Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Göktaş: "Oyun platformlarından ebeveyn denetimlerini artırmalarını bekliyoruz"
22 Şubat 2026 Pazar - 14:34:19
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Oyun platformlarından ebeveyn denetimlerini artırmalarını, çocuklar için yaş sınırlamalarına dikkat etmelerini bekliyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajında dijital oyunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Göktaş, dijital oyunların gençlerin gelişimine katkı sunduğunu bildiklerini belirterek, oyun platformlarından ebeveyn denetimlerinin artırılmasını ve yaş gruplarına göre içerik sınıflandırmasına daha fazla dikkat edilmesini beklediklerini ifade etti. Göktaş, "Çocuklar, oyunları biz de seviyoruz. Dijital oyunların gençlerimizin gelişimine katkı sunduğunu biliyor, bu alanı önemsiyoruz. Tam da bu yüzden oyun platformlarından ebeveyn denetimlerini artırmalarını ve yaş gruplarına göre içerik sınıflandırılmasına dikkat etmelerini bekliyoruz. Biz yasaklayan değil, rehberlik eden ve koruyan bir anlayışla hareket ediyoruz. Çocuklarımızı korurken bu süreci hep birlikte yönetelim istiyoruz. Gelin hep birlikte çocuklarımız ve gençlerimiz için daha güvenli bir dijital ortam sunalım" notu ile paylaştığı videolu mesajında şu ifadeleri kullandı: "Oyunları, oyun oynamayı çok seviyoruz. Özellikle çocukların, gençlerin hayal dünyasının gelişmesinde oyunların öneminin farkındayız. Sadece kutu oyunlarını, sokak oyunlarını da değil, dijital oyunları da önemsiyoruz. Oyunlar çocukların dil becerilerinin gelişmesine, analitik düşünme süreçlerine ve strateji kurabilmelerine ciddi katkılar sağlıyor. Çocukların, gençlerin sosyalleşmeleri de bu oyunlar üzerinden mümkün olabiliyor. Ama tabii iyi oyunlar kadar kötü oyunlar da var. İyi filmler ve kötü filmler olduğu gibi. Oyunlar üzerinden sanal kumar, şiddet, zorbalık, madde bağımlılığı normalleştirilebiliyor. Hatta yayılıyor. Bir zaman sonra oyunlar bağımlılık yapıp, akademik başarıyı ve çocuklarımızın iyi olma hallerini olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Tam da bu sebeple çocuklarımız için dijital dünyayı da güvenli hale getirmemiz lazım. Oyun platformlarından ebeveyn denetimlerini artırmalarını, çocuklar için yaş sınırlamalarına dikkat etmelerini bekliyoruz. Onların hayal güçlerini daraltmak, oyunları yasaklamak gibi bir gayemiz asla yok. Ancak onları korurken bu süreci hep beraber yönetelim istiyoruz. Bu süreçte sizlerin de katkı sunmasını önemsiyoruz. Gelin birlikte çocuklarımız ve gençlerimiz için daha güvenli bir dijital ortam sunalım."
22 Şubat 2026 Pazar - 13:04
Bakan Uraloğlu: "İstanbul’da gemilere 7 gün 24 saat kesintisiz haberleşme hizmeti sunacağız"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "İstanbul’da kuracağımız NAVDAT alıcı ve verici istasyonları ile gemilere 7 gün 24 saat kesintisiz haberleşme hizmeti sunacağız" dedi. Bakan Uraloğlu, ’Denizciliğin İnterneti Projesi’ ve NAVDAT Projesi hakkında açıklamada bulundu. Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek ’Denizciliğin İnterneti Projesi’ ve NAVDAT Projesi ile Türkiye’nin deniz haberleşme ve izleme altyapısını güçlendirdiklerini belirterek, "Bu projelerle Boğazlarımız başta olmak üzere kritik suyollarımızda dijitalleşmeyi ileri seviyeye taşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Veri iletişimi güvence altına alınacak" Denizciliğin İnterneti Projesi kapsamında Türk Boğazlarında seyir halindeki gemilerin güvenliğini ve seyir emniyetini artırmak için bir dizi yenilikçi çözüm sunmayı hedeflediklerini belirten Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Projeyle, geleneksel fener ve şamandıra sistemlerinin izlenmesi, deniz ekosisteminin tehditlerinin belirlenmesi ve gemilerin takibi gibi önemli alanlarda dijital bir platform kurulması gerekliliğine çözüm oluşturmayı amaçlıyoruz. Projede kullanılacak olan uzak menzil haberleşme altyapıları, mevcut haberleşme altyapısına yedek olacak şekilde eklenerek veri iletişimi güvence altına alınacak. Boğazın farklı noktalarına yerleştirilecek 3 adet yüzer seyir yardımcısı ve 1 adet fener kulesi gibi yapılar; hidrografik, meteorolojik ve gemilerin seyir bilgilerini tespit edebilecek şekilde tasarlandı. Proje, gemi trafiğinin yönetim hizmetlerini etkin bir şekilde sunarak kritik suyollarında güvenli seyrüseferi kolaylaştıracak ve acil durum müdahalelerini destekleyecek." "Gemi trafiği yönetimini dijital ortamda daha etkin hale getireceğiz" Proje kapsamında kurulacak sistemle gemi trafiğinin daha etkin yönetileceğini vurgulayan Uraloğlu, "Denizciliğin İnterneti Projesi ile gemi trafiği yönetimini dijital ortamda daha etkin hale getireceğiz. Kritik suyollarımızda seyir süreçlerini daha yakından takip ederek operasyonel kabiliyetimizi artıracağız" diye konuştu. "İstanbul’da gemilere 7 gün 24 saat kesintisiz haberleşme hizmeti sunacağız" NAVDAT Projesi ile deniz haberleşme sistemlerinde önemli bir modernizasyon sağlanacağını belirten Uraloğlu, "İstanbul’da kuracağımız NAVDAT alıcı ve verici istasyonları ile gemilere 7 gün 24 saat kesintisiz haberleşme hizmeti sunacağız. Bu sistem sayesinde gemilere grafik, metin ve multimedya içeriklerini daha hızlı şekilde iletebileceğiz" dedi. "Deniz haberleşme altyapımızı ve uluslararası standartlara uyumlu hale getireceğiz" NAVDAT sisteminin mevcut sistemlere göre daha yüksek veri aktarım kapasitesi sunduğunu ifade eden Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu projeyle gemi ve kıyı istasyonları arasındaki iletişimi güçlendireceğiz. Denizcilik operasyonlarının etkinliğini artıracağız. Deniz kazalarının önlenmesine yönelik daha hızlı uyarı sistemi sağlayacağız ve mevcut sistemlerle uyumlu, sürdürülebilir ve ekonomik bir altyapı oluşturacağız. Deniz haberleşme altyapımızı daha modern, daha güçlü ve uluslararası standartlara uyumlu hale getireceğiz." "Denizcilikte dijital dönüşümü kararlılıkla sürdürüyoruz" Söz konusu projelerin Türkiye’nin denizcilik vizyonuna önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz projelerle deniz haberleşme altyapımızı güçlendiriyor, denizcilikte dijital dönüşümü kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:38
TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir"
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik "Kırsalda Bereket-Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’ ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çelik, yaptığı açıklamada projesi kapsamında çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verilecek müjdesini sektör olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, projenin üreticilere umut verecek tarihi bir destek olduğuna işaret etti. Projeden faydalanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini ve bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteği yanında projenin finansmanı için üreticilerin Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabileceğini hatırlatan Çelik, faydalanan üreticilerin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl devlet tarafından karşılanacağını ifade etti. Çelik, öte yandan projede kadın ve genç üreticilere öncelik verileceğini oldukça değerli bulduklarını belirterek ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlere de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlanacak olmasının hem istihdama hem de sektöre büyük güç katacağını kaydetti. "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir" Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi açısından projenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Küçükbaş hayvancılık, bu milletin kadim geleneğinin, alın terinin ve kırsal kalkınmasının temel direklerinden biridir. Anadolu’nun bereketi, meralarımızın zenginliği ve üreticimizin emeği ile hayat bulmaktadır. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığı güçlendiren her adım, aslında ülkemizin gıda güvenliğine, kırsal istihdamına ve ekonomik bağımsızlığına yapılan stratejik bir yatırımdır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir. Projenin sahada karşılık bulmaya başlaması, üreticimizin moral ve motivasyonunu da güçlendirmiştir. Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, gençlerin ve kadınların üretime kazandırılması ve kırsalda sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulması açısından bu proje büyük önem taşımaktadır. Bu destekler sayesinde hem hayvan varlığımız artacak hem de yerli ve milli üretim anlayışı daha da güçlenecektir." "Üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün yükselmesi en büyük temennimizdir" Çelik, TÜRKYED olarak sektörün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunacaklarını belirterek "Bizler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri olarak üreticimizin sesi olmaya, sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye ve sektörümüzün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Kırsalda bereketin artması, üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün daha da yükselmesi en büyük temennimizdir" ifadelerini kullandı. Genel Başkan Çelik, açıklamasının sonunda desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek kırsalda üretimin güçlenmesine yönelik adımların artarak süreceğine olan inançlarının tam olduğunu ifade etti.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 22:24
Bakan Gürlek: "Güçlü bir hukuk düzeni, emeğin güvencesidir"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güçlü bir hukuk düzeni, emeğin güvencesidir; güçlü bir tarım sektörü ise ülkemizin geleceğinin teminatıdır" dedi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:53
Bakan Yumklı: "214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı" açıklamasında bulundu. Bakan Yumaklı, resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 projenin toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandığını duyurdu. Aynı zamanda Yumaklı, projeler tamamlandığında yaklaşık 2,9 milyar lira tutarındaki yatırımın ülke ekonomisine kazandırılacağını belirtti. "214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı" Bakan Yumaklı, şu ifadelere yer verdi: "IPARD III Programı 7’nci Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri’ne başvuran 214 proje, toplam 1,7 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı. IPARD projeleriyle 214 girişimcimiz hayallerine bir adım daha yaklaşırken, projeler tamamlandığında yaklaşık 2,9 milyar lira tutarında yatırım ülke ekonomisine kazandırılmış olacak. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla; üretim, istihdam ve kırsal kalkınmayı destekleyen modern yatırımlarla kırsalda bereketi büyütmeye devam ediyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun."
03 Şubat 2026 Salı - 11:51
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2026 yılı ocak ayında ücret ve fiyat güncellemelerinin yanı sıra olumsuz mevsim koşullarının etkisiyle tüketici fiyatlarındaki aylık artışın yüzde 4,84 oranında gerçekleştiği, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,65 düzeyine gerilediğine dikkati çekti. Açıklamasında, ocak ayı enflasyonunda gıda ve hizmet kalemlerinin ön plana çıktığını, özellikle dönemsel arz koşullarına bağlı olarak yükselen taze sebze ve meyve fiyatlarının gıda fiyatlarındaki artışta önemli rol oynadığını belirten Yılmaz, "Temel mal enflasyonu aylık bazda ılımlı seyrini sürdürmüş, yıllık yüzde 17,45 seviyesine inmiştir. Dönemsel gelişmeler enflasyon üzerinde kısa süreli olumlu veya olumsuz etki yapabilme potansiyeline sahip olsa da programımızın ana istikameti ve rotası ülkemizi tek haneli enflasyon rakamlarına kavuşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda para, maliye ve gelirler politikalarımızı etkin ve koordineli bir şeklide yürütüyor, dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz. Talepte dengelenme, fiyatlama davranışlarında normalleşme ve beklentilerde iyileşmenin yanı sıra gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarımızla enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:34
Bakan Uraloğlu: "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz 3 çift tüp tünelde sona yaklaştık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz toplam uzunluğu 4 bin 99 metre olan 3 çift tüp tünelde de sona yaklaştık" dedi. Bakan Uraloğlu, yapım çalışmaları devam eden Çorum-Laçin-Osmancık Yolu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uraloğlu, Çorum-İskilip Yolu’nun yaklaşık 3’üncü kilometresinden ayrılarak Laçin ilçesine uzanan, Kırkdilim Geçişi’ni de kapsayan 25 kilometrelik kesimde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Projenin tamamının 50,6 kilometre uzunluğunda projelendirildiğini belirten Uraloğlu, tüm güzergâh boyunca imalatların sürdüğünü ifade etti. "Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz 3 çift tüp tünelde sona yaklaştık" Kırkdilim Tünellerinin Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan hatta daha konforlu ve kesintisiz bir ulaşım sağlamak amacıyla inşa edildiğini kaydeden Uraloğlu, bölgenin coğrafi zorluklarının modern mühendislik çözümleriyle aşıldığını vurguladı. Uraloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Stratejik öneme sahip proje kapsamında, güzergahın en zorlu kesimi olan Kırkdilim Geçişi’nde inşa ettiğimiz toplam uzunluğu 4 bin 99 metre olan 3 çift tüp tünelde de sona yaklaştık. Mevcutta 40 virajla geçilen, fiziki ve geometrik standardı düşük yolu; bölünmüş yol ve tünel konforuyla yüksek standartlı hale getiriyoruz." "Akaryakıttan yıllık toplam 311,5 milyon lira tasarruf edeceğiz" Kırkdilim Tünellerinin hizmete açılmasıyla el edilecek kazanıma ilişkin de açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "Kırkdilim Tünelleri ile zamandan 255 milyon lira, akaryakıttan 56,5 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 311,5 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon salınımını da 3 bin 420 ton azaltacağız" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 11:20
Uzmanından uyarı: "Sigara, Türkiye’de en az 4-5 litre benzin parasına eşit olmalı"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, sigaranın dolaylı etkilerle birlikte Türkiye’ye yıllık 23-24 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Türkiye’de sigara kullanım oranını düşürmeye yönelik çalışmalar devam ediyor. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, sigaranın ülke ekonomisine maliyeti, fiyatların caydırıcılığı, gençler ve kadınlar üzerindeki etkileri ile elektronik sigaralara ilişkin değerlendirmelerini İHA muhabirine anlattı. Toker Ergüder, Türkiye’ye yıllık 23-24 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu belirterek sigaranın en az 4-5 litre benzin parasına eşit olması gerektiğini ifade etti. "Sigaranın Türkiye’ye yıllık maliyeti 23-24 milyar dolar" Türkiye’de 2010’lu yıllardan itibaren çok önemli çalışmaların olduğunu belirten Toker Ergüder, "Sigaranın tek başına maliyetini hesaplamak çok zor. Dolaylı maliyetlere de bakıyoruz. Biz en son 23 Aralık’ta burada bir çalıştay yaptık ve yaptığımız çalışma sonucunda sigaranın Türkiye maliyetinin yaklaşık 680 milyar lira olduğunu tespit ettik. Bu da yaklaşık 17-18 milyar dolara denk geliyor ama tabii bunun üzerine de birazcık dolaylı maliyetleri de eklemek lazım. Diyelim ki siz sigara içtiniz, kalp krizi geçirdiniz, uzun süre evde kalıyorsunuz, işe gidemiyorsunuz, otobüs şoförüsünüz, akciğer kanseri oldunuz, vefat ettiniz. Sonra onun ailenize getirdiği yükleri de hesaplamak lazım. Bunların hepsini hesaplarsanız sigaranın Türkiye maliyetinin yaklaşık 23-24 milyar dolar civarında olduğunu dolaylı maliyetlerle beraber tahmin ediyoruz" dedi. "Türk gibi sigara içmekten nasıl Türk gibi sigara içmemeyi ülkeye getirdiniz diye öğrenmeye çalıştılar" Sigarayı bırakmanın bir aşama olduğunu söyleyen Ergüder, "Önce insanlar sigarayı bırakmayı düşünürler. Ondan sonra sigarayı bırakmaya karar verirler. Ondan sonra sigarayı bırakmak için destek alırlar. Sonra sigarayı bırakırlar ve sürdürürler. Sigarayı bırakmayı düşünmek ve karar vermek için eğitim çok önemli. Bu konuda da Sağlık Bakanlığımız çok önemli faaliyetler yapıyor. Sürekli bilgilendirme çalışmaları, aile eğitimleri sigara bırakma hizmeti vermeye başladı. Online sigara bırakma hizmeti alabiliyorsunuz. Ancak insanlarda her zaman bilgi tutum ve davranışa dönüşmez. Bizim başka önemli müdahalelere de ihtiyacımız var. Bunlardan biri de mali politikalardır. Mali politikalar sigarayı bırakmayı düşündürürler. Bununla ilgili dünyadaki en iyi örneklerden biri de Türkiye’dir. Türkiye 2008’de bu dumansız hava sahası kanunundan sonra 2008 ile 2012 arasında Türkiye’de sigara içme oranları yüzde 14’e yakın düştü. Hakikaten çok dünyaya örnek tarihi bir kampanya yaptık. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı 3 sefer İstanbul’a geldi ve Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştü. Türk gibi sigara içmek diye bir terim vardı eskiden. Siz, Türk gibi sigara içmekten nasıl Türk gibi sigara içmemeyi ülkeye getirdiniz diye öğrenmeye çalıştılar" diye konuştu. "İnsanların gelirlerinden sigaraya ayrılan oranı yüzde 4,8’den 1,8’e düştü" Aynı zamanda Ergüder, şu ifadelere yer verdi: "Eskiden insanlar ceplerindeki paraların, yıllık gelirlerinin sigara almak için yüzde 4.8’ini harcarken son 1 yılda bu yüzde 1.8’e düştü. Türkiye’de sigaralar çok ulaşılabilir oldu. Bu da özellikle çocuk ve gençleri daha çok etkiliyor. Çocuk ve gençler sigaralar ucuz olduğu sürece sigaraya daha kolay erişiyorlar ve nikotin bağımlısı hale geliyorlar. Bazen bana kızıyorlar bunları söyledikçe ama sonuçta ben bir halk sağlığı profesörüyüm, tıp doktoruyum, hekimim ve insanların sağlık ve iyilik halleri için bir şeyler söylemeye çalışıyorum. Onların akciğer kanserine yakalanmalarını önlemeye çalışıyoruz. O yüzden de bu söylediklerimizin hepsi onların sağlık ve iyilikleri hali. Türkiye’de şu anda sigara fiyatları diğer ürünlerle kıyaslandığında ucuz kaldı." "Sigaranın Türkiye’de en az 4-5 litre benzin parasına eşit olması lazım" Dünya genelinde 1 paket sigaranın bir menü hamburger parası veya 4-5 litre benzin parasına eşit olduğunu ifade eden Ergüder, "Fiyat söyleyince bana çok kızıyorlar. Sonuçta Türkiye’de de o parayı verirken markette düşündürecek, beyinde sigarayı bırakmaları için tetikleme oluşturacak bir fiyatın olması lazım. Bizim de öngörümüz sigaranın Türkiye’de en az 4-5 litre benzin veya bir hamburger parasına eşit olması lazım. Bununla ilgili de çok çalışmalarımız var. 2004 yılında Türkiye’de 1 paket sigara parasıyla bir hamburger alınabiliyormuş. Şu anda 4 paket sigara ile bir hamburger alabiliyorsunuz. 4-5 litre benzin parası Türkiye’de yaklaşık 250-300 liraya denk geliyor. Türkiye’de 90 liraya sigara satılıyor. Biz ne yazık ki 90 liraya sigara satıldığı sürece akciğer kanserlerini, kalp krizlerini önlemede bir sürü zorluk yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Tütün endüstrisinin hedefi kadınlar Toker, sigara firmalarının son yıllarda özellikle genç kadınları hedef aldığını belirterek, Türkiye’de genç kadınlarda sigara kullanımının son 10 yılda ciddi oranda arttığını söyledi. Bu artışın sürmesi halinde gelecek yıllarda kadınlarda akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerin ciddi şekilde yükselebileceği uyarısında bulunan Toker, kadınları tütün endüstrisinin etkisine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Elektronik sigaralar ve vakalar Toker, slim sigaraların ardından elektronik ve ısıtılmış sigaraların piyasaya sürüldüğünü belirterek, bu ürünlerin de nikotin bağımlılığına yol açan ve ciddi sağlık riskleri taşıyan zararlı ürünler olduğunu söyledi. Toker, ABD’de yaşanan ölümleri hatırlatarak Türkiye’de de vakaların görülmeye başladığını ve kullanıcıların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
03 Şubat 2026 Salı - 11:19
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "(Grip vakaları) Bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok"
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, grip vakalarının arttığı iddialarına ilişkin, "Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok" dedi. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Demirkol, grip vakalarının arttığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Demirkol, enfeksiyonları yakından takip ettiklerini belirterek, "Erken uyarı sistemimizle, Türkiye’nin herhangi bir yerinde ortaya çıkan vaka artışları bizim sistemimize sinyal olarak düşüyor ve ekiplerimiz, uzman ekiplerimiz, biyologlarımız bu konuyla ilgili yakın takipteler. Türkiye’nin herhangi bir ilinde, herhangi bir köyünde, herhangi bir vaka artışı adresler üzerinden bizim sistemimizde yakından takip ediliyor. Bu şu demek, farklı hastanelere aynı köyden başvuran 20 vatandaşımız farklı hastanelere başvurmuş olsalar bile onların Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) adreslerinden bulundukları köy kümelenmesi çalışması anında yapılıyor" şeklinde konuştu. "Bizim alarm olacağımız herhangi bir artış farklı bir artış söz konusu değil" Her yıl ekim ayından mart ayına kadar dalgalanmaları beklediklerini aktaran Demirkol, "Epidemiyologlarımızla yaptığımız bilimsel toplantılarda da onların da bize bu raporların analizlerinde söyledikleri bu süreci normal olduğu. Yani biz her ayın her gününde bir önceki yıllara göre farklı bir artış var mı, beklemediğimiz bir yükseliş var mı diye de bakıyoruz. Bir önceki haftaya göre bu haftada artış olabilir, fakat bir önceki yılla kıyaslayarak mevsimsel geçişleri doğru analiz etmek gerekiyor bilimsel açıdan. Bu kapsamda bu süreçte bizim dikkatimizi çeken vatandaşımızın alarm olacağı, bizim alarm olacağımız herhangi bir artış farklı bir artış söz konusu değil" açıklamasında bulundu. "Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok" Her yıl farklı mutasyonlarla farklı virüs türlerinin ortaya çıktığını dile getiren Demirkol, "Dünyanın farklı yerlerinde tabii çeşitli virüs isimleri gündemimize geliyor, haberlerde okuyoruz. Türkiye’de acaba bu var mı diye vatandaşlarımız endişeleniyor. Fakat içleri rahat olsun. Biz yakından sistemi bilim adamlarımızla, bilim komisyonlarımızla yakından takip ediyoruz. Bilim insanlarımız bu konuda bizleri her daim aydınlatıyorlar ve yol gösteriyorlar. Türkiye’de bu dönemde herhangi bir rutin dışı artış yok ve kontrol dışında bir durum yok. Bu mevsimde doğal artışları yaşıyoruz" diye konuştu. "Kontrol dışına çıkan belirtilerde en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ediyoruz" Demirkol, öksürük, bulantı, kusma gibi belirtilerin kontrol dışına çıktığında en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Uyarımız bu dönemde ateş, öksürük, bulantı kusma gibi durumlar olduğunda istirahat etmelerini, olabildiği kadar kalabalıklardan uzak kalmalarını, bol su tüketmelerini ve doğal beslenmelerini tavsiye ediyoruz. Bunlar kontrol dışına çıktığında öksürük, ateş, bulantı kusma gibi yine en yakın sağlık tesisimize başvurmalarını kendilerine tavsiye ediyoruz. Bu süreçler, doğal süreçler geçecektir. Fakat kronik hastalığı olanlar, yaşlı olanlar özellikle bebeklerde, çocuklarda da hassas ve kırılgan gruplarımız olduğu için, enfeksiyonlardan çok daha kolay etkilendikleri için hem bu gruplara daha bir hassasiyetle eğiliyoruz tüm sağlık personelimizle hem de onlara bu durum yaşandığında hastanelerimizi bekliyoruz."
03 Şubat 2026 Salı - 11:19
Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
03 Şubat 2026 Salı - 11:09
Bahçeli: "Epstein belgelerinin yayımlanmasının zamanlaması manidardır."
Bahçeli: "Epstein belgelerinin yayımlanmasının zamanlaması manidardır."
03 Şubat 2026 Salı - 11:06
Bahçeli: "ABD’nin İran’ı vurması kabul edilemez."
Bahçeli: "ABD’nin İran’ı vurması kabul edilemez."
03 Şubat 2026 Salı - 11:03
Bahçeli: "Erken seçim gündeme alınmayacaktır"
MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ''CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:03
ATO Başkanı Baran: "Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz"
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Başkent Ankara’nın moda ve hazır giyim sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri ile bu potansiyeli daha görünür ve daha sürdürülebilir kılmayı, Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" dedi. Ekonomik potansiyeli, hazır giyim-tekstil sektörlerindeki gücü ve kültürel birikimiyle, moda sektörünün odağı haline gelen Başkent Ankara, sektörün yeni buluşma noktası ’Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri- Ankara Capital of Fashion’a (COF’26) dördüncü kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara Ticaret Odası’nın da destekleriyle, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde, 11-13 Şubat tarihlerinde ATO Congresium’da kapılarını açmaya hazırlanan buluşma, Ankara’yı moda ve hazır giyim alanında bölgesel bir çekim merkezi haline getirerek, üretici, marka, alıcı ve tasarımcıları aynı çatı altında buluşturmayı ve yeni iş birlikleri ile ihracat fırsatlarına kapı açmayı hedefliyor. "Sektör, üretim, ihracat ve istihdamın taşıyıcı kolonu durumunda" ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran yaptığı değerlendirmede, Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri’nin sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğini belirterek, Başkent Ankara’nın sahip olduğu çok yönlü potansiyelin, moda ve hazır giyim sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Baran, "Hazır giyim ve tekstil, üretimden ihracata, istihdamdan katma değere kadar ekonomimizin taşıyıcı kolonlarından biri. Ankara da bu alanda güçlü bir üretim altyapısına, tasarım kabiliyetine ve köklü bir birikime sahip. Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri ile bu potansiyeli daha görünür ve daha sürdürülebilir kılmayı; Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "Üretim ve tasarım gücümüzü daha güçlü anlatmalıyız" Ankara’nın moda, tekstil ve hazır giyim alanındaki birikiminin uzun yıllara dayandığını vurgulayan ATO Başkanı Baran, "Ankara’nın önemli bir üretim potansiyeli, tasarım yetkinliği ve gelişmeye açık markalaşma potansiyeli var. Bu tür organizasyon ve platformlarda güçlü bir anlatımla Ankara’nın bu gücünü daha görünür kılabiliriz. Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri, bu vizyonun önemli adımlarından birini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Sektörün Ankara Ticaret Odası’nda 2 No’lu Konfeksiyon-Hazır Giyim-Triko ile 17 No’lu Tekstil-Tuhafiye-Mefruşat Meslek Komiteleri aracılığıyla temsil edildiğini de hatırlatan Baran, ATO olarak sektörün gelişimine yönelik her türlü çalışmanın içinde olmaya devam edeceklerini de kaydetti.
03 Şubat 2026 Salı - 11:01
Bakan Şimşek: "Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz. Arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Ocak ayı enflasyon gerçekleşmesinde, olumsuz hava şartların etkisiyle uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artan gıda fiyatları ile dönemsel unsurlar belirleyici olduğunu belirten Şimşek, "Aylık enflasyon, beklentilerin üzerinde gerçekleşirken yıllık enflasyon yüzde 30,7’ye geriledi. Yıllık hizmet enflasyonundaki düşüş 21 aydır aralıksız devam ederken, temel mal enflasyonu yüzde 17,4 ile ılımlı seyrini sürdürdü. Yıllık kira enflasyonu ise bir önceki yılın aynı ayına göre 44 puan azaldı. Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz. Arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Böylece enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve fiyatlama davranışlarındaki katılıkların azalmasını bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
03 Şubat 2026 Salı - 11:01
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’nden tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’nden tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder