Yerel Haberler
Ankara
Bakan Tekin: "Eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her adım, dikkat ve özenle atılacaktır" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:09:42 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, , Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara ilişkin, "Bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır" dedi. Bakan Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan yürek yakıcı elim hadiseler, tüm ülkemizi derinden sarsmıştır. Büyük bir üzüntüyle ifade etmeliyim ki bu elim olaylarda umut dolu gençlerimizi ve tüm mukaddesatıyla görevine adanmış bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzur iklimimizin en güzel örnekleri olan eğitim kurumlarımızda benzeri hadiselerin yaşanmaması için İçişleri, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile birlikte mevcut güvenlik önlemlerimizi güncelleyerek tüm dijital ve fiziki tehditleri kapsayan bütüncül bir güvenlik yaklaşımını hayata geçirmek üzere gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe en derin hislerle kenetlendiğimiz böyle bir dönemde omuzladığımız bu acı, hepimizin yüreğine düşmüştür. Nitekim bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükûneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır. Milletimizin asla şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir yönü, karanlıkta bırakılmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve maarif ailemizin her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 20:22 Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi. Bakan Kacır, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) araştırma, yenilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunacak ODTÜ Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Kacır, Türkiye’nin bilim temelli kalkınma yolculuğunda öncü ve müstesna bir konuma sahip olan ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi’nin ODTÜ’ye, gençlere, Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı uğurlu olmasını temenni etti. Kacır, şöyle konuştu: "İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bu yana çevresini kuşatan tabiatı anlamlandırma, eşyanın hakikatini kavrama gayreti içerisinde oldu. Gözlem yaparak, sorgulayarak ufkunu genişletti. Bu kadim arayışı sistemli, disiplinli ve kalıcı bir yapıya kavuşturarak bilimi, insanlığın ortak hafızası ve en güçlü ilerleme vasıtalarından biri haline getirdi. Elbette medeniyetler tarihini, bilim tarihinden ve bilginin serüveninden ayrı düşünmek mümkün değil. Zira tarih boyunca bilim insanlarını himaye eden, bilgiyi en kıymetli hazinesi bilen ve bilime yatırım yapan milletler; tarihin akışına yön veren, çağ açan, çağ kapayan ve istikbali şekillendiren medeniyetler kurdu. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumlar ise ne yazık ki zamanla hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını kaybettiler. Tarihin bizlere anlattığı bu hakikat, bugün de geçerlidir. Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan farklı sahalarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren, altyapılar inşa eden ülkelerin dünyanın geleceğini şekillendirdiği bir çağda yaşıyoruz. Bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmek ve ülkemizi dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimsel araştırma kapasitemizi dünyada örnek gösterilen bir konuma taşıdık. 23 yıl içinde Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı." "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız" 2002 yılında 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2025’te 11 bin 394’e ulaştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Elbette araştırmadan ürüne, fikirden patente, laboratuvardan fabrikaya uzanan zinciri kuvvetlendirmek, bilimsel araştırmaların ülkemizin kalkınma yolculuğunu hızlandırması için hayati önem arz ediyor. Bu anlayışla üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2’ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 114 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ulusal araştırma altyapıları; kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük" "Bilimde, araştırmada ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu hakikate dönüştürecek zemini sunuyor" diyen Bakan Kacır, "Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi haberleşme uydumuzu geliştirdik, ürettik ve hizmete aldık. Tüm bu dev adımlar, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca bir ön gösterimidir. Yeter ki gençlerimize güvenelim, inanalım. Milletimiz ve memleketimiz için yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini doğru imkanlarla buluşturalım. Bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olan TEKNOFEST, gençlerimize fikirlerini projelere dönüştürebilecekleri eşsiz bir platform sunuyor. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri haline gelen TEKNOFEST ile milyonlarca gencin teknolojiyle tanışmasına, kendini geliştirmesine ve uluslararası ölçekte başarılar elde etmesine imkan tanıyoruz" ifadelerini kullandı. "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" TÜBİTAK’ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı tesis ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gençlerimizin kampüs içerisinde edindikleri derin akademik bilgiyi, somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sunuyoruz. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Milli Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan ODTÜ’nün bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projeyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Bakınız 2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sunduk. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı’yla ülkemize dönen 31 araştırmacının çalışmalarını ODTÜ’de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne 6550 sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü verdik. Yenilikçi girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi’ni kurduk. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yetiştireceği nitelikli insan kaynağı, yürüteceği öncü araştırmalar ve geliştireceği yenilikçi projelerle ODTÜ, ülkemizin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna önemli katkı sağlayacak." "Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor" ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil ise yaklaşık 10 ay önce ODTÜ’de iki önemli projenin açılışında Bakan Kacır’ı misafir ettiğine değinerek, "Bugün ise Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir parçası olan Milli Teknoloji Atölyemizin açılışı vesilesiyle yeniden bir aradayız. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Bu atölyeyi biz açıkçası sadece fiziksel bir alan olarak görmüyoruz. Burayı fikirlerin ortaya çıktığı, denemelerin yapıldığı ve işlerin gerçekten ilerlediği bir ortam olarak görüyoruz. Bu bina, birazdan açılışını yapacağımız bina eskiden bir arşiv binasıydı. Burada kağıtlar, evraklar adeta uyuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada aynı mekanda Milli Teknoloji Atölyesi’nde bambaşka şeyler oluyor. Şimdi burada projeler üretiliyor. Hatta Ay yüzeyine erişecek ve Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor. Bu dönüşümün kendisi aslında çok şey anlatıyor bize. ODTÜ’de çok güçlü bir öğrenci ekosistemi var" dedi. Programa Bakan Kacır’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Programın sonunda Rektör Yozgatlıgil, Bakan Kacır’a plaket takdiminde bulundu.
Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü
05 Nisan 2026 Pazar - 17:40 Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" dedi. Enerji maliyetlerindeki artış ve İran-ABD savaşının etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının esnafı olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Palandöken esnaf ve sanatkarlara yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Artan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğal gaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir. Esnaf ve sanatkara verilecek bu destek hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak
05 Nisan 2026 Pazar - 12:24 HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını bildirdi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in her yıl farklı bir ilde gerçekleştirdiği 1 Mayıs kutlama geleneği kapsamında, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını açıkladı. Arslan, Bursa’da düzenlenecek kitlesel kutlamaların yanı sıra, 1 Mayıs haftası boyunca Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilecek etkinliklerle emeğin gündeminin ülke genelinde güçlü bir şekilde dile getirileceğini ifade etti. Arslan, 1 Mayıs’ta sadece çalışma hayatına ilişkin taleplerin değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan insanlık dramlarının da gündeme taşınacağını belirterek, "Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz" dedi. HAK-İŞ’in Bursa’daki 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve beraberindeki heyetin de katılacağını ifade etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama geleneğimize uygun olarak, bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını emeğin ve alın terinin şehri Bursa’da saat 11.00’de Gökdere Meydanı’nda gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününü Genel Başkan Yardımcılarımızın katılımlarıyla bir haftalık takvim şeklinde ülkemizin farklı illerindeki etkinliklerle, 1 Mayıs günü de Bursa ve İstanbul Taksim başta olmak üzere tüm Türkiye’de gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ’in, otomotivden tekstile Türkiye ekonomisinin lokomotifi, üretimin ve emeğin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’da gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğiz. HAK-İŞ olarak, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin edeceğiz. Bursa’da gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra, başta İstanbul Kazancı Yokuşu ve Taksim Anıtı olmak üzere, HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir."
Gümrük Muhafaza ekipleri ilk üç ayda 4 milyar lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi
05 Nisan 2026 Pazar - 10:30 Gümrük Muhafaza ekipleri ilk üç ayda 4 milyar lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri, mart ayında gerçekleştirdiği 550 farklı operasyonda, toplam 4 milyar 878 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri, uzman personeli, ileri teknoloji sistemleri ve geliştirilmiş analiz yöntemleriyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarını 2026 yılında da ülke genelinde aralıksız sürdürüyor. Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri tarafından mart ayında gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında 550 farklı olayda toplam 4 milyar 878 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonlar sonucunda 2,4 ton uyuşturucu madde, 121 bin 504 adet makine aksamı, 632 bin 520 adet elektrik-elektronik eşya ile 256 bin 397 adet tıbbi malzeme başta olmak üzere, akaryakıttan tekstil ürünlerine, tarihi eserlerden çeşitli kaçak eşyalara kadar geniş bir yelpazede ürün ele geçirildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, 2026 yılının ilk üç ayında gerçekleştirdiği bin 694 farklı operasyonda, bir önceki döneme göre yüzde 72 artışla toplam 21 milyar 843 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda 7,2 ton uyuşturucu madde, 347 bin 887 adet tıbbi malzeme, 859 bin 506 adet elektrik-elektronik eşya ile 98 bin 118 adet tarım ve hayvancılık ekipmanı başta olmak üzere geniş bir yelpazede kaçak ürün yakalandı. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin tamamının ise imha edildiği bildirildi. Konuya ilişkin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanlığımızca 2026 yılının ’Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan edilmesiyle üstlenilen sorumluluk bilinci doğrultusunda toplumun temeli olan aileyi merkeze alarak her türlü zararlı unsurdan korumak, güçlendirmek ve özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızın fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla, Gümrükler Muhafaza ekiplerimiz milletimizin sağlığı ve geleceği için kaçakçılıkla mücadeleyi 7 gün 24 saat aralıksız ve kararlılıkla sürdürmektedir."
DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma
05 Nisan 2026 Pazar - 00:41 DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.