GÜNDEM - 11 Aralık 2025 Perşembe 11:53

Antalyalıların tercihi "Halk Et" 6 yaşında

A
A
A
Antalyalıların tercihi "Halk Et" 6 yaşında

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Halk Et Projesi’nde 6 yılda 933 bin 375 vatandaşa 2 milyon 96 bin 864 kilogram et ve et ürününün satışı yapıldı.


Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yerelden kalkınma projeleri kapsamında 11 Aralık 2019 yılında hayata geçirdiği Halk Et Projesi 6’ncı yılını doldurdu. Halk Et Projesi ile yerel üreticiler desteklenirken, Antalya halkı da uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir et ve et ürünleriyle buluşturuluyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 11 Aralık 2019 yılında hayata geçirdiği Halk Et Projesi, Kepez, Manavgat, Serik, Alanya ve Mobil Satış Tırı olmak üzere 5 satış noktasında bu yıl içerisinde 109 bin 688 vatandaşa 292 bin 510 kilogram et satışı yapılırken, 6 yılda 933 bin 375 vatandaşa 2 milyon 96 bin 864 kilogram et ve et ürününün satışı gerçekleştirildi.


Büyükşehir Belediyesi’nin uygun fiyatlı ve güvenilir gıda hizmeti sunan Halk Et Kepez Mağazası’nda artık sakatat satışları da yapılıyor. Mağazada vatandaşlar, talep gören ürünler arasında yer alan ciğer, yürek, dalak ve işkembe gibi sakatat çeşitlerini de hijyenik koşullarda uygun fiyatlarla temin edebiliyor.



Sucuk ve çiğ süt satışı yoğun ilgi görüyor


Halk Et Mağazaları’nda ve Halk Et Mobil Satış Mağazası’nda kırmızı etin yanı sıra sucuk ve çiğ süt satışı da gerçekleştiriliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait 4 Halk Et Satış Mağazası ve Mobil Satış Tırı’nda bu yıl içerisinde 6 ton 319 kilogram sucuk satışı gerçekleştirildi. Halk Et Mağazaları’nda yıl içerisinde ayrıca 22 bin 887 litre çiğ süt satışı yapıldı.



Yerel üreticiden alınıyor


Antalya Büyükşehir Belediyesi, Halk Et Projesi ile Antalyalı hayvan yetiştiricilerine de destek oluyor. Halk Et Mağazaları’nda satılan et ürünlerinin elde edildiği büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ilk elden yerel üreticilerden alınıyor. Büyükşehir Belediyesi, 6 yılda 496 yerel işletmeden 6 bin 63 küçükbaş, 11 bin 635 büyükbaş olmak üzere toplamda 17 bin 698 hayvan satın aldı. ANET tarafından veteriner, gıda mühendisi ve uzman kişilerin olduğu bir komisyonca yerel üreticilerden alınan hayvanlar yine ANET’in kendi mezbahasında kesilerek, veteriner gözetiminde işlenerek Halk Et Satış Mağazaları’nda tüketime sunuluyor.



Vatandaşlar Halk Et’ten memnun


Halk Et Mağazası açıldığından beri düzenli olarak alışveriş yaptığını söyleyen Nuriye Damar, ürünlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Damar, "Etler çok kaliteli, bu yüzden sürekli buradan alışveriş yapıyoruz. Mağazalar tertemiz, pırıl pırıl. Bugün 5 kilo kıyma ve 1 kilo kuyruk yağı aldım. Sütleri de çok güzel, ihtiyaç oldukça onu da buradan temin ediyoruz" dedi.


Halk Et Mağazası’ndan alışveriş yapan Güven Metintaş ise güvenilir gıda bulmanın zorlaştığını belirterek, Halk Et’i tercih ettiğini söyledi. Metintaş, "Piyasada gıdaya yönelik hizmet verenlere güvenimiz kalmadı. Burasının sağlam ve güvenilir olduğunu düşündüğüm için alışverişimi buradan yapıyorum. Et de, sucuk da olsun başka bir yerden almam. Belediye başkanımıza ve çalışanlara teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Antalyalıların tercihi "Halk Et" 6 yaşında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.