Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor
24 Nisan 2026 Cuma - 22:58:27
Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:50
ALKÜ öncülüğünde Alanya’da dijital göçebe turizmi çalıştayı düzenleniyor
Alanya turizminde sürdürülebilir büyüme ve çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öncülüğünde, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" ilk kez gerçekleştirilecek. ALKÜ Turizm Araştırma ve Uygulama Merkezi (TURAM) koordinasyonunda "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" düzenlenecek. 27 Nisan 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi, ALTAV, ALTSO ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilecek. Turizmde yeni açılımlar üretmeyi hedefleyen çalıştayda, özellikle sezon dışı olarak nitelendirilen Kasım-Mart döneminde destinasyonun hareketliliğini artıracak alternatif turizm modelleri ele alınacak. Dünya genelinde hızla yükselen ve yüksek katma değer sağlayan dijital göçebe turizmi, çalıştayın ana odak noktası olacak. Program kapsamında altyapı durumları, konaklama imkanları, yaşam kalitesi, dijital altyapı ve destinasyon pazarlaması gibi başlıklarda kapsamlı değerlendirmeler yapılacak ve somut öneriler geliştirilecek. Akademi, kamu ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla şekillenecek çalıştay çıktılarının, ilgili kurumlarla birlikte değerlendirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile paylaşılması ve Alanya’nın bu alandaki yol haritasına katkı sunması hedefleniyor. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, çalıştayın Alanya’nın turizm vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Alanya’nın dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline gelmesi adına atılan bu değerli adımın, turizmde sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:01
Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye
Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
24 Nisan 2026 Cuma - 17:22
Kendisini polis ve savcı olarak tanıtıp 3 milyon 300 bin liralık vurgun yaptı
Antalya’da kendisini başkomiser ve cumhuriyet savcısı olarak tanıtarak bir vatandaşı 3 milyon 300 bin lira dolandıran şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Alınan bilgiye göre, Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne başvuran T.B., tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini "başkomiser ve cumhuriyet savcısı" olarak tanıttıklarını aktaran müşteki, kimliğinin bir suçta kullanıldığının söylendiğini belirtti. T.B., yapılan yönlendirme ile yaklaşık 3 milyon 300 bin lira değerindeki dövizi elden teslim ettiğini söyledi. Olayla ilgili başlatılan çalışmalar sonucu dolandırıcılık olayının şüphelisi İ.H.D., il dışında düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelinin üzerinde bulunan cep telefonu ve SIM kartına el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan adli makamlara sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:31
Alman vatandaşı Kerstin, İslam’ı seçerek "Elif" oldu
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yaşayan Alman vatandaşı Kerstin Struss, İslam dinini seçerek ’Elif’ ismini aldı. Gazipaşa İlçe Müftülüğü’nde Struss için hazırlanan ihtida programında İslam dininin tevhid dini olduğu vurgulandı. Programda ayrıca İlçe Müftüsü Fahri Başar, İslam’ın kardeşlik, barış ve insanlara karşı saygı dini olduğuna vurgu yaparak, "Müslümanlar, diğer din mensuplarına karşı anlayışlı davranır; bu anlayışın temelinde İslam dini vardır" dedi. İslam’ı seçme kararı Kerstin Struss, İslam dinini araştırdığını ve Müslümanların dayanışma, birlik ve beraberlik içinde olduklarını gördüğünü ifade etti. Müslüman olmadan önce onları daha iyi anlamak için oruç tuttuğunu belirten Struss, tüm bu gözlemler sonucunda İslam’ı seçtiğini açıkladı. "Elif" olarak yeni hayatına başladı Başar eşliğinde kelime-i şehadet getiren Struss, ’Elif’ ismini aldı kendisine Kur’an-ı Kerim ve Almanca meali hediye edildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:23
Başkan Vekili Özdemir: "Korkutelililerin emeği şehrimize büyük değer katıyor"
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Korkutelililer Derneği’nin düzenlediği geleneksel iftar yemeğine katıldı. Başkan Vekili Özdemir bu sofralarda sadece bir iftar yemeğini değil aynı zamanda ortak kültürün, değerlerin ve hemşerilik bilincinin de paylaşıldığını söyleyerek, "Korkutelililer Derneği’miz gibi köklerine sahip çıkan, kültürünü yaşatan ve dayanışmayı büyüten yapılar toplumsal birlikteliğimizin yapı taşlarıdır" dedi. Antalya Korkutelililer Derneği, Ramazan ayı dolayısıyla geleneksel iftar yemeğinin dördüncüsünü gerçekleştirdi. İftar programında akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı, dualar edildi. Ramazan ayının rahmetinin ve bereketinin hissedildiği iftar sofrasında Korkutelililerle birlikte olmaktan çok büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Başkan Vekili Özdemir, Korkutelililer Derneği’nin, köklerine sahip çıkan, kültürünü yaşatan ve dayanışmayı büyüten bir oluşum olduğunu söyledi. Korkutelililerin varlığının ve emeğinin şehre büyük bir değer kattığını söyleyen Büşra Özdemir, dernek başkanı Adnan İmirgi ve katkı sunan herkese teşekkür etti. "Antalya’nın her köşesinde dayanışma ruhu var" Başkan Vekili Özdemir, "Her etkinliğinizde, her davetinizde sizlerin yanında olan, sizleri çok seven hemşehriniz Muhittin Başkanımız burada olmayı, sizlere hitap etmeyi çok isterdi. Bilin ki gönlü, güzel dilekleri sizlerle. Ramazan ayı yardımlaşmanın, paylaşmanın ve hoşgörünün ayı. Bugün aynı sofrada buluşmak, gönüllerimizi birleştirmek, kardeşliğimizi büyütmek demek. Biz bugün bir iftar yemeğini değil aynı zamanda ortak kültürümüzü, değerlerimizi ve hemşerilik bilincimizi de paylaşıyoruz. Antalya farklı kültürlerin, farklı hikayelerin kardeşçe birlikte yaşadığı bir şehir ve bu güzel şehrin her köşesinde dayanışma ruhu var. Bu mübarek ayın soflarımıza bereket, gönüllerimize huzur, işlerimize hayır getirmesini diliyorum" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:39
ANTGİAD iftarında "İnsanın Fabrika Ayarları" konuşuldu
Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), geleneksel iftar yemeğinde iş dünyasını, akademiyi ve sivil toplumu aynı sofrada buluşturdu. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen buluşmada insan, toplum ve değerler ekseninde güçlü mesajlar verildi. ANTGİAD tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeği, yoğun katılımla bir otelde gerçekleşti. Programın açılışında konuşan ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, Ramazan ayının yalnızca bir ibadet dönemi değil, insanın kendisiyle yeniden bağ kurduğu, sakinleştiği ve iç muhasebe yaptığı özel bir zaman dilimi olduğuna vurgu yaptı. Yavaş, "İnsani duygularımız kaybolmuyor; sessizleşiyor, bastırılıyor ve görünmez hale geliyor. Çünkü çağımızda hız var ama derinlik yok, gürültü var ama anlam yok" dedi. "Toplum birbirine karşı etiketler oluşturuyor " Toplumsal kutuplaşmaya dikkat çeken Yavaş, bu tablonun kendiliğinden oluşmadığını vurgulayarak, "Bugün kutuplaşma; tahammülsüzlük ve empati yoksunluğu ile beslenen bir iklimdir. İnsanlar artık fikirleriyle değil, etiketleriyle tanımlanıyor. Toplum birbirini kucaklamak yerine, birbirine karşı zıt kutuplar oluşturuyor" dedi. Kutuplaşmanın kısa vadede bazı aktörlere alan açsa da uzun vadede toplumsal zarar ürettiğini belirten Yavaş, "Kutuplaşma sorunları çözmez, sadece erteler. Ve ertelenen her sorun, büyüyerek geri döner" ifadelerine yer verdi. "Dil bozulursa, düşünce de daralır" Dilin toplum üzerindeki belirleyici etkisine değinen Yavaş, kelimelerin anlam kaybının düşünce dünyasını da daralttığını ifade etti. Yavaş, "Toplumlar önce kelimelerle ayrışır. Eleştiri ‘tehdit’, farklılık ‘tehlike’ olarak görülmeye başlandığında, insanlar düşüncelerinden değil kelimelerden korkar hale gelir. Dili kim yönetiyorsa, zihni de o yönetir" dedi. "Sorun kaynak yetersizliği değil, paylaşım eksikliği" Dünyadaki çatışmaların temel nedenlerine de değinen Yavaş, kaynakların yeterli olmasına rağmen süregelen kavgaların insani eksikliklerden beslendiğini vurgulayarak, "Dünyada hepimize yetecek kadar hava, su ve gıda var. Sorun kaynak yetersizliği değil; insani yetersizliktir. Paylaşma eksik, vicdan eksik, anlam eksik" şeklinde konuştu. "Vicdan yoksa, en güçlü sistemler bile çöker" Vicdan kavramına da vurgu yapan Yavaş, şu değerlendirmeyi yaptı: "Vicdan; insanın içindeki en sessiz ama en güçlü pusuladır. Yasa yokken de doğruyu gösterir, kamera yokken bile yanlışı durdurur." Sevginin ise toplumları ayakta tutan en güçlü bağ olduğuna dikkat çeken Yavaş, Ramazan ayının bu anlamda önemli bir vicdan ve sevgi hatırlatması sunduğunu ifade etti. ATGİAD Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasının finalinde "Fabrika ayarlarımıza dönersek iyi insan oluruz" dedi. "İnsan bozulmadı, sadece unuttu" Programa konuk olan Prof. Dr. Sinan Canan, "İnsanın Fabrika Ayarları" başlıklı konuşmasında insan doğasının temel özelliklerine, günümüz yaşam tarzının zihin ve duygu dünyası üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Canan, insanın doğuştan getirdiği biyolojik ve psikolojik donanımın günümüz yaşam biçimiyle çoğu zaman çeliştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "İnsan doğası gereği merhametli, öğrenmeye açık ve anlam arayan bir varlıktır. Ancak içinde yaşadığımız sistem, bizi bu özelliklerden uzaklaştıracak biçimde çalışıyor. Hızlı, tepkisel ve yüzeysel bir hayata alışıyoruz. Sürekli tetikte olan bir beyin, derin düşünemez. Sürekli kıyas yapan bir zihin, şükredemez. Sürekli yarış halinde olan bir insan da merhametini kolayca kaybedebilir." "İnsan, özünde kötü değildir" İnsanın özünde kötü olmadığını, ancak çevresel şartların ve öğrenilmiş davranış kalıplarının bireyi dönüştürdüğünü belirten Canan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Her insan dünyaya masum ve potansiyel dolu gelir. Kötülük doğuştan gelmez; öğrenilir." "Fabrika ayarlarına dönmek" ifadesinin bir nostalji çağrısı değil, bilinçli bir farkındalık süreci olduğunu dile getiren Canan, "Fabrika ayarlarına dönmek demek, insanın kendi doğasını yeniden tanıması demektir. Kendi zihninin nasıl çalıştığını bilmek, duygularını fark etmek ve reflekslerini sorgulamak demektir" dedi. ANTGİAD üyelerine özel imzalı kitap Program sonunda Prof. Dr. Sinan Canan, "İnsanın Fabrika Ayarları" adlı kitabını ANTGİAD üyeleri için imzalayarak armağan etti. Bu esnada üyelerle sohbet eden Canan, yoğun ilgi gördü.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:29
Bayram ve sezon öncesi turizmde kritik uyarı: "Gerçek dışı fiyatlara aldanmayın"
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, turizm sektöründe dijitalleşmeyle birlikte artan siber güvenlik risklerine dikkat çekti. Misafir verilerinin korunmasının artık hayati önemde olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, sahte web siteleri ve kopyalanmış sosyal medya hesapları üzerinden sunulan gerçek dışı fiyatların misafirleri mağdur ettiğini belirterek, "Biz 7 günlük bir tatili 100 bin TL’ye pazarlarken 50 bin TL’ye verildiğini görüp gelen misafirler hayal kırıklığı yaşıyor. Çok gerçek dışı bir fiyat görüldüğünde bunun sahte olabileceği mutlaka göz önünde bulundurulmalı" dedi. POYD Başkanı Saatçioğlu, turizm ve otelcilik sektöründe dijitalleşmenin beraberinde getirdiği siber güvenlik tehditleri ve veri koruma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşmenin işletmeleri siber saldırılara karşı daha hassas hale getirdiğini belirten Saatçioğlu, geçmişte teorik düzeyde kalan saldırıların artık fiilen yaşandığını söyledi. "IT departmanı artık risk departmanı" Saatçioğlu, "IT departmanlarımız artık bizim için sıradan bir departman değil. Bir risk departmanı haline geldi. Aynı zamanda itibarımızı yöneten kritik bir birim oldu. Dijitalleşmeyle birlikte sistemleriniz birçok tehdide açık hale geliyor. Daha önce teorik olan siber saldırılar artık turizm sektöründe de yaşanmaya başladı. Bu nedenle veri güvenliği bizim için son derece önemli ve hassas bir konu" diye konuştu. "Misafirlerden minimum veri alıyoruz" Misafir verilerinin korunmasına yönelik uygulamalara değinen Saatçioğlu, veri minimizasyonu yaklaşımını benimsediklerini vurguladı. Saatçioğlu, "Misafirlerden mümkün olduğunca minimum veri almaya çalışıyoruz. Pasaport veya kimlik okutulduğunda yalnızca isim, doğum tarihi ve T.C. kimlik numarası alınıyor. Diğer bilgiler gölgeleniyor. Verilerin herhangi bir yerde depolanmaması, yanlış kişilerin eline geçmemesi ve otel dışından yapılabilecek saldırılara karşı korunması için mevcut tüm teknolojik altyapıyı kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. Penetrasyon testleriyle sürekli denetim Otellerin siber dayanıklılık seviyesini ölçmek için düzenli testler yapıldığını belirten Saatçioğlu, sistemlerin sürekli kontrol altında tutulduğunu söyledi. Saatçioğlu, "Penetrasyon testleri yapılıyor. Dışarıdan gelebilecek bir saldırıya karşı altyapımızın ne kadar dayanıklı olduğunu, hangi önlemlerin yeterli olduğunu bu testlerle değerlendiriyoruz. Sistemlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz" şeklinde konuştu. "Oteller günde ortalama 100 siber saldırıya maruz kalabiliyor" Siber tehditlerin küresel ölçekte arttığını dile getiren Saatçioğlu, büyük zincir otellerin daha yoğun saldırı riski taşıdığına dikkat çekti. Saatçioğlu, "Siber saldırılar artık ciddi bir suç alanı. Benim bildiğim kadarıyla dünya genelinde oteller günde ortalama 100 siber saldırıya maruz kalabiliyor. Hilton, Sheraton, Ritz Carlton gibi büyük veri depolayan zincirler çok daha fazla saldırı riskiyle karşı karşıya kalabiliyor" dedi. Saldırıların hedefinde kredi kartı ve operasyonel sistemler var Siber saldırıların temel hedeflerine değinen Saatçioğlu, finansal verilerin ve otel operasyonlarının risk altında olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Genellikle misafir verilerine ve kredi kartı ödemelerine ulaşmaya çalışıyorlar. Bunun yanında otelin tüm hesaplarını bloke etmeye yönelik girişimler de söz konusu. Böyle bir durumda hiçbir işlem yapamaz hale gelebiliyorsunuz. Bu, otelin tüm operasyonel sisteminin durması anlamına geliyor." Sahte siteler ve sosyal medya tuzağı Saatçioğlu, kopyalanmış web siteleri ve sahte sosyal medya hesapları üzerinden yapılan dolandırıcılıklara karşı misafirleri uyardı. Saatçioğlu,"Otellerin birebir kopyalanmış web sayfaları açılıyor, sahte sosyal medya hesapları oluşturuluyor. Gerçek dışı ve çok düşük fiyatlarla rezervasyon sunuluyor. Misafirler bu siteler üzerinden işlem yaptığında ciddi mağduriyetler yaşanabiliyor. Zaman zaman misafir geliyor ancak sistemimizde rezervasyon bulunmuyor. Gerçek fiyatın yüzde 50 altında bir bedelle tatil satın aldığını düşünerek gelen misafir büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Bu tür sahtecilikleri tespit ettiğimizde suç duyurusunda bulunuyoruz. Hem finansal hem de itibar kaybı yaşanıyor. Hatta itibar zedelenmesi çok daha büyük bir risk. Bir işletmenin itibarını yeniden inşa etmek son derece zor" diye konuştu. "Gerçek dışı fiyat mutlaka teyit edilmeli" Misafirlerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Saatçioğlu, doğrudan teyit çağrısı yaparak, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Kullanıcı çok bilinçli olmalı. Online pazarda fiyatlar birbirine çok yakındır. Channel Manager sistemleri sayesinde tüm platformlarda aynı fiyat politikası uygulanır. Çok gerçek dışı bir fiyat görüldüğünde mutlaka şüpheyle yaklaşılmalı ve tesis doğrudan aranarak teyit edilmelidir."
27 Şubat 2026 Cuma - 09:30
Türkiye son 20 yılda, Antalya’dan büyük tarım alanını kaybetti
Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan verilere göre; Türkiye’nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya’nın yüzölçümünü aşarken; Antalya’da ise yüzölçümünün yüzde 3’ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Tarım alanı kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, "Tarım toprağını kaybetmek, gelecek için üreteceğimiz gıdayı kaybetmek demektir. Toprak, üretemediğimiz bir varlık. O nedenle çok özen göstermemiz gerekiyor" dedi. Türkiye genelinde ve özellikle tarımın başkenti olarak gösterilen Antalya’da, aşırı kentleşme ve sanayileşmenin etkisiyle yaşanan tarım toprağı kaybı, rakamlarla çarpıcı biçimde ortaya kondu. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan verilere göre; Türkiye, son 20 yılda tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetti. Bu kayıp yaklaşık 25 milyon 910 bin dekar, yani 3 milyon 628 bin futbol sahası büyüklüğünde alana karşılık geliyor. Antalya’da ise son 20 yılda tarım topraklarının yüzde 16,7’si yok oldu. Kent yüzölçümünün yüzde 3’ünü aşan bu kayıp, yaklaşık 90 bin futbol sahası büyüklüğüne ulaştı. Türkiye’nin kaybı Antalya’yı aştı Son 20 yılda Türkiye genelinde kaybedilen 25 milyon 910 bin dekarlık tarım alanının, yüzölçümü bakımından Antalya’dan daha büyük bir alana karşılık gelmesi dikkat çekerken; Antalya’da kaybedilen 643 bin dekarlık tarım alanının ise kent yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3,1’ine denk geldiği hesaplandı. Tarım potansiyeli ve örtü altı üretimdeki liderliğiyle öne çıkan kentte kayıp oranının Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi, tabloyu daha çarpıcı hale getirdi. Tarımın merkezi Antalya’da tablo ağırlaşıyor 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin toplam tarım alanlarının yüzde 14’ü Antalya’da yer alıyor, Antalya’nın en fazla tarım alanına sahip ilçeleri sıralamasında Korkuteli yüzde 31’lik payla ilk sırada yer aldı. Korkuteli’ni yüzde 14’lük payla Elmalı, yüzde 12’lik payla Manavgat ve yüzde 11’lik payla Serik takip etti. Antalya’daki tarım alanlarının kullanım dağılımında tarla bitkileri üretimi yüzde 47,4 ile en büyük payı alırken, meyvecilik yüzde 25, nadas alanları yüzde 14, sebze üretimi yüzde 13,3 ve süs bitkileri üretimi yüzde 0,2 oranında gerçekleşti. Son 30 yıllık veriler, Türkiye’nin tarım alanlarının yüzde 10,6’sını kaybettiğini, Antalya’daki kaybın ise yüzde 21’e ulaştığını ortaya koydu. Toprak kaybının Türkiye genelinde en hızlı yaşandığı dönemin 2005-2021 yılları arası olduğu belirtilirken, Antalya’da 1995-2010 ile 2020-2024 dönemleri öne çıktı. Bazı ilçelerde gerileme Antalya’da son 20 yılda en fazla tarım toprağı kaybı Akseki ve Gündoğmuş ilçelerinde yaşandı. Her iki ilçede tarım alanlarının yaklaşık yüzde 86’sının kaybedildiği belirlendi. Bu ilçeleri yüzde 72’lik kayıp ile İbradı takip etti. Merkez ilçelerde ise aynı dönemde tarım alanlarında yaklaşık yüzde 10 oranında azalma kaydedildi. Yoğun tarım yapılan ilçelerde de dikkat çekici kayıplar yaşandı. Kumluca’da tarım alanlarının yüzde 44’ünün, Kaş’ta yüzde 43’ünün, Demre’de yüzde 42’sinin, Gazipaşa’da yüzde 35’inin, Kemer’de yüzde 32’sinin ve Alanya’da yüzde 25’inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı’da yüzde 20, Manavgat’ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. Buna rağmen Korkuteli’nin son 20 yılda tarım alanlarını yüzde 8 artırdığı, Finike’de yüzde 4, Serik’te ise yüzde 0,6 oranında artış kaydedildiği görüldü. "Toprak üretemediğimiz bir varlık" Tarım alanı kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, tarım topraklarının giderek artan baskı altında olduğunu söyledi. Çandır, "Aşırı kentleşmenin ve sanayileşmenin getirdiği yükle tarım toprakları sürekli tehdit altında. Son 20 yıla baktığımızda Türkiye genelinde tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetmiş durumdayız. Antalya gibi tarımsal üretimi ve ihracatıyla öne çıkan kentimizde durum daha acı. Antalya’da yüzde 16,7 civarında tarım toprağımızı kaybettik. Bu yaklaşık 90 bin futbol sahası demek. Tarım toprağını kaybetmek, geleceğe üreteceğimiz gıdayı kaybetmek demektir. Toprak, üretemediğimiz bir varlık. O nedenle çok özen göstermemiz gerekiyor" dedi. Tarım ve gıdanın artık küresel ölçekte stratejik sektörler arasında yer aldığını vurgulayan Çandır, "Türkiye ekonomisinde en belirgin başlıklardan biri enflasyon. Bunun tetikleyicisi olarak tarım ve gıda ürünleri öne çıkıyor. Tarım topraklarını kaybedersek, çiftçileri üretimden uzaklaştırırsak, üretimde düşüş başlar. Bu da enflasyona, ardından gıdaya erişim sorununa ve dışa bağımlılığa neden olur. Bu coğrafya bize dört mevsimi sunan verimli bir coğrafya. Bunun hakkını vermemiz gerekir" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:43
Tour of Antalya, 12 Mart’ta başlayacak
Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI 2026 Yol Bisikleti Takvimi’nde UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya, bu yıl tarihinde ilk kez 29 takım ve 174 sporcu ile start alacak. Tour of Antalya 2026, 12-15 Mart tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. 2026 yılında tüm etap startları 4 gün boyunca The Land of Legends’tan verilecek. Tour of Antalya 2026 Rotası: 1. Gün: 12 Mart- The Land of Legends -Erdal İnönü Parkı (145 km) 2. Gün: 13 Mart- The Land of Legends- The Land of Legends (138 km) 3. Gün: 14 Mart- The Land of Legends- Saklıkent Kayak Merkezi (Kraliçe Etap) (87,7 km) 4. Gün: 15 Mart- The Land of Legends- Atatürk Parkı (142,4 km) Kraliçe etap olarak öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki tırmanış, genel klasmanın şekillenmesinde yarışın en kritik bölümlerinden biri olacak. Parkur, zorlu yapısıyla sportif rekabeti üst seviyeye taşırken; Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı Sahili gibi Antalya’nın kültürel ve turistik değerlerini de uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Tour of Antalya 2026, ulusal ve uluslararası yayınlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak. Yarışın 4. etabı TRT Spor’dan canlı yayınlanacak, ayrıca organizasyon için hazırlanan 52 dakikalık özel program Eurosport’ta iki kez ekranlara gelecek. Tüm etapların start ve finiş noktalarındaki heyecan, SportsTV canlı yayınlarıyla izleyicilere aktarılacak. Metin Cengiz: "Tour of Antalya, Antalya ve Türkiye için Büyük Değer Taşıyor" Antalya’nın tarihi miraslarından biri olan Hadrian (Hadrianus) Kapısı’nda düzenlenen Tour of Antalya basın toplantısında konuşan Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Tour of Antalya’nın Antalya ve Türkiye için sportif ve turizm değerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek olan Tour of Antalya, kısa süre içerisinde şehrimizin ve ülkemizin en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır. Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda ’Bir bisiklet yarışının ötesinde’ anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir." Tour of Antalya 2026’da 7 Türk Takımı Uluslararası Arenada UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya 2026’ya 14 farklı ülkeden 29 takım ve 174 sporcu katılım sağlayacak. Rekor katılımın yaşandığı organizasyonda 7 Türk takımı da start alacak. Spor Toto Cycling Team, Konya Büyükşehir Belediye Spor, MBB Continental Cycling Team, İstanbul Team, Konya Gelişim Spor Kulübü, Gebiz Spor Kulübü ve Antalya Spor Kulübü, Tour of Antalya 2026’da Türkiye’yi temsil edecek. Tour of Antalya 2026 takımları şöyle: 1.Almaty Continental Team (Kazakistan) 2. Antalya Spor Kulübü (Türkiye) 3. APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD) 4. ASC Monsters Indonesia (Endonezya) 5. Azerbaijan National Team (Azerbaycan) 6. Bike Aid (Almanya) 7. China Anta - Mentech Cycling Team (Çin) 8. China Chermin Cycling Team (Çin) 9. CLN - Kosovo (Kosova) 10. Gebiz Spor Kulübü (Türkiye) 11. Hucare Factory Team (Almanya) 12. İstanbul Team (Türkiye) 13. Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye) 14. Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye) 15. Les Rouleurs (Kanada) 16. Li Ning Star (Çin) 17. MBB Continental Cycling Team (Türkiye) 18. Mazowsze Serce Polski (Polonya) 19. National Team of Kazakhstan (Kazakistan) 20. Project Echelon Racing (ABD) 21. Rembe | rad-net (Almanya) 22. Shimano Racing Team (Japonya) 23. Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika) 24. Spor Toto Cycling Team (Türkiye) 25. Team Amani (Ruanda) 26. Team Huansheng (Çin) 27. Team Vino (Kazakistan) 28. Uzbekistan National Team (Özbekistan) 29. Wibatech Lubelskie Pera Polski (Polonya)
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:49
Alanya Kaymakamı Öztürk’ten gazilere anlamlı ziyaret
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi Necati Karaköse’yi ve 2016 yılında Tunceli’de yaralanarak gazi olan Polis Memuru Seyithan Keskin’i aileleriyle birlikte hanelerinde ziyaret etti. Ramazan ayı dolayısıyla gaziler Alanya Kaymakamı tarafından ziyaret edildi. Ziyaretlerde gaziler ve aileleriyle sohbet edip Gazilerin sağlık durumları hakkında bilgi alan Öztürk, ihtiyaç ve taleplerini dinledi. Devletin her zaman gazilerin yanında olduğunu vurgulayan Öztürk, gazilere ve ailelerine sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisinde bulunarak Ramazan-ı Şeriflerini tebrik etti. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren gaziler ve aileleri ise Kaymakam Öztürk’e teşekkür etti. Kaymakam Öztürk’e ziyaretlerinde Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personelleri eşlik etti.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:10
Oturduğu yerde aracın altında kalmaktan saniyelerle ile kurtuldu, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı
Antalya’da iş yerinin önünde bekleyen bir kişi zincir markete dalan aracın altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Market çalışanının ölümle burun buruna geldiği o anlar iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, önceki gün sabah 08.30 sıralarında Kepez ilçesi Ayanoğlu Mahallesi Tansu Çiller Caddesi üzerinde meydana geldi. 07 AC 0490 plakalı hafif ticari araç kontrolsüz kavşakta plakası öğrenilemeyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan araç savrularak yol kenarındaki bir zincir markete yöneldi. Bu sırada kapının önünde oturan market çalışanı Abdülsamet Büyükköse, yolun karşısına geçmeye çalışan mesai arkadaşının çığlığı ve ani bir refleksle oturduğu yerden kalkarak aracın altında kalmaktan son anda kurtuldu. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerle kaza yapan aracın market çalışanının üzerine doğru geldiği ve Büyükköse’nin refleksi sayesinde aracın kendisine çarpmaktan kurtulduğu anlar yer aldı. Olayın şokunu kısa sürede üzerinden atan Büyükköse, kaza yapan araçlardaki yaralı sürücülere yardım etti. Ölümle burun buruna geldi Kazayı küçük sıyrıklarla yara almadan atlatan market çalışanı Büyükköse ölümle burun buruna geldiği o anları anlattı. Fren sesi ile aracın üzerine doğru geldiğini fark ettiğini söyleyen Büyükköse, "Sabah saatlerinde burada oturuyordum. Açılış saati için bekliyordum. Bir anda fren seslerini duydum. Fren sesi ile beraber araba üzerime doğru kaymaya başladı. Zaten araç kaydığı anda kendimi buraya attım. Bir saniye farkla çok şükür Allah’a çok şükür verilmiş sadakam varmış, kendimi kurtardım. Kolumda ve sırtımda tekerin çarpması nedeniyle kısa süreli ağrı oldu. Sonra direksiyondaki yaralıya baktım. Birinin bilinci açıktı ama yüzü kan içerisindeydi. Diğer sürücüyü de hava yastığı kurtardı. Sonrasında ambulans, polis geldi" dedi. "Verilmiş sadakam varmış" Güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğinde hayretler içinde kaldığını ve saniye ile kurtulduğunu söyleyen Büyükköse, "Kamera kaydını arkadaşlarla tekrar izlediğimde gerçekten bir saniye farkla kurtarmışım. Telefona biraz daha dalmış olsaydım Allah korusun şu anda ben de hastanede olabilirdim. Saniyenin de altında salise farkı ile kaçtım fren sesini duymamla birlikte. Ayağa kalktığımda araba üzerime doğru kayarak geliyordu zaten. Saniye farkı ile çok şükür Allah kurtardı, verilmiş sadakam varmış, Allah beterinden korusun. Yetkililerden buraya önlem alınmasını istiyorum. Burası işlek bir cadde, kontrolsüz bir kavşak. Burada sürekli kazalar oluyor. Az önce yine küçük bir kaza oldu. Burası biraz kör nokta oluyor. Gelen araba hızlı geliyor ve görmüyor. Buraya trafik lambası veya bir kasis yapılması gerekiyor. Can kaybı olmaması için şart, günde en az 3-4 defa kaza oluyor. Motorlar defalarca kaydı burada, bunun için bir önlem alınmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:50
Galatasaray maçını izlerken hayatını kaybetti
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde Meteoroloji Müdürü olarak görev yapan Ömer Din (63), Galatasaray maçını izlediği sırada geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Din’in, meteoroloji lojmanındaki evinde gece saatlerinde karşılaşmayı takip ederken fenalaştığı öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Din’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerine gelen polis ekipleri ve doktorun yaptığı incelemede, Ömer Din’in kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği değerlendirildiği bildirildi. Ömer Din’in cenazesinin memleketi Tokat’a gönderileceği, yarın öğle namazını müteakip Tokat’ta toprağa verileceği öğrenildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:49
Oturduğu yerde aracın altında kalmaktan saniyelerle böyle kurtuldu
Antalya’da görenlerin yüreğini ağza getiren olayda işyerinin önünde bekleyen bir kişi kaza sonrası zincir markete dalan aracın altında kalmaktan saliselerle kurtuldu. Market çalışanının ölümle burun buruna geldiği o anlar işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Önceki gün sabah 08.30 sıralarında Kepez ilçesi Ayanoğlu Mahallesi Tansu Çiller Caddesi üzerinde meydana gelen olayda 07 AC 0490 plakalı hafif ticari araç kontrolsüz kavşakta plakası öğrenilemeyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç savrularak yol kenarında bulunan bir zincir markete daldı. Bu sırada kapının önünde oturmakta olan market çalışanı Abdülsamet Büyükköse büyük bir gürültüyle üzerine doğru kontrolsüz şekilde gelmekte olan aracı fark etti. Aracın altında kalmaktan saniye ile kurtuldu Yolun karşısına geçmekte olan mesai arkadaşının çığlığı ile ani bir refleksle oturduğu yerden kalkarak hamle yapan Büyükköse saliselerle aracın altında kalmaktan son anda kurtuldu. O anlar işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, görüntülerle kaza yapan aracın oturmakta olan market çalışanının üzerine doğru geldiği ve Büyükköse’nin refleksi sayesinde aracın kendisine çarpmaktan kurtulduğu anlar yer aldı. Olayın koşunu kısa sürede üzerinden atan Büyükköse, kaza yapan araçlarda bulunan yaralı sürücülere yardım etti. Ölümle burun buruna geldi Kazayı küçük sıyrıklarla yara almadan atlatan market çalışanı Büyükköse ölümle burun buruna geldiği o anları anlattı. Fren sesi ile aracın üzerine doğru geldiğini fark ettiğini söyleyen Büyükköse, "Sabah saatlerinde burada oturuyordum. Açılış saati için bekliyordum. Bir anda fren seslerini duydum. Fren sesi ile beraber araba üzerime doğru kaymaya başladı. Zaten araç kaydığı anda kendimi buraya attım. Bir saniye farkla çok şükür Allah’a Çok şükür verilmiş sadakam varmış, kendimi kurtardım. Kolumda ve sırtımda tekerin çarpması nedeniyle kısa süreli ağrı oldu. Sonra direksiyondaki yaralıya baktım. Birinin bilinci açıktı ama yüzü kan içerisindeydi. Diğer sürücüyü de hava yastığı kurtardı. Sonrasında ambulans, polis falan geldi" dedi. "Verilmiş sadakam varmış" Güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğinde hayretler içinde kaldığını ve saniye ile kurtulduğunu söyleyen Büyükköse, "Kamera kaydını arkadaşlarla tekrar izlediğimde gerçekten bir saniye farkla kurtarmışım. Telefona biraz daha dalmış olsaydım Allah korusun şu anda bende hastanede olabilirdim. Saniyenin de altında salise farkı ile kaçtım fren sesini duymamla birlikte. Ayağa kaltığımda araba üzerime doğru kayarak geliyordu zaten. Saniye farkı ile çok şükür Allah kurtardı, verilmiş sadakam varmış, Allah beterinden korusun. Yetkililerden buraya önlem alınmasını istiyorum. Burası işlek bir cadde, kontrolsüz bir kavşak. Burada sürekli kazalar oluyor. Az önce yine küçük bir kaza oldu. Burası biraz kör nokta oluyor. Gelen araba hızlı geliyor ve görmüyor. Buraya trafik lambası veya bir kasis yapılması gerekiyor. Can kaybı olmaması için şart, günde en az 3-4 defa kaza oluyor. Motorlar defalarca kaydı burada, bunun için bir önlem alınmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. (RB-
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:36
Antalya’da 1 kilo 810 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
Antalya’nın Kepez ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 1 kilo 810 gram metamfetamin ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Kepez ilçesinde bir şüphelinin ikametinde arama yapıldı. Yapılan aramada 1 kilo 810 gram metamfetamin ele geçirildi. Olayla ilgili adli tahkikat başlatıldı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:10
Antalya Defterdarı Karayılan: "Antalya vergi tahsilatında Türkiye’de ilk 6’da"
Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, 37. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Antalya Defterdarı İlhan Karayılan "100 birimlik harcamaya karşılık bütçeye yüzde 139 katkı sağlayan bir kentiz. Vergi tahsilatında yüzde 90 oranıyla ise Türkiye’de ilk 6’dayız" dedi. Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, 37. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Ragıp Gök, Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan ve Meclis Katip Üyesi Veli Karasu, Gelir İdaresi Grup Müdürü Burak Parlak, Antalya İhtisas Vergi Dairesi Müdürü Ali İnci, Kalekapı Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Yasemin Çetin’in hazır bulunduğu ziyarette, Antalya ekonomisi, vergi bilinci ve kayıtlı ekonominin önemi vurgulandı. Borsa’ya teşekkür Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, hafta boyunca düzenlenen etkinliklerle toplumda vergi bilincini artırmayı hedeflediklerini belirtirken, bu kapsamda kurum ziyaretleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Antalya Ticaret Borsası’nın kent ve ülke ekonomisi açısından önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Karayılan, "Antalya Ticaret Borsamız, Antalya ekonomisine katkı sağlayan, ihracatta önemli bir yere sahip, kentimizin en önemli kurumlarından biridir" dedi. Tarımın ihracatın lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Karayılan, Antalya’nın tarım potansiyelinde Ticaret Borsası’nın büyük payı bulunduğunu ifade etti. Karayılan, ATB üyelerinin ödedikleri vergilerle ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını ifade ederek, teşekkür etti. Antalya’nın vergi bilinci yüksek Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, Antalya’nın vergi performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya’nın vergi gelirlerindeki artış eğiliminin devam ettiğini kaydeden Karayılan, kentin Türkiye genelinde toplanan vergilerdeki payının son yıllarda 1,31’den, 1,81’e çıktığına dikkat çekti. Antalya’nın ödediği vergilerle kamu harcamaları karşılaştırıldığında bütçeye önemli katkı sağlayan illerin başında geldiğini belirten Karayılan, "100 birimlik harcamaya karşılık bütçeye yüzde 139 katkı sağlayan bir kentiz" dedi. Antalya’nın yüzde 90 civarında tahsilat oranıyla vergisini hızlı toplayan illerin başında geldiğini söyleyen Karayılan, "Türkiye sıralamasında ilk 6’dayız. Antalya kazandıkça vergisini ödeyen, vergi bilinci seviyesi yüksek bir ilimiz" diye konuştu. "Gelir elde eden ilin hanesine yazılsın" ATB Başkanı Ali Çandır da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Antalya’nın kayıtlara geçenin ötesinde vergi üreten bir kent olduğunu vurgulayan Çandır, gelirlerin elde edildiği ilin hanesine yazılması gerektiğini söyledi. Çandır, "Aslında dijitalleşmenin bu kadar ileri olduğu bir dönemde firmaların merkezi nerede olursa olsun, yerelden elde edilen gelir yerelin hanesine yazılmalı. Bu, kentin ürettiği katma değeri daha görünür hale getirecektir. Umuyoruz önümüzdeki yıllarda kazancın yapıldığı ilde vergilerin ödenmesi sağlanacaktır" dedi. Mükellef dostu uygulamalara teşekkür Başkan Çandır, tarım sektörünün ürettiğini, üretileni de ticarete kazandırdığını belirterek, son dönemde döviz gelirlerinin enflasyonun altında kalmasının vergi gelirlerini etkilediğini ifade etti. Antalya Defterdarlığı’nın mükellef dostu uygulamalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, "Her türlü sorunumuzda yanımızda olan, güçlü bir iş birliği yürüttüğümüz Defterdarlığımıza teşekkür ediyor, Vergi Haftası’nı kutluyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder