POLİTİKA - 15 Ocak 2026 Perşembe 20:49

En düşük emekli aylığını da içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi

A
A
A
En düşük emekli aylığını da içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 4.9 milyon emeklinin faydalanacağı en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesini içeren düzenleme kabul edildi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri tamamlandı.

Teklif üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, teklifin detaylarını anlattı. Gülsoy, "Teklifimizin ilk ve en önemli ayağı hukuk devletinin temel taşı olan belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesi son dönemde verdiği kararlarla bazı yasal düzenlemelerin çerçevesinin daha net çizilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Biz de bu iradeye uygun olarak gerekli adımları atıyoruz. Madde 1 ve Madde 2’yle aday memurların güvencesi üzerine düzenleme öngörüyoruz. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki, ’Memuriyetle bağdaşmayacak durumlar’ ifadesi ucu açık olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu belirsizlik aday memurlarımız için bir huzursuzluk kaynağı olmakta idi. Yeni düzenlemeyle bu süreci tamamen disiplin cezası şartına bağlıyoruz. Aday memur temel eğitimde başarısız olursa, birden fazla uyarma, kınama alırsa veya aylıktan kesme gibi ağır bir ceza alırsa ilişiği kesilecektir. Böylece idarenin yorumlanabilir uygulamasının önüne geçiliyor, liyakat ve disipline açık kriterlere bağdaşmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.

En düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin madde hakkında konuşan Gülsoy, "2019 yılında bin TL ile başlayan alt sınır aylık uygulaması bugün sosyal güvenliğin en önemli koruma kalkanından biri haline gelmiştir. 2025 Temmuz ayında 16 bin 881 TL olan bu rakam 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19’un üzerinde bir artışla yaklaşık yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin TL’ye yükseltilmektedir. Bu düzenlemeden önce mevcut durumdan 4 milyon 11 bin emeklimiz faydalanırken yapılan düzenlemeyle bu sayının 4 milyon 917 bin kişiye çıkması öngörülmektedir. Düzenlemenin 2026 yılı toplam maliyeti 110,2 milyar TL olarak hesaplanmıştır. Bu rakamlar orta vadeli program hedeflerimizden ve bütçe disiplininden taviz vermeden büyüme sonucu elde edilen refahın toplumun en kıymetli kesimi olan emeklilerimize aktarılmasıdır" diye konuştu.

2025 yılının ilk 10 ayında iş verenlere 358.8 milyar liralık teşvik desteği sağlandığını aktaran Gülsoy, "Sigortalı başına aylık bin 270 TL olmak üzere, günlük 42,33 TL olarak belirlenen bu desteğin yıllık maliyeti 76,37 milyar TL’dir. İstihdamın desteklenmesi amacıyla yürütülen bu programlar kapsamında işverenlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında yaklaşık 358,8 milyar TL, 2004-2025 Ekim arasında ise toplam yaklaşık 1 trilyon 345 milyar TL teşvik desteği sağlanmıştır. Bu teşviklerin her biri uygulandığı dönemde amacına başarıyla hizmet etmiş, özellikle çeşitli nedenlerle iş gücü piyasasında yaşanabilecek daralmaları engellemiştir" dedi.

Türkiye Varlık Fonu hakkında bilgi veren Gülsoy, "Bu kapsamda, bağımsız denetim, Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Denetleme Kurulu denetim elemanlarınca yürütülecek denetim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Plan ve Bütçe Komisyonunun denetimi Türkiye Varlık Fonu tarafından bedeli ödenerek iştirak edilen şirketler, fonlar ve bunların bağlı ortakları bakımından da açık ve net biçimde uygulanacaktır. Dolayısıyla, burada, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen, ’Türkiye Varlık Fonu denetimsizdir’ yönündeki iddiaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır; aksine bu düzenlemeyle denetim rejimi daha açık, daha sistematik ve daha güçlü hale getirilmektedir. Bu noktada, çok önemli bir denge kurulmaktadır; bir taraftan Türkiye Varlık Fonu ve iştiraklerinin kamu idaresine özgü usul ve esaslarının sınırlamalara tabi olmaması, diğer taraftan ise 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 12’nci maddesi hükümlerine tabi olmaya devam edeceği açıkça düzenlenmektedir" şeklinde konuştu.

Milletvekillerinin teklifin tümü hakkında yaptığı değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçildi. En düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkartılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı madde kabul edildi. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Komisyon Başkanı Mehmet Muş tarafından birleşim kapatıldı. Teklifin ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.

Ahmet Umur Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.