Yerel Haberler
Ankara
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "Kanserden değil, geç kalmaktan korksunlar"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:07 Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "Kanserden değil, geç kalmaktan korksunlar" Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç Dr. Muhammed Emin Demirkol, "Kanserden değil, geç kalmaktan korksunlar. Erken taramanın, erken tanımanın sonuçlarını bizler sahada görüyoruz" dedi. Türkiye’de her yıl yaklaşık 240 bin kişi kanser tanısı alıyor. Uzmanlar, obezite ve tütün kullanımının kanser riskini artırdığını vurgularken, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında tarama zamanı gelen vatandaşlar mesajla bilgilendiriliyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç Dr. Muhammed Emin Demirkol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada erken tanının önemine dikkati çekti. Kanserin bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Demirkol, "Dünyada ölümlerde en sık ikinci sebep olarak kalp damar hastalıklarından sonra kanser dikkat çekmekte" diye konuştu. Obezite ve tütün kullanımı kanser riskini artırıyor Kansere sebep olan etkenlerin başında tütün ürünlerinin geldiğinin altını çizen Demirkol, "Başta tütün ve tütün ürünleri, sigara olmak üzere kansere sebep olan birçok maruziyet var. Bunun dışında son dönemlerde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artan obezite yine kanserin en önemli sebeplerinden biri. Bunun yanı sıra alkol tüketimi, bazı viral etkenler hepatit gibi, bunlar kansere neden oluyor. Özellikle bazı kanserojen maddeler, tüketilen ve sağlıklı olmayan gıdaların uzun dönem tüketilmesi de yine kansere neden olan önemli sebeplerden bazıları" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis oldukça önemli" Kanserde erken teşhisin önemine değinen Demirkol, "Birçok faktör kansere sebep oluyor. Tabii ki burada kansere yakalanmamak, eğer yakalanmışsa da erken teşhis oldukça önemli. Biz de Sağlık Bakanlığı olarak hem kanserden uzak kalma, kansere yakalanmama konusunda bir farkındalık, sağlıklı hayat, sigaradan uzak kalınan bir hayat, fiziksel aktivitenin arttırıldığı, mobilize bir hayatın, hareketli bir hayatın bizim en önemli gündemlerimizden biri olmasını sağlamaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Paketli gıdalardan uzak durmanın ve doğal beslenmenin önemine değinen Demirkol, bunlara rağmen hala herkes için bir risk olduğunu söyleyerek, erken tanı konusunda uyarıda bulundu. Üç kanser türü yakından takip ediliyor Türkiye’de tüm illerde üç kanser türünü yakından taradıklarını hatırlatan Demirkol, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar meme kanseri, kalın bağırsak kanseri ve rahim ağzı kanseri. Bu üç kanser türü bizim ulusal tarama programımızda, aile hekimliklerimizde, sağlıklı hayat merkezlerimizde ve Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimizde (KETEM), aynı zamanda hastanelerimizde fırsatçı taramalarla 85 milyonun bu yaş grubunda, belirli yaş grubunda olan özellikle meme kanseri ve rahim ağzı kanseri ve kalın bağırsak kanserinde, kadınlarda yine kalın bağırsak kanserinde, erkeklerde bu taramaları belirli yaş gruplarında yapıyoruz. Hem mamografiyle meme kanserini 2 yılda bir tarıyoruz. Yine gaitada gizli kan dediğimiz tuvalet örneğinde de, dışkı örneğinde de kan var mı diye yine aile hekimliklerimizde ve tüm sağlık tesislerimizde tarama olarak bakıyoruz ve bunu her iki cinsiyette de yapıyoruz. Rahim ağzı kanserleri için de yine kadınlarda belirli bir yaş grubunda 5 yılda bir tarama yapıyoruz." "Tarama zamanı gelen tüm vatandaşlarımıza SMS’le bu tarama vaktinin geldiğini tekrar hatırlatıyoruz" Demirkol, tarama zamanı gelen vatandaşların telefonuna mesaj gönderildiğini söyleyerek, "Geçen yıl olduğu gibi bu sene de tarama zamanı gelen tüm vatandaşlarımıza SMS’le bu tarama vaktinin geldiğini tekrar hatırlatıyoruz. Sağlıklı yaşama, tekrar merhaba demelerini istiyoruz. Bu kapsamda yaklaşık olarak 15 milyon vatandaşımıza 40 milyona yakın SMS’i bu ay içerisinde göndermeye başladık. Telefonlarına SMS geliyor ve onlar hızlıca KETEM, sağlıklı hayat merkezine ve aile hekimliğine giderek vakti gelmiş kanser taramasını bu üç kanserde yapıyorlar" açıklamasında bulundu. "Kanserden değil, geç kalmaktan korksunlar" Gönderilen mesajların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Demirkol, "Kanserden değil, geç kalmaktan korksunlar. Erken taramanın, erken tanımanın sonuçlarını bizler sahada görüyoruz. Erkenden de bu tanıma ve erken taramanın avantajlarından da tüm vatandaşlarımız faydalansın diyoruz. Bu hizmetlerimizin tamamı ücretsiz. Biz vatandaşlarımızın sağlıklı olmasının onlar üzerindeki pozitif etkisini canı gönülden arzu ediyoruz ve bir an önce kanser taramalarını bu vesileyle yaptırmalarını, kansere sebep olan sigara, alkol gibi bütün maruziyetlerden uzak kalmalarını, hareketli yaşamla fazla kilolardan kurtulmalarını ve sağlıklı bir yaşamla yaşam süresinin uzadığı ülkemizde kaliteli ve sağlıklı yaşamla devam etmelerini kendilerinden istirham ediyoruz" diye konuştu. "Türkiye’de yıllık yeni kanser tanı sayımız yaklaşık 240 bin" Türkiye’deki kanser vakalarına ilişkin konuşan Demirkol, "Türkiye’de yıllık yeni kanser tanı sayımız yaklaşık 240 bin. Yani her yıl yaklaşık 240 bin vatandaşımız kanser tanısı alıyor. Erken evre olanlar var, geç evre olanlar var. Kansere yakalandıktan sonra özellikle erken tanıda cerrahi büyük bir avantaj sağlıyor. Ama geç kalındığında metastaz dediğimiz uzak organ sıçraması yaptığında, o zaman kemoterapi tek şans olarak kalabiliyor" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Tek: "Kanserin adı tek ama hastalar farklı"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:54 Prof. Dr. Tek: "Kanserin adı tek ama hastalar farklı" Artan kanser vakalarıyla birlikte tıptaki ilerlemeler sayesinde bazı kanser türlerinin artık kronik bir hastalık gibi yönetilebildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, "Kanserin adı tek fakat hastalar birey olarak birbirinden çok farklı; kişiye özgü tedavi güncel bir konu" dedi. Günümüzde kanser tedavisinde başarı multidisipliner yaklaşımlarla sağlanırken, yakın gelecek bu mücadelede daha kişiselleştirilmiş ve etkili yöntemlerin devreye gireceğine işaret ediyor. 4 Şubat Dünya Kanser günü dolayısıyla açıklama yapan Medicana International Ankara Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, kanser görülme sıklığının artmasıyla birlikte artık kronik bir hastalık gibi yönetilmesinin, bütüncül ve kişiye özel yaklaşımları günümüzün zorunluluğu haline getirdiğini belirterek, "Artık kanser tedavisinde yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini korumak ve iyileştirmek de öncelik haline gelmiştir. Tıptaki ilerlemeler, bazı kanser türlerinin artık kronik hastalık gibi yönetilebileceğini gösteriyor. Bu yaklaşım; hastaların uzun vadeli takip ve bakımını, tedavi planlarını ve yaşam kalitesini ön planda tutarak kanserle mücadelede yeni bir paradigmaya işaret ediyor. Kişiye özgü tedavi güncel bir konu. Burada bilmemiz gereken kanserin adı tek fakat hastalar birey olarak birbirinden çok farklı" ifadelerini kullandı. İmmünoterapi ile yan etki azalacak İmmünoterapinin, bağışıklık sisteminin kanserle mücadelede aktif rol almasını sağlayan yenilikçi bir yöntem olarak öne çıktığına vurgu yapan Prof. Dr. İbrahim Tek sözlerine şöyle devam etti: "İmmünoterapi diğer tedavi yöntemleriyle kombine edildiğinde tümör hücrelerine karşı daha güçlü ve hedefe yönelik bir yanıt sağlıyor. Bu yaklaşım, tedavi başarısını artırırken hastaların yaşam kalitesini de korumaya yardımcı oluyor. Gelecekte akıllı ilaçlarla birlikte kullanılan kanser aşılarının, daha kalıcı yanıtlar sağlayarak tedavi başarısını önemli ölçüde artırması bekleniyor. Aşıların, bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tanıyıp hedef alacak şekilde eğiterek tedaviye destek olması ve özellikle kişiye özgü tümör antijenlerine göre geliştirildiğinde etkinliğinin daha da artacağı öngörülüyor." Tarama testleri ve işlemleri ihmal edilmemeli Kanserin önüne geçmek için ise birey olarak yapılacak şeylerin zor olmadığını hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Tek, alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı: "Sigara ve alkolden, hazır gıdalardan, tütsülenmiş yiyeceklerden ve fazla kırmızı et tüketmekten uzak durmak; hayvansal yağları az tüketmek, meyve ve sebze tüketimini artırmak, kilo almamak ve düzenli fiziksel aktivite herkesin yapabileceği rutinlerdir. Stres de artık önemli bir risk faktörü sayılmaktadır; bu nedenle uzak durmak önemlidir. Hepatit B aşılaması ile cinsel aktivitesi başlamadan kız çocuklarına HPV aşısı yapılması, bazı bireyleri karaciğer ve rahim ağzı kanserinden koruyabilir. Belirli yaş gruplarında kanser tarama testleri ve işlemlerini yaptırmak da büyük önem taşır. Kadınlarda 45 yaşından sonra meme ultrason ve mamografi; 18 yaşından itibaren Pap ve smear testi ile yıllık rahim ağzı kanseri taraması; her iki cinste 45 -50 yaşlarından itibaren kolonoskopi incelemesi; erkeklerde prostat muayenesi ve yoğun sigara tüketen bireylerde düşük doz radyasyonlu akciğer tomografisi önerilmektedir. Kanserden korkmayalım, geç evrede tanı almaktan korkalım. Birey olarak kendi vücudumuzu daha iyi tanıyalım, şikayetlerimizi önemseyelim ve basit önlemlerle kanser riskimizi azaltalım."
Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahıs tutuklandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:58 Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahıs tutuklandı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahsın tutuklandığını açıkladı. Bakan Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kadına yönelik şiddetin bahanesi olamayacağını belirterek, "Muğla’nın Milas ilçesinde, boşanma aşamasındaki eşi tarafından bir kadının hunharca katledilmesi, hepimizin vicdanında ağır bir yara açmıştır. Bu cinayet; bir kadının, bir annenin yaşam hakkına yönelmiş alçakça bir saldırıdır, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Kadına yönelik şiddetin hiçbir bahanesi yoktur. Hiçbir gerekçe, hiçbir mazeret, hiçbir söz bu vahşeti hafifletemez, normalleştiremez. Bir kadına el kaldıran, tehdit eden, şiddet uygulayan, hayatına kasteden kim olursa olsun, hangi gerekçeyi ileri sürerse sürsün; hukuk önünde en ağır şekilde hesap verecek, adaletin pençesinden kaçamayacaktır" ifadelerine yer verdi. Bakan Tunç, şahsın tutuklandığını açıklayarak, "Hepimizi derin bir acıya sevk eden menfur olayla ilgili Milas Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında şahıs yakalanmış ve tutuklanmıştır. Çocukları annesiz bırakan bu karanlık zihniyete, hukuk düzenimizde asla yer yoktur. Yaptığımız düzenlemelerle kadına yönelik kasten öldürme suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır ve kadına yönelik şiddet tutuklama sebebidir. Bu vahşeti gerçekleştiren şahıs, yargı önünde en ağır yaptırımla karşılaşacaktır. Fail için hiçbir kaçış yoktur. Hayatını kaybeden kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kimsenin şüphesi olmasın! Kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında devletimiz vardır, adalet vardır" ifadelerini kullandı.
Ankara’da Füreya Koral söyleşisi: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı
03 Şubat 2026 Salı - 22:20 Ankara’da Füreya Koral söyleşisi: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı Ankara’da Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda modern Türk seramik sanatçılarından Füreya Koral’ın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı. Ankara Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda düzenlenen söyleşide Prof. Dr. Leyla Alpagut, modern Türk seramik sanatının öncü isimlerinden Füreya Koral’ın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğunu anlattı. Söyleşide, Füreya Koral’ın milli değerleri çağdaş bir sanat diliyle buluşturan öncü kimliği, seramik sanatına kazandırdığı yenilikler ve kültür tarihimizdeki yeri ele alındı. Etkinliği hazırlayan Güzel Sanatlar Genel Koordinatörü Hülya Akıncı, bu tür söyleşilerin sanatın fikri boyutunu topluma aktarmada önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı ise Füreya Koral’ın seramik sanatında birçok ilke imza atan, eserleriyle milli kültürü evrensel bir dille buluşturan müstesna bir sanatçı olduğunu vurguladı. Tarihi Türk Ocağı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, Berrin Yücesan başkanlığındaki Muhabirler Derneği, DMEDD Başkanı ve çok sayıda sanatsever katıldı. Söyleşi kapsamında ayrıca Füreya Koral’a ait eserlerden örnekler katılımcılarla buluşturuldu.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz çok aşikardır"
03 Şubat 2026 Salı - 20:56 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz çok aşikardır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Yapılan askeri, siyasi ve diplomatik çalışmalarla Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Vakfı tarafından düzenlenen Kastamonu yöresel yemekleri ve Türk halk müziği konserine katıldı. Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen programa çok sayıda davetli katıldı. Bakan Yumaklı, programda davetlilerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Yumaklı, "Yürüttüğümüz politika ve çalışmalarla, ülkemizin daha iyi bir noktaya gittiğini görüyoruz. Tarım sektöründen demokratik standartlarımıza, ulaşımdan sanayiye ve dış politikaya kadar bütün alanlarda bunun göstergelerine şahit oluyoruz. Yapılan askeri, siyasi ve diplomatik çalışmalarla Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır. Bu hedefe ulaşmak, bizim için bir tercih değil, milli bir mecburiyettir. Unutmamalıyız ki, aziz milletimiz Çanakkale’de, 15 Temmuz’da olduğu gibi, millet olma kabiliyetini ve ferasetini gösterdiği nispette, zorlar zor olmaktan çıkmıştır. Terörsüz Türkiye bizim inşallah geleceğe bırakacağımız en kıymetli miraslarımızdan birisi olacaktır" dedi. "Motivasyonu sağlamış bir Türkiye gerçekliği vardır" Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da bu başarıyı her yönden taçlandıracak gelişmelerin önünü açmaya devam edeceklerini ifade eden Yumaklı, "Bugün artık bu motivasyonu sağlamış bir Türkiye gerçekliği vardır. İnanıyorum ki her anlamda önemli bir eşikteyiz. Çeyrek asırdır yapılan yatırımların ve sürdürülen politikaların meyvelerini inşallah en güzel şekilde alacağız. Ülkemiz onurlu ve etik siyasetin temsilcisi olarak öne çıkmak adına çok kıymetli adımlar atmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız ’Dünya beşten büyüktür’ ve ’Daha adil bir dünya mümkün’ mottolarıyla bu siyasi vizyonun işaretlerini çok önceden vermiştir" diye konuştu. Bakan Yumaklı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Soykırımcı İsrail’e karşı mazlum kardeşlerimizin özgürlüğü için mücadelede Türkiye’nin bu anlamdaki en önemli rolü olmuştur. Türkiye yüzyılı, tam da artık bu karanlığın içinden doğmasını hedeflediğimiz bir vizyonun ve umudun adı olmuştur. Tarım ve Orman Bakanı olarak, tarım sektörümüzün de bu mücadelenin önemli bir parçası olduğunu özellikle söylemek istiyorum." Program plaket takdimiyle sona erdi.
Danıştay tarafından İçişleri Bakanlığının Melih Gökçek için verdiği ‘işleme konulmama’ kararı kaldırıldı
03 Şubat 2026 Salı - 19:06 Danıştay tarafından İçişleri Bakanlığının Melih Gökçek için verdiği ‘işleme konulmama’ kararı kaldırıldı Danıştay, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında imar planı değişiklikleri üzerinden sağlanan ’haksız menfaat’ iddialarına yönelik İçişleri Bakanlığının verdiği "işleme konulmama" kararını iptal etti. Karar doğrultusunda dosya, ön inceleme yapılması için yeniden Bakanlığa gönderildi. Danıştay Birinci Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve dönemin belediye bürokratları hakkında, imar planı değişiklikleri vasıtasıyla belirli taşınmaz sahiplerine haksız kazanç sağlandığı yönündeki şikayeti karara bağladı. Daha önce İçişleri Bakanlığı tarafından verilen şikayetin işleme konulmaması kararı, Danıştay tarafından incelenerek yerinde bulunmadı. Danıştay Birinci Dairesi, eldeki bilgi ve belgelerin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca bir ön inceleme yapılmasını zorunlu kıldığını vurguladı. Kararda, imar planı değişikliklerinin kimlerin talebiyle yapıldığının, bu süreçte hangi belediye görevlilerinin imzasının bulunduğunun ve yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğunun titizlikle araştırılması gerektiği belirtildi. Hukuki denetim sonucunda Danıştay, plan değişikliklerinin bireysel menfaat sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı’nın "işleme konulmama" kararını oy birliğiyle kaldırdı. Bu kararla birlikte dosya, iddiaların detaylı bir şekilde araştırılması ve ön inceleme raporu hazırlanması için tekrar İçişleri Bakanlığı’na sevk edildi.