilen dairenin bir odasında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Dumanları fark eden bina sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, alevleri diğer odalara ve üst katlara sıçramadan kontrol altına aldı. Yangın sonucunda evin bir odasında maddi hasar meydana geldi. Yoğun duman nedeniyle bina içerisinde bulunan ve dışarı çıkmakta güçlük çeken bir vatandaş, itfaiye ekipleri tarafından merdivenli araç yardımıyla güvenli bir şekilde tahliye edildi. Daire içerisinde bulunan ve dumandan hafif şekilde etkilendiği belirtilen 5 kişi ise sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından tedbir amaçlı hastaneye götürüldü. Hastaneye sevk edilenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilirken, itfaiye ve polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.
Alanya’da 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi
27 Şubat 2026 Cuma - 14:27 Alanya’da 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi Antalya’nın Alanya ilçesinde geçtiğimiz haftalarda etkili olan aşırı yağışların ardından Küçük Hasbahçe Mahallesi Alper Sokak’ta bulunan 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi. Yağış sonrası bölgede meydana gelen zemin kaymaları ve yol çökmeleri nedeniyle binalarda hasar oluştu. Geçtiğimiz haftalarda Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nün sarı kod ile uyarıda bulunduğu Alanya’da uzun süre etkili olan sağanak yağışın ardından sokakta asfalt zeminde çökmeler meydana geldi. Yağışa bağlı olarak zeminde oluşan hareketlilik çevredeki binaları da etkiledi. Alper Sokak’ta bulunan 3 binada çeşitli seviyelerde hasar tespit edilirken, bazı dairelerin duvarlarında çatlaklar oluştu. Yan tarafta bulunan bir binanın 1. katında ise kısmi çökme yaşandı. Olayda can kaybı ya da yaralanan olmadığı öğrenildi. İlgili kurumların ekipleri mahalleye sevk edildi. Yapılan ilk teknik incelemelerin ardından risk taşıdığı değerlendirilen 3 bina tedbir amacıyla boşaltıldı. Bina sakinleri güvenli alanlara yönlendirilirken, Alper Sokak geçici olarak yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Ekipler tarafından çevrede güvenlik önlemleri alınırken, heyelan riskine karşı bölgede izleme çalışması başlatıldı. Öte yandan, hasarın boyutu havadan dron ile görüntülendi. Görüntülerde yolun bazı bölümlerinde belirgin çökmeler olduğu, bina temellerinde ve taşıyıcı unsurlarda hasar meydana geldiği görüldü. 1. kattaki çökme ise yaşanan riskin boyutunu ortaya koydu. Mahalle sakinlerinden Hasan Sezen, "Komşular için üzüldük. Böyle olmasını istemezdik. Biz yukarıda oturuyoruz. Bizim evde bir şey yok. Heyelan riskinin olduğu yerleri gördüm, üzüldüm. Evleri kendileri yıkıp yapma durumları varsa daha olumlu olur. Heyelanın oluşmasının sebebi aşağıdaki derenin çekmesi. Dere dışarı dönüyor, doldurulan yerlerle beraber burayı götürdü" dedi.
Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül
27 Şubat 2026 Cuma - 13:05 Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti, köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova ilçesinde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız" sorusu üzerine "Hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol katederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor.
Antalya’da 819. fetih ve 96. yıl coşkusu
27 Şubat 2026 Cuma - 12:54 Antalya’da 819. fetih ve 96. yıl coşkusu Antalya’da kentin fethinin 819. yıl dönümü ile Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 96. yıl dönümü, 4-6 Mart tarihleri arasında düzenlenecek konser, sempozyum, sergi ve anma programlarıyla kutlanacak. Antalya Valisi Hulusi Şahin, düzenlenen basın toplantısında 819. fetih yıl dönümü ile Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 96. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik takvimini paylaştı. Fetih kutlamaları mehter konseriyle başlayacak Fetih yıl dönümü programının 4 Mart Çarşamba günü saat 20.30’da Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birlik Komutanlığı’nın Cam Piramit önünde vereceği konserle başlayacağını belirten Şahin, 5 Mart programına ilişkin şu bilgileri verdi: "Uluslararası Antalya Sempozyumu’nu Akdeniz Üniversitesi’nde saat 10.00’da başlatacağız. Saat 12.45’te Muratpaşa Camii’nde Mevlid-i Şerif programımız var. 5 Mart akşamı saat 20.00’de AKM fuaye alanında fetih sergisi açılışını yapacağız. Yine AKM’de Aspendos Salonu’nda fetih programını hep birlikte icra edeceğiz, bu programın sonunda da Prof. Dr. Tufan Gündüz hocamızın bir konferansı olacak. Tüm Antalyalıları fetih gününe AKM’ye ve diğer etkinliklere bekliyoruz." 6 Mart’ta Atatürk’ün Antalya’ya gelişi kutlanacak Vali Şahin, 6 Mart Cuma günü Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 96. yıl dönümünün kutlanacağını belirterek, program detaylarını şöyle açıkladı: "Kutlama programı yine Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda saat 11.00’de olacak. Bunun dışında Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuarı tarafından da ‘Atam Antalya’da’ konseri yine aynı gün saat 14.30’da yapılacak ve en sonunda Cumhuriyet Meydanı’nda saat 21.00’de konserimiz olacak." Kızıl Kule’nin 800. yılı yıl boyu kutlanacak Bu yıl aynı zamanda Alanya’daki Kızıl Kule’nin inşasının 800. yıl dönümü olduğunu vurgulayan Şahin, şu ifadeleri kullandı: "Bu yıl aynı zamanda Alanya’daki Kızıl Kule’nin Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından inşa edilen ve Antalya’mızın, Alanya’mızın simge yapılarından biri olan Kızıl Kule’nin de inşasının 800. yıl dönemi. Onu da yıl boyu kutlayacağız. Kutlamalarımız yıllara sari olarak devam edecek, bizi biz yapan temel değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türk tarihinin, Selçuklu tarihinin, Osmanlı tarihinin altın sayfalarını yeni nesle, gençlerimize anlatmak için çalışmalarımız devam edecek. Cumhuriyet tarihini, Atatürk’ümüzü yeni nesle benimsetmek için çalışmalarımız devam edecek." "Fetih bir medeniyetin kök salmasıdır" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ise Antalya’nın fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını belirterek şunları söyledi: "Antalya’nın fethi sadece bir şehrin surlarının aşılması değil, bir medeniyetin, bir inancın ve bir ruhun bu topraklarda kök salmasıdır. Akdeniz Üniversitesi olarak bizlere yurt olan bu topraklarda tarihimize ve kültürümüze sahip çıkarak bu kutlu mirası gençlerimize doğru bir şekilde aktarmak gibi önemli bir sorumluluğumuzun olduğunun bilincindeyiz." Özen, 2018 yılından bu yana Uluslararası Antalya Fetih Sempozyumu’nu düzenlediklerini belirterek bu yıl "Kadim Antalya Antik Çağ’dan Cumhuriyete; Kent, kültür, coğrafya ve toplum" başlıklı sempozyumun gerçekleştirileceğini, ayrıca "Fetihnameler" fotoğraf sergisinin açılacağını ifade etti. Cumhuriyet Meydanı’nda Kıraç konseri Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek de 6 Mart Cuma günü Cumhuriyet Meydanı’nda Kıraç konseri düzenleneceğini belirterek, "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 6 Mart Cuma günü Cumhuriyet Meydanı’nda Kıraç konseriyle halkımızla birlikte olacağız. Atamızın Antalya’ya gelişinin 96. yılını kutlayacağız. Tüm halkımız davetlidir" dedi.
Rus aileler, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin TL, ölü bulana 10 bin TL ödül
27 Şubat 2026 Cuma - 12:53 Rus aileler, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin TL, ölü bulana 10 bin TL ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova İlçesi’nde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vaz geçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız?" sorusu üzerine "hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki?" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol kat ederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor. (ARD-SM-
Jandarma personeline iletişim, stres ve öfke yönetimi eğitimi
27 Şubat 2026 Cuma - 12:52 Jandarma personeline iletişim, stres ve öfke yönetimi eğitimi Antalya’da Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü’nce ilçede görev yapan jandarma personeline iletişim, stres ve öfke yönetimi eğitimi verildi. Merkez Jandarma Karakolu ve Güney Jandarma Karakolu’nda görev yapan personele Psikolog Fahriye Keskin tarafından verilen eğitimde, sahada görev yapan güvenlik güçlerinin karşılaştığı psikolojik yükler ve bu yüklerle baş etme yöntemleri ele alındı. Eğitimde kamu hizmeti sunan güvenlik personelinin vatandaşlarla kurduğu iletişimin toplumsal huzur açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu. Doğru iletişim dili kullanımı, beden dili, aktif dinleme becerileri ve empati kurma yöntemleri örnek olaylar üzerinden anlatıldı. Özellikle kriz anlarında sağlıklı ve sakin bir iletişim kurulmasının olayların büyümeden kontrol altına alınmasında belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Stresle başa çıkma yöntemleri paylaşıldı Program kapsamında stresin fizyolojik ve psikolojik etkileri hakkında bilgi verildi. Yoğun görev temposu, ani gelişen olaylar ve riskli durumların personel üzerinde oluşturabileceği baskıya dikkat çekildi. Eğitimde nefes egzersizleri, farkındalık çalışmaları ve günlük hayatta uygulanabilecek basit stres kontrol teknikleri uygulamalı olarak aktarıldı. Stres yönetiminin hem mesleki performansı hem de kişisel yaşam kalitesini doğrudan etkilediği vurgulandı. Öfke kontrolü ve duygusal dayanıklılık Öfkenin doğal bir duygu olduğu ancak kontrol edilmediğinde bireysel ve kurumsal sonuçlar doğurabileceği belirtilerek, öfke yönetimine ilişkin bilimsel yaklaşımlar paylaşıldı. Duygusal farkındalık geliştirme, tetikleyicileri tanıma ve sağlıklı tepki verme yöntemleri üzerinde duruldu. Eğitim sonunda personelin soruları yanıtlanırken, benzer programların ilerleyen süreçte de sürdürüleceği bildirildi. Yetkililer, kamu kurumlarında görev yapan personelin ruh sağlığını desteklemeye yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi orman yangınlarıyla mücadelesini sürdürüyor
27 Şubat 2026 Cuma - 12:48 Antalya Büyükşehir Belediyesi orman yangınlarıyla mücadelesini sürdürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi orman yangınlarına karşı farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Manavgat’ta gerçekleştirilen eğitimlerde özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların erken müdahale, ihbar ve güvenli tahliye konularında bilinçlendirilmesi sağlandı. Manavgat ilçesine bağlı Çardak Mahallesi’nde düzenlenen eğitimde, orman yangınlarının çıkış nedenleri, yangınların ekosistem, insan sağlığı ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri, yangın öncesinde alınması gereken önleyici tedbirler ile yangın anında ve sonrasında doğru davranış biçimleri ele alındı. Eğitimler İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı İklim Değişikliği Şube Müdürlüğü personeli ile Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi eğitimcileri ve Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı eğitimcileri tarafından gerçekleştirildi. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların erken müdahale, ihbar ve güvenli tahliye konularında bilinçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Büyük yangınlardan çıkarılan dersler paylaşıldı İtfaiye eğitimcileri tarafından yapılan sunumlarda ise yangınla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin hayati rol oynadığına dikkat çekilirken, geçmiş yıllarda yaşanan büyük yangınlardan çıkarılan dersler katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye Ormancılar Derneği yetkilileri ise iklim değişikliğinin orman yangınlarının sıklığı ve şiddeti üzerindeki etkilerine değinerek, toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Katılımcılara defne fidanı dağıtıldı Eğitim sonunda, katılımcılara doğaya katkı ve farkındalık amacıyla defne fidanı dağıtıldı. Ayrıca Türkiye Ormancılar Derneği ile Antalya Büyükşehir Belediyesinin ortak çalışmasıyla hazırlanan, orman yangınlarıyla mücadele ve korunma yöntemlerini içeren bilgilendirici kitapçıklar vatandaşlara ulaştırıldı. Çardak Mahallesi sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Etkinlikte, orman yangınlarına karşı bilinçli ve hazırlıklı olmanın, can ve mal kayıplarını en aza indirmede en etkili yol olduğu bir kez daha vurgulandı.
Kocagöz, 2. sınıf öğrencilerine yerel yönetimi anlattı
27 Şubat 2026 Cuma - 12:45 Kocagöz, 2. sınıf öğrencilerine yerel yönetimi anlattı Bahçeşehir Koleji Park Orman Kampüsü 2. sınıf öğrencileri, Hayat Bilgisi dersinin "Yönetim Birimlerini Tanıyorum" konusu kapsamında Kepez Belediyesini ziyaret etti. Minik öğrenciler, yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Öğrencileri başkanlık makamında ağırlayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, günlük hayattan örneklerle miniklere belediyeciliği anlattı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Bahçeşehir Koleji Park Orman Kampüsü 2. sınıf öğrencilerini ağırladı. Hayat Bilgisi dersinde işlenen "Yönetim Birimlerini Tanıyorum" ünitesi çerçevesinde düzenlenen ziyarette öğrenciler, yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını uygulamalı olarak görme imkanı elde etti. Başkan Kocagöz, belediyecilik hizmetlerine ilişkin bilgi verdiği öğrencilerin sorularını da yanıtladı. Çocuklara "Belediyeye gelirken nereden geldiniz? Oyunlarınızı nerede oynuyorsunuz? Mahallenizdeki çöp konteynerlerini kim temizliyor, ağaçları kim dikiyor?" gibi sorular yönelten Başkan Kocagöz, belediyenin çalışmaları hakkında şu açıklamalarda bulundu: "Geldiğiniz yolları yapıyoruz, oyun oynadığınız parkları düzenliyoruz, mahallenizdeki çöpleri topluyoruz. Sokağa çıktığınızda çevrenizi güzelleştiren ağaçları dikiyor ve bakımlarını yapıyoruz" dedi. "Çevreyi, hayvanları ve insanları sevin" Başkan Kocagöz, çocuklara da sorumluluklarını hatırlatarak, "Sizler her şeyden önce iyi ve yardımsever insanlar olacaksınız. Arkadaşlarınızı sevecek, anne-babanıza ve öğretmenlerinize saygılı olacaksınız. Yerlere çöp atmayacak, çevrenizi koruyacaksınız. Yeşili, hayvanları ve insanları seveceksiniz. Yarın bu ülke sizlere emanet olacak. Belki içinizden belediye başkanları çıkacak" diye konuştu. "Ne mutlu Türk’üm diyene" Konuşmasında sevginin önemine vurgu yapan Başkan Kocagöz’ün "Atatürk’ü seviyor musunuz?" sorusuna öğrenciler alkışlar eşliğinde "Evet" dedi. "En güzel bayrak?" sorusuna da hep bir ağızdan "Türk bayrağı" cevabını veren öğrenciler, salonda coşkulu anlar yaşattı. Başkan Kocagöz çocuklara "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle karşılık verdi. Başkan Kocagöz’ün konuşması sırasında belediye başkan yardımcıları ve birim müdürlerine dönerek belediye hizmetlerinin ekip çalışmasıyla yürütüldüğünü belirtmesi üzerine bir öğrencinin "Kolay gelsin" sözleri herkesi gülümsetti. "Hayatlara dokunabilmek çok güzel" Bir öğrencinin "Çocukken belediye başkanı olmayı düşündünüz mü?" sorusuna Başkan Kocagöz, "Ben çocukken sizin kadar şanslı değildim. Belediyeye hiç gitmemiştim. Ama şimdi belediye başkanı olduğum için çok mutluyum. İnsanlara yardım etmek, çocukların, gençlerin, engellilerin, yaşlıların hayatlarına dokunacak hizmetler yapabilmek çok güzel" dedi. Öğrenciler sordu birim müdürleri cevapladı Ziyaret sonunda Başkan Kocagöz, öğrencilere meyve suyu ve kek ikramında bulunarak süslü kalemler hediye etti. Öğrenciler, daha sonra belediye meclis salonunu gezdi. Birim müdürleri, kendi çalışma alanları hakkında bilgi vererek, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
İkiz bebeklerinin fotoğraflarını çekerek başladı, evinin bir odasını stüdyoya çevirdi
27 Şubat 2026 Cuma - 12:32 İkiz bebeklerinin fotoğraflarını çekerek başladı, evinin bir odasını stüdyoya çevirdi Antalya’nın Serik ilçesinde hobi olarak ikiz bebeklerinin fotoğraflarını çekerek başladığı fotoğrafçılıkta eşinin desteğiyle profesyonelliğe adım atan genç kadın, evinin bir odasını stüdyoya çevirdi. İlçenin tek doğum ve bebek fotoğrafçısı olan Ebru Dinç Toköz, "Hayalinizin peşinden muhakkak gidin" dedi. Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan 7 yıllık evli ve ikiz çocuk annesi Ebru Dinç Toköz, hobi olarak ikiz bebeklerinin fotoğrafını çekerek başladığı hamile ve bebek fotoğrafçılığında profesyonelliğe adım attı. Eşinin de desteğiyle Diyarbakır ve Adana’daki usta isimlerden eğitimler alarak 2 yıl önce profesyonel kariyerine adım atan Toköz, evinin bir odasını stüdyoya çevirerek, açtığı "Ebru’nun Kadrajı" isimli sosyal medya hesabı ile ilçenin tek doğum ve bebek fotoğrafçısı oldu. Hobi olarak başladı, profesyonelliğe adım attı Üniversiteden maliye bölümünden mezun olduğunu ve lisans yaptığını belirten Ebru Dinç Toköz, fotoğrafçılığa ikiz bebeklerinin yeni doğan ve yaş günü çekimlerini yaparak başladığını belirtti. Eşinin kendisini bu konuda desteklediğini ve profesyonel eğitim almaya yönlendirdiğini belirten Toköz, "Maliye mezunuyum, maliyeye çok yönelmek istemedim açıkçası, kendi işimi yapmak istedim. Biraz da merakım olduğu için bu yönde de kendimi ilerlettim, eğitimlerimi de aldım. İkiz bebeklerimin yeni doğan çekiminden yaş çekimlerine kadar bütün hepsini yaptırdık. Benim biraz fotoğraf çekmeye merakım vardı zaten. Eşim de bu konuda beni destekledi. Onun desteğiyle böyle home-office şeklinde bir stüdyomuz oldu. Çekimlerimi o şekilde yapıyorum. Onun da desteğiyle böyle güzel bir meslek sahibi oldum aslında" dedi. "Ailelerden güzel geri dönüşler oluyor" İlçedeki ailelerin hamilelik dönemlerinde ve bebeklerinin profesyonel çekimlerini yaptırmak için ya Antalya merkez ya da Manavgat’a gitmek zorunda olduğunu belirten Toköz, "Evden çalışıyorum, evimin bir odasını stüdyoya çevirdim. İkizlerimden dolayı bir yer açmayı düşünmedim aslında. Hem onlarla ilgilenip hem işimi yapmayı düşündüm. O şekilde başladık. Ailelerimden geri dönüşler çok güzel. Özellikle Serik’teki ailelerimden, çünkü hep burada profesyonel bir şekilde bu işin olmadığını düşünüyorlar. Genelde çekimlere Antalya’ya ya da Manavgat’a gitmek zorunda kaldıklarını söylüyorlardı, gayet memnunlar" ifadelerini kullandı. "Çocukları sevdiğim için bu iş bana zor gelmiyor" İşini severek yaptığını söyleyen Ebru Dinç Toköz, "Hem ikiz bebek, hem ev hanımlığı, hem iş, bu üçünü birleştirince zor olmuyor mu diye soruyorlar. Alıştım artık, çünkü işimi severek yapıyorum, çocukları seviyorum. Çocukları sevdiğim için bu iş bana zor gelmiyor. Eşimin de desteği olunca bu zor işler bana kolaylaşıyor. Yeni doğan çekimleri yapıyorum, hamile çekimleri yapıyorum. 1 yaş, 2 yaş, 3 yaş, aile çekimleri, doğum çekimleri de yapıyorum bunun yanı sıra. Hastanelere gidip doğum çekimlerine de giriyorum. Hayalinizin peşinden muhakkak gidin. Ben yapamam, benim destekçim yok diye düşünmeyin. En büyük destekçiniz kendinizsiniz. Tabii eşiniz de bu konuda çok önemli. Benim eşim de destek olduğu için ben belki buralara geldim bugün. Ama hayallerinizin peşinden gidin ve asla ’Ben bunu yapamam, işte o kadar vaktim yok’ gibi şeyler düşünmeyin, eminim yapabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Kendi okuduğu bölüme ilgisi yoktu" Eşinin fotoğraf çekmeye ilgisini fark ettiğinde bu alanda kendisini geliştirmesi için destek olduğunu söyleyen Haluk Toköz ise, "Eşimin bu yolculuğunda en büyük destekçisi ben oldum diyebilirim. Eşim üniversiteden maliye mezunu. Kendi okuduğu bölüme karşı bir ilgisi yoktu. Fotoğraf çekmeye ilgisi var, bu benim de dikkatimi çekti. Ben de bu alanda kendisine destek verdim. Biz kendi çocuklarımızın böyle 1 yaş, 2 yaş çekimlerini falan hep yaptık. Gittiğimiz stüdyolar da benim çok hoşuma gitti. O da zaten fotoğraf çekmeyi falan sevdiği için bu şekilde maceraya başladık" dedi. "Hayalleri varsa gerçekleştirebilirler" Hobi olarak başladığı fotoğrafçılıkla eşinin gelişmesi için profesyonel eğitimler aldığını belirten Haluk Toköz, "İlk önce eğitimlerimizi aldırdık. Türkiye çapında en iyi bebek fotoğrafçılarından bir-ikisinden eğitim aldık. Ondan sonra kendi stüdyomuzu, ekipmanlarımızı aldık kurduk. Bu şekilde bir maceraya atıldı. Böyle bir şeye atılması benim için de çok iyiydi, destek verdim. Daha iyi yerlere geldi, daha da iyi yerlere gelebileceğine inanıyorum. Ev hanımı olup da illa bir dışarıda stüdyo açmaktansa, evin bir odasını da kullanabilirler. Herkese tavsiye ediyorum, evde gerçekleştirilebilecek bir hayalleri varsa gerçekleştirebilirler" ifadelerini kullandı. "İsteyince her şey mümkün" Bebeğinin fotoğraflarını çektirmek için Ebru Dinç Toköz’ün stüdyosuna gelen İbrahim Kökçe, "Valla işin açığı bu kadarını ben de beklemiyordum. Biraz garipsedim, evde nasıl olacak diye düşünürken geldim. Ama gayet güzel, her şey çok güzel, hoşuma gitti. Tavsiye ederim, ev hanımlarımız için güzel bir iş düşüncesi. Ben kutluyorum kendisini. İstedikten sonra yapılabilecek her şey mümkün oluyormuş" şeklinde konuştu.