Yerel Haberler
Ankara
TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama 19 Şubat 2026 Perşembe - 00:23:06 Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddiaları hakkında açıklama yaptı. TİGEM’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Genel Müdürlüğümüze bağlı Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü bünyesinde 25 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, çeşitli mecralarda yer alan ’Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu işletmede bulunan Çiftçibaşı Tay Tavlası’ndaki 19 tay, henüz nedeni kesin olarak belirlenemeyen şekilde padok servis kapısının açılması sonucu işletme sahası dışına çıkmıştır. Tayların karayoluna ulaşması neticesinde meydana gelen trafik kazalarında 6 tay telef olmuş, 4 tay yaralanmıştır. 9 tay ise sağlıklı bir şekilde aynı gün işletmeye geri getirilmiştir. İddia edildiği gibi kayıp olan tay veya at yoktur. Telef olan 6 tayın toplam değeri ise iddia edildiği gibi 100 milyon TL değil, yaklaşık 800 bin TL’dir. Olayın hemen ardından gerekli idari ve adli süreçler başlatılmış olup, Malatya Valiliği ile TİGEM tarafından konuya ilişkin soruşturma da titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca olayın hemen akabinde Malatya Valiliği tarafından kamuoyuna resmi açıklama yapılmıştır. Kamuoyunun asılsız ve spekülatif beyanlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.
Palandöken: "Ramazan dayanışma ve bereket ayıdır"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:04 Palandöken: "Ramazan dayanışma ve bereket ayıdır" Ramazan’a sayılı günler kala tüm esnaf teşkilatı için genelge hazırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Ramazan’a artık sayılı günler kaldı. Bu süreçte Konfederasyon olarak TESK çatısı altında, 13 mesleki Federasyon ve 82 Birliğe bir genelge gönderdik. Ramazan ayında vatandaşlarımızın yiyecek ve içecek temininde, fiyatların yüksekliğinden kaynaklanan zorlukların bir nebze de olsa hafifletilmesi amacıyla vecibelerini yerine getirerek yurttaşlarımıza yardımcı olmalarını istedik" dedi. Ramazan paketlerinin esnaf aracılığı ile ihtiyaç sahiplerinin gerçek ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf dediğimiz kişiler semtinizde tanıdığınız; kasabınız, manavınız, bakkalınız, şarküterinizdir. Elbette herkes imkânları ölçüsünde alışveriş yapacaktır. Ancak insan sağlığını hiçe sayan, gözü dönmüş fırsatçılara itibar edilmemesi, iştahlarının kabartılmaması büyük önem taşıyor. Ramazan ayında en çok tüketilen ürünlerin başında beyaz et, kırmızı et, süt, yoğurt, Ramazan pidesi, yumurta ve tatlılar geliyor. Her yıl olduğu gibi bu dönemde de özellikle cami çevrelerinde ve akşam saatlerinde korsan satıcılar ortaya çıkıyor. Bu nedenle tanıdığınız, bildiğiniz esnaftan alışveriş yaparak hem sağlığınızı hem de ağız tadınızı korumanız gerekiyor. Hayır amacıyla dağıtılacak yardım paketlerinin de yine esnaf aracılığıyla ve gerçekten ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları tespit edilerek hazırlanması önemli. Sadece kolilerin üzerinde reklam yapar gibi hazırlanan paketlerden, gerçek ihtiyaç sahipleri çoğu zaman yeterince faydalanamıyor. Bu nedenle evin gerçek ihtiyacına göre ürün temini çok daha doğru oluyor. Ürünlerin son kullanma tarihlerine mutlaka bakılmalı, yalnızca kutu doldurmak amacıyla yapılan gereksiz alışverişlerden kaçınılmalı" şeklinde konuştu. "Güvenilir ve bilinir alışveriş noktaları tercih edilmeli" Ramazan ayında alışverişlerin bilinir ve güvenilir esnaftan yapılması gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Böylelikle Ramazan ayında sofralarınız hem daha güzel olacak hem de tükettiğiniz gıdalar sağlıklı olacak. Semtinizdeki esnaflar sizi tanıdığı, damak tadınızı bildiği için ihtiyaçlarınıza uygun ürünleri temin etmede size destek olacaktır. Bu mübarek ayın huşu içerisinde, sofralarınıza davet edeceğiniz anne, baba, akraba ve yakınlarınızla birlikte güzel bir Ramazan geçirmenizi tavsiye ediyorum. Geleneklerimizin bazıları zamanla azalmış olsa da Ramazan’ın bereketi hâlâ sofralarımızda yaşatılabiliyor. Bizler de bu süreçte esnaflarımızı uyarıyoruz. Birlik ve federasyon başkanlarımız, kendi alanlarını ilgilendiren konularda vatandaşlarımıza yardımcı olacaklar. Fiyat denetimleri ise Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından aralıksız şekilde sürdürülüyor. Laboratuvarlarda sağlıksız gıdalar da tespit ediliyor. Ancak en önemlisi, vatandaşlarımızın güvendiği ve bildiği alışveriş noktalarını tercih etmesidir" ifadesini kullandı.
Ankara’da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler dualarla anıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 23:45 Ankara’da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler dualarla anıldı Ankara’da Kahramanmaraş merkezli "6 Şubat Depremi Anma Programı" düzenlendi. Ankara’da Altındağ Belediyesi Millet Bahçesi’nde, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi ve Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı iş birliğiyle 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında anma programı düzenlendi. Program; Kur’an-ı Kerim tilavetiyle depremde vefat edenlerin anılmasıyla başladı. Programda depremin yaşandığı günler hakkında konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Belediye başkanı arkadaşlarım diyorlar ki ‘sen ne yaptığını bilmiyorsun, sen oraya bir sürü para harcıyorsun yarın bir gün çalışanlarının maaşını ödeyemeyecek hale geliyorsun, biraz sosyal medyada görün yeter’. Bir yangın varken ben nasıl düşünebilirim ? Üç ay sonra maaş verebilecek miyim, veremeyecek miyim diye. Dedim ki ben bunu yapamam" ifadelerini kullandı. Programda konuşan dönemin Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar ise, "Samimiyetle ifade etmek isterim ki Adıyaman’ın acısı acım, sevinci sevincim. Bu Adıyaman Valisi olduğu dönemde de böyleydi. Adıyaman Valiliğimden sonraki dönemde de hep böyle olacak. Rabbim bir daha bu milletle böyle acılar yaşatmasın. Bu hepimizin ortak temennisi" diye konuştu. Deprem bölgesinde yaşadıklarını anlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ise, "Gerçekten o kadar anlatacağımız hikayeler var ki. Ve ben şunu çok yaşadım o süreçte. Enkaz altından telefonlar arıyorsunuz. Ve insan olarak aslında gücünüzün de bir yere kadar yettiğini, acizliğinizin de olduğunu bir kez daha görebilirsiniz, Kolay değil, hakikaten içiniz ağlar. Binalar yıkıldı, onun da ötesinde ilk haftanın hatta o ikinci depremde biz orada yaşadık. Ulaştırma Bakanımızla beraber AFAT’ın 3’üncü katında Sayın Valimizle birlikte hep beraber o ikinci depremi de yaşadık. Yani her birimizin kaderi tabii ki Allah tarafından tayin edilmiş. Ama şunu da bilelim ki tam vakti saati gelirse ne zaman, nasıl, nerede karşımıza çıkar bilemeyiz ama elbette o kaderi yaşayacağız. Ama gittikten sonra da en büyük sermaye aslında burada biriktirdiklerimizden öte öbür tarafa gittiğimizde ‘ya Allah razı olsun ne güzel insandı’ dedirtebilmek" şeklinde konuştu. Programa; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi Başkanı Mehmet Akgül, Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı Genel Başkanı Şevket Gürsoy ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"
06 Şubat 2026 Cuma - 20:10 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:39 TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen çalışmaları koordine eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" dedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü vesilesiyle AFAD Başkanlığı Afet Yönetim Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremden yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanın etkilendiğini hatırlatan Oktay, deprem sonrası 650 bin personelin sahaya sürüldüğünü, hiçbir ülkenin bunu kolayca yapamayacağını ifade etti. Oktay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yarım saat içerisinde tüm kabinenin burada olması, 1 saat içerisinde görevlendirmelerin yapılıyor olması ve sadece merkezde değil, tüm sahada bakanlar nezdinde görevlendirmelerin yapılıyor olması kolay bir olay değil. Herhangi bir afet alanında bütün kurumlarımızın, Türkiye’nin tüm kapasitesinin yansıtıldığı bir salondur burası. Burası bir kriz merkezi. Aslında o gün sadece bir deprem değil, üç büyük deprem yaşadık. Akabinde yaşadığımız hemen 4.36’yı hatırlayın, Gaziantep Islahiye ve aynı gün içerisinde saat 13.24’te Elbistan merkezli üçüncü büyük depremimizi yaşadık 7.6 büyüklüğünde. Birleşik Milletler Genel Sekreter Yardımcısı bir heyetle geldi bize. Söylediği şuydu; ’Aynı günde bu kadar geniş bir bölgeyi, yani 11 ili doğrudan ve 18 ili dolayı yoldan etkileyen yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu kadar büyük depremi aynı gün yaşayan, bu kadar büyük ölçekli alanda etkilenen böyle bir afetin altından, Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin bu kadar hızlı şekilde kalkması mümkün değil’ dedi. Bize başka bir şey daha ifade etmişti. ’Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre, bizim kayıtlarımıza göre, bu büyüklükte iki depremin bu kadar yakın aralıkta yaşandığı başka bir kayıt yok’ demişti. 27 tane çalışma kurumumuzu ilgilendiren, barınmasından, beslenmesinden, arama kurtarmasından, güvenliğinden, enerjisinden içme suyuna, hasar tespitinden diğer ilgili tüm alanlara kadarki bütün kurumlarımız, bakanlıklarımız ve arkadaşlarımız AFAD’ın koordinasyonunda muhteşem bir çalışma ortaya koyduk. Kolay mı? Kolay değil." "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Afet seviyesinde 4’in en yüksek afet seviyesi olduğunu belirten Oktay, "Uluslararası yardımlara da açık olan bir afet seviyesi, dolayısıyla arama kurtarma diye baktığımızda da 32 binin üzerinde arama kurtarma personeliyle müdahale ettiğimizi hatırlıyorum. Bunlardan yaklaşık 11 bin, 12 binin civarında da uluslararası diğer ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleriydi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bunun arkasında siyaset yapmak, şöyle mi olurdu, böyle mi olurdu demek, bu aynı maç bittikten sonra ki yorum boyutuna benziyor. Evet, öyle bir yorum yapabilirsiniz ama maç arasında yaptığınız, oradaki yaptığınız faaliyetler, çalışmalar, afetin olduğu anda vatandaşımızın yanında olma gayretimiz, cumhurbaşkanımızın liderliğine takdire şayandır. Tüm ilgili bakanlıklarımız, ilgili tüm bilimlerimizin, Kızılay’ından yine ilgili tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine kadar ve su da dahil DSİ’sinden ilgili tüm bilimlerine kadar güvenlik birimlerimizden, silahlı kuvvetlerine kadar tamamının teyakkuz halinde, sahada olduğu bir çalışmadan bahsediyoruz. 650 bin personel sahadaydı. 650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil. Bunu çok iddialı bir şekilde ifade ediyorum. Kendisini süper güç olarak iddia eden ne Amerika’nın, ne Çin’in, ne Rusya’nın, ne deprem konusunda oldukça iddialı olan Japonya’nın, dünyadaki hiçbir ülkenin ve Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa’daki ülkeler de dahil buna hiç kimsenin bu büyüklükteki ve bu geniş çerçevedeki bir afete müdahalesini bu kadar hızlı yapabilecek başka hiçbir ülke yoktu ve bugünde yok" diye konuştu. Fuat Oktay, açıklamalarının ardından AFAD personelleri ile bir araya gelerek sohbet etti ve toplu fotoğraf çekildi. Basın toplantısına başta TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ve çok sayıda AFAD personeli katıldı.