Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:58:08
Türkiye Petrolleri (TPAO) ile İngiliz enerji devi BP’nin petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "En temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" dedi. TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil ve 5 Şubat’ta da Chevron ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda geliştirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. TPAO ile İngiliz enerji şirketi BP, petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile BP Uluslararası Petrol ve Doğal Gaz İş Geliştirme Başkanı Andrew McAuslan imza koydu. Bakan Bayraktar’ın refakat ettiği mutabakat zaptı, petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, arama potansiyeli bulunan alanların değerlendirilmesi ile petrol ihracat kapasitesi ve doğal gaz taşıma altyapısı konularında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği yapılmasına yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor. Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2028’de TPAO’nun yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline geleceğine işaret eden Bakan Bayraktar, söz konusu üretimi 1 milyon varile çıkarmak hedefiyle bu adımları attıklarını söyledi. "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri ile BP’nin daha önce de iş birliği yaptığı projeler olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, bugün imzalanan mutabakat zaptıyla bu iş birliğini farklı sahalara ve farklı ülkelere götürmek istediklerini belirterek, "Burada en temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Özellikle başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan bir tanesi Libya. Libya’da iş birliğini düşünüyoruz. Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu iş birliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri kamuoyumuzla paylaşırız" diye konuştu. Yeni anlaşma yolda Gelecek hafta bir anlaşma daha imzalayacaklarını ifade eden Bayraktar, "Diğeri daha farklı bir anlaşma; daha somut ve net, yeri ve ülkesi belli bir ortaklık yapacağız. Onu da önümüzdeki hafta imzalamayı planlıyoruz" dedi. "Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak" TPAO’nun dün Libya’da düzenlenen ihalede biri denizde, biri de karada olmak üzere iki blokta ruhsat alma hakkı kazandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Libya yaklaşık 17 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir uluslararası ihaleye çıktı. İki blokta teklif vermiştik, o iki blokta da bu ruhsatı almaya hak kazandık. Bu sefer İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte doğal gaz ve petrol arayacağız. Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak. Denizdeki sahada ortaklarımızdan bir tanesi de Macar MOL şirketi. Onlarla da önemli bir stratejik iş birliğimiz var. ‘Dışarıda büyüme stratejimizin’ gereği olarak adımları ilerletiyoruz. Bu hedefi önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde geliştireceğimiz projelerle yakalayacağız" değerlendirmesini yaptı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:53
2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi
Quick Finans ev sahipliğinde gerçekleşen ‘2. El Oto’nun Yıldızları Çalıştay ve Ödül Programı’nda, kredi engelini aşan ‘16 yaş ve üzeri’ hamlesi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2. el oto pazarına yönelik projeleri katılanlardan büyük ilgi gördü. ‘Türkiye Otomotiv Pazarını 2. El Belirler’ mottosuyla Türkiye’nin ilk 2. El Oto Zirvesi’nde ve takiben Ankara ve İzmir Bölge Çalıştaylarında bir araya gelen 2. El oto ekosistemi, bu kez 6-8 Şubat tarihleri arasında Kıbrıs’ta düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Quick Finans’ın ev sahipliğindeki programda 2. el otomotiv ticaretinde güven, dijitalleşme ve finansman modelleri tüm yönleriyle ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, grubun 2017 yılında Quick Sigorta ile başlayan yolculuğunun bugün finansal bir ekosisteme dönüştüğünü vurguladı. Dünyadaki örneklerin aksine Türkiye’de sistemin önce bankalar üzerinden kurulduğuna dikkati çeken Yaşar, holding olarak bu yapıyı sigorta ve fon oluşturan şirketlerle entegre bir hale getirdiklerini belirtti. Grubun temel amacının iş ortaklarıyla rekabete girmek değil, acenteleri ve bayileri birer ‘finansal market’ haline getirmek olduğunu ifade eden Yaşar, bu modelin detaylarını paylaştı. Sadece sigorta veya kredi ile sınırlı kalmayıp gayrimenkulden mobiliteye kadar grubun ürettiği tüm enstrümanların satışında acentelere rol verileceğini belirten Yaşar, bu sayede iş ortaklarının bütünleşik hizmet sunan merkezlere dönüşeceğini kaydetti. Koruma açığına karşı KASKONOMİQ ve birikim odaklı ‘Lüküs Hayat’ Sektördeki koruma açığına yönelik çözümlere değinen Yaşar, Türkiye’deki araçların yüzde 75’inin kaskosuz olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen KASKONOMİQ ürününün önemine değindi. Sigorta şirketlerinin genellikle belirli yaşın üzerindeki araçları sistem dışı bıraktığını hatırlatan Yaşar, KASKONOMİQ ile riskin tamamını üzerinde taşıyan vatandaşlara, trafik sigortası primlerine yakın bedellerle muafiyetli bir koruma sağladıklarını aktardı. Özellikle gençlerin otomobile erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurgulanan Lüküs Hayat Sigortası hakkında da bilgi veren Yaşar, bu ürünün döviz bazlı bir birikim modeli sunduğunu belirtti. Belirli bir birikim seviyesine ulaşan kullanıcılara grup bünyesindeki QCAR Mobilite üzerinden tek taraflı bir taahhütle otomobil alma garantisi verdiklerini ifade eden Yaşar, sigortanın bu yönüyle bir hayat planlama aracına dönüştüğünü vurguladı. Mobilite ve gayrimenkulde sigorta güvencesi Ekosistemin mobilite ayağında QCAR Mobilite ile yıllık 200 bin gün ikame kiralama hacmine ulaştıklarını belirten Yaşar, 2026 yılı hedeflerinin 81 ilin tamamında hizmet ağını canlandırmak olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe ise müteahhitlikten ziyade ‘gayrimenkul geliştirme’ odaklı ilerlediklerini ifade eden Yaşar, bina tamamlama sigortasının önemine dikkati çekti. İstanbul Kurtköy’deki Quick Residence projesinin Türkiye’de temelden itibaren yüzde 100 teslim garantili ve sigorta korumalı nadir projelerden biri olduğunu hatırlatan Yaşar, bu projelerin aynı zamanda acenteler için yeni birer komisyon geliri kapısı olacağını da sözlerine ekledi. Pazarda 16 yaş ve üzeri devrimi ve satış rekorlarındaki servet etkisi 2. el oto ekosistemini tüm paydaşları ile kapsayacak iş modelleri ile sahiplenme ve iş birlikleri ile grubun gücünü katarak gelişimine katkı sunma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ ise, 2. el pazarının sıfır araç pazarının 8 ila 10 katı büyüklüğünde devasa bir ekosistem olduğunu belirterek, son 3 yılda pazarda yaşanan rekorlar serisinin temel dinamiklerinin elektrikli araçlarda çağın dönüşümü ile SUV araçlarla gelen teknoloji dönüşümü ve reel fiyatlarda düşüş olduğunu, ‘altın fiyatlarındaki artışa bağlı servet etkisi’nin de arz esnekliği olan otomotiv sektöründe talebe yansıdığını vurguladı. Finansmana erişimdeki engellerin aşılmasına yönelik olarak devrim niteliğindeki bir gelişmeyi de paylaşan Karadağ, bankacılık ve finans sektöründe uygulanan 15 yaş sınırıyla kredi dışı kalan araç parkı için Quick Finans’ın, Quick Sigorta’dan Kaskonomiq ile sigortalı 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağını duyurdu. Karadağ, bu ay itibarıyla hayata geçecek bu modelin finansa ve araca erişilebilirliği artırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sağlayacağını belirtti. Kredi dışı kalan 6,5 milyon araç için yeni finansman modeli Finansmana erişimde sektördeki en büyük bariyerlerden biri olan ‘yaş sınırı’ konusuna çözüm getirdiklerini müjdeleyen Karadağ, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’deki 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si 16 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu grup büyük ölçüde kredi imkanlarından yoksun. Quick Finans olarak bu ay itibarıyla 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağız. Yaş sınırıyla kredilendirme dışı kalan yaklaşık 6,5 milyonluk araç parkı, bu hamleyle sisteme dahil olacak. Bu model sadece satış hacmini değil, yaygın bir şekilde uygulanan takas sistemine de katkı sağlayarak pazarın sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimini de destekleyecektir." Sektörel trendlerde SUV ve elektrikli araç dominasyonu Pazarın segment bazlı dikkat çeken dönüşüm ve trendlerine de değinen Karadağ, hibrit ve elektrikli araç satışlarının son 3 yılda yüzde 576 gibi rekor bir büyüme sergilediğini, SUV modellerin pazar payının ise yüzde 61,9 seviyesine ulaştığını aktardı. Tüketici tercihlerindeki bu radikal dönüşümün finansman ihtiyaçlarını da çeşitlendirdiğini belirten Karadağ, Quick Finans olarak her ay yayınladıkları 2. El Oto Raporu ile bu verilerin analiz ve yorumlarını şeffaf bir şekilde sektörle paylaşarak, piyasaya ışık tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Ekspertizde Merkezi Bilgi Sistemi hakkında bilgi verildi Toplantıda konuşan Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Daire Başkanı Özgür Karacaoğlu da Bakanlığın piyasayı şeffaf ve adil hale getirme stratejilerini aktararak, ‘Merkezi Ekspertiz Bilgi Sistemi’ projesi ile ilgili gelişmeleri anlattı. Ayrıca kayıt dışılıkla mücadele kapsamında ‘Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne değinen Karacaoğlu, bu düzenlemelerin temel gayesinin dürüst çalışan kayıtlı işletmelerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:36
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Meclisteki kavga) Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’de iki bakanın yemin töreninde yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin, "Asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Maalesef 75 bini aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı, büyük bir zulümle öldürüldüğü, İsrail tarafından, Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya, özellikle Filistin davasına verdiği destekle ve geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’nde Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek, Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır" dedi. Filistin’de adalet sağlanmadan, iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. Her ne kadar barış dönemine geçiliyor gibi görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşananlarla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporunun Mecliste grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda kendi arkadaşımızı toplayarak, rapor hakkında müzakere yapılacak. Oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak, bu süreç bütünüyle nihayete etmiş olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır" Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle hedef alınmasıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Bu çok bayat bir tartışma. Geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa, hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapılarında, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir" dedi. "Tek çözüm iki devlet" Zupancic ise, bir basın mensubunun İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerinin giderek artmasıyla ilgili sorusu üzerine, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şeklindeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyor zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailliler var. Tek çözüm iki devlet. Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırımı devam ettirenler devam ettikçe böyle bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:32
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:29
Uzmanından kritik uyarı: "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir"
Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan İltar, "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa; kireçlenme, kıkırdak aşınması, menisküs ya da bağ lezyonu açısından mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir" dedi. Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan İltar, dizden gelen tıkırtı ve çıtırtı seslerinin çoğu zaman tek başına endişe nedeni olmadığını fakat ağrı ve şişlik olması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti. İltar, diz ekleminden gelen tıkırtı ve benzeri seslerin son dönemde hastaların en sık sorduğu konular arasında yer aldığını ifade ederek, bu seslerin her zaman bir hastalık anlamına gelmeyebileceğini söyledi. "Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil" Seslerin yalnızca eklem içinden gelmediğini ifade eden İltar, "Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil. Eklem içi ya da eklem çevresi dışındaki kasların, tendonların ya da bağların kemik çıkıntılar üzerinde hareketleriyle ortaya çıkan sesler var. Tıkırtı sesine ağrı eşlik ediyorsa, şişlik gelişiyorsa, hareket kısıtlılığı ortaya çıkıyorsa o zaman kaygılanmalı ve mutlaka doktora müracaat etmeliyiz. Bu sesler; osteoartrit (kireçlenme), kıkırdak aşınması, menisküs lezyonu ya da bağ lezyonu gibi problemlerle ilişkili olabilir. Araya sıkışıp takılan bir şey var mı yok mu araştırılmak üzere doktora başvurulması gerekir" ifadelerini kullandı. Diz kireçlenmesi için 3 ana risk: Yaş, kilo, genetik Diz ekleminde kireçlenme gelişimiyle ilgili risk durumlarına da değinen İltar, "Üç majör faktör var. Genetik yatkınlık, fazla kilo ve yaş alma. Birkaç kilo bir şey olmaz demeyelim. Dizin taşıdığı yük çok büyük" cümlelerine yer verdi. Robotik uygulama önerdi İleri düzey diz osteoartritinde son aşama tedavilerden birinin diz protezi olduğunu açıklayan İltar, "Robotik uygulama, ameliyattan önce planlamayı hatasız şekilde sunuyor. Daha iyi bağ dengesi kurmaya yardımcı olabiliyor. En önemli dezavantajı günümüz şartlarında ekonomik yük" ifadelerini kullandı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:27
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Başarılı bir kadın siyasetçiyi tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli ve alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Başarılı bir kadın siyasetçiyi tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli ve alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:18
AK Parti’den 81 ilde Ramazan seferberliği: "Gönül sofralarında iftar buluşmaları düzenlenecek"
AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ve yerel teşkilat mensupları, ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ sloganıyla başlatılan Ramazan programları çerçevesinde 81 ilde şehit yakınları, gaziler, engelliler, yetimler ve ihtiyaç sahipleriyle gönül sofralarında bir araya gelecek. AK Parti’nin Ramazan ayı program ve organizasyonları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş tarafından Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. Yapılan sunumun ardından Ramazan ayı programları onaylanarak, hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. ’Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ sloganıyla yürütülecek Ramazan programlarının öncelikli başlıkları arasında, 6 Şubat depremlerinin ardından yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlara yönelik ’Yeni Evim, İlk İftarım’ uygulaması yer alıyor. Bu kapsamda deprem sonrası konutları tamamlanarak teslim edilen ailelerle ilk iftar sofraları kurularak, Ramazan bereketi ve dayanışma aynı sofrada paylaşılacak. Ramazan ayı süresince AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ve yerel teşkilat mensuplarının katılımıyla 81 ilde çeşitli ziyaret ve programlar gerçekleştirilecek. Gönül sofraları kapsamında şehit yakınları, gaziler, engelliler, yetim çocuklar ve ihtiyaç sahipleriyle iftar buluşmaları düzenlenecek. Yetim çocuklara yönelik özel iftar programlarının yanı sıra, evlilik kredisi desteğinden yararlanan genç çiftler evlerinde ziyaret edilerek iftar sofralarında bir araya gelinecek. İl ve ilçe teşkilat binaları ile ev ve iş yerleri Ramazan süslemeleriyle donatılarak, şehirlerde Ramazan atmosferi oluşturulacak. Ramazan ayı boyunca camilerde ve teşkilat mekânlarında mukabele programları yapılacak; teravih sonrası çay sohbetleriyle mahallelerde samimi buluşmalar gerçekleştirilecek. Üniversitelerde kampüs iftarları, gençlik çadırları ve öğrenci programlarıyla gençlere yönelik çalışmalar sürdürülecek. Programlar kapsamında Gazze’de yaşanan insani drama dikkat çekilecek. Ayrıca depremde hayatını kaybeden vatandaşların kabirlerinin bulunduğu deprem şehitlikleri ziyaret edilerek, şehitler dualarla yâd edilecek.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 02:19
Siyasilerden yeni atanan Bakanlara tebrikler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Adalet Bakanlığına Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Mustafa Çiftçi atandı. Atamaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi ve Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek’i tebrik ediyor, milletimize hizmet yolunda üstlendikleri bu onurlu görevlerde üstün başarılar diliyorum. Bayrağı devreden değerli yol arkadaşlarımız Sayın Ali Yerlikaya ve Sayın Yılmaz Tunç’a hizmetleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kabine üyeleri de yeni atanan Bakanları tebrik etti. Bakanlar sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşım ile "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle atanan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlerini devreden bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya da ülkemize yaptıkları kıymetli hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanarak yeni Bakanları tebrik etti. Yeni Bakan atamaları sonrasında İletişim Başkanı Burhanettin Duran sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi gönülden tebrik ediyor, değerli Bakanlarımıza başarılar diliyorum. Bugüne kadar büyük bir özveriyle önemli çalışmalara imza atan Bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya ülkemiz için yaptıkları kıymetli hizmetler için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda her alanda olduğu gibi adalet, toplumsal huzur ve güvenlik alanlarında da yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 00:53
Erzincan’da 4.1 büyüklüğünde deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan’ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 00:52
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı görevden affını istedi
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Mustafa Çiftçi atandı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 00:10
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yerine Mustafa Çiftçi atandı.
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yerine Mustafa Çiftçi atandı.
10 Şubat 2026 Salı - 22:02
İran Milli Günü Ankara’da kutlandı
İran İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü ve İran Milli Günü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. İran İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü ve İran Milli Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde resepsiyon verildi. İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, yabancı misyon şefleri ve çok sayıda davetli katıldı. İki ülkenin de milli marşlarının okunmasının ardından Büyükelçi Habibullahzade ve Bakan Yumaklı konuşma yaptı. Habibullahzade, İran İslam Devrimi’nin tarihi önemine işaret ederek, "1979 kışı, İran halkının özgürlük ve bağımsızlık iradesinin ayak seslerinin yankılandığı ve İran-İslam kimliğinin azamet ve ihtişamının tarih sayfalarına yeniden kazındığı bir döneme dönüşmüştü" dedi. Türkiye ile İran arasındaki ilişkilere değinen Habibullahzade, "İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, iki komşu ülke arasında karşılıklı saygıya dayalı, değerli ve kardeşçe ilişkilerin örnek bir göstergesidir" ifadesini kullandı. Bölgesel meselelerde ortak tutuma vurgu yapan Habibullahzade, "İran ve Türkiye, bölgeye yönelik dış müdahaleleri reddetmekte ve sorunların bölge ülkeleri düzeyinde çözülmesi gerektiğine inanmaktadı" diye konuştu. Resepsiyonda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin tarihi ve kültürel bağlara dayandığını belirterek, "Türkiye ve İran, tarihi ve kültürel kökleri bulunan dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde, siyasi, ticari, kültürel ve diğer alanlardaki iş birlikleriyle birbirlerine derinden bağlıdır" dedi. İkili ilişkilerin üst düzey ve teknik ziyaretlerle ilerletildiğini ifade eden Yumaklı, "İlişkilerimizi yeni hedefler belirleyerek geliştirmeye devam ediyoruz. İkili ziyaretlerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası platformlarda da yakın temas ve iş birliği içerisindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin ikili ilişkilerdeki rolüne dikkati çekerek, "İkili ilişkilerimizin kurumsallaşmasında ve dinamizm kazanmasında, 2014 yılında ihdas ettiğimiz Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin önemli etkisi ve katkısı olmuştur" ifadelerini kullandı. Konsey bünyesinde yürütülen çalışmalara değinen Yumaklı, "Siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve güvenlik alanlarındaki ilişkilerimizi gözden geçiriyor, iş birliğimizi ilerletmek için atılacak adımları belirliyor, güncel bölgesel konuları da ele alıyoruz" dedi. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin dokuzuncu toplantısına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "Konseyin dokuzuncu toplantısını, Sayın Cumhurbaşkanımız ile İran Cumhurbaşkanı Sayın Pezeşkian’ın öncülüklerinde Tahran’da gerçekleştirmeye yönelik hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Ticari ilişkilere de değinen Yumaklı, "Bölgenin iki büyük gücü ve sınır komşusu olmamız hasebiyle İran’la ticaretimiz ilişkilerimizin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. 2025 yılında 5 milyar doların üzerinde gerçekleşen ikili ticaret hacmimizi yeterli bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. Yumaklı, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde Karma Ekonomik Komisyon toplantılarının önemine işaret ederek, "Aralık 2024’te düzenlenen komisyon toplantısında alınan kararların etkin şekilde hayata geçirilmesiyle birlikte iş birliğimizi ve sınır ticaretimizi daha da güçlendireceğimize inanıyoruz" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 21:09
Bakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı Dar ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Dar ile telefonda görüştü. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ele alındı.
10 Şubat 2026 Salı - 20:50
Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kendisinin seviyesine inmeyeceğim"
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Siyasetini sürdürebilmek için düştüğü yalan çukurunda çırpınırken, Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kendisinin seviyesine inmeyeceğim" dedi. Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel; 10 Şubat 2026 tarihli grup konuşmasında; herkesin gözünün içine bakarak yalanlar söylemiştir. Şöyle ki; şahsıma göndermiş olduğu mesajların içeriğindeki küfür ve hakaretleri değiştirerek ve diğer hakaret içeren mesajlarını açıklamamak suretiyle gizleyerek en yakın çalışma arkadaşlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına, il ve ilçe başkanlarına ve partili-partisiz tüm kamuoyuna yalan söylemiştir. İnsanların gözlerinin içine bakarak yalan beyanda bulunması bir genel başkana yakışmamıştır. Ankaragücü Tribün Liderine ‘AK Parti’ye geçiyorum, destek olun, sana daire alayım’ dediğimi iddia etmiştir. Bu sözler; Ankaragücü Yönetim Kurulu üyesi Muammer Polat ve diğer yetkililer tarafından ’gerçek dışı, mesnetsiz ve iftira’ olarak açıklanmıştır. Kaldı ki; Ankaragücü’nün tribün grupları kendi sosyal medyalarından bu beyanı şiddetle yalanlamıştır. Genel Başkanın düştüğü yalan çukurundaki çırpınışlarına üzülüyorum" dedi. "Haram lokma yemedim ki karnım ağrısın" Mesut Özarslan soruşturmalarla ilgili olarak, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen 5 adet soruşturma dosyasının numarasını vermek suretiyle şahsımı yolsuzlukla suçlamıştır. Ancak; bu soruşturma dosyalarında şüpheliler arasında 1. Sırada Mansur Yavaş ismi yer almakta, diğer isimler ise Ankara Büyükşehir Belediyesi Bürokratları ve İştirak Şirketlerinin Genel Müdürleridir. Bir genel başkanın; bu dosyaları şahsıma karşı kullanmak amacıyla kendi partisinin Büyükşehir Belediye Başkanını Mansur Yavaş ve diğer bürokratlarını da suçlamasını tam bir akıl tutulması olarak görüyorum. Şahsımın kendisi gibi bir dokunulmazlık zırhı bulunmamaktadır. Her vatandaşın suç işlenildiğini düşünmesi halinde savcılık makamlarına başvurma hakkı vardır. Bu soruşturma dosyalarından rahatsızlık duymuyorum, bu dosyalarda şikayetçi-müşteki sıfatında bulunan siyasetçi arkadaşlarıma karşı herhangi bir menfi tavrım bulunmamaktadır. Devletimiz herhangi bir konuda ifademe başvurma gereği görür ise; gönül rahatlığı ile ifade vermeye hazırım. Nitekim; 23 Ekim 2025 tarihinde Belediye İştirak Şirketi yetkilileri hakkında yürütülen ihalelerle ilgili bir soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı şahsımın ifadesine dahi başvurulmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karar verildiği tarihte de ben CHP Keçiören Belediye Başkanıydım, bu karar Yargı’nın siyasallaşmaksızın karar verdiğini göstermiştir. Şahsım adına gönül rahatlığı ile ‘haram lokma yemedim ki karnım ağrısın’ sözünü söyleyebiliyorum. Şikayet edilen diğer bürokrat arkadaşlarımın da suça konu bir eylemlerinin olmadığına inanıyorum. Takdir; Türk milleti adına karar veren savcılık ve yargı makamlarına aittir" açıklamasında bulundu. "Şahsım ve ailem olarak hakkında tekrar suç duyurusunda bulunacağım" Özarslan paylaşımının devamında, "Özgür Özel; bugün ki açıklamasında da yine terbiye sınırlarını aşmış, ‘bozuk tohum Mesut’ sözü ile doğuştan kötü bir insan olduğumu, bu kötülüğün soyumdan, ailemden geldiğini, karakterimin kötü olduğunu, ahlaken sorunlu olduğumu ima etmiştir. Siyasetini sürdürebilmek için, düştüğü yalan çukurunda çırpınırken, Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kesinlikle kendisinin seviyesine inmeyeceğim, şahsım ve ailem olarak hakkında tekrar suç duyurusunda bulunacağım" ifadelerine yer verdi.
10 Şubat 2026 Salı - 20:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu kabul etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder