ASAYİŞ - 12 Mart 2026 Perşembe 12:39

Hiç tanımadıkları genci "Neden bakıyorsun" diye darp edip burnunu kırdılar

A
A
A

Antalya'da arkadaşları ile oturan genç ‘Neden bakıyorsun' diyerek yanına gelen ve hiç tanımadığı 2 akranı tarafından darp edilerek burnu kırıldı. Olaya tepki gösteren gencin babası "Akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılmalı. Anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor" dedi.

8 Şubat tarihinde Konyaaltı ilçesi Öğretmenevleri Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan bir işyerinde meydana gelen olayda, Batuğ Y. (15) arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek ve bir şeyler yemek üzere bir zincir restoran bayisine geldi. 2 arkadaşı ile birlikte masaya oturan Batuğ Y.'nin yanına bir süre sonra 15-16 yaşlarında tanımadığı bir kişi geldi. İsminin Kayra K. Ç. olduğu öğrenilen genç "Neden bakıyorsun" diyerek önce Batuğ Y.'nin oturduğu sandalyeye tekme vurdu. Ardından Batuğ Y.'nin yüzüne doğru tokat attı. Bu sırada Kayra K. Ç.'nin çevresinde toplanan bir grup içerisinde isminin Batuhan K. olduğu öğrenilen aynı yaşlardaki genç Batuğ Y.'ye yumruk attı.

Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı

Olay anı işyerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilirken, gençler arasındaki kısa süreli arbede işyerinde bulunan bir vatandaşın araya girmesi ile sonlandı. Aldığı yumruk darbesi ile yüzünden yaralanan Batuğ Y. kendi imkanları ile hastaneye giderken, yapılan kontrollerde burnunun kırıldığı belirlendi. Olayın ardından ameliyat olan gencin tedavisi devam ederken, Batuğ Y.'nin ailesi polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi oldu. Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera incelemeleri sonucu kimlikleri tespit edilen Batuhan K. ve Kayra K. Ç. ikametlerinde gözaltına alınarak işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edildi.

"Akran zorbalığına karşı yasa çıkartılması"

Burnunda kırıklar bulunan ve rapor alan Batuğ Y.'nin babası Cihangir Yılmaz, yaşanan akran zorbalığına tepki gösterdi. Oğlunun olay sonrası psikolojik destek almaya başladığını ve akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "8 Şubat tarihinde akşam saat 20.00 sıralarında oğlum kuzenleri ile birlikte yemek yerken kendi akranı 8-9 tane çocuk mekana geliyor. İçlerinden bir tanesi ‘Bana niye bakıyorsun' diyerek masaya tekme vuruyor. Oğlum da ‘Ben sizi tanımıyorum' derken arkadan birisi gelip yumruk vuruyor. Bunun sonucunda burnunda kırıklar meydana geliyor. Ertesi gün ameliyat oldu. Şu anda tedavisi devam ediyor. Ama psikolojisi bozuk, destek alıyoruz. Devletimizin bu konuda akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartması gerekiyor" dedi.

"Ailelere büyük sorumluluk düşüyor"

Akran zorbalığı konusunda ailelere büyük sorumluluk düştüğünü belirten baba Cihangir Yılmaz, "Nasıl ki köpek sahibi köpeği vatandaşı ısırdığı zaman ceza alıyor. Ama çocuklarımız sahipsiz gibi, anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor. Kanun çıkartılırken ailelerinde sorumlu olması gerekiyor. Bu şekilde olmadığı sürece çocuklarımızda şiddet olayları devam edecek. Biz çocuklarımızı topluma hayırlı evlatlar olsun diye yetiştiriyoruz. Ailelerden ricam lütfen çocuklarına sahip çıksınlar ve bilinçli birey yetiştirsinler. Çocukların daha önceden bir karşılaşması veya sosyal medyadan bir arkadaşlığı yok, birbirlerini tanımıyorlar. Çocuklar televizyonlardaki akran zorbalıklarını görüyor, belki de toplumda kendilerini bu şekilde göstermek istiyorlar. Ama bir an önce bu konuda bir kanun çıkartılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Ramazan Bozca - Fatma Nisa Yorluk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Başkan Kara’dan bin kişilik iftar programı Zonguldak’ın Gülüç Belediyesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Yaklaşık bin kişinin bir araya geldiği programda vatandaşlar aynı sofrada buluşarak Ramazan’ın birlik ve beraberlik atmosferini paylaştı. Sadık Kara öncülüğünde organize edilen iftar programı, beldede bulunan Pazar Yolu’nda kurulan uzun sofralar eşliğinde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte iftar öncesi alanı dolduran davetliler, ezanın okunmasıyla birlikte oruçlarını açtı. Programa Belediye Başkanı Sadık Kara, eşi ve belediye meclis üyeleri katılımcıları kapıda karşılayarak vatandaşlarla yakından ilgilendi. İftar programına ayrıca AK Parti Gülüç Belde Başkanı İsmail Yılmaz ile çevre beldelerin belediye başkanları da katıldı. Programda konuşan Başkan Kara, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Ramazan ayı birlik ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimi. Gülüç’te hemşehrilerimizle aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bu birlik ve beraberlik ruhunu her zaman sürdüreceğiz" dedi. İftar programına katılan vatandaşlar ise organizasyonun özenle hazırlandığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Bölgede Ramazan ayı kapsamında düzenlenen geniş katılımlı halk iftarlarından biri olarak değerlendirilen program, Ramazan’ın manevi atmosferine yakışan görüntülerle sona erdi.
Diyarbakır İş dünyası, kamu yöneticileri ve çocuklar aynı iftar sofrasında buluştu Diyarbakır’da Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen iftar programında kamu yöneticileri, iş dünyası temsilcileri ve çocuklar aynı sofrada bir araya geldi. Programa Diyarbakır Vali Yardımcısı Muhammed Özyüksel, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, iş dünyasının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile Sevgi Evlerinde kalan çocuklar ve hafızlık eğitimi alan öğrenciler katıldı. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu yansıtan programda, devlet, millet ve iş dünyasının aynı gönül sofrasında buluşmasının önemine vurgu yapıldı. Programda konuşan MÜSİAD Diyarbakır Başkanı Hamdullah Akyıldız, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren en önemli zaman dilimlerinden biri olduğunu ifade ederek, "Ramazan, paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel vesilesidir. İş dünyası olarak bizler sadece üretim ve yatırım yapan bir yapı değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun bilinciyle hareket eden bir anlayışın temsilcileriyiz. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin güçlü bir geleceğe hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Sevgi Evlerinde kalan çocuklar ve hafız öğrencilerin de katılımıyla anlam kazanan programda, Ramazan’ın bereketi ve kardeşlik iklimi aynı sofrada paylaşıldı. Protokol üyeleri çocuklarla yakından ilgilenirken, onların eğitim ve gelişim süreçlerine yönelik desteklerin devam edeceği ifade edildi. Yoğun katılım ve samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar programı, yapılan duaların ardından sona erdi.
Tekirdağ Tekirdağ’da arıcılara ekipman desteği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nce Süleymanpaşa’da düzenlenen programda 674 arı yetiştiricisine maske, körük ve eldiven desteği sağlandı. Süleymanpaşa ilçesindeki sebze ve meyve toptancı halinde gerçekleştirilen programda arı yetiştiricilerine yönelik malzeme desteği verildi. Program kapsamında 674 üreticiye maske, körük ve eldiven dağıtıldı. Programda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Ulaş Ay, kentte arıcılık faaliyetlerinin önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "İlimiz Tekirdağ İli Arı Yetiştiricileri Birliği, Malkara Süleymanpaşa Bal Üreticileri Birliği ve Muratlı Bal Üreticileri Birliği olmak üzere üç birlikle ve bu birliklere üye 731 arı yetiştiricimizle faaliyetlerini sürdürüyor. İl genelinde 68 bin civarında kovanımız olduğunu söyleyebilirim. Kovan başına 15-20 kilogram verim ile Türkiye ortalamasının üzerinde verime sahip olduğumuzu da ifade etmek isterim. Arıcılık düşük sermayeyle başlanabilen, kısa zamanda kazanca dönüştürülebilen, gençlere ve kadın istihdama katkı sunabildiği, toprağa bağımlı olmayıp topraksız ve az topraklı çiftçilerimize ve ailelerimize tek başına geçim kaynağı olabilen gerçekten önemli bir faaliyet. Tarımın gıda güvenliğini ve ekolojik dengenin en temel unsurlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Dünyadaki bitkilerin üçte birinin arıların tozlanmasına arılar kaynaklı tozlanmadan üretilebildiğini burada belirtmek isterim. Severek sofranıza gelen ve tükettiğimiz birçok sebze ve meyvenin bizim arıların tozlanmaya etkisi sayesinde üretilebildiğini belirtmek isterim. Ülkemiz zengin coğrafyası, mikro klima sistemleri çeşitliliği yüksek bitkisel ürünlerle dolu olduğu için arıcılık için de potansiyeli yüksek bir bölge. Biz arıcılığı sadece bal üretimini arttırmak için değil, aynı zamanda bitkisel üretimi arttırmak için de destekliyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı içerisinde 675 arı yetiştiricimize, 161 bin 521 kilogram arı keki ve 80 bin 760 kilogram toz şeker dağıtımını gerçekleştirdik. Arı Yaşam Gücü Projesi kapsamında bu yıl da desteğimizi devam ettireceğiz" dedi. Program sonunda üreticilere maske, körük ve eldivenler teslim edildi.