Yerel Haberler
Ankara
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:59 Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu alacak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yılki Kurban Bayramı’nda da üreticilerin elinde kalan kurbanlıkların Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak bayramın sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz geçmesi temennisinde bulundu. Bakanlık ekiplerinin kurban satış ve kesim noktalarındaki denetimlerinin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Yumaklı, üreticiler tarafından kurban pazarlarına getirilen ancak satılamayan hayvanların, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ESK tarafından alınacağını hatırlattı. Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla, hayvan pazarlarına sevk edilmiş ancak satılamamış kurbanlıkların ESK tarafından satın alınacağını belirtti. Bu kapsamda, üreticilerin ellerinde kalan kurbanlık hayvanların 1-7 Haziran tarihleri arasında ESK tarafından satın alınacağını belirten Yumaklı, "Üreticilerimiz; İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince kurban satışı için verilen sevk raporları ile kurban pazar yeri giriş, kira ve nakliye faturaları gibi belgelerle Kurumumuza başvurabilecek. TÜRKVET sistemi üzerinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra, Kurumumuzun Hayvan Alım Kriterleri ve Uygulama Esasları Talimatı doğrultusunda hayvanlar satın alınacak" bilgisini paylaştı. ESK tarafından belirlenen fiyatlar Bu kapsamda, ESK’nin bu yıl için büyükbaş kurbanlık alım fiyatları karkas kilogram başına tosunda 600 lira, düvede 530 lira ve inekte 470 lira olarak belirlendi. Küçükbaş alım fiyatları ise kilogram başına kuyruklu olarak kuzuda 480 lira, tokluda 410 lira, koyunda 400 lira, oğlakta 270 lira, çepiçte 250 lira ve keçide 200 lira oldu. Kuyruksuz olarak da kuzuda alım fiyatı kilogram başına 600 lira, tokluda 550 lira ve koyunda 490 lira olarak tespit edildi. Öte yandan, söz konusu fiyatlar tavan fiyat olup, yaş, cinsiyet, randıman ve karkas ağırlığına göre değişiklik gösterebilecek.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:56 MHP Lideri Bahçeli: "İstanbul’un Fethi kutlu olsun" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karla mücadelede 7/24 teyakkuz halindeyiz"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 22:58 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karla mücadelede 7/24 teyakkuz halindeyiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yurt genelinde etkili olan kar yağışı nedeniyle bazı güzergahların geçici olarak trafiğe kapatıldığını belirterek, kar ve buzla mücadele çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi’nde kış şartlarıyla mücadele ve yol durumlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yurdun batısından gelen soğuk hava dalgasıyla birlikte ülke genelinde kar yağışının etkili olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Kar yağışlarından kaynaklı ulaşımda yaşanan aksamaları ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Özellikle şu anda Sivas, Kayseri, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman, Muş ve Bingöl illerimizde yoğun bir kar yağışı olduğunu görebiliyoruz. Hem sahadan arkadaşlardan bilgi alıyoruz hem de benim arkamda olan ekranlarda anlık olarak binlerce kamerayla bütün gerek sabit, gerek araçlarımızdaki hareketli kameralarla bütün süreci yakından takip ediyoruz, denetliyoruz ve arkadaşlarımızla yönlendiriyoruz. Ana arter olmayan il yollarımızın dışında kapalı kesimimiz olmadığını genel olarak söyleyebilirim. Yağış ve tipi şiddetini azalttığında bu kısıtlı kapattığımız yerleri de trafiğe açmış olacağız. An itibarıyla önemli akslarımızdan bahsedecek olursak, Kahramanmaraş Göksun yolu, Malatya Arapgir ve Bingöl Karlıova yolu tüm taşıtların trafiğine kapatılmıştır" dedi. "7/24 teyakkuz halindeyiz" Bazı güzergahların olumsuzluk yaşanmaması adına kapatıldığını belirten Bakan Uraloğlu, "Kapamaların en büyük nedenlerinden olan ağır taşıt, çekici, römork vesaire takılı araçların olduğu kesimlerde aldığımız tedbirlerdir. Bunlara baktığımızda da Kayseri Pınarbaşı yolu, Tunceli Pülürmür yolu, Genç Lice yolu, Kelkit Erzincan yolu, Bingöl Solhan yolu ağır taşıt trafiğine kapalıdır. Tamamen önlem amaçlı. Eğer oralarda biz ağır taşıt trafiğine açacak olursak bu sefer o araçlardan dolayı kar mücadelesini de yapamayız ve diğer araçlarla beraber o araçların da mahsur kalmasına sebebiyet vermiş olabiliriz. Yağışların İç Anadolu’nun doğusu, Doğu Anadolu’nun güney ve batısı ile Güneydoğu Anadolu’da yerel kuvvetli olması ve çarşamba günü öğle saatlerine kadar da devam etmesini bir taraftan da bekliyoruz. Bu nedenle ulaşımda aksamalar, buzlanma, don ve yükseklerde tipi gibi olumsuzluklarla karşı karşıya kalmamız söz konusu olabilecektir. Her zaman olduğu gibi şu anda da kara yolu olsun, demir yolu olsun, biraz önce söylediğim gibi hava yolu olsun, tüm ulaşım ağımızın kesintisiz bir şekilde hizmet vermesi için bakanlık olarak 7/24 teyakkuz halindeyiz" dedi. Binlerce personelin sahada olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, yurt genelinde yaklaşık 68 bin 500 kilometrelik yol ağında karla mücadele için 757 bin ton tuz, 453 bin metreküp tuz agregası ve kritik kesimler için yaklaşık 12 bin ton kimyasal buz çözücünün hazır bulundurulduğunu aktardı. Uraloğlu, ayrıca 930 kilometrelik kar siperinin de hayata geçirildiğini söyledi. Karayolu ekiplerinin 457 karla mücadele merkezinden 12 bin 866 makine ve ekipman ile 13 bin 657 personelle 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, kar küreme, tuzlama ve arızalara hızlı müdahaleyle trafiğin aksamamasının sağlandığını ve denetimlerin sıklaştırıldığını kaydetti. Bakan Uraloğlu, yola çıkacak vatandaşları tedbirli olmaları, uzun yolculuklar öncesinde araç bakımlarını yaptırmaları ve kış lastiği kullanmaları konusunda uyardı. Açıklamasının ardından Uraloğlu, Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi’ndeki ekranlardan karla mücadele araçlarındaki kamera görüntülerini izleyerek, yetkililerden bilgi aldı.
CHP Genel Başkanı Özel: "Ekonomi Eşgüdüm Konseyi ortak zemin olacak"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 22:08 CHP Genel Başkanı Özel: "Ekonomi Eşgüdüm Konseyi ortak zemin olacak" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "İktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna aktaracakları hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adını Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında konuştu. Özel, "Değerli basın mensupları, hepiniz Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hoş geldiniz. İki gün önceki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüzü bir kez daha kutluyor, doğru ve tarafsız gazetecilik faaliyetlerinde her birinize başarılar diliyorum. Mesleğinizi en özgür şekilde ve en güzel yarınlarda icra edebilmenizi ümit ediyoruz hepimiz" dedi. Özel, şöyle devam etti: "Bugün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde 2026 yılının ilk toplantısını gerçekleştirdik. Bu aday ofisinde zaten ikinci toplantımızdı ve ilk toplantıdan sonra sizlerle bir aradaydık. Bugün yaptığımız konsey toplantısındaki alınan ve resmileşen kararlardan bir tanesini sizinle şu şekilde paylaşmak isterim. Hem burada Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde hem de MYK’da ekonomi alanında çok deneyimli isimlerle çalışıyoruz. Ve hepsi kendi alanında yaptıkları çalışmaları birlikte konuşmaya ihtiyaç duydukları, daha sonra da ülkede ve dünyadaki muhataplarımızla da kurullar halinde anlatacakları, tartışacakları ve iktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna aktaracakları hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adı Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi. Konseyde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizdeki Yürütme Kurulumuzdan Hazine ve Maliye Politikaları Kurulu Başkanımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanımız, Ticaret Politika Kurulu Başkanımız, Sanayi ve Teknoloji Politika Kurulu Başkanımız, Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanımız, Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanımız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Politika Kurulu Başkanımız, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizden Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşçi-Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve partimizin Genel Sekreteri ve CAO Genel Koordinatörümüz görev aldılar. 11 üyeden ve iki koordinatörden oluşan bu Konsey sayesinde ekonomi birimlerimiz politikaların hazırlanması ve uygulanması konusunda çok daha verimli ve aktif bir çalışma süreci geçirecekler." "Dış politikayı şahsilik ve keyfiyete indirdiler" Mustafa Kemal Atatürk’ün ve kurucu kadroların komşularıyla iyi ilişkiler kuran, ekonomik ve sosyal devrimlerle bölgesine ilham olan, dünyada saygı gören bir devleti kendilerine miras bıraktıklarını ifade eden Özel, "Sonrasında ise İsmet Paşa’nın liderliği ülkemizi İkinci Dünya Savaşı’nın yakıcı ortamından uzak tutmayı başardı. Cumhuriyet’in her döneminde bölgesinde örnek alınan, saygı duyulan bir ülke olarak öne çıkarken; Kıbrıs Barış Harekâtı gibi kararlarda yedi düvelin tehditlerine, ambargolarına, yaptırımlarına pabuç bırakmayacak kararlılık ve cesaret de gösterilebildi. Bugün de dünyanın içinden geçtiği bu zorlu süreçte dış politikamızı siyaset üstü bir anlayışla, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda bir devlet ciddiyetiyle ele alma gerekliliği vardır. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi uzun zamandır bu ciddiyetten ve kurumsallıktan bilerek kopmuş, dış politikayı şahsiliğe, keyfiliğe ve karşılıklı ikili ve kişisel ilişkilere, pazarlıklara indirgemekten çekinmemiştir. Dış politikamız özellikle son dönemde Sayın Erdoğan’ın Sayın Trump ile kurduğu kişisel ilişkiler, menfaat ilişkileri, çıkar çatışmaları ya da birlikleri üzerine şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Bu ilişki pratiği, Türkiye’nin menfaatlerini geri plana atmaktadır. Sayın Erdoğan’ın Trump ile Türkiye için değil, şahsi geleceği ya da kendi kadrolarının iktidarını devam ettirme ümidi üzerine kurmaya çalıştığı ilişki hepimizin malumudur ve ülkemiz için en büyük risk de budur" dedi. "Türkiye müzakere ve diplomasiden yana tutum almalıdır" ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu askeri bir saldırıyla kaçırması, ardından komşu ülkelere yönelen tehdidi ve Grönland‘ı işgal etme planlarının küresel gerilimin artmasına neden olduğunu söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Kural temelli küresel sistem sarsılmıştır, yıkılmak istenmektedir. Aynı zamanda İran’daki toplumsal hareketler, partimiz tarafından takip edilmekte, sivilleri hedef alan aşılı müdahaleler ve olası senaryolar üzerinde durulmaktadır. Söz konusu gelişmelerin Türkiye açısından sınır güvenliği, göç riski, sosyal ve kültürel gerilimlerin yayılması gibi sonuçları ve bölgesel istikrar üzerindeki muhtemel etkileri ele alınmaktadır. Böyle bir ortamda komşumuz Suriye’nin yeniden çatışmalı bir ortama sürüklenmesi ciddiyetle ele alınmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarını savunuyoruz. 10 Mart mutabakatına uyulmasını önemsiyoruz. Tarafların çatışma olmaksızın masada anlaşmasını arzu ediyoruz. Suriye’de her inancın ve her kimliğin anayasal bir düzen içinde özgürce yaşayacağı bir demokratik sistemin kurulmasını zaruri görüyoruz. Ama geçen bir yılda maalesef bunun başarılamadığını gördük. Türkiye müzakereden ve diplomasiden yana tutum almalı, çatışmasız çözüm ve sivillerin korunması için inisiyatif almalıdır." "Emekliye verilen 20 bin lira harçlık düzeyinde kalmıştır" Yüksek enflasyon ve düşük ücretlerle sonuçlanan yanlış ekonomi politikaları neticesinde Türkiye’nin Avrupa’nın en yoksul ülkesi haline geldiğini belirten Özel, bu düzenin en büyük mağdurlarının emekliler olduğunu ifade etti. Özel, şunlası söyledi: "AK Parti’den önce en düşük emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu bir kez daha hatırlatmak, bugün hiçbirimizin memnun olmadığı 28 bin liralık asgari ücret üzerinden bile bugün AK Parti’nin önceki dönemindeki gibi maaş alabilse emekliler 42 bin lira emekli maaşı alacaklarını not etmek gerekiyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanları dolduran emekliler, AK Parti öncesi 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşının, bugün 2 çeyrek altın düzeyine gerilediği ve aylık 6 çeyreklik kaybın ne demek olduğunu yaşayarak biliyorlar. İsyanları artık gözlerine yansımış durumda. Emeklilerin önce enflasyon farkıyla 18 bin 938 lira maaş alacakları ilan edildi. Buna itiraz ettik, tepki gösterdik. Meclis’te Meclis Grubumuz emekliler için kesintisiz nöbete başladı. Ardından bir kanun teklifi getireceklerini ve düzeltme yapacaklarını söylediler. Hep birlikte bu teklifin ne olacağını bekledik. Maalesef emeklilere bin 62 liralık bir düzeltme teklif ediyorlar. En düşük emekli maaşını 20 bin lira yapmayı öneriyorlar. Açlık sınırı 30 bin lirayken, 20 bin lira artık bir maaş değil, adeta emekliye verilen bir harçlık düzeyinde kalmıştır. Bugün resmi yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Dört emekli bir araya gelse bir yoksul etmemektedir. Daha 2019 yılında bundan sadece altı yıl önce en düşük emekli maaşının ortalama emekli maaşının yarısı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bugün ise ortalama emekli maaşı 23 bin liradır. En düşük emekli maaşı da 20 bin liradır. Yani bundan altı yıl önce ortalama maaşların 40 bin lira olduğu bir durumda ancak asgari ücret 20 bin lira olabilirdi. Bu durum bütün emekli maaşlarının nasıl en düşük emekli maaşına yakınsadığını gösteriyor. Bugün arkadaşlarımızın paylaştığı çarpıcı bilgi, sadece son altı ayda 1,2 milyon emeklinin daha en düşük emekli maaşı alanlar arasına katıldığını, altı ay önce 3,7 milyon olan en düşük emekli maaşı alan kişi sayısının 4,9 milyona ulaştığını ifade etmişlerdir. Bu korkunç bir rakamdır. Türkiye’de 5 milyon emekli en düşük emekli maaşı almaktadır. Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk kesimin gelirlerinin üçte ikisi emekli maaşı ve sosyal yardımlardan oluşmaktadır. Yanlış duymadınız. Türkiye’nin en yoksul yüzde 10’unun gelirinin yüzde 65’i emekli maaşı ve aldığı sosyal yardımlardır. Bu görülmemiş bir gelir adaletsizliğidir." "Emekliye nefes aldıracağız" Emekli maaşlarının bir asgari ücret kadar olması için gereken kaynağın ilgili politika kurulu başkanları tarafından yapılan sunumda 650 milyar lira olarak belirlendiğini belirten Özel, "Bu geçtiğimiz hafta bin liralık zammın maliyeti söylendiğinde verilen rakamlarla da uyumludur. Bugün emeklilere bir asgari ücret, 28 bin lira versek elbette onları yoksulluktan kurtaramayacağız, açlık sınırının üzerine çıkaramayacağız ama bir nefes aldıracağız. Önemli bir adım atmış olacağız" dedi.
Rüşvet ve yolsuzluktan yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Acar: "Devletin tek kuruşu bana geçmemiştir"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 20:50 Rüşvet ve yolsuzluktan yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Acar: "Devletin tek kuruşu bana geçmemiştir" Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ suçlaması ile yargılandığı davada, "Devletin tek kuruşu bana geçmemiştir. Ben aklımla, zekamla çalıştım" dedi. Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanırken, sanık Acar’ın eski eşi tutuksuz sanık Çağla Acar ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından tutuksuz sanık Çağla Acar’a söz verdi. Bu celse savunma yapmayacağını bildiren Acar, mahkemeden süre talep etti. Tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar ise, süre talebinin olmadığını, savunma yapmak istediğini ifade etti. "Devletin tek kuruşu bana geçmemiştir" Rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Acar, "Bu dava ne DHMİ ne Ulaştırma Bakanlığı davasıdır. Bu, birkaç bürokratın kişisel husumet soruşturmasıdır. Müfettişlik aşamasında savunma vermediğim yazılmıştır, bu yalandır. DHMİ’deki yönetim değişikliği sonrası emekliliğim istendi. Emeklilik sonrası verdiğim mal beyanında fırtına kopartılmıştır. Son 5-10 yıldır ben mal beyanında bulundum. Tüm mal varlığımı sundum. Emekli olunca bu soruşturma açıldı. Benim çalışma hayatımda en ufak cezam yoktur. Bu dava emsal bir karar olacaktır. Devletin tek kuruşu bana geçmemiştir. Ben aklımla, zekamla çalıştım" diye konuştu. Söz alan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık Acar’ın tutukluluk halinin devamını, Çağla Acar hakkında bulunan mevcut adli kontrol tedbirinin devamını talep etti. Beyanların ardından mahkeme tutuklu sanık Acar’ın kaçma şüphesi bulunması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verirken, tutuksuz sanık Çağla Acar’ın ise mevcut adli kontrol tedbirinin devamına hükmetti. Bir sonraki duruşma 9 Mart’a ertelendi.
2026 yılı yarıyıl tatili öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme duyuruları yayımlandı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 20:25 2026 yılı yarıyıl tatili öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme duyuruları yayımlandı Aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlerle il içi ilçe grupları arası ve iller arası yer değişikliği talebinde bulunacak öğretmenler için başvuru süreci 14 Ocak’ta başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, 2026 yılı yarıyıl tatili öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme işlemlerine ilişkin duyuruyu yayımladı. Bakanlık tarafından yayımlanan duyurude, "Yer değişliği işlemleri önceki yıllardan farklı olarak ‘il içinde ilçe grupları arasında’ ve ‘iller arası’ olarak iki ayrı takvim sürecinde gerçekleşecek. Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapan öğretmenlerden ‘Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde sayılan aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlerden birine bağlı olarak mazereti bulunanların il içinde ilçe grupları arasında ya da iller arası yer değiştirme başvuruları, duyurularda yapılan açıklamalar doğrultusunda alınacak" denildi. İl içi ilçe grupları arasında yer değiştirme İl içinde ilçe grupları arasında yer değiştirme için öğretmenler ön başvuru aşamasında 14-19 Ocak tarihleri arasında belgeleri ile birlikte mazeretlerini bildirecek. Ön başvurusu onaylananlar, ikinci aşamada 20-22 Ocak tarihleri arasında tercih başvurusunda bulunabilecek. Atamalar 23 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek. Ataması gerçekleştirilenlerin ayrılma işlemleri 23 Ocak tarihi itibarıyla yapılabilecek. İl içi ilçe grupları arasında yer değiştirme işlemleri duyurusu kapsamında eş emekliliğine bağlı olarak yer değişikliği başvuruları kabul edilmeyecek. İller arası yer değiştirme İller arasında yer değiştirme için öğretmenler birinci aşamada 14-19 Ocak tarihleri arasında belgeleri ile birlikte mazeretlerini bildirecek. Ön başvurusu onaylananlar, ikinci aşamada 27-29 Ocak tarihleri arasında tercih başvurusunda bulunabilecek. Atamalar 30 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek. Ataması gerçekleştirilenlerin ayrılma işlemleri 30 Ocak tarihi itibarıyla yapılabilecek. Yapılan açıklamada, "Aile birliği mazereti kapsamında yer değişikliği yapacaklar için talep edilen yerde 360 gün sigortalılık süresi istenilecek. İkinci aşamada alanlar itibarıyla norm kadro açığı bulunan eğitim kurumlarının tamamı ile muhtemel boşalacak eğitim kurumları tercih edilebilecek. Yer değiştirmeler, tercih edilen eğitim kurumları dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğü esasına göre elektronik ortamda gerçekleştirilecek" ifadeleri kullanıldı.