Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Kaza yapan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı
23 Nisan 2026 Perşembe - 02:13:44
Ankara’nın Çankaya ilçesinde kaza yapan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Edinilen bilgilere göre olay gece saatlerinde Çankaya ilçesinde meydana geldi. Motosikleti ile seyir halinde olan A.D., sağ şeride geçerken aynı yönde seyir halinde olan 09 ABK 040 plakalı hafif ticari aracın da sağ şeride geçmeye başlaması ile kaza yaşandı. Çarpmanın etkisi ile motosiklet sürücüsü savruldu. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaza sonucu ağır yaralanan motosiklet sürücü A.D. ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 00:13
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM’de kabul edildi
Kadınların doğum izni ve 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü. Görüşmelerin sonunda teklif kabul edilerek, yasalaştı. Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Ayrıca düzenlemeyle babalık izni 10 güne çıkartıldı. Düzenlemeyle, kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta çalıştırılmaması esas alınıyor. Analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış olan personele talepleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilmesi öngörülüyor. Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek. Ayrıca, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutan, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakım yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken, reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yükseköğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşın tamamlayana kadar yararlandırılabilecek. Kanuna göre, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesiz Türk vatandaşlarının aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığının tespiti halinde ödenen aylıklar, her ay belirlenen kanuni faiz esas alınarak geri alınacak. Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğin arttırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Kanunu ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ve bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek. Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararma göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Çocuk Koruma Kanununa; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerleri işletemeyecek, görev alamayacaklar, iş yeri açmaları veya işletilmesi için izin verilmeyecek. Darülacezeye verilen yardımlar Kurumlar Vergisi’nden indirime tabi olacak. Kanuna göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Oyun sağlayıcı oyunları yaş kriterlerine göre derecelendirmekle yükümlü olacak. Oyun dağıtıcı usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Ancak, oyun sağlayıcı tarafından derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:37
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Rüşvet Almak’ suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.04.2026 tarih ve 2026/381 sorgu numaralı kararıyla tutuklanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır" denildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:32
Bakan Gürlek’ten 23 Nisan Paylaşımı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yayımladığı mesajla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, yarın ve daima. Parlak zihinleri, özgür fikirleri ve engin hayal güçleriyle dünyayı güzelleştirecek olan çocuklarımız; sizler bu toprakların en büyük hazinesisiniz. Bugünün neşesi, yarının teminatı olan her bir yavrumuzun gözlerinden öpüyor; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep gülümsediğiniz, umutla ve heyecanla geleceğe ilerlediğiniz nice bayramlara" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:31
Mescid-i Nebevi modeli tespihi, çocuklarına bırakacak
Dede yadigarı merakla tespih tasarım ustası olan Muhammed Koyuncu, Mescid-i Nebevi model tespihiyle dikkat çekiyor. Koyuncu, "Tespihi yapmak takriben 10 gün kadar sürdü. Güzel bir eser ortaya çıktı. Onu da çocuklarıma bırakmayı düşünüyorum" diye konuştu. Geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan tespih ustalığı, sabır ve ince işçilik gerektiren yapısıyla öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı tespih tasarım ustası olan Muhammed Koyuncu, dede yadigarı merakla başladığı mesleğinde yıllar içinde ustalaşarak, el emeği tespihleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında koleksiyonerlere ulaşıyor. "5-10 dakika da olsa girip tozunu çekip öyle evime giderim" Dede yadigarı tespihin merakıyla bu işe başladığını belirten Muhammed Koyuncu, "Çalıştığım kurumda da bir arkadaşın tespih ustası olduğunu öğrendim. Tespihle ilgili sorular sordum ve bana bir tespih yapmasını istedim. O da beni davet etti. Tespihi beraber yaptık. Daha sonrasında da tozunu yuttuk diyelim, tespih işine başladık. Birkaç yıl çıraklığını yaptım. Daha sonra da tespih ustası olarak devam ettik. Şu an atölyeye girmediğim gün rahatsız oluyorum. İşten dolayı giremediğim zaman 5-10 dakika da olsa girip tozunu çekip öyle evime giderim. Bu işi de 7-8 yıldır ustalığını yapıyorum. Çıraklıkla birlikte sayarsak daha da fazla oluyor" dedi. "Bu süreç bir aşkın başlangıcı gibi" Tespih yapım sürecini anlatan Koyuncu, "Bu süreç bir aşkın başlangıcı gibi diyebiliriz. İlk önce malzememizi değerlendiririz. En güzel modeli nasıl yapabiliriz diye bir taslaklama işlemi yaparız. Bunu yaptıktan sonra kesime geçeriz. Kesimi yaptıktan sonra zımparasına geçeriz. Delimi var. Tekrar şekil verme işlemi var. Zımparası var tekrar. Sonra cilalama işlemi vardır. Daha sonra da tespih dizilimiyle aşkımız gerçekleşmiş olur. Minimum bir tespih 1 gün sürer. Malzemenin işçiliğine göre, sertliğine göre de bu birkaç gün daha fazla sürdüğü olabiliyor. Gözde malzemelerimiz, nadir katalinlerden başlayıp doğal gruplar, kukadır, hayvansal ürünler, ağaç gruplarımız, damla kehribarlarımız var. Türkiye’mizin oltuları meşhur, onlardan işleyebiliyoruz. Genelde bu malzemeleri çalışıyoruz" diye konuştu. "14 ile 15 bin liradan başlayarak 100-150 bin liraya kadar gidebiliyor" Tespihin kalitesinin nasıl ayırt edilebileceğini ve satış fiyatına değinen Koyuncu, "Elinizi aldığınızda zaten cilasından bile fark edilebilir. Biz tek tek her aşamasını elimizden geçirdikten sonra tespih oluşuyor. Onlar da fabrikasyon usulü, el değmeden, zımparası, cilası her şeyi makineden geçtiği için kalite düşük oluyor. 5 dakikada bir tespih hazır oluyor. Her bütçeye uygunda malzemelerimiz mevcuttur. Malzeme ile birlikte minimum 14 ile 15 bin liradan başlayarak 100-150 bin liraya kadar gidebiliyor" şeklinde konuştu. "Bu işi yaptığım için tescillemek istedim" Bakanlık onaylı tespih ustası olmak istediğini dile getiren Koyuncu, "Bu işi yaptığım için tescillemek istedim. İleride çoluğumun çocuğum bu mesleği de ilerletmesi için, onlara bu mesleği bir bilezik olarak kollarına takabilmesi için. Ben de bu adımla başladım. Süreç benim için de güzel oldu. Bu işi yapmamın takdir belgesi gibi olduğu için de sevindim açıkçası" ifadelerini kullandı. "Normal insan dişi gibi koktuğu için bunlar biraz zorluyor" Tespih yapımında en çok sert malzemelerin zaman aldığını vurgulayan Koyuncu, "Bunlar ağaç grupları, diş grubu hayvansal ürünlerden bahsedebiliriz. Bunlar daha da zor oluyor. Delim aşaması zor oluyor. Malzeme doğal olduğu için de yanma ihtimali yüksek. Kokusu da normal insan dişi gibi koktuğu için bunlar biraz zorluyor. Ama bizim için problem değil" dedi. Mescid-i Nebevi tespih modeli Severek yaptığı ve çerçevelettiği tespihin hikayesini anlatan Koyuncu, "Mescid-i Nebevi model. Gidip görmek nasip olmadı, inşallah olur. Peygamber Efendimiz’i çok sevdiğim için orayı kendime özgü modelini tespihime işlemek istedim. Takriben 10 gün kadar sürdü. Güzel bir eser ortaya çıktı. Onu da çocuklarıma bırakmayı düşünüyorum" diye konuştu. Tespih tasarım ustalığı süreci Koyuncu, Kültür ve Turizm Bakanlığı tespih tasarım ustalığı başvuru sürecinin internet üzerinden gerçekleştirildiğini, adaylardan üretim aşamalarını içeren kısa videolar talep edildiğini ifade etti. Aynı zamanda başvuruların değerlendirilmesinin ardından uygun bulunan adayların komisyona davet edildiğini ve komisyonda yapılan inceleme sonucu onay alanların ‘tespih tasarım ustası’ ünvanı kazandığını aktardı. "Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai oralarda da müşterilerimiz var" Koleksiyonerlerin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını dile getiren Koyuncu, "Arap ülkelerinde, daha çok Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai oralarda da müşterilerimiz var. Bize sosyal medya üzerinden ulaşabiliyorlar. Türkiye’ye gidip gelenler oluyor. Kendileri bizzat buraya da teşrif ettikleri oluyor. Bu şekilde iletişim kurup bizden tespih yapımını istiyorlar" şeklinde konuştu. Geleceğe umut Muhammed Koyuncu, tespihin kültürde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bu alanda geleceğe dair umutlu olduğunu ifade etti ve mesleğe ilgi duyan yeni ustaların yetiştiğini, ortaya nadir eserlerin çıktığını dile getirdi. Mesleğe başlayacaklara öneri Mesleğe başlamak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Koyuncu, tespih ustalığının sabır ve sebat gerektirdiğini vurguladı. İlk aşamalarda maddi kazanç beklentisinin ön planda tutulmaması gerektiğini belirten Koyuncu, ustalığın zamanla kazanıldığını ve bu işi severek yapmanın süreci daha anlamlı hale getirdiğini ifade etti.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:27
MSB: "Türkiye NATO karar mekanizmasında aktif rol üstleniyor"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Türkiye NATO karar mekanizmasında aktif rol üstleniyor. Türkiye, bu rolüyle geçmişte NATO’ya kuvvet tahsis eden bir ülke olmanın ötesine geçerek bugün karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif rol üstlenmekte, oluşturulan yapıları kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirmektedir" denildi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:26
Tır refüje çarptı: 1 yaralı
Ankara’da yağışlı havada kontrolden çıkan tırın orta refüje çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü hafif yaralandı. Olay, Ankara Ayaş yolu sanayi girişi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yağışlı hava nedeniyle kayganlaşan yolda seyir halindeki tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüje çarparak durabildi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede güvenlik önlemi alarak yolu kontrol altına aldı. Kaza nedeniyle trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazada hafif yaralanan sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, araçta maddi hasar meydana geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:26
Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) ‘Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri’nde kazananlar belli oldu. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri ile kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı. TFMD’nin 11 yıldır amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılımıyla düzenlediği yarışma, Türkiye’nin sahip olduğu zenginliklerin fotoğraf aracılığıyla geleceğe aktarılmasını sağlamayı amaçlıyor. Nemrut Parkı’nda gün doğumu Tarihi ve arkeolojik mirasını gösteren fotoğrafların değerlendirildiği ‘Geleceğe Miras’ kategorisinde birinciliğe, Nemrut Milli Parkı’nın gün doğumu fotoğrafıyla Hakkı Bulun kazandı. Antalya Manavgat’ta yer alan Selge Antik Kenti’ndeki Adam Kayalar karesiyle Yalçın Akkaya ikincilik, Çanakkale’deki Assos Antik Kenti’ni Samanyolu Galaksisi ile fotoğraflayan Oğuz Büktel ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. Jüri toplantılarına 10 yıldır ev sahipliği yapan ASKA adına verilen özel ödülü de bu kategoriden seçildi. Adıyaman’daki Kahta Kalesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın, ASKA Özel Ödülü’nü kazandı. Medya-İş Özel Ödülü’nü ise sisler içindeki tarihi Afyon Kalesi’ni kadrajlayan fotoğrafla Emrullah Akgün kazandı. Vakıf Ödülü Yenikapı Mevlevihanesi’ne Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen, Türkiye’nin kültürel ve tarihi mirasının temel taşlarını oluşturan vakıf eserlerini mimari, estetik ve insani boyutlarıyla belgeleyen fotoğrafları teşvik etmek amacıyla verilen Vakıf Eserleri Özel Ödülü, İhsan İlze’nin çektiği Yenikapı Mevlevihanesi’nde Devran Meşki ayininden bir kareye verildi. Yaban keçisi fotoğrafı ASKA Türkiye Güzellikleri birincisi, yaban hayatı bakımından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri olan Tunceli’deki Munzur Vadisi Milli Parkı’nda çektiği yaban keçisi fotoğrafıyla Ahmet Aslan oldu. İsmail Serhat Şahin, Aksaray Sultanhanı’nda sergilenen ve Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen kültürel ve ticari hafızasını yansıtan halıların yer aldığı kareyle ikinciliğe, Trabzon Ayasofya Camisi’ni kadrajlayan fotoğrafla da üçüncülüğe layık görüldü. Gökyüzünden Türkiye Fethiye’den Dron fotoğraflarının değerlendirildiği ve ilginin her geçen gün büyüdüğü bir kategori olan ‘AJET Gökyüzünden Türkiye Güzellikleri’ kategorisinde ise sabahın mavi saatlerinde Fethiye Kayaköy’de sisler içindeki Taksiyarhis Kilisesi’ni yansıtan fotoğrafla Said Nuri Sargın birincilik ödülüne layık görüldü. Konya bozkırında yağmurun ardından oluşan çift gökkuşağı altında evine dönen koyunları gösteren kareyle Gülin Yiğiter ikincilik, Denizli’deki Taşkın Dede Türbesi’nde 700 yıldır yapılan keşkek ritüelini yansıtan fotoğrafla Esengül Alıcı ise üçüncülük ödülünü kazandı. Afyonkarahisar’daki Basmakçı Yüreğil Gölü’ndeki flamingolar fotoğrafıyla Muzaffer Murat İlhan, AJET Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kültür yollarında Türkiye’yi gezecek Yarışmada seçilen kareler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Kültür Yolları Festivalleri’nde 26 ilde kent meydanlarında sergilenecek. Türkiye güzellikleri fotoğraf ödülleri 2026 jürisi Yarışmada Jüri Başkanlığı koltuğunda ise usta fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar oturdu. Jüri üyeleri arasında ise Coşkun Aral, Sefa Yamak, Sebati Karakurt, Tolga Adanalı, Adem Altan, Zihni Oğuz Akın, İrfan Altıkardeş, Seçil Van Het Hof, Gül Aşık, Saffet Yiğit, Cengiz Kesici, Cumhur Özen yer aldı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:24
Sincan’da yaz öncesi larva mücadelesi başladı
Sincan Belediyesi, Saraycık Mahallesi’nde larva ile mücadele çalışmalarını başlattı. Sincan Belediyesi’nce yaz aylarının daha sağlıklı ve konforlu geçmesi amacıyla Saraycık Mahallesi genelinde başlatılan çalışmalarda; karasinek ve sivrisineklerin üreme alanı olan dere yatakları, gübrelik alanlar, rögarlar, su birikintileri ve benzeri riskli noktalarda larva ile mücadele faaliyetlerine başlandı. Çalışmalara katılan Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak, "Bu yaptığımız çalışma proaktif yönetim anlayışımızın bir sonucu. Sorunlar ortaya çıkmadan çözüm için çalışıyoruz. Şu anda bu larva çalışmasının tam dönemi. Şimdiden bu çalışmayı yapıyoruz ki yazın vatandaşlarımız bu konuda rahatsızlık duymasın" açıklamasında bulundu. Sincan Belediyesi ekipleri, daha temiz, sağlıklı ve huzurlu bir çevre oluşturmak amacıyla sahada aktif olarak görev yaparken, özellikle yaz aylarında artış gösterebilecek sinek şikâyetlerini asgari seviyeye indirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda ekipler, doğal denge gözetilerek gerçekleştirilen bu periyodik çalışmaların, ilçe genelinde düzenli aralıklarla sürdürüleceğini belirterek; çalışmaların temel amacının, zararlıların ergin hale gelmeden önce yerinde müdahale edilerek popülasyonlarının kontrol altına alınması olduğunu da vurguladı. Bu kapsamda yürütülen larva ile mücadele çalışmaları, halk sağlığını korumaya yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:17
MSB: (NATO karargahı) "Sadece Türk personeli görevli"
Milli Savunma Bakanlığı tarafından Adana’da kurulması planlanan NATO karargahıyla ilgili açıklama yapıldı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:11
Dr. Özge Çelik Büyükceran: "Otizim spektrum bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülmektedir"
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Çelik Büyükceran, Otizm Spektrum Bozukluğu’nun (OSB) erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını söyleyerek, "Centers for Disease Control and Prevention tarafından 2025 yılında yayımlanan izlem verilerine göre, OSB, her 31 çocuktan 1’inde görülmektedir. Erken çocukluk, beyin gelişiminin en yüksek olduğu dönem olup bu süreçte başlanan müdahaleler, çocuğun iletişim, sosyal etkileşim ve uyum becerilerinde belirgin gelişim sağlar" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, "OSB, erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve yaşam boyu sürebilen nörogelişimsel bir durumdur. Güncel epidemiyolojik veriler, OSB’nin çocukluk çağında giderek daha sık tanındığını göstermektedir. Nitekim Centers for Disease Control and Prevention tarafından 2025 yılında yayımlanan izlem verilerine göre, otizm spektrum bozukluğu her 31 çocuktan 1’inde görülmektedir. Bu artışın farkındalığın artması, erken değerlendirme imkanlarının gelişmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir" diye konuştu. "Erken teşhis tanı sürecini hızlandırır" Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, OSB’nin temel olarak sosyal iletişim alanında güçlükler ve sınırlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleri ile karakterize olduğunu vurguladı. OSB’nin her çocukta farklı klinik görünümlerle ortaya çıkabildiğini belirten Büyükceran, erken belirtilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Büyükceran, "Özellikle erken çocukluk döneminde isme tepki vermeme, göz teması kurmada zorluk, işaret edilen nesneye bakmama ve dil gelişiminde gecikme gibi bulgular önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. Bu belirtilerin erken fark edilmesi tanı sürecini hızlandırıyor" ifadelerini kullandı. "Tanılama süreci multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür" Otizm tanısının çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından konulmasının ardından, tedavi ve izlem sürecinin dil ve konuşma terapistleri, özel eğitim uzmanları ve diğer ilgili disiplinlerin katılımıyla multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Büyükceran, "Tanılama süreci yalnızca tek bir görüşmeyle sınırlı değil. Tanı, ayrıntılı gelişim öyküsünün alınması, çocuğun doğal ve/veya yapılandırılmış ortamlarda klinik gözlemi ve gerektiğinde standardize değerlendirme araçlarının kullanılması ile konulmaktadır. Bu süreçte aileden alınan bilgilerle, çocuğun sosyal iletişim becerileri, oyun davranışı ve tekrarlayıcı örüntüleri ayrıntılı biçimde değerlendirilir" diye konuştu. "Müdahale planları bireye özgü yapılandırılır" Büyükceran, tanı sürecinde yaşanan gecikmelerin müdahale sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "Erken çocukluk dönemi, beyin gelişimi açısından en yüksek nöroplastisite dönemidir. Bu dönemde başlanan müdahaleler, çocuğun iletişim becerileri, sosyal etkileşimi ve uyumsal işlevselliği üzerinde belirgin kazanımlar sağlar. Tanının gecikmesi ise bu kritik gelişimsel pencerenin kaçırılmasına ve müdahale etkinliğinin azalmasına neden olabilir. Erken dönemde başlanan müdahalelerin uzun vadeli işlevsellik üzerinde belirgin etkileri var. Erken çocukluk döneminde aile katılımını içeren, sözel olmayan iletişim becerileri, dil ve konuşma terapileri içeren bireyselleştirilmiş eğitim programları ön plandadır. Okul çağında sosyal beceri eğitimleri önem kazanırken, ergenlik ve yetişkinlik döneminde bağımsız yaşam ve mesleki becerilerin geliştirilmesine odaklanılmaktadır. Bireye özgü yapılandırılmış müdahale programları; iletişim, sosyal uyum ve günlük yaşam becerilerinde anlamlı ilerlemeler sağlayabilmektedir" dedi. "İlaç tedavileri de gündeme gelebilir" Psikofarmakolojik tedavilere de değinen Büyükceran, bu yaklaşımların otizmin çekirdek belirtilerine yönelik olmadığını, daha çok eşlik eden klinik durumların yönetiminde kullanıldığını belirtti. Uzm. Dr. Büyükceran, şöyle devam etti: "Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozuklukları, depresyon, uyku sorunları ya da şiddetli davranış problemleri varlığında ilaç tedavileri gündeme gelebilir. Ancak bu tedaviler her zaman eğitsel ve psiko-sosyal müdahalelerle birlikte, destekleyici nitelikte uygulanmalıdır."
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:05
Uzmanından uyarı: "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir"
Toplumda sık görülen ancak çoğu zaman ihmal edilen gözyaşı kanal tıkanıklığı hakkında Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır" dedi. Gözyaşı kanal tıkanıklığının, gözyaşının burun boşluğuna akmasını sağlayan sistemde oluşan bir tıkanıklık sonucu ortaya çıktığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Normalde gözyaşı, göz yüzeyini temizledikten sonra kanallar aracılığıyla burun içine aktarılır. Bu sistemde meydana gelen tıkanıklık, gözyaşının dışarı akmasına neden olur. Bu durum yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda göz sağlığını tehdit eden bir tabloya dönüşebilir. Yani gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır. Kişi istirahat halindeyken, hatta ev ortamında bile gözyaşı kontrolsüz şekilde dışarı akabilir. Gözyaşı kanal tıkanıklıkları temelde iki grupta değerlendirilir. Bunlar doğuştan (konjenital) tıkanıklıklar ve erişkin dönemde gelişen tıkanıklıklardır. Doğuştan görülen vakalarda tedavi seçenekleri farklılık gösterebilirken, erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığının kalıcı tedavisi genellikle cerrahi yöntemlerle sağlanır" açıklamasında bulundu. "Tedavi edilmediğinde tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir" Hastalığın en belirgin bulgusunun sürekli göz sulanması olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mefkure Yalçıner, sözlerine şu şekilde devam etti: "Gözyaşı kanal tıkanıklığında hastalar genellikle sürekli yaşarma, çapaklanma, gözde kızarıklık ve zaman zaman enfeksiyon şikayetleri ile başvurur. Özellikle sabah saatlerinde belirginleşen çapaklanma ve gün boyu devam eden sulanma, hastaların sosyal yaşamını da olumsuz etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde enfeksiyon riski artar, tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir ve bu durum zamanla yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir." "Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını artırır" Op. Dr. Mefkure Yalçıner, ileri vakalarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini vurgulayarak, "Gözyaşı kanal tıkanıklığında en etkili tedavi yöntemlerinden biri dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatıdır. Bu işlemle tıkalı kanal bypass edilerek gözyaşının yeniden doğal akışı sağlanır. Ameliyat genellikle 30-60 dakika sürer, hastalar çoğunlukla aynı gün ya da bir gün içinde taburcu edilir. Tam iyileşme süreci birkaç hafta içinde tamamlanırken, bu ameliyatların başarı oranı oldukça yüksektir. Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını belirgin şekilde artırır" diye konuştu. "Bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" Gözyaşı kanal tıkanıklığının yalnızca yetişkinlerde değil, bebeklerde de sıkça görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Yeni doğan bebeklerde gözyaşı kanallarının tam olarak açılmamış olması nedeniyle sulanma ve çapaklanma görülebilir. Aileler bu durumu çoğu zaman basit bir göz problemi olarak değerlendirse de doğru masaj teknikleri ve gerektiğinde yapılacak müdahalelerle erken dönemde kontrol altına alınabilir. Bu nedenle bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:01
Bakan Göktaş’tan 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü mesajı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, otizme yönelik toplumsal bilinci güçlendirmek için kararlılıkla çalıştıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde bir kez daha ifade ediyoruz. Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz. Anlamak, destek olmak ve hayatı kolaylaştırmak ise ortak sorumluluğumuz. Otizme yönelik toplumsal bilinci güçlendirecek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Farkındayız, daima yanınızdayız."
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:55
Pursaklar çöpe değil geleceğe sahip çıkıyor
Pursaklar Belediyesi, atık ilaçların toplanması için eczanelere yerleştirdiği atık ilaç toplama kutuları ile çevre ve insan sağlığına zarar veren ilaçları toplamaya devam ediyor. Pursaklar Belediyesi, temiz çevre ve sağlıklı toplum için vatandaşların evlerinde kullanılmayan ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçları atık ilaçları toplayarak bertaraf ediyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gelişigüzel atıldığında çevre ve insan sağlığına büyük ölçüde zarar veren atık ilaçları eczanelerden toplayıp belediyeye ait geçici depolama alanında bekleterek, imha işlemini gerçekleştiriyor. "Daha sağlıklı bir toplum için atık toplama kutularına büyük önem veriyoruz" Atık ilaçları toplayarak imhasını gerçekleştirdiklerini belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Belediye olarak, atık ilaçların çevreye zarar vermeden imhasını gerçekleştiriyoruz. Daha sağlıklı bir toplum için atık toplama kutularına büyük önem veriyoruz. Süresi dolan, kullanılmayan ya da tarihi geçmiş tüm ilaçların vatandaşlarımız tarafından çöpe atılmadan eczanelerimizdeki atık ilaç kutularına bırakmalarını bekliyoruz. Hemşerilerimizin eczanelere yerleştirdiğimiz Atık İlaç Toplama Kutularına atık ilaçlarını bırakarak hem doğayı hem de insan sağlığını korunmasına yardımcı olmalarını rica ediyorum" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:46
Türk Kızılay’dan Oktay Kaynarca ile kan bağışı çağrısı
’Birbirimize candan bağlıyız’ sloganıyla toplumda kan bağışı farkındalığını artırmayı hedefleyen Türk Kızılay, ünlü oyuncu Oktay Kaynarca’nın gönüllü olarak yer aldığı bir kampanya filmiyle izleyicilerin karşısına çıktı. Bir süper kahraman hikayesiyle başlayan film, asıl kahramanlığın kan bağışıyla mümkün olabileceğini çarpıcı bir biçimde aktarıyor. Gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılayan Türk Kızılay, vatandaşları düzenli kan bağışına yönlendirmek amacıyla yeni bir kampanya filmini kamuoyuyla buluşturdu. Bir kaza sahnesiyle açılan filmde, süper güçlere sahip bir karakter olarak hızla olay yerine ulaşan Kaynarca, tehlike altındaki bir baba ve kızını kurtarıyor. Ardından kurgu yerini gerçeğe bırakıyor ve izleyici asıl mesajla buluşuyor. Gerçek kahramanlık için süper güçlere ihtiyaç olmadığını vurgulayan Oktay Kaynarca, ‘Unutma, kahraman sensin’ sözleriyle izleyicileri kan bağışçısı olmaya davet ediyor. ‘Birbirimize candan bağlıyız’ kampanyasının bir parçası olarak hazırlanan film, tek bir ünite kan bağışının üç kişinin hayatına dokunabileceğini hatırlatırken, yapılan her bağışın doğaya üç fidan olarak geri kazandırıldığına da dikkat çekiyor. "Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum" Kampanyaya ilişkin konuşan Oktay Kaynarca, "Kahramanlık bazen çok basit bir adımla başlar. Kan bağışı da bu adımların en değerlilerinden biri. Kan ihtiyacı her gün devam eden hayati bir gereklilik. Bugün verilen bir ünite kan, yarın bir hayat kurtarabilir. Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum" dedi. Türk Kızılay, kampanyaya verdiği destek için Oktay Kaynarca’nın adını memleketi Malatya’daki bir kan merkezine verecek. Usta oyuncu, merkezin açılışına da katılacak. Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır Türk Kızılay, ‘Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır’ yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürürken, gönüllü bağışçıların desteğiyle 2025 yılında 3 milyon kan bağışına ulaştı ve ülke genelinde 300’den fazla mobil ve sabit ekiple kan bağışı çalışmalarına devam ediyor. Stoklarını belli bir seviyede koruyabilmek için günlük 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyan Kızılay’a, 18-65 yaş arası sağlıklı her birey yalnızca 15 dakikasını ayırarak destek olabiliyor. Kan bağışında bulunmak isteyen vatandaşlar, kendilerine en yakın kan bağışı noktası ve güncel hizmet saatlerine kanver.org adresi üzerinden ulaşabiliyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:45
Bakan Uraloğlu: "7 yıllık süreçte 219 bin 442 ağacın korunmasına katkı sağladık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ulusal Elektronik Tebligat ile 7 yıllık süreçte 219 bin 442 ağacın korunmasına katkı sağladık" dedi. Bakan Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’nin (PTT AŞ) yurt içinde ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar, tüzel kişiler ve kamu kurumlarına Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden hızlı ve güvenli olarak sunduğu elektronik tebligat hizmetinin 7 yıldır başarıyla sürdüğünü açıkladı. "7 yıllık süreçte 219 bin 442 ağacın korunmasına katkı sağladık" UETS hizmeti ile PTT AŞ’nin, elektronik olarak tebligatların anında alıcılarına ulaştırılabilmesine imkan tanıyarak; zaman, işgücü ve maliyet gibi birçok alanda tasarruf sağladığını da belirten Uraloğlu, "Ulusal Elektronik Tebligat ile 7 yıllık süreçte 219 bin 442 ağacın korunmasına katkı sağladık. Ulusal Elektronik Tebligat hizmetinin yaygınlaştırılması ile hem zamandan tasarruf sağlarken hem de çevrenin korunması adına önemli adım atmış olduk" diye konuştu. "Bu sistem sayesinde ülkemiz önemli miktarda tasarruf sağlıyor" Bakan Uraloğlu, UETS ile gönderilen 365 milyon elektronik tebligat sayesinde fiziksel olarak iletilen tebligat ücretinden 33 milyar 926 milyon 221 bin lira kamu tasarrufu yapıldığını vurgulayarak, "Bununla beraber gerek iş gücü gerek kullanılan kağıt, toner, elektrik, araç, yakıt gibi maliyete etki eden unsurlar göz önüne alındığında söz konusu tasarruf miktarı bu rakamın çok daha üzerine çıkıyor. Bu sistem sayesinde ülkemiz önemli miktarda tasarruf sağlıyor" dedi. "Mobil uygulama üzerinden alınan tebligatlar dijital olarak arşivlenebiliyor" UETS mobil uygulamasının da hizmete girdiğine işaret ederek, uygulama ile elektronik tebligatların kolaylıkla görüntülenebildiğini ifade eden Uraloğlu, "Uygulama ile vatandaşlarımız mobil telefonları üzerinden anında yeni tebligat ile ilgili bildirim alabiliyor. Mobil uygulama üzerinden alınan tebligatlar ayrıca dijital olarak da arşivlenebiliyor. Vatandaşlarımız PTT’nin web sayfasından UETS hesabını açabiliyor ve kullanım kılavuzlarına ulaşabiliyor" şeklinde konuştu. "UETS başvuruları e-Devlet hesabının yanı sıra elektronik imza ve mobil imza ile de online olarak açabiliyor" Bakan Uraloğlu, 2024 yılı başında devreye alınan yeni sistem ile kullanıcıların e-Devlet hesapları üzerinden iki aşamalı giriş yöntemi ile kimlik doğrulamalarını yaparak online olarak dünyanın her yerinden UETS hesaplarına ulaşabildiğini açıkladı. Sistemin en üst düzeyde güvenlikli olarak verildiğini de vurgulayan Uraloğlu, "UETS başvuruları e-Devlet hesabının yanı sıra elektronik imza ve mobil imza ile de online olarak açabiliyor. Bu yöntemlere ek olarak vatandaşlarımız en yakın PTT Müdürlüklerine şahsen başvurarak UETS adreslerini alabilmektedirler. e-Tebligat adresine ilişkin bildirimler, kullanıcıların elektronik tebligat işlemleri kapsamında doğrulanmış cep telefonlarına SMS yoluyla ve e-posta adreslerine ücretsiz olarak iletilmektedir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder