Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İletişim Başkanlığı: "CİMER 2025’te 5.5 milyon başvuru aldı, yüzde 96.8’ine yanıt verdi"
01 Ocak 2026 Perşembe - 21:26:19
İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER) 2025’te 5.5 milyon başvuru aldığını, başvuruların yüzde 96.8’ine yanıt verildiğini açıkladı. İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Devlet-millet iletişiminin önemli bir köprüsü olan CİMER, 2025’te 5.5 milyon başvuru alarak vatandaşla güçlü iletişimini sürdürdü ve başvuruların yüzde 96.8’ine yanıt verdi. Dijitalleşme adımları ve mobil uygulama ile erişilebilirlik artarken, uluslararası iki ödül kazanıldı" denildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 20:49
Beypazarı’nda ahşap evde yangın
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde, ahşap bir ev çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Olay, Beypazarı Zafer Mahallesi 2. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle ahşap bir evde yangın çıktı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, ahşap ev kullanılamaz hale geldi. Olaya ilişkin inceleme başlatıldı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 19:56
Adalet Bakanı Tunç: "2025 yılında arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma sağlandı"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2025 yılında arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma ile 203 bin 251 dosyada anlaşma sağlandığını açıkladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hukuk sistemine kazandırdığımız alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle adalete erişimi güçlendirdik. Anlaşmazlıkları dostane bir şekilde çözerek toplumsal barışa katkı sunduk. 2025 yılında; arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma ile 203 bin 251 dosyada anlaşma sağladık" ifadelerini kullandı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 19:54
Ankara’da sokak köpeğinin saldırısına uğrayan çocuk yaralandı
Ankara’nın Altındağ ilçesinde okuldan evine dönen bir çocuk, başıboş köpeğin saldırısı sonucu yaralandı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:08
AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "Hem Suriye için hem bölgesel barış ve istikrar için de umut verici bir dönüm noktasıdır"
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Suriye’nin Hürriyet Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, "Bu dönem hem Suriye için hem de bölgesel barış ve istikrar için de umut verici bir dönüm noktasıdır" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Suriye’deki iç savaşın sona ermesi ve Esad rejiminin düştüğü Hürriyet Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ala, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: "Suriye’deki iç savaşın sona ermesinin birinci yıl dönümünde, kardeş Suriye halkının Hürriyet Günü’nü tebrik ediyoruz. Suriye halkının uzun yıllar boyunca büyük fedakârlıklarla sürdürdüğü özgürlük, adalet ve onur mücadelesi bugün yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Bu dönem hem Suriye için hem de bölgesel barış ve istikrar için de umut verici bir dönüm noktasıdır. Türkiye olarak, ortak tarihimizden aldığımız ilhamla dost ve kardeş Suriye’nin birliğinin güçlendirilmesi, toprak bütünlüğünün korunması, istikrarın tesis edilmesi ve halkın hak ettiği güvenli ve müreffeh geleceğe kavuşması için verilen çabalara en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceğiz."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:06
Uzmanlar uyardı: Yapay zeka hem teknolojik hem psikolojik risk taşıyor
ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi olan ve yapay zeka üzerine araştırmalar yürüten Doç. Dr. Hande Alemdar ile Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri İdari Sorumlusu Uzman Doktor Huriye Aslan yapay zeka ile ilgili uyarılarda bulundu. Yapay zeka kavramının 1950’lerde ortaya atılmasından bu yana hızla gelişen teknolojiler, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte günlük yaşamdan sürekli veri üretilmesini mümkün hale getirdi. Kullanıcıların dijital etkileşimleriyle büyük bir veri kaynağına dönüşmesi, bu veriyi işleyen algoritmaların ve güçlü bilgisayarların geliştirilmesiyle birleşince, bugün karmaşık problemleri çözebilen yapay zeka sistemleri ortaya çıktı. Bu gelişmeler önemli avantajlar sağlarken, dolaylı veri işleme süreçleri, mahremiyet riskleri, psikolojik destek benzeri sohbetlerin makinelere kayması ve bireylerin dijital yalnızlaşması gibi olumsuzlukları da beraberinde getirdi. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi olan ve yapay zeka üzerine araştırmalar yürüten Doç. Dr. Hande Alemdar ile Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri İdari Sorumlusu Uzman Doktor Huriye Aslan yapay zekaya dair gelişmeleri İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine değerlendirdi. "Bazı sistemlerde kendini kopyalama yeteneği görüldü ama korkulacak bir seviyede değil" Yapay zekanın kendisini kapatma, yedekleme ya da koruma eylemlerine, öz savunma sisteminde dair konuşan Alemdar, "Bu sistemler şu anda belli başlı büyük şirketler tarafından geliştiriliyor ve bunlar kapalı kutu diye tabir edebileceğimiz sistemler. Çünkü o boyutta bir veri, o boyutta bir işlem gücü herkesin elde edebileceği bir şey değil. Bunun için çok büyük yatırımlar gerekiyor. Dolayısıyla bu kara kutu sistemlerin o büyük şirketler tarafından nasıl kullanıldığı ve nasıl geliştirildiği ile ilgili tam olarak bütün detaylara hakim değiliz. Bu nedenle araştırmacılar bir yandan erişebildikleri kadar bu sistemleri denemeye çalışıyorlar. ’Acaba bu sistemlerin böyle özellikleri var mı?’ diye test ediliyor. Bu sistemler kendi kendilerine oturup da insanlara saldırayım ya da kendimi yedekleyeyim, dünyayı ele geçireyim demiyor. Biz onları geliştiren şirketlerin onları nasıl özelliklerle donattığını anlayabilmek için özellikle tasarlanmış bu çalışmaları yapıyoruz. En son yapılan çalışmalarda bazı sistemlerde gerçekten kendini kopyalama, yedekleme gibi özelliklerin olduğunu ancak bunun şu anda korkulacak bir seviyede olmadığını ortaya çıkarmış bulunuyoruz. Test ettiğimiz şey ona birileri kendini kapat derlerse, sen kendini kopyala demişler mi dememişler mi onu anlamaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Aslında her şeyde bizim verilerimize erişme yetkisini vermiş oluyoruz" Kullanıcıların kendi verileriyle ilgili son derece dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Alemdar, "Herhangi bir web sayfasına eriştiğinizde ya da bir gönderiyi beğendiğinizde dahi bilinçli ya da bilinçsiz şekilde bir veri üretiyorsunuz. Bu veriyi o tıkladığınız kabul ediyorum ya da web sayfalarının alt kısımlarına saklanmış küçük kutucuklara tıklamak suretiyle başkalarıyla paylaşmaya aslında izin veriyoruz. Bu verdiğimiz izinler bizim çoğunlukla bilgimiz dahilinde olmuyor. Buraya tıklamazsam devam edemeyeceğim, bir an önce tıklayayım ben bunu geçeyim diye düşündüğümüz her şeyde aslında bizim verilerimize erişme yetkisini vermiş oluyoruz. Ondan sonra da bizim verilerimizi çaldılar diyoruz. Gerçekten çalmıyorlar, biz onlara o yetkiyi vermiş oluyoruz. Çok dikkatli olmalıyız, eğer böyle bir kaygımız varsa hiçbir şekilde verilerimize erişilmesin, kullanılmasın istiyorsak en güzeli bu ortamlardan uzak durmak. Ancak o da mümkün değil" dedi. "Kullanıcı olarak dikkatli olmalıyız, nasıl engelleyebileceğimizin sorusunu henüz bilmiyoruz" Kişisel mahremiyetin ihlalinin sorumluluklarının kimde olduğuna dair konuşan Alemdar, şu ifadelere yer verdi: "Kullanıcıların öncelikle bir şeyleri kabul etmeden önce gerçekten detaylarına hakim olmaları gerekir ve gerçekten bir sorun hissediyorlarsa o veriyi paylaşmaktan çekinmeleri gerekir. O servisi kullanmama pahasına dahi olsa. Bunun şu anda tek yolu bu. İlk geliştirilen yapay zeka sistemlerinin birtakım kitaplardan, telif durumu söz konusu eserlerden elde edildiği ortaya çıkınca çok büyük davalar açıldı. O kitapların yazarları haklarını korumak istediler. Ancak bu şeyler sonuçsuz kaldı. Kapalı kutu sistem olduğu için gerçekten hangi veriyle ne eğitildi, hangi veri ne amaçla kullanıldı bilgisine çoğumuz hatta hiçbirimiz hakim değiliz. O veri çok büyük olduğu için onu gerçekten ayrıştırmamız da çok mümkün gözükmüyor. O yüzden kullanıcı olarak dikkatli olmalıyız ama nasıl engelleyebileceğimizin sorusunu henüz bilmiyoruz." "Hem etik hem hukuki boyutta tartışılmalı ve ciddi önlemler alınmalı" Mevcut hukuki altyapının yapay zekanın gelişmelerini yakalayamadığını söyleyen Alemdar, "Bir şeyin hukuki olması etik olduğu anlamına da gelmiyor. Hem etik hem de hukuki boyutta tartışılmalı ve ciddi önlemlerin alınması gerekiyor. Teknolojik altyapı buna izin verse de hukuki yaptırımların olmaması, tabii şirketleri bu yoldan döndürme konusunda yeterince ikna edici olmuyor maalesef. Yapay zeka bundan sonra hayatımızda olacak. Ondan korkmak ya da onu yok saymak ya da onu kötülemek yerine onu nasıl kullanabileceğimizle ilgili düşünmemiz gerekiyor. Eğitimde yapay zeka kullanımı çok önemli çünkü çok yapay zekanın içine doğmuş bir nesil yetişmekte. Bu nesil büyüdüğü zaman biz onlara hazırlıklı olmalıyız. Eğitim sistemini yeniden değerlendirmek, iş yapış şekillerimizi yeniden değerlendirmek gerekiyor. Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı bilmiyorum ama yapay zeka kullanan birisi kullanmayan birisine göre avantajlı hale gelecek. Birçok artısı var. Artılarına odaklanıp tehlikelerinden haberdar olarak dikkatli şekilde ilerlememiz gerekiyor" dedi. "İntiharlar ve bir başkasına zarar verme eylemleri yapay zeka ile dertleşme sonrası gündeme geliyor" Yapay zeka ile dertleşmenin olumsuz pek çok tarafı olduğunu aktaran Aslan, "Tanısı ve tedavisi geciken insan, yapay zekanın kullandığı aşırı destekleyici, valide edici dil nedeniyle patolojisi artabilir. Tanı ve tedavi almakta geciken kişiler ise maalesef bu tedavinin gecikmesinden kaynaklı dramatik sonuçlarla gündeme gelebilir. Son günlerde de sıkça duyduğumuz gibi intiharlar ve bir başkasına zarar verme eylemleri yapay zeka ile dertleşme sonrası gündeme geliyor. Bir olumsuz yönü de sosyal izolasyona neden olma ihtimali. Yapay zeka ile dertleşen insan bir başka insanla görüşme ihtiyacını azalıyor gibi hissedebilir. Bu nedenle sosyal ilişkilerde bir zayıflama, insanların daha yalnızlaşması söz konusu olur" dedi. "Veri gizliliğinin net olmaması nedeniyle oradaki söylemlerimiz bir başka yerde kullanılabilir" Yapay zekada veri gizliliğinin olmadığına dikkati çeken Aslan, "İnsanları yalnızlaştırabilir, mevcut psikopatolojiyi arttırabilir. Ayrıca yasal sınırların net olmaması, veri gizliliğinin net olmaması nedeniyle oradaki söylemlerimiz bir başka yerde kullanılabilir. Sonuçta tıbbi etik ilkelerle çalışmak yerine daha çok müşteri kazanma ve hızlı gelişim üzerine kurulmuş bir sistemdir yapay zeka sistemi. Yani tıbbi alanda bir profesyonellik yerine daha çok ticari anlamda yapılan uygulamalar, yazılımlardır" ifadelerini kullandı. "Ruhsal anlamda tamamen profesyonel bir destek olmayacaktır" İnsanların sorun yaşadıklarında sağlık profesyoneline başvurmalarının daha uygun olduğunu belirten Aslan, şu ifadeleri kullandı: "Kendilerinde bir sorun hissettiklerinde bir sağlık profesyoneline başvurmaları daha uygundur. Yapay zeka ile başka anlamlarda yardım alabilir fakat ruhsal anlamda tamamen profesyonel bir destek olmayacaktır. Aldıkları yanıtlar sonuçta tamamen bir veri analizi ya da kendilerinden alınan yanıtlar sonrası şekillenen yanıtlardır. Yapay zeka ruhsal alanda kullanılma tek başına değil de psikiyatristlerle entegre çalışacak uygulamalar geliştirildikten sonra psikiyatri alanındaki gelişmeye de katkısı bulunabilir. Tabii ki yapay zekayı tamamen kullanmama taraftarı değiliz. Fakat bu ruhsal profesyonellerinden alınan gözetim ve destekle veri gizliliğini koruyacak şekilde ve yasal sınırlılıkları net olacak şekilde olursa daha da uygun olacaktır."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:58
GSB Spor Okullarından bu yıl 1 milyon 811 bin çocuk yararlandı
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilde yürütülen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okullarından bu yıl 1 milyon 811 bin çocuk ve gencin yararlandığını açıkladı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilde uygulanan GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılı itibarıyla GSB Spor Okulları projesinden 1 milyon 811 bin 904 çocuk ve gencin faydalandığını duyuran Bakan Bak, yetenekleriyle ön plana çıkan çocukların spor kulüplerine, Anadolu Yıldızlar Ligi ve Okul Spor faaliyetlerine yönlendirildiğini kaydetti. Bakan Bak, GSB Spor Okulları Projesinin; çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları spora yönlendirmek, spor kulüplerine sporcu kaynağı oluşturmak, toplumda spor kültürü oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. GSB Spor Okulları aracılığıyla yaklaşık 2 milyon çocuk ve gence ulaşmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirten Bakan Bak, şöyle konuştu: "Bakanlık olarak öncelikli görevimiz; çocuk ve gençlerimizi spora yönlendirmek, yeni sporcular yetiştirmek ve ülkemizde spor kültürünü yaygınlaştırmaktır. Her alanda olduğu gibi sporda da sürdürülebilir başarıyı yakalamak istiyoruz. Bu doğrultuda GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları Projesine çok önem veriyoruz. 2021 yılından bu yana GSB Spor Okullarında keşfedilen ve antrenörlerimiz tarafından yetiştirilen çocuklarımız bugün uluslararası organizasyonlardan madalyalarla dönüyorlar. Bu çok büyük bir gurur. Spora yapılan her yatırım aynı zamanda, daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha güçlü bir gelecek inşa etmek anlamına gelir. Sporu yaşam kültürüne dönüştürme vizyonumuz ile yetenek keşfetmeye, sporu yaşam kültürü hâline getirmeye ve geleceğin şampiyonlarını yetiştirmeye yönelik projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz." GSB Spor Okullarında eğitim tüm yıl boyunca devam ediyor Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları projesi, 81 ilde tüm yıl boyunca devam ediyor. 03-18 yaş grubunda olup projeye katılmak isteyenler, e-Devlet kapısı üzerinden online başvuru yapılabiliyor. Uzman antrenörler aracılığıyla eğitim alan katılımcılara Spor Bilgi Sistemi üzerinden sporcu kartı oluşturuluyor.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:58
Pursaklar’da Hz. Mevlana anma gecesi düzenlendi
Pursaklar Belediyesi, Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 752. Vuslat Yıl Dönümü dolayısıyla anlamlı anma gecesi düzenledi. Pursaklar Belediyesi, vefatının 752. yıl dönümünde Mevlana’nın vuslata erişini simgeleyen Şeb-i Arus etkinlikleri kapsamında Devlet Tiyatroları Pursaklar Sahnesi’nde düzenlenen etkinliğe Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, İlçe Kaymakamı Mehmet Yıldız ve ilçe sakinleri yoğun ilgi gösterdi. "Hz. Mevlana, yüzyıllar önce söylediği sözlerle bugün de kalplerimize dokunmaya devam ediyor" Anma töreni öncesi kısa bir açıklama yapan Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Bugün burada, gönül dünyamıza asırlardır ışık tutan büyük mutasavvıf Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi’yi, vuslatının 752’nci yılında rahmet, sevgi ve muhabbetle anmak için bir araya geldik. Hz.Mevlana, yüzyıllar önce söylediği sözlerle bugün de kalplerimize dokunmaya devam ediyor. Onun sevgiye, hoşgörüye ve kardeşliğe çağrısı içinde bulunduğumuz dünyada her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir rehberdir. Pursaklar’da kültürümüze, maneviyatımıza ve değerlerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Gecede, Mevlana’nın sevgi, hoşgörü ve insanlığa ışık tutan öğretileri bir kez daha hatırlatılırken, katılımcılar manevi atmosferin içinde huzur dolu bir akşam geçirdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57
Keçiören Belediyesi personeline taşınmaz mal yönetimi eğitimi
Keçiören Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından personele taşınmaz mal yönetimi eğitimi verildi. Keçiören Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğü, personelin mesleki bilgi ve yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Taşınmaz Mal Yönetimi’ konulu bir eğitim programı düzenledi. Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitimi Bağımsız Denetçi Ahmet Arslan verdi. Belediye personelinin taşınmaz mal yönetimi konusundaki farkındalığını artırarak yasal ve mali süreçlerin daha etkin biçimde yürütülmesine katkı sağlamak amacıyla yapılan eğitime yüksek oranda katılım gerçekleşti. Taşınmaz mallara ilişkin tüm süreçler ele alındı Eğitimde, taşınmaz mallarla ilgili temel kavramlardan başlayarak, belediye organlarının taşınmaz malların idaresine dair yetki ve sorumlulukları detaylı biçimde anlatıldı. Katılımcılara ayrıca taşınmaz mal edinimi, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma, ihale işlemleri, satış ve trampalar ile kiralama süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Programda 4734 ve 2886 sayılı Kanunların taşınmaz malların yönetiminde uygulanabilirliği, taşınmazların vergisel değerlendirilmesi (KDV, kurumlar vergisi), sınırlı ayni hak (irtifak hakkı) tesisi, kullanım izni verilmesi, izinsiz işgal ve ecrimisil işlemleri gibi konular da ele alındı. Ayrıca taşınmaz malların tahsisi, devri, kaydı ve muhasebeleştirme süreçleri üzerinde duruldu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:52
Ankara’da hem çocuklara hem yetişkinlere tiyatro gösterimi
Ankara Sincan Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri dolayısıyla her hafta sonu tiyatro oyunlarının sergilendiği etkinliklerini sürdürüyor. Sincan Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında her hafta sonu birbirinden farklı tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapıyor. Gündüz saatlerinde sahnelenen ‘Ahmet Can’ın Hayal Dünyası’ adlı çocuk oyunu, minikler tarafından büyük bir ilgiyle izlendi. Akşam saatlerinde ise yetişkinler için hazırlanan ‘Aramızdaki Duvarlar’ oyunu sahnelendi. Aile olmanın önemi, evlilik birliği ve doğru iletişim konularına yer verilen oyun, seyirciyle bir araya geldi. Seyircilere hem duygusal anlar yaşatan hem de düşündürücü mesajlar veren ‘Aramızdaki Duvarlar’ oyunu tiyatroseverler tarafından alkış aldı. Gelecek günlerde de hem çocuklar hem de yetişkinler için farklı tiyatro oyunları sahnelenmeye devam edecek.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:42
Bakan Yerlikaya: "İstanbul Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli kahraman evladımız, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli kahraman evladımız Emre Albayrak, Çekmeköy’de uyuşturucu operasyonu sırasında açılan ateş sonucu yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından İstanbul Çekmeköy’de uyuşturucu operasyonu sırasında açılan ateş sonucu yaralanan İstanbul Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli Emre Albayrak ile ilgili açıklamada bulundu. Yerlikaya, Albayrak’ın kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadığını ve şehit olduğunu belirterek, Allah’tan rahmet diledi. "İstanbul Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli kahraman evladımız, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur" Bakan Yerlikaya, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Milletimizin başı sağ olsun. Üzüntümüz çok büyük. İstanbul Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli kahraman evladımız Emre Albayrak, Çekmeköy’de uyuşturucu operasyonu sırasında açılan ateş sonucu yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet; ailesine, kahraman Emniyet Teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum Şehidimizin makamı ali olsun."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:35
Pursaklar’da Basın Akademi sona erdi
Pursaklar Belediyesi tarafından medyaya ilgi duyan gençlere ve iletişim alanında kendini geliştirmek isteyenlere yönelik düzenlenen Basın Akademi sona erdi. Pursaklar Basın Akademisi, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında yoğun bir tempoyla gerçekleştirildi. Medya ve iletişim sektörüne yönelmek isteyen gençlere, gazetecilerin, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye, haber kaynağına ulaşma ve olaylara haberci gözüyle bakabilmeleri amacıyla tecrübelerin paylaşıldığı eğitimler verildi. Akademi, A Haber Muhabiri, Yorumcu Mehmet Karataş ve A Haber Spikeri, Moderatör Merve Özkan’ın eğitim seminerleriyle sona erdi. "Birbirinden değerli ve deneyimli gazetecilerimizin tecrübelerini paylaştığı Basın Akademisini tamamladık" Basın Akademi eğitim programları ile ilgili kısa bir değerlendirme yapan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Birbirinden değerli ve deneyimli gazetecilerimizin tecrübelerini paylaştığı Basın Akademisini tamamladık. Bizler de Pursaklar Belediyesi olarak, iletişim alanına ilgi duyan gençlerimize ve vatandaşlarımıza bu alanda sağlam bir zemin hazırlamayı önemsiyoruz. Basın Akademi ile katılımcılarımızın sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda etik ve sorumluluk bilinci de kazanmalarını amaçladık. Eğitimlere katılım gösteren vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum" dedi. 2 hafta boyunca Basın Akademi süresince katılımcılar, basın ve medya dünyasının işleyişine dair önemli bilgiler edinirken, pratik çalışmalarla da kendilerini geliştirme fırsatı buldu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:32
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye halkının 8 Aralık Hürriyet Günü’nü yürekten kutluyoruz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye’nin 8 Aralık Hürriyet Günü’ne ilişkin, "Suriye halkının 8 Aralık Hürriyet Günü’nü yürekten kutluyoruz" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Katliamcı Esad rejiminin sona erdiği ve iç savaşın bittiği gün 8 Aralık 2024. Suriye halkının 8 Aralık Hürriyet Günü’nü yürekten kutluyoruz. Suriye Hükümeti, her türlü provokasyon, saldırı ve engele rağmen birliğini ve dirliğini sağlama yönünde ilerliyor. Kardeş Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:13
Kilo aldığını sandı, 7 buçuk kilogramlık dev böbrek kitlesi taşıdığı ortaya çıktı
İlk zamanlarda kilo aldığını zanneden ve yaşadığı komplikasyonların geçmemesi sonucu hastaneye başvuran adam, yapılan tetkikler sonucu böbreğinde 7 buçuk kilogramlık kitle olduğunu öğrendi. Ankara’da yaşayan 46 yaşındaki Ahmet Demir, midesindeki şişkinlik ve sertlik sebebiyle Ankara Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. İlk zamanlarda kilo aldığını zannettiğinden dolayı problemlerini önemsemeyen Demir, yapılan tetkikler sonucunda nadir rastlanan 7 buçuk kiloluk dev böbrek kitlesi taşıdığını öğrendi. Demir, tedavisinin ardından 11 kilo verdi. Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim ve Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Serdar Toksöz, hastanın Hatay’dan Ankara’ya yönlendirildiğini aktararak, "Orada karnında büyük bir kitle tespit edilmiş. İleri tetkik ve tedavi için bize yönlendirildi. Biz de yaptığımız değerlendirmede bunun büyük bir böbrek kitlesi olduğunu tespit ettik. Bu nadir olarak tespit edilmiş durumlardan birisidir. Tedavisi de oldukça ileri merkezlerde, deneyimli merkezlerde yapılmaktadır" diye konuştu. "10 bin vakada bir bu kadar büyük böbrek kitleleri görülebilmektedir" Büyük kitlelerde açık cerrahi yönteminin tercih edildiğini dile getiren Toksöz, "Yaklaşık 40 cm’ye yakın bir kesiye ihtiyaç duyuyordu. Biz kendi planladığımız yöntemle bu kesiti kademeli olarak küçülttükten sonra, kitleyi küçülttükten sonra laparoskopik olarak 3 tane delikten ameliyatını gerçekleştirdik. Yaklaşık olarak 10 bin vakada bir bu kadar büyük böbrek kitleleri görülebilmektedir. Hastanın böbreğin içinde taşı da vardı" ifadelerini kullandı. Büyük böbrek kitlesinin enfeksiyon gibi hastalıklara yol açabildiğini anlatan Toksöz, "Ahmet Bey’in bu büyük böbrek kitlesi tansiyon hastalığına sebep olabilir. Boşalttığımız suda da ciddi enfeksiyon vardı. Ciddi enfeksiyona da sebep olabiliyor. Diğer böbreği de etkileyen enfeksiyonlara sebep olabiliyor. Taşlar da iritasyon sonucu böbrek kitlelerine sebep olabilmektedir" şeklinde konuştu. "Kademeli olarak büyüdüğü için bunun farkına varmamıştı, kilo aldığını düşünüyordu" Hastanın kitleden şüphelenmediğini kilo almış gibi hissettiğini belirten Toksöz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ameliyat cerrahi süresi yaklaşık olarak 6 saat sürdü. Çok büyük bir böbrek kitlesi karaciğere, bağırsaklara, büyük damarlara yapışık haldeydi. Biz yavaş yavaş, adım adım, kontrollü bir şekilde ilerleyerek hastanın herhangi bir organına zarar vermeden bu işlemi gerçekleştirdik. Hastamız daha çok karında kilo almış gibi hissediyordu. Kademeli olarak büyüdüğü için bunun farkına varmamıştı. Kilo aldığını düşünüyordu. Genelde bazen bu böbrek kitleleri büyürken ağrı yapmaz. Alıştıra alıştıra bir büyüme süreci oluşabilmektedir. Bunun en iyi yöntemi, aralıklı olarak doktor kontrolüne gitmektir." Hastanın ameliyatının başarılı şekilde geçtiğini ifade eden Toksöz, "Ameliyat sonrasında da diğer organlarda herhangi bir hasar bulunmamaktadır. Bağırsakları da, karaciğeri de gayet güzel uygun şekilde çalışmaktadır" dedi. Kademeli olarak büyüyen kitle, hayatını olumsuz etkiledi Hasta Ahmet Demir, ilk şikayetlerinin midesinde şişkinlik ve sertlik olduğunu söyleyerek, "Son zamanlarda hızlı ve bariz bir şekilde görülmeye başladı ve benim hareketlerimi de kısıtlamaya başladığı için başvurdum. Bunun daha önceden, 5 yılı daha aşkın süre içerisinde başlayıp devam eden bir rahatsızlık olduğunu söyledi ve acilen işlemlere başladılar" diye konuştu. Ameliyattan önce hareket kısıtlılıkları olduğunu dile getiren Demir, "İş hayatımda hareket kısıtlılıklarım çok fazlaydı. Eğilme, kalkma, dönme mesela uykularımda sadece sol yanıma yatabiliyordum. Sırt üstü yatamıyordum" ifadelerine yer verdi. "Benden yaklaşık 11-12 kilo eksildi" Ameliyattan sonra hafiflemiş hissettiğini söyleyen Demir, "Midemde boşluklar oldu. Bu hastane döneminde onun şeylerini anlamadım ama ayağa kalktıktan sonra benden yaklaşık 11-12 kilo eksildi. Bunun rahatlığı, hafifliği, hareketlerim de daha çevik, atak oldu. Uykularım da olsun, vücut olarak daha rahat bir seviyeye geldim" şeklinde konuştu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:50
Çocukları köpek saldırısına uğrayan ailelerden tepki: "Birinin buna artık dur demesi lazım"
Ankara’da çocukları köpek saldırısına uğrayan aileler bir araya geldi ve köpek sorununun kalıcı şekilde çözülmesi çağrısında bulundu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:29
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Eğitim ortamı, öfkenin sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının ve merhametin yeşerdiği bir mekan olmalıdır"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Eğitim ortamı, öfkenin ve kabalığın sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının, merhametin ve öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır. Öğretmene yönelen bu tür davranışları kınıyor; öğretmenimizin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz" dedi. Türk Eğitim Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği’nce ‘Doğumunun 90. Vefatının 10. Yılında Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu Anısına’ düzenlenen 5. Uluslararası Türk Dünyası Mühendislik ve Fen Bilimleri Kongresi, 4-7 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapıldı. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkmenistan başta olmak üzere; İran, Irak, Suriye, Filistin, Gürcistan, Arnavutluk, Sudan, Somali, Afganistan, Ekvator, Nijerya, Kamerun, Sırbistan, Rusya, Pakistan, Endonezya’dan yüz yüze ve çevrimiçi katılımla toplam 27 ülkeden bilim insanının bir araya geldiği kongrede, 510 bilim insanı 490 bildiri sundu. Birleşmiş Milletler’in (BM) 2025 yılını Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı (IYQ) olarak ilan etmesiyle kuantum teknolojisinin 100’üncü yılı kutlanırken, bu çerçevede düzenlenen kongrede kuantum biliminin geçen yüzyıldaki teknolojik ilerlemeye katkıları ele alındı, 21. yüzyılda sürdürülebilir kalkınmaya dikkat çekildi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun hatırasını yaşatacaklarını belirtti. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Ankara’da lise öğrencilerinin bir öğretmene yaptığı saygısızca davranışların da kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Bu kongreyle hem Oktay Sinanoğlu’nu anıyor hem de onun mirasını yaşatıyoruz" Geylan, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun Türk dünyası için önemli bir isim olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Profesörü’ Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Türk ve dünya bilimi açısından bir başarı hikayesi olmanın ötesinde; bilimin evrenselliğini, millî kültürle ve dil şuuruyla birleştiren nadir şahsiyetlerden biridir. Onun adı; laboratuvarların teknik diliyle, sınıfların merakıyla, kütüphanelerin sessiz emeğiyle ve en çok da Türk milletin ‘kendi diliyle Türkçe düşünme’ hakkıyla yan yana anılmalıdır. Sinanoğlu, bilim dünyasında yalnızca yayınlarıyla, kimya, biyofizik, biyokimya, matematik alanlarındaki çalışmalarıyla ve uluslararası akademik çevrelerde kazandığı saygınlıkla değil; bilimi ‘insanın ve toplumun geleceği’ olarak konumlandıran yaklaşımıyla da öne çıkmıştır. O, bilimi bir vitrin süsü, bir unvan yarışı ya da yalnızca mesleki bir uğraş olarak görmemiş; bilimi, milletlerin refahını, bağımsızlığını ve haysiyetini belirleyen stratejik bir güç olarak değerlendirmiştir. Sinanoğlu’nu bizler için ayrı ve kalıcı kılan hususlardan birisi de Türkçe’ye gösterdiği hassasiyet ve Türkçe’nin bilim dili olması yönündeki kararlı çağrılarıdır. O, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını; düşüncenin evi olduğunu, kavramın dilde doğduğunu, bilginin dilde şekillendiğini ısrarla vurgulamıştır. Sinanoğlu’nun hedefi; taklit eden değil üreten, tüketen değil yön veren, yalnızca izleyen değil, öncülük eden bir bilim tahayyülüdür. Türkçe’nin bilim dili olması meselesi, onun nazarında romantik bir nostalji değil; doğrudan doğruya stratejik bir bağımsızlık, kültürel süreklilik ve fikri egemenlik meselesidir" diye konuştu. "O, gençlerin sosyal bilimlerden eğitime kadar tüm alanlarda derin kavrayışın anahtarı olduğuna inanmıştır" Sinanoğlu’nun gençlere önemli bir örnek olduğunu ve gençlerin geleceğin anahtarı olduğunu vurgulayan Geylan, "Sinanoğlu’nun Türkçe hassasiyeti aynı zamanda bir eğitim hassasiyetidir. O, gençlerin anadilinde güçlü bir bilim eğitimi almasının; matematikten fiziğe, kimyadan biyolojiye, mühendislikten tıpa, sosyal bilimlerden eğitime, kadar tüm alanlarda derin kavrayışın anahtarı olduğuna inanmıştır. Çünkü anadilinde kurulan bilim, yalnızca bilgiyi aktarmakla kalmaz; zihni eğitir, aklı keskinleştirir, merakı disipline eder, eleştirel düşünmeyi olgunlaştırır. İşte bu yüzden, Türk dilinin yaşatılması ve Türkçe’nin bilim dili olarak yaygınlaşması için yaptığı çağrılar; aslında Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın bilimde, teknolojide, üretimde ve inovasyonda kalıcı bir atılım yapması için yaptığı çağrılardır" şeklinde konuştu. "Eğitim ortamı, öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır" Genel Başkan Geylan, eğitim ortamının öfkenin olmadığı bir ortamda gerçekleşmesi gerektiğini belirtti ve geçtiğimiz günlerde Ankara’da lise öğrencilerinin bir öğretmene yaptığı saygısızca davranışların da kabul edilemez olduğuna da değinerek şu ifadelere yer verdi: "Bu olay, öğretmenimizin naif, ölçülü ve incelikli tavrına rağmen; bazı öğrencilerin nezaket sınırlarını çok aşan, terbiyesizliğe ve hadsizliğe varan tutumlar sergileyebildiğini acı biçimde göstermiştir. Eğitim ortamı, öfkenin ve kabalığın sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının, merhametin ve öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır. Öğretmene yönelen bu tür davranışları kınıyor; öğretmenimizin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Öğretmen, eğitim çalışanı ve akademisyen; bu ülkenin ahlakta, nezakette ve merhamette son durağıdır. Çünkü çocuk ve genç, yalnız bilgiyi öğretmenden almaz; insan olmanın, birlikte yaşamanın, hakkaniyetin ve sorumluluğun örneğini de sınıfta görür. Eğer öğretmen; öğrencinin, sosyal medyanın ya da popüler kültürün elinde oyuncak haline getirilirse, bu yalnızca bugünün sınıf düzeni sorunu değildir. Bu ülkenin 20-25 yıl sonraki toplumsal iklimi de zedelenir. Nezaketin yerini kabalık, sevginin yerini alay, anlayışın yerini tahakküm alır. En kötüsü, yarın kendi evlerimizde, kendi çocuklarımızdan bile beklediğimiz saygılı davranışı göremeyecek hale geliriz. Çünkü saygı evde başlar, okulda pekişir, toplumda karşılığını bulur." Kongreye; Türk Eğitim-Sen ve UAESEB Genel Başkanı Talip Geylan, Türk Eğitim-Sen Genel Merkez yöneticileri, UAESEB’e üye kuruluşların temsilcileri ile Türk dünyası başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından gelen konuşmacılar ve bilim insanları katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder