Yerel Haberler
Ankara
Kahramanmaraş’taki saldırıya ilişkin yayın yasağını delen 2 kişi gözaltına alındı 15 Nisan 2026 Çarşamba - 23:08:08 Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yayın yasağına rağmen aykırı paylaşımlar yapan 2 kişi gözaltına alındı. Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin adli makamlar tarafından soruşturmanın selameti gerekçesiyle yayın yasağı kararı alınmasına rağmen, sosyal medyada yasağa aykırı paylaşımlar yapıldığı tespit edildi. Sosyal medyada "@pazarcıkspot" ve "@pazarcıkhavadis" isimli Instagram hesaplarında olay anına ait görüntü ve videoların yayımlandığını belirledi. Adli makamlarca söz konusu paylaşımların, soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği ve kamu düzenini olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi. Bu gelişmeler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. Yayın yasağını ihlal ettikleri öne sürülen şüpheliler B.B.İ. ve B.K. gözaltına alınırken, 16 Nisan 2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazır edilmek üzere işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası çeşitli sosyal medya platformlarında görüntü paylaşan, korku yayan, şiddeti meşrulaştırmaya çalışan ve infial uyandırmayı amaçlayan şahıslar yetkili birimler tarafından yakından takip ediliyor. Adalet Bakanlığı kaynakları birçok ilde farklı paylaşımları bulunan şüphelilerle ilgili tespit çalışmalarının hassasiyetle yürütüldüğünü bildirdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 22:45 Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Türk Eğitim-Sen olarak aldığımız iş bırakma kararını hafta sonuna kadar uzatıyoruz" Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırıya ilişkin, "Türk Eğitim-Sen olarak aldığımız iş bırakma kararını hafta sonuna kadar uzatıyoruz" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Geylan, "Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırının derin üzüntüsünü yaşarken, bugün Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıyla bir kez daha yıkıldık. Elim olayda yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve tüm milletimize başsağlığı; yaralılarımıza ise acil şifalar diliyoruz" dedi. "Türk Eğitim-Sen olarak aldığımız iş bırakma kararını hafta sonuna kadar uzatıyoruz" Söz konusu olayların önüne geçilmesi gerektiğine vurgu yapan Geylan, "Çok acılıyız, çok üzgünüz, çok öfkeliyiz. İki gün içinde can kayıpları yaşadık, çok sayıda yaralımız var. Eğitim yuvalarımız olan okullarımızda, körpecik yavrularımız büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı. Bu büyük acı, artık aklımızı başımıza getirmelidir. Bu çerçevede, Türk Eğitim-Sen olarak aldığımız iş bırakma kararını hafta sonuna kadar uzatıyoruz. 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde tüm okullarda ve eğitim kurumlarında iş bırakma eylemi gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığının bu hafta ülke genelinde okulları kapatarak, milli yas ilan etmesini talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Türkiye bu konuda seferber olmalı ve acilen bir "Güvenlik Zirvesi" toplanmalıdır" Geylan, yaşanan şiddet olaylarının, eğitim camiasında derin bir kaygı ve üzüntüye yol açtığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Bugün okullarımızda öğretmenler, eğitim çalışanları ve öğrenciler haklı olarak can güvenliği endişesi taşımaktadır. Bu noktada çok açık bir şekilde ifade ediyoruz; tüm Türkiye bu konuda seferber olmalı ve acilen bir "Güvenlik Zirvesi" toplanmalıdır. Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, Emniyet Genel Müdürlüğü ve tüm yetkili kurumlar başta olmak üzere, tüm paydaşlar bir araya gelmelidir. Okullarda yaşanan şiddet olaylarına karşı önleyici ve caydırıcı tedbirler geliştirilerek, eğitim kurumlarının güvenliğini artırmaya yönelik kapsamlı ve etkili bir eylem planı ivedilikle hayata geçirilmelidir. Okullar; öğrenciler, öğretmenler ve tüm eğitim çalışanları için güvenli alanlar olmak zorundadır. Dün söylediğimizi bugün bir kez daha vurguluyoruz. Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi, bu alanda caydırıcılığı artıracak önemli bir adım olacaktır. Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı alınan tedbirlerin titizlikle, kararlılıkla ve hiçbir hoşgörüye yer vermeden uygulanması büyük önem taşımaktadır. Bu düzenlemelerin etkin şekilde hayata geçirilmesi, eğitim ortamlarında güvenliğin sağlanmasına katkı sağlayacaktır." "Şiddete maruz kalan çalışanlara, anında ve yeterli güvenlik desteği sağlanmalıdır" Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimcilere yönelik her saldırının sıkı takipçisi olması gerektiğini de söyleyen Geylan, "Şiddete maruz kalan çalışanlara, anında ve yeterli güvenlik desteği sağlanmalıdır. Yaşanan şiddet eylemleri, kayıt altına alınmalı, yargıya intikal ettirilmelidir. Güvenlik kontrollerinin yetersizliği nedeniyle, silah ve yaralayıcı aletlerin okul ve kurumlara taşınmasının kolay olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Okullara girişlerin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için, velilerin ve öğrencilerin kontrollü giriş sistemlerinden geçirilmesi; okul girişlerine metal dedektörler ve kimlik kartı ile geçiş sistemlerinin kurulması önem arz etmektedir. Ayrıca tüm okulların kamera sistemleriyle donatılması ve her eğitim kurumunda güvenlik görevlisi ya da kolluk kuvveti personelinin görevlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin yönetmeliklerinin yeniden ele alınması, güncellenmesi ve daha etkin, uygulanabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin etkisini, saygınlığını ve mesleki itibarını güçlendirecek somut tedbirler hayata geçirilmelidir. Okul-aile işbirliği mutlaka etkin bir şekilde sağlanmalı; öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını destekleyecek rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Gerektiğinde ailelerin de bu süreçlere dahil edilerek, rehabilite edici mekanizmalar devreye alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Çocuklar fiziksel, psikolojik ve duygusal olarak bu tür yayınlardan zarar görmektedirler" Medyada her türlü şiddetin sık sık en ince ayrıntılarına kadar sunulmasının, çocuk ve gençlerde kontrolsüz ve güçlü bir model oluşturması açısından oldukça tehlikeli bir durum olduğunu belirten Geylan, "Çocuklar fiziksel, psikolojik ve duygusal olarak bu tür yayınlardan zarar görmektedirler. Medyanın, şiddeti reyting ve tiraj aracı olarak kullanmaması gerekmektedir. Bu noktada çocukları olumsuz etkileyebilecek her türlü dijital içerik, şiddet içeren oyunlar, sosyal medya mecraları, dizi, film ve benzeri yapımlar konusunda daha sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmalı; zararlı içerikler gecikmeksizin tespit edilip kaldırılmalıdır. Bu kapsamda çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik daha güçlü yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Gençlerin silaha ulaşmalarının engellenmesi, toplumda genel olarak silaha ulaşma ile ilgili yasal durumun güçleştirilmesi ile sağlanabilir. Toplumdaki bireylerin silah sahibi olmalarının azaltılması gençlerin silaha ulaşmasını sınırlandıracaktır. Bu konu ile ilgili değerlendirmelerin yapılması ve önlemlerin ivedilikle alınması gerekmektedir" dedi. "Şiddete karşı ortak tavır sergilenmelidir" Geylan, 18 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımına ilişkin daha net ve koruyucu sınırlamalar getirilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, "Şiddete karşı yürütülecek mücadele sürecinde ilgili tüm kurumlar birlikte hareket etmeli, şiddet kimden gelirse gelsin karşı durulmalı, ‘Şiddete Sıfır Tolerans’ söylemine sahip çıkılarak, şiddete karşı ortak tavır sergilenmelidir. Şiddeti engellemeye yönelik etkin kamu spotları hazırlanmalı ve toplumun her kesimine ulaşacak biçimde sunulması sağlanmalıdır. Şiddetin normalleşmesine asla izin verilmemeli; bu tür olaylar karşısında daha fazla vakit kaybetmeden, etkili, önleyici ve koruyucu tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir" ifadelerine yer verdi.
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" dedi. Enerji maliyetlerindeki artış ve İran-ABD savaşının etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının esnafı olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Palandöken esnaf ve sanatkarlara yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Artan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğal gaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir. Esnaf ve sanatkara verilecek bu destek hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak
05 Nisan 2026 Pazar - 12:24 HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını bildirdi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in her yıl farklı bir ilde gerçekleştirdiği 1 Mayıs kutlama geleneği kapsamında, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını açıkladı. Arslan, Bursa’da düzenlenecek kitlesel kutlamaların yanı sıra, 1 Mayıs haftası boyunca Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilecek etkinliklerle emeğin gündeminin ülke genelinde güçlü bir şekilde dile getirileceğini ifade etti. Arslan, 1 Mayıs’ta sadece çalışma hayatına ilişkin taleplerin değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan insanlık dramlarının da gündeme taşınacağını belirterek, "Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz" dedi. HAK-İŞ’in Bursa’daki 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve beraberindeki heyetin de katılacağını ifade etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama geleneğimize uygun olarak, bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını emeğin ve alın terinin şehri Bursa’da saat 11.00’de Gökdere Meydanı’nda gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününü Genel Başkan Yardımcılarımızın katılımlarıyla bir haftalık takvim şeklinde ülkemizin farklı illerindeki etkinliklerle, 1 Mayıs günü de Bursa ve İstanbul Taksim başta olmak üzere tüm Türkiye’de gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ’in, otomotivden tekstile Türkiye ekonomisinin lokomotifi, üretimin ve emeğin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’da gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğiz. HAK-İŞ olarak, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin edeceğiz. Bursa’da gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra, başta İstanbul Kazancı Yokuşu ve Taksim Anıtı olmak üzere, HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir."
Gümrük Muhafaza ekipleri ilk üç ayda 4 milyar lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi
05 Nisan 2026 Pazar - 10:30 Gümrük Muhafaza ekipleri ilk üç ayda 4 milyar lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri, mart ayında gerçekleştirdiği 550 farklı operasyonda, toplam 4 milyar 878 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri, uzman personeli, ileri teknoloji sistemleri ve geliştirilmiş analiz yöntemleriyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarını 2026 yılında da ülke genelinde aralıksız sürdürüyor. Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri tarafından mart ayında gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında 550 farklı olayda toplam 4 milyar 878 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonlar sonucunda 2,4 ton uyuşturucu madde, 121 bin 504 adet makine aksamı, 632 bin 520 adet elektrik-elektronik eşya ile 256 bin 397 adet tıbbi malzeme başta olmak üzere, akaryakıttan tekstil ürünlerine, tarihi eserlerden çeşitli kaçak eşyalara kadar geniş bir yelpazede ürün ele geçirildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, 2026 yılının ilk üç ayında gerçekleştirdiği bin 694 farklı operasyonda, bir önceki döneme göre yüzde 72 artışla toplam 21 milyar 843 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda 7,2 ton uyuşturucu madde, 347 bin 887 adet tıbbi malzeme, 859 bin 506 adet elektrik-elektronik eşya ile 98 bin 118 adet tarım ve hayvancılık ekipmanı başta olmak üzere geniş bir yelpazede kaçak ürün yakalandı. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin tamamının ise imha edildiği bildirildi. Konuya ilişkin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanlığımızca 2026 yılının ’Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan edilmesiyle üstlenilen sorumluluk bilinci doğrultusunda toplumun temeli olan aileyi merkeze alarak her türlü zararlı unsurdan korumak, güçlendirmek ve özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızın fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla, Gümrükler Muhafaza ekiplerimiz milletimizin sağlığı ve geleceği için kaçakçılıkla mücadeleyi 7 gün 24 saat aralıksız ve kararlılıkla sürdürmektedir."
DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma
05 Nisan 2026 Pazar - 00:41 DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 21:46 Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Bakan Kacır: "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 19:17 Bakan Kacır: "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var. Nükleer enerjiden yapay zekaya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var" dedi. Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen 42 Türkiye programının ilk mezunları için düzenlenen törene katıldı. Teknoloji üretme, geliştirme kapasitelerinin, ülkelerin kalkınmasında günden güne, yıldan yıla daha büyük rol üstlendiğini belirten Kacır, bu anlayışla tam bağımsız Türkiye’yi inşa etmek için gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Son yılarda Türkiye’nin savunma sanayisinde yakaladığı başarıları anlatan Kacır, nitelikli insan kaynağına verdiklerini önemi vurgulayarak, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizi teknoloji üretiminde dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu bir yetkinlik düzeyine taşıdık. Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve millî insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan millî platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre bir yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye’nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın ispatı niteliğindedir." "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var" Türkiye’nin bambaşka bir yere geldiğini vurgulayan Bakan Kacır, "Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var. Nükleer enerjiden yapay zekâya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var. Bir zamanlar "hayal" olarak görülen nice projeyi artık gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan bir Türkiye var. Sadece ağzında gümüş kaşıkla doğanların değil; alın teriyle, fikir teriyle, azimle ve emekle yol yürüyenlerin de hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği bir Türkiye var. Bu tablo; Türkiye Yüzyılı’nda Millî Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca fragmanı, bir ön gösterimidir" diye konuştu. Yazılımda tam bağımsızlık ilkesini vurgulayan Bakan Kacır, "Küresel ölçekte rekabet edebilen, dinamik ve üretken bir yazılım ekosistemine sahip olmanın; teknolojinin her sahasında söz sahibi bir Türkiye için olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bugün Dünya’nın en değerli 10 şirketine baktığınızda 9’unun teknoloji ve yazılım odaklı şirketler olduğunu görürsünüz. Akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten finans teknolojilerine, üretim hatlarından sağlık teknolojilerine kadar hayatın farklı alanlarında geliştirilen çözümlere katma değer sağlayan asli unsur bugünün dünyasında yazılımdır. Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor. Ancak mesele sadece bir ekonomik yarıştan ibaret değil. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem; öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden ’yazılımda tam bağımsızlık’ ilkesi, Türkiye’nin istikbali ve bekasıyla da doğrudan ilişkilidir" şeklinde konuştu. "Gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz" Nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin önemine değinen Kacır, "Böylesine kritik bir alanda kalıcı ve sürdürülebilir bir güç inşa etmenin yolu ise, her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçiyor. Çünkü yazılım çözümlerinde fark oluşturmanın asıl anahtarı; teknik bilgiyle birlikte analitik düşünmeyi, tasarım kabiliyetini, problem çözme becerisini ve stratejik öngörüyü bir araya getirebilen, nitelikli insan kıymetidir. Ülkemizden dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri çıkarmak için genç ve dinamik nüfusumuzun sağladığı muazzam bir avantaja sahibiz. Bugün Millî Teknoloji Hamlemizin pek çok eserinin arkasında; hayal kuran, çalışan, araştıran, geliştiren ve ülkesine, insanlığa değer katmayı amaçlayan genç mühendislerimizin, yazılımcılarımızın ve girişimcilerimizin imzası var. Tarih yazan işlerin öznesi olmak için can atan; yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini yenilikçi yetkinliklerle buluşturmak adına 2018’den bu yana dünyanın en büyük teknoloji festivallerini TEKNOFEST’leri düzenliyoruz. Biyoteknolojiden yapay zekaya, eğitimden tarıma, çevre ve enerjiden çip tasarımına, blokzincirden; drone yarışmalarına pek çok alanda, gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz" sözlerini söyledi.